← Sureler

Mushaf — 359. Sayfa

‹
/ 604
›
24. Nur Suresi

Mü'minler ancak Allah'a ve peygamberine inanan, onunla beraber toplumu ilgilendiren bir iş üzerindeyken ondan izin almadan çekip gitmeyen kimselerdir. O halde bazı işlerini görmek için senden izin isterlerse, içlerinden dilediğine izin ver ve onlar için Allah'tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذِينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِهِ وَاِذَا كَانُوا مَعَهُ عَلٰٓى اَمْرٍ جَامِعٍ لَمْ يَذْهَبُوا حَتّٰى يَسْتَأْذِنُوهُ اِنَّ الَّذِينَ يَسْتَأْذِنُونَكَ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَرَسُولِهِ فَاِذَا اسْتَأْذَنُوكَ لِبَعْضِ شَأْنِهِمْ فَأْذَنْ لِمَنْ شِئْتَ مِنْهُمْ وَاسْتَغْفِرْ لَهُمُ اللّٰهَ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَحِيمٌ

innemā l-mu'minūne (e)lleƶīne āmenū bi(a)llahi ve rasūlihi ve iƶā kānū meǎhu ǎlā emrin cāmiǐn lem yeƶhebū Hattā yeste'ƶinūhu inne (e)lleƶīne yeste'ƶinūneke ulāike (e)lleƶīne yu'minūne bi(a)llahi ve rasūlihi fe iƶā ste'ƶenūke li beǎ'Di şe'nihim fe 'ƶen li men şi'te minhum ve steğfir lehumu (a)llahe inne (a)llahe ğafūrun raHīmun

(Ey inananlar!) Peygamberin (sizi) çağırmasını aranızda birbirinizi çağırmanız gibi tutmayın. İçinizden biribirini siper ederek sıvışıp gidenleri Allah gerçekten bilir. Artık onun emrine muhalefet edenler, başlarına bir belanın gelmesinden veya elem dolu bir azaba uğramaktan sakınsınlar.

لَا تَجْعَلُوا دُعَاءَ الرَّسُولِ بَيْنَكُمْ كَدُعَاءِ بَعْضِكُمْ بَعْضًا قَدْ يَعْلَمُ اللّٰهُ الَّذِينَ يَتَسَلَّلُونَ مِنْكُمْ لِوَاذًا فَلْيَحْذَرِ الَّذِينَ يُخَالِفُونَ عَنْ اَمْرِهِٓ اَنْ تُصِيبَهُمْ فِتْنَةٌ اَوْ يُصِيبَهُمْ عَذَابٌ اَلِيمٌ

lā tec'ǎlū duǎā'e r-rasūli beynekum ke duǎā'i beǎ'Dikum beǎ'Dan ḳad yeǎ'lemu (a)llahu (e)lleƶīne yetesellelūne minkum livāƶen fe l yeHƶeri (e)lleƶīne yuḣālifūne ǎn emrihi en tuSībehum fitnetun ev yuSībehum ǎƶābun elīmun

Bilmiş olun ki şüphesiz göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. O, içinde bulunduğunuz durumu gerçekten bilir. Allah'a döndürülecekleri ve yaptıklarını Allah'ın onlara haber vereceği günü hatırla. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.

اَلَٓا اِنَّ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ قَدْ يَعْلَمُ مَا اَنْتُمْ عَلَيْهِ وَيَوْمَ يُرْجَعُونَ اِلَيْهِ فَيُنَبِّئُهُمْ بِمَا عَمِلُوا وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ

elā inne li (a)llahi mā fī s-semāvāti ve l-erDi ḳad yeǎ'lemu mā entum ǎleyhi ve yevme yurceǔne ileyhi fe yunebbiuhum bimā ǎmilū ve(a)llahu bi kulli şey'in ǎlīmun

25. Furkan Suresi

Alemlere bir uyarıcı olsun diye kuluna Furkan'ı indiren Allah'ın şanı yücedir.

تَبَارَكَ الَّذِي نَزَّلَ الْفُرْقَانَ عَلٰى عَبْدِهِ لِيَكُونَ لِلْعَالَمِينَ نَذِيرًا

tebārake elleƶī nezzele l-furḳāne ǎlā ǎbdihi li yekūne li l-ǎālemīne neƶīran

O, göklerin ve yeryüzünün mülkü (hükümranlığı) kendisine ait olandır. Çocuk edinmemiştir. Mülkünde hiçbir ortağı da yoktur. O, her şeyi yaratmış ve yarattığı o şeyleri bir ölçüye göre takdir etmiştir.

اَلَّذِي لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَلَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَمْ يَكُنْ لَهُ شَرِيكٌ فِي الْمُلْكِ وَخَلَقَ كُلَّ شَيْءٍ فَقَدَّرَهُ تَقْدِيرًا

elleƶī lehu mulku s-semāvāti ve l-erDi ve lem yetteḣiƶ veleden ve lem yekun lehu şerīkun fī l-mulki ve ḣaleḳa kulle şey'in fe ḳadderahu teḳdīran