Dediler ki: "Sen bize gelmeden önce de bize işkence edildi, geldikten sonra da." Musa, "Umulur ki, Rabbiniz düşmanınızı helak edecek ve sizi bu yerde (Mısır'da) egemen kılıp, nasıl davranacağınıza bakacaktır" dedi.

قَالُوا اُو۫ذِينَا مِنْ قَبْلِ اَنْ تَأْتِيَنَا وَمِنْ بَعْدِ مَا جِئْتَنَا قَالَ عَسٰى رَبُّكُمْ اَنْ يُهْلِكَ عَدُوَّكُمْ وَيَسْتَخْلِفَكُمْ فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرَ كَيْفَ تَعْمَلُونَ

ḳālū ūƶīnā min ḳabli en te'tiyenā ve min beǎ'di mā ci'tenā ḳāle ǎsā rabbukum en yuhlike ǎduvvekum ve yesteḣlifekum fī l-erDi fe yenZura keyfe teǎ'melūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler
2اُو۫ذِينَاūƶīnāا ذ يO rahatsız edildi/sıkıldı/acı çekti, hoş olmayan şeyler yaşadı/deneyimledi, rahatsızlık durumu.bize işkence edildi
3مِنْmin-den
4قَبْلِḳabliق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekönce-
5اَنْen
6تَأْتِيَنَاte'tiyenāا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmeksen bize gelmezden
7وَمِنْve minve
8بَعْدِbeǎ'diب ع دsonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikmesonradan
9مَا
10جِئْتَنَاci'tenāج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almaksen bize geldikten
11قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi
12عَسٰىǎsāع س يUmulur ki, olabilir ki, belki, olabilir, çok geçmeden olacak, umut edilir kiumulur ki
13رَبُّكُمْrabbukumر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbiniz
14اَنْen
15يُهْلِكَyuhlikeه ل كÖlmek, yok olmak, ziyan olmak, kaybolmak, yıkılmak, bozulmak.yok eder
16عَدُوَّكُمْǎduvvekumع د وgeçip gitmek, göz ardı etmek, ihlal etmek, yan çizmekdüşmanınızı
17وَيَسْتَخْلِفَكُمْve yesteḣlifekumخ ل فTakip etmek/ardından gelmek/başkasının yerine geçmek, yerine geçmek veya yerini almak, birine tedarikçi olmak/tedarik etmek, birine bir şeyi iade etmek veya değiştirmek, arkadan vurmak veya çarpmak, eşinin yokluğunda/arkasından başkasına meyletmek, birinin arkasından konuşmak/bahsetmek, geride kalmak/ileri gitmemek, tüm iyiliklerden mahrum kalmak, başarılı olamamak veya gelişememek, bozulmak veya kötüye gitmek, geri çekilmek/ayrılmak/uzaklaşmak, bir şeyden uzak durmak/kaçınmak/sakınmak, aptallaşmak/zeka eksikliği göstermek, huysuz/zor mizaçlı olmak, geride bırakmak, birini halef olarak atamak, biriyle anlaşamamak veya farklı düşünmek, birine karşı çıkmak veya muhalefet etmek, sözünü tutmamak/yerine getirmemek, karşılıklı takip etmek/dönüşümlü olmak/değişmek, sürekli ileri geri hareket etmek (gelip gitmek), farklı olmak/benzememekve sizi hakim kılar
18فِي
19الْاَرْضِl-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyeryüzüne
20فَيَنْظُرَfe yenZuraن ظ رgörmek, bakmak, göz atmak, gözlemlemek, seyretmek, düşünmek, değerlendirmek, dinlemek, sabırlı olmak, beklemek, tefekkür etmek, mühlet vermek, ertelemek, incelemek, nezaket göstermek, araştırmak, derinlemesine bakmak, şefkat göstermek. nazara - sevgiyle bakmak, şaşırtmak, göz kamaştırmakböylece bakar
21كَيْفَkeyfeك ي فNasıl, ne şekilde, ne suretle, ne biçimde, ne tarzda, ne durumda, ne haldenasıl
22تَعْمَلُونَteǎ'melūneع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalathareket edeceğinize

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Sen gelmeden önce de eziyet çektik, geldikten sonra da çekiyoruz dediler. Mûsâ, umarım ki dedi, Rabbiniz, düşmanlarınızı helâk eder, yeryüzünde hükümdâr eder sizi de neler yapacağınıza bakar, dener sizi.

Abdulkadir Gölpınarlı

Sen gelmeden önce de eziyet çektik, geldikten sonra da çekiyoruz dediler. Mûsâ, umarım ki dedi, Rabbiniz, düşmanlarınızı helâk eder, yeryüzünde hükümdâr eder sizi de neler yapacağınıza bakar, dener sizi.

Adem Uğur

Onlar da, sen bize (peygamber olarak) gelmeden önce de geldikten sonra da bize işkence edildi, dediler. (Musa), "Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı helâk eder ve onların yerine sizi yer yüzüne hakim kılar da nasıl hareket edeceğinize bakar" dedi.

Ahmed Hulusi

(Musa'nın kavmi) dediler ki: "Senin bize gelişinden önce de eziyet edildik, gelişinden sonra da". . . (Musa) dedi ki: "Umulur ki Rabbiniz, düşmanınızı helak eder ve (onların yerine) yeryüzünde sizi halifeler kılar da, neler yapacağınıza bakar. "

Ahmet Tekin

İsrâiloğulları: 'Sen bize peygamber olarak gelmeden önce de, geldikten sonra da bize işkence edildi' dediler. Mûsâ: 'Umulur ki, Rabbiniz düşmanınızı helâk eder. Onların yerine sizi yeryüzüne hâkim kılar da, sizin nasıl davranacağınıza, emirlerine itaat edip etmeyeceğinize, nasıl bir hayat yaşayacağınıza bakar' dedi.

Ahmet Varol

Onlar: 'Bize, sen gelmeden önce de eziyet edildi sen geldikten sonra da!' dediler. O da: 'Olur ki Rabbiniz, düşmanınızı helak edip, sizi onların yerlerine yerleştirir ve sizin nasıl davranacağınıza bakar' dedi. [7]

Ali Bulaç

Dediler ki: "Sen bize gelmeden önce de, geldikten sonra da eziyete uğratıldık." (Musa:) "Umulur ki, Rabbiniz düşmanınızı helak edecek ve sizleri yeryüzünde halifeler (egemenler) kılacak, böylece nasıl davranacağınızı gözleyecek" dedi.

Ali Fikri Yavuz

Mûsa’ya iman edenler de: “- Sen bize Peygamber gelmeden önce de, bize Peygamber geldikten sonra da eziyet gördük.” dediler. Mûsa şöyle dedi: “-Umulur ki Rabbiniz, düşmanlarınızı helâk edecek ve sizi onlar yerine sahip kılacaktır da sizin nasıl hareket edeceğinize bakacaktır.”

Ali Rıza Safa

Dediler ki: "Sen gelmeden önce de geldikten sonra da çok sıkıntı çektik!" Dedi ki: "Efendinizin, düşmanınızı yıkıma uğratması ve yeryüzünde sizi egemen yapması umut edilebilir. Böylece, nasıl davranacağınıza bakar!"

Bayraktar Bayraklı

Onlar da, "Sen peygamber olarak gelmeden önce de geldikten sonra da bize işkence edildi" dediler. Musa, "Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı helak eder ve onların yerine sizi yeryüzüne hakim kılar da nasıl hareket edeceğinize bakar" dedi.

Bekir Sadak

Milleti: «Sen bize gelmeden once de, geldikten sonra da eziyet cektik» dediler. Musa da: «Rabbinizin dusmanlarinizi yok etmesi ve yeryuzunde sizi onlarin yerine gecirmesi umulur. O zaman nasil davranacaginiza bakar» dedi. *

Celal Yıldırım

Kavmi Ona : «Ey Musa ! Sen bize (peygamber olarak) gelmeden önce de ve bize geldikten sonra da hep eziyete uğradık» diye (sızlandılar). Musa onlara : «Umulur ki Rabblniz düşmanınızı yok eder ve sizi yeryüzünde onların yerine geçirir de nasıl (hareket) edeceğinize bakar» dedi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlar da, “Sen bize gelmeden önce de geldikten sonra da bize işkence edildi” dediler. Mûsâ, “Umulur ki rabbiniz düşmanınızı helâk eder ve nasıl hareket edeceğinizi görmesi için onların yerine sizi yeryüzüne hâkim kılar” dedi.

Diyanet İşleri

Dediler ki: "Sen bize gelmeden önce de bize işkence edildi, geldikten sonra da." Musa, "Umulur ki, Rabbiniz düşmanınızı helak edecek ve sizi bu yerde (Mısır'da) egemen kılıp, nasıl davranacağınıza bakacaktır" dedi.

Diyanet İşleri (eski)

Milleti: 'Sen bize gelmeden önce de, geldikten sonra da eziyet çektik' dediler. Musa da: 'Rabbinizin düşmanlarınızı yok etmesi ve yeryüzünde sizi onların yerine geçirmesi umulur. O zaman nasıl davranacağınıza bakar' dedi.

Diyanet Vakfi

Onlar da, sen bize (peygamber olarak) gelmeden önce de geldikten sonra da bize işkence edildi, dediler. (Musa), «Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı helâk eder ve onların yerine sizi yer yüzüne hakim kılar da nasıl hareket edeceğinize bakar» dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kavmi de dediler ki: «Sen bize gelmeden önce de eziyet gördük, sen geldikten sonra da.» Musa dedi ki: «Umulur ki, Rabbiniz düşmanlarınızı helak edip de sizi yeryüzünde halife kılacaktır ve sizin nasıl işler yaptığınıza bakacaktır.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kavmi de ona: "Sen bize gelmeden önce de, geldikten sonra da işkenceye uğratıldık." dediler. O da: "Umulur ki, Rabbiniz hasımınızı helak edip de sizi yeryüzünde halife kılacak ve sizin nasıl işler yapacağınıza bakacaktır."

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz, dediler: sen bize gelmezden evvel de eza edildik sen bize geldikten sonra da, umulur ki, dedi: Rabbınız hasmınızı helak edib de sizi yer yüzünde halife kılacak, sizin de nasıl işler yapacağınıza bakacaktır

Erhan Aktaş

"Sen bize gelmeden önce de, bize geldikten sonra da bize eziyet edildi." dediler. O da: "Umulur ki Rabb'iniz düşmanlarınızı yok eder ve sizi yeryüzüne halifeler kılar da nasıl davranacağınıza bakar." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Sen bize gelmeden önce de, bize geldikten sonra da bize eziyet edildi." dediler. O da: "Umulur ki Rabb'iniz düşmanlarınızı yok eder ve sizi yeryüzüne halifeler kılar da nasıl davranacağınıza bakar." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Sen bize gelmeden önce de, bize geldikten sonra da bize eziyet edildi." dediler. O da: "Umulur ki Rabb'iniz düşmanlarınızı yok eder ve sizi yeryüzüne halifeler kılar da nasıl davranacağınıza bakar." dedi.

Fizilal-il Kuran

Soydaşları dediler ki; Sen gelmezden önce de geldikten sonra da işkence çektik. Musa dedi ki, «Umulur ki, Allah düşmanınızı yok eder ve sizleri onların yerine geçirir de nasıl hareket edeceğinize bakar.»

Gültekin Onan

Dediler ki: "Sen bize gelmeden önce de, geldikten sonra da eziyet edildik." (Musa da:) "Umulur ki rabbiniz düşmanınızı helak edecek ve sizleri yeryüzünde halifeler kılacak, böylece nasıl davranacağınızı gözleyecek" dedi.

Hamdi Döndüren

Kavmi (Musa’ya) dedi: “Sen bize (peygamber olarak) gelmezden önce de, geldikten sonra da biz eza gördük!” Musa da, “Umulur ki, Rabbiniz düşmanınızı helâk eder, sizi onun yerine getirir ve sizin nasıl hareket edeceğinize bakar!” dedi.

Hasan Basri Çantay

(İsrail oğulları): "Biz, dediler, sen bize (peygamber olarak) gelmezden evvel de, bize geldiğinden sonra da işkenceye duçar edildik". (Musa şöyle) dedi: "Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı helak edecek, sizi bu yerde hükümdar yapacak da sizin nasıl hareket edeceğinize bakacakdır".

Hasib Asutay

(Kavmi Musa'ya), 'Sen bize gelmeden önce de geldikten sonra da bize işkence edildi' dediler. (Musa'da:) 'Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı yok eder ve onların yerine sizi yeryüzüne hâkim kılar da nasıl hareket edeceğinize bakar' (39) dedi. (39. Böylece Hz. Musa geleceğin inananların olacağına işaret etti. Yüce Allah Firavun ile kavmini suda boğarak bu va'dini yerine getirdi. İsrailoğullarını onların yurtlarına ve mallarına Davud ve Süleyman (a.s.) zamanında sahip kıldı. Yuşa' b. Nûn devrinde de Kudüs'ü fethettiler.)

Hayrat Neşriyat

(Onlar) dediler ki: '(Ey Mûsâ! Sen) bize gelmeden önce de, geldikten sonra da bize eziyet edildi.' (Mûsâ şöyle) dedi: 'Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı helâk eder ve sizi yeryüzünde (onların yerine) hâkim kılar da, nasıl amel edeceğinize bakar.'

İbni Kesir

Dediler ki: Sen, bize gelmezden önce de, geldikten sonra da eziyyet edildik. Dedi ki: Rabbınızın, düşmanınızı yok etmesi ve yeryüzünde sizi onların yerine getirmesi umulur. Ve o zaman nasıl davranacağınıza bakacaktır.

Mehmet Okuyan

Onlar “Sen bize (peygamber olarak) gelmeden önce de eziyete uğratılmıştık; geldikten sonra da!” demişlerdi. (Musa ise): “Elbette Rabbiniz, düşmanınızı helak edecek, onların yerine sizi yeryüzüne hâkim kılacak ve nasıl hareket edeceğinize bakacaktır.” demişti.

Muhammed Esed

(Fakat İsrailoğulları:) "Biz, sen gelmeden önce de çok eziyet çektik, geldikten sonra da!" dediler. (Musa cevaben): "Belki de, Rabbiniz düşmanınızı yok edip yeryüzüne sizi varis kılacak: Ve sonra sizin nasıl (ve neler) yaptığınıza bakacak!"

Mustafa İslamoğlu

(Musa'nın toplumu): "Sen bize gelmeden önce de eza cefa görüyorduk, mucizelerle geldikten sonra da" diye çıkıştılar. (Musa): "Rabbiniz düşmanınızı yok ettikten sonra sizi ülkeye kesinlikle varis kılacak, bunun için de sizin tavır ve davranışlarınıza bakacaktır" dedi.

Ömer Nasuhi Bilmen

Dediler ki: «Biz senin bize gelmenden evvel de ve bize geldiğinden sonra da eza edildik». «Umulur ki,» Dedi, «Rabbiniz düşmanlarınızı helâk eder de sizi yerde onların halefi kılacak olur. Tâ ki nasıl amel edeceğinize nazar buyursun.»

Ömer Öngüt

Dediler ki: “Sen bize gelmezden önce de, sen bize geldikten sonra da hep eziyete uğradık. ” Musa da: “Rabbinizin düşmanlarınızı yok etmesi ve yeryüzünde sizi onların yerine geçirmesi umulur. O zaman nasıl hareket edeceğinize bakacaktır. ” dedi.

Suat Yıldırım

İsrailoğulları: "Biz, hem sen bize gelmeden önce, hem de sen bize peygamber olarak geldikten sonra işkenceye mâruz kaldık!" diye yakındılar. Mûsâ ise, şöyle dedi: "Hele biraz daha sabredin. Umulur ki, Rabbiniz düşmanlarınızı imha eder de, onların yerine sizi hakim kılıp nasıl hareket edeceğinize bakar."

Süleyman Ateş

"(Ey Musa), sen bize gelmezden önce de, sen bize geldikten sonra da bize işkence edildi." dediler. (Musa) dedi: "Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı yok eder ve onların yerine sizi yeryüzüne hakim kılar da nasıl hareket edeceğinize bakar."

Süleymaniye Vakfı

Dediler ki: "Sen gelmeden önce de geldikten sonra da hep eziyet gördük." Musa şöyle dedi: "Belki de Rabbiniz, düşmanınızı yok edecek ve bu topraklarda sizi onların yerine geçirecektir. Sonra da sizin ne yapacağınıza bakacaktır."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dediler ki "Sen aramıza katılmadan da gelişinden sonra da ezilen hep biz olduk." Musa şöyle dedi: "Belki de Rabbiniz, düşmanınızı etkisiz hale getirecek ve sizi onların yerine yerleştirecektir. Sonra da sizin ne yapacağınıza bakacaktır."

Şaban Piriş

Kavmi ise: -Sen bize gelmeden önce de geldikten sonra da bize işkence edildi, dediler. Musa da: -Rabbinizin düşmanlarınızı helak etmesi ve sizi yeryüzünde nasıl yaşayacağınıza bakmak için, iktidara getirmesi ümit edilir, dedi.

Tefhim-ul Kuran

Dediler ki: «Sen bize gelmeden önce de, geldikten sonra da eziyete uğratıldık.» (Musa:) «Umulur ki, Rabbiniz düşmanınızı helak edecek ve sizleri yeryüzünde halifeler (egemenler) kılacak, böylece nasıl davranacağınızı gözleyecek» dedi.

Ümit Şimşek

Onlar 'Sen gelmeden önce de biz eziyete uğruyorduk, sen geldikten sonra da' dediler. Musa 'Bakarsınız,' dedi, 'Rabbiniz düşmanlarınızı helâk eder de, ne tür işler yapacağınıza bakmak için ülkede onların yerine sizi egemen kılar.'

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler ki: "Senin bize gelişinden önce de işkenceye uğratıldık, gelişinden sonra da." Musa dedi: "Rabbinizin, düşmanınızı yok etmesi ve nasıl davranacağınıza bakmak üzere yeryüzünde sizi yöneticiler yapması umulabilir."

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Musaya iman gətirənlər) dedilər: ″Sən bizə peyğəmbər gəlməmişdən əvvəl də, sonra da biz əziyyət çəkdik!″ (Musa onlara belə) cavab verdi: ″Bəlkə də, Rəbbiniz düşməninizi məhv edib sizi yer üzünün varisləri edəcək, sonra isə nə etdiyinizə (özünüzü necə apardığınıza) baxacaq!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie sagten: ʺWir sind heimgesucht worden, bevor du zu uns kamst und werden auch heimgesucht werden, nachdem du zu uns gekommen bist.ʺ Er sagte: ʺMöge Gott, der Herr, euren Feind vernichten und euch zu den Nachfolgern im euch versprochenen Land machen, und so wird Er sehen, wie ihr handeln werdet.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sie sagten: ʺUns ist Leid zugefügt worden, bevor du zu uns kamst und nachdem du zu uns gekommen bist.ʺ Er sagte: ʺVielleicht wird euer Herr euren Feind vernichten und euch zu Nachfolgern auf der Erde machen und dann schauen, wie ihr handelt.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Sie sagten: ʺWir litten, ehe du zu uns kamst und nachdem du zu uns gekommen bist.ʺ Er sagte: ʺEuer Herr möge bald eure Feinde zugrunde gehen lassen und euch die Folgeherrschaft im Land geben; und Er wird sehen, was ihr dann tut.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie sagten: ʺUns wurde Schaden zugefügt, bevor du zu uns kamst und nachdem du zu uns kamst.ʺ Er sagte: ʺMöglich ist es, daß euer HERR euren Feind zugrunde richtet und euch als Nachfolger im Lande einsetzt. Dann sieht ER, wie ihr handelt.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

But in despair did his people say to him: " We have been burdened with cruel impositions before you came to us and since you have been with us". " May Allah, your Creator, said Mussa, reduce your enemy into a useless form and designate you the successors in the land, and then He shall see how you conduct yourselves in life!"

Abdul Haleem

and they replied, ‘We were being persecuted long before you came to us, and since then too.’ He said, ‘Your Lord may well destroy your enemy and make you successors to the land to see how you behave.’

Abdullah Yusuf Ali

They said: "We have had (nothing but) trouble, both before and after thou camest to us." He said: "It may be that your Lord will destroy your enemy and make you inheritors in the earth; that so He may try you by your deeds."

Abul A'la Maududi

The people of Moses replied: 'We were oppressed before your coming to us and after it.' Moses said: 'Your Lord will soon destroy your enemy and make you rulers in the land. Then He will see how you act.'

Aisha Bewley

They said, ‘We suffered harm before you came to us and after you came to us. ’ He said, ‘It may well be that your Lord is going to destroy your enemy and make you the successors in the land so that He can see how you behave.’

Al-Hilali & Khan

They said: "We (Children of Israel) had suffered troubles before you came to us, and since you have come to us." He said: "It may be that your Lord will destroy your enemy and make you successors on the earth, so that He may see how you act?"

Ali Quli Qarai

They said, ‘We were tormented before you came to us and [also] after you came to us. ’ He said, ‘Maybe your Lord will destroy your enemy and make you successors in the land, and then He will see how you act.’

Amatul Rahman Omar

They (- the persons of superficial thinking of the Children of Israel) said, `We were persecuted before you came to us and (are being persecuted) even after you have come to us. ' (Moses) said, `It is well nigh that your Lord will destroy your enemy and make you rulers in the (promised) land and then He will see how you act.'

Arthur John Arberry

They said, 'We have been hurt before thou camest to us, and after thou camest to us. ' He said, 'Perchance your Lord will destroy your enemy, and will make you successors in the land, so that He may behold how you shall do.'

Bijan Moeinian

His people complained: "What is this? Before you come to use we were oppressed and now that you have come to us, we are still oppressed!" Moses said: "In the near future God will destroy your enemies and establish you as His representative on earth to see whether or not you will choose to behave accordingly. "

E. Henry Palmer

They said, 'We have been hurt before thou didst come to us, and since thou hast come to us. ' Said he, 'It may be that your Lord will destroy your foe, and will make you succeed him in the earth; and He will see how ye act.'

Edip-Layth

They said, "We were being harmed before you came to us and since you have come to us." He said, "Perhaps your Lord will destroy your enemy, and make you successors in the land, so He sees how you behave."

George Sale

They replied, 'We were persecuted before thou camest to us and even after thou camest to us. ' He said, 'Your Lord is about to destroy your enemy and make you rulers in the land, that He may see how you act.'

Hamid S. Aziz

They said, "We suffered before you did come to us, and also since you have come to us. " Said he, "It may be that your Lord will destroy your foe, and will make you vicegerents (inheritors, successors) in the earth, that He may see how you behave."

Mahmoud Ghali

They said, "We were hurt even before you came up to us and even after you came to us. " Said he, "It may be that your Lord will cause your enemy to perish and make you successors in the earth; so He looks into how you do."

Marmaduke Pickthall

They said: We suffered hurt before thou camest unto us, and since thou hast come unto us. He said: It may be that your Lord is going to destroy your adversary and make you viceroys in the earth, that He may see how ye behave.

Mohamed Ahmed - Samira

They said: "We were oppressed before you came, and have been since you have come to us. " He answered: "It may well be that soon God may destroy your enemy and make you inherit the land, and then see how you behave."

Muhammad Asad

[But the children of Israel] said: "We have suffered hurt ere thou camest to us and since thou hast come to us!" [Moses] replied: "It may well be that your Sustainer will destroy your foe and make you inherit the earth: and thereupon he will behold how you act. "

Mustafa Khattab

They complained, "We have always been oppressed—before and after you came to us ˹with the message˺." He replied, “Perhaps your Lord will destroy your enemy and make you successors in the land to see what you will do.”

Progressive Muslims

They said: "We were being harmed before you came to us and since you have come to us. " He said: "Perhaps your Lord will destroy your enemy, and make you successors in the land, so He sees how you act"

Sahih International

They said, "We have been harmed before you came to us and after you have come to us. " He said, "Perhaps your Lord will destroy your enemy and grant you succession in the land and see how you will do."

Sam Gerrans

They said: “We have been hindered before thou camest to us and since thou camest to us.” Said he: “It may be that your Lord will destroy your enemy, and make you successors in the earth, so He might see how you will do.”

Shabbir Ahmed

Fearing persecution they said, "We suffered before you came to us and after you have come to us. " Moses said, "Your Lord will annihilate your enemy, and you will inherit the earth. Then He will see what kind of works you do."

Syed Vickar Ahamed

They said: "We have had (only) trouble, both before and after you came to us. " He said: "It may be that your Lord will destroy your enemy and make you the inheritors in the earth; That so He may try you by your actions."

Taqi Usmani

They said, "We were persecuted before you came to us and after you have come to us." He said, “Hopefully your Lord will destroy your enemy and make you successors in the land, then He will see how you act.”

The Monotheist Group

They said: "We were being harmed before you came to us and since you have come to us." He said: "Perhaps your Lord will destroy your enemy, and make you successors in the land, so He sees how you work?"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils dirent: ʺNous avons été persécutés avant que tu ne viennes à nous, et après ton arrivée.ʺ Il dit: ʺIl se peut que votre Seigneur détruise votre ennemi et vous donne la lieutenance sur terre, et Il verra ensuite comment vous agirezʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Gelê Mûsa jê re) Gotin: Beriya ku tu (bi pêxemberî) ji me re werî, em dihatin êşandin û piştî ku tu hatî jî em tên êşandin. (Mûsa ji wan re) Got: Hêvî heye ku Xwedayê we dijminê we ji holê rake; wan helak bikê û we li ser erdê (li şûna wan) bike desthilat. Vêca dê binêrê ka hûn ê çi bikin?

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zeiden: ʺOns is leed aangedaan voordat jij tot ons kwam en nadat jij tot ons gekomen bent.ʺ Hij zei: ʺMisschien dat jullie Heer jullie vijanden vernietigt en dat Hij jullie dan hun opvolgers op de aarde laat zijn. Dan zal Hij kijken hoe jullie het doen.ʺ

Hollandaca — Siregar

Zij zeiden: ʺWij werden gekweld vóór dat jij (Môesa) tot ons kwam en nadat jij tot ons bent gekomen.ʺ Hij zei: ʺHopelijk zal jullie Heer jullie vijanden vernietigen en jullie als opvolgers aanstellen op de aarde, opdat Hij zal aanschouwen hoe jullie handelen.ʺ

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

Сказали (люди из народа Мусы): «Нам причиняли страдания (убивая наших сынов) и до того, как ты (о, Муса) явился к нам, и (мы продолжаем страдать и) после того, как ты пришел». (Пророк Муса) сказал (им): «Может быть, Господь ваш погубит вашего врага [Фараона и его сторонников] и сделает вас преемниками на земле (после их погибели) и посмотрит, как вы поступаете [будете вы благодарны или нет]!»

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Israeliterna) svarade: ʺVi har lidit ont både innan du kom till oss och efter det att du kom.ʺ (Moses) svarade: ʺKanske skall er Herre förgöra er fiende och ge er (hans) land i arv och sedan låta er visa ert sinnelag med era handlingar.ʺ