(18-19) Şüphesiz Allah içinizden, savaştan alıkoyanları ve kardeşlerine, "Bize gelin" diyenleri biliyor. Size katkıda cimri davranarak savaşa pek az gelirler. Korku geldiğinde ise, üzerine ölüm baygınlığı çökmüş kimse gibi gözleri dönerek sana baktıklarını görürsün. Korku gidince de ganimete karşı aşırı düşkünlük göstererek sizi keskin dillerle incitirler. İşte onlar iman etmediler. Allah da onların amellerini boşa çıkardı. Bu, Allah'a kolaydır.

قَدْ يَعْلَمُ اللّٰهُ الْمُعَوِّقِينَ مِنْكُمْ وَالْقَائِلِينَ لِاِخْوَانِهِمْ هَلُمَّ اِلَيْنَا وَلَا يَأْتُونَ الْبَأْسَ اِلَّا قَلِيلًا اَشِحَّةً عَلَيْكُمْ فَاِذَا جَاءَ الْخَوْفُ رَاَيْتَهُمْ يَنْظُرُونَ اِلَيْكَ تَدُورُ اَعْيُنُهُمْ كَالَّذِي يُغْشٰى عَلَيْهِ مِنَ الْمَوْتِ فَاِذَا ذَهَبَ الْخَوْفُ سَلَقُوكُمْ بِاَلْسِنَةٍ حِدَادٍ اَشِحَّةً عَلَى الْخَيْرِ اُو۬لٰٓئِكَ لَمْ يُؤْمِنُوا فَاَحْبَطَ اللّٰهُ اَعْمَالَهُمْ وَكَانَ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَسِيرًا

ḳad yeǎ'lemu (a)llahu l-muǎvviḳīne minkum ve l-ḳāilīne li iḣvānihim helumme ileynā ve lā ye'tūne l-be'se illā ḳalīlen / eşiHHaten ǎleykum fe iƶā cā'e l-ḣavfu raeytehum yenZurūne ileyke tedūru eǎ'yunuhum ke elleƶī yuğşā ǎleyhi mine l-mevti fe iƶā ƶehebe l-ḣavfu seleḳūkum bi elsinetin Hidādin eşiHHaten ǎlā l-ḣayri ulāike lem yu'minū fe eHbeTa (a)llahu eǎ'mālehum ve kāne ƶālike ǎlā (a)llahi yesīran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَدْḳadelbette
2يَعْلَمُyeǎ'lemuع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebiliyor
3اللّٰهُ(a)llahuAllah
4الْمُعَوِّقِينَl-muǎvviḳīneع و قGeri tutmak, geciktirmek, engellemek, önlemek, kısıtlamak, sekteye uğratmak. Nuh'un kavmine ait olan ve Tufan'dan önce tapınılan, daha sonra Pagan Araplar tarafından da tapınılan bir putun adı. At şeklindeydi. Banu Hamadan kabilesi veya Kin'aneh kabilesi veya Mur'ad kabilesi tarafından tapınılırdı.alıkoyanları
5مِنْكُمْminkumiçinizden
6وَالْقَائِلِينَve l-ḳāilīneق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve diyenleri
7لِاِخْوَانِهِمْli iḣvānihimا خ وBaşka biriyle aynı ebeveynlere sahip olan veya sadece bir ebeveyni ortak olan erkek kişi; aynı soy/toprak/inanç/inanca sahip kişi; erkek kardeş; arkadaş; yoldaş; eş; çift halindeki parçalardan biri; akraba; yakından tanıdık olan kişi.kardeşlerine
8هَلُمَّhelummeل م مToplamak, biriktirmek, yığmak, bir araya getirmek, açgözlülükle almak, küçük suçlar, istem dışı suçlar, küçük hatalar, kasıtsız günahlargelin
9اِلَيْنَاileynābize
10وَلَاve lā
11يَأْتُونَye'tūneا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekonlar gelmezler
12الْبَأْسَl-be'seب ا سGüçlü/kuvvetli, sıkıntı/talihsizlik/felaket, yoksulluk durumu, kötü/fena, çok kötü, sahte alçakgönüllülük/itaatkarlık, ceza, deneme/keder durumu, cesaret/yiğitlik/kahramanlıksavaşa
13اِلَّاillādışında
14قَلِيلًاḳalīlenق ل لAz sayıda olmak, küçük miktarda olmak, nadir olmak. qalilun - az, küçük, nadir, seyrek. aqall - daha az, daha fakir. qallala - az görünmek.pek azı
1اَشِحَّةًeşiHHatenش ح حAçgözlü, cimri, tamahkar, haris olmak. Şuhhun - cimrilik, bencillik, açgözlülük, pintillik, hırs.cimriler olarak
2عَلَيْكُمْǎleykumsize karşı
3فَاِذَاfe iƶāne zaman ki
4جَاءَcā'eج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakgelince
5الْخَوْفُl-ḣavfuخ و فKorkmak, korkmak/ürkmek/dehşete düşmek, birine korku vermek, azaltmak veya eksiltmek veya almak, bir şeyden azar azar almak, bir şeyin kenarlarından almak, katletmek veya savaşmakkorku
6رَاَيْتَهُمْraeytehumر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.görürsün
7يَنْظُرُونَyenZurūneن ظ رgörmek, bakmak, göz atmak, gözlemlemek, seyretmek, düşünmek, değerlendirmek, dinlemek, sabırlı olmak, beklemek, tefekkür etmek, mühlet vermek, ertelemek, incelemek, nezaket göstermek, araştırmak, derinlemesine bakmak, şefkat göstermek. nazara - sevgiyle bakmak, şaşırtmak, göz kamaştırmakbaktıklarını
8اِلَيْكَileykesana
9تَدُورُtedūruد و رDönmek, devretmek, dolaşmakdönerek
10اَعْيُنُهُمْeǎ'yunuhumع ي نGöze zarar vermek, birinin gözüne nazar değdirmek, gözyaşı dökmek, casus olmak. Aayan - görünmek, yüzleşmek. 'Ainun - göz, bakış, ağaç kovuğu, casus, üç harfli kelimenin ortasındaki harf, su kaynağı, baş, bir yerin ileri geleni. A'yan (çoğul 'Inun): güzel, iri gözlü, güzel kara gözlü. Ma'iinun - su, kaynak.gözleri
11كَالَّذِيke elleƶīgibi
12يُغْشٰىyuğşāغ ش وaldatmak, kandırmak, gizlemek, hile yapmak, göz boyamak, yanıltmak, saklamakbaygınlığı
13عَلَيْهِǎleyhionların üstüne
14مِنَmine
15الْمَوْتِl-mevtiم و تÖlmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından kurutulmuş, sona ermek, yıpranmış, yoksulluğa/fakirliğe düşmüş, aşağılık/bayağı/küçük düşürücü/alçak, itaatsiz veya asi, alçakgönüllü/mütevazı/itaatkar, yumuşak/gevşek/rahat/dermansız, ruhsuz veya cansızölüm
16فَاِذَاfe iƶāne zaman ki
17ذَهَبَƶehebeذ ه بgitmek, uzaklaşmak, ayrılmak, almak veya uzaklaşmak, tüketmek, almak, iletmek, ölmek, sona ermekgidince
18الْخَوْفُl-ḣavfuخ و فKorkmak, korkmak/ürkmek/dehşete düşmek, birine korku vermek, azaltmak veya eksiltmek veya almak, bir şeyden azar azar almak, bir şeyin kenarlarından almak, katletmek veya savaşmakkorku
19سَلَقُوكُمْseleḳūkumس ل قHaşlamak, kaynatmak, sert dil kullanmak, kötü söz söylemek, yaralamak, incitmek, dağa tırmanmak, duvar tırmanmaksizi incitirler
20بِاَلْسِنَةٍbi elsinetinل س نBir dil/konuşma/lisan, birini dilinden yakalamak, sözlerle ısırmak, bir şeyi sivri uçlu yapmak, akıcı konuşma.dillerle
21حِدَادٍHidādinح د دBir sınır belirlemek, (bir şeyi) tanımlamak, (bir suçluyu) cezalandırmak, engellemek, geri itmek, geri atmak, keskinleştirmek. Engellemek/önlemek/kısıtlamak, mahrum bırakmak veya alıkoymak veya yasaklamak/men etmek, yasaklamak, geri püskürtmek/uzaklaştırmak/önlemek, ceza veya ceza vermek, bir şeyi diğerinden işaret veya not ile ayırt etmek veya ayırmak, bir bıçağı bilemek veya keskinleştirmek, bir kişiye veya şeye keskin veya dikkatli veya özenle bakmak, hitabet veya zeka veya anlayış veya öfke açısından keskin [veya etkili] olmak.sivri
22اَشِحَّةًeşiHHatenش ح حAçgözlü, cimri, tamahkar, haris olmak. Şuhhun - cimrilik, bencillik, açgözlülük, pintillik, hırs.düşkünlük göstererek
23عَلَىǎlākarşı
24الْخَيْرِl-ḣayriخ ي رİyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak, ideal olmak (gerçek veya potansiyel fayda göstermek), her durumda ve herkes tarafından arzu edilmek, rütbe veya kalite veya itibar açısından yüksek olmak, başka bir kişi veya şeyden daha iyi olmak, şeylerin veya insanların en iyisi olmak, cömert olmak (cömertliğe sahip olmak ve göstermek), asalet veya üstünlüğe sahip olmak, durum veya koşul açısından yüksek olmak.hayra
25اُو۬لٰٓئِكَulāikeonlar
26لَمْlem
27يُؤْمِنُواyu'minūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanmamışlar
28فَاَحْبَطَfe eHbeTaح ب طBoşa gitmek, sonuçsuz kalmak, yok olmak, işe yaramamak, yararsız olmak, boşa çıkmak, etkisiz hale gelmek. Çok yemek yemek, çok yemekten veya sağlıksız yemekler yemekten dolayı karında şişkinlik veya ağrı oluşması, kişinin işinin veya eyleminin geçersiz veya değersiz olması, bir işe yaramaması, bir şeyden uzak durmak, kaçınmak/sakınmak.bu yüzden boşa çıkarmıştır
29اللّٰهُ(a)llahuAllah
30اَعْمَالَهُمْeǎ'mālehumع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatonların işlerini
31وَكَانَve kāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinve
32ذٰلِكَƶālikebu
33عَلَىǎlāgöre
34اللّٰهِ(a)llahiAllah'a
35يَسِيرًاyesīranي س رYumuşak/uysal/yönetilebilir/kolay/itaatkar/liberal olmak, miktar olarak azalmak/değersiz olmak, soldan gelmek, parçalara/bölümlere ayırmak, kolaylaştırmak/pürüzsüzleştirmek, uyarlamak/uyum sağlamak, kumar oklarıyla oynamak (el meysiri), risk içeren bir bahis oyunu.kolaydır

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Gelseler de can bakımından pek hasis bir halde gelir onlar, hele bir korkulu çağ, gelip çattı mı görürsün ki gözleri dönmüş, sana bakıyorlar, sanki ölüm yüzünden bayılmışlar, kendilerinden geçmişler; derken korku geçti mi keskin dilleriyle sizi incitmeye başlarlar ve hayra pek düşkün gibi bir tavır alırlar. Onlardır inanmayanlar, derken Allah da onların yaptıklarını hiçe saymıştır ve bu, Allah'a pek kolaydır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Gelseler de can bakımından pek hasis bir halde gelir onlar, hele bir korkulu çağ, gelip çattı mı görürsün ki gözleri dönmüş, sana bakıyorlar, sanki ölüm yüzünden bayılmışlar, kendilerinden geçmişler; derken korku geçti mi keskin dilleriyle sizi incitmeye başlarlar ve hayra pek düşkün gibi bir tavır alırlar. Onlardır inanmayanlar, derken Allah da onların yaptıklarını hiçe saymıştır ve bu, Allahʼa pek kolaydır.

Adem Uğur

(Gelseler de) size karşı pek hasistirler. Hele korku gelip çattı mı, üzerine ölüm baygınlığı çökmüş gibi gözleri dönerek sana baktıklarını görürsün. Korku gidince ise, mala düşkünlük göstererek sizi sivri dilleri ile incitirler. Onlar iman etmiş değillerdir; bunun için Allah onların yaptıklarını boşa çıkarmıştır. Bu, Allah'a göre kolaydır.

Ahmed Hulusi

Size karşı cimridirler (ikiyüzlüler)! Savaş - ölüm korkusu geldiğinde, üzerine ölüm korkusuyla baygınlık çökmüş kimse gibi, gözleri dönmüş bir halde sana baktıklarını görürsün. . . Korkuları geçtiğindeyse mal düşkünleri olarak sizi keskin dilleri ile incitirler. . . İşte bunlar iman etmemişlerdir! Bu yüzden de Allah onların yaptıklarını boşa çıkarmıştır. . . Bu, Allah için pek kolaydır.

Ahmet Tekin

Mü’minlerin etrafınızda kenetlenmesi sebebiyle sizi kıskanırlar. Düşman hücumu sırasında, korkulu durumlar gelip çattı mı, üzerlerine ölüm baygınlığı çökmüş gibi, gözleri dönerek sana baktıklarını görürsün. Korku geçince ise, ganimetten, hazineden fazla pay alma ihtirasına kapılarak, keskin dilleriyle sizi incitirler. Onlar iman etmiş değildirler. Bunun için Allah onların amellerini boşa çıkarmıştır. Bunu yapmak Allah’a kolaydır.

Ahmet Varol

(Geldiklerinde de) size karşı çok cimridirler. Bir korku (hali) geldiğinde üzerine ölüm baygınlığı çökmüş kimse gibi gözleri dönerek sana baktıklarını görürsün. Korku gidince de hayra (mala, ganimetlere) karşı oldukça düşkünlük göstererek keskin dilleriyle sizi incitirler. İşte bunlar iman etmemişlerdir; Allah da onların amellerini boşa çıkarmıştır. Bu, Allah için kolaydır.

Ali Bulaç

(Geldiklerinde de) Size karşı 'cimri ve bencildirler.' Şayet korku gelecek olsa, ölümden dolayı üstüne baygınlık çökmüş kimseler gibi gözleri dönerek sana bakmakta olduklarını görürsün. Korku gidince, hayra karşı oldukça düşkünlük göstererek sizi keskin dilleriyle (eleştirip inciterek) karşılarlar. İşte onlar iman etmemişlerdir; böylece Allah onların yaptıklarını boşa çıkarmıştır. Bu Allah'a göre pek kolaydır.

Ali Fikri Yavuz

(Harbe geldikleri zaman da), size yardım hususunda cimri kimseler olarak geliyorlar ve zafer kazanmanızı kıskanıyorlardı. Derken düşman korkusu gelince, (Hendek savaşında) o münafıkları gördün ki (Ey Rasûlüm), ölüm baygınlığına düşmüş kimse gibi, gözleri dönerek sana bakıyorlardı. Nihayet o korku gidince, Allah yolunda harcamakta cimrilik eden kimseler olarak, keskin dilleri ile sizi ayıblarlar, size eziyyet verirler. İşte bunlar iman etmemişlerdir. Allah da amellerini boşa çıkardı. Bu (amelleri boşa çıkarmak), Allah’a göre pek kolaydır.

Ali Rıza Safa

Üstelik size karşı cimrilik yaparlar. Fakat sonra bir tehlike geldiğinde, üzerine ölüm baygınlığı çökmüş kimseler gibi, gözleri dönmüş biçimde sana baktıklarını görürsün. Tehlike geçince de iyilik içinde olmanızı çekemeyip, sivri dilleriyle sizi incitirler. İşte onlar, inanmış değillerdir. Bu yüzden, Allah, onların yaptıklarını geçersiz saymıştır. İşte bu, Allah için zaten çok kolaydır.

Bayraktar Bayraklı

Savaşa gelseler de sizin başarılı olmanızı istemezler. Hele korku gelip çattı mı, üzerine ölüm baygınlığı çökmüş gibi gözleri dönerek sana baktıklarını görürsün. Korku gidince, ganimete karşı aç gözlülüklerinden dolayı, size sivri dillerini uzatırlar. Onlar iman etmiş değillerdir, bundan dolayı Allah, onların yaptıklarını boşa çıkarmıştır. Bu, Allah için kolaydır.

Bekir Sadak

(18-19) Allah, icinizden sizi alikoyanlari, size Allah'in yardimini kiskanarak, kardeslerine «Bize gelin, zorlanmadikca savasa gitmeyin» diyenleri bilir. Kalblerine korku gelince olum bayginligi geciren kimse gibi gozleri donerek, sana baktiklarini gorursun. Korkulari gidince iyiliginize olani cekemeyip sivri dilleriyle sizi incitirler. Bunlar inanmamislardir, Allah, bu sebeple islerini bosa icikarmistir; bu, Allah icin kolaydir.

Celal Yıldırım

(Gelseler bile) size karşı oldukça kıskanç ve cimridirler. Korku geldiği zaman ölüm baygınlığı geçiren kimse gibi gözleri döner bir halde sana bakıp durduklarını görürsün. Korku gidince hayra karşı pek kıskanç ve cimrice bir tavır içinde sivri dilleriyle sizi .incitir şekilde atıp tutarlar. Bunlar (hakikatte) imân etmemişlerdir. Bu sebeple Allah amellerini boşa çıkarmıştır; bu da Allah'a göre çok kolaydır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(18-19) İçinizden engelleyicileri ve size karşı nekeslik (cimrilik) içinde arkadaşlarına, “Bize katılın” diyenleri Allah çok iyi bilmektedir. Zaten bunların pek azı savaşa gelir. Tehlike yaklaştığında ölümden dolayı kendinden geçip gözü kaymış kimse gibi sana baktıklarını görürsün, tehlike geçince de hayra karşı nekeslik içinde size sivri dillerini uzatırlar. Bunlar gerçekte iman etmemişlerdir, Allah da onların yaptıklarını geçersiz saymıştır. Bunu yapmak Allah için çok kolaydır.

Diyanet İşleri

(18-19) Şüphesiz Allah içinizden, savaştan alıkoyanları ve kardeşlerine, "Bize gelin" diyenleri biliyor. Size katkıda cimri davranarak savaşa pek az gelirler. Korku geldiğinde ise, üzerine ölüm baygınlığı çökmüş kimse gibi gözleri dönerek sana baktıklarını görürsün. Korku gidince de ganimete karşı aşırı düşkünlük göstererek sizi keskin dillerle incitirler. İşte onlar iman etmediler. Allah da onların amellerini boşa çıkardı. Bu, Allah'a kolaydır.

Diyanet İşleri (eski)

(18-19) Allah, içinizden sizi alıkoyanları, size Allah'ın yardımını kıskanarak, kardeşlerine 'Bize gelin, zorlanmadıkça savaşa gitmeyin' diyenleri bilir. Kalblerine korku gelince ölüm baygınlığı geçiren kimse gibi gözleri dönerek, sana baktıklarını görürsün. Korkuları gidince iyiliğinize olanı çekemeyip sivri dilleriyle sizi incitirler. Bunlar inanmamışlardır, Allah, bu sebeple işlerini boşa çıkarmıştır; bu, Allah için kolaydır.

Diyanet Vakfi

(Gelseler de) size karşı pek hasistirler. Hele korku gelip çattı mı, üzerine ölüm baygınlığı çökmüş gibi gözleri dönerek sana baktıklarını görürsün. Korku gidince ise, mala düşkünlük göstererek sizi sivri dilleri ile incitirler. Onlar iman etmiş değillerdir; bunun için Allah onların yaptıklarını boşa çıkarmıştır. Bu, Allah'a göre kolaydır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Size karşı kıskançlık ediyorlardı. Derken o korku hali gelince, gördün onları ki, ölümden baygınlık sarmış kimse gibi gözleri dönerek sana bakıyorlardı. O korku gidince, size keskin keskin diller sıyırdılar. Onlar hayra karşı kıskançlık ediyorlardı. İşte bunlar iman etmediler de Allah amellerini boşa çıkardı. Bu Allah'a göre önemsizdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Size karşı kıskançlık ediyorlardı. Derken o korku hali gelince, onları gördün, ölüm baygınlığı sarmış kimse gibi gözleri dönerek sana bakıyorlardı. O korku gidince size keskin keskin diller sıyırdılar; hayra karşı da kıskançlık ediyorlardı, işte bunlar iman etmediler de Allah amellerini hiçe çıkardı. Bu Allah'a göre önemsizdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Size karşı kıskançlık ediyorlardı, derken o korku hali gelince gördün onları ki ölümden baygınlık sarmış kimse gibi gözleri dönerek sana bakıyorlardı, derken o korku gidince size keskin keskin diller sıyırdılar, hayra karşı kıskançlık ediyorlardı, işte bunlar iyman etmediler de Allah amellerini hiçe çıkardı, Allaha göre o ehemmiyyetsiz bulunuyor.

Erhan Aktaş

Size karşı çok isteksizdirler. Fakat korku gelince, ölümden dolayı baygınlık çökmüş kimse gibi gözleri dönmüş olarak sana baktıklarını görürsün. Sonra korkuyu savınca, hayra karşı kıskançlıkla sivri dilleriyle sizi incitirler. İşte onlar Mü'min değiller. Allah yaptıklarını boşa çıkardı. Bu Allah'a kolaydır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Size karşı çok isteksizdirler. Fakat korku gelince, ölümden dolayı baygınlık çökmüş kimse gibi gözleri dönmüş olarak sana baktıklarını görürsün. Sonra korkuyu savınca, hayra karşı kıskançlıkla sivri dilleriyle sizi incitirler. İşte onlar mü'min değiller. Allah yaptıklarını boşa çıkardı. Bu Allah'a kolaydır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Size karşı çok isteksizdirler. Fakat korku gelince, ölümden dolayı baygınlık çökmüş kimse gibi gözleri dönmüş olarak sana baktıklarını görürsün. Sonra korkuyu savınca, hayra karşı kıskançlıkla sivri dilleriyle sizi incitirler. İşte onlar mü'min değiller. Allah yaptıklarını boşa çıkardı. Bu Allah'a kolaydır.

Fizilal-il Kuran

Geldikleri zaman da size karşı çok hassastırlar, size yardım etmek istemezler. Ancak savaşta bir korku gelince, onların üzerine ölüm baygınlığı çökmüş insan gibi gözleri dönerek sana baktıklarını görürsün. Korku gidip te sıra ganimetleri paylaşmaya gelince, mala düşkünlük göstererek, sizi sivri dilleriyle incitirler. Onlar inanmamışlar, bu yüzden Allah onların işlerini boşa çıkarmıştır. Bu Allah'a göre kolaydır.

Gültekin Onan

(Geldiklerinde de) Size karşı 'cimri ve bencildirler'. Şayet korku gelecek olsa, ölümden dolayı üstüne baygınlık çökmüş kimseler gibi, gözleri dönerek sana bakmakta olduklarını görürsün. Korku gidince, hayra karşı oldukça düşkünlük göstererek sizi keskin dilleriyle (eleştirip inciterek) karşılarlar. İşte onlar inanmamışlardır, böylece Tanrı onların yaptıklarını boşa çıkarmıştır. Bu Tanrı'ya göre pek kolaydır.

Hamdi Döndüren

(Geldikleri) zaman da sizden yardımlarını esirgerler. Kalplerine (düşman) korkusu geldiği zaman, üzerine ölüm baygınlığı çökmüş kimse gibi, gözleri dönerek sana baktıklarını görürsün! Korku gidince de mala düşkünlük göstererek sivri dilleriyle sizi incitirler. Onlar, inanmış değillerdir. Bu yüzden Allah, onların yaptıklarını boşa çıkarmıştır. Bu, Allah’a göre kolaydır.

Hasan Basri Çantay

(Gelseler de) size karşı (yardımda) pek cimri adamlar olarak (gelirler). Hele kendilerine korku çatdı mı, onların ölümden üstüne baygınlık çökmüş kimseler gibi gözleri dönerek, sana bakdıklarını görürsün. O korku gidince ise hayra karşı pek düşkün adamlar tavriyle, sizi keskin dilleriyle incitirler. Onlar (hakıykatde) iman etmemişlerdir. Bundan dolayı Allah onların amellerini hiçe indirmişdir. Bu, Allaha göre kolaydır.

Hasib Asutay

(Gelseler de) size karşı pek cimridirler. (8) Hele korku (hali) gelince, üzerine ölüm baygınlığı çökmüş kimse gibi gözleri dönerek sana baktıklarını görürsün. Korku gidince de hayra (9) düşkünlük göstererek keskin dilleriyle sizi incitirler. Onlar iman etmiş değillerdir. Bu yüzden Allah onların amellerini boşa çıkarmıştır. Bu Allah'a göre kolaydır. (8. Size yardım etmek için değil, ganimet almak için gelirler.) (9. Ganimete, mala.)

Hayrat Neşriyat

(Hem gelseler dahi) size karşı pek cimri olarak (gelirler). Fakat korku(lu bir hâl)geldiği zaman, onları, üzerine ölüm (baygınlığı) çökmüş kimse gibi, gözleri dönerek sana baktıklarını görürsün! Korku (hâli) geçtiği zaman ise, hayra (o ganîmete) karşı hırslı kimseler olarak keskin dilleriyle sizi incitirler. İşte onlar (gerçekte) îmân etmemişlerdir; bunun üzerine Allah, amellerini boşa çıkarmıştır. Bu ise, Allah’a göre pek kolaydır.

İbni Kesir

Size karşı cimridirler. Korku geldiği zaman, görürsün ki onlar üstüne ölüm baygınlığı çökmüş gibi gözleri dönerek sana bakarlar. Korku gidince de iyiliğinizi çekemeyerek, sivri dilleriyle sizi incitirler. İşte onlar, inanmamışlardır. Bunun için de Allah yaptıklarını boşa çıkarmıştır. Bu, Allah için pek kolaydır.

Mehmet Okuyan

(Gelseler de) size karşı cimri olarak (gelirler). Korku geldiğinde, üzer(ler)ine ölüm baygınlığı çökmüş gibi gözleri dönerek sana bakmakta olduklarını görürsün. Korku gidince, iyiliği kıskanarak sizi sivri dilleriyle incitirler. Onlar iman etmiş değillerdir; (bu yüzden) Allah onların yaptıklarını boşa çıkarmıştır. Bu, Allah’a çok kolaydır.

Muhammed Esed

ve (böyleleri) size yapılan yardımı kıskanırlar. Ama sonra bir tehlike ile karşılaşınca da, ölümün gölgesinde yaşayan biri gibi, (korkuyla) gözleri dönmüş bir şekilde, (ey peygamber, yardım dilemek için) sana baktıklarını görürsün: tehlike geçince de iyiliğinizi çekemeyip siz (müminleri) sivri dilleri ile incitirler! Bu (gibi) insanlar, iman etmiş değillerdir, bu yüzden Allah onların yaptıklarını boşa çıkarır, bu Allah için kolaydır.

Mustafa İslamoğlu

Size yönelik bir kıskançlık bu; öte yandan tehlikeyi hissettikleri zaman da sanki ölüm tarafından çepeçevre kuşatılmışlar gibi gözleri dönmüş bir halde sana (yalvarırcasına) baktıklarını görürsün; tehlike geçtiğinde ise, iyiliğe karşı kıskançlık edip sivri ve keskin bir dille size hücum ederler. İşte bunlar inanmamışlardır; Allah da onların yaptıklarını boşa çıkarmıştır: zira bu Allah için oldukça kolaydır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Size karşı pek cimridirler. Sonra korku gelince onları görecek olursun ki, sana bakıveriyorlar, ölümden üstüne baygınlık çökmüş kimse gibi gözleri döner bir halde bulunur. Vaktâ ki, korku gitmiş olur, hayra karşı cimriler olarak keskin keskin dilleriyle size şiddetli sözler söylerler. İşte onlar imân etmediler. Artık Allah da onların amellerini mahvetmiştir ve bu, Allah'a göre kolay olmuştur.

Ömer Öngüt

Size karşı oldukça kıskanç ve cimridirler. Korku geldiği zaman, üzerine ölüm baygınlığı çökmüş gibi gözleri dönerek sana baktıklarını görürsün. Korku gidince de, iyiliğinizi çekemeyerek sivri dilleri ile sizi incitirler. Onlar iman etmiş değillerdir. Bunun için de Allah onların yaptıklarını boşa çıkartmıştır. Bu, Allah'a göre pek kolaydır.

Suat Yıldırım

Savaşa katıldıklarında da size karşı pek cimri ve kıskanç davranırlar. Hücum eden düşmanın ortalığa saldığı büyük korku gelince, ölüm sekeratına düşmüş kimsenin bakışı gibi, gözleri dönmüş bir tarzda sana baktıklarını görürsün. Korku hali geçince, Allah yolunda harcamada cimrice bir tavır içinde, keskin dilleriyle sizi incitirlerdi. İşte onlar iman etmemişler, Allah da onların yaptıkları bütün işleri boşa çıkarmıştır. Bu, Allah’a göre kolaydır.

Süleyman Ateş

(Geldikleri zaman da) Size karşı cimriler olarak (gelirler). Ama korkulu bir durum olunca onların, üstüne ölüm baygınlığı çökmüş insan gibi, gözleri dönerek sana baktıklarını görürsün. Korku gid(ip de sıra ganimetleri paylaşmağa gel)ince mala düşkünlük göstererek sizi sivri dillerle incitirler. Onlar, (içtenlikle) inanmamışlar, bu yüzden Allah onların işlerini boşa çıkarmıştır. Bu, Allah'a göre kolaydır.

Süleymaniye Vakfı

(Bizim yanımıza gelin demeleri) Size düşkün olduklarını göstermek içindir. Korku gelip çattığında üzerine ölüm baygınlığı çökmüş biri gibi gözleri bir tarafa kaymış olarak sana baktıklarını görürsün. Korku geçince de mala olan düşkünlüklerinden dolayı sivri dilleriyle sizi incitirler. İşte onlar, inanıp güvenmiş kimseler değillerdir. Bu yüzden Allah onların amellerini yok saymıştır. Bu, Allah'a kolaydır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sizi kıskandıkları için böyle yaparlar. Korku ortamı oluşunca, ölüm baygınlığına girmiş gibi gözleri bir tarafa kaymış olarak sana baktıklarını görürsün. Korkuları gidince de elinize geçeni kıskandıkları için sivri dilleriyle sizi incitirler. Onlar inanmamış kimselerdir. Allah, ondan dolayı işlerini boşa çıkarmıştır. Bu, Allah'a kolaydır.

Şaban Piriş

Sizi kıskanırlar. Korkuya kapılınca, ölüm baygınlığı geçiren kimse gibi gözleri dönmüş olarak sana baktıklarını görürsün. Korku geçince keskin dillerini uzatıp sizi incitirler, İyiliğinizi çekemezler. Bunlar, iman etmemişlerdir. Allah da onların yaptıklarını boşa gidermiştir. Bu, Allah için çok kolaydır.

Tefhim-ul Kuran

(Geldiklerinde de) Size karşı 'cimri ve bencildirler.' Şayet korku gelecek olsa, ölümden dolayı üstüne baygınlık çökmüş kimseler gibi gözleri dönerek onların sana bakmakta olduklarını görürsün. Korku gidince de, hayra karşı oldukça düşkünlük göstererek sizi keskin dilleriyle (eleştirip inciterek) karşılaşırlar. İşte onlar iman etmemişlerdir; böylece Allah onların yapmakta olduklarını boşa çıkarmıştır. Bu ise Allah'a göre pek kolaydır.

Ümit Şimşek

Onlar size karşı pek cimridirler. Korku bastırdığında, üzerine ölüm baygınlığı çöken kimse gibi gözleri yuvalarında dönmüş halde sana baktıklarını görürsün. Korkuları gittiğinde ise, sizin iyiliğinizi kıskanarak, sivri dilleriyle size sataşmaya başlarlar. Onlar iman etmemiş, Allah da onların yaptıklarını boşa çıkarmıştır. Bu ise Allah'a pek kolay gelir.

Yaşar Nuri Öztürk

Size karşı cimrilik/kıskançlık ederler. Korku geldiğinde onları sana bakar halde görürsün. Korku gittiğinde ise hayra karşı kıskançlık yüzünden sizi keskin dillerle yaralarlar. Ölümden üzerine baygınlık çökmüş biri gibidirler. Bunlar iman etmemişlerdir. Bu yüzden de Allah, amellerini boşa çıkarmıştır. Bunu yapmak Allah için çok kolaydır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Çünki sizə qarşı xəsislik edirlər. Onlara qorxu gəldikdə, ölüm ayağında bayılan adam kimi, dönüb sənə baxdıqlarını görürsən. Qorxu keçib getdikdə isə qənimətdə xəsislik edib acı dilləri ilə səni sancırlar. Onlar iman gətirməmişlər. Allah da onların əməllərini puç etmişdir. Bu, Allah üçün asandır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Gəldikdə də xəsislik göstərib köməklərini) sizdən əsirgəyərlər. (Ya Rəsulum!) Onlara qorxu üz verdikdə can üstə olan (ölüm xofundan bayılan) adam kimi gözləri (o tərəf-bu tərəfə) dolana-dolana sənə baxdıqlarını görərsən. Qorxu canlarından çıxınca qənimətdə (möʼminlər əldə etdiyi qənimətin bölünməsində) xəsislik edib acı dilləri ilə sizi sancarlar. Onlar iman gətirməmişlər. Buna görə də Allah onların əməllərini puça çıxartmışdır. Bu, Allah üçün asandır!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie tun so, als bangten sie um euch, nicht um sich selbst. Wenn es aber Grund zur Angst gibt, siehst du sie, wie sie in Panik geraten und dich mit kreisenden Augen wie ein Sterbender anschauen. Ist die beängstigende Gefahr vorüber, fallen sie mit ihrer scharfen Zunge über euch her und geizen mit guten Worten und Taten. Das sind Menschen, die nicht glauben. Deswegen vereitelt Gott ihre Taten. Das ist für Gott ein leichtes.

Almanca — Der Edle Quran

und sind dabei habsüchtig euch gegenüber. Wenn aber die Angst sich einstellt, siehst du, wie sie dich mit kreisenden Augen anschauen wie einer, der vor dem Tod ohnmächtig wird. Wenn dann die Angst gewichen ist, verletzen sie euch mit scharfen Zungen aus Habsucht nach dem (erbeuteten) Gut. Jene haben nicht (wirklich) geglaubt; darum läßt Allah ihre Werke hinfällig werden; und dies ist Allah ein leichtes.

Almanca — M. A. Rassoul

(und sind) euch gegenüber geizig. Naht aber Gefahr, dann siehst du sie nach dir ausschauen - mit rollenden Augen wie einer, der aus Todesfurcht in Ohnmacht fällt. Doch wenn dann die Angst vorbei ist, dann treffen sie euch mit scharfen Zungen in ihrer Gier nach Gut. Diese haben nicht geglaubt; darum hat Allah ihre Werke zunichte gemacht. Und das ist für Allah ein leichtes.

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie sind geizig euch gegenüber, und wenn die Angst kommt, siehst du sie dich anschauen, ihre Augen drehen sich wie derjenige, der in Ohnmacht vor dem Tod fällt. Und wenn die Angst weggeht, kränken sie euch mit scharfen Zungen wie Geizige dem Guten gegenüber. Diese verinnerlichten nicht den Iman, so ließ ALLAH ihre Handlungen nichtig werden. Und dies ist für ALLAH immer etwas Leichtes.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They are liberal in promises, stingy in performance, in offering help and in financial aid. When fear and dread overwhelm you see them look at you with a countenance speaking a different language; their eyes roll and turn round in their sockets like someone about to faint or on whom death is casting its shadow. Yet no sooner dread be dispelled than they call you everything they can lay their tongues to and give you a lick with the rough sides of their tongues, being stingy in benefaction and benediction. Such persons did not really conform to Allah's system of faith and worship and by consequence did He destine them to be losers whose hopes are doomed to disappointment and their deeds to worthlessness, and nothing is easier for Allah to do.

Abdul Haleem

who begrudge you [believers] any help. When fear comes, you [Prophet] see them looking at you with eyes rolling like someone in their death throes; when fear has passed, they attack you with sharp tongues and begrudge you any good. Such men do not believe, and God brings their deeds to nothing- that is all too easy for God.

Abdullah Yusuf Ali

Covetous over you. Then when fear comes, thou wilt see them looking to thee, their eyes revolving, like (those of) one over whom hovers death: but when the fear is past, they will smite you with sharp tongues, covetous of goods. Such men have no faith, and so Allah has made their deeds of none effect: and that is easy for Allah.

Abul A'la Maududi

They are utterly niggardly (in coming to your aid). Whenever there is danger, you will see them looking at you, their eyes rolling as though they were on the verge of fainting at the approach of death. But when the danger passes away, their greed for wealth prompts them to greet you with their sharp, scissor-like tongues. These are the ones who never truly believed, and so Allah has caused their deeds to be reduced to naught. That is easy enough for Allah.

Aisha Bewley

and are begrudging towards you. Then when fear comes, you see them looking at you, their eyes rolling like people scared to death. But when fear departs they flay you with sharp tongues, grasping for wealth. Such people have no iman and Allah will make their actions come to nothing. That is easy for Allah.

Al-Hilali & Khan

Being miserly towards you (as regards help and aid in Allâh’s Cause). Then when fear comes, you will see them looking to you, their eyes revolving like (those of) one over whom hovers death; but when the fear departs, they will smite you with sharp tongues, miserly towards (spending anything in any) good (and only covetous of booty and wealth). Such have not believed. Therefore Allâh makes their deeds fruitless and that is ever easy for Allâh.

Ali Quli Qarai

grudging you [their help]. So when there is panic, you see them observing you, their eyes rolling, like someone fainting at death. Then, when the panic is over, they scald you with [their] sharp tongues in their greed for riches. They never have had faith. So Allah has made their works fail, and that is easy for Allah.

Amatul Rahman Omar

They are niggardly (having no desire) to help you. But when danger is in sight you can see them looking towards you, their eyes rolling like (the eyes of) one who swoons due to (the agony of) death. But when (the time of) danger passes away they lash you (tauntingly) with the sharp (edges of their) tongues being niggardly of any good (coming to your way). These people have never, infact, believed (sincerely), so Allâh has rendered void all their activities (against Islam). And (doing) that is always an easy thing for Allâh.

Arthur John Arberry

being niggardly towards you. When fear comes upon them, thou seest them looking at thee, their eyes rolling like one who swoons of death; but when the fear departs, they flay you with sharp tongues, being niggardly to possess the good things. Those have never believed; God has made their works to fail; and that is easy for God.

Bijan Moeinian

When it comes to helping you [Mohammad], they are the least enthusiastic; but when a danger threatens them, they will look at you for help with eyes so frightened as though they are going to die any minute. When the danger is gone, they come to greet you with flattering words in hope of materialistic gains. These hypocrites are not believers and God will nullify their good deeds, which is the easiest thing for God to do.

E. Henry Palmer

covetous towards you. ' When fear comes thou wilt see them looking towards thee, their eyes rolling like one fainting with death; but when the fear has passed away they will assail you with sharp tongues, covetous of the best. These have never believed, and God will make vain their works, for that is easy with God.

Edip-Layth

They are miserable towards you. Then, when fear comes, you see their eyes rolling, as if death had already come to them. But once the fear is gone, they lash out at you with sharp tongues. They are miserable towards doing any good. These have not acknowledged, so God nullifies their works. This is easy for God to do.

George Sale

being covetous towards you: But when fear cometh on them, thou seest them look unto thee for assistance, their eyes rolling about, like the eyes of him who fainteth by reason of the agonies of death: Yet when their fear is past, they inveigh against you with sharp tongues; being covetous of the best and most valuable part of the spoils. These believe not sincerely; wherefore God hath rendered their works of no avail; and this is easy with God.

Hamid S. Aziz

Allah knows indeed those among you who hinder others and those who say to their brethren, "Come to us"; and they come not to the fight but a little,

Mahmoud Ghali

Being avaricious towards you. Then when fear comes, you would see them looking at you, (i.e., the Prophet) their eyes rolling like one who swoons of death; yet when the fear goes away, they flay you (i.e., the believers the pronoun is plural) with sharp tongues, being too avaricious to (give in) charity. Those have not (yet) believed, so Allah has frustrated their deeds; and that has been easy for Allah.

Marmaduke Pickthall

Being sparing of their help to you (believers). But when the fear cometh, then thou (Muhammad) seest them regarding thee with rolling eyes like one who fainteth unto death. Then, when the fear departeth, they scald you with sharp tongues in their greed for wealth (from the spoil). Such have not believed. Therefor Allah maketh their deeds fruitless. And that is easy for Allah.

Mohamed Ahmed - Samira

Being chary of helping you. But when danger appears you will find them looking at you with eyes turning like a man's in the swoon of death. Yet when the danger is past they lash you with sharp tongues, covetous of the best (of booty). Such as these have not come to belief. So God nullifies whatever they have done. This is how (the innate law of) God works inevitably.

Muhammad Asad

begrudging you all help. But then, when danger threatens, thou canst see them looking to thee [for help, O Prophet], their eyes rolling [in terror] like [the eyes of] one who is overshadowed by death: yet as soon as the danger has passed, they will assail you [believers] with sharp tongues, begrudging you all that is good! [People like] these have never known faith - and therefore God will cause all their works to come to nought: for this is indeed easy for God.

Mustafa Khattab

˹They are˺ totally unwilling to assist you. When danger comes, you see them staring at you with their eyes rolling like someone in the throes of death. But once the danger is over, they slash you with razor-sharp tongues, ravenous for ˹worldly˺ gains. Such people have not ˹truly˺ believed, so Allah has rendered their deeds void. And that is easy for Allah.

Progressive Muslims

They are miserable towards you. Then, when fear comes, you see their eyes rolling, as if death had already come to them. But once the fear is gone, they lash-out at you with sharp tongues. They are miserable towards doing any good. These have not believed, so God nullifies their works. This is easy for God to do.

Sahih International

Indisposed toward you. And when fear comes, you see them looking at you, their eyes revolving like one being overcome by death. But when fear departs, they lash you with sharp tongues, indisposed toward [any] good. Those have not believed, so Allah has rendered their deeds worthless, and ever is that, for Allah, easy.

Sam Gerrans

Begrudging you. Then when fear comes, thou seest them looking at thee, their eyes rolling like one overshadowed by death. But when the fear departs, they lash you with sharp tongues, begrudging good. Those have not believed, so God has made vain their deeds; and that is easy for God.

Shabbir Ahmed

They are miserly in dealing with you (believers). But when danger threatens, you can see them looking to you (for help, O Prophet), their eyes rolling in terror like one who is overshadowed by death. Yet once the fear has departed, they assail you believers with sharp tongues in their greed for wealth (from the spoil of war). These have never known belief, and, therefore, Allah makes all their deeds fruitless. That is easy for Allah (a spontaneous action of Allah's Law of Requital).

Syed Vickar Ahamed

Being stingy towards you; Then when the fear comes, you will see them looking to you with their eyes turning like (the eyes of a person) for whom death is near: But when the fear is gone, they will strike at you with their sharp tongues (with the) love of things. Men like this do not have faith, therefore, Allah has made their actions have no effect: And that is easy for Allah (to do).

Taqi Usmani

(and that too) with a greed against you (i.e. to extract a share of spoils from you). But when fear comes, you will see them looking towards you, rolling their eyes, like the one who gets faint because of death. Then once fear is gone, they assail you with sharp tongues, in greed for the good (i.e. the wealth acquired as spoils). These people did not accept faith (in real terms), therefore Allah has nullified their acts. All this is so easy for Allah.

The Monotheist Group

They are miserable towards you. Then, when fear comes, you see their eyes rolling, as if death had already come to them. But once the fear is gone, they lash-out at you with sharp tongues. They are miserable towards doing any good. These have not believed, so God nullifies their works. This is easy for God to do.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

avares à votre égard. Puis, quand leur vient la peur, tu les vois te regarder avec des yeux révulsés, comme ceux de quelquʹun qui sʹest évanoui par peur de la mort. Une fois la peur passée, ils vous lacèrent avec des langues affilées, alors quʹils sont chiches à faire le bien. Ceux-là nʹont jamais cru. Allah donc, rend vaines leurs actions. Et cela est facile à Allah.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew munafiq li ser (arîkariya) we pir çikûs û nemerd in. Vêca dema tirs bi ser wan de bê, tu wan dibînî ku ew li te dinêrin mîna yê ku mirinê ew girtibe, çavên wan li dor wan dileyîzin. Vêca dema ku tirs ji ser wan rabû, bi zimanên xwe yên tûj we diêşînin û ji temahkarî malê xenîmetê ji te dixwazin. Ha van bawerî neaniye. Vêca Xwedê kirinên wan pûç kirine û ev li cem Xwedê hêsan e.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

terwijl zij tegenover jullie gierig zijn. En wanneer de angst komt zie je hen naar jou kijken terwijl hun ogen in het rond draaien als bij iemand die voor de dood in onmacht valt. Maar wanneer de angst voorbij is bevitten zij jullie met scherpe tongen uit gierigheid naar het goede. Zij zijn het die niet geloven en God maakt hun daden vruchteloos; dat is voor God gemakkelijk.

Hollandaca — Siregar

Zij (de huichelaars) zijn gicrig tegenover jullie. Wanneer den de angst (voor de slag) komt, dan zie jij hen naar jou kijken, terwijl hun ogen rollen als van degene die uit doodsangst flauw valt. En als de angst is verdwenen, dan kwetsen zij jullie met scherpe tongen, terwijl zij gierig zijn met het goede. Zij zijn degenen die niet geloven, daarom deed Allah hun daden vruchteloos worden. En dat is voor Allah gemakkelijk.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

скупясь для вас (о, верующие) (своими душами, имуществом, старанием и любовью, так как в их сердцах ненависть и вражда). А когда приходит страх [приближается момент сражения], ты (о, Пророк) видишь, как они смотрят на тебя, (и) глаза их вращаются, как у того, кто теряет сознание от (предчувствия) смерти. А когда проходит страх, они оскорбляют вас острыми языками, скупясь на доброе [они проявляют жадность и зависть при разделе трофеев]. Такие – они не уверовали (своими сердцами) и Аллах сделал тщетными их дела! И это для Аллаха легко!

Rusça — Osmanov

так как скупы они по отношению к вам. Когда наступает опасность, [о Мухаммад], как они смотрят на тебя: их глаза закатываются, словно у того, кто падает в обморок от смертельного страха. Когда же страх проходит, они ранят вас, [о верующие,] острыми языками, будучи скупыми на доброе дело. Но они не уверовали, и Аллах сделал тщетными их деяния, и это для Него нетрудно.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och av oginhet håller inne med både råd och dåd. Men när fara hotar ser de på dig med ögon som rullar (av skräck) som om dödens skugga föll över dem. Och när faran är över (och de har sansat sig), riktar de sina vassa tungor mot er, lystna efter det bästa (av krigsbytet). (Hycklare som) dessa har ingen tro, och Gud skall låta allt vad de har åstadkommer (i livet) gå om intet; detta är lätt för Gud.