Andolsun biz, Firavun ailesini, öğüt alsınlar diye yıllarca süren kıtlık ve ürün eksikliği ile cezalandırdık.
وَلَقَدْ اَخَذْنَٓا اٰلَ فِرْعَوْنَ بِالسِّنِينَ وَنَقْصٍ مِنَ الثَّمَرَاتِ لَعَلَّهُمْ يَذَّكَّرُونَ
ve leḳad eḣaƶnā āle fir'ǎvne bi s-sinīne ve neḳSin mine ṧ-ṧemerāti leǎllehum yeƶƶekkerūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Andolsun ki biz, düşünüp ibret alsınlar diye Firavun'u ve soyunu yıllarca kuraklığa ve kıtlığa uğrattık.
Abdulkadir Gölpınarlı
Andolsun ki biz, düşünüp ibret alsınlar diye Firavunʼu ve soyunu yıllarca kuraklığa ve kıtlığa uğrattık.
Adem Uğur
Andolsun ki, biz de Firavun'a uyanları ders alsınlar diye yıllarca kuraklık ve mahsül kıtlığı ile cezalandırdık.
Ahmed Hulusi
Andolsun ki Al-i Firavun'u, belki nedenini düşünürler diye, senelerle (kuraklık) ve ürün kıtlığıyla bunalttık.
Ahmet Tekin
Andolsun, biz Firavun’un kavmini düşünüp ibret alsınlar diye senelerce kıtlık ve ürün noksanlığı içinde tutup kıvrandırdık.
Ahmet Varol
Şüphesiz biz Firavun'un ailesini belki öğüt alırlar diye kıtlık ve meyvelerden eksiltme yoluyla sıktık.
Ali Bulaç
Andolsun, biz de Firavun aile (çevre)sini belki öğüt alıp düşünürler diye yıllar yılı kuraklığa ve ürün kıtlığına uğrattık.
Ali Fikri Yavuz
And olsun ki, biz, Firavun ailesini, düşünüp ibret alsınlar diye, tuttuk senelerce mahsul kıtlığı ve kuraklıkla kıvrandırdık.
Ali Rıza Safa
Gerçek şu ki, Firavun ailesini, yıllar süren kuraklık ve ürün kıtlığına uğrattık; belki öğüt alırlar diye.
Bayraktar Bayraklı
Andolsun ki, Firavun'a uyanlar ders alsınlar diye, onları yıllarca kuraklık ve ürün kıtlığı ile cezalandırdık.
Bekir Sadak
And olsun ki, Biz de Firavun ailesini, ders alsinlar diye, yillarca kurakliga ve urun kitligina ugrattik.
Celal Yıldırım
And olsun ki Fir'avn taraftarlarını, öğüt ve ibret alsınlar diye kıtlık yılları ve ürünlerinin noksanlığıyla tutup (sıkıntıya uğrattık).
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Andolsun ki biz de Firavun’a uyanları, ders alsınlar diye kuraklık yılları ve ürün kıtlığı ile cezalandırdık.
Diyanet İşleri
Andolsun biz, Firavun ailesini, öğüt alsınlar diye yıllarca süren kıtlık ve ürün eksikliği ile cezalandırdık.
Diyanet İşleri (eski)
And olsun ki, Biz de Firavun ailesini, ders alsınlar diye, yıllarca kuraklığa ve ürün kıtlığına uğrattık.
Diyanet Vakfi
Andolsun ki, biz de Firavun'a uyanları ders alsınlar diye yıllarca kuraklık ve mahsül kıtlığı ile cezalandırdık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Gerçekten biz, Firavun sülâlesini, senelerce kıtlık ve gelir noksanlığı içinde tutup kıvrandırdık ki, düşünüp ibret alsınlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Gerçekten biz, Firavun'a bağlı olanları senelerce kıtlık ve hasılat eksikliği ile kıvrandırdık, gerektir ki, düşünüp ibret alsınlar!
Elmalılı Hamdi Yazır
Filhakika ali Fir'avnı tuttuk senelerce kıtlık ve hasılat eksikliğiyle sıktık, gerekti ki düşünüb ıbret alsınlar
Erhan Aktaş
Ant olsun ki belki ders alırlar diye, Firavuncuları yıllarca kuraklık ve ürün kıtlığıyla cezalandırdık.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ant olsun ki belki ders alırlar diye, Firavuncuları yıllarca kuraklık ve ürün kıtlığıyla cezalandırdık.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ant olsun ki belki ders alırlar diye, Firavuncuları yıllarca kuraklık ve ürün kıtlığıyla cezalandırdık.
Fizilal-il Kuran
Andolsun ki, biz Firavunoğulları'nı ola ki, akılları başlarına gelir diye yıllarca süren kuraklığa ve ürün kıtlığına uğrattık.
Gültekin Onan
Andolsun, biz de Firavun aile (çevre)sini belki öğüt alıp düşünürler diye yıllar yılı kuraklığa ve ürün kıtlığına uğrattık.
Hamdi Döndüren
Andolsun ki, Biz, Firavun hanedanını, düşünüp ibret almaları için, yıllarca kuraklık ve kıtlıkla cezalandırmıştık.
Hasan Basri Çantay
Andolsun ki biz Fir'avn hanedanını, düşünüb ibret alsınlar diye, yıllarca kuraklıkla, mahsullerin kıtlığıyle tutub sıkdık.
Hasib Asutay
Andolsun ki, biz Firavun ailesini öğüt alsınlar diye yıllarca kıtlıkla ve ürünlerini azaltmakla cezalandırdık.
Hayrat Neşriyat
Muhakkak ki (biz,) Fir'avun ehlini, belki ibret alırlar diye (yıllarca) kıtlıklar ve mahsûllerden bir eksiltme ile yakaladık (cezâlandırdık).
İbni Kesir
Andolsun ki; Biz, Firavun hanedanını düşünüp ibret alırlar diye yıllarca kuraklık ve mahsullerinin kıtlığıyla tutup sıktık.
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki biz de Firavun’un ailesini (destekçilerini gerçeği) hatırlasınlar diye kuraklık ve ürün kıtlığı ile cezalandırmıştık.
Muhammed Esed
Gerçekten de Firavunun halkını kuraklık ve ürün kıtlığıyla kıskıvrak yakaladık ki akıllarını başlarına toplar da ders alırlar.
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu Biz Firavun'un halkını, akıllarını başlarına toplasınlar diye kuraklık ve ürün kıtlığına mahkum ettik.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve andolsun ki, Fir'avun'un kavmini senelerce kaht ve galaya ve meyvelerin eksikliğine giriftar ettik, düşünüp de mütenessih olsunlar diye.
Ömer Öngüt
Andolsun ki biz Firavun hânedânını düşünüp ibret alırlar diye yıllarca kuraklığa, mahsul kıtlığına uğrattık.
Suat Yıldırım
Biz Firavun hanedanı düşünüp ibret alsınlar diye, senelerce onları kuraklık, kıtlık ve ürün azlığı ile cezalandırdık.
Süleyman Ateş
Andolsun biz, Fir'avn ailesini tuttuk, öğüt alsınlar diye yıllarca kıtlıkla ve ürünleri azaltmakla sıktık.
Süleymaniye Vakfı
Belki akıllarını başlarına alırlar diye Firavun hanedanını kurak geçen yıllar ve kıtlıkla cezalandırdık.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Firavun hanedanına, belki akıllarını başlarına alırlar diye yıllar yılı kuraklık ve gelir darlığı yaşattık.
Şaban Piriş
Firavun hanedanını belki düşünürler diye kuraklık ve yıllarca ürünlerini eksiltmekle cezalandırdık.
Tefhim-ul Kuran
Andolsun, biz de Firavun aile (çevre) sini belki öğüt alıp düşünürler diye yıllar yılı kuraklığa ve ürün kıtlığına uğrattık.
Ümit Şimşek
And olsun, Biz Firavun hanedanını, ibret alsınlar diye, yıllarca kuraklık ve kıtlığa uğrattık.
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun ki biz, Firavun hanedanını yakalayıp ürün eksikliğiyle senelerce sıktık ki, düşünüp öğüt alabilsinler.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz Firon xalqını quraqlıq illərinə və məhsul qıtlığına məruz qoyduq ki, bəlkə düşünüb ibrət alsınlar.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Biz Firʼon əhlini (illərlə) qıtlığa, quraqlığa və məhsul çatışmazlığına məʼruz qoyduq ki, bəlkə, düşünüb ibrət alsınlar!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir haben das Volk Pharaos mit schweren Jahren der Dürre und Mißernte heimgesucht, auf daß sie Gottes gedenken.
Almanca — Der Edle Quran
Und Wir ergriffen ja schon die Leute Firʹauns mit Dürrejahren und Mangel an Früchten, auf daß sie bedenken mögen.
Almanca — M. A. Rassoul
Und Wir bestraften Pharaos Volk mit Dürre und Mangel an Früchten, auf daß sie sich ermahnen ließen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und gewiß, bereits ließen WIR Dürre und Rückgang von 1 Erzeugnissen Pharaos Leute überkommen, damit sie sich entsinnen.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
We subjected Pharaoh and his people to a retributory punishment and made them suffer heavy damage. They were pined with dearth, hunger and drought for years that they may hopefully humble themselves to Him and lift to Him their inward sight.
Abdul Haleem
We inflicted years of drought and crop failure on Pharaoh’s people, so that they might take heed,
Abdullah Yusuf Ali
We punished the people of Pharaoh with years (of droughts) and shortness of crops; that they might receive admonition.
Abul A'la Maududi
We afflicted the people of Pharaoh with hard times and with poor harvest that they may heed.
Aisha Bewley
We seized Pharaoh’s people with years of drought and scarcity of fruits so that hopefully they would pay heed.
Al-Hilali & Khan
And indeed We punished the people of Fir‘aun (Pharaoh) with years of drought and shortness of fruits (crops), that they might remember (take heed).
Ali Quli Qarai
Certainly We afflicted Pharaoh’s clan with droughts and loss of produce, so that they may take admonition.
Amatul Rahman Omar
And We, surely, seized Pharaoh's followers with years of drought and scarcity of fruits and children so that they might take heed.
Arthur John Arberry
Then seized We Pharaoh's people with years of dearth, and scarcity of fruits, that haply they might remember.
Bijan Moeinian
Then I subjected the Pharaoh's people to several years of drought and famine (giving them thus a respite out of mercy) so that they may come to their senses.
E. Henry Palmer
We had overtaken Pharaoh's people with the years (of dearth) and scarcity of fruits, that haply they might remember;
Edip-Layth
We then afflicted the people of Pharaoh with years of drought, a shortage in crops, so that they might take heed.
George Sale
And We afflicted Pharaoh's people with years of draught and scarcity of fruits, that they might take heed.
Hamid S. Aziz
We punished Pharaoh's people with the years (of drought) and scarcity of fruit or crops), that per chance (or possibly) they might remember.
Mahmoud Ghali
And indeed We already took the house of Firaawn (to task) with years (of dearth), and diminution of products, that possibly they would constantly remember.
Marmaduke Pickthall
And we straitened Pharaoh's folk with famine and dearth of fruits, that peradventure they might heed.
Mohamed Ahmed - Samira
We afflicted the people of Pharaoh with famine and dearth of everything that they might take heed.
Muhammad Asad
And most certainly did We overwhelm Pharaoh's people with drought and scarcity of fruits, so that they might take it to heart.
Mustafa Khattab
Indeed, We afflicted Pharaoh’s people with famine and shortage of crops so they might come back ˹to their senses˺.
Progressive Muslims
And We afflicted the people of Pharaoh with years of drought, and a shortage in crops, perhaps they will remember.
Sahih International
And We certainly seized the people of Pharaoh with years of famine and a deficiency in fruits that perhaps they would be reminded.
Sam Gerrans
And We seized the house of Pharaoh with drought and loss of crops, that they might take heed.
Shabbir Ahmed
The unjust system of Pharaoh and his people began to waver (7:94). When Our Requital struck them with famine, and scanty crop (they found themselves ill prepared for the relief efforts). They should have stopped to think.
Syed Vickar Ahamed
And indeed, We punished the people of Firon (Pharaoh) with years (of drought) and shortness of crops; That they might listen to guidance.
Taqi Usmani
And We seized the people of Pharaoh with years of famine and poor production of fruits, so that they may learn a lesson.
The Monotheist Group
And We afflicted the people of Pharaoh with years of drought, and a shortage in crops, perhaps they would remember.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Sond be, Me Firewn û malbata wî bi xelayê û kêmkirina fêkî ceza kir da ku ji xwe re ders bigirin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En Wij grepen de mensen van Firʹaun met hongerjaren en tekort aan vruchten, opdat zij zich misschien zouden laten vermanen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En wij straften vroeger het volk van Pharao met onvruchtbaarheid en schaarschheid hunner vruchten, teneinde hen te waarschuwen.
Hollandaca — Siregar
En voorzeker grepen Wij het volk van Firʹaun met jaren (van hongersnood) en tekorten aan oogstopbrengsten. Hopelijk zullen zij zich laten vermanen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И уже Мы поразили [наказали] сборище Фараона (тяжкими) годами и уменьшением [неурожаем] плодов, чтобы они вняли увещаниям [одумались и обратились к Аллаху с покаянием]!
Rusça — Osmanov
Мы поразили род Фирʹауна засухой и недородом, - быть может, они одумаются.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Vi prövade Faraos folk med år av torka och magra skördar - kanske skulle det stämma dem till eftertanke -