Andolsun, ilk nesilleri yok ettikten sonra Musa'ya -düşünüp ibret alsınlar diye- insanların kalp gözünü açan deliller ve bir hidayet rehberi, bir rahmet olarak Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.

وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ مِنْ بَعْدِ مَا اَهْلَكْنَا الْقُرُونَ الْاُو۫لٰى بَصَائِرَ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَرَحْمَةً لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ

ve leḳad āteynā mūsā l-kitābe min beǎ'di mā ehleknā l-ḳurūne l-ūlā beSāira li n-nāsi ve huden ve raHmeten leǎllehum yeteƶekkerūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَقَدْve leḳadve andolsun
2اٰتَيْنَاāteynāا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekbiz verdik
3مُوسَىmūsāموسىMusa'ya
4الْكِتَابَl-kitābeك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetKitabı
5مِنْmin
6بَعْدِbeǎ'diب ع دsonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikmesonra
7مَا
8اَهْلَكْنَاehleknāه ل كÖlmek, yok olmak, ziyan olmak, kaybolmak, yıkılmak, bozulmak.helak ettikten
9الْقُرُونَl-ḳurūneق ر نBir şeyi başka bir şeyle birleştirmek, eşleştirmek. Qarnin/qarnan - nesil, yüzyıl. Qarn (ikili qarnani, dolaylı qaraini, çoğul qurun) - boynuz, trampet. Genellikle güç/kudret/şan sembolü olarak kullanılır. Qarunun (çoğul qurana) - eş, yoldaş, yakın arkadaş. Muqarranin - birbirine bağlı. Muqrinina - boyun eğdirme yeteneği olan. Muqtarinin - sıra halinde dizilmiş olanlar, eşlik edenler.nesilleri
10الْاُو۫لٰىl-ūlāا و لilk, birinci, önce, evvel, baş, önceki, ön, başlangıçilk
11بَصَائِرَbeSāiraب ص رgörme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısıbir aydınlanma olan
12لِلنَّاسِli n-nāsiن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanlar için
13وَهُدًىve hudenه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.ve hidayet olan
14وَرَحْمَةًve raHmetenر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.ve rahmet olan
15لَعَلَّهُمْleǎllehumbelki onlar
16يَتَذَكَّرُونَyeteƶekkerūneذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekdüşünür öğüt alırlar

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve andolsun ki gelip geçen eski çağlardaki ümmetleri helâk ettikten sonra öğüt alsınlar, ibret alsınlar diye insanlara cangözleri, hidâyet ve rahmet olarak Mûsâ'ya kitap verdik.

Adem Uğur

Andolsun biz, ilk nesilleri yok ettikten sonra Musa'ya, -düşünüp öğüt alsınlar diye- insanlar için apaçık deliller, hidayet rehberi ve rahmet olarak o Kitab'ı (Tevrat'ı) vermişizdir.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki, ilk nesilleri helak ettikten sonra, Musa'ya Hakikat BİLGİsini (Kitap); insanlar için hakikati gösterici, hakikate erme kılavuzu ve rahmet (kendilerindeki Esma kuvvelerini keşfedip yaşama) olarak verdik; belki anıp değerlendirirler diye.

Ahmet Tekin

Andolsun biz, önceki nesilleri yok ettikten sonra, Mûsâ’ya, insanların iyiliği, kurtuluşu için önlerini aydınlatan, ufuklarını açan, güven sağlayan, basiretleriyle anlayabilecekleri âyetleri içeren, bir hidayet rehberi ve rahmet olarak kutsal kitabı vermiştik. Umulur ki, düşünüp öğüt alırlar.

Ahmet Varol

Andolsun ki, biz önceki nesilleri helak ettikten sonra belki düşünürler diye insanlar için (kalplerini açacak) aydınlatıcılar (basiretler) ve bir yol gösterici ve rahmet olması üzere Musa'ya kitap verdik.

Ali Bulaç

Andolsun, ilk nesilleri yıkıma uğrattıktan sonra, Musa'ya, insanlar için (gözleri hikmetle açıp aydınlatacak) basiretler, hidayet ve rahmet olmak üzere Kitap verdik. Umulur ki, öğüt alıp düşünürler diye.

Ali Fikri Yavuz

Azametim hakkı için, biz evvelki nesilleri helâk edişimizden sonra, Mûsa’ya Tevrat’ı verdik ki, insanların kalbleri için aydınlıklarla bir hidayet ve rahmet olsun. Olur ki, düşünür de iman ederler.

Ali Rıza Safa

Ve gerçek şu ki, önceki kuşakları yıkıma uğrattıktan sonra, insanlar için aydınlanma kaynağı, yol gösteren ve rahmet olarak, Musa'ya, Kitap verdik; belki öğüt alırlar diye.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun ki biz, ilk nesilleri helak ettikten sonra, insanlar düşünüp öğüt alsınlar diye Musa'ya, aydınlanma kaynağı, rehber ve rahmet olarak kitabı verdik.

Bekir Sadak

And olsun ki, Musa'ya, ilk nesilleri yok ettikten sonra, insanlar dusunsunler diye Kitap'i, acik belgeler, dogruluk rehberi ve rahmet olarak verdik.

Celal Yıldırım

Ve and olsun ki biz, önceki kuşakları yok ettikten sonra Musâ'ya, insanların kalb ve vicdanlarını açıp aydınlatacak, doğru yol (rehberi) ve rahmet olacak Kitab'ı verdik; ola ki düşünüp öğüt alırlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Muhakkak ki biz, önceki (birçok) nesilleri yok ettikten sonra, düşünüp ders çıkarsınlar diye Mûsâ’ya insanlar için apaçık deliller, hidayet rehberi ve rahmet olarak o kitabı verdik.

Diyanet İşleri

Andolsun, ilk nesilleri yok ettikten sonra Musa'ya -düşünüp ibret alsınlar diye- insanların kalp gözünü açan deliller ve bir hidayet rehberi, bir rahmet olarak Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.

Diyanet İşleri (eski)

And olsun ki, Musa'ya, ilk nesilleri yok ettikten sonra, insanlar düşünsünler diye Kitap'ı, açık belgeler, doğruluk rehberi ve rahmet olarak verdik.

Diyanet Vakfi

Andolsun biz, ilk nesilleri yok ettikten sonra Musa'ya, -düşünüp öğüt alsınlar diye- insanlar için apaçık deliller, hidayet rehberi ve rahmet olarak o Kitab'ı (Tevrat'ı) vermişizdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Andolsun ki biz, ilk nesilleri yok ettikten sonra Musa'ya olur ki düşünür, öğüt alırlar diye, insanlar için apaçık deliller, hidayet rehberi ve rahmet olarak o Kitab'ı (Tevrat'ı) vermişizdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, Biz Musa'ya o kitabı, ilk nesilleri helak ettikten sonra, insanların vicdanlarını aydınlatacak görüşler ve bir hidayet ve rahmet olmak üzere verdik; belki düşünür, ibret alırlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Celalim hakkı için biz Musaya o kitabı kurunı ulayı ihlak ettiğimizden sonra nasın vicdanlarını tenvir edecek basiretler ve bir hidayet-ü rahmet olmak üzere verdik, gerek ki tezekkür ederler

Erhan Aktaş

Ant olsun ki önceki nesilleri yok ettikten sonra; Musa'ya, öğüt alırlar diye, basiretler, doğru yolu gösteren ve rahmet olarak Kitap'ı verdik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki önceki nesilleri yok ettikten sonra; Musa'ya, öğüt alırlar diye, basiretler, doğru yolu gösteren ve rahmet olarak Kitap'ı verdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki önceki nesilleri yok ettikten sonra; Musa'ya, öğüt alırlar diye, basiretler, doğru yolu gösteren ve rahmet olarak Kitap'ı verdik.

Fizilal-il Kuran

Andolsun biz, ilk nesilleri helak ettikten sonra Musa'ya, insanların kalp gözlerini aydınlatacak nur ve onlara yol gösterici olarak Kitab'ı verdik. Belki düşünür, öğüt alırlar diye.

Gültekin Onan

Andolsun, ilk nesilleri yıkıma uğrattıktan sonra, Musa'ya, insanlar için (gözleri hikmetle açıp aydınlatacak) basiretler, hidayet ve rahmet olmak üzere Kitap verdik. Umulur ki, öğüt alıp düşünürler diye.

Hamdi Döndüren

Andolsun biz, ilk nesilleri yok ettikten sonra, belki düşünüp öğüt alırlar diye, Musa’ya o Kitab’ı verdik ki insanlar için gönül gözlerini aydınlatacak nur, hidayet rehberi ve bir rahmet olsun.

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki biz evvelki nesilleri belak etdiğimizden sonra Musaya — (insanlara kalb gözlerini açacak) basıyretler (vermek) ve bir hidayet ve rahmet olmak üzere — o kitabı (Tevratı) vermişizdir. Olur ki onlar nasıyhat kabul ederler (diye).

Hasib Asutay

Andolsun biz önceki nesilleri (21) yok ettikten sonra, Musa'ya düşünüp öğüt alsınlar diye, insanlar için açık belgeler, bir hidâyet rehberi ve bir rahmet olarak o kitabı (Tevrat'ı) vermişizdir. (21. Nuh, Hud, Salih, Hud aleyhisselamın kavmini.)

Hayrat Neşriyat

Celâlim hakkı için, (önceki asırlarda azgınlık yapan) ilk nesilleri helâk ettikten sonra, insanlar için (hakikatleri gösteren) deliller ve bir hidâyet ve bir rahmet olmak üzere Mûsâ’ya o Kitâb’ı (Tevrât’ı) verdik; olur ki ibret alırlar.

İbni Kesir

Andolsun ki; Biz, önceki nesilleri yok ettikten sonra Musa'ya insanlar için basiretler, hidayet ve rahmet olmak üzere kitabı verdik. Olur ki düşünürler diye.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki biz ilk nesilleri helak ettikten sonra (gerçeği) hatırlasınlar diye insanlar için öngörüler (içeren), (ayrıca) bir rehber ve rahmet olarak o Kitabı Musa’ya vermiştik.

Muhammed Esed

Ve gerçek şu (ki), daha önceki (günahkar) nesilleri ortadan kaldırdıktan sonra, insanlar için bir aydınlanma kaynağı, bir doğru yol bilgisi ve bir rahmet olarak Musa'ya (vahyedilmiş) kitabı verdik ki, (Bizi) anıp düşünsünler.

Mustafa İslamoğlu

Ve doğrusu, önceki nesilleri (hak ettikleri) helaka sürükledikten sonra insanlık için bilinç kaynağı, bir doğru yol rehberi ve bir rahmet membaı olarak Musa'ya Kitab'ı verdik ki belki (sorumluluklarını) hatırlarlar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Celâlim hakkı için evvelki asırlardakileri helâk ettikten sonra nâs için kalp gözleri ve bir hidâyet ve bir rahmet olmak üzere Mûsa'ya kitap verdik. Gerek ki, düşünürler (diye).

Ömer Öngüt

Andolsun ki biz Musa'ya önceki nesilleri helâk ettikten sonra, iyice düşünüp öğüt alsınlar diye; insanları basiret (kalp gözü) sahibi yapan ve onlar için bir hidayet ve rahmet olan o Kitab'ı verdik.

Suat Yıldırım

Biz daha önceki bazı nesilleri imha ettikten sonra, insanların vicdanlarını aydınlatacak, basiretlerini açacak bir delil, bir hidâyet rehberi ve bir rahmet tezahürü olmak üzere Mûsa’ya Tevrat’ı verdik ki düşünüp ibret alsınlar. Ama bunu yapmadılar.

Süleyman Ateş

Andolsun biz, ilk nesilleri (Nuh, Hud, Salih ve Lut kavimlerini) helak ettikten sonra Musa'ya, insanların gönül gözlerini aydınlatacak nur ve onlara yol gösterici olarak Kitabı verdik, belki düşünür, öğüt alırlar diye.

Süleymaniye Vakfı

Oysa önceki nesilleri helak ettikten sonra, Musa'ya da o insanlar için gerçeğin göstergeleri, bir rehber ve ikram olarak Kitabı vermiştik ki ondaki bilgileri kullansınlar!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Önceki nesilleri yok etmemizden sonra bu insanlar doğru bilgilerini kullansınlar diye Musa'ya Kitap verdik, insanlara gerçekleri gösteren, kılavuzluk eden ve ikram olan o Kitabı.

Şaban Piriş

Önceki nesilleri helak ettikten sonra, belki düşünürler diye insanlar için belgeler, doğru yolu gösterici ve rahmet olarak Musa'ya kitap vermiştik.

Tefhim-ul Kuran

Andolsun, ilk kuşakları yıkıma uğrattıktan sonra, Musa'ya, insanlar için (gözleri hikmetle açıp aydınlatacak) basiretler, hidayet ve rahmet olmak üzere Kitap verdik. Umulur ki, öğüt alıp düşünürler diye.

Ümit Şimşek

Biz Musa'ya, evvelki nesilleri helâk ettikten sonra, düşünüp öğüt alsınlar diye, insanlara gerçeği gösteren bir hidayet ve bir rahmet olarak, kitabı verdik.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun biz, ilk nesilleri helak ettikten sonra Musa'ya Kitap'ı; insanlar için basiretler, kılavuz ve rahmet olarak verdik ki, düşünüp öğüt alabilsinler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz əvvəlki nəsilləri məhv etdikdən sonra Musaya insanlar üçün açıq-aydın dəlillər, doğru yol göstəricisi və rəhmət olaraq Kitab verdik ki, bəlkə, düşünüb ibrət alsınlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Əvvəlki nəsilləri məhv etdikdən sonra insanlara (İsrail oğullarına) bir nur, doğru yolu göstərən rəhbər və rəhmət olaraq Musaya Kitab verdik ki, bəlkə, (onun vasitəsilə) öyüd-nəsihət qəbul etsinlər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir haben Moses, nachdem Wir die früheren frevelhaften Generationen vernichtet hatten, die Schrift (die Thora) gegeben als Mittel zur Erleuchtung für die Menschen, als Rechtleitung und Barmherzigkeit, damit sie sich ermahnen lassen.

Almanca — Der Edle Quran

Und Wir gaben ja Musa die Schrift -, nachdem Wir die früheren Geschlechter vernichteten, - als einsichtbringende Zeichen für die Menschen und als Rechtleitung und Barmherzigkeit, auf daß sie bedenken mögen.

Almanca — M. A. Rassoul

Und wahrlich, Wir gaben Moses die Schrift, nachdem Wir die früheren Geschlechter vernichtet hatten, als ein Mittel zur Ermahnung für die Menschen und als Führung und Barmherzigkeit, auf daß sie (Meiner Macht) eingedenk sein mögen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und gewiß, bereits ließen WIR Musa die Schrift zuteil werden, nachdem WIR die ersten Generationen zugrunde gerichtet hatten, als etwas Einblick-Gewährendes für die Menschen, eine Rechtleitung und eine Gnade, damit sie sich besinnen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And after We had reduced the earlier generations to a useless form We gave Mussa the Book AL-Tawrah (the Torah) to serve as a divine evidence engaging the intellect and a spirit of truth guiding into all truth and a mercy extended by Allah so that they may hopefully lift to Him their inward sight and keep Him in mind.

Abdul Haleem

After We had destroyed the earlier generations, We gave Moses the Scripture to provide insight, guidance, and mercy for people, so that they might take heed.

Abdullah Yusuf Ali

We did reveal to Moses the Book after We had destroyed the earlier generations, (to give) Insight to men, and guidance and Mercy, that they might receive admonition.

Abul A'la Maududi

After We had destroyed the earlier generations We bestowed the Book on Moses - a source of enlightenment for people and a guidance and mercy - that they may take heed.

Aisha Bewley

We gave Musa the Book after destroying the earlier nations, to awaken people’s hearts and as a guidance and a mercy so that hopefully they would pay heed.

Al-Hilali & Khan

And indeed We gave Mûsâ (Moses) - after We had destroyed the generations of old -the Scripture [the Taurât (Torah)] as an enlightenment for mankind, and a guidance and a mercy, that they might remember (or receive admonition).

Ali Quli Qarai

Certainly We gave Moses the Book, after We had destroyed the former generations, as [a set of] eye-openers for mankind, and as guidance and mercy so that they may take admonition.

Amatul Rahman Omar

After We had destroyed the earlier generations We gave Moses the Scripture (which contained) enlightening arguments for the people (of Israel) and (served as) a guidance and (promised them) mercy so that they might take heed.

Arthur John Arberry

And We gave Moses the Book, after that We had destroyed the former generations, to be examples and a guidance and a mercy, that haply so they might remember.

Bijan Moeinian

After having destroyed the wicked ones, I revealed the Book to Moses as a source of enlightenment, guidance and a sign of My mercy to the people so that they may learn priceless lessons from it.

E. Henry Palmer

And we gave Moses the Book, after that we had destroyed the former generations, as an insight to men and a guidance and a mercy; haply they may be mindful!

Edip-Layth

We had given Moses the book after We had destroyed the earlier generations, as an example for people and a guidance and mercy, perhaps they will take heed.

George Sale

And We gave the book of the law unto Moses, after We had destroyed the former generations, to enlighten the minds of men, and for a direction, and a mercy; that peradventure they might consider.

Hamid S. Aziz

And We followed them up in this world with a curse; and on the Day of Resurrection they shall be among the abhorred!

Mahmoud Ghali

And indeed We have already brought the Book to Mûsa, even after We caused the earliest generations to perish, to be demonstrations for mankind and a guidance and a mercy, that possibly they would remind themselves.

Marmaduke Pickthall

And We verily gave the Scripture unto Moses after We had destroyed the generations of old: clear testimonies for mankind, and a guidance and a mercy, that haply they might reflect.

Mohamed Ahmed - Samira

After We had destroyed the earlier generations We gave Moses the Book as evidence for mankind, and a guidance and grace, so that they may remember.

Muhammad Asad

And [then, ] indeed, after We had destroyed those earlier generations [of sinners], We vouchsafed unto Moses [Our] revelation as a means of insight for men, and as a guidance and grace, so that they might bethink themselves [of Us].

Mustafa Khattab

Indeed, We gave Moses the Scripture—after destroying earlier nations—as an insight for the people, a guide, and mercy so perhaps they would be mindful.

Progressive Muslims

We had given Moses the Scripture after We had destroyed the earlier generations, as an example for mankind and a guidance and mercy, perhaps they will take heed.

Sahih International

And We gave Moses the Scripture, after We had destroyed the former generations, as enlightenment for the people and guidance and mercy that they might be reminded.

Sam Gerrans

And We gave Moses the Writ after We had destroyed the former generations, as a means of insight for mankind; and as guidance, and as a mercy, that they might take heed.

Shabbir Ahmed

And, indeed, We had given the Scripture to Moses, after We had annihilated several earlier communities, - to give Insight to people, and Guidance and Mercy, that they take heed.

Syed Vickar Ahamed

And We gave the Book to Musa (Moses) after We had ruined the earlier generations, (as a) Vision (of Truth, the Torah) to men, and Guidance and Mercy, that they may receive warning (and guidance).

Taqi Usmani

And We gave Mūsā, after We destroyed the earlier generations, the Book having insights for people and a guidance and mercy, so that they may receive the advice.

The Monotheist Group

We had given Moses the Book after We had destroyed the earlier generations; as an example for the people and a guidance and a mercy, perhaps they will take heed.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous avons en effet, donné le Livre à Moïse, - après avoir fait périr les anciennes générations, - en tant que preuves illuminantes pour les gens, ainsi que guidée et miséricorde afin quʹils se souviennent.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Sond be, piştî ku me umetên pêşî ji holê rakirin, Me kitêb da Mûsa ji bo ku ji mirovan re bibe ronahî, rasterêyî û rehmet, da ku ew jê şîretan wergirin.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wij hebben aan Moesa, nadat Wij de eerdere generaties vernietigd hadden, het boek gegeven als inzichtelijke bewijzen voor de mensen en als leidraad en als barmhartigheid. Misschien zullen zij zich laten vermanen.

Hollandaca — Siregar

En voorzeker, Wij gaven Môesa de Schrift (de Taurât), nadat Wij de eerdere generaties vernietigd hadden, als een verbeldering voor de mensen en als Leiding en Barmhartigheid. Hopelijk zullen zij zich taten vermanen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (Я клянусь, что) уже даровали Мы (пророку) Мусе Писание [Тору], после того как погубили первые [бывшие до него] поколения, (чтобы это Писание было) как наглядные знамения людям (по которому они отличали бы Истину), (а также) как (истинное) руководство и милосердие, чтобы они помнили (те наставления, которые есть в этом Писании)!

Rusça — Osmanov

После того как Мы подвергли гибели первые поколения [грешников], Мы даровали Мусе писание как наглядное знамение для людей, руководство к прямому пути и милости, в надежде, что они запомнят [его] как назидание.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

EFTER ATT ha låtit tidigare släkten (som förhärdat sig i synd och ondska) gå under, skänkte Vi Moses Vår uppenbarelse, ett ljus som skulle hjälpa människorna att se klart och ge dem vägledning och nåd; kanske skulle (det stämma) dem till eftertanke.