Allah, şöyle dedi: "Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin. Eğer tarafımdan size bir yol gösterici (kitap) gelir de, kim benim yol göstericime uyarsa artık o, ne (dünyada) sapar ne de (ahirette) sıkıntı çeker."

قَالَ اهْبِطَا مِنْهَا جَمِيعًا بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّ فَاِمَّا يَأْتِيَنَّكُمْ مِنِّي هُدًى فَمَنِ اتَّبَعَ هُدَايَ فَلَا يَضِلُّ وَلَا يَشْقٰى

ḳāle hbiTā minhā cemīǎn beǎ'Dukum li beǎ'Din ǎduvvun fe immā ye'tiyennekum minnī huden fe meni ttebeǎ hudāye fe lā yeDillu ve lā yeşḳā

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi ki
2اهْبِطَاhbiTāه ب طİlerlemek, inmek, aşağı indirmek, yüksek bir durumdan alçak bir duruma inmek, bir yerden başka bir yere geçmek, girmek, durum değiştirmek, ortaya çıkmak, alçalmak, değersizleşmek.inin
3مِنْهَاminhāoradan
4جَمِيعًاcemīǎnج م عToplamak veya bir araya getirmek, birleştirmek, toplanmak veya bir araya gelmek, birleşmek veya bağlanmak veya bağlantı kurmak, birlik durumuna getirmek, uzlaştırmak veya barıştırmak, bir şey giymek [giysi], düzenlemek/tertip etmek/çözümlemek, cemaatle namaz kılmak, bir şeye karar vermek/karara bağlamak, görüş birliğine varmak veya birleşmek, bir şeyi hazırlamak veya hazır hale getirmek, bir şeyi kurutmak, başkasıyla gizli anlaşma yapmak veya birlik olmak, biriyle bir arada var olmak, sıkı/sıkıştırılmış/daraltılmış olmak, enerji harcamak, uzlaşmak veya kapsamak veya içermek, girmek veya içeri gitmek, başkasıyla buluşmak veya birlikte olmak.hepiniz
5بَعْضُكُمْbeǎ'Dukumب ع ضbir kısım, bazı, parça, birkaç, bir miktar, birazbir kısmınız
6لِبَعْضٍli beǎ'Dinب ع ضbir kısım, bazı, parça, birkaç, bir miktar, birazdiğerinize
7عَدُوٌّǎduvvunع د وgeçip gitmek, göz ardı etmek, ihlal etmek, yan çizmekdüşmansınız
8فَاِمَّاfe immāartık
9يَأْتِيَنَّكُمْye'tiyennekumا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmeksize geldiği zaman
10مِنِّيminnībenden
11هُدًىhudenه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.bir hidayet
12فَمَنِfe menisonra kim
13اتَّبَعَttebeǎت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmekuyarsa
14هُدَايَhudāyeه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.benim hidayetime
15فَلَاfe lāyoktur (ona)
16يَضِلُّyeDilluض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.sapkınlık
17وَلَاve lāve yoktur
18يَشْقٰىyeşḳāش ق وMutsuz olmak, bedbaht olmak, sıkıntı çekmek, eşkıyalık yapmak, haydutluk yapmak, kötü yola düşmek, zorbalık yapmak, sefil olmak, sefalete düşmekbir sıkıntı

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Hepiniz dedi, inin oradan; bir kısmınız, bir kısmınıza düşman olsun. Fakat benden, size bir yol gösteren geldi mi onu kabûl edip doğru yoluma uyan, ne dünyâda yoldan çıkar, ne âhirette kutsuzluğa düşer.

Abdulkadir Gölpınarlı

Hepiniz dedi, inin oradan; bir kısmınız, bir kısmınıza düşman olsun. Fakat benden, size bir yol gösteren geldi mi onu kabûl edip doğru yoluma uyan, ne dünyâda yoldan çıkar, ne âhirette kutsuzluğa düşer.

Adem Uğur

Dedi ki: Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan (cennetten) inin! Artık benden size hidayet geldiğinde, kim benim hidayetime uyarsa o sapmaz ve bedbaht olmaz.

Ahmed Hulusi

(Rabbi) dedi ki: "Birlikte (şuur ve daha sonra terk edilecek beden eşi) inin aşağı ondan! Bir kısmınız bir kısmınıza düşman olarak! Benden size bir Hüda (hakikatinizi hatırlatıcı) geldiğinde, kim benim Hüdama (hatırlattığım hakikatine) tabi olur ise, işte o sapmaz ve şaki olmaz!"

Ahmet Tekin

Allah onlara: 'İkiniz, hepiniz buradan ilişiğinizi keserek yeryüzüne göç edin. Birbirinize düşmanlığınız devam edecek. Artık benden size hidayet rehberi kitap geldiğinde, kim benim hak yoluma, kitabıma, peygamberime uyarsa, haktan uzaklaşmamış, bozuk düzene, helâke maruz kalmamış olur, dalâlete düşmez, bedbaht olmaz.' dedi.

Ahmet Varol

Dedi ki: 'Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin. Artık size benden hidayet geldiğinde kim hidayetime uyarsa o ne sapar ne de bedbaht olur.

Ali Bulaç

Dedi ki: "Kiminiz kiminize düşman olarak, hepiniz ordan inin. Artık size benden bir yol gösterici gelecektir; kim benim hidayetime uyarsa artık o şaşırıp sapmaz ve mutsuz olmaz."

Ali Fikri Yavuz

Allah şöyle buyurdu: “- Birbirinize (dünyada nesliniz) düşman olmak üzere hepiniz oradan (cennet’den) ininiz. Artık benden size bir hidayet (kitab) geldiği zaman, kim benim hidayetime uyarsa işte o, sapıklığa düşmez ve ahirette zahmet çekmez.

Ali Rıza Safa

"Birbirinize düşman olarak, ikiniz de oradan inin!" dedi; "Bundan böyle, Benden size bir yol gösteren geldiğinde, Benim yoluma kim bağlı kalırsa, artık sapmaz ve mutsuz olmaz!"

Bayraktar Bayraklı

Allah onlara şöyle dedi, "Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan ininiz. Elbet size benden bir yol gösteren gelir. Benim yoluma uyan ne sapar ne de mutsuz olur."

Bekir Sadak

Onlara soyle dedi: «Birbirinize dusman olarak hepiniz oradan inin. Elbet size Benden bir yol gosteren gelir; Benim yoluma uyan ne sapar ve ne de bedbaht olur.»

Celal Yıldırım

Onlara, haydi ikiniz de birbirinize düşman olarak hep birlikte inin buradan; ne zaman benden size doğru yol gösteren biri gelir de kim benim gösterdiğim doğru yola uyarsa, artık ne sapıtır, ne de bedbaht olup şaşırır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Şöyle buyurdu: “İkiniz birden inin oradan, birbirinize düşman olarak. Size benden bir hidayet geldiğinde bilesiniz ki hidayetime uyan artık ne sapar ne de bedbaht olur.

Diyanet İşleri

Allah, şöyle dedi: "Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin. Eğer tarafımdan size bir yol gösterici (kitap) gelir de, kim benim yol göstericime uyarsa artık o, ne (dünyada) sapar ne de (ahirette) sıkıntı çeker."

Diyanet İşleri (eski)

Onlara şöyle dedi: 'Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin. Elbet size Benden bir yol gösteren gelir; Benim yoluma uyan ne sapar ve ne de bedbaht olur.'

Diyanet Vakfi

Dedi ki: Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan (cennetten) inin! Artık benden size hidayet geldiğinde, kim benim hidayetime uyarsa o sapmaz ve bedbaht olmaz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah (onlara) şöyle dedi: «Birbirinize düşman olmak üzere hepiniz oradan (cennetten) inin. Artık benden size bir hidayet (kitab) geldiği zaman, kim benim hidayetime uyarsa işte o, sapıklığa düşmez ve (ahirette) zahmet çekmez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah: "İkiniz de oradan birlikte inin, kiminiz kiminize düşman olarak! Sonra ne zaman size Benden bir doğru yolu gösterici gelir de her kim Benim kılavuzuma uyarsa, işte o, sapıklığa düşmez ve mutsuz olmaz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Buyurdu ki; ininiz ikiniz de oradan hepiniz, ba'zınız ba'zınıza düşman olarak, sonra ne zaman size benden bir hidayetçi gelir de her kim hidayetçime uyarsa işte o dalalete düşmez ve bedbaht olmaz

Erhan Aktaş

Dedi ki: "Hepiniz oradan ayrılın." Bir kısmınız bir kısmınıza düşmansınız. Benden size bir yol gösterici geldiği zaman, kim yol göstericime uyarsa; işte o sapkınlığa düşmez ve mutsuz olmaz."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Dedi ki: "Hepiniz oradan ayrılın." Bir kısmınız bir kısmınıza düşmansınız. Benden size bir yol gösterici geldiği zaman, kim yol göstericime uyarsa; işte o sapkınlığa düşmez ve mutsuz olmaz." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Dedi ki: "Hepiniz oradan çıkıp gidin." Bir kısmınız bir kısmınıza düşmansınız. Ben'den size bir yol gösterici geldiği zaman, kim yol göstericime uyarsa; işte o sapkınlığa düşmez ve mutsuz olmaz." dedi.

Fizilal-il Kuran

Allah dedi ki; Her ikiniz de cennetten yere ininiz. Sizler birbirinizin düşmanısınız. Benden size bir hidayet geldiğinde kim benim doğru yola çağıran mesajıma uyarsa o, ne sapıtır ve ne de sıkıntıya düşer.

Gültekin Onan

Dedi ki: "Kiminiz kiminize düşman olarak, hepiniz ordan inin. Artık size benden bir yol gösterici gelecektir; kim benim hidayetime uyarsa artık o şaşırıp sapmaz ve mutsuz olmaz."

Hamdi Döndüren

Allah dedi: “Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin! Artık benden size bir yol gösterici geldiğinde, kim benim yol göstericime uyarsa, o, sapmaz ve sıkıntıya düşmez.”

Hasan Basri Çantay

(Şöyle) buyurdu: "Kiminiz kiminize düşman olarak hepiniz oradan inin. Artık ne zaman benden size hidayet gelir de kim benim hidayetime uyarsa o (dünyada) sapmaz, (ahiretde de) bedbaht olmaz".

Hasib Asutay

Dedik ki: Kiminiz kiminize düşman olarak hepiniz oradan (cennetten) inin! Artık benden size bir hidâyet geldiğinde, kim benim hidâyetime uyarsa o sapmaz ve bahtsız olmaz.

Hayrat Neşriyat

(Onlara) şöyle buyurmuştu: 'Birbirinize düşman olarak hep birlikte oradan inin! Artık benden size bir hidâyet geldiğinde, kim benim hidâyetime tâbi' olursa, (o) ne dalâlete düşer, ne de bedbaht olur!'

İbni Kesir

Buyurdu ki: Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin. Benden size bir yol gösteren gelir de kim, benim yoluma uyarsa; ne sapar, ne de bedbaht olur.

Mehmet Okuyan

(Allah) şöyle demişti: “Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan (bahçeden) inin! Artık benden size bir hidayet geldiğinde, kim hidayetime uyarsa sapmayacak ve sıkıntı çekmeyecektir.

Muhammed Esed

(yani onlara şöyle) dedi: "Birbirinize düşman olarak hepiniz topluca inin bu (safiyet/arınmışlık) makamından! Bununla birlikte, muhakkak ki, size Benden doğru yol bilgisi gelecektir: kim ki Benim doğru yol öğretimi izlerse yoldan sapmayacak ve bedbaht olmayacaktır.

Mustafa İslamoğlu

dedi ki: "O makamdan hep birlikte birbirinize düşman olarak inin! Bundan böyle de, Benim katımdan size doğru yol bilgisi gelecektir: artık kim benim gösterdiğim yolu izlerse, işte o ne sapacak ne de kendini yitirecektir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Buyurdu ki: «Bazınız bazınıza düşman olarak hepiniz oradan ininiz, ne vakit size benden bir hidâyet gelir de kim hidâyete tâbi olursa artık dalâlete düşmez ve şekavete uğramaz.»

Ömer Öngüt

Buyurdu ki: “Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin! Size benden bir hidayet geldiği zaman, kim benim hidayetime tâbi olursa o (dünyada) sapmaz, (ahirette de) bedbaht olmaz.

Suat Yıldırım

Onlara hitaben buyurdu ki: Kiminiz kiminize düşman olarak cennetten yere ininiz. Sonra ne zaman Benden bir rehber gelir de, kim ona tâbi olursa, artık o ne yolu şaşırır, ne de bedbaht olur.

Süleyman Ateş

Dedi ki: "Hepiniz oradan inin, birbirinize düşmansınız. İmdi benden size bir hidayet geldiği zaman kim benim hidayetime uyarsa o, sapmaz ve sıkıntıya düşmez."

Süleymaniye Vakfı

(Allah, Adem ile Havva'ya) dedi ki: "Biriniz diğerine düşman olarak birlikte oradan inin! Tarafımdan bir rehber /Kitap gelir de kim rehberime uyarsa ne yanlış yola girer ne de mutsuz olur."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah:"Her ikiniz de biri birinize düşman olarak o bahçeden inin!" dedi. "Benim tarafımdan size doğru yolu gösteren bir rehber gelirde kim o rehbere uyarsa artık o ne sapar, ne de mutsuz olur."

Şaban Piriş

-Hepiniz, oradan inin, birbirinize düşman olarak. Benden size bir yol gösterici gelir de kim benim rehberime uyarsa o sapmaz ve bedbaht olmaz.

Tefhim-ul Kuran

Dedi ki: «Bir kısmınız bir kısmınıza düşman olarak, hepiniz ordan inin. Artık size benden bir yol gösterici gelecektir; kim benim hidayetime uyarsa artık o şaşırıp sapmaz ve mutsuz da olmaz.»

Ümit Şimşek

Buyurdu ki: Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin. Benden size bir hidayet eriştiğinde Benim doğru yoluma uyan kimse asla sapmaz ve bedbaht da olmaz.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah dedi: "İkiniz birlikte inin oradan! Birbirinize düşmansınız. Benden size bir hidayet geldiğinde, benim o hidayetime uyan artık ne sapar ne de bedbaht olur."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Allah buyurdu: “Bir-birinizə düşmən kəsilərək hamınız buradan yerə enin. Məndən sizə doğru yol göstəricisi gəldiyi zaman hər kəs Mənim doğru yol göstərən bələdçimin ardınca getsə, nə yolunu azar, nə də bədbəxt olar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Allah Adəmə və Həvvaya) belə buyurdu: ″Bir-birinizə (siz İblisə və nəslinə, İblis də sizə və nəslinizə) düşmən kəsilərək hamınız oradan (Cənnətdən yerə) enin. Məndən sizə doğru yolu göstərən bir rəhbər (kitab, yaxud peyğəmbər) gəldiyi zaman hər kəs Mənim haqq yolumu tutub getsə, nə (dünyada) yolunu azar, nə də (axirətdə) bədbəxt olar!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Er sprach: ʺGeht beide hinaus aus dem Paradies, eure Nachkommen werden einander Feinde sein. Wenn euch von Mir Rechtleitung zukommt, müßt ihr sie annehmen. Wer Meiner Rechtleitung folgt, der geht nicht irre und wird nicht unglücklich.

Almanca — M. A. Rassoul

Er sprach: ʺGeht von hier allesamt hinunter, der eine von euch soll des anderen Feind sein ! Und wenn Meine Führung zu euch kommt, dann wird der, der Meiner Führung folgt, nicht zugrunde gehen, noch wird er Unglück erleiden.

Almanca — Muhammad Zaidan

ER sagte: ʺSteigt von ihr, allesamt hinab! Die einen von euch (dieMenschen) sind für die anderen (Satan) Feind. Und wenn euch von Mir Rechtleitung zuteil wird, wer dann Meiner Rechtleitung folgt, der wird weder abirren noch unglücklich werden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"upon Our Command", Allah said "We down both of you upon, together with AL- Shaytan from hence with mutual enmity to each other" - "You shall receive from Me the spirit of truth guiding into all truth, and he who follows the path of righteousness and Providence his guide shall not err nor suffer spiritual death nor moral ruin".

Abdul Haleem

God said, ‘Get out of the garden as each other’s enemy.’ Whoever follows My guidance, when it comes to you [people], will not go astray nor fall into misery,

Abdullah Yusuf Ali

He said: "Get ye down, both of you,- all together, from the Garden, with enmity one to another: but if, as is sure, there comes to you Guidance from Me, whosoever follows My Guidance, will not lose his way, nor fall into misery.

Abul A'la Maududi

and said: "Get down, both of you, (that is, man and Satan), and be out of it; each of you shall be an enemy to the other. Henceforth if there comes to you a guidance from Me, then whosoever follows My guidance shall neither go astray nor suffer misery.

Aisha Bewley

He said, ‘Go down from it, all of you, as enemies to one another! But when guidance comes to you from Me, all those who follow My guidance will not go astray and will not be miserable.

Al-Hilali & Khan

He (Allâh) said: "Get you down (from the Paradise to the earth), both of you, together, some of you are an enemy to some others. Then if there comes to you guidance from Me, then whoever follows My Guidance he shall neither go astray, nor shall be distressed.

Ali Quli Qarai

He said, ‘Get down both of you from it, all together, being enemies of one another! Yet, should any guidance come to you from Me, those who follow My guidance will not go astray, nor will they be miserable.

Amatul Rahman Omar

(The Lord) said, `Go hence! both parties one and all, you being enemies one to another. There shall most certainly come to you guidance from Me, (bear in mind the law that) he who follows My guidance shall not be lost, nor shall he be unhappy.

Arthur John Arberry

Said He, 'Get you down, both of you together, out of it, each of you an enemy to each; but if there comes to you from Me guidance, then whosoever follows My guidance shall not go astray, neither shall he be unprosperous;

Bijan Moeinian

The Lord said: "Leave the Paradise. You will find out that some of you will become the enemies of each other! I will send you the guidance. Whoever follows it, will not get lost nor become miserable."

E. Henry Palmer

Said he, 'Go down, ye twain, therefrom altogether, some of you foes to the other. And if there should come to you, from me a guidance; then whoso follows my guidance shall neither err nor be wretched.

Edip-Layth

He said, "Descend from this, all of you, for you are enemies to one another. So, when My guidance comes to you; then, whoever follows My guidance, he will not go astray nor suffer."

George Sale

And God said, get ye down hence, all of you: The one of you shall be an enemy unto the other. But hereafter shall a direction come unto you from me: And whosoever shall follow my direction, shall not err, neither shall he be unhappy;

Hamid S. Aziz

Then his Lord chose him, and relented towards him, and guided him.

Mahmoud Ghali

Said He, "Get down, you two altogether out of it; some of you an enemy to some (others); yet, in case ever there definitely comes to you from Me guidance, then whoever closely follows My guidance, so he will not err away, nor will he be wretched;

Marmaduke Pickthall

He said: Go down hence, both of you, one of you a foe unto the other. But when there come unto you from Me a guidance, then whoso followeth My guidance, he will not go astray nor come to grief.

Mohamed Ahmed - Samira

(And) said: "Go down hence together, one the enemy of the other. Then will guidance come to you from Me; and whoever follows My direction will neither be disgraced nor be miserable.

Muhammad Asad

saying: "Down with you all from this [state of innocence, and be henceforth] enemies unto one another! None the less, there shall most certainly come unto you guidance from Me: and he who follows My guidance will not go astray, and neither will he be unhappy.

Mustafa Khattab

Allah said, "Descend, both of you, from here together ˹with Satan˺ as enemies to each other. Then when guidance comes to you from Me, whoever follows My guidance will neither go astray ˹in this life˺ nor suffer ˹in the next˺.

Progressive Muslims

He said: "Descend from this, all of you, for you are enemies to one another. So, when My guidance comes to you, then whoever follows My guidance, he will not go astray nor suffer."

Sahih International

[ Allah ] said, "Descend from Paradise - all, [your descendants] being enemies to one another. And if there should come to you guidance from Me - then whoever follows My guidance will neither go astray [in the world] nor suffer [in the Hereafter].

Sam Gerrans

He said: “Get you down from it all together, an enemy to one another. And if there comes to you guidance from Me, then whoso follows My guidance, he will neither go astray, nor will he be wretched.

Shabbir Ahmed

He said, "Go down hence, O humans, males and females, foes to one another competing for sustenance! Nonetheless, there shall most certainly come to you guidance from Me. And whoever follows My Guidance will not go astray, nor will face hardship." (Nations who adopt Divine Principles, their economy will be abundant).

Syed Vickar Ahamed

He said: "Get you down, both of you— All together from the Garden (Paradise), with hate (and anger) between one another: Then if, as it is for sure, guidance comes to you from Me, then whosoever follows My guidance, will not lose his way, nor fall (deep) into sorrow.

Taqi Usmani

He said (to ’Ādam and Iblīs), "Go down from here, all of you, some of you enemies of some others. Then, should some guidance come to you from Me, the one who follows My guidance shall not go astray, nor shall he be in trouble.

The Monotheist Group

He said: "Descend from this, all of you, for you are enemies to one another. So, when My guidance comes to you, then, whoever follows My guidance, he will not go astray nor suffer."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il dit: ʺDescendez dʹici, (Adam et Eve), (Vous serez) tous (avec vos descendants) ennemis les uns des autres. Puis, si jamais un guide vous vient de Ma part, quiconque suit Mon guide ne sʹégarera ni ne sera malheureux.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Xwedê) Got: Hûn hemû (mirov û şeytan) pêkve, ji hev re dijmin, ji bihiştê dakevin! Vêca eger ku ji cem min ji bo we hidayetek hat, îcar kî bide pey hidayeta min ew rêşaş û bedbext nabe.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij zei: ʺDaalt beiden er tezamen uit af -- elkaar tot vijand. Als er dan van Mij een leidraad komt, dan zal wie Mijn leidraad navolgt niet dwalen en niet ongelukkig zijn.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En God zeide: Gaat allen heen; gij zult elkanders vijanden zijn. Maar later zal eene leiding van mij tot u komen. En wie mijne leiding volgt zal niet dwalen, en hij zal niet ongelukkig zijn.

Hollandaca — Siregar

Hij (Allah) zei: ʺDaalt hieruit af, tezamen, onder jullie zal de één de vijand zijn van de ander. Maar als van Mij Leiding tot jullie komt: wie Mijn Leiding volgt dwaalt niet en is niet ongelukkig.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(Аллах) сказал (Адаму и Еве): «Низвергнитесь [спуститесь на Землю] оба из него [из Рая] (также) вместе (с Иблисом), (будучи) врагами друг другу [вы двое и Иблис – две враждующие стороны]! А если придет к вам от Меня руководство – то, кто последует за Моим руководством, тот не впадет в заблуждение (в земной жизни) и не будет несчастным (в Вечности)!

Rusça — Osmanov

[Аллах] сказал: ʺНизойдите из рая вы оба, и одни [из ваших потомков] да будут врагами других. Если вы по моей воле ступите на прямой путь, то тот, кто последует ему, не окажется ни в заблуждении, ни в бедствии.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Men i lustgården) sade Han: ʺNed härifrån, båda! Ni skall alla, (ni och era efterkommande, ha er boning på jorden och) vara varandras fiender! Men om ni nås av Min vägledning - och ni kommer att nås av den - skall den som följer Min vägledning inte gå vilse och han skall besparas lidande (i det kommande livet).