Kötü işler yapmış olanlara gelince, bir kötülüğün cezası misliyledir ve onları bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah'(ın azabın)dan koruyacak hiçbir kimse de yoktur. Sanki yüzleri, karanlık geceden parçalarla örtülmüştür. İşte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

وَالَّذِينَ كَسَبُوا السَّيِّـَٔاتِ جَزَاءُ سَيِّئَةٍ بِمِثْلِهَا وَتَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌ مَا لَهُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ عَاصِمٍ كَاَنَّمَٓا اُغْشِيَتْ وُجُوهُهُمْ قِطَعًا مِنَ الَّيْلِ مُظْلِمًا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ

ve(e)lleƶīne kesebū s-seyyiāti cezā'u seyyietin bi miṧlihā ve terheḳuhum ƶilletun mā lehum mine (a)llahi min ǎāSimin keenne mā uğşiyet vucūhuhum ḳiTaǎn mine l-leyli muZlimen ulāike eSHābu n-nāri hum fīhā ḣālidūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَالَّذِينَve(e)lleƶīnekimselere gelince
2كَسَبُواkesebūك س بKazanmak, elde etmek, peşinden gitmek, toplamak (zenginlik), yapmak, işlemek, kazanç sağlamak. 'kas-a-b' kelimesi kurt anlamına gelir.kazanan(lara)
3السَّيِّـَٔاتِs-seyyiātiس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmekkötülükler
4جَزَاءُcezā'uج ز يTatmin etmek/vermek, yeterli kılmak, borç ödemek, mücadele etmek, karşılığını ödemek/telafi etmek, ödüllendirmekceza verilir
5سَيِّئَةٍseyyietinس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmekbir kötülüğe
6بِمِثْلِهَاbi miṧlihāم ث لDik durmak, hadım etmek veya iğdiş etmek (özellikle koyun veya keçi için), bir şeyi kurmak, benzemek veya taklit etmek gibi görünmek, bir atasözünü uygulamak, bir şeyi atasözü olarak uygulamak, neredeyse sağlıklı veya iyi bir durumda olmak, iyileşmeye yakın olmak, bir emre veya komutaya itaat etmek/uymak, benzemek, benzerlik veya eşdeğer olmak.aynıyla
7وَتَرْهَقُهُمْve terheḳuhumر ه قYakından takip etmek, kaplamak, aptal olmak, yalan söylemek, yaramaz olmak, dinsiz olmak, acele etmek, yakalamak, ulaşmak, yaklaşmak, yayılmak. Rahaqa - ezmek, acı çektirmek, kötü uygulamalara yönelmek. Rahqun - aptallık, baskı, kötü eğilim. Arhaqa - zor bir görev yüklemek, sıkıntılarla ve zorluklarla üzmek.ve bürür
8ذِلَّةٌƶilletunذ ل لAlçak olmak, aşağı sarkmak, bir şeyin en alt kısmı, sessiz/sakin, nazik, alçaltmak, kolay, itaatkar, uysal, tabi olmak, mütevazı, tevazu, önemsiz, şefkatten kaynaklanan teslimiyet kanatları, merhametle davranmakbir aşağılık
9مَاyoktur
10لَهُمْlehumonlar için
11مِنَmine-tan
12اللّٰهِ(a)llahiAllah-
13مِنْmin
14عَاصِمٍǎāSiminع ص مKorumak/savunmak/muhafaza etmek/sakınmak/kurtarmak, birini kötülükten güvende tutmak, engellemek/önlemek, sıkıca tutmak, resmi olarak sığınmak. İsmatun - savunma, vesayet, önleme, koruma, muhafaza, günahtan muafiyet, erdem, iffet.kurtaracak
15كَاَنَّمَٓاkeenne māgibidir
16اُغْشِيَتْuğşiyetغ ش وaldatmak, kandırmak, gizlemek, hile yapmak, göz boyamak, yanıltmak, saklamakkaplanmış
17وُجُوهُهُمْvucūhuhumو ج هYüzleşmek/karşılaşmak/yüz yüze gelmek, yüz, irade, takip edilen amaç/hedef, gidilen/bakılan yer/yön, bir şeyin yolu, değerlendirme/saygı.yüzleri
18قِطَعًاḳiTaǎnق ط عkesmek, ayırmak, bölmek, ayrılmak, ayırmak, devre dışı bırakmak, devam edememek, çekilmek, yıkmak, çürümek, son vermek, durdurmak, bitirmek, devam etmemek, başaramamak, durmak, durdurulmak, engellenmiş, bir son vermek, parça, kısım, bölüm, bir bütünden kesilmiş kısım Türkçe'ye girmiş türevler: kıta, kat, ikta, inkıta, kati, maktu, mukataa, maktuen, kat´a, katiyen, katiyet, katiyetleparçalarıyla
19مِنَmine
20الَّيْلِl-leyliل ي لGece, karanlık, akşam karanlığı, ışıksız zaman dilimi, gece karanlığı, geceleyinbir gecenin
21مُظْلِمًاmuZlimenظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakkapkaranlık
22اُو۬لٰٓئِكَulāikebunlar
23اَصْحَابُeSHābuص ح بeşlik etmek, ilişkilendirmek, arkadaş veya yoldaş olmak. saahibun (çoğul: sahbuun ve ashaabun) - yoldaş, ortak, herhangi bir niteliğin veya şeyin sahibi, herhangi bir şeyle yakın ilişki içinde olan, arkadaş ve herhangi bir bağlantı veya bağ gösteren, yardımcı. saahibatun - eş, zevce, karı. saahaba - eşlik etmek. ashaba (fiil 4) - korumak, engellemek, sakınmak, savunmak. yushabuun - onlara eşlik edilecek.ehlidirler
24النَّارِn-nāriن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakcehennem
25هُمْhumonlar
26فِيهَاfīhāorada
27خَالِدُونَḣālidūneخ ل دKalmak/ikamet etmek, sürekli/daima/sonsuz/sonsuza dek/devamlı olarak devam etmek, başkasını takılarla süslemek, ileri yaşta yavaş yavaş kırlaşmak/ağarmak, sonsuz güçle donatılmış olmaksürekli kalıcıdırlar

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kötülük kazananların cezâsıysa yapılan kötülüğe karşılık onun kadar bir suçtur ve kötülükte bulunanlar zillete düşerler; onları Allah'tan kurtaracak hiç kimse yoktur; yüzleri, kapkaranlık gecenin bir parçasına bürünmüştür sanki. Onlardır cehennem ehli, orada ebedî kalırlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kötülük kazananların cezâsıysa yapılan kötülüğe karşılık onun kadar bir suçtur ve kötülükte bulunanlar zillete düşerler; onları Allahʼtan kurtaracak hiç kimse yoktur; yüzleri, kapkaranlık gecenin bir parçasına bürünmüştür sanki. Onlardır cehennem ehli, orada ebedî kalırlar.

Adem Uğur

Kötülük yapanlara gelince, kötülüğün cezası misli iledir. Onları zillet kaplayacaktır. Onları Allah'a karşı koruyacak hiç kimse yoktur. Onların yüzleri sanki karanlık geceden bir parçaya bürünmüştür. İşte onlar da cehennem ehlidir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.

Ahmed Hulusi

(Yaptıklarıyla) kötülükler kazanmış olanlara gelince; kötülüğün cezası (= karşılığı = sonucu) onun benzeri olacaktır! Onları zillet bürür. . . Onları, Allah'ın, yaptıklarının sonucunu yaşatmasından koruyacak (hiçbir kuvveleri) yoktur. . . Vechleri (şuurları) gecenin zifiri karanlığına bürünmüş gibidir. . . Onlar sonsuza dek cehennem ehlidirler!

Ahmet Tekin

Kusur işleyenlere, günah yüklenenlere, kusurlarının, günahlarının karşılığı kadar ceza verilir. Onları aşağılık, eziklik ve zillet duygusu kaplar. Onların Allah’tan başka kurtarıcıları da yoktur. Yüzleri, sanki, karanlık gecenin bir parçasına bürünmüştür. İşte bunlar da cehennem ehlidir. Onlar orada ebedî kalırlar.

Ahmet Varol

Kötülükler kazanmış olanlara gelince, bir kötülüğe aynıyla ceza verilir ve onların yüzlerini aşağılık bürür. Onları Allah'tan kurtaracak yoktur. Yüzleri adeta kapkaranlık bir gecenin parçalarıyla kaplanmış gibidir. Bunlar cehennemliktirler. Orada sürekli kalıcıdırlar.

Ali Bulaç

Kötülükler kazanmış olanlar ise; her bir kötülüğün karşılığı, kendi misliyledir. Bunları bir zillet sarıp kaplar. Onları Allah'tan (kurtaracak) hiç bir koruyucu yok. Onların yüzleri, sanki bir karanlık gecenin parçalarına bürünmüş gibidir. İşte bunlar ateşin halkıdırlar; orada süresiz kalacaklardır.

Ali Fikri Yavuz

Kötülükleri kazananlara gelince: Bir kötülüğün cezası, misliyledir. (Bir kötülüğe, karşılığı olan bir ceza var. Halbuki bir iyiliğe, on katından yedi yüze ve daha ziyadeye kadar mükâfat vardır.) Onları bir zillet kaplar. Allah’dan kendilerini kurtaracak yoktur. Sanki yüzleri, gece parçalarından kaplanmış kapkaranlık... İşte bunlar da ateşliktirler, o cehennem ateşinde ebedî olarak kalıcıdırlar.

Ali Rıza Safa

Kötü edimler yapmış olanlara gelince, kötülüğün karşılığı, yapılan kadardır. Onları, bir aşağılanma kaplayacaktır. Allah'ın karşısında, onları koruyacak kimse de yoktur. Karanlık geceden bir parçayla yüzleri kaplanmış gibidir. Ateşin yoldaşları, işte onlardır. Sürekli orada kalacaklardır.

Bayraktar Bayraklı

Kötülük kazananlara ise kötülüklerine denk ceza vardır. Fakat yüzlerini bir zillet de kaplar. Onları Allah'ın azabından kurtaracak kimse yoktur. Onların yüzleri sanki karanlık geceden bir parçaya bürümüştür. İşte onlar da cehennem ehlidir. Onlar orada süreli kalacaklardır.

Bekir Sadak

Kotuluk isleyenlere kotulukleri kadar ceza verilir; onlarin yuzlerini zillet burur; Allah'a karsi onlari savunacak yoktur; yuzleri, geceden kara bir parcayla ortulmus gibidir. Bunlar cehennemliklerdir, orada temelli kalirlar.

Celal Yıldırım

Kötülük kazananlara gelince : Kötülüğün cezası, misliyledir; onları ayrıca bir aşağılık ve horluk kaplar. Allah'tan kendilerini kurtaracak hiçbir kurtarıcı ve koruyucu da yoktur. Yüzleri sanki geceden kara bir parça ile örtülmüştür. İşte bunlar Cehennem yaranıdır ve orada temelli kalıcılardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bilerek ve isteyerek kötülük yapanlara gelince, kötülüğün karşılığı, dengi olan cezadır; bunlar aşağılanmışlık içinde yaşarlar, kendilerini Allah’ın cezasından kurtaracak biri de yoktur. Yüzleri sanki kapkaranlık gecenin bir parçasıyla kaplanmıştır. İşte bunlar da cehennemliklerdir, kendileri orada devamlı kalıcıdırlar.

Diyanet İşleri

Kötü işler yapmış olanlara gelince, bir kötülüğün cezası misliyledir ve onları bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah'(ın azabın)dan koruyacak hiçbir kimse de yoktur. Sanki yüzleri, karanlık geceden parçalarla örtülmüştür. İşte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Diyanet İşleri (eski)

Kötülük işleyenlere kötülükleri kadar ceza verilir; onların yüzlerini zillet bürür; Allah'a karşı onları savunacak yoktur; yüzleri, geceden kara bir parçayla örtülmüş gibidir. Bunlar cehennemliklerdir, orada temelli kalırlar.

Diyanet Vakfi

Kötülük yapanlara gelince, kötülüğün cezası misli iledir. Onları zillet kaplayacaktır. Onları Allah’a karşı koruyacak hiç kimse yoktur. Onların yüzleri sanki karanlık geceden bir parçaya bürünmüştür. İşte onlar da cehennem ehlidir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kötülük kazanmış olanlara gelince, kötülüğün cezası, misli kadardır. Ve onları bir aşağılık ve eziklik kaplar. Onlar için Allah'dan başka hiçbir kurtarıcı yoktur. Yüzleri karanlık gecelerden bir parçaya bürünmüş gibidir. İşte onlar cehennem ehlidir. Orada ebedî kalacaklardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kötülükler kazanmış olanlara gelince, kötülüğün cezası misliyledir ve onları aşağılık kaplar; Allah'tan kendilerini kurtaracak yoktur; sanki yüzleri gece parçalarından kaplanmış kapkaranlık! Onlar cehennem ehli olup hep orada ebedi kalacaklardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Seyyiat kazananlara gelince kötülüğün cezası misliledir, ve onları bir zillet kaplar, Allahdan kendilerini kurtaracak yoktur, sanki yüzleri gece parçalarından kaplanmış kapkaranlık, onlar, eshabı nar, hep orada muhalleddirler

Erhan Aktaş

Kötülük yapanların cezaları, yaptıkları kötülük kadardır. Onları her yönden zillet kaplayacaktır. Onları Allah'ın cezasından kurtaracak hiç kimse yoktur. Yüzleri geceden daha kara bir parçayla örtülmüş gibidir. İşte onlar ateş halkıdır. Orada sürekli kalacaklardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kötülük yapanların cezaları, yaptıkları kötülük kadardır. Onları her yönden zillet kaplayacaktır. Onları Allah'ın cezasından kurtaracak hiç kimse yoktur. Yüzleri geceden daha kara bir parçayla örtülmüş gibidir. İşte onlar ateş halkıdır. Orada sürekli kalacaklardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kötülük yapanların cezaları, yaptıkları kötülük kadardır. Onları her yönden zillet kaplayacaktır. Onları Allah'ın cezasından kurtaracak hiç kimse yoktur. Yüzleri geceden daha kara bir parçayla örtülmüş gibidir. İşte onlar ateş halkıdır. Orada sürekli kalacaklardır.

Fizilal-il Kuran

Dünyada kötülük işleyenlere gelince, her kötülüklerine karşılığı kadar ceza verilir. Yüzlerini horlanmışlık kaplar. Onları Allah'dan kurtaracak hiç kimseleri yoktur. Yüzleri sanki gecenin kesitleri ile kaplıdır. Onlar cehennemliklerdir, orada ebedi olarak kalacaklardır.

Gültekin Onan

Kötülükler kazanmış olanlar ise; her bir kötülüğün karşılığı, kendi misliyledir. Bunları bir zillet sarıp kaplar. Onları Tanrı'dan (kurtaracak) hiç bir koruyucu yok. Onların yüzleri, sanki bir karanlık gecenin parçalarına bürünmüş gibidir. İşte bunlar ateşin halkıdırlar; orada süresiz kalacaklardır.

Hamdi Döndüren

Kötülük yapanların kötülükleri kadar bir karşılıkları olur, ama yüzlerini bir aşağılanma kaplar. Onları, Allah’a karşı koruyacak bir kimse yoktur. Yüzleri, sanki karanlık geceden bir parçaya bürünmüş gibi olur! İşte onlar, cehennemliklerdir, orada sürekli olarak kalacaklardır.

Hasan Basri Çantay

Kötülükler kazanmış olanlar (a gelince: Onların) bir kötülüğünü) n cezası bir misliyledir. Kendilerini bir horlukdur kaplayacak. Onları Allahdan hiç bir kurtarıcı da yokdur. Sanki yüzleri karanlık geceden bir parçaya bürünmüşdür onların. İşte bunlar da ateşin yaranıdırlar ki kendileri onun için ebedi kalıcıdırlar.

Hasib Asutay

Kötülük yapanlara gelince, kötülüğün cezası misli iledir. (15) Onları bir horluk kaplayacaktır. Onları Allah (ın azabın)dan koruyan hiç kimse yoktur. Yüzleri sanki karanlık geceden bir parçaya bürünmüştür. İşte onlar da cehennem ehlidir. Onlar orada ebedî kalacaklardır. (15. Hasenatın (iyi işlerin) sevabı ise bire on, bire yedi yüz ve daha fazladır ki, bu Allah'ın fazl-ı kereminin neticesidir. Seyyiatın (kötü işlerin) cezası ise yalnız bire karşı birdir.)

Hayrat Neşriyat

Kötülükleri kazananlara gelince, bir kötülüğün cezâsı onun misli iledir ve onları bir zillet kaplar. Onları Allah’(dan gelecek azâb)a karşı kurtarıcı hiçbir kimse yoktur. Sanki yüzleri, geceden karanlık parçalarla kaplanmıştır. İşte onlar ateş ehlidirler! Onlar orada ebedî olarak kalıcıdırlar!

İbni Kesir

Kötülükleri kazananlara; kötülükleri kadar ceza verilir. Onların yüzlerini zillet bürür. Allah'a karşı onları savunacak kimse yoktur. Yüzleri, geceden de kara bir parçayla örtülmüş gibidir. İşte bunlar da ateşin yaranıdırlar. Orada temelli kalacaklardır.

Mehmet Okuyan

Kötülük yapanlara gelince, herhangi bir kötülüğün karşılığı misli iledir (benzeri kadardır). Onları aşağılanma kaplayacaktır. Kendilerini Allah’tan (gelecek herhangi bir cezaya karşı) koruyacak kimse de yoktur. Onların yüzleri sanki karanlık geceden bir parçaya bürünmüştür. İşte onlar da ateş halkıdır; orada ebedî kalacaklardır.

Muhammed Esed

Ama kötü işler yapmış olanlara gelince; kötülüğün karşılığı kendisi kadar olacaktır; ve Allah'a karşı kendilerini savunacak kimseleri olmayacağına göre (utanç) ve aşağılanma onları, sanki yüzlerini kopkoyu bir gecenin karanlığı bürümüş gibi, gölgeleyecek: İşte bunlardır cehennemlikler; orada yerleşip kalacak olanlar...

Mustafa İslamoğlu

Kötülük yapmakta ısrar edenler ise, sadece yaptıkları kötülüğün misliyle cezalandırılacaklar. Ve onlar (o gün) öyle bir aşağılanmaya mahkum olurlar ki -Allah'ın gazabından kaçıp sığınacakları biri de olmadığı (için)- sanki zifiri bir gecenin karanlığı sıvanmış gibi suratları (utanç ve zilletten) kapkara kesilir: işte bunlar (da) ateşin sakinleridirler; onlar (da) orada yerleşip kalmak üzre girerler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve o kimseler ki, kötülükleri kazandılar. Kötülüğün cezası da kendi misli iledir. Ve onları bir alçaklık kaplar. Onlar için Allah'tan koruyacak bir şey yoktur. Onların yüzleri sanki geceden karanlık bir parçaya bürünmüştür. İşte onlar ateşin yârânıdır. Onlar onun içinde ebedî sûrette kalacak kimselerdir.

Ömer Öngüt

Kötülükleri yapanlara gelince, kötülüğün cezası kendi mislidir. Onları zillet kaplar. Onları Allah'tan koruyacak hiç kimse bulunmaz. Onların yüzleri sanki karanlık geceden bir parçaya bürünmüştür. İşte bunlar da cehennemliklerdir. Orada ebedî kalacaklardır.

Suat Yıldırım

Kötülük işleyenler ise, yaptıkları kötülük kadar ceza görürler. Kendilerini bir zillettir kaplayacak... Onları Allah’ın bu cezasından kurtaracak bir kimse yoktur. Yüzleri sanki kapkaranlık gece parçalarıyla kaplanmıştır. İşte onlar cehennemliktir. Hem de orada ebedî kalacaklardır.

Süleyman Ateş

Kötü işler yapanlara da (yaptıkları) kötülüğün aynen cezası verilir. Ve onların yüzlerini bir horluk kaplar. Onları Allah'tan kurtaracak hiç kimse yoktur. Sanki yüzleri, karanlık geceden parçalara bürünmüştür. İşte onlar da ateş halkıdır, hep orada kalacaklardır.

Süleymaniye Vakfı

Kötü işler yapanların cezası ise yaptıkları kötülüğün dengidir. Onları bir aşağılanmışlık kaplar. Kendilerini Allah'tan koruyacak biri de yoktur. Yüzleri sanki gecenin karanlık parçaları ile örtülmüştür. İşte bunlar o ateşin ahalisidir; onlar da orada ölümsüz olacaklardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kötü işlerle uğraşanların cezası o kötülüğün dengidir (bir katıdır). Alçaklık onların her yanını sarar. Onları Allah'tan koruyacak kimseleri de olmaz. Yüzleri sanki gecenin karanlık parçaları ile örtülmüş gibidir. İşte bunlar cehennem ahalisidir; onlar da orada ölümsüzdürler.

Şaban Piriş

Kötülük işleyenlere, kötülükleri kadar ceza vardır. Onların yüzünü zillet bürümüştür. Onları Allah'a karşı savunacak kimse yoktur. Sanki onların yüzleri gece gibi karanlık bir parçayla örtülmüştür. İşte onlar ateşin dostlarıdır. Onlar, orada ebedidirler.

Tefhim-ul Kuran

Kötülükler kazanmış olanlar ise; her bir kötülüğün karşılığı, kendi misliyledir. Bunları bir zillet sarıp kaplar. Onları Allah'tan (kurtaracak) hiç bir koruyucu da yok. Onların yüzleri, sanki bir karanlık gecenin parçalarına bürünmüş gibidir. İşte bunlar ateşin halkıdırlar; onda ebedi olarak kalacaklardır.

Ümit Şimşek

Günah işleyenlerin cezası ise, günahlarına denk bir kötülüktür. Onları bir zillet kaplar. Kendilerini Allah'ın elinden kurtarabilecek hiç kimse yoktur. Sanki yüzleri koyu karanlık geceden bir parçaya bürünmüştür. Onlar ateş ehlidir ve orada sürekli kalacaklardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Kötülük kazananlara ise kötülüğün miktarınca karşılık vardır. Ama yüzlerini bir zillet de kaplar. Onları Allah'tan kurtaracak kimse yoktur. Yüzleri gece parçalarından karanlıklarla kaplanmış gibidir. Ateşin dostlarıdır bunlar. Sürekli kalıcıdırlar içinde.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Pis işlər görənlərə isə pisliyin cəzası onun misli qədər verilər. Onları zillət bürüyər. Onları Allahdan qoruya bilən bir kimsə də yoxdur. Onların üzləri sanki zülmət gecənin parçalarına bürünmüşdür. Onlar Od sakinləridir və orada əbədi qalacaqlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Günah qazananlara günahları qədər cəza verilər. Onları zillət basar (bürüyər). Onları Allahdan (Allahın əzabından) heç kəs qurtara bilməz. Onların üzü, sanki gecənin zülmət parçaları ilə örtülmüşdür. Onlar cəhənnəmlikdirlər, özləri də orada əbədi qalacaqlar!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die Frevler, die sich üble Taten aufgebürdet haben, werden durch eine angemessene Strafe belangt. Ihre Gesichter trübt Unehre. Nichts schützt sie vor Gottes Strafe. Ihre Gesichter sind so finster, als umhülle sie die Dunkelheit der Nacht. Das sind die Bewohner der Hölle, in der sie ewig bleiben werden.

Almanca — Der Edle Quran

Für diejenigen aber, die böse Taten erwerben, ist der Lohn einer bösen Tat ein Gleiches, und Erniedrigung wird sie bedecken - sie haben vor Allah nichts, das sie schützen könnte -, als ob ihre Gesichter von Stücken finsterer Nacht überdeckt wären. Das sind die Insassen des (Höllen)feuers; ewig werden sie darin bleiben.

Almanca — M. A. Rassoul

Für diejenigen aber, die böse Taten begangen haben, ist eine Strafe in gleichem Ausmaße (wie dem der bösen Taten) bereitet. Schmach wird sie bedecken; keinen Schutz werden sie vor Allah haben, (und es soll so sein,) als ob ihre Gesichter mit Fetzen einer finsteren Nacht bedeckt wären. Sie sind die Bewohner des Feuers; darin werden sie auf ewig bleiben.

Almanca — Muhammad Zaidan

Doch für diejenigen, welche die gottmißfälligen Taten erwarben, ist die Vergeltung einer gottmißfälligen Tat mit Gleichem und sie überkommt Demütigung. Vor ALLAH haben sie keinen Schutz-Gewährenden, als wären ihre Gesichter mit Stücken einer stockfinsteren Nacht verschleiert. Diese sind die Weggenossen des Feuers. Darin bleiben sie ewig.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

But those who have committed themselves to an evil line of conduct, the retribution for evil doing is evil of a like nature, in addition to the gloom and the mortification which shall overlay their faces. No one shall they find then to afford them protection against Allah's retributive punishment; their faces shall be coated with gloom; a painful distressing darkness they will have to assume, as if they were wearing a mask made by a mould of a pitch-dark night These are the Inmates of Hell wherein they will have passed through nature to eternal suffering.

Abdul Haleem

As for those who did evil, each evil deed will be requited by its equal and humiliation will cover them- no one will protect them against God- as though their faces were covered with veils cut from the darkness of the night. These are the inmates of the Fire, and there they shall remain.

Abdullah Yusuf Ali

But those who have earned evil will have a reward of like evil: ignominy will cover their (faces): No defender will they have from (the wrath of) Allah: Their faces will be covered, as it were, with pieces from the depth of the darkness of night: they are companions of the Fire: they will abide therein (for aye)!

Abul A'la Maududi

Those who do evil deeds, the recompense of an evil deed is its like, and humiliation shall spread over them and there will be none to protect them from Allah. Darkness will cover their faces as though they were veiled with the dark blackness of night. These are the people of the Fire and in it they shall abide.

Aisha Bewley

But as for those who have earned bad actions – a bad action will be repaid with one the like of it. Debasement will darken them. They will have no one to protect them from Allah. It is as if their faces were covered by dark patches of the night. Those are the Companions of the Fire, remaining in it timelessly, for ever.

Al-Hilali & Khan

And those who have earned evil deeds, the recompense of an evil deed is the like thereof, and humiliating disgrace will cover them (their faces). No defender will they have from Allâh. Their faces will be covered as it were with pieces from the darkness of night. They are the dwellers of the Fire, they will abide therein forever.

Ali Quli Qarai

For those who have committed misdeeds, the requital of a misdeed shall be its like, and they shall be overcast by abasement. They shall have no one to protect [them] from Allah. [They will be] as if their faces were covered with dark patches of the night. They shall be the inmates of the Fire, and they shall remain in it [forever].

Amatul Rahman Omar

And (as for) those who knowingly committed evil deeds, they shall be punished in measure with the evil done and ignominy shall cover them. They shall have none to protect them against (the punishment of) Allâh. And (they shall look) as if their faces have been covered with patches of night with no light. It is these who are the fellows of the Fire, they shall abide in it for long.

Arthur John Arberry

And for those who have earned evil deeds the recompense of an evil deed shall be the like of it; abasement shall overspread them, neither have they any defender from God, as if their faces were covered with strips of night shadowy. Those are the inhabitants of the Fire, therein dwelling forever.

Bijan Moeinian

As for those who earned sins, their punishment will be proportional to their wrongdoings (and not many folded like the reward of the righteous people. ) They will realize that there is none to save them from the punishment of the Lord. Disgrace will cover them and their face will turn black; as black as the darkness of the night. They were wrong to their souls and have to pay for it by staying in the Hell forever.

E. Henry Palmer

But, as for those who have earned ill, the reward of evil is the like thereof; abasement shall cover them! they shall have none to defend them against God;- as though their faces were veiled with the deep darkness of the night; these are the fellows of the Fire, and they shall dwell therein for aye.

Edip-Layth

As for those who earn evil, the recompense of evil will be evil like it, and they will be humiliated. They do not have any besides God as a protector. It is as if their faces have been covered by a piece of darkness from the night. These are the people of the fire, in it they will abide.

George Sale

But they who commit evil shall receive the reward of evil, equal thereunto, and they shall be covered with shame, -- for they shall have no protector against God; -- as though their faces were covered with the profound darkness of the night. These shall be the inhabitants of hell fire; they shall remain therein for ever.

Hamid S. Aziz

To those who do what is good, (is granted) goodness and increase! Neither does darkness nor abasement cover their faces! Such are Companions of the Garden (Paradise); they will dwell therein.

Mahmoud Ghali

And for the ones who have earned odious deeds, the recompense of a bad deed will be the like of it, and humiliation shall oppress them. In no way will they have a safeguard from Allah, as if their faces are enveloped with strips of darkest night. Those are the companions (i.e., inhabitants) of the Fire; they are therein eternally (abiding).

Marmaduke Pickthall

And those who earn ill-deeds, (for them) requital of each ill-deed by the like thereof; and ignominy overtaketh them - They have no protector from Allah - as if their faces had been covered with a cloak of darkest night. Such are rightful owners of the Fire; they will abide therein.

Mohamed Ahmed - Samira

But those who earn evil shall be punished to an equal degree as their evil, and they will be covered with shame, and will have none to protect them against God: Their faces shall be blackened as though with patches of the night. They are the people of Hell, where they will abide for ever,

Muhammad Asad

But us for those who have done evil deeds - the recompense of an evil, deed shall be the like thereof: and - since they will have none to defend them against God - ignominy will overshadow them as though their faces were veiled by the night's own darkness: it is they who are destined for the fire. therein to abide.

Mustafa Khattab

As for those who commit evil, the reward of an evil deed is its equivalent. Humiliation will cover them—with no one to protect them from Allah—as if their faces were covered with patches of the night’s deep darkness. It is they who will be the residents of the Fire. They will be there forever.

Progressive Muslims

As for those who earn evil, the recompense of evil will be evil like it, and they will be humiliated. They do not have any besides God as a helper. It is as if their faces have been covered by a piece of darkness from the night. These are the people of the Fire, in it they will abide.

Sahih International

But they who have earned [blame for] evil doings - the recompense of an evil deed is its equivalent, and humiliation will cover them. They will have from Allah no protector. It will be as if their faces are covered with pieces of the night - so dark [are they]. Those are the companions of the Fire; they will abide therein eternally.

Sam Gerrans

And for those who earn evil deeds is a reward for evil by the like thereof; and disgrace will cover them — they will not have against God any defender — as if their faces were covered with pieces of darkening night. Those are the companions of the Fire; therein they abide eternally.

Shabbir Ahmed

And those who are unjust to others in their daily lives, will fail to balance their own personalities. They will spend their lives in sadness and humiliation, a linear result of their own actions. There will be no one to protect them from Allah's Law. They will wander as if the darkness of night had covered their faces. They are the ones who have built their Hell and they will inherit it in the Eternity.

Syed Vickar Ahamed

But those who have earned evil deeds will have a repayment of like evil: And (humiliating) shame and dishonor will cover their (faces): None will they have to save from (the anger of) Allah: Their faces will be covered, so to say, with pieces of the deep darkness of Night: They are the companions of the Fire: In there they will live forever!

Taqi Usmani

As for those who commit evils, the recompense of each evil shall be similar to that evil, and disgrace shall cover them. For them, there is none to save from Allah. Their faces will seem to be covered with layers of a dark night. Those are the people of the Fire. Therein they shall live forever.

The Monotheist Group

As for those who earn evil, the recompense of evil will be evil like it, and they will be humiliated. They do not have anyone to help them from God. It is as if their faces have been covered by a piece of darkness from the night. These are the people of the Fire, in it they will abide.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ceux qui ont commis de mauvaises actions, la rétribution dʹune mauvaise action sera lʹéquivalent. Un avilissement les couvrira, - pas de protecteur pour eux contre Allah -, comme si leurs visages se couvraient de lambeaux de ténèbres nocturnes. Ceux-là sont là les gens du Feu où ils demeureront éternellement.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew ên ku karên xerab kirin, cezayê wan bi qasî gunehên wan e. Rûreşî û riswayî wan digire û ji bo wan tu parêzker nîn in ku wan ji (ezabê) Xwedê biparêzin. Ser û çavên wan, her wekî parçeyek ji şeva reştarî ew girtibin. Ha ew dojehî ne, ew her û her tê de dimînin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar voor hen die de slechte daden begaan is de vergelding voor een slechte daad iets overeenkomstigs; zij zullen met vernedering overdekt worden. Zij hebben tegen God geen beschermer. Het is alsof hun gezichten bedekt zijn met stukken van de duistere nacht. Zij zijn het die in het vuur thuishoren; daarin zullen zij altijd blijven.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar zij die kwaad bedrijven, zullen de vergelding des kwaads ontvangen, daaraan gelijk, en zij zullen met schaamte bedekt worden (want zij zullen geen beschermer tegen God hebben, alsof hunne aangezichten met de diepe duisternis des nachts bedekt waren. Dezen zullen het hellevuur bewonen; eeuwig zullen zij daarin blijven.

Hollandaca — Siregar

En degenen die slechte daden verrichten: de vergelding van de slechte daad is met het daaraan gelijke, en vernedering, bedekt hen. Er zal voor hen tegen Allah geen verdediger zijn. Het is alsof hun gezichten zijn bedekt inet stukken vaji de nacht, als een duisternis. Zij zijn de bewoners van de Hel, zij zijn daarin eeuwig levenden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А те, которые приобрели [совершали] плохие деяния [стали неверующими], (то) воздаяние за плохое деяние – подобным ему [им не будет добавлено наказание]. И покроет их унижение; нет у них никакого защитника от Аллаха [от Его гнева и наказания]! Их лица словно покрыты темными кусками ночи. Такие (станут) обитателями Огня, (и) они будут вечно пребывать в нем [в Аду].

Rusça — Osmanov

А те, кто вершил зло, им злом и воздается, и постигнет их унижение. Не будет им от [гнева] Аллаха защитника, и покроются их лица как бы клочьями ночи беспросветной. Они - обитатели адского огня, и там они пребудут вечно.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men de som ständigt begår orätt, för dem skall lönen för varje ond handling vara vad som motsvarar den; och skammen skall förmörka deras ansikten - de har inget skydd mot Guds (vrede) - som om de hade täckts av en flik av nattens svarta (mantel). Deras arvedel är Elden; där skall de förbli till evig tid.