Onların hepsini bir araya toplayacağımız, sonra da Allah'a ortak koşanlara, "Siz de, ortaklarınız da yerinizde bekleyin" diyeceğimiz günü düşün. Artık onların (ortak koştuklarıyla) aralarını tamamen ayırırız ve ortak koştukları derler ki: "Siz bize ibadet etmiyordunuz."

وَيَوْمَ نَحْشُرُهُمْ جَمِيعًا ثُمَّ نَقُولُ لِلَّذِينَ اَشْرَكُوا مَكَانَكُمْ اَنْتُمْ وَشُرَكَاؤُكُمْ فَزَيَّلْنَا بَيْنَهُمْ وَقَالَ شُرَكَاؤُهُمْ مَا كُنْتُمْ اِيَّانَا تَعْبُدُونَ

ve yevme neHşuruhum cemīǎn ṧumme neḳūlu li(e)lleƶīne eşrakū mekānekum entum ve şurakā'ukum fe zeyyelnā beynehum ve ḳāle şurakā'uhum mā kuntum iyyānā teǎ'budūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَيَوْمَve yevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecive o gün
2نَحْشُرُهُمْneHşuruhumح ش رToplanmak/bir araya gelmek/bir araya getirmek, ölüleri diriltmek, sürgün etmek, bir yerden başka bir yere sürmek, bir şeyi ince veya narin ya da küçük yapmak, bir şeyi keskin ve sivri yapmak (örneğin mızrak ucu ve bıçak).onları biraraya toplarız
3جَمِيعًاcemīǎnج م عToplamak veya bir araya getirmek, birleştirmek, toplanmak veya bir araya gelmek, birleşmek veya bağlanmak veya bağlantı kurmak, birlik durumuna getirmek, uzlaştırmak veya barıştırmak, bir şey giymek [giysi], düzenlemek/tertip etmek/çözümlemek, cemaatle namaz kılmak, bir şeye karar vermek/karara bağlamak, görüş birliğine varmak veya birleşmek, bir şeyi hazırlamak veya hazır hale getirmek, bir şeyi kurutmak, başkasıyla gizli anlaşma yapmak veya birlik olmak, biriyle bir arada var olmak, sıkı/sıkıştırılmış/daraltılmış olmak, enerji harcamak, uzlaşmak veya kapsamak veya içermek, girmek veya içeri gitmek, başkasıyla buluşmak veya birlikte olmak.tümünü
4ثُمَّṧummesonra, ayrıca
5نَقُولُneḳūluق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelederiz
6لِلَّذِينَli(e)lleƶīnekimselere
7اَشْرَكُواeşrakūش ر كyoldaş/ortak olmak, paylaşmak. şirkun - paylaşma, katılım, çok tanrıcılık, putperestlik, Allah'a ortak koşmak. şerik (çoğul: şüreka) - ortak, partner, paylaşımcı. İkinci çekim isimleri, bitişik zamirlerle takip edildiğinde üç çekim alır: şüreka, şürekai, şürekaa. şarek (fiil 3) - paylaşmak. eşreke (fiil 4) - ortak/eş koşmak, (Allah'a) ortak vermek, çok tanrıcı veya putperest olmak. eşrektumuni - beni ortak koştunuz. müşrik - Allah'a ortak koşan, çok tanrıcı. müşterik (fiil 8) - katılan veya paylaşan kişi.ortak koşan(lara)
8مَكَانَكُمْmekānekumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin(haydi) yerlerinize!
9اَنْتُمْentumsiz
10وَشُرَكَاؤُكُمْve şurakā'ukumش ر كyoldaş/ortak olmak, paylaşmak. şirkun - paylaşma, katılım, çok tanrıcılık, putperestlik, Allah'a ortak koşmak. şerik (çoğul: şüreka) - ortak, partner, paylaşımcı. İkinci çekim isimleri, bitişik zamirlerle takip edildiğinde üç çekim alır: şüreka, şürekai, şürekaa. şarek (fiil 3) - paylaşmak. eşreke (fiil 4) - ortak/eş koşmak, (Allah'a) ortak vermek, çok tanrıcı veya putperest olmak. eşrektumuni - beni ortak koştunuz. müşrik - Allah'a ortak koşan, çok tanrıcı. müşterik (fiil 8) - katılan veya paylaşan kişi.ve ortak koştuklarınız
11فَزَيَّلْنَاfe zeyyelnāز ا لböylece ayırırız
12بَيْنَهُمْbeynehumب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinonları birbirlerinden
13وَقَالَve ḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve (şöyle) derler
14شُرَكَاؤُهُمْşurakā'uhumش ر كyoldaş/ortak olmak, paylaşmak. şirkun - paylaşma, katılım, çok tanrıcılık, putperestlik, Allah'a ortak koşmak. şerik (çoğul: şüreka) - ortak, partner, paylaşımcı. İkinci çekim isimleri, bitişik zamirlerle takip edildiğinde üç çekim alır: şüreka, şürekai, şürekaa. şarek (fiil 3) - paylaşmak. eşreke (fiil 4) - ortak/eş koşmak, (Allah'a) ortak vermek, çok tanrıcı veya putperest olmak. eşrektumuni - beni ortak koştunuz. müşrik - Allah'a ortak koşan, çok tanrıcı. müşterik (fiil 8) - katılan veya paylaşan kişi.koştukları ortaklar
15مَا
16كُنْتُمْkuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinsiz değildiniz
17اِيَّانَاiyyānābize
18تَعْبُدُونَteǎ'budūneع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmekibadet ediyor

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

O gün hepsini toplayacağız, sonra da şirk koşanlara siz de diyeceğiz, yerinizde durun, şirk koştuğunuz şeyler de yerlerinde dursun; aralarını tamamıyla ayırmışızdır ve şirk koştukları şeyler, siz zâten bize tapmıyordunuz ki demişlerdir.

Abdulkadir Gölpınarlı

O gün hepsini toplayacağız, sonra da şirk koşanlara siz de diyeceğiz, yerinizde durun, şirk koştuğunuz şeyler de yerlerinde dursun; aralarını tamamıyla ayırmışızdır ve şirk koştukları şeyler, siz zâten bize tapmıyordunuz ki demişlerdir.

Adem Uğur

Onların hepsini biraraya toplayacağımız, sonra da Allah'a ortak koşanlara: "Siz ve koştuğunuz ortaklar yerinizde bekleyin" diyeceğimiz gün artık onların (putlarıyla) aralarını tamamen ayırmışızdır. Ve onların ortakları, (putları) derler ki: "Siz, bize ibadet etmiyordunuz.

Ahmed Hulusi

Toplu halde onları haşredeceğimiz süreç. . . Sonra şirk koşanlara: "Siz ve ortak koştuklarınız, her biriniz mekanınıza" deriz. . . Akabinde onların aralarını ayırmışızdır! Onların ortak koştukları ise: "Siz bize kulluk etmiyordunuz (kendi kurgu ve hayallerinize tapınıyordunuz)" derler.

Ahmet Tekin

Onların hepsini bir araya, mahşere toplayıp, ilâhlığında, otoritesinde, mülkün de, tasarruflarında Allah’a ortak koşanlara: 'Haydi yerlerinize, siz de, ortak koştuğunuz varlıklar da' diyeceğimiz gün, artık onların putlarıyla aralarını tamamen ayırmış oluruz. Ortak koştukları putlar: 'Zaten siz bize tapmıyordunuz' derler.

Ahmet Varol

O gün onların tümünü biraraya toplarız. Sonra Allah'a ortak koşanlara: 'Siz ve ortak koştuklarınız yerlerinize!' deriz. Böylece onları birbirlerinden ayırırız. Koştukları ortaklar şöyle derler: 'Siz bize tapmıyordunuz.

Ali Bulaç

O gün, onların tümünü bir arada toplayacağız, sonra şirk katanlara: "Yerinizden ayrılmayınız; siz de, şirk koştuklarınız da" diyeceğiz. Artık onların arasını açmışızdır. Şirk koştukları derler ki: "Siz bize ibadet ediyor değildiniz."

Ali Fikri Yavuz

O gün, mahşerde, insanların hepsini bir araya toplayacağız. Sonra müşriklere şöyle diyeceğiz: “- Siz ve Allah’a eş yaptığınız ortaklarınız (putlarınız) durun yerinizde... “Artık müminlerle aralarını tamamen açmışızdır. Ortakları olan putlar Allah tarafından dile gelip kendilerine şöyle diyeceklerdir: “- Siz, dünyada bize tapmıyordunuz (Şeytanın ardı sıra gidiyordunuz).

Ali Rıza Safa

O gün, onların tümünü toplayacağız. Sonra, ortaklar koşanlara, şöyle diyeceğiz: "Siz ve ortaklar koştuklarınız yerlerinize!" Böylece, onların arasını açarız. Ortaklar koşulanlar, şöyle derler: "Siz, bize hizmet etmiyordunuz!"

Bayraktar Bayraklı

O gün onları bir araya topladıktan sonra, şirk koşanlara, "Haydi siz ve ortak koştuklarınız, yerlerinize!" deriz. Artık aralarını açmışızdır. Koştukları ortaklar, "Siz sadece bize tapmıyordunuz ki" derler.

Bekir Sadak

(28-29) Onlarin hepsini bir gun toplariz, sonra, puta tapanlara, «Siz ve putlariniz yerlerinize! deyip onlari birbirlerinden ayiririz. putlari ise: «Bize tapmiyordunuz ki. Allah, sizinle bizim aramizda sahit olarak yeter. Sizin tapinmanizdan bizim haberimiz yoktu,» derler.

Celal Yıldırım

O gün onların hepsini biraraya getireceğiz, sonra da Allah'a ortak koşanlara, «Siz ve ortak koştuklarınız yerinize !» diyeceğiz ve böylece onları birbirinden ayıracağız. Ortakları ise, «siz bize tapmıyordunuz ;

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(28-29) Bir gün ki, onların hepsini bir araya getireceğiz sonra bize ortak olarak yakıştırdıklarına, “Siz ve ortaklarınız yerlerinizde durup bekleyin!” diyeceğiz, böylece aralarını böleceğiz ve yakıştırdıkları ortaklar onlara, “Siz bize tapmıyordunuz, sizin bize ibadet ettiğinizin farkında bile olmadığımıza Allah şahittir” diyecekler...

Diyanet İşleri

Onların hepsini bir araya toplayacağımız, sonra da Allah'a ortak koşanlara, "Siz de, ortaklarınız da yerinizde bekleyin" diyeceğimiz günü düşün. Artık onların (ortak koştuklarıyla) aralarını tamamen ayırırız ve ortak koştukları derler ki: "Siz bize ibadet etmiyordunuz."

Diyanet İşleri (eski)

(28-29) Onların hepsini bir gün toplarız, sonra, puta tapanlara, 'Siz ve putlarınız yerlerinize! deyip onları birbirlerinden ayırırız. Putları ise: 'Bize tapmıyordunuz ki. Allah, sizinle bizim aramızda şahit olarak yeter. Sizin tapınmanızdan bizim haberimiz yoktu' derler.

Diyanet Vakfi

Onların hepsini biraraya toplayacağımız, sonra da Allah’a ortak koşanlara: «Siz ve koştuğunuz ortaklar yerinizde bekleyin» diyeceğimiz gün artık onların (putlarıyla) aralarını tamamen ayırmışızdır. Ve onların ortakları, (putları) derler ki: «Siz, bize ibadet etmiyordunuz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O gün ki, hepsini mahşere toplayacağız, sonra da o şirk koşanlara «Haydi yerlerinize! Siz de, ortak koştuklarınız da!» diyeceğiz. Artık aralarını iyice açmışız. O ortak koştukları şeyler, «Siz bize tapmıyordunuz ki.» diyecekler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O gün ki hepsini mahşere toplayacağız, sonra şirk koşanlara: "Haydi yerinize! Siz ve ortaklarınız!" diyeceğiz. Artık aralarını açmışızdır. Ortakları da: "Siz bize tapmıyordunuz!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve o gün ki hepsini mahşere toplayacağız, sonra diyeceğiz o şirk koşanlara: yerinize! Siz de şerikleriniz de, artık aralarını açmışızdır, şerikleri şöyle demektedir: siz bize tapmıyordunuz

Erhan Aktaş

O Gün, onların hepsini toplarız. Sonra şirk koşanlara, "Siz ve şirk koştuklarınız, olduğunuz yerde durun." diyeceğiz. Artık onları birbirinden ayıracağız. Şirk koşulanlar, şöyle diyecekler: "Siz, bize kulluk etmiyordunuz."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O gün, onların hepsini toplarız. Sonra şirk koşanlara, "Siz ve şirk koştuklarınız, olduğunuz yerde durun." diyeceğiz. Artık onları birbirinden ayıracağız. Şirk koşulanlar, şöyle diyecekler: "Siz, bize kulluk etmiyordunuz."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O gün, onların hepsini toplarız. Sonra şirk koşanlara, "Siz ve şirk koştuklarınız, olduğunuz yerde durun." diyeceğiz. Artık onları birbirinden ayıracağız. Şirk koşulanlar, şöyle diyecekler: "Siz, bize kulluk etmiyordunuz."

Fizilal-il Kuran

O gün insanların hepsini biraraya toplarız da sonra bize ortak koşanlara, «Siz ve koştuğunuz ortaklar olduğunuz yerde kalınız» deriz. Sonra onları birbirinden ayırırız. O zaman bize ortak koşulan putlar, ortak koşanlara şöyle derler: «Siz bize tapmıyordunuz.»

Gültekin Onan

O gün, onların tümünü bir arada toplayacağız, sonra şirk katanlara: "Yerinizden ayrılmayınız; siz de, şirk koştuklarınız da" diyeceğiz. Artık onların arasını açmışızdır. Şirk koştukları derler ki: "Siz bize ibadet ediyor değildiniz."

Hamdi Döndüren

Onların hepsini bir araya toplayacağımız ve sonra da Allah’a ortak koşanlara, “Haydi siz ve eş koştuğunuz putlarınız yerlerinize geçin!” diyerek, onları birbirinden ayıracağımız gün, eş koştukları putlar, ortak koşanlara, “Siz, bize tapmıyordunuz.” diyecekler.

Hasan Basri Çantay

O gün onların hepsini bir araya toplayacağız. Sonra o (Allaha) eş tutanlara: "Siz de, ortaklarınız (olan putlar) da, diyeceğiz, durun yerinizde". Artık onları birbirinden tamamen ayırımsızdır. Ortakları öyle dedi (diyecek): "Siz (dünyada) bize tapmıyordunuz".

Hasib Asutay

O gün onların hepsini bir araya toplayacağız, sonra da (Allah'a) ortak koşanlara, 'Siz ve koştuğunuz ortaklar yerinizde bekleyin' diyeceğiz. Artık onların aralarını açmışızdır ve onların ortakları, 'Siz, bize tapmıyordunuz ' diyecekler.

Hayrat Neşriyat

Ve o (mahşer) günü onları hep birlikte toplayacağız, sonra şirk koşanlara: '(Haydi) yerinize! Siz ve (Allah’a şirk koştuğunuz) ortaklarınız!' diyeceğiz. Artık onların aralarını ayırmışızdır ve ortakları (olan putlar, onlara) şöyle der: '(Siz hakikatte) bize tapmıyordunuz (kendi nefsinize ve şeytanlarınıza tapıyordunuz)!'

İbni Kesir

O gün hepsini toplarız. Şirk koşanlara; Siz ve koştuğunuz ortaklar yerlerinize, deriz. Artık onların arasını açmışızdır. Ortakları derler ki: Bize tapmıyordunuz.

Mehmet Okuyan

Onların hepsini bir araya toplayacağımız, sonra da (Allah’a) ortak koşmuş olanlara “Siz ve koştuğunuz ortaklar, yerinizde bekleyin!” diyeceğimiz gün artık onların (putlarıyla) aralarını tamamen ayırmış (olacağ)ız. Onların ortakları şöyle diyecektir: “Siz bize ibadet etmiyordunuz.

Muhammed Esed

Çünkü, bir gün onların hepsini bir araya toplayacağız ve (hayattayken) Allah'tan başkalarına ilahlık yakıştıranlara: "Siz ve Allah'a ortak koştuğunuz o şeyler, (o varlıklar ve güçler, hepiniz) olduğunuz yerde kalın!" diyecek ve böylece onları birbirinden ayıracağız. Ve (o zaman) Allah'a ortak koştukları kimseler, (vaktiyle kendilerine kul, köle olmuş olanlara): "Sizin tapınıp durduğunuz biz değildik;

Mustafa İslamoğlu

Ve bir gün onların tümünü bir araya toplayacak, ardından da (hayattayken) Allah'a has özellikleri başkalarına yakıştırmakta direnenlere diyeceğiz ki: "Siz ve ilahlık yakıştırdıklarınız: haydi yerlerinize!" İşte böylece onların arasını kesip ayırmış (olacağız). Ve (o zaman) onların ilahlık yakıştırdıkları, dönüp kendilerine şöyle diyecek: "Zaten sizin tapınıp durduklarınız, (gerçekte) hiç biz olmadık ki;

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve o günü ki, hepsini mahşere toplarız. Sonra şerik koşmuş olanlara deriz ki: «Siz de ve şerikleriniz de yerlerinizde durunuz.» Artık aralarını ayırmışızdır. Ve onların şerikleri der ki: «Siz bizlere tapınır değil idiniz.»

Ömer Öngüt

O gün onların hepsini bir araya toplarız. Sonra da Allah'a ortak koşanlara: “Siz ve ortaklarınız yerlerinizde durun!” deriz. Böylece aralarını tamamen ayırırız. Koştukları ortakları: “Siz bize tapmıyordunuz. ” derler.

Suat Yıldırım

(28-29) Gün gelir, onların hepsini bir araya toplayıp sonra Allah’a şirk koşanlara: "Siz de, taptığınız şerikleriniz de yerlerinize!" deriz. Artık onları putlarından tamamen ayırmışızdır. Şerikleri: "Siz dünyada bize tapmıyordunuz. Allah da üzerimizde şahittir ki sizin bize taptığınızdan hiç mi hiç haberimiz yoktu!" derler.

Süleyman Ateş

O gün onları hep bir araya toplarız, sonra ortak koşanlara; "Haydi siz ve koştuğunuz ortaklar yerlerinize!" deriz. Artık (tanrılariyle) aralarını açmışızdır (dünyadaki gibi aralarında bir bağ kalmamıştır). Koştukları ortaklar: "Siz bize tapmıyordunuz?" demektedirler.

Süleymaniye Vakfı

Hepsini bir araya topladığımız gün şirke girmiş olanlara: "Siz ve bana ortak saydıklarınız, yerlerinize!" der ve sonra aralarını ayırırız. Ortak saydıkları, şöyle derler: "Siz bize kulluk etmiyordunuz ki!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onların hepsini topladığımız gün Allah'a ortak uyduranlara "Sizler ve ortak saydıklarınız! Olduğunuz yerde kalın!" diyeceğiz, sonra da aralarını ayıracağız. Ortak saydıkları diyecekler ki "Siz sadece bize kul olmuyordunuz ki!"

Şaban Piriş

(28-29) O gün onların hepsini bir araya toplarız. Sonra şirk koşanlara: -Siz ve ortaklarınız (şirk koştuklarınız) yerlerinize! deriz. Ve aralarını ayırırız. Ortak koştukları: -Siz bize kulluk etmiyordunuz. Allah, sizinle bizim aramızda şahit olarak yeter. Sizin bize kulluk ettiğinizden haberimiz yoktu, derler.

Tefhim-ul Kuran

O gün, onların tümünü bir arada toplayacağız, sonra şirk katanlara: «Yerinizden ayrılmayınız; siz de, şirk koştuklarınız da» diyeceğiz. Artık onların arasını açmışızdır. Şirk koştukları derler ki: «Siz bize ibadet ediyor değildiniz.»

Ümit Şimşek

O gün onların hepsini huzurumuzda toplar, sonra da ortak koşanlara 'Siz de, şerikleriniz de yerlerinizden kımıldamayın' deriz. Biz onların şerikleriyle aralarını ayırırız; şerikleri ise derler ki: 'Siz bize tapmıyordunuz.

Yaşar Nuri Öztürk

Gün olur, onları bir araya toplarız; sonra şirke batmışlara sesleniriz: "Siz ve ortak yaptıklarınız, yerlerinize!" Aralarını ayırmışızdır. Ortak tuttukları şöyle haykırırlar: "Siz bize kulluk etmiyordunuz."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O gün onların hamısını bir yerə toplayacaq, sonra da müşriklərə: “Siz də, şərikləriniz də öz yerinizdə qalın!”– deyəcəyik. Biz onları ayıracağıq. Onların şərikləri deyəcəklər: “Siz bizə ibadət etmirdiniz.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O gün onların hamısını (haqq-hesab çəkmək üçün bir yerə) yığacaq, sonra müşrikləri: ″Siz də, Allaha qoşduğunuz şərikləriniz (bütləriniz) də yerinizdə durun!″ – deyəcək və onları (bir-birindən, yaxud başqalarından) ayıracağıq. Şərikləri (bütlər) dilə gəlib deyəcəklər: ″Siz bizə ibadət etmirdiniz″.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Am Jüngsten Tag werden Wir sie alle versammeln und denen, die Gott andere Gottheiten beigesellt haben, sagen: ʺStellt euch mit euren Gottheiten hin!ʺ Wir trennen sie dann voneinander. Ihre Gottheiten werden ihnen sagen: ʺUns habt ihr nicht gedient.

Almanca — Der Edle Quran

Und am Tag, da Wir sie alle versammeln, und dann werden Wir zu denen, die (Allah etwas) beigesellt haben, sagen: ʺ(Bleibt) an eurem Platz, ihr und eure Teilhaber!ʺ Wir trennen sie dann voneinander. Ihre Teilhaber sagen: ʺNicht uns habt ihr gedient.

Almanca — M. A. Rassoul

Und (gedenke) des Tages, da Wir sie versammeln werden allzumal; dann werden Wir zu denen, die Götzen anbeteten, sprechen: ʺAn euren Platz, ihr und eure Teilhaber! ʺDann scheiden Wir sie voneinander, und ihre Teilhaber werden sagen: ʺNicht uns habt ihr angebetet.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und (erinnere daran) an den Tag, an dem WIR sie alle zusammen versammeln, dann zu denjenigen, die Schirk betrieben haben, sagen: ʺRührt euch nicht von der Stelle, ihr und eure (ALLAH) beigesellten Partner!ʺ Dann trennen WIR zwischen ihnen. Und ihre (ALLAH) beigesellten Partner sagten: ʺIhr pflegtet uns doch nie zu dienen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

The Day We throng them all together, We will address them, thus: Stop, where you are, together with your predominant partners whom you incorporated with Allah; you shall hear His verdict and We keep them apart. There and then shall say those who were worshipped to their worshippers: "You did not really worship us, but you worshipped your lust and your inordinate self-esteem and determination."

Abdul Haleem

On the Day We gather them all together, We shall say to those who associate partners with God, ‘Stay in your place, you and your partner-gods.’ Then We shall separate them, and their partner-gods will say, ‘It was not us you worshipped-

Abdullah Yusuf Ali

One day shall We gather them all together. Then shall We say to those who joined gods (with Us): "To your place! ye and those ye joined as 'partners' We shall separate them, and their "Partners" shall say: "It was not us that ye worshipped!

Abul A'la Maududi

And the Day when We shall muster them all together, We shall say to those who associated others with Allah in His divinity: 'Keep to your places - you and those whom you associated with Allah.' Then We shall remove the veil of foreignness separating them. Those whom they had associated with Allah will say. 'It was not us that you worshipped.

Aisha Bewley

On the Day We gather them all together, We will say then to those who associated others with Allah, ‘To your place, you and your partner-gods!’ Then We will sift them out, and their partner-gods will say, ‘It was not us you worshipped.

Al-Hilali & Khan

And the Day whereon We shall gather them all together, then We shall say to those who did set partners in worship with Us: "Stop at your place! You and your partners (whom you had worshipped in the worldly life)." then We shall separate them, and their (Allâh’s so-called) partners shall say: "It was not us that you used to worship."

Ali Quli Qarai

On the day when We gather them all together, We shall say to those who ascribe partners [to Allah], ‘Stay where you are —you and your partners!’ Then We shall set them apart from one another, and their partners will say, ‘It was not us that you worshipped.

Amatul Rahman Omar

And (imagine) the day when We shall muster all the people together, then We shall say to those who associated partners (with God), `Keep to your places (in Gehenna) you and your (associated) partners (with God). ' Then We shall separate them thoroughly one from another, and their (associated) partners (with God) will say (to them), `Surely, it was not us that you worshipped;

Arthur John Arberry

And the day We shall muster them all, then We shall say to those who associate other gods with God: 'Get you to your place, you and your associates!' Then We shall set a space between them, and their associates will say, 'Not us you were serving.

Bijan Moeinian

On the Day that they are all raised, I will ask them: "Where are those whom you referred to as My partners?" Once they confront their gods, the latter will say: “We did not have the least idea that you were worshipping us!”

E. Henry Palmer

And on the day we gather them all together then we will say to those who associated other gods (with us), 'To your places, ye and your associates!' and we will part them; and their associates will say, 'It was not us ye worshipped. -

Edip-Layth

On the day We gather them all, We will say to those who have set up partners: "Take your place, you and your partners," then We separate between them, and their partners will say, "It was not us that you served."

George Sale

On the day of the resurrection We will gather them altogether; then will We say unto the idolaters, get ye to your place, ye and your companions: And We will separate them from one another; and their companions shall say unto them, ye did not worship us;

Hamid S. Aziz

But, as for those who have earned ill, the reward of evil is the like thereof; abasement (ignominy) shall cover them - They shall have none to protect them against Allah - as though their faces were veiled with the deep darkness of the night. Such are the Companions of the Fire, and they shall dwell therein.

Mahmoud Ghali

And the Day We will muster them altogether, thereafter we say to the ones who associated (other gods with Allah), "To your place, you and your associates!" Then We will distinguish between them, and the associates will say, (i. e., to the associators) "In no way did you worship us.

Marmaduke Pickthall

On the day when We gather them all together, then We say unto those who ascribed partners (unto Us): Stand back, ye and your (pretended) partners (of Allah)! And We separate them, the one from the other, and their (pretended) partners say: It was not us ye worshipped.

Mohamed Ahmed - Samira

The day We shall gather them all together We shall say to the idolaters: "Take your stand with the compeers you worshipped as the equals of God. " We shall then create a rift between them, and the compeers will say: "You did not worship us;

Muhammad Asad

For, one Day We shall gather them all together, and then We shall say unto those who [in their lifetime] ascribed divinity to aught but God, "Stand where you are, you and those [beings and powers] to whom you were wont to ascribe a share in God's divinity! -for by then We shall have [visibly] separated them from one another. And the beings to whom they had ascribed a share in God's divinity will say [to those who had worshipped them], "It was not us that you were wont to worship;

Mustafa Khattab

˹Consider˺ the Day We will gather them all together then say to those who associated others ˹with Allah in worship˺, "Stay in your places—you and your associate-gods." We will separate them from each other, and their associate-gods will say, “It was not us that you worshipped!

Progressive Muslims

And on the Day We gather them all, We will say to those who have set up partners: "Stop where you are, you and your partners," then We separate between them, and their partners will Say: "It was not us that you served. "

Sahih International

And [mention, O Muúammad], the Day We will gather them all together - then We will say to those who associated others with Allah, "[Remain in] your place, you and your 'partners. ' " Then We will separate them, and their "partners" will say, "You did not used to worship us,

Sam Gerrans

And the day We gather them all together, then will We say to those who ascribe a partnership: “Your places — you and your partners!” Then We will separate them, and their partners will say: “It was not us you served.

Shabbir Ahmed

One Day We will gather all of them together. We will say to those who acknowledged false deities, "Stay back, you and your pretended partners of Allah!" We will have the leaders and their followers confront each other. Their leaders will say, "It was not us you worshiped."

Syed Vickar Ahamed

And one Day, We shall gather them all together— Then We shall say to those who joined gods (with Us): "(Go) to your place! You and those you joined as 'partners'. " Then We shall separate them, and their 'partners' shall say: "It was not us that you used to worship!

Taqi Usmani

And (be mindful of) the Day when We shall gather them together, then We shall say to those who associated partners with Allah, "Wait in your place, you and your associate-gods." Then We will cause a split between them, and their associate-gods will say, “It was not us that you worshipped.

The Monotheist Group

And on the Day We gather them all, then We will say to those who were polytheists: "Stop where you are, you and your partners," then We will separate between them, and their partners will say: "It was not us that you served!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

(Et rappelle-toi) le jour où Nous les rassemblerons tous. Puis, Nous dirons à ceux qui ont donné (à Allah) des associés: ʺA votre place, vous et vos associés.ʺ Nous les séparerons les uns des autres et leurs associés diront: ʺCe nʹest pas nous que vous adoriezʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Roja ku em hemûyan li hev kom bikin, paşê ji wan ên ku ji bo Xwedê hevpişk çêkirin re, Em ê bibêjin: “Hûn û ew ên ku we ji Xwedê re kirine hevpişk li cihê xwe rawestin (heyanî ku der barê we de biryar bê dayîn)”. Êdî me ew ji hev qetandin û perestiyên wan ji wan re gotin: We îbadetê me nekiribû.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En op de dag dat Wij hen allen verzamelen, dan zullen Wij tot de aanhangers van het veelgodendom zeggen: ʺOp jullie plaats, jullie en jullie (zogenaamd goddelijke) metgezellen!ʺ En dan brengen Wij scheiding tussen hen aan. En hun (zogenaamd goddelijke) metgezellen zeggen: ʺOns hebben jullie niet gediend.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Op den dag der opstanding zullen wij hen allen verzamelen; daarna zullen wij tot de afgodendienaars zeggen: Gaat naar uwe plaats, gij en uwe gezellen, en wij zullen hen van elkander scheiden en hunne gezellen zullen tot hen zeggen: Gij hebt ons niet aangebeden.

Hollandaca — Siregar

En op die Dag verzamelen Wij hen allen, vervolgerns zeggen Wij tot degenen die (aan Allah) deelgenoten toekenden: ʺOp jullie plaats, jullie en jullie afgoden!ʺ Dan zullen Wij onderscheid tussen hen maken. En hun afgoden zullen zeggen: ʺJullie hebben ons niet aanbeden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (расскажи) (о, Пророк) о том дне, (когда) соберем Мы их всех [все творения] (для расчета и воздаяния), а потом скажем тем, которые стали многобожниками: «(Оставайтесь) на месте, вы и ваши сотоварищи [те, которым вы поклонялись]!» И разделим Мы их [многобожников от тех, которым они поклонялись], а сотоварищи их скажут: «Вы нам не поклонялись (в земной жизни).

Rusça — Osmanov

И однажды Мы соберем всех вместе, а потом скажем многобожникам: ʺОставайтесь на своих местах, вы вместе с вашими идоламиʺ. Потом Мы разделим их [на две группы], и идолы скажут им: ʺВы вовсе не поклонялись нам.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Den Dag då Vi samlar dem alla åter skall Vi säga till dem som satte medhjälpare vid Guds sida: ʺStig tillbaka till era platser, ni och de som ni ville sätta vid Vår sida!ʺ När Vi sedan har skilt dem åt skall medhjälparna säga till dem (som tillbad dem): ʺDet var inte oss ni tillbad -