Ben onu dimdik bir yokuşa sardıracağım.
سَاُرْهِقُهُ صَعُودًا
se urhiḳuhu Saǔden
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ben de onu, rahat ve huzur yüzü görmeyeceği bir azâba uğratacağım.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ben de onu, rahat ve huzur yüzü görmeyeceği bir azâba uğratacağım.
Adem Uğur
Ben onu sarp bir yokuşa sardıracağım!
Ahmed Hulusi
Onu saud'a (sarp bir yokuş) mecbur edeceğim.
Ahmet Tekin
Ben onu sarp yokuşa, dikine azâba sardıracağım.
Ahmet Varol
Onu sarp bir yokuşa sardıracağım.
Ali Bulaç
Onu alabildiğine sarp bir yokuşa süreceğim.
Ali Fikri Yavuz
Muhakkak ben, onu, meşakkatli bir azaba sardıracağım.
Ali Rıza Safa
Yakında, sarp bir yokuşa süreceğim onu.
Bayraktar Bayraklı
Ben onu dik bir yokuşa süreceğim.
Bekir Sadak
Onu sarp bir yokusa sardiracagim.
Celal Yıldırım
Onu elbette sarpa sardıracağım.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Ben de onu sarp bir yokuşa süreceğim!
Diyanet İşleri
Ben onu dimdik bir yokuşa sardıracağım.
Diyanet İşleri (eski)
Onu sarp bir yokuşa sardıracağım.
Diyanet Vakfi
Ben onu sarp bir yokuşa sardıracağım!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Ben onu dimdik bir yokuşa sardıracağım.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ben onu dimdik sarpa sardıracağım...
Elmalılı Hamdi Yazır
Ben onu dimdik sarpa sardıracağım
Erhan Aktaş
Onu sarp bir yokuşa sardıracağım.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onu sarp bir yokuşa sardıracağım.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onu sarp bir yokuşa sardıracağım.
Fizilal-il Kuran
Onu sarp bir yokuşa saracağım.
Gültekin Onan
Onu alabildiğine sarp bir yokuşa süreceğim.
Hamdi Döndüren
Bu yüzden onu, sarp bir yokuşa sardıracağım!
Hasan Basri Çantay
Ben onu sarp bir yokuşa sardıracağım.
Hasib Asutay
Ben onu sarp bir yokuşa sardıracağım! (5) (5. Çetin azaba uğratacağım.)
Hayrat Neşriyat
Onu yakında sarp bir yokuşa sardıracağım!
İbni Kesir
Ben; onu sarp bir yokuşa sardıracağım.
Mehmet Okuyan
Onu ileride sarp bir yokuşa sardıracağım!
Muhammed Esed
(bu nedenle) onu acı veren çetin bir yokuşa süreceğim!
Mustafa İslamoğlu
Ben de onu sarp yokuşa süreceğim.
Ömer Nasuhi Bilmen
(16-17) Hayır. Şüphe yok ki o Bizim âyetlerimiz için bir muannid oldu. Onu yüklenmesi pek meşakkatli bir şey ile mükellef kılacağım.
Ömer Öngüt
Ben onu dik bir yokuşa süreceğim.
Suat Yıldırım
Ben de onu sarp mı sarp bir yokuşa sardıracağım.
Süleyman Ateş
Onu dimdik bir yokuşa sardıracağım.
Süleymaniye Vakfı
Onu dik bir yokuşa süreceğim.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Onu dik yokuşa süreceğim.
Şaban Piriş
Onu sarp bir yokuşa süreceğim.
Tefhim-ul Kuran
Onu alabildiğine sarp bir yokuşa sardırıp süreceğim.
Ümit Şimşek
Ben de onu zorlu bir yokuşa süreceğim.
Yaşar Nuri Öztürk
Ben onu dik bir yola süreceğim.
Azerice (1)
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Mən onu məşəqqətli bir əzaba düçar edəcəyəm!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Ich werde ihn mit schwerem Unheil heimsuchen, das er nicht zu bewältigen vermag.
Almanca — Der Edle Quran
Ich werde ihn mit Beschwerlichem bedrücken.
Almanca — M. A. Rassoul
Ich werde ihm bald schreckliche Mühsal aufbürden.
Almanca — Muhammad Zaidan
ICH werde ihn durch schwere Hürde ermatten.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Such persons I will afflict with endless calamities and make the like unable to hold his own.
Abdul Haleem
I will inflict a spiralling torment on him.
Abdullah Yusuf Ali
Soon will I visit him with a mount of calamities!
Abul A'la Maududi
I shall soon constrain him to a hard ascent.
Aisha Bewley
I will force him to climb a fiery slope.
Al-Hilali & Khan
I shall oblige him to (climb a slippery mountain in the Hell-fire called As-Sa‘ûd, or) face a severe torment!
Ali Quli Qarai
Soon I will overwhelm him with hardship.
Amatul Rahman Omar
Rather I will inflict on him an increasingly overwhelming torment.
Arthur John Arberry
and I shall constrain him to a hard ascent.
Bijan Moeinian
Pretty soon he has to face me so that I sentence him to a terrible punishment.
E. Henry Palmer
I will drive him up a hill!
Edip-Layth
I will exhaust him in climbing.
George Sale
I will afflict him with grievous calamities:
Hamid S. Aziz
Will impose on him a fearful doom.
Mahmoud Ghali
I will soon oppress him to a (hard) mounting (in calamities).
Marmaduke Pickthall
On him I shall impose a fearful doom.
Mohamed Ahmed - Samira
I shall inflict on him hardship,
Muhammad Asad
[and so] I shall constrain him to endure a painful uphill climb!
Mustafa Khattab
I will make his fate unbearable,
Progressive Muslims
I will exhaust him in climbing.
Sahih International
I will cover him with arduous torment.
Sam Gerrans
I will burden him with a steep ascent.
Shabbir Ahmed
I will cause him to walk an exhausting uphill climb.
Syed Vickar Ahamed
Soon will I visit him with a mountain of miseries!
Taqi Usmani
I will force him to climb the mountain Sa‘ūd.
The Monotheist Group
I will exhaust him in ascending.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Je vais le contraindre à gravir une pente.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ez ê wî di ezabekî de werkim ku nayê tehemulkirin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Ik zal hem ondraaglijke kwelling opleggen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Ik zal hem met ernstige rampen bedroeven;
Hollandaca — Siregar
Ik zal hem beladen met een zware bestraffing.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Я возложу на него [на такого упорного неверующего] «подъем» [сильнейшее адское наказание]
Rusça — Osmanov
Скоро Я подвергну его тяжкому наказанию.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
skall Jag låta utstå (ett straff tyngre än) klättringen uppför (en hal och brant bergvägg).