İçinizden varlık ve servet sahibi kimseler yakınlarına, düşkünlere ve Allah yolunda hicret edenlere (kendi mallarından bir şey) vermeyeceklerine yemin etmesinler. Onlar affetsinler, vazgeçip iyi muamelede bulunsunlar. Allah'ın sizi bağışlamasını arzu etmez misiniz? Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

وَلَا يَأْتَلِ اُو۬لُوا الْفَضْلِ مِنْكُمْ وَالسَّعَةِ اَنْ يُؤْتُوا اُو۬لِي الْقُرْبٰى وَالْمَسَاكِينَ وَالْمُهَاجِرِينَ فِي سَبِيلِ اللّٰهِۖ وَلْيَعْفُوا وَلْيَصْفَحُوا اَلَا تُحِبُّونَ اَنْ يَغْفِرَ اللّٰهُ لَكُمْ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَحِيمٌ

ve lā ye'teli ūlū l-feDli minkum ve s-seǎti en yu'tū ūlī l-ḳurbā ve l-mesākīne ve l-muhācirīne fī sebīli (a)llahi ve l yeǎ'fū ve l yeSfeHū elā tuHibbūne en yeğfira (a)llahu lekum ve(a)llahu ğafūrun raHīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَاve lāve
2يَأْتَلِye'teliا ل وGerekeni yapmaktan yoksun olmak/eksik kalmak, yavaş/ağır/halsiz/zayıf, ayrılmamak/bırakmamak/vazgeçmemek/ihmal etmek, yemin etmek, sahip/malik, bir işi yöneten/denetleyen kişi, kadar/dek, ilaveten/herhangi bir şeye eklenen, bana, aleyhine karar verilmiş/açıklanmış/üzerindeyemin etmesinler
3اُو۬لُواūlūا و لilk, birinci, önce, evvel, baş, önceki, ön, başlangıçsahipleri
4الْفَضْلِl-feDliف ض لüstün olmak, seçkin olmak, aşmak, üstün, kazanmak/hediye, fayda/nimet/iyilik/lütuf bahşetmekfazilet
5مِنْكُمْminkumsizden
6وَالسَّعَةِve s-seǎtiو س عBol olmak, içine almak, kavramak, sarıp sarmalamak.ve servet
7اَنْen
8يُؤْتُواyu'tūا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmek(bir şey) vermemeğe
9اُو۬لِيūlīا و لilk, birinci, önce, evvel, baş, önceki, ön, başlangıçsahipleri (akrabalara)
10الْقُرْبٰىl-ḳurbāق ر بYakın olmak, yaklaşmak, teklif etmek, ilişki veya rütbede yakın olmak, el altında olmak, yaklaşmak. Qurbatun - yakınlık, yakınlaşma araçları, akrabalık, ilişki. Qurubatan (çoğul qurubatun) - insanları Allah'a yaklaştıran dindar işler ve iyi ameller, yaklaşmak için aranan araçlar. Qaribun - gece, yakında (zaman veya mekân olarak). Min qaribin - kısa süre sonra. Qurba - yakınlık, akrabalık. Qurban - kurban, Allah için yapılan sunu, Allah'a ulaşma aracı. Aqrabu - daha yakın, en yakın. Aqrabun - akrabalar, hısımlar, en yakın akrabalar. Qarrab (fiil 2) - önüne koymak, yakınlaştırmak, sunmak, kurban etmek. Muqarrabun (çoğul maqarrabuna) - yaklaşmasına izin verilen veya yakınlaştırılan kişi.yakınlık (akrabalara)
11وَالْمَسَاكِينَve l-mesākīneس ك نSakin olmak, durgun olmak, hareketsiz kalmak, dinmek, yatışmak, sükûnet bulmak, yerleşmek, oturmak, ikamet etmek, yuva kurmak, huzur bulmak, sessizleşmekve yoksullara
12وَالْمُهَاجِرِينَve l-muhācirīneه ج رTerk etmek/bırakmak/vazgeçmek/ayrılmak/reddetmek/çekilmek, kendini bir şeyden ayırmak, ilişkiyi kesmek, sakınmak, uzak durmak, bedenen veya dil ile ya da kalben terk etmek, şehvet ve kötü davranışlardan uzaklaşmak. Hijr - kötü davranış, utanç verici eylem, saçma konuşma.ve hicret edenlere
13فِي
14سَبِيلِsebīliس ب لyol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebepyolunda
15اللّٰهِۖ(a)llahiAllah
16وَلْيَعْفُواve l yeǎ'fūع ف وAffetmek, bağışlamak, çoğalmak, üzerinden geçmek, vazgeçmek, büyümek, çoğalmak, tüm izleri silmek, bağışlamak, hak edilenden fazlasını vermek, hakkından tamamen veya kısmen vazgeçmek. Afina (afin'in çoğul hali) - affedici. Afuvvan - çok affedici, Allah'ın bir ismi. Afvun - bağışlama, hoşgörü, fazlalık, bolluk. Ya'fu - affetmek. Ufiya - o affedildi. (Bu kelime, hakkında kullanılan kişinin günah işlediği anlamını zorunlu olarak içermez.)ve affetsinler
17وَلْيَصْفَحُواve l yeSfeHūص ف حAffetmek/bağışlamak/görmezden gelmek, kaçınmak, kendini uzaklaştırmak, itmek, söndürmek, uzaklaşmak. safhun - af. safhan - uzaklaşma, kaçınma.ve hoşgörsünler
18اَلَاelā
19تُحِبُّونَtuHibbūneح ب بSevilmek/sevilen olmak, etkilenmek/hoşlanılmak/onaylanmak, sevgi objesi olmak, sevimli/hoş/çekici olmak, bir şeyden zevk almak, hareketsiz durmak veya duraklamak, yorgun/bitkin olmak, bir şeyi başka bir şeye dönüştürmek, bir şeyi (su veya içecekle) doldurmak/doyurmak, pıhtılaşmak/pıhtı oluşturmak, sivilce/kabarcık/küçük püstüllerle ortaya çıkmak. Sevmek, hoşlanmak, dilemek.sevmez misiniz?
20اَنْen
21يَغْفِرَyeğfiraغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemekbağışlamasını
22اللّٰهُ(a)llahuAllah'ın
23لَكُمْlekumsizi
24وَاللّٰهُve(a)llahuve Allah
25غَفُورٌğafūrunغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemeküstünü örtendir
26رَحِيمٌraHīmunر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.esirgeyendir

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Üstün ve geçimi geniş olanlarınız, akrabâya, yoksullara ve Allah yolunda yurtlarından göçenlere vermekten çekinmesinler ve iyilik etmeyi terketmesinler ve bağışlasınlar ve suçtan geçsinler. Allah'ın, sizi yarlıgamasını sevmez, istemez misiniz? Ve Allah suçları örter, rahîmdir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Üstün ve geçimi geniş olanlarınız, akrabâya, yoksullara ve Allah yolunda yurtlarından göçenlere vermekten çekinmesinler ve iyilik etmeyi terketmesinler ve bağışlasınlar ve suçtan geçsinler. Allahʼın, sizi yarlıgamasını sevmez, istemez misiniz? Ve Allah suçları örter, rahîmdir.

Adem Uğur

İçinizden faziletli ve servet sahibi kimseler akrabaya, yoksullara, Allah yolunda göç edenlere (mallarından) vermeyeceklerine yemin etmesinler; bağışlasınlar; feragat göstersinler. Allah'ın sizi bağışlamasını arzulamaz mısınız? Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Ahmed Hulusi

Sizden faziletli ve varlıklı olanlar; yakınlık sahiplerine, miskinlere ve Allah yolunda göç edenlere vermemeye yemin etmesinler. . . Affetsinler ve hoşgörülü olsunlar. . . Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.

Ahmet Tekin

İçinizden lütuf ve servet sahibi kimseler akrabaya, çevresi, çaresi olmayan yoksullara, Allah yolunda özgürce Allah’a kulluk ve ibadet etmek, güç ve gönül birliği yapmak için hicret edenlere, mallarından hiçbir şey vermeyeceklerine dair yemin etmesinler. Sorgusuz sualsiz affetsinler. Azarlamadan, kınamadan kusurlarını görmezlikten gelsinler. Allah’ın sizi koruma kalkanına almasını, bağışlamasını arzu etmez misiniz? Allah çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir.

Ahmet Varol

Sizden fazilet ve varlık sahibi olanlar yakınlara, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere vermemek üzere yemin etmesinler. Affetsinler, geçsinler. Allah'ın sizi bağışlamasını arzulamaz mısınız? Allah bağışlayandır, rahmet edendir.

Ali Bulaç

Sizden, faziletli ve varlıklı olanlar, yakınlara, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere vermekte eksiltme yapmasınlar, affetsinler ve hoşgörsünler. Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

Ali Fikri Yavuz

Bir de, içinizde fazilet ve servet sahibi olanlar, akrabalara, yoksullara, Allah yolunda hicret edenlere vermemek (yedirmemek) üzere yemin etmesinler; (kusurlarını) bağışlasınlar, aldırmasınlar. Allah’ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah Gafûr’dur= çok bağışlayıcıdır, Rahîm’dir = çok merhametlidir.

Ali Rıza Safa

Aranızdaki erdemli ve varlıklı olanlar; yakınlarına, düşkünlere ve Allah'ın yolunda göç edenlere vermekten geri kalmasınlar. Hoşgörsünler ve bağışlasınlar. Allah'ın, sizi bağışlamasından hoşlanmaz mısınız? Çünkü Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

Bayraktar Bayraklı

Sizden fazilet ve servet sahibi kimseler, yakınlığı bulunanlara, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere bir şey vermemeye yemin etmesinler; affetsinler, hoş görsünler. Allah'ın sizi bağışlamasını istemez misiniz? Allah, bağışlayandır; merhamet edendir.

Bekir Sadak

Icinizde lutuf ve servet sahibi olanlar, yakinlarina, duskunlere ve Allah yolunda hicret edenlere, vermemek icin yemin etmesinler, affetsinler, gecsinler. Allah'in sizi bagislmasindan hoslanmaz misiniz? Allah bagislayandir, merhametli olandir.

Celal Yıldırım

Sizden fazilet ve varlık sahibi olanlar yakınlarına, düşkünlere, Allah yolunda hicret edenlere (yardımda) bulunmamaya yemin etmesinler (veya vermekte kusur etmesinler); affetsinler, bağışlayıp aldırış etmesinler. Allah'ın sizi bağışlamasını sevip arzu etmez misiniz ? Allah çok bağışlayan ve çok merhamet edendir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İçinizden yardım sever ve zengin olanlar akrabaya, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere artık bir şey vermeyeceğiz diye yemin etmesinler. Bağışlasınlar, hoş görsünler; Allah’ın sizi bağışlamasını arzu etmez misiniz? Allah çok bağışlayıcıdır, çok esirgeyicidir.

Diyanet İşleri

İçinizden varlık ve servet sahibi kimseler yakınlarına, düşkünlere ve Allah yolunda hicret edenlere (kendi mallarından bir şey) vermeyeceklerine yemin etmesinler. Onlar affetsinler, vazgeçip iyi muamelede bulunsunlar. Allah'ın sizi bağışlamasını arzu etmez misiniz? Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri (eski)

İçinizde lütuf ve servet sahibi olanlar, yakınlarına, düşkünlere ve Allah yolunda hicret edenlere, vermemek için yemin etmesinler, affetsinler, geçsinler. Allah'ın sizi bağışlamasından hoşlanmaz mısınız? Allah bağışlayandır, merhametli olandır.

Diyanet Vakfi

İçinizden faziletli ve servet sahibi kimseler akrabaya, yoksullara, Allah yolunda göç edenlere (mallarından) vermeyeceklerine yemin etmesinler; bağışlasınlar; feragat göstersinler. Allah'ın sizi bağışlamasını arzulamaz mısınız? Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İçinizden faziletli ve servet sahibi kimseler akrabaya, yoksullara, Allah yolunda göç edenlere (mallarından) vermeyeceklerine yemin etmesinler; bağışlasınlar, feragat göstersinler. Allah'ın sizi bağışlamasını arzulamaz mısınız? Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de içinizden nimet ve varlık sahibi kişiler, yakınlarına, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere vergisini vermekte kusur etmesinler, affetsinler, kusurlarına aldırmasınlar! Allah'ın sizi bağışlamasını arzu etmez misiniz? Allah, bağışlayandır, merhamet sahibidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de içinizden fadl-ü vüs'at sahibi olanlar karabet sahiblerine, miskinlere ve Allah yolunda muhacirlere vergisini vermekten kusur etmesin ve afvetsin, aldırmasın, Allahın size mağrifet etmesini arzu etmez misiniz? Allah gafurdur rahimdir

Erhan Aktaş

Sizden fazilet ve varlık sahibi olanlar, yakınlarına, miskinlere, Allah yolunda hicret edenlere yardım etmeme konusunda yemin etmesinler. Ve artık bağışlayıp hoş görsünler. Allah'ın sizi bağışlamasından mutlu olmaz mısınız? Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sizden fazilet ve varlık sahibi olanlar, yakınlarına, miskinlere, Allah yolunda hicret edenlere yardım etmeme konusunda yemin etmesinler. Ve artık bağışlayıp hoş görsünler. Allah'ın sizi bağışlamasından mutlu olmaz mısınız? Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sizden erdem ve varlık sahibi olanlar, yakınlarına, miskinlere, Allah yolunda hicret edenlere yardım etmede kusur etmesinler. Ve artık bağışlayıp hoş görsünler. Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Fizilal-il Kuran

Aranızdaki erdemli ve varlıklı kimseler yakınlarına, yoksullara ve Allah yolunda yurtlarından göçedenlere yardım etmeyeceklerine yemin etmesinler. Allah sizi affetsin istemez misiniz? Allah affedicidir, merhametlidir.

Gültekin Onan

Sizden, faziletli ve varlıklı olanlar, yakınlara, yoksullara ve Tanrı yolunda hicret edenlere vermekte eksiltme yapmasınlar, affetsinler ve hoşgörsünler. Tanrı'nın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Tanrı, bağışlayandır, esirgeyendir.

Hamdi Döndüren

İçinizden fazilet ve servet sahibi olanlar yakınlara, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere bir şey vermeyeceklerine dair yemin etmesinler. Affetsinler, hoş görüde bulunsunlar! Siz, Allah’ın sizi bağışlamasını istemez misiniz? Allah çok bağışlayan, çok merhametli olandır.

Hasan Basri Çantay

Sizden (dinde) fazıylet ve (dünyada) servet saahibi olanlar, akrabaasına, yoksullara, Allah yolunda hicret edenlere vermelerinde kusur etmesin, afvetsin, aldırış etmesin. Allahın sizi yarlığamasını sevmez misiniz? Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.

Hasib Asutay

(Ey müminler!) Sizden fazilet ve servet sahibi kimseler akrabaya, yoksullara, Allah yolunda göç edenlere (mallarından) vermemeye yemin etmesinler, affetsinler, hoş görsünler. Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? (7) Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir. (7. Hz. Ebubekir hem yakını hem fakir olan Mistah'a maddi yardımda bulunuyordu. Hz. Aişe'ye yapılan iftira haberine onun adı da karışınca ona bir şey vermemeye yemin etmişti. Bu âyet inince Hz. Ebubekir 'Ben Allah'ın beni bağışlamasını isterim' demiş ve Mistah'a yardım etmeye devam etmiştir.)

Hayrat Neşriyat

İçinizden fazîletli ve servet sâhibi kimseler, akrabâlara, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere bir şey vermemeye yemîn etmesin; affetsinler, aldırmasınlar!Dikkat edin, (sizin onları bağışlamanıza mükâfaten) Allah’ın (da) sizi bağışlamasını arzû etmez misiniz? Çünki Allah, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.

İbni Kesir

Sizden faziletli ve varlıklı olanlar; yakınlarına, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere vermekte kusur etmesinler, affetsinler, aldırış etmesinler. Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Ve Allah; Gafur' dur, Rahim'dir.

Mehmet Okuyan

İçinizden lütuf ve servet sahibi kişiler, yakınlara, yoksullara, Allah yolunda hicret edenlere (mallarından) verme(me)leri konusunda yemin etmesin; (onları) bağışlasınlar, hoşgörsünler! Dikkat edin! Allah’ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Muhammed Esed

Bunun içindir ki, (haksız iftiralara uğramış olsalar bile,) içinizden (Allah'ın) bolluk ve genişlik bahşetmiş olduğu kimseler yakınlarına, düşkünlere ve kötülük diyarından Allah için göç eden kimselere yardımdan el çekmesinler; onları affedip geçsinler. (Öyle ya,) Allah'ın da sizi bağışlamasını istemez misiniz; (hem de) Allah'ın çok acıyıp esirgeyen gerçek bağışlayıcı olduğunu (gördüğünüz halde)?

Mustafa İslamoğlu

Şu halde, içinizden (servetçe) bolluk ve rahatlık içinde olan kimseler, yakınlara, muhtaçlara ve Allah davası uğruna hicret edenlere yardım etmekten geri durmasınlar; onları affedip hoş görsünler! Hem Allah'ın sizi bağışlaması hoşunuza gitmez mi? Nitekim Allah tarifsiz bir bağış, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve sizden fazilet ve servet sahibi olanlar kariblerine ve yoksullara ve Allah yolunda muhâcerette bulunmuş olanlara bir şey vermemek için yemin etmesin ve affetsinler, bağışlasınlar. Siz sevmez misiniz ki, Allah sizin için mağfiret buyursun ve Allah gafûrdur, rahîmdir.

Ömer Öngüt

İçinizden fazilet ve servet sahibi olanlar akrabalarına, yoksullara, Allah yolunda hicret edenlere bir şey vermemeye yemin etmesinler. Kusurlarını affetsinler, aldırmasınlar. Allah'ın sizi bağışlamasını arzulamaz mısınız? Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.

Suat Yıldırım

İçinizden fazilet ve imkân sahibi olanlar, akrabalara, fakirlere, Allah yolunda hicret etmiş olanlara sadaka vermeme hususunda yemin etmesinler! Affedip müsamaha göstersinler. Siz de Allah’ın sizi affedip müsamaha göstermesini arzu etmez misiniz?Allah gerçekten gafurdur, rahîmdir (çok affedicidir, merhamet ve ihsanı boldur).

Süleyman Ateş

Sizden fazilet ve servet sahibi kimseler, yakınlığı bulunanlara, yoksullara, Allah yolunda göç edenlere bir şey vermemeğe yemin etmesinler, affetsinler, hoşgörsünler. Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

Süleymaniye Vakfı

İçinizden erdemli ve imkan sahibi olanlar; yakınlarına, çaresiz kalanlara, Allah yolunda hicret edenlere yardımı kesmesinler. Onların kusurlarını görmezlikten gelsinler ve yeni bir sayfa açsınlar. Allah'ın sizi bağışlamasını istemez misiniz? Allah çok bağışlayan ve ikramı bol olandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İçinizden maddi imkana sahip iyilikseverler yakınlarına, çaresiz kalanlara, Allah yolunda hicret edenlere verme konusunda ihmalde bulunmasınlar. Onları bağışlasınlar ve onlara göz yumsunlar. Allah'ın sizi bağışlamasını istemez misiniz? Allah bağışlar, ikramı boldur.

Şaban Piriş

İçinizden faziletli ve varlıklı olanlar, yakınlarına, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere vermekte kusur etmesinler. İhtiyaçlarından fazla olanı versinler, affetsinler. Allah'ın sizi bağışlamasını istemiyor musunuz? Allah, bağışlayan, merhamet edendir.

Tefhim-ul Kuran

Sizden, faziletli ve varlıklı olanlar, yakınlara, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere vermekte eksiltme yapmasınlar, affetsinler ve hoşgörsünler. Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

Ümit Şimşek

Sizden fazilet ve servet sahibi olanlar, akrabaya, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere birşey vermemek için yemin etmesinler; hoşgörsünler ve bağışlasınlar. Allah'ın da sizi bağışlamasından hoşlanmaz mısınız? Allah ise çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.

Yaşar Nuri Öztürk

Sizin lütuf ve imkan sahibi olanlarınız; akrabaya, çaresizlere, Allah yolunda hicret edenlere birşey vermemeye yemin etmesinler, affetsinler, hoş görsünler. Allah'ın sizi affetmesini istemez misiniz? Allah Gafur'dur, Rahim'dir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Qoy aranızda olan fəzilət və sərvət sahibləri qohumlara, miskinlərə və Allah yolunda hicrət edənlərə heç bir şey verməyəcəklərinə and içməsinlər. Qoy əfv edib bağışlasınlar. Məgər siz Allahın sizi bağışlamasını istəmirsinizmi? Allah Bağışlayandır, Rəhmlidir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Aranızda olan fəzilət və sərvət sahibləri qohum-əqrabaya, miskinlərə və Allah yolunda hicrət edənlərə (heç bir şey) verməyəcəklərinə and içməsinlər. (Onları) əfv edib, (cəzalandırmaqdan) vaz keçsinlər! Məgər siz (bu yaxşılıq müqabilində) Allahın sizi (günahlarınızı) bağışlamağını istəmirsiniz? Allah (bəndələrini) bağışlayandır, rəhm edəndir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die Vermögenden und Begüterten unter euch sollen nicht schwören, den Verwandten, Bedürftigen und den auf dem Wege Gottes Ausgewanderten keine Spenden mehr zu gewähren. Sie sollen ihnen verzeihen. Wollt ihr nicht auch, daß Gott euch vergibt? Gott ist voller Vergebung und Erbarmen.

Almanca — Der Edle Quran

Und es sollen diejenigen von euch, die Überfluß und Wohlstand besitzen, nicht schwören, sie würden den Verwandten, den Armen und denjenigen, die auf Allahs Weg ausgewandert sind, nichts mehr geben, sondern sie sollen verzeihen und nachsichtig sein. Liebt ihr es (selbst) nicht, daß Allah euch vergibt? Allah ist Allvergebend und Barmherzig.

Almanca — M. A. Rassoul

Und die unter euch, die Reichtum im Überfluß besitzen, sollen nicht schwören, den Anverwandten und den Bedürftigen und den auf Allahs Weg Ausgewanderten nichts zu geben. Sie sollen (vielmehr) vergeben und verzeihen. Wünscht ihr nicht, daß Allah euch vergebe? Und Allah ist Allvergebend, Barmherzig.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und diejenigen von euch, die über Überfluß und Reichtum verfügen, sollen nicht schwören, daß sie denjenigen von der Verwandtschaft, den Armen und den Ausgewanderten fi-sabilillah nichts geben. Und sie sollen verzeihen und erlassen! Habt ihr es etwa nicht gerne, daß ALLAH euch vergibt?! Und ALLAH ist allvergebend, allgnädig.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And those of you in whom Allah's grace abounds must not resolve against helping the needy among their kindred and those in want as well as those who emigrated to where they could best serve Allah's cause. It is to their advantage to accord them forgiveness and not to entertain them with thoughts of ill-will. Would you not like that Allah forgives your iniquities, and Allah is Ghafurun and Rahimun.

Abdul Haleem

Those who have been graced with bounty and plenty should not swear that they will [no longer] give to kinsmen, the poor, those who emigrated in God’s way: let them pardon and forgive. Do you not wish that God should forgive you? God is most forgiving and merciful.

Abdullah Yusuf Ali

Let not those among you who are endued with grace and amplitude of means resolve by oath against helping their kinsmen, those in want, and those who have left their homes in Allah's cause: let them forgive and overlook, do you not wish that Allah should forgive you? For Allah is Oft-Forgiving, Most Merciful.

Abul A'la Maududi

Let those among you who are bounteous and resourceful not swear to withhold giving to the kindred, to the needy, and to those who have forsaken their homes in the cause of Allah; rather, let them forgive and forbear. Do you not wish that Allah should forgive you? Allah is Ever Forgiving, Most Merciful.

Aisha Bewley

Those of you possessing affluence and ample wealth should not make oaths that they will not give to their relatives and the very poor and those who have made hijra in the way of Allah. They should rather pardon and overlook. Would you not love Allah to forgive you? Allah is Ever-Forgiving, Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

And let not those among you who are blessed with graces and wealth swear not to give (any sort of help) to their kinsmen, Al-Masâkîn (the poor), and those who left their homes for Allâh’s Cause. Let them pardon and forgive. Do you not love that Allâh should forgive you? And Allâh is Oft-Forgiving, Most Merciful.

Ali Quli Qarai

Let the well-off and the opulent among you not vow not to give to the relatives and the needy, and to those who have migrated in the way of Allah, and let them excuse and forbear. Do you not love that Allah should forgive you? And Allah is all-forgiving, all-merciful.

Amatul Rahman Omar

And let not those of you who are possessed of grace (with moral virtue) and of plenty (of riches like Abû Bakr) swear that they will give nothing to the kindred, the needy and those who have left their homes for the cause of Allâh, but let them forgive and forbear (the offence). Do you not desire that Allâh should protect you (against your faults)? And Allâh is Great Protector, Ever Merciful.

Arthur John Arberry

Let not those of you who possess bounty and plenty swear off giving kinsmen and the poor and those who emigrate in the way of God; but let them pardon and forgive. Do you not wish that God should forgive you? God is All-forgiving, All-compassionate.

Bijan Moeinian

Those among you whom God has blessed with wealth should not say that they will never again help their relatives, poor people, and those who have immigrated for the cause of the Lord (because of the disappointing experiences that they have had with them. ) They should forgive (if they have said or done something wrong) and treat them with tolerance. Do you not wish to be pardoned by God? Yes, indeed the Lord is Forgiving and Merciful.

E. Henry Palmer

And let not those amongst you who have plenty and ample means swear that they will not give aught to their kinsman and the poor and those who have fled their homes in God's way, but let them pardon and pass it over. Do ye not like God to forgive you? and God is forgiving, compassionate.

Edip-Layth

Let not those amongst you who have been blessed with abundance refuse to give to the relatives, the needy, and those who have immigrated in the cause of God. Let them pardon and forgive. Would you not like God to forgive you? God is Forgiving, Compassionate.

George Sale

Let not those among you who possess abundance of wealth, and have ability, swear that they will not give unto their kindred, and the poor, and those who have fled their country for the sake of God's true religion: But let them forgive, and act with benevolence towards them. Do ye not desire that God should pardon you? And God is gracious and merciful.

Hamid S. Aziz

O you who believe! Follow not the footsteps of Satan, for he who follows the footsteps of Satan, verily, he bids you filth (the shameful) and wrong. Had it not been for the grace of Allah upon you and His mercy unto you, not one of you would have grown pure; but Allah causes whom He will to grow (or become purified), for Allah is Hearer, Knower.

Mahmoud Ghali

And let not the ones endowed with the Grace (of Allah) and affluence swear off bringing (charity) to near of kin (Literally: endowed with kinship) and the indigent and to the ones emigrating in the way of Allah; and let them be clement and let them pardon. Do you not love that Allah should forgive you? And Allah is Ever-Forgiving, Ever-Merciful.

Marmaduke Pickthall

And let not those who possess dignity and ease among you swear not to give to the near of kin and to the needy, and to fugitives for the cause of Allah. Let them forgive and show indulgence. Yearn ye not that Allah may forgive you? Allah is Forgiving, Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

Let not those who are men of plenty and means among you swear that they will not give to their relatives and the poor and those who leave their homes in the service of God. They should forgive and overlook (their failings). Would you not like God to forgive you? And God is forgiving and kind.

Muhammad Asad

Hence, [even if they have been wronged by slander,] let not those of you who have been graced with God’s favour and ease of life ever become remiss in helping [the erring ones among] their near of kin, and the needy, and those who have forsaken the domain of evil for the sake of God, but let them pardon and forbear. [For,] do you not desire that God should forgive you your sins, seeing that God is much-forgiving, a dispenser of grace?

Mustafa Khattab

Do not let the people of virtue and affluence among you swear to suspend donations to their relatives, the needy, and the emigrants in the cause of Allah. Let them pardon and forgive. Do you not love to be forgiven by Allah? And Allah is All-Forgiving, Most Merciful.[1] 

Progressive Muslims

And let not those amongst you who have been blessed with abundance refuse to give to the relatives, and the needy, and those who have immigrated in the cause of God. Let them pardon and forgive. Would you not like God to forgive you And God is Forgiving, Merciful.

Sahih International

And let not those of virtue among you and wealth swear not to give [aid] to their relatives and the needy and the emigrants for the cause of Allah, and let them pardon and overlook. Would you not like that Allah should forgive you? And Allah is Forgiving and Merciful.

Sam Gerrans

And let not swear those of bounty and abundance among you against giving to relatives, and the poor, and the émigrés in the cause of God; and let them pardon and overlook. Would you not love that God should forgive you? And God is forgiving and merciful.

Shabbir Ahmed

(Development of the personality takes place by respecting the Divine Moral Values and helping people with your wealth and person (2:232), (4:49), (9:103), (24:21), (24:30), (53:32), (91:9-10), (92:18)). Let not those among you who have been blessed with resources and ease of life ever stay behind in spending on: Their families, Relatives, Those who have lost their jobs, Whose running businesses have stalled, Whose hard earned income is insufficient to meet their needs, and Those who have forsaken the domain of evil or persecution in the Cause of Allah. Let them pardon and overlook the imperfections of the needy. Listen! Do you not love that Allah should forgive you, absolving your imperfections? Thus it is - Allah is Forgiving, Merciful.

Syed Vickar Ahamed

And let not those from you who are blessed with grace and abundance of means resolve by oath against helping their relatives, those in want, and poor and those who have left their homes in Allah’s cause: Let them forgive and overlook, do you not wish that Allah should forgive you? And Allah is Often Forgiving (Ghafoor), Most Merciful (Raheem).

Taqi Usmani

The men of grace and wealth among you should not swear against giving (their charitable gifts) to the kinsmen and the poor and to those who have migrated in the way of Allah, and they should forgive and forego. Do you not like that Allah forgives you? Allah is Most-Forgiving, Very-Merciful.

The Monotheist Group

And let not those among you who have been blessed by abundance refuse to give to the relatives, and the needy, and those who have immigrated in the cause of God. Let them pardon and forgive. Would you not like God to forgive you? And God is Forgiving, Merciful.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et que les détenteurs de richesse et dʹaisance parmi vous, ne jurent pas de ne plus faire des dons aux proches, aux pauvres, et à ceux qui émigrent dans le sentier dʹAllah. Quʹils pardonnent et absolvent. Nʹaimez-vous pas quʹAllah vous pardonne? et Allah est Pardonneur et Miséricordieux!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bila ji we, ew ên ku camêr û xwedîserwet in sond nexwin ku êdî (ji malê xwe) dê nedin xizm û belengaz û yên ku di riya Xwedê de muhacir bûne; bila li wan biborin û li wan negirin. Ma hûn hez nakin ku Xwedê jî li gunehên we bibore? Xwedê gunehjêbir e, dilovîn e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij onder jullie die het goed en ruim hebben mogen niet zweren dat zij de verwanten, de behoeftigen en de uitgewekenen op Gods weg niets zullen geven. Zij moeten juist vergiffenis schenken en kwijtschelden. Willen jullie ook niet graag dat God jullie vergeeft? God is vergevend en barmhartig.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Laat degenen van ulieden, die overvloed van welvaart bezitten en de machtigen niet zweren, dat zij hunne verwanten niets zullen geven, en aan de armen en aan hen die hunne woning voor de zaak des Heeren waren godsdienst hebben verlaten, maar laten zij liever vergeven en welwillend omtrent hen handelen. Zoudt gij niet begeeren dat God u vergaf? En God is genadig en barmhartig.

Hollandaca — Siregar

En laat hen van jullie die bemiddeld en gefortuncerd zijn niet zweren niet uit te geven aan de verwanten en de amen en de uitwijkers op de Weg van Allah; laat hen vergeven en lankmoedig zijn: houden jullie er niet van dat Allah jullie vergeeft? En Allah is Vergevensgezind, Meest Barmhartig.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И пусть не клянутся обладающие достоинством [[Этот аят был ниспослан в отношении Абу Бакра ас-Сыддика, который поклялся, что не будет расходовать на Мистаха, который тоже оказался в числе распространяющих ложное обвинение в отношении жены Пророка – Аиши. Мистах был беден, являлся сыном его тети по матери и переселился из Мекки в Медину. Когда был ниспослан этот аят, Абу Бакр сказал: «Конечно же, мы хотим, чтобы Ты прощал нас, о Господь» и продолжил расходовать на Мистаха.]] [степенью в Вере и возможностью расходовать] из (числа) вас и достатком [имуществом], (что) не будут давать (милостыни) (и оказывать поддержку имуществом) родственникам и бедным и переселившимся на пути Аллаха, (из-за греха, который они совершили). И пусть они прощают и будут снисходительны. Неужели вы не хотите, чтобы Аллах прощал вам? И (поистине) Аллах – прощающий (и) милосердный!

Rusça — Osmanov

И пусть щедрые и обладающие достатком среди вас не клянутся, что не будут оказывать помощи родственникам, беднякам и покинувшим свой дом [для борьбы] на пути Аллаха. Пусть они прощают и извиняют [их]. Разве вы не хотите, чтобы Аллах простил вас? Аллах - прощающий, милосердный.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De av er som åtnjuter en gynnad ställning och lever i välstånd får aldrig vägra att hjälpa sina närmaste och de nödställda och dem som övergett ondskans rike för Guds sak; (har dessa begått fel) skall de förlåta dem och glömma. Eller önskar ni inte att Gud skall ge er Sin förlåtelse? Gud är ständigt förlåtande, barmhärtig.