(Ey inananlar!) Peygamberin (sizi) çağırmasını aranızda birbirinizi çağırmanız gibi tutmayın. İçinizden biribirini siper ederek sıvışıp gidenleri Allah gerçekten bilir. Artık onun emrine muhalefet edenler, başlarına bir belanın gelmesinden veya elem dolu bir azaba uğramaktan sakınsınlar.
لَا تَجْعَلُوا دُعَاءَ الرَّسُولِ بَيْنَكُمْ كَدُعَاءِ بَعْضِكُمْ بَعْضًا قَدْ يَعْلَمُ اللّٰهُ الَّذِينَ يَتَسَلَّلُونَ مِنْكُمْ لِوَاذًا فَلْيَحْذَرِ الَّذِينَ يُخَالِفُونَ عَنْ اَمْرِهِٓ اَنْ تُصِيبَهُمْ فِتْنَةٌ اَوْ يُصِيبَهُمْ عَذَابٌ اَلِيمٌ
lā tec'ǎlū duǎā'e r-rasūli beynekum ke duǎā'i beǎ'Dikum beǎ'Dan ḳad yeǎ'lemu (a)llahu (e)lleƶīne yetesellelūne minkum livāƶen fe l yeHƶeri (e)lleƶīne yuḣālifūne ǎn emrihi en tuSībehum fitnetun ev yuSībehum ǎƶābun elīmun
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Aranızda, birbirinizi çağırdığınız gibi çağırmayın Peygamberi. İçinizden, birbirini siper ederek gizlice gidenleri, gerçekten de bilir Allah; artık onun emrine aykırı hareket edenler, bir sınanmaya uğramaktan, yahut da elemli bir azâba düşmekten sakınsınlar.
Abdulkadir Gölpınarlı
Aranızda, birbirinizi çağırdığınız gibi çağırmayın Peygamberi. İçinizden, birbirini siper ederek gizlice gidenleri, gerçekten de bilir Allah; artık onun emrine aykırı hareket edenler, bir sınanmaya uğramaktan, yahut da elemli bir azâba düşmekten sakınsınlar.
Adem Uğur
(Ey müminler!) Peygamber'i, kendi aranızda birbirinizi çağırır gibi çağırmayın. İçinizden, birini siper edinerek sıvışıp gidenleri muhakkak ki Allah bilmektedir. Bu sebeple, onun emrine aykırı davrananlar, başlarına bir belâ gelmesinden veya kendilerine çok elemli bir azap isabet etmesinden sakınsınlar.
Ahmed Hulusi
Rasulün davetini, aranızda, bazınızın bazınıza çağırması gibi kabul etmeyin. Allah sizden, birbirinin arkasına gizlenip, gizlice sıvışarak gidenleri bilir. . . Artık O'nun emrine muhalefet edenler, kendilerine bir belanın isabet etmesinden yahut acı bir azabın isabet etmesinden korksunlar!
Ahmet Tekin
İlâhî hükümleri icraya, ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya memur tek yetkili Rasulullah ile münasebetleriniz sırasında, O’nun davetini, çağrısını, duasını aranızdaki birbirinizin davetine, çağrısına, duasına benzetmeyin. İçinizden gizlice, yavaş yavaş birbirlerinin arkasına saklanarak Rasulullah’ın meclisinden, Kur’ân ve sünnetin anlatıldığı İslâmî toplantılardan kaytaranları Allah biliyor. Bu sebeple, onun yerleştirdiği düzene, yaptığı planlara aykırı davrananlar, bu dünyada başlarına bir belâ gelmesinden veya öteki âlemde kendilerine çok can yakıp inleten müthiş bir azap isabet etmesinden sakınsınlar.
Ahmet Varol
Peygamberin çağırmasını aranızda birbirinizi çağırmanız gibi tutmayın. [9] Muhakkak ki Allah içinizden birbirlerini siper edinerek sıvışanları bilmektedir. Onun emrine aykırı davrananlar başlarına bir belanın gelmesinden veya kendilerine acıklı bir azabın gelip çatmasından sakınsınlar.
Ali Bulaç
Elçinin çağırmasını, kendi aranızda kiminizin kimini çağırması gibi saymayın. Allah, sizden bir diğerinizi siper ederek kaçanları gerçekten bilir. Böylece onun emrine aykırı davrananlar, kendilerine bir fitnenin isabet etmesinden veya onlara acı bir azabın çarpmasından sakınsınlar.
Ali Fikri Yavuz
Peygamberlerin çağrışını, aranızda birbirinizi çağırış gibi tutmayın (davetine hemen koşun ve izinsiz ayrılmayın). İçinizden birbirini siper ederek (savaştan veya hutbeden) sıvışıb kaytaranları Allah muhakkak biliyor. Bunun için, Peygamberin emrine aykırı hareket edenler, başlarına bir belâ inmekten, yahud kendilerine acıklı bir azab isabet etmekten sakınsınlar.
Ali Rıza Safa
Elçinin çağrısını, birbirinize yaptığınız çağrıyla bir tutmayın. Allah, birbirlerinin arkasına gizlenerek kaçıp gidenleri bilir. O'nun buyruğuna karşı gelenler, bir sınamanın gelmesinden veya acı bir cezanın gelmesinden korksunlar.
Bayraktar Bayraklı
Ey Müminler! Peygamberi kendi aranızda birbirinizi çağırır gibi çağırmayınız. İçinizden, sıvışıp gidenleri elbette Allah bilmektedir. Bundan dolayı, onun emrine aykırı davrananlar, başlarına bir bela gelmesinden veya kendilerine çok elemli bir azap isabet etmesinden sakınsınlar.
Bekir Sadak
Peygamberin cagrisini, kendi aranizda birbirinizi cagirmaniz gibi tutmayin. Allah, icinizden sivisip gidenleri suphesiz bilir. O'nun buyruguna aykiri hareket edenler, baslarina bir belanin gelmesinden veya can yakici bir azaba ugramaktan sakinsinlar.
Celal Yıldırım
Peygamber'e (kendisiyle konuşurken) seslenmenizi, kendi aranızda birbirinize seslendiğiniz gibi saymayın. İçinizden birbirini siper edinip sıvışarak gidenleri elbette Allah bilir. Artık Peygamber'in emrine muhalefef edenler, kendilerine bir fitnenin dokunmasından veya kendilerine elem verici bir azâbın erişmesinden (korkup) çekinsinler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Resulün çağrısını aranızda, birinizin diğerini çağırması gibi görmeyin. Aranızdan gizlice sıvışıp gidenleri Allah elbette bilir. Onun emrine aykırı davrananlar başlarına ya bir belânın gelmesinden yahut can yakan bir cezaya çarpılmaktan korksunlar!
Diyanet İşleri
(Ey inananlar!) Peygamberin (sizi) çağırmasını aranızda birbirinizi çağırmanız gibi tutmayın. İçinizden biribirini siper ederek sıvışıp gidenleri Allah gerçekten bilir. Artık onun emrine muhalefet edenler, başlarına bir belanın gelmesinden veya elem dolu bir azaba uğramaktan sakınsınlar.
Diyanet İşleri (eski)
Peygamberin çağrısını, kendi aranızda birbirinizi çağırmanız gibi tutmayın. Allah, içinizden sıvışıp gidenleri şüphesiz bilir. O'nun buyruğuna aykırı hareket edenler, başlarına bir belanın gelmesinden veya can yakıcı bir azaba uğramaktan sakınsınlar.
Diyanet Vakfi
(Ey müminler!) Peygamber'i, kendi aranızda birbirinizi çağırır gibi çağırmayın. İçinizden, birini siper edinerek sıvışıp gidenleri muhakkak ki Allah bilmektedir. Bu sebeple, onun emrine aykırı davrananlar, başlarına bir belâ gelmesinden veya kendilerine çok elemli bir azap isabet etmesinden sakınsınlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
(Ey müminler!) Peygamberin davetini, aranızdan bazınızın bazınıza daveti gibi zannetmeyin. İçinizden, birini siper ederek sıvışıp gidenleri muhakkak ki Allah bilmektedir. Bu sebeple, O'nun emrine aykırı davrananlar, başlarına bir bela gelmesinden veya kendilerine çok elemli bir azap isabet etmesinden sakınsınlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Peygamberin size yaptığı çağrıyı, birbirinize yaptığınız çağrı gibi değerlendirmeyin! İçinizden birbirini siper ederek sıvışıp sıvışıp gidenleri Allah mutlaka biliyor. Artık onun emrine aykırı davrananlar, başlarına bir fitnenin veya acı bir azabın gelmesinden çekinsinler!
Elmalılı Hamdi Yazır
Peygamberin duasını aranızda birbirinize ettiğiniz dua gibi farz etmeyin, içinizden birbirini siper ederek sıvışıp sıvışıp gidenleri Allah muhakkak biliyor, binaenaleyh onun emrinden hılafına gidenler başlarına bir fitne inmekten veya elim bir azab irmekten hazer etsinler
Erhan Aktaş
Resul'ün çağrısını, birbirinize yaptığınız çağrıyla denk tutmayın. İçinizden birbirinin arkasına saklanarak sıvışmak isteyenleri Allah biliyor. Bu sebeple onun buyurmalarına karşı gelenler, kendilerine bir fitnenin veya çok acıklı bir azabın isabet etmesinden sakınsınlar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Resul'ün çağrısını, birbirinize yaptığınız çağrıyla denk tutmayın. İçinizden birbirinin arkasına saklanarak sıvışmak isteyenleri Allah biliyor. Bu sebeple onun buyurmalarına karşı gelenler, kendilerine bir fitnenin veya çok acıklı bir azabın isabet etmesinden sakınsınlar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Rasul'ün çağrısını, birbirinize yaptığınız çağrıyla denk tutmayın. İçinizden birbirinin arkasına saklanarak sıvışmak isteyenleri Allah biliyor. Bu sebeple onun buyurmalarına karşı gelenler, kendilerine bir fitnenin veya çok acıklı bir azabın isabet etmesinden sakınsınlar.
Fizilal-il Kuran
Peygamberi çağırırken O'na, birbirinize seslendiğiniz gibi seslenmeyiniz. (Ya da Peygamber sizi çağırdığında O'nun çağrısını, aranızda birbirinize yönelttiğiniz çağrılarla bir tutmayınız.) Allah, arkadaşlarını siper ederek gizlice Peygamberin yanından sıvışanları iyi bilir. O'nun emrini çiğneyenler ya başlarına bir bela gelmesinden ya da acıklı bir azaba çarpılmaktan korkmalıdırlar.
Gültekin Onan
Elçinin çağırmasını kendi aranızda kiminizin kimini çağırması gibi saymayın. Tanrı, sizden bir diğerinizi siper ederek kaçanları gerçekten bilir. Böylece onun buyruğuna aykırı davrananlar, kendilerine bir fitnenin isabet etmesinden veya onlara acı bir azabın çarpmasından sakınsınlar.
Hamdi Döndüren
Elçinin çağırmasını, aranızda herhangi birinizin diğerini çağırmasıyla bir tutmayın! Allah, içinizden, birini siper edinerek sıvışıp gidenleri çok iyi biliyor. Bu yüzden, elçinin sözüne karşı gelenler, başlarına bir belâ gelmesinden ya da can yakıcı bir azaba uğramaktan sakınsınlar!
Hasan Basri Çantay
Peygamberi, kendi aranızda birbirinizi çağırdığınız gibi, çağırmayın. İçinizden yekdiğerini siper ederek sıvışıp gidenleri muhakkak ki Allah biliyor. Artık Onun emrinden uzaklaşıb gidenler kendilerini (dünyada) bir fitne (ve bela) çarpmasından, yahud (ahıretde) onlara pek acıklı bir azab (gelib) çatmasından çekinsin (ler).
Hasib Asutay
(Ey müminler!) Peygamberi, kendi aranızda birbirinizi çağırır gibi çağırmayın. (25) İçinizden birbirini siper edinerek sıvışıp gidenleri şüphesiz Allah bilir. Onun buyruğuna aykırı hareket edenler kendilerine bir belanın çarpmasından veya onlara can yakıcı bir azabın, uğramasından sakınsınlar. (25. Adıyla hitap etmeyin. Mütevazı bir şekilde, hafif bir sesle 'Ya Resûlallah, ya Nebiyallah' diye hitap edin.)
Hayrat Neşriyat
(Ey mü’minler!) Peygamberin çağırmasını, kendi aranızda herhangi birinizin diğerini çağırması gibi tutmayın! Allah, içinizden birbirinin arkasına gizlenerek azar azar sıvışıp gidenleri muhakkak biliyor. O’nun emrine muhâlif hareket edenler, artık başlarına bir belâ gelmesinden veya kendilerine (pek) elemli bir azâbın uğramasından sakınsın(lar)!
İbni Kesir
Peygamberin çağırmasını; kendi aranızda birbirinizi çağırmanız gibi saymayın. Allah; içinizden bir diğerini siper ederek sıvışıp gidenleri muhakkak bilir. Onun buyruğuna aykırı hareket edenler, başlarına bir bela gelmesinden veya elim bir azaba uğramaktan sakınsınlar.
Mehmet Okuyan
Elçinin çağrısını kendi aranızdaki çağrı gibi tutmayın! İçinizden birini siper edinerek sıvışıp gidenleri elbette Allah bilmektedir. Onun emrine aykırı davrananlar, başlarına bir sıkıntı gelmesinden veya kendilerine elem verici bir azap gelmesinden sakınsınlar!
Muhammed Esed
Rasul'ün size yaptığı çağrıyı birbirinize yaptığınız çağrı(lar)la bir tutmayın sakın; gerçek şu ki, Allah, hissettirmeden aranızdan sıyrılmak isteyenleri biliyor; öyleyse, O'nun buyruğuna karşı gelmek isteyenler, başlarına (bu dünyada) bir belanın, bir güçlüğün ya da (öte dünyada) can yakıcı bir azabın gelmesinden korksunlar!
Mustafa İslamoğlu
Rasul'ün davetini, sakın birbiriniz arasındaki herhangi bir davet gibi algılamayın! Doğrusu Allah, aranızdan kimselere sezdirmeden sıyrılıp çıkmak isteyenleri biliyor. Şu halde onun emrine karşı gelen kimseler, başlarına (bu dünyada) bir musibetin (ahirette ise) can yakıcı bir azabın gelmesinden sakınsınlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
Aranızda Peygambere ait olan çağırmayı, bâzınızın bâzınıza olan çağırması gibi kılmayınız. Muhakkak ki Allah, sizden saklanarak azar azar savuşup gidenleri bilir. Artık O'nun emrine muhalefet edenler, kendilerine bir fitne ermesinden veya kendilerine elîm bir azabın çarpmasından hazar etsinler.
Ömer Öngüt
Peygamber'i kendi aranızda birbirinizi çağırır gibi çağırmayın. İçinizden, birbirinin arkasına gizlenerek sıvışıp gidenleri muhakkak ki Allah biliyor. Allah'ın emrine aykırı davrananlar, başlarına bir belânın gelmesinden veya kendilerine çok elemli bir azap isabet etmesinden sakınsınlar.
Suat Yıldırım
Resulullah’ın sizi çağırmasını, sizin birbirinizi dâvet etmenizle bir tutmayın. Allah elbette sizden, birbirini siper edinerek sıvışıp gidenleri bilir. Öyleyse Peygamberin emrine aykırı hareket edenler başlarına dünyada bir bela gelmesinden yahut âhirette gayet acı bir azap gelmesinden korkup çekinsinler!
Süleyman Ateş
Elçinin çağırmasını, aranızda herhangi birinizin diğerini çağırmasıyla bir tutmayın. Allah içinizden, birbirinin arkasına gizlenerek sıvışıp gidenleri bilir. Elçinin emrine aykırı davrananlar, kendilerine bir belanın çarpmasından, yahut onlara acı bir azabın uğramasından sakınsınlar.
Süleymaniye Vakfı
Resulün çağrısını aranızda birbirinize yaptığınız çağrıyla bir tutmayın. Gizlenerek sıvışıp gidenleri Allah elbette bilir. Onun emrine aykırı davrananlar, başlarına bir sıkıntı geleceğinden ya da acıklı bir azaba uğrayacaklarından korksunlar.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Elçinin çağrısını, birinizin diğerine yaptığı çağrıyla bir tutmayın. Arkalardan sıvışıp gidenleri Allah elbette bilir. Onun emrine aykırı davrananlar başlarına gelecek bir sıkıntıya ya da uğrayacakları acıklı bir azaba karşı tedbirlerini alsınlar.
Şaban Piriş
Peygamberin çağrısını aranızda birbirinize yaptığınız çağrı gibi saymayın. Allah, içinizden birbirinin arkasına gizlenip, gizlice sıvışanları bilmektedir. Bu sebeple, onun emrine muhalefet edenler, başlarına bir belanın gelmesinden veya acı bir azaba uğratılmalarından korksunlar.
Tefhim-ul Kuran
Peygamberin çağırmasını, kendi aranızda bir kısmınızın bir kısmını çağırması gibi saymayın. Allah, sizden bir diğerinizi siper ederek kaçanları gerçekten bilir. Böylece onun emrine aykırı davrananlar, kendilerine bir fitnenin isabet etmesinden veya onlara acıklı bir azabın çarpmasından sakınsınlar.
Ümit Şimşek
Peygamberi, birbirinizi çağırır gibi çağırmayın. İçinizden, birbirini siper ederek sıvışanları Allah biliyor. Peygamberin emrine muhalefet edenler, başlarına bir belâ gelmesinden yahut acı bir azaba uğramaktan sakınsınlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Aranızda peygamberi çağırmayı, sizin birbirinizi çağırmanıza eş tutmayın. Allah sizin, birbirini siper ederek sıvışıp gidenlerinizi bilir. Resulün emrine aykırı davrananlar, kendilerine bir fitnenin gelip çatmasından yahut acıklı bir azabın yakalarına yapışmasından çekinsinler.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Peyğəmbəri, öz aranızda bir-birinizi çağırdığınız kimi çağırmayın. Allah sizin aranızdan daldalanaraq xəlvətcə çıxıb gedənləri bilir. Qoy onun əmrinə qarşı çıxanlar başlarına bir bəla gəlməsindən, yaxud özlərinə ağrılı-acılı bir əzab üz verməsindən qorxsunlar.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Peyğəmbəri çağırmağı öz aranızda bir-birinizi çağırmağınızla eyni tutmayın! (Peyğəmbəri özünüz bir-birinizi çağırdığınız kimi çağırmayın. Ona ″Muhəmməd, nə deyirsən?″ yox, ″Bəli! Buyur, ey Allahın elçisi, ey Allahın peyğəmbəri!″ – deyə cavab verin. Və ya Peyğəmbərin duasını öz duanız kimi hesab etməyin. Onun duası, sizinkilərdən fərqli olaraq, Allah dərgahında mütləq qəbul olunar). Həqiqətən, Allah sizlərdən (xütbə zamanı məsciddən) xəlvət sovuşub aradan çıxanları bilir. Onun (Allahın, yaxud Peyğəmbərin) əmrinə qarşı çıxanlar başlarına gələcək bir bəladan, yaxud düçar olacaqları şiddətli bir əzabdan həzər etsinlər!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Setzt die Einladung des Gesandten nicht euren Einladungen gleich! Gott kennt genau die, die sich heimlich davonstehlen, indem sie sich verstecken. Die, die sich Gottes Geboten widersetzen, haben sich in acht zu nehmen, daß sie nicht eine schwere Prüfung oder eine qualvolle Strafe trifft.
Almanca — Der Edle Quran
Erachtet nicht den Aufruf des Gesandten unter euch wie den Aufruf eines von euch an die anderen. Allah kennt ja diejenigen von euch, die sich (unbemerkt) davonstehlen, indem sie sich hinter anderen verstecken. So sollen diejenigen, die Seinem Befehl zuwiderhandeln, sich vorsehen, daß nicht eine Versuchung sie trifft oder schmerzhafte Strafe sie trifft.
Almanca — M. A. Rassoul
Erachtet nicht den Ruf des Gesandten unter euch als dem Ruf des einen oder anderen von euch gleichrangig. Allah kennt diejenigen unter euch, die sich hinwegstehlen, indem sie sich verstecken. So mögen sich die, die sich seinem Befehl widersetzen, (davor) hüten, daß sie nicht Drangsal befalle oder eine schmerzliche Strafe treffe.
Almanca — Muhammad Zaidan
Macht nicht das Rufen des Gesandten zwischen euch wie das Rufen von euch untereinander! Bereits kennt ALLAH diejenigen von euch, die sich angeschlossen (an andere) davonschleichen. Diejenigen, die von Seiner Anweisung abweichen, sollen sich (davor) in Acht nehmen, daß sie keine Fitna trifft oder daß sie keine qualvolle Peinigung trifft.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
O you who have conformed to Islam: Do not address the Messenger in the same manner you address one another nor mention his name without annexing to it an attribute irrespective of whether he is present or absent. Allah is fully aware of those of you who slip away quietly from the assemblies screening themselves behind others. Those who transgress the Messenger's command or willfully neglect it had better know that he who disobeys the Messenger disobeys Allah and by consequence may Allah close their hearts' ears and their minds' eyes or He may wed them to a calamity here and punish them severely Hereafter.
Abdul Haleem
[People], do not regard the Messenger’s summons to you like one of you summoning another- God is well aware of those of you who steal away surreptitiously- and those who go against his order should beware lest a trial afflict them or they receive a painful punishment.
Abdullah Yusuf Ali
Deem not the summons of the Messenger among yourselves like the summons of one of you to another: Allah doth know those of you who slip away under shelter of some excuse: then let those beware who withstand the Messenger's order, lest some trial befall them, or a grievous penalty be inflicted on them.
Abul A'la Maududi
(Muslims!) Do not make the calling of the Messenger among you as your calling one another. Allah knows well those of you who surreptitiously steal away, taking shelter behind one another. Let those who go against the order (of the Messenger) beware lest a trial or severe punishment afflict them.
Aisha Bewley
Do not make your summoning of the Messenger the same as your summoning of one another. Allah knows those of you who sneak away. Those who oppose his command should beware of a testing trial coming to them or a painful punishment striking them.
Al-Hilali & Khan
Make not the calling of the Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم) among you as your calling one of another. Allâh knows those of you who slip away under shelter (of some excuse without taking the permission to leave, from the Messenger (صلى الله عليه وسلم). And let those who oppose the Messenger’s (Muhammad صلى الله عليه وسلم) commandment (i.e. his Sunnah - legal ways, orders, acts of worship, statements) (among the sects) beware, lest some Fitnah (disbelief, trials, afflictions, earthquakes, killing, overpowered by a tyrant) should befall them or a painful torment be inflicted on them.
Ali Quli Qarai
Do not consider the Apostle’s summons amongst you to be like your summoning one another. Allah certainly knows those of you who slip away under cover. So let those who disobey his orders beware lest an ordeal should visit them or a painful punishment should befall them.
Amatul Rahman Omar
(Believers!) do not treat the call of the Messenger among yourselves like the call of one of you to another. Allâh indeed knows those of you who sneak away stealthily (from the conference). So let those who go against His command beware, lest some calamity should befall them or they receive some painful punishment.
Arthur John Arberry
Make not the calling of the Messenger among yourselves like your calling one of another. God knows those of you who slip away surreptitiously; so let those who go against His command beware, lest a trial befall them, or there befall them a painful chastisement.
Bijan Moeinian
Do not treat the messenger’s call for gathering as you treat each others’ invitation to get together. God is fully aware of those among you who sneak away quietly. Let It be known that those who disobey the Prophet’s orders are making themselves vulnerable to the disasters or the Lord’s punishment.
E. Henry Palmer
Make not the calling of the Apostle amongst yourselves like your calling one to the other; God knows those of you who withdraw themselves covertly. And let those who disobey his order beware lest there befall them some trial or there befall them grievous woe.
Edip-Layth
Do not let the invitation of the messenger between you be as if you are inviting each other. God is fully aware of those among you who slip away under lame excuses. Let those who oppose his command beware, for an ordeal may strike them, or a severe retribution.*
George Sale
Let not the calling of the apostle be esteemed among you, as your calling the one to the other. God knoweth such of you as privately withdraw themselves from the assembly, taking shelter behind one another. But let those who withstand his command, take heed; lest some calamity befall them in this world, or a grievous punishment be inflicted on them in the life to come.
Hamid S. Aziz
Only those are believers who believe in Allah and His Messenger, and when they are with him (the Messenger) upon some common business, go not away until they have asked leave of him. Verily, those who ask your leave they it is who believe in Allah and His Messenger. So, if they ask your leave for any of their own concerns, then give leave to whomever you will of them, and ask for them forgiveness of Allah; verily, Allah is Forgiving and Merciful.
Mahmoud Ghali
Do not make the calling of the Messenger among yourselves like your calling of one another (Literally: some of you to some others). Allah already knows the ones of you who sneak away seeking shelter (i.e., to disobey him). So let the ones who fail (to obey) His Command beware that temptation may afflict them or painful torment may afflict them.
Marmaduke Pickthall
Make not the calling of the messenger among you as your calling one of another. Allah knoweth those of you who steal away, hiding themselves. And let those who conspire to evade orders beware lest grief or painful punishment befall them.
Mohamed Ahmed - Samira
Do not consider your being summoned by the Apostle to be like your summoning one another. God knows those of you who go away surreptitiously. So let those who act in contravention of his command take heed lest a trial should befall them or a grievous punishment come upon them.
Muhammad Asad
DO NOT regard the Apostles summons to you [in the same light] as a summons of one of you to another: God is indeed aware of those of you who would withdraw surreptitiously: so let those who would go against His bidding beware, lest a [bitter] trial befall them [in this world] or grievous suffering befall them [in the life to come].
Mustafa Khattab
Do not treat the Messenger’s summons to you ˹as lightly˺ as your summons to one another.[1] Allah certainly knows those of you who slip away, hiding behind others.[2] So let those who disobey his orders beware, for an affliction may befall them, or a painful torment may overtake them.
Progressive Muslims
Do not let the calling of the messenger between you be as if you are calling each other. God is fully aware of those among you who slip away under lame excuses. Let those who oppose his command beware, for an ordeal may strike them, or a severe retribution.
Sahih International
Do not make [your] calling of the Messenger among yourselves as the call of one of you to another. Already Allah knows those of you who slip away, concealed by others. So let those beware who dissent from the Prophet's order, lest fitnah strike them or a painful punishment.
Sam Gerrans
Make not the calling of the Messenger among yourselves as your call one of another. God knows those who slip away surreptitiously among you. And let those who oppose His command beware lest a means of denial befall them, or there befall them a painful punishment.
Shabbir Ahmed
Deem not the Messenger's summons among you as your calling one of another (62:9). Allah knows those of you who sneak away under shelter of flimsy excuses. And let those who conspire to evade his orders beware of a consequent tribulation or an awful retribution.
Syed Vickar Ahamed
Do not treat the call of the Messenger within yourselves, like the call of one of you to another: Allah does know those of you who slip away under some excuse; Then let those who listen to the Prophet’s order, warn in case some trial befall them, or a painful penalty be handed down over them.
Taqi Usmani
Do not take the call of the messenger among you as a call of one of you to another. Allah definitely knows those of you who sneak out hiding themselves under the cover of others. So, those who violate his (messenger’s) order must beware, lest they are visited by a trial or they are visited by a painful punishment.
The Monotheist Group
Do not let the calling of the messenger between you be as if you are calling each other. God is fully aware of those among you who slip away under flimsy excuses. Let those who oppose his command beware, for an ordeal may strike them, or a painful retribution.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Ne considérez pas lʹappel du messager comme un appel que vous vous adresseriez les uns aux autres. Allah connaît certes ceux des vôtres qui sʹen vont secrètement en sʹentrecachant. Que ceux, donc, qui sʹopposent à son commandement prennent garde quʹune épreuve ne les atteigne, ou que ne les atteigne un châtiment douloureux.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
(Gelî mumînan!) Hûn gazîkirina Pêxember ji bo xwe nekin mîna gazîkirina we ya di navbera xwe de. Bêguman Xwedê, ji nav we bi wan ên ku xwe vedidizin, di pişt hev de xwe diqelêzin (û bêdestûr) dertên, dizane. Vêca bila ew ên ku bi gotina wî nakin bitirsin ku belayek bi ser wan de bê, yan jî ezabekî cansoj îsabetî wan bike.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Behandelt de oproep van de gezant in jullie midden niet zoals jullie oproep aan elkaar. God kent hen wel die heimelijk uit jullie midden wegsluipen. Zij die de gezant in zijn ordening tegenwerken moeten maar verontrust zijn dat hen een verzoeking zal treffen of dat hen een pijnlijke bestraffing zal treffen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Laat het noemen van den gezant niet bij u geacht geworden, alsof gij u onder elkander noemdet. God kent diegenen uwer, welke zich heimelijk uit de vergadering verwijderen, en zich achter elkander verbergen. Maar laat hen, die zijn bevel niet gehoorzamen zorg dragen, dat hun geene ramp in deze wereld overvalle, of hun niet eene gestrenge straf in het volgende leven worde opgelegd.
Hollandaca — Siregar
Maakt de (manier van) aanspreken van de Boodschapper onder jullie niet als de aanspreking van jullie onder elkaar. Waarlijk, Allah kent degenen onder jullie die in het geheim wegsluipen. Laten degenen die zijn bevel ongehoorzaam zijn opletten dat een beproeving hen treft of een pijnlijke bestrafring hen treft.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Не делайте (о, верующие) обращения к Посланнику среди вас такими же, как обращение вас друг к другу. [Не обращайтесь к Посланнику Аллаха словами «о, Мухаммад» или «о, Абу-ль-Касим», а обращайтесь словами «о, пророк Аллаха», «о, посланник Аллаха»,...] Ведь Аллах знает тех из вас [лицемеров], которые скрытно уходят (из собрания Пророка), прикрываясь (спинами других). Пусть же остерегаются те, которые нарушают Его приказ, чтобы их не постигло испытание или не постигло их наказание мучительное!
Rusça — Osmanov
Не равняйте призыв Посланника к вам с призывом, с которым вы обращаетесь друг к другу. Аллах знает тех из вас, которые уходят [из собрания] украдкой, втихомолку. Пусть остерегаются те, которые преступают Его волю: как бы их не постигла беда или мучительное наказание.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
BESVARA inte Sändebudets kallelse, när han kallar på er, på samma sätt som ni besvarar kallelser som ni riktar till varandra. Gud vet vilka de bland er är som vill smyga sig bort under betäckning av andra. De som vill sätta sig emot hans befallningar bör ta sig i akt; de skall få utstå (hårda) prövningar (i denna värld) och ett plågsamt straff väntar dem (i nästa liv).