Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza), Ka'be'ye ulaştırılmak üzere, öldürdüğünün dengi olup, içinizden iki adil kimsenin takdir edeceği bir kurbanlık hayvan; veya yoksulları yedirmek suretiyle keffaret; yahut onun dengi oruç tutmaktır. (Bu) yaptığı işin kötü sonucunu tatması içindir. Allah, geçmiştekileri affetmiştir. Fakat kim bir daha böyle yaparsa, Allah ondan intikam alır. Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.
يَاأَيُّهَا الَّذِينَ اٰمَنُوا لَا تَقْتُلُوا الصَّيْدَ وَاَنْتُمْ حُرُمٌ وَمَنْ قَتَلَهُ مِنْكُمْ مُتَعَمِّدًا فَجَزَاءٌ مِثْلُ مَا قَتَلَ مِنَ النَّعَمِ يَحْكُمُ بِهِ ذَوَا عَدْلٍ مِنْكُمْ هَدْيًا بَالِغَ الْكَعْبَةِ اَوْ كَفَّارَةٌ طَعَامُ مَسَاكِينَ اَوْ عَدْلُ ذٰلِكَ صِيَامًا لِيَذُوقَ وَبَالَ اَمْرِهِ عَفَا اللّٰهُ عَمَّا سَلَفَ وَمَنْ عَادَ فَيَنْتَقِمُ اللّٰهُ مِنْهُ وَاللّٰهُ عَزِيزٌ ذُو انْتِقَامٍ
yā eyyuhā (e)lleƶīne āmenū lā teḳtulū S-Sayde ve entum Hurumun ve men ḳatelehu minkum muteǎmmiden fe cezā'un miṧlu mā ḳatele mine n-neǎmi yeHkumu bihi ƶevā ǎdlin minkum hedyen bāliğa l-keǎ'beti ev keffāratun Taǎāmu mesākīne ev ǎdlu ƶālike Siyāmen li yeƶūḳa vebāle emrihi ǎfā (a)llahu ǎmmā selefe ve men ǎāde fe yenteḳimu (a)llahu minhu ve(a)llahu ǎzīzun ƶū ntiḳāmin
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ey inananlar, ihramdayken avlanmayın; içinizden kim, bir av hayvanını bilerek öldürürse sizden iki adâlet sahibinin hükmüne göre cezası, öldürdüğü hayvanın benzeri olan ve Kâ'be'ye götürülen bir hayvanı kurban etmek, yahut işlediği suça karşılık yoksulları doyurmak, yahut da bunlara denk olacak kadar oruç tutmaktır, böylece yaptığının cezasını tatması gerektir. Allah, geçmişte işlenen suçları bağışlamıştır. Fakat bundan böyle de kim bu suçu işlerse şüphe yok ki Allah öç alır ondan ve Allah üstündür, öç alıcıdır.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ey inananlar, ihramdayken avlanmayın; içinizden kim, bir av hayvanını bilerek öldürürse sizden iki adâlet sahibinin hükmüne göre cezası, öldürdüğü hayvanın benzeri olan ve Kâʼbeʼye götürülen bir hayvanı kurban etmek, yahut işlediği suça karşılık yoksulları doyurmak, yahut da bunlara denk olacak kadar oruç tutmaktır, böylece yaptığının cezasını tatması gerektir. Allah, geçmişte işlenen suçları bağışlamıştır. Fakat bundan böyle de kim bu suçu işlerse şüphe yok ki Allah öç alır ondan ve Allah üstündür, öç alıcıdır.
Adem Uğur
Ey iman edenler! İhramlı iken avı öldürmeyin. İçinizden kim onu kasten öldürürse öldürdüğü hayvanın dengi (ona) cezadır. (Buna) Kâbe'ye varacak bir kurban olmak üzere içinizden adalet sahibi iki kişi hükmeder (öldürülen avın dengini takdir eder). Yahut (avlanmanın cezası), fakirleri doyurmaktan ibaret bir keffârettir, yahut onun dengi oruç tutmaktır. Ta ki (yasak av yapan) işinin cezasını tatmış olsun. Allah geçmişi affetmiştir. Kim bu suçu tekrar işlerse Allah da ondan karşılığını alır. Allah daima galiptir, öç alandır.
Ahmed Hulusi
Ey iman edenler. . . İhramda iken avlanmayın. . . Sizden kim kasten avı öldürürse, o işin vebalini tatması için yaptığının karşılığı olarak; öldürdüğünün misli, Kabe'ye ulaşacak bir kurban gerekir. Ki ona da sizden iki adalet sahibi hükmeder. . . Yahut miskinleri doyurma olan bir keffarettir yahut ona denk bir oruç tutmak. . . Allah geçmişi affetmiştir. . . Fakat kim bir daha yaparsa Allah ona yaptığının sonucunu yaşatır!. . Allah Aziyzün Züntikam'dır (açığa çıkan fiilin sonucunu şiddetle yaşatandır).
Ahmet Tekin
Ey iman edenler, ihramlı iken av hayvanı öldürmeyin. İçinizden kim kasten av hayvanı öldürürse, yaptığı işin cezasını çekmesi için öldürdüğü hayvanın dengi bir hayvanı ceza olarak Kâbe’ye ulaştırıp kurban etmesi gerekir. İçinizden iki âdil kişi bu denkliğe karar verir. Yahut ceza olarak bir keffârettir, o nisbette fakir karnı doyurulur. Yahut ona denk gelecek şekilde yaptığının cezasını tatması için oruç tutmaktır. Allah yasaklama âyetinden önce işlenen suçların cezalarını affetmiştir. Kim bu suçu tekrar işlerse, Allah da ona lâyık olduğu cezayı verir. Allah kudretli ve hükümrandır. Emrine muhalefet edenlere ve âsilere hakettikleri cezayı verir.
Ahmet Varol
Ey iman edenler! İhramlı olduğunuz sırada avı öldürmeyin. İçinizden kim onu kasıtlı olarak öldürürse bunun cezası öldürdüğüne denk olduğuna aranızdan iki adil kişinin hükmedeceği ve Kabe'ye ulaşacak bir ehil hayvanı kurban etmesi [16] yahut fakirlere yiyecek vermekle keffarette bulunması veya buna denk gelecek kadar oruç tutmasıdır. Böylelikle işlediğinin vebalini tatsın. Allah geçmişte olanları bağışladı. Kim yeniden yaparsa, Allah ondan öç alır. Allah yücedir, öç alıcıdır.
Ali Bulaç
Ey iman edenler, siz ihramlıyken avı öldürmeyin. Sizden kim onu kasıtlı olarak (taammüden) öldürürse, cezası, hayvandan öldürdüğünün bir benzeridir. Buna da, Kabe'ye ulaşmış bir kurbanlık olarak içinizden adalet sahibi iki kişi hükmedecektir. Veya yoksulları doyurmak veya onun dengi oruç tutmak olan bir keffaret vardır. Böylelikle işlediğinin vebalini tadmış olsun. Allah geçmişte olanı bağışladı. Ama kim tekrarlarsa, Allah ondan öc alacaktır. Allah üstün ve güçlü olandır, öc sahibidir.
Ali Fikri Yavuz
Ey iman edenler! Siz, ihramda iken avı öldürmeyin. İçinizden kim onu bilerek öldürürse, ona, öldürdüğü hayvanın benzeri bir hayvan kurban etmek cezası vardır; buna, Kâbe’ye ulaşmış bir kurbanlık olmak üzere, içinizden adâlet sahibi iki kişi hükmeder. Yahut bir keffâret vardır ki, (bu da) nisbette yoksulu doyurmak veya her fakire karşılık bir gün oruç tutmaktır. Böylece yaptığının cezasını tatsın. Allah geçmişte yapılanları bağışladı. Fakat kim (bundan sonra) bir daha yaparsa Allah ondan intikamını alacaktır. Allah mutlak galibdir, intikam sahibidir.
Ali Rıza Safa
Ey inanca çağırılanlar! Hac süresince av hayvanı öldürmeyin. Kasıtlı olarak onu öldürenin cezası, öldürdüğüne benzer bir hayvandır. Aranızdan, adaletli iki kişi kararlaştırıp, kurban olarak Kabe'ye ulaştıracaktır. Veya yoksulları doyurarak veya onun dengi oruç tutarak kurtulmalık verecektir; yaptığının sonucunu tatsın diye. Allah, geçmişi bağışlamıştır. Ama kim tekrarlarsa, Allah, hak ettikleri cezayı verecektir. Çünkü Allah, Üstündür; hak ettikleri cezayı verendir.
Bayraktar Bayraklı
Ey iman edenler! İhramda iken avlanmayınız. Sizden kim avı kasten öldürürse, öldürdüğü hayvanın dengi bir cezası vardır. Buna, Kabe'ye varacak bir kurban olmak üzere, içinizden adalet sahibi iki kişi hükmeder. Yahut fakirleri doyurmaktan ibaret bir kefarettir; ya da onun dengi oruç tutmaktır. Ta ki böylece o insan, yaptığı işin cezasını çekmiş olsun. Allah geçmişi affetmiştir. Kim bu suçu tekrar işlerse, Allah ondan öç alır. Allah daima galiptir; intikam alandır.
Bekir Sadak
Ey Inananlar! Ihramli iken avi oldurmeyin. Sizden bile bile onu oldurene, ehli hayvanlardan oldurdugu kadar olduguna icinizden iki adil kimsenin hukmedecegi, Kabe'ye ulasacak bir kurbani odeme, yahut duskunlere yemek yedirme seklinde keffaret ya da yaptiginin agirligini tatmak uzere bunlara denk oruc tutma vardir. Allah gecmistekileri affetmistir, kim tekrar yaparsa Allah ondan oc alir. Allah Guclu'dur, Ocalici'dir.
Celal Yıldırım
Ey imân edenler! Siz ihrâmlı iken avı öldürmeyin ; sizden kim bile bile onu öldürürse kendisine ceza vardır. O da öldürdüğüne benzer bir davardır ki, öldürülen gibi olduğunu iki âdil kimse takdîr eder, hüküm verir. Davar, hacı kurbanı olmak üzere Kabe'ye götürülür, orada kesilir; yahut yoksullara yemek vermek veya onun dengince oruç tutarak keffaretini edâ etsin. Tâ ki işlediği (bu cinayetin) vebalini tatmış olsun. Geçmişteki (işlenen bu tür cinayetleri) Allah bağışladı. Kim dönüp bir daha böyle yaparsa, Allah ondan intikam alır. Allah hep üstündür, güçlüdür ve (ilâhi sınırları aşanlardan tevbe etmezlerse) intikam alıcıdır.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Ey iman edenler! İhramda iken av hayvanlarını öldürmeyin. Sizden kim böyle bir hayvanı kasten öldürürse öldürdüğüne denk bir evcil hayvanı ceza olarak öder. Bunu -Kâbe’ye ulaştırılacak bir kurbanlık olmak üzere- aranızdan adalet sahibi iki kişi takdir eder. Yahut o kişi, yoksulları doyurarak veya ona denk olacak kadar oruç tutarak bir kefâret öder ki böylece yaptığı fiilin vebalini tatmış olsun. Allah geçmişi affetmiştir. Fakat kim bunu yeniden işlerse Allah onun cezasını verir.Allah suçlunun hakkından gelen mutlak güç sahibidir.
Diyanet İşleri
Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza), Ka'be'ye ulaştırılmak üzere, öldürdüğünün dengi olup, içinizden iki adil kimsenin takdir edeceği bir kurbanlık hayvan; veya yoksulları yedirmek suretiyle keffaret; yahut onun dengi oruç tutmaktır. (Bu) yaptığı işin kötü sonucunu tatması içindir. Allah, geçmiştekileri affetmiştir. Fakat kim bir daha böyle yaparsa, Allah ondan intikam alır. Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.
Diyanet İşleri (eski)
Ey İnananlar! İhramlı iken avı öldürmeyin. Sizden bile bile onu öldürene, ehli hayvanlardan öldürdüğü kadar olduğuna içinizden iki adil kimsenin hükmedeceği, Kabe'ye ulaşacak bir kurbanı ödeme, yahut düşkünlere yemek yedirme şeklinde keffaret ya da yaptığının ağırlığını tatmak üzere bunlara denk oruç tutma vardır. Allah geçmiştekileri affetmiştir, kim tekrar yaparsa Allah ondan öç alır. Allah Güçlü'dür, Öçalıcı'dır.
Diyanet Vakfi
Ey iman edenler! İhramlı iken avı öldürmeyin. İçinizden kim onu kasten öldürürse öldürdüğü hayvanın dengi (ona) cezadır. (Buna) Kâbe'ye varacak bir kurban olmak üzere içinizden adalet sahibi iki kişi hükmeder (öldürülen avın dengini takdir eder). Yahut (avlanmanın cezası), fakirleri doyurmaktan ibaret bir keffârettir, yahut onun dengi oruç tutmaktır. Ta ki (yasak av yapan) işinin cezasını tatmış olsun. Allah geçmişi affetmiştir. Kim bu suçu tekrar işlerse Allah da ondan karşılığını alır. Allah daima galiptir, öç alandır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Ey iman edenler, ihramlı iken av hayvanı öldürmeyin. İçinizden kim kasten onu öldürürse, yaptığı işin vebalini tatması için, öldürdüğü hayvanın dengi ona cezadır ki, Kâbe'ye ulaşacak bir kurban olmak üzere buna yine içinizden iki adaletli kişi hükmeder; yahut (ceza olmak üzere) bir keffarettir ki, ya o nisbette fakirleri doyurmak, yahut onun dengi oruç tutmaktır. Allah geçmişi affetmiştir. Fakat kim de bu suçu tekrarlarsa, Allah ondan intikamını alır. Allah daima gâliptir, intikam sahibidir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ey iman edenler, sizler ihramda iken av hayvanını öldürmeyin. İçinizden kim onu kasten öldürürse Kabe'ye varacak bir kurbanlık olmak üzere öldürdüğü hayvanın dengi bir ceza vardır ki, buna aranızdan adalet sahibi iki kişi hükmeder. Veya bir keffaret vardır ki, ya o nisbette fakirleri doyurmak, yahut onun dengi oruç tutmaktır. Ta ki bu şekilde yaptığının vebalini tatsın. Allah geçmişi affetmiştir. Fakat kim bir daha yaparsa Allah onun intikamını alacak. Allah, azizdir, intikamı vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey o bütün iyman edenler sizler ihramda iken avı öldürmeyin, içinizden her kim onu amden öldürürse ona mevaşiden öldürdüğünün misli bir ceza vardır ki Ka'beye vasıl olmuş bir kurbanlık olmak üzere buna aranızdan adalet sahibi iki adam hukmeder veya bir keffaret vardır ki o nisbette fukarayı doyurmak veya onun dengi oruç tutmaktır, ta ki bu suretle ettiğinin vebalini tatsın, Allah geçmişi afiv buyurdu, fakat kim bir daha yaparsa Allah ondan onun intikamını alacak, Allah azizdir, intikamı vardır
Erhan Aktaş
Ey İman Edenler! İhramlıyken av hayvanı öldürmeyin. Sizden kim bile bile öldürürse, karşılık olarak yapacağı şey, sizden adil iki kişinin kararıyla, avlanılan şeye denk Kabe'ye ulaşacak hediye göndermek veya yoksulları doyurmak veya buna denk siyamdır ki bu yaptığı işin vebalini tatması içindir. Allah geçmiştekini affetti. Kim aynı suçu tekrar ederse, Allah onun hesabını sorar. Ve Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, Hesap Sorucu'dur.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ey iman edenler! İhramlıyken av hayvanı öldürmeyin. Sizden kim bile bile öldürürse, karşılık olarak yapacağı şey, sizden adil iki kişinin kararıyla, avlanılan şeye denk Kabe'ye ulaşacak hediye göndermek veya yoksulları doyurmak veya buna denk siyamdır ki bu yaptığı işin vebalini tatması içindir. Allah geçmiştekini affetti. Kim aynı suçu tekrar ederse, Allah onun hesabını sorar. Ve Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, Hesap Sorucu'dur.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ey iman edenler! İhramlıyken av hayvanı öldürmeyin. Sizden kim bile bile öldürürse, karşılık olarak yapacağı şey, sizden adil iki kişinin kararıyla, avlanılan şeye denk Kabe'ye ulaşacak kurbanlık bir hayvan göndermek veya yoksulları doyurmak veya buna denk oruç tutmaktır ki bu yaptığı işin vebalini tatması içindir. Allah geçmiştekini affetti. Kim aynı suçu tekrar ederse, Allah onun hesabını sorar. Ve Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, Hesap Sorucu'dur.
Fizilal-il Kuran
Ey müminler, ihramlı iken av hayvanı vurmayınız. Kim bu durumdayken bilerek bir av hayvanı vurursa, işlediği suçun vebalini tadması için, içinizden iki adil kişinin vurulan av hayvanının dengi olduğuna karar verecekleri bir kurbanlığı, ceza olarak, Kabe ye ulaştırıp kesmesi ya kefaret olarak yoksullara yemek yedirmesi yada bunun dengi kadar gün oruç tutması gerekir. Allah geçmiştekileri affetmiştir. Fakat kim bir daha aynı suçu işlerse Allah ondan öç alır. Hiç kuşkusuz Allah üstün iradeli ve öç alıcıdır.
Gültekin Onan
Ey inananlar, siz ihramlıyken avı öldürmeyin. Sizden kim onu kasıtlı olarak (taammüden) öldürürse, cezası, hayvandan öldürdüğünün bir benzeridir. Buna da, Kabe'ye ulaşmış bir kurbanlık olarak içinizden adalet sahibi iki kişi hükmedecektir. Veya yoksulları doyurmak veya onun dengi oruç tutmak olan bir kefaret vardır. Böylelikle buyruğunun / buyrultunun vebalini tatmış olsun. Tanrı geçmişte olanı bağışladı. Ama kim tekrarlarsa Tanrı ondan öc alacaktır. Tanrı üstün ve güçlü olandır, öc sahibidir.
Hamdi Döndüren
Ey iman edenler! Siz ihramlı iken av hayvanını öldürmeyin! İçinizden kim onu isteyerek öldürürse, öldürdüğünün dengi olan bir hayvan cezası vardır ki, bu; ya içinizden iki adaletli kişinin belirleyeceği, Kâbe’ye gönderilecek bir kurban veya yoksulları doyurmaktan ibaret olan bir kefaret; ya da buna denk olacak şekilde oruç tutmaktır. Bu ceza, (ihramlının) işlediği suçun karşılığını tatması içindir. Allah geçmişte yapılanları affetmiştir. Ancak kim bu suça yeniden dönerse Allah onu cezalandırır. Çünkü Allah çok güçlü olan, öç alandır.
Hasan Basri Çantay
Ey iman edenler, siz (hac veya umre için) ihramlı bulunurken av öldürmeyin, içinizden kim onu bilerek öldürürse (üzerine) öldürdüğü o hayvanın benzeri bir ceza vardır ki Ka'beye ulaşmış bir kurbanlık olmak üzere bunu içinizden adalet sahibi iki adam hüküm (ve takdir) edecekdir. Yahud bir keffaret vardır ki (o nisbetde) yoksulu doyurmak, yahud onun dengi oruç tutmakdır. Taki bu suretle o, etdiğinin vebalini tatmış olsun. Allah geçmişi bağışladı. (Fakat) kim bir daha böyle yaparsa Allah ondan intikaamını alır. Allah mutlak gaalibdir, intikam saahibidir.
Hasib Asutay
Ey iman edenler! Siz ihramlı iken av (hayvanı) öldürmeyin. Sizden kim onu kasten öldürürse, öldürdüğü hayvanın dengi (ona) cezadır. (Buna) Kâbe'ye varacak bir kurban olmak üzere içinizden adalet sahibi iki kişi hükmeder. Yahut fakirleri doyurmaktan ibaret bir kefarettir ya da onun dengi oruç tutmaktır. Tâ ki (kişi) işinin cezasını tatmış olsun. Allah geçmişi affetmiştir. Kim, (yeniden bu suça) dönerse Allah ondan öç alacaktır. Allah mutlak üstündür, öç sahibidir (47). (47. Burada 'öç alan'dan kasıt kimsenin ettiğini yanına bırakmayan, mazlumların intikamını alan demektir.)
Hayrat Neşriyat
Ey îmân edenler! Siz ihramlı iken, av (hay vanların)ı öldürmeyin! Artık içinizden onu kas den öldüren kimseye, o takdirde Kâ'be’ye ulaşacak olan bir kurban olmak üzere öldürdüğünün mislinde sağmal hayvanlardan bir cezâ vardır ki, buna (bu avladığı hayvanın mislinin ne olacağına) içi nizden adâletli iki kişi hüküm verir. Veya bir keffâret (gerekir) ki,(o da) yoksulları doyurmak veya buna karşılık oruç tutmaktır; tâ ki (yaptığı) işinin vebâlini tatsın!Allah geçmişi affetmiştir. Fakat kim tekrar yapar sa, artık Allah ondan intikam alır. Çünki Allah, Azîz (dâimâ üstün olan)dır, intikam sâhibidir.
İbni Kesir
Ey iman edenler; siz ihramlı iken avı öldürmeyin. Sizden her kim; bile bile onu öldürürse; öldürdüğü o hayvanın benzeri bir ceza vardır ki, Ka'be'ye ulaşmış bir kurbanlık olmak üzere, buna içinizden adil iki kişi hükmedecektir. Yahut düşkünlere yemek yedirmek şeklinde keffaret veya onun dengi oruç tutmaktır. Ta ki yaptığının vebalini tatmış olsun. Allah; geçmiştekileri affetmiştir. Kim de sonradan böyle yaparsa; Allah, ondan intikamını alır. Allah, Aziz'dir, İntikam sahibidir.
Mehmet Okuyan
Ey iman edenler! İhramlıyken av hayvanı öldürmeyin! İçinizden kim onu kasten öldürürse cezası, içinizden adil iki kişinin kararıyla, avlanılan hayvana denk, Kâbe’ye varacak (hediye) bir kurban göndermek veya yoksulları doyurmaktan (ibaret) bir kefarettir ya da onun dengi oruç (tutmaktır) ki işinin vebalini tatmış olsun. Allah geçmişi affetmiştir. Kim (suça) dönerse Allah da ondan intikamını alır. Allah güçlüdür, intikam sahibidir.
Muhammed Esed
Siz ey imana ermiş olanlar! Hac yaparken av hayvanı öldürmeyin. Ve sizden kim onu kasten öldürürse, öldürdüğüne eş değerdeki hayvanı iki dürüst kişinin onunla ilgili vereceği karara istinaden kurban edilmek üzere Kabeye getirerek tazmin etmekle yükümlüdür; yahut muhtaçları doyurmak suretiyle veya ona denk olacak kadar oruç tutarak günahının kefaretini ödemelidir: (Bu,) yaptığı fiilin tam ağırlığını hissedebilsin diyedir. Allah geçmişi silmiştir. Ama her kim onu yeniden işlerse, Allah cezasını ona gösterecektir. Zira Allah kudret sahibidir, kötülerden intikamını alandır.
Mustafa İslamoğlu
Siz ey iman edenler! Hac için ihrama girdiğinizde av hayvanı öldürmeyin! Sizden kim kasıtlı olarak onu öldürürse, adil iki kişinin takdiriyle öldürdüğünün eş değerdeki hayvanı kurban edilmek üzere Kabe'ye getirerek öldürdüğüne denk bir bedel öder. Ya da yoksulları doyurmak veya ona denk olacak kadar oruç tutmak suretiyle günahının keffaretini öder. Ve (böylece) yaptığı işin vebalini hisseder. Allah geçmişi silmiştir; fakat kim yeniden işlerse, Allah ona yaptığının acısını tattırır. Zira Allah şerefin kaynağıdır, kimsenin yaptığını yanına kar bırakmayandır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ey mü'minler! Siz ihramda iken avı öldürmeyiniz, sizden her kim onu kasden öldürürse üzerine o öldürdüğü hayvanın misli bir ceza vardır ki, Kabe'ye vasıl olacak bir kurbanlık olmak üzere buna sizden iki adâlet sahibi hükmeder veya bir keffaret vardır ki, o da fakirleri doyurmaktır veya onun muadili olarak oruç tutmaktır. Tâ ki bu suretle yaptığının vebalini tatsın. Allah Teâlâ geçmiş olanı af buyurmuştur. Ve her kim bir daha böyle yaparsa elbette Allah Teâlâ ondan intikamını alır, ve Allah Teâlâ azîzdir, intikam sahibidir.
Ömer Öngüt
Ey iman edenler! Hacc'da ihramlı iken av hayvanı öldürmeyin! Sizden avı kasten öldürenin cezası; içinizden adalet sahibi iki kişinin vereceği hükme göre ehli hayvanlardan, öldürdüğüne denk ve Kâbe'ye varacak bir kurbanlıktır. Yahut onu kıymeti kadarıyla kefâret olarak yoksulları doyurmak veya onun dengi oruç tutmaktır. Tâ ki yaptığının vebalini tatmış olsun. Allah daha önce olanı affetmiştir. Kim bu suçu tekrar işlerse, Allah da ondan karşılığını alır. Allah Azîz'dir, intikam sahibidir.
Suat Yıldırım
Ey iman edenler! Siz ihramlı iken av öldürmeyin. İçinizden kim onu bilerek öldürürse kendisine bir ceza vardır. O ceza da, öldürdüğüne benzer bir hayvan olup, öldürülenin emsali olduğuna içinizden iki âdil kişinin karar vermesi gerekir. Ceza, Kâbe’ye ulaşıp orada kesilecek bir kurbanlıktır. Yahut fakirleri doyurmak, yahut onun dengi oruç tutmak şeklinde bir keffarettir, ta ki işlediğinin vebalini tatsın. Allah daha önce işlenen bu tür fiilleri affetti. Fakat kim dönüp tekrar böyle yaparsa Allah ondan, onun intikamını alır; zira Allah azîzdir (mutlak galiptir) ve intikamı vardır.
Süleyman Ateş
Ey inananlar, ihramda iken av öldürmeyin. Sizden kim kasden onu öldürürse, öldürdüğünün dengi olan bir hayvan cezası vardır ki (bu, öldürülene denk olduğuna) içinizden iki adil kişinin karar vereceği, Ka'be'ye varacak bir kurban; yahut yoksullara yedirme şeklinde keffaret; ya da buna denk oruçtur. Ta ki böylece (o insan), yaptığı işin vebalini tadsın. Allah, geçmişi affetmiştir. Kim düşmanlık ederse Allah ondan öc alır. Allah, daima galiptir, öc alandır.
Süleymaniye Vakfı
Ey inanıp güvenenler! İhrama girmişken av hayvanı öldürmeyin. Sizden kim onu bilerek öldürürse, öldürdüğüne denk bir kurbanlık hayvanı ceza kurbanı olarak Kabe'ye ulaştırmalıdır. Denklik kararını içinizden iki adil kişi versin. Ceza, yoksulları doyuracak keffaret yahut suçu dengeleyecek oruç şeklinde de olur. Bu, işlediği suçun cezasını çekmesi içindir. Allah, daha önce olanları affetmiştir. Bundan sonra o suçu kim tekrar işlerse Allah ona hak ettiği cezayı verir. Daima üstün olan, hak edildiği kadar ceza veren Allah'tır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Ey inanıp güvenenler (müminler)! İhramlıyken avı öldürmeyin. Hanginiz onu, bilerek öldürürse öldürdüğüne denk bir hayvanı ceza kurbanı olarak Kabe'ye ulaştırması gerekir. Bu konudaki kararı sizden güvenilir iki kişi verir. Ceza, yoksulları doyuracak keffaret, yahut suçu dengeleyecek oruç şeklinde de olabilir. Bu, işlediği suçun cezasını çekmesi içindir. Allah, öncekilerini bağışlamıştır. Bundan sonra o suçu kim tekrar işlerse Allah ona hak ettiği cezayı verir. Üstün olan, hak edildiği kadar ceza veren Allah'tır.
Şaban Piriş
-Ey İman edenler! İhramlı iken av hayvanını öldürmeyin. Sizden kim bilerek onu öldürürse, cezası, içinizden adalet sahibi iki kimsenin hükmüyle, Kabe'ye ulaştırılacak kurban olarak (koyun, keçi, inek ve deve gibi) bir hayvandır. Ya da yoksulları doyurma kefaretidir veya işlediğinin vebalini tatması için buna denk bir oruçtur. Allah, geçmişte olanı affetmiştir. Fakat kim bir daha böyle yaparsa Allah onun hesabını sorar, Allah güçlüdür, hesap sorucudur.
Tefhim-ul Kuran
Ey iman edenler, siz ihramlıyken avı öldürmeyin. Sizden kim onu kasıtlı olarak (taammüden) öldürürse, cezası, hayvandan öldürdüğünün bir benzeridir. Buna da, Kâbe'ye ulaşmış bir kurbanlık olarak içinizden adalet sahibi iki kişi hükmedecektir. Veya yoksulları doyurmak ya da onun dengi oruç tutmak olan bir keffaret vardır. Böylelikle işlediğinin vebalini tadmış olsun. Allah geçmişte olanı bağışladı. Ama kim tekrarlarsa, Allah ondan öc alacaktır. Allah üstün ve güçlü olandır, öç sahibidir.
Ümit Şimşek
Ey iman edenler! İhramda iken avlanmayın. İçinizden kim ihramlı iken bilerek av hayvanı öldürürse, onun cezası, Kâbe'ye gönderilerek orada kurban edilmek üzere, öldürdüğünün misli bir davardır ki, bu da sizden iki âdil kişi tarafından hükme bağlanır; veya yoksulları doyurmak şeklinde bir kefaret yahut ona denk gelecek şekilde oruç tutmaktır-tâ ki, yaptığı işin vebalini tatsın. Geçmişte kalanı ise Allah affetmiştir. Fakat kim tekrar eskiye dönerse, Allah bunun öcünü ondan alır. Çünkü Allah'ın kudreti herşeye üstündür; O kötülükleri cezasız bırakmaz.
Yaşar Nuri Öztürk
Ey iman sahipleri! İhramda olduğunuz zaman av öldürmeyin. Sizden kim kasten onu öldürürse cezası şudur: Öldürdüğü hayvana denk deve-sığır, davar cinsinden, Kabe'ye varacak kurbanlık bir hediye ki, içinizden adalet sahibi iki kişi belirleyecektir. Yahut yoksullara yedirme şeklinde bir keffaret, yahut buna denk oruç. Taki yaptığının vebalini tatsın. Allah, geçmişi affetmiştir. Kim bir daha yaparsa, Allah ondan öc alacaktır. Allah çok güçlüdür, öc alıcıdır.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Ey iman gətirənlər! İhramda ikən ovu öldürməyin. Sizlərdən kim onu qəsdən öldürərsə, kəffarəsi öldürdüyünə bənzər bir qurbanlıq heyvanı əvəz ödəməkdir. Buna sizlərdən iki ədalətli kişi qərar verməli, sonra da həmin qurbanlıq heyvan Kəbəyə çatdırılmalıdır. Yaxud kəffarə olaraq kasıbları yedirtməli, yaxud da buna bərabər oruc tutmalıdır ki, öz işinin zərərini dadsın. Allah olub-keçənləri bağışlamışdır. Hər kim yenə bu günaha qayıtsa, Allah ondan intiqam alar. Allah Qüdrətlidir, intiqam almağa qadirdir.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Ey iman gətirənlər! İhramda olarkən ovu (əti yeyilən heyvanları) öldürməyin. Sizdən ovu qəsdən öldürən hər bir kəsin boynuna cəza və ya kəffarə düşür. Onun cəzası içərinizdən olan iki ədələtli şəxsin hökmü ilə öldürdüyünə bənzər (onun qiymətinə bərabər) bir heyvanı Kəʼbəyə çatası (Kəʼbənin yaxınlığında kəsilib oradakı yoxsullara paylanacaq) qurban etmək, kəffarəsi isə, gördüyü işin zərərini, acısını dadsın deyə, (öldürdüyü heyvanın dəyəri müqabilində) yoxsullara yedirtmək, yaxud ona bərabər (hərəsi üçün bir gün olmaq şərtilə yedirəcəyi yoxsulların sayı qədər) oruc tutmaqdır. Allah keçmişdə olanları bağışlamışdır. Hər kəs bundan sonra belə bir iş görsə, Allah ondan intiqam alar. Allah yenilməz qüvvət sahibi, intiqam sahibidir!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
O ihr Gläubigen! Tötet kein Wild, wenn ihr im Weihezustand (bei der Hadsch- und ʹUmra-Pilgerfahrt) seid! Wer vorsätzlich Wild tötet, muß eine gleichwertige Buße an Tieren - Kamele, Kühe oder Schafe -, die zwei Sachkundige von Euch bestimmen, als Geschenk für die Armen der Kaaba leisten. Oder er muß dem Wert entsprechend Essen für Bedürftige spenden oder entsprechend fasten. Dadurch soll er die schlimmen Folgen seiner Tat wahrnehmen. Gott verzeiht, was früher geschehen ist. Wer aber die Übertretung wiederholt, den zieht Gott zur Rechenschaft. Gott ist allmächtig und übt Vergeltung.
Almanca — Der Edle Quran
O die ihr glaubt, tötet nicht das Jagdwild, während ihr im Zustand der Pilgerweihe seid! Wer von euch es vorsätzlich tötet, (für den gilt es,) eine Ersatzleistung (zu zahlen), ein Gleiches, wie das, was er getötet hat, an Stück Vieh - darüber sollen zwei gerechte Personen von euch richten - (eine Ersatzleistung, die) als Opfertier die Kaʹba erreichen soll. Oder (er leistet als) eine Sühne die Speisung von Armen oder die (entsprechende) Ersatzleistung an Fasten, damit er die schlimmen Folgen seines Verhaltens koste. Allah verzeiht, was (vorher) geschehen ist. Wer aber rückfällig wird, den wird Allah der Vergeltung aussetzen. Allah ist Allmächtig und Besitzer von Vergeltungsgewalt.
Almanca — M. A. Rassoul
O ihr, die ihr glaubt! Tötet kein Wild, während ihr pilgert. Und (wenn) einer von euch ein Tier vorsätzlich tötet, so ist die Ersatzleistung (dafür) ein gleiches Maß vom Vieh, wie das, was er getötet (hat), nach dem Spruch von zwei Redlichen unter euch, und das soll dann als Opfertier zu der Ka`ba gebracht werden; oder die Sühne sei die Speisung von Armen oder dementsprechendes Fasten, damit er die bösen Folgen seiner Tat koste. Allah vergibt das Vergangene; den aber, der es wieder tut, wird Allah der Vergeltung aussetzen. Und Allah ist Allmächtig und Herr der Vergeltung.
Almanca — Muhammad Zaidan
Ihr, die den Iman verinnerlicht habt! Tötet kein Wild, während ihr im Ihram-Zustand seid. Und wer von euch es vorsätzlich tötet, so ist die Vergeltung (dafür) Gleiches von den Anʹam wie das, was man getötet hat, - darüber befinden zwei Redliche von euch - als Hady-Opfertier , das bei der Kaʹba geopfert wird. Oder als Kaffara ist die Speisung von Bedürftigen oder Gleiches an Fasten, damit er die bösen Konsequenzen seiner Tat erfährt. ALLAH hat schon das Vorangegangene vergeben. Aber wer es wieder tut, den wird ALLAH der Vergeltung aussetzen. Und ALLAH ist allwürdig und vergeltungs-übend.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
O you whose hearts have been impressed with the image of religious and spiritual virtues: Do not kill game while vested with the pilgrim’s garb, during major or minor pilgrimage, and he who intentionally kills such an animal shall pay the equivalent thereto from animals reared for food. The exact equivalent be it in kind or in value, shall be judged by two of your men known to recourse to general principles of justice. And the sacrifice will be an offering to the Ka’ba. Failing this then he may supply food to the indigent in the amount equivalent to the price determined. Or he may fulfill his obligation by fasting -from dawn to sunset for a day or more as determined by the judges so that he tastes the evil consequences of his guilt. Bygone shall be bygone; Allah forgives what is past. And he who falls back into the same wrong-doing shall be severely punished; Allah shall take just vengeance on him; Allah is Qadirun, He justly avenges His right.
Abdul Haleem
You who believe, do not kill game while you are in the state of consecration [for pilgrimage]. If someone does so intentionally the penalty is an offering of a domestic animal brought to the Kaba, equivalent- as judged by two just men among you- to the one he has killed; alternatively, he may atone by feeding the needy or by fasting an equivalent number of days, so that he may taste the full gravity of his deed. God forgives what is past, but if anyone re-offends, God will exact the penalty from him: God is mighty, and capable of exacting the penalty.
Abdullah Yusuf Ali
O ye who believe! Kill not game while in the sacred precincts or in pilgrim garb. If any of you doth so intentionally, the compensation is an offering, brought to the Ka'ba, of a domestic animal equivalent to the one he killed, as adjudged by two just men among you; or by way of atonement, the feeding of the indigent; or its equivalent in fasts: that he may taste of the penalty of his deed. Allah forgives what is past: for repetition Allah will exact from him the penalty. For Allah is Exalted, and Lord of Retribution.
Abul A'la Maududi
Believers! Do not kill game while you are in the state of pilgrim sanctity. Whoever of you kills it wilfully there shall be a recompense, the like of what he has killed in cattle - as shall be judged by two men of equity among you - to be brought to the Ka'bah as an offering, or as an expiation the feeding of the needy, or its equivalent in fasting in order that he may taste the grievousness of his deed. Allah has pardoned whatever has passed; but Allah will exact a penalty from him who repeats it. Allah is All-Mighty. He is fully capable of exacting penalties.
Aisha Bewley
You who have iman! do not kill game while you are in ihram. If one of you kills any deliberately, the reprisal for it is a livestock animal equivalent to what he killed, as judged by two just men among you, a sacrifice to reach the Ka‘ba, or expiation by feeding the poor, or fasting commensurate with that, so that he may taste the evil consequences of what he did. Allah has pardoned all that took place in the past; but if anyone does it again Allah will take revenge on him. Allah is Almighty, Exactor of Revenge.
Al-Hilali & Khan
O you who believe! Kill not the game while you are in a state of Ihrâm [for Hajj or ‘Umrah (pilgrimage)], and whosoever of you kills it intentionally, the penalty is an offering, brought to the Ka‘bah, of an eatable animal (i.e. sheep, goat, cow) equivalent to the one he killed, as adjudged by two just men among you; or, for expiation, he should feed Masâkîn (poor persons), or its equivalent in Saum (fasting), that he may taste the heaviness (punishment) of his deed. Allâh has forgiven what is past, but whosoever commits it again, Allâh will take retribution from him. And Allâh is All-Mighty, All-Able of Retribution.
Ali Quli Qarai
O you who have faith! Do not kill any game when you are in pilgrim sanctity. Should any of you kill it intentionally, its atonement, the counterpart from cattle of what he has killed, as judged by two fair men among you, will be an offering brought to the Ka‘bah, or an atonement by feeding needy persons, or its equivalent in fasting, that he may taste the untoward consequences of his conduct. Allah has excused what is already past; but should anyone resume, Allah shall take vengeance on him, for Allah is all-mighty, avenger.
Amatul Rahman Omar
O you who believe! kill no game while you are in a pilgrim's garb or in the Sacred Precincts. And whosoever amongst you kills it intentionally he shall recompense by sacrificing a domestic cattle, the like of the animal he has killed, the same to be determined by two just persons from among you, and (the same) to be brought as an offering to the Ka'bah, or the expiation (of his sin) is the feeding of a number of needy persons, or the equivalent in fasting, so that he may suffer the penalty of his deed. Allâh has pardoned whatever might have happened in the past, and whoso does it again Allâh will punish him (for his offence), for Mighty is Allâh, Lord of retribution.
Arthur John Arberry
O believers, slay not the game while you are in pilgrim sanctity; whosoever of you slays it wilfully, there shall be recompense -- the like of what he has slain, in flocks as shall be judged by two men of equity among you, an offering to reach the Kaaba; or expiation -- food for poor persons or the equivalent of that in fasting, so that he may taste the mischief of his action. God has pardoned what is past; but whoever offends again, God will take vengeance on him, God is All-mighty, Vengeful.
Bijan Moeinian
O’ Believers, do not hunt while you set forth to the pilgrimage [of Mecca. ] If anyone fails to obey this order, he should send either an offering to Mecca, feeding some poor people or fast; all these will be decided by two just men among you. This is a hardship to remind the guilty one of the evil work [of not obeying the Lord] that he has committed. God has already forgiven your past actions, but if anyone repeats the same, God will punish the sinner as He is the Most Serious when it comes to the punishment.
E. Henry Palmer
O ye who believe! kill not game while ye are on pilgrimage. But he amongst you who kills it purposely, his compensation is the like of that which he has killed, in sheep -- of which two equitable persons amongst you shall be judge -- an offering brought to the Kaabah; or as an expiation, the food of poor persons, or an equivalent thereof in fasting, that he may taste the evil result of his deed. God pardons bygones; but whoso returns, God will take vengeance on him, for God is mighty and the avenger.
Edip-Layth
O you who acknowledge, do not kill any game while you are restricted; and whosoever of you kills it deliberately, then the recompense is to value what was killed against the livestock, which shall be judged by two equitable persons from you, and to make such as a donation to reach the Quadrangle. Or, its expiation shall be in using it to feed the needy ones, or by an equivalent fast; to taste the consequence of his deed; God forgives what has past. Whosoever returns, then God will avenge it. God is Noble, Avenger.
George Sale
O ye who believe! kill not game while you are in a state of Pilgrimage. And whoso among you kills it intentionally, its compensation is a quadruped like unto that which he has killed, as determined by two just men from among you, the same to be bought as an offering to the Ka'bah; or as an expiation he shall feed a number of poor persons, or fast an equivalent number of days, so that he may taste the penalty of his deed. As for the past, Allah forgives it; but whoso reverts to it, Allah will punish him for his offence. And Allah is the Lord of retribution.
Hamid S. Aziz
O you who believe! Kill not game while you are on pilgrimage. But he amongst you who kills it purposely, he shall compensate the equivalent of that which he has killed, in domestic animals - of which two just persons amongst you shall judge - an offering brought to the Kaaba; or as an expiation, the feeding of the poor, or an equivalent thereof in fasting; that he may taste the evil result of his deed. Allah pardons bygones; but whoever repeats, Allah will take vengeance on him, for Allah is Mighty and Lord of Retribution.
Mahmoud Ghali
O you who have believed, do not kill the game (while) you are in pilgrim sanctity; (i. e., in the sacred precints or in the sanctified) and whoever of you kills it premeditatedly, then the recompense is the like of what he has killed, in (grazing) livestock as shall be judged by two men of justice (Literally: possessing "a sense of" justice) among you, an offering to reach the Kacbah, or expiation food for indigent persons, or the just equivalent of that in fasting, so that he may taste the pernicious result of His Command. (i.e. the Command of Allah) Allah has been clement towards what is bygone; and whoever goes back (to offense), then Allah will take vengeance on him; and Allah is Ever-Mighty, Owner of vengeance.
Marmaduke Pickthall
O ye who believe! Kill no wild game while ye are on the pilgrimage. Whoso of you killeth it of set purpose he shall pay its forfeit in the equivalent of that which he hath killed, of domestic animals, the judge to be two men among you known for justice, (the forfeit) to be brought as an offering to the Ka'bah; or, for expiation, he shall feed poor persons, or the equivalent thereof in fasting, that he may taste the evil consequences of his deed. Allah forgiveth whatever (of this kind) may have happened in the past, but whoso relapseth, Allah will take retribution from him. Allah is Mighty, Able to Requite (the wrong).
Mohamed Ahmed - Samira
O you who believe, do not kill game when you are on pilgrimage. And anyone among you who does so on purpose should offer livestock of equivalent value, determined by two honourable persons among you, (as atonement), to be brought to the Ka'bah as an offering; or else expiate by giving food to the poor, or its equivalent in fasting, so that he may realise the gravity of his deed. God has forgiven what has happened in the past; but any one who does so again will be punished by God. And God is severe in requital.
Muhammad Asad
O you who have attained to faith! Kill no game while you are in the state of pilgrimage. And whoever of you kills it intentionally, [shall make] amends in cattle equivalent to what he has killed - with two persons of probity giving their judgment thereon- to be brought as an offering to the Ka`bah; or else he may atone for his sin by feeding the needy, or by the equivalent thereof in fasting: [this,] in order that. he taste the full gravity of his deed, [while] God shall have effaced the past. But whoever does it again, God will inflict His retribution on him: for God is almighty, an avenger of evil.
Mustafa Khattab
O believers! Do not kill game while on pilgrimage. Whoever kills game intentionally must compensate by offering its equivalence—as judged by two just men among you—to be offered at the Sacred House, or by feeding the needy, or by fasting so that they may taste the consequences of their violations. Allah has forgiven what has been done. But those who persist will be punished by Allah. And Allah is Almighty, capable of punishment.
Progressive Muslims
O you who believe, do not kill any game while you are restricted; and whosoever of you kills it deliberately, then the recompense is to value what was killed against the livestock, which shall be judged by two equitable persons from you, and to make such as a donation to reach the Quadrangle. Or, its expiation shall be in using it to feed the needy ones, while he abstains from it; that is to suffer the results of his deed; God forgives what has past. And whosoever returns, then God will seek vengeance from him. God is Noble, capable of vengeance.
Sahih International
O you who have believed, do not kill game while you are in the state of iúram. And whoever of you kills it intentionally - the penalty is an equivalent from sacrificial animals to what he killed, as judged by two just men among you as an offering [to Allah ] delivered to the Ka'bah, or an expiation: the feeding of needy people or the equivalent of that in fasting, that he may taste the consequence of his deed. Allah has pardoned what is past; but whoever returns [to violation], then Allah will take retribution from him. And Allah is Exalted in Might and Owner of Retribution.
Sam Gerrans
O you who heed warning: kill no game when you are forbidden; and whoso of you kills it intentionally: the payment is the like of what he killed from grazing livestock. Let judge it two just men from among you by an offering reaching the kaʿba, or expiation: feeding needy persons or the equivalent of that in fasting, that he might taste the evil consequence of his deed. God has pardoned what is past; but whoso returns, God will take vengeance on him; and God is exalted in might and vengeful.
Shabbir Ahmed
O You who have chosen to be graced with belief! Do not kill animals of game while you are in the state of Pilgrimage. Whoever kills it intentionally, must send a Permissible domestic animal to the Ka'bah, as a gift for the needy. Two equitable persons will decide what domestic animal is equivalent to the game animal that was killed. They must ensure that the offering reaches the Ka'bah (for use by the needy pilgrims (22:28)). Or for expiation, feed some poor persons at a cost equal to the cost of the animal. If someone has no means to do that, then Abstinence (for three days as in Ramadan. Three days of Abstinence would equal feeding ten poor persons (5:89). Allah has pardoned past violations. An appropriate court shall punish those who persist in violating this Law. Allah is Almighty, Able to requite.
Syed Vickar Ahamed
O you who believe! Kill not game (for sport or for food) while in the Sacred Grounds (of the Holy Mosque) or (while being) in pilgrim clothes (or I’hram). If any of you does so knowingly, the compensation is an Offering, brought to the Ka’bah, of a domestic animal equivalent to the one he killed, as decided by two just men from yourselves; Or by way of making up (the peace), the feeding of the needy, or its equivalent in fasts; That he may taste the penalty of his deed. Allah forgives what is past: For repeating (such acts) Allah will take from him the penalty. And Allah is Almighty (Aziz), and Lord of Retribution (Zun-Inthiqam).
Taqi Usmani
O you who believe, do not kill game when you are in IHrām (state of consecration for Hajj or ‘Umrah). If someone from among you kills it deliberately, then compensation (will be required) from cattle equal to what one has killed, according to the judgement of two just men from among you, as an offering due to reach the Ka’bah, or an expiation, that is, to feed the poor, or its equal in fasts, so that he may taste the punishment of what he did. Allah has forgiven what has passed, but whoever does it again, Allah shall subject him to retribution. Allah is Mighty, Lord of Retribution.
The Monotheist Group
O you who believe, do not kill any game while you are restricted; and whoever of you kills it deliberately, then the recompense is to value what was killed against the livestock, which shall be judged by two equitable persons from you, and to make it as a donation to reach the Ka'aba. Or, its expiation shall be in using it to feed the needy ones, while he abstains from it; that is to suffer the results of his deed; God forgives what has past. And whoever returns, then God will seek vengeance on him. God is Noble, capable of vengeance.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
O les croyants! Ne tuez pas de gibier pendant que vous êtes en état dʹIhram. Quiconque parmi vous en tue délibérément, quʹil compense alors, soit par quelque bête de troupeau, semblable à ce quʹil a tué, dʹaprès le jugement de deux personnes intègres parmi vous, et cela en offrande quʹil fera parvenir à (destination des pauvres de) la Kaʹaba, ou bien par une expiation, en nourrissant des pauvres, ou par lʹéquivalent en jeûne. Cela afin quʹil goûte à la mauvaise conséquence de son acte. Allah a pardonné ce qui est passé; mais quiconque récidive, Allah le punira. Allah est Puissant et Détenteur du pouvoir de punir.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Gelî bawermendan! Dema hûn di îhraman de bin (heywanên) nêçîrê nekujin. Kî ji we, bi qesd (heywana) nêçîrê bikuje, cezayê wî, dana heywaneke wekî ya kuştî ye. Du kesên biwijdan dê biryarê bidin (dê bibêjin; ev heywan hemkufî heywana kuştî ye). (Ev qurban) diyariyek e dê bigihîje Kabê (yê li Mekkê bê qurbankirin). Yan jî şûna qurbanê (bi qasî bihayê wê) xwarinê bide belengazan, an jî beramberî wê, rojiyê bigire da ku cezayê xwe ta‘m bike. Xwedê ya berê hatî kirin efû kiriye. Kî ku careke din li vî sûcî vegere, Xwedê dê tolê lê veke. Xwedê desthilat e, tolveker e.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Jullie die geloven! Doodt geen jachtwild als jullie in gewijde staat zijn. Als iemand van jullie het opzettelijk doodt dan geldt als vergelding een stuks vee gelijk aan wat hij gedood heeft, ter beoordeling van twee rechtvaardigen uit jullie midden, als een offergave die de Kaʹba moet bereiken, of als verzoening het spijzigen van behoeftigen of een vasten die daarmee overeenkomt, zodat hij het walgelijke van zijn gedrag proeft. God scheldt wat er vroeger gebeurd is kwijt, maar als iemand het weer doet, dan neemt God wraak op hem. God is machtig en wraakgierig.
Hollandaca — Salomo Keyzer
O ware geloovigen! doodt geen wild, terwijl gij aan den pelgrimstocht deelneemt. Hij onder u, die een dier opzettelijk heeft gedood, zal een gelijk dier moeten teruggeven, als datgene wat hij doodde, in huisdieren, overeenkomstig de beslissing van twee rechtvaardige personen, om als een offer naar den Caaba-tempel te worden gebracht, of ter vergoeding daarvan zal hij armen voeden, of, in plaats daarvan vasten, opdat hij de afschuwelijkheid van zijne daad moge gevoelen. God heeft vergeven wat voorbij is, maar hij die nogmaals zondigt, op dien zal God zich wreken; want God is machtig en in staat tot wraak.
Hollandaca — Siregar
O jullie die geloven! Doodt geen wild indien jullie in de gewijde staat zijn. En wie van jullie het opzettelijk doodt: dan is de vergelding het slachten van het vergelijkbare aan vee zoals beoordeeld door twee rechtvaardigen van jullie, als een offer naar de Kaʹbah gebracht. Of, als Kaffârah (boetedooning), het voeden van de armen of een darmee overeenkomende (hoeveelheid dagen aan) vasten, opdat hij de straf voor zijn daad proeft. Allah scheldt wat vroeger gebeurd is kwijt; en als hij herhaal: dan zal Allah hem ervoor straffen. En Allah is Almachtig, Heer der Vergelding.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
О вы, которые уверовали! Не убивайте добычи (на суше), когда вы (находитесь) в (состоянии) запрета [в ихраме] (во время совершения большого или малого паломничества). А кто убьет (какое-либо животное или птицу) из вас умышленно, то воздаяние (ему за этот грех) – (зарезать) (домашнюю) скотину [верблюда, корову, овцу или козу] подобную (по величине тому), что он убил (если есть подобие такого животного из домашнего скота). Устанавливают [определяют] это [что должно быть зарезано] двое справедливых из вас [верующих] как жертву, направляющуюся к Каабе (для неимущих, которые находятся на Запретной территории), или искупление (этого греха, в случае если нет подобного домашнего животного) – (купить на эту стоимость) еду для бедных (по половине са’а на каждого бедняка) (и накормить их), или взамен этому – (он должен соблюдать) пост (по дню за каждый са’ той еды). Это [Аллах предписал такое воздаяние] – чтобы он вкусил пагубность своего дела [за охоту в состоянии ихрама]. Простил Аллах то, что было уже прежде (этого запрета) [не нужно искупление за прежнее после того, как было установлено такое положение]; а кто вернется (к ослушанию), тому отмстит Аллах: поистине, Аллах величественен [всемогущ], (и) обладатель мщения (по отношению к тем, которые ослушаются Его)!
Rusça — Osmanov
О вы, которые уверовали! Не поражайте добычи, находясь в хаддже. А если кто из вас поразит [дичь] преднамеренно, то искуплением [греха] будет столько скота, сколько он поразил [, охотясь]. Устанавливают искупление два справедливых мужа из вас, и это жертва, приносимая к Каʹбе. Или же искуплением [за убитую на охоте дичь] будет пища для бедняков или соответствующий пост, дабы тот, [кто охотился во время хаджа], вкусил тяжесть своего деяния. Аллах прощает то, что случалось прежде. А если кто повторит [охоту во время хаджа], то Аллах накажет его, ибо Аллах - великий, вершащий наказание.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Troende! Döda inte vilt då ni befinner er på vallfärd. Den av er som (då) med avsikt nedlägger vilt (skall utge) bot i kreatur, motsvarande (i värde) vad han har dödat, vilket skall fastställas av två rättsinniga män ibland er, en offergåva att överlämnas till Ka`bah; som botgöring kan han i stället ge de behövande mat eller fasta i motsvarande mån, så att han får erfara följderna av sin handling. Gud utplånar det som har varit, men den som återfaller (i denna synd) undgår inte Guds straff. Gud är en mäktig hämnare.