Bu dünyada onları lanete uğrattık. Kıyamet gününde de onlar iğrenç kılınmış kimselerden olacaklardır.

وَاَتْبَعْنَاهُمْ فِي هٰذِهِ الدُّنْيَا لَعْنَةً وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ هُمْ مِنَ الْمَقْبُوحِينَ

ve etbeǎ'nāhum fī hāƶihi d-dunyā leǎ'neten ve yevme l-ḳiyāmeti hum mine l-meḳbūHīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاَتْبَعْنَاهُمْve etbeǎ'nāhumت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmekve onların ardına taktık
2فِي
3هٰذِهِhāƶihibu
4الدُّنْيَاd-dunyāد ن وYakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmakdünyada
5لَعْنَةًleǎ'netenل ع نKovmak, lanetlemek, merhamet ve nimetlerden mahrum bırakmak, mahkum etmek, beddua etmek.bir la'net
6وَيَوْمَve yevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecive günü ise
7الْقِيٰمَةِl-ḳiyāmetiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkıyamet
8هُمْhumonlar
9مِنَmine-dendir
10الْمَقْبُوحِينَl-meḳbūHīneق ب حNefret etmek/onaylamamak, çirkinleştirmek, çirkin/iğrenç/kötü/tiksindirici olmak. Nefret edilen, iğrenç hale getirilmiş, nefret uyandıran, utanç verici, tüm iyiliklerden mahrum edilmiş, iyilikten uzaklaştırılmış veya kovulmuş, yoksun bırakılmış.çirkinleştirilenler-

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve şu dünyâda artlarından lânet ettik onlara ve kıyâmet günü de onlar, çirkin bir azâba uğrayanlara katılacaklar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve şu dünyâda artlarından lânet ettik onlara ve kıyâmet günü de onlar, çirkin bir azâba uğrayanlara katılacaklar.

Adem Uğur

Bu dünyada arkalarına lânet taktık. Onlar, kıyamet gününde de kötülenmişler arasındadır.

Ahmed Hulusi

Şu dünyada bir lanet taktık peşlerine. . . Kıyamet gününde ise onlar nefretle bakılanlardan olurlar.

Ahmet Tekin

Bu dünyada onları arkalarından lânet okunur hale getirdik. Onlar Kıyamet gününde de, kötülenmişler arasındadır.

Ahmet Varol

Bu dünyada onların arkalarına bir lanet taktık. Kıyamet gününde de onlar çirkinleştirilmiş olanlardandır.

Ali Bulaç

Bu dünya hayatında onların arkasına lanet düşürdük; kıyamet gününde ise, onlar çirkinleştirilmiş olanlardır.

Ali Fikri Yavuz

Hem kendilerine, bu dünyada, arkalarından bir lânet yağdırmaktayız, hem de kıyamet gününde onlar yüzleri çirkin olanlardandırlar.

Ali Rıza Safa

Dünyada peşlerine lanet taktık. Yeniden Yaratılış Günü'nde de aşağılanmış kişiler arasında olacaklardır.

Bayraktar Bayraklı

Bu dünyada arkalarına lanet taktık. Onlar kıyamet gününde kötülenmişler arasında olacaklardır.

Bekir Sadak

Bu dunyada laneti ardlarina taktik; onlar kiyamet gununde de igrenc kimselerden olacaklardir. *

Celal Yıldırım

Bu Dünya'da peşlerinden lanet gönderdik ; Kıyamet gününde ise çok çirkin suratlılardan olacaklardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bu dünyada onların peşine lâneti taktık, kıyamet gününde de bunlar kınanmış kimselerden olacaklar.

Diyanet İşleri

Bu dünyada onları lanete uğrattık. Kıyamet gününde de onlar iğrenç kılınmış kimselerden olacaklardır.

Diyanet İşleri (eski)

Bu dünyada laneti ardlarına taktık; onlar kıyamet gününde de iğrenç kimselerden olacaklardır.

Diyanet Vakfi

Bu dünyada arkalarına lânet taktık. Onlar, kıyamet gününde de kötülenmişler arasındadır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bu dünyada arkalarına lanet taktık. Onlar, kıyamet gününde de kötülenmişler arasındadır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem bu dünyada onlara arkalarından bir lanet yağdırmaktayız, hem de Kıyamet gününde pek nefret edilenlerden olacaklardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem kendilerine bu Dünyada arkalarından bir la'net yağdırmaktayız hem de Kıyamet günü bunlar pek menfurlardandırlar

Erhan Aktaş

Bu dünyada arkalarına bir lanet taktık. Kıyamet günü ise onlar çirkinleştirilmiş olanlardandır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bu dünyada arkalarına bir lanet taktık. Kıyamet Günü ise onlar çirkinleştirilmiş olanlardandır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bu dünyada arkalarına bir lanet taktık. Kıyamet Günü ise onlar çirkinleştirilmiş olanlardır.

Fizilal-il Kuran

Bu dünya hayatında biz onların peşine bir lânet taktık. Kıyamet günü de iğrenç kimselerden olacaklar.

Gültekin Onan

Bu dünya hayatında, onların arkasına lanet düşürdük; kıyamet gününde ise, onlar çirkinleştirilmiş olanlardır.

Hamdi Döndüren

Bu dünya hayatında biz onların ardına bir lanet taktık. Kıyamet gününde de onlar, kötülenmişler arasındadır.

Hasan Basri Çantay

Bununla beraber bu dünyada biz onların arkalarına la'net de takdık. (Hele) kıyamet gününde onlar (suratları çirkinleşdirilen) çok menfur (adam) lordandır.

Hasib Asutay

Bu dünyada onların ardına lânet takmışızdır. Kıyamet gününde ise onlar kötülenmişler arasındadırlar. (20) (20. İbni Abbas'a göre yüzleri kapkara, gözleri gömgök ve son derece çirkin bir durumda olacaklardır.)

Hayrat Neşriyat

Ve bu dünyada onların peşine bir lâ'net taktık. Kıyâmet günü ise onlar, çirkin kılınmış kimselerdendir.

İbni Kesir

Bu dünyada arkalarına la'neti taktık. Kıyamet günü de onlar çirkinleştirilmiş olanlardır.

Mehmet Okuyan

Bu dünyada arkalarına lanet takmıştık (lanetle anılmalarını sağlamıştık). Kıyamet gününde de kötülenmişler arasında olacaklardır.

Muhammed Esed

çünkü Biz bu dünyada bir horlanma, aşağılanma taktık onların peşine; Kıyamet Günü'nde ise onlar iyice küçük düşmüş, bayağılaşmış kişiler arasında yer alacaklardır.

Mustafa İslamoğlu

Zira Biz, lanet (halkasını) daha bu dünyada onların (yüreklerine) geçirmişizdir; Kıyamet Günü'nde ise aşağılık ve iğrenç olan yine onlar olacaktır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onlara bu dünyada bir lânet tâbi kıldık, Kıyamet gününde ise onlar çok çirkin kimselerdendirler.

Ömer Öngüt

Bu dünya hayatında arkalarına lâneti taktık, daima lânetle anılacaklardır. Kıyamet gününde de onlar çirkinleştirilmiş, iğrenç kimselerden olacaklardır.

Suat Yıldırım

Bu dünyada arkalarına bir lânet taktık, kendilerine lânet yağdırılıyor. Kıyamette, o büyük duruşma gününde ise, en çok nefret edilenlerden olacaklardır.

Süleyman Ateş

Bu dünya hayatında biz onların ardına bir la'net taktık (daima la'netle anılacaklardır). Kıyamet günü ise onlar çirkinleştirilenlerdendir.

Süleymaniye Vakfı

Bu dünyada onları sürekli dışlanır hale getirmiştik. Kıyamet /mezardan kalkış günü de yüzlerine bakılmayacak kimselerden olacaklardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu dünyada dışlanmışlık peşlerini bırakmadı. Kıyamet günü de onlar çirkinleştirilmiş kimseler olacaklardır.

Şaban Piriş

Bu dünyada da peşlerine lanet taktık. Kıyamet günü de onlar, iğrenç kimselerden olacaklardır.

Tefhim-ul Kuran

Bu dünya hayatında biz onların arkasına lanet düşürdük; kıyamet gününde ise, onlar çirkinleştirilmiş olanlardır.

Ümit Şimşek

Bu dünyada onların peşine bir lânet taktık. Kıyamet gününde ise onlar, iyice çirkinleşmiş hal alacaklardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Bu dünya hayatında da arkalarına bir lanet taktık. Kıyamet günü onlar, çirkinleştirilenler arasında olacaklar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bu dünyada onları lənətə düçar etdik. Qiyamət günü isə onlar Allahın rəhmətindən qovulmuş kimsələrdən olacaqlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Bu dünyada onlara ləʼnət damğası vurduq (hamı onlara ləʼnət oxuyar), qiyamət günü isə onlar çirkin (iyrənc, Allahın rəhmətindən kənar edilmiş) kimsələr olacaqlar.

Almanca (2)

Almanca — Al-Azhar

Wir haben sie in diesem irdischen Leben mit einem Fluch belegt, und am Jüngsten Tag werden sie zu den Verabscheuten gehören.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und WIR ließen ihnen in diesem Diesseits einen Fluch folgen, und am Tag der Auferstehung sind sie von den Verdammten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And We glued them a curse here and with disgrace Hereafter when they shall be viewed with contempt.

Abdul Haleem

We made Our rejection pursue them in this world, and on the Day of Resurrection they will be among the despised.

Abdullah Yusuf Ali

in this world We made a curse to follow them and on the Day of Judgment they will be among the loathed (and despised).

Abul A'la Maududi

We have made a curse to pursue them in this world, and on the Day of Judgement they shall be among the despised.

Aisha Bewley

We pursued them with a curse in this world and on the Day of Rising they will be hideous and spurned.

Al-Hilali & Khan

And We made a curse to follow them in this world, and on the Day of Resurrection, they will be among Al-Maqbuhûn (those who are prevented from receiving Allâh’s Mercy or any good; despised or destroyed).

Ali Quli Qarai

We made a curse pursue them in this world, and on the Day of Resurrection they will be among the disfigured.

Amatul Rahman Omar

And We have made them to be followed by a curse in this world and on the Day of Resurrection they will be among those deprived of all good.

Arthur John Arberry

and We pursued them in this world with a curse, and on the Day of Resurrection they shall be among the spurned.

Bijan Moeinian

They tasted a part of their punishment in this world and will be the most miserable in the Day of Resurrection.

E. Henry Palmer

and we followed them up in this world with a curse; and on the resurrection day they shall be abhorred!

Edip-Layth

We made them followed by a curse in this world, and on the day of Resurrection they will be despised.

George Sale

We pursued them with a curse in this life; and on the day of resurrection they shall be shamefully rejected.

Hamid S. Aziz

But We made them models (examples or leaders) calling (or leading) to the fire; and on the Day of Resurrection they shall not be helped.

Mahmoud Ghali

And We made a curse to follow them in this present (life) (Literally: this lowly "life", i. e., the life of this world) and on the Day of the Resurrection they will be among the spurned.

Marmaduke Pickthall

And We made a curse to follow them in this world, and on the Day of Resurrection they will be among the hateful.

Mohamed Ahmed - Samira

A curse lies upon them in this world, and on the Day of Resurrection they will be despised.

Muhammad Asad

We have caused a curse to follow them in this world as well; and on Resurrection Day they will find themselves among those who are bereft of all good.

Mustafa Khattab

We caused a curse to follow them in this world. And on the Day of Judgment they will be among the outcasts.

Progressive Muslims

And We made them followed by a curse in this world, and on the Day of Resurrection they will be despised.

Sahih International

And We caused to overtake them in this world a curse, and on the Day of Resurrection they will be of the despised.

Sam Gerrans

And We caused a curse to follow them in the World; and on the Day of Resurrection will they be among those spurned.

Shabbir Ahmed

In this world We did cause a rejection to follow them, and they shall be among the despised ones on the Day of Resurrection.

Syed Vickar Ahamed

And We made a curse to follow them in this world: And on the Day of Judgment they will be from the hated (and damned).

Taqi Usmani

And We made a curse to pursue them in this world; and on the Day of Judgment they will be among those dejected.

The Monotheist Group

And We made them followed by a curse in this world, and on the Day of Resurrection they will be despised.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous les fîmes suivre, dans cette vie ici-bas, dʹune malédiction. Et au Jour de la Résurrection, ils seront parmi les honnis.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Me li vê cîhanê lanet (dûrketina ji rehma Xwedê) li wan barand. Roja qiyametê jî ew ji lanetiyan in.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Wij hebben hen in dit tegenwoordige leven door een vloek laten achtervolgen en op de opstandingsdag zullen zij tot de verafschuwden behoren.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij vervolgen hen met een vloek in dit leven en, op den dag der opstanding zullen zij met schande worden verworpen.

Hollandaca — Siregar

En Wij vervolgden hen in dit leven met een vloek. En op de Dag der Opstanding zullen zij tot de verachten behoren.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И сделали Мы так, что следует за ними [за Фараоном и его людьми] в этом мире проклятие [наказание и унижение], а в День Воскресения они будут из (числа) обезображенных.

Rusça — Osmanov

В этом мире Мы предали их проклятию, а в День воскресения они будут презираемы.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Vår förbannelse följde dem i denna värld och på Uppståndelsens dag skall de vara bland dem som är utestängda från Vår nåd.