Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size esir olarak geldiklerinde ise, fidye verip kendilerini kurtaran kimselersiniz. Yoksa siz Kitab'ın (Tevrat'ın) bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Artık sizden bunu yapanın cezası, dünya hayatında rezil olmaktan başka bir şey değildir. Kıyamet gününde ise onlar azabın en şiddetlisine uğratılırlar. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.
ثُمَّ اَنْتُمْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ تَقْتُلُونَ اَنْفُسَكُمْ وَتُخْرِجُونَ فَرِيقًا مِنْكُمْ مِنْ دِيَارِهِمْ تَظَاهَرُونَ عَلَيْهِمْ بِالْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِ وَاِنْ يَأْتُوكُمْ اُسَارٰى تُفَادُوهُمْ وَهُوَ مُحَرَّمٌ عَلَيْكُمْ اِخْرَاجُهُمْ اَفَتُؤْمِنُونَ بِبَعْضِ الْكِتَابِ وَتَكْفُرُونَ بِبَعْضٍ فَمَا جَزَاءُ مَنْ يَفْعَلُ ذٰلِكَ مِنْكُمْ اِلَّا خِزْيٌ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ يُرَدُّونَ اِلٰٓى اَشَدِّ الْعَذَابِ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ
ṧumme entum hā'ulā'i teḳtulūne enfusekum ve tuḣricūne ferīḳan minkum min diyārihim teZāherūne ǎleyhim bi l-iṧmi ve l-ǔdvāni ve in ye'tūkum usārā tufādūhum ve huve muHarramun ǎleykum iḣrācuhum e fe tu'minūne bi beǎ'Di l-kitābi ve tekfurūne bi beǎ'Din fe mā cezā'u men yef'ǎlu ƶālike minkum illā ḣizyun fī l-Hayāti d-dunyā ve yevme l-ḳiyāmeti yuraddūne ilā eşeddi l-ǎƶābi ve mā (a)llahu bi ğāfilin ǎmmā teǎ'melūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Sonra da sizler, o kişilersiniz ki birbirinizi öldürüyorsunuz. Bir bölüğünüzü yerinden yurdundan çıkarıyorsunuz. Onların aleyhinde, kötülükte, düşmanlıkta bulunmak üzere birleşiyorsunuz. Elinize esir düşerlerse onlara karşılık esirler veriyor, gene onları yurtlarına sokmuyorsunuz. Halbuki onları yurtlarından çıkarmak bile haramdı size. Yoksa kitabın bir kısmına inanıyor, bir kısmına inanmıyor musunuz? İçinizde bunları yapanların kazancı, dünya hayatında ancak horluktan ibaret, kıyamet günüyse onlar daha çetin bir azâba atılırlar. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir ki.
Abdulkadir Gölpınarlı
Sonra da sizler, o kişilersiniz ki birbirinizi öldürüyorsunuz. Bir bölüğünüzü yerinden yurdundan çıkarıyorsunuz. Onların aleyhinde, kötülükte, düşmanlıkta bulunmak üzere birleşiyorsunuz. Elinize esir düşerlerse onlara karşılık esirler veriyor, gene onları yurtlarına sokmuyorsunuz. Halbuki onları yurtlarından çıkarmak bile haramdı size. Yoksa kitabın bir kısmına inanıyor, bir kısmına inanmıyor musunuz? İçinizde bunları yapanların kazancı, dünya hayatında ancak horluktan ibaret, kıyamet günüyse onlar daha çetin bir azâba atılırlar. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir ki.
Adem Uğur
Bu misakı kabul eden sizler, (verdiğiniz sözün tersine) birbirinizi öldürüyor, aranızdan bir zümreyi yurtlarından çıkarıyor, kötülük ve düşmanlıkta onlara karşı birleşiyorsunuz. Onları yurtlarından çıkarmak size haram olduğu halde (hem çıkarıyor hem de) size esirler olarak geldiklerinde fidye verip onları kurtarıyorsunuz. Yoksa siz Kitab'ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Sizden öyle davrananların cezası dünya hayatında ancak rüsvaylık; kıyamet gününde ise en şiddetli azaba itilmektir. Allah sizin yapmakta olduklarınızdan asla gafil değildir.
Ahmed Hulusi
Halbuki siz birbirinizi öldürüyorsunuz, içinizden bir grubu yurtlarından çıkartıyorsunuz. Onlar aleyhine haksız yere düşmanlıkta birleşiyorsunuz. Esir olup da geri getirilirlerse fidyelerini verip onları aranızdan çıkartıyorsunuz (oysa bu haramdı). Yoksa siz (Kitabın) hakikat bilgisinin bir kısmına iman edip bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Sizden bunu yapanların ereceği karşılık, dünya yaşamında rezil olmaktır. Kıyamet sürecinde ise azabın en şiddetlisine düçar olurlar! Allah yaptıklarınızdan hakikatiniz olarak gafil değildir.
Ahmet Tekin
Sonra siz Muhammed’in çağdaşları ve onların takipçileri, Allah’ın Tevrat’ta sizden aldığı taahhüde aykırı davranıyorsunuz. Birbirinize düşerek kendi kanınızı döküyorsunuz, içinizden bir kısmını yurtlarından çıkararak sürüyor, bilerek günah işlemekte ve düşmanlıkta onlara karşı birbirinize arka çıkıyorsunuz. Yurtlarından çıkarılıp sürülmeleri size haram kılınmış olduğu halde, size esir olarak geldikleri zaman onları karşılıklı fidyelerini ödeyip kurtarmaya çalışıyorsunuz. Kitabın, Tevrat’ın bir kısmına inanıyorsunuz da, bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Sizden öyle davrananların cezası, dünya hayatında zillettir. Kıyamet gününde ise en ağır cezaya çarpılacaklar. Allah işlediğiniz amellerden gafil değildir, amellerinize göre sizi cezalandıracak.
Ahmet Varol
Sonra yine sizler, birbirinizi öldürüyor, aranızdan bir topluluğu yurtlarından çıkarıyorsunuz. Onlara karşı kötülük işleme ve düşmanlık konusunda birbirinize destek oluyorsunuz. Size esir olarak geldiklerinde fidyelerini verip kurtarırsınız. Oysa onları çıkarmak size haram kılınmıştır. [15] Yoksa Kitab'ın bir bölümüne inanıp bir bölümünü inkar mı ediyorsunuz? İçinizden böyle yapanın cezası dünyada rezilliğe düşmekten başka ne olabilir? Böyleleri ahirette de en şiddetli azaba çarptırılacaklardır. Allah sizin işlediklerinizden habersiz değildir.
Ali Bulaç
Sonra (yine) siz, birbirinizi öldürüyor, bir bölümünüzü yurtlarından sürüp çıkarıyor ve günah ve düşmanlıkla aleyhlerinde ittifaklar kuruyor ve size esir olarak geldiklerinde onlarla fidyeleşiyordunuz. Oysa onları çıkarmanız, size haram kılınmıştı. Yoksa siz, Kitabın bir bölümüne inanıp da bir bölümünü inkar mı ediyorsunuz? Artık sizden böyle yapanların dünya hayatındaki cezası aşağılık olmaktan başka değildir; kıyamet gününde de azabın en şiddetli olanına uğratılacaklardır. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir.
Ali Fikri Yavuz
(Kan dökmemek ve birbirinizi yurdlarınızdan çıkarmamak üzere ahd ve ikrardan) sonra sizler, o kimselersiniz ki, kendi adamlarınızı öldürüyorsunuz ve içinizden bir zümreyi yurdlarından çıkarıp aleyhlerinde zulüm ve düşmanlıkla birleşerek yardımlaşıyorsunuz. Eğer onlar, esir olup size gelirlerse, mal karşılığında esir mübadelesi yaparsınız da yine onların yurdlarında kalmasına müsaade etmezsiniz. Halbuki, onların yurdlarından çıkarılması size haram kılınmıştı. Yoksa siz, Tevrat ahkâmının bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Şimdi sizden bu ahdi bozan kimsenin cezası, ancak dünyada rüsvaylık ve bayağılık, kıyamette en şiddetli azâba atılmaktır. Allah sizin bu ahdi bozmanızdan gâfil değildir.
Ali Rıza Safa
Yine de birbirinizi öldürüyor, aranızdan bir kümeyi yurtlarından çıkarıyor, kötülük ve düşmanlıkta onlara karşı birleşiyorsunuz. Onları yurtlarından çıkarmanız size yasaklanmış olmasına karşın, size tutsak düştük lerinde kurtulmalık istiyorsunuz. Yoksa Kitap'ın bir bölümüne inanıp, bir bölümünü inkar mı ediyorsunuz? İşte, aranızdan böyle yapanların cezası, dünya yaşamında aşağılanmaktır. Yeniden Yaratılış Günü'nde ise yaman bir cezaya uğratılacaklardır. Allah, yaptıklarınızdan zaten habersiz değildir.
Bayraktar Bayraklı
Bu sözleşmeyi kabul eden sizler, verdiğiniz sözün aksine birbirinizi öldürüyor ve aranızdan bir grubu yurtlarından çıkarıyorsunuz. Günah ve düşmanlıkta onlara karşı birleşip yardımlaşıyorsunuz. Onları yurtlarından çıkarmak size haram olduğu halde, size esir olarak geldiklerinde, fidyeleşip esir değişimi yapıyorsunuz. Siz kitabın bir kısmına inanıyor, bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Sizden böyle yapanların cezası, dünya hayatında rüsvaylıktan başka bir şey değildir. Kıyamet gününde de onlar, en şiddetli azaba iletilecekler. Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Bekir Sadak
Sonra siz, birbirinizi olduren, aranizdan bir takimi memleketlerinden suren, onlara karsi gunah ve dusmanlikta birlesen, onlari cikarmak haramken size esir olarak geldiklerinde fidyelerini vermeye kalkan kimselersiniz. Kitabin bir kismina inanip, bir kismini inkar mi ediyorsunuz? Aranizda boyle yapanin cezasi ancak dunya hayatinda rezil olmaktir. Ahiret gununde de azabin en siddetlisine onlar ugratilirlar. Allah yaptiklarinizdan gafil degildir.
Celal Yıldırım
Sonra siz o kimselersiniz ki, birbirinizi öldürüyorsunuz ve içinizden bir kısmını yurtlarından çıkarıyor da aleyhlerinde günah, düşmanlık ve haksızlıkla biribirinize yardım edip bileşiyorsunuz. (Bununla beraber) onlar size esir olarak gelecek olurlarsa fidyeleşir, (kurtuluş akçesi alıp verirsiniz). Halbuki onların (yurtlarından) çıkarılması size haram kılınmıştır. Yoksa Kitab'ın bir kısmına inanıyor, bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz ? Sizden böyle yapanların cezası, ancak dünyada rüsvaylıktır; kıyamet gününde de en şiddetli azaba döndürülüp uğratılmaktadır. Allah yapageldiğiniz şeylerden habersiz değildir.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Sonra işte şimdi sizler birbirinizi öldürüyorsunuz; içinizden bir kesimi yurtlarından sürüyor, onlara karşı kötülük ve düşmanlıkta birbirinize arka çıkıyorsunuz. Esirler olarak size geldiklerinde de fidye verip kendilerini kurtarıyorsunuz. Hâlbuki onları sürgün etmek size haram kılınmıştı. Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? İçinizden bu şekilde davranan birinin dünya hayatında ki cezası ancak rezil rüsvâ olmaktır; kıyamet gününde ise onlar azabın en şiddetlisine itilirler. Allah sizin yapmakta olduğunuzdan habersiz değildir.
Diyanet İşleri
Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size esir olarak geldiklerinde ise, fidye verip kendilerini kurtaran kimselersiniz. Yoksa siz Kitab'ın (Tevrat'ın) bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Artık sizden bunu yapanın cezası, dünya hayatında rezil olmaktan başka bir şey değildir. Kıyamet gününde ise onlar azabın en şiddetlisine uğratılırlar. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Diyanet İşleri (eski)
Sonra siz, birbirinizi öldüren, aranızdan bir takımı memleketlerinden süren, onlara karşı günah ve düşmanlıkta birleşen, onları çıkarmak haramken size esir olarak geldiklerinde fidyelerini vermeye kalkan kimselersiniz. Kitabın bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Aranızda böyle yapanın cezası ancak dünya hayatında rezil olmaktır. Ahiret gününde de azabın en şiddetlisine onlar uğratılırlar. Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.
Diyanet Vakfi
Bu misakı kabul eden sizler, (verdiğiniz sözün tersine) birbirinizi öldürüyor, aranızdan bir zümreyi yurtlarından çıkarıyor, kötülük ve düşmanlıkta onlara karşı birleşiyorsunuz. Onları yurtlarından çıkarmak size haram olduğu halde (hem çıkarıyor hem de) size esirler olarak geldiklerinde fidye verip onları kurtarıyorsunuz. Yoksa siz Kitab'ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Sizden öyle davrananların cezası dünya hayatında ancak rüsvaylık; kıyamet gününde ise en şiddetli azaba itilmektir. Allah sizin yapmakta olduklarınızdan asla gafil değildir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Sonra sizler öyle kimselersiniz ki, kendilerinizi öldürüyorsunuz ve sizden olan bir grubu diyarlarından çıkarıyorsunuz, onlar aleyhinde kötülük ve düşmanlık güdüyor ve bu konuda birleşip birbirinize arka çıkıyorsunuz, şayet size esir olarak gelirlerse fidyeleşmeye kalkıyorsunuz. Halbuki yurtlarından çıkarılmaları size haram kılınmış idi. Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Şu halde içinizden böyle yapanlar, netice olarak dünya hayatında perişanlıktan başka ne kazanırlar, kıyamet gününde de en şiddetli azaba uğratılırlar. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sonra sizler yine şöyle kimselersiniz ki kendi kendinizi öldürüyorsunuz ve içinizden bir zümreyi yurtlarından çıkarıyorsunuz, aleyhlerinde günah ve düşmanlıkla birleşip yardımlaşıyorsunuz. Şayet size esir olarak gelirlerse fidyeleşmeye kalkışıyorsunuz. Oysa çıkarılmaları size haram kılınmıştı. Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Şu halde içinizde böyle yapanlar sonuçta dünya hayatında rüsvaylıktan başka ne kazanırlar? Kıyamet günü de en şiddetli azaba kakılırlar. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sonra da sizler ta şunlarsınız ki kendilerinizi öldürüyorsunuz ve kendinizden bir firkayı diyarlarından çıkarıyorsunuz, aleyhlerinde ism-ü udvan ile birleşiyor tezahürde bulunuyorsunuz ve şayet size esir olarak gelirlerse fidyeleşmeğe kalkıyorsunuz, halbuki çıkarılmaları üzerinize haram kılınmış idi, ya siz kitabın bir kısmına inanıp da bir kısmına küfür mü ediyorsunuz? Şu halde içinizden böyle yapanlar binnetice Dünya hayatında bir rüsvalıktan başka ne kazanırlar, kıyamet günü de en şiddetli azaba kakılırlar, Allah yaptıklarınızdan gafil değildir
Erhan Aktaş
Sonra siz o kimselersiniz ki; birbirinizi öldüren, bir kısmınızı yurtlarından çıkarıp, onlara karşı günahta ve düşmanlıkta iş birliği yapanlarsınız. Bir de esir olarak size gelirlerse, onlarla fidyeleşiyorsunuz. Oysa onları yurtlarından çıkarmak, üzerinize haram kılınmıştı. Yoksa böyle yapmakla Kitap'ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Sizden böyle yapanların cezası dünya hayatında aşağılanma, kıyamet gününde de en şiddetli azaba uğramaktır. Zira Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Sonra siz o kimselersiniz ki; birbirinizi öldüren, bir kısmınızı yurtlarından çıkarıp, onlara karşı günahta ve düşmanlıkta iş birliği yapanlarsınız. Bir de esir olarak size gelirlerse, onlarla fidyeleşiyorsunuz. Oysa onları yurtlarından çıkarmak, üzerinize haram kılınmıştı. Yoksa böyle yapmakla Kitap'ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkar mı ediyorsunuz. Sizden böyle yapanların cezası dünya hayatında aşağılanma, Kıyamet Günü'nde de en şiddetli azaba uğramaktır. Zira Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Sonra siz o kimselersiniz ki; birbirinizi öldüren, bir kısmınızı yurtlarından çıkarıp, onlara karşı günahta ve düşmanlıkta işbirliği yapanlarsınız. Bir de esir olarak size gelirlerse onlarla esir değişimi yapıyorsunuz. Oysa, onları yurtlarından çıkarmak, üzerinize haram kılınmıştı. Yoksa böyle yapmakla Kitap'ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkar mı ediyorsunuz. Sizden böyle yapanların cezası dünya hayatında aşağılanma, Kıyamet Günü'nde de en şiddetli azaba uğramaktır. Zira Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Fizilal-il Kuran
Buna rağmen biribirinizi öldürüyor ve içinizden bazılarını yurtlarından sürüyor, onlara karşı günah ve zulüm işlemek için aranızda işbirliği yapıyorsunuz. Onları sürgüne göndermeniz yasaklandığı halde sürgüne gönderiyorsunuz, sonra size esir olarak geldikleri taktirde fidye vererek kendilerini kurtarıyorsunuz. Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Oysa içinizden böyle yapanların cezası dünya hayatında perişanlıktan başka birşey değildir. Onlar Kıyamet günü de en ağır azaba çarpılacaklardır. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Gültekin Onan
(Tüm bunlardan) sonra, sizler hala birbirinizi öldürüyor, aranızdan bir bölümü (ferai) yurtlarından çıkarıyor, kötülük ve düşmanlıkta onlara karşı birleşiyorsunuz. Onları yurtlarından çıkarmanız zaten size haramken, bu yetmiyormuş gibi size esir düştüklerinde bir de onlardan fidye istiyorsunuz. Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmına küfür mü ediyorsunuz? Böyle davrananların cezası dünya hayatında rezil olmak ve diriliş gününde de azabın en çetinine uğratılmaktan başka ne olabilir? Tanrı yaptıklarınızdan gafil değildir.
Hamdi Döndüren
Sonra sizler öyle kimselersiniz ki, birbirinizi öldürüyorsunuz, içinizden bir kısmınızı yurtlarından çıkarıyorsunuz, kötülük ve düşmanlıkta onlara karşı yardımlaşıyorsunuz! Onların yurtlarından çıkarılması size haram kılındığı halde, onlar size esir olarak gelirlerse, fidye almaya kalkışıyorsunuz. Yoksa siz, Kitab’ın bir kısmına inanıyor, bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Şu halde içinizden böyle yapanlar, dünya hayatında zillette düşmekten başka ne kazanırlar? Kıyamet günü de en şiddetli azaba itilirler. Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.
Hasan Basri Çantay
(Öyle oldukdan) sonra sizler, yine onlarsınız ki (işte) kendilerinizi öldürüyor, içinizden bir fırkayı yurdlarından çıkarıyor, aleyhlerinde günah ile, düşmanlıkla birleşib yardımlaşıyorsunuz. Eğer size esir olub gelirlerse kendileriyle fidyeleşir (esir mübadelesi yapar, Yine onların; yurdlarında kalmasına müsaade etmez) siniz. Halbuki onların çıkarılması size haram kılınmışdı. Yoksa siz Kitabın (fidyeye aid) bir kısmına inanıyorsunuz da (Katl-i nefsi, nefyi, kötülükde yardımlaşmayı men' eden) bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Şu halde içinizden böyle yapan (lar) ın cezası dünya hayaatında bir rüsvaylıkdan (esir ve makhur yaşamakdan) başka (bir şey) değildir. Kıyamet gününde de onlar azabın en çetinine itileceklerdir. Allah, ne yaparsanız (hiç birinden) gaafil değildir.
Hasib Asutay
Sonra siz, öyle kimselersiniz ki, birbirinizi öldürüyor, aranızda bir zümreyi yurtlarından çıkarıyor, kötülük ve düşmanlıkta onlara karşı birleşiyorsunuz. Onları çıkarmak size yasaklanmış iken (hem çıkarıyor hem de) size esirler olarak geldiklerinde onlarla fidyeleşiyorsunuz. Yoksa kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Sizden bunu yapanın cezası dünya hayatında ancak rüsvaylıktır; kıyamet gününde de azabın en şiddetlisine itilirler. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Hayrat Neşriyat
(Bütün bunlardan) sonra, siz öyle kimselersiniz ki, birbirinizi öldürüyor ve içinizden bir kısmını yurtlarından çıkarıyor, onlara karşı kötülükte ve düşmanlıkta yardımlaşıyorsunuz. Eğer size esir olarak gelirlerse fidyelerini veri(p onları kurtarı)yorsunuz; hâlbuki o, (onların, yurtlarından) çıkarılmaları size haram kılınmıştı.Yoksa Kitâb’ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Artık içinizden böyle yapanın cezâsı, dünya hayâtında rezîl olmaktan başka bir şey değildir! Kıyâmet gününde ise(onlar) azâbın en şiddetlisine uğratılırlar! Ve Allah, yapmakta olduklarınızdan gafil değildir.
İbni Kesir
Sonra sizler; birbirinizi öldüren, aranızdan bir takımını yurtlarından süren, onlara karşı günah ve düşmanlıkla birleşen, onları (yurtlarından) çıkarmak haram kılınmışken esir olarak geldiklerinde fidyeleşmeye kalkan kimselersiniz. Yoksa kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Sizden böyle yapanın cezası; dünya hayatında rezil olmaktan başka birşey değildir. Kıyamet gününde ise onlar, azabın en şiddetlisine uğratılırlar. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir.
Mehmet Okuyan
Ardından siz öyle kimselersiniz ki birbirinizi öldürüyor, aranızdan bir grubu yurtlarından çıkarıyor, günahta ve düşmanlıkta onlara karşı birbirinize arka çıkıyorsunuz. Onları yurtlarından çıkarmak size haram olduğu hâlde (hem çıkarıyor hem de) size esirler olarak geldiklerinde fidye veri(p onları kurtarı)yorsunuz. Yoksa siz Kitab'ın (Tevrat’ın) bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Böyle davrananlarınızın cezası, dünya hayatında rezillikten başka nedir ki! Kıyamet gününde ise en şiddetli azaba çarptırılacaklardır. Allah yapmakta olduklarınızdan asla habersiz değildir.
Muhammed Esed
Buna rağmen yine sizlersiniz birbirinizi katleden ve -kesinlikle yasaklanmış olduğu halde- kendi halkınızdan bir kısmını yurtlarından süren, onlara karşı günahkarlık ve nefrette yarışıp yardımlaşan ve esir olarak elinize düştüklerinde onları ancak fidye alarak bırakan! Böyle yaparak, ilahi kelamın bir kısmına inanıyor, diğer kısmını inkar mı ediyorsunuz? Öyleyse bilin ki, içinizden böyle yapanların karşılığı, bütün dünya hayatında zilletten ve Kıyamet Günü en acıklı azaba uğratılmaktan başka bir şey olmayacaktır. Zira Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir.
Mustafa İslamoğlu
Bütün bunlara rağmen birbirinizi katleden, günah ve düşmanlıkta dayanışma sergileyerek kendi içinizden bir kısımını yurtlarından çıkaran -ki onların çıkarılması size kesinlikle yasaklanmıştı- ve elinize esir düşdüklerinde onları ancak fidye karşılığı serbest bırakan yine sizlerdiniz. Şimdi siz vahyin bir kısmına inanıp bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? İyi bilin ki, sizden kim böyle yaparsa, kesinlikle onun cezası dünya hayatında zilletten başka bir şey olmayacaktır. Ahirette ise azabın en acıklısına mahkum olacaklar. Zira Allah yaptıklarınıza karşı duyarsız değildir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Sonra siz o kimselersiniz ki, kendilerinizi öldürürsünüz ve sizden olan bir fırkayı da yurtlarınızdan çıkarırsınız. Ve onların aleyhine mâsiyet ile, zulm ile yardımlaşıyorsunuz. Ve onlar size esir olarak gelince de onlar gibi fidyeleşmekte bulunuyorsunuz. Halbuki onların öyle yurtlarından çıkarılması sizin üzerinize haram bulunmuştur. Artık siz kitabın bir kısmına inanıp da bir kısmını inkâr mı eyliyorsunuz? İmdi sizden böyle bir fiilde bulunanların cezası, bu dünya hayatında zilletten başka değildir. Kıyamet gününde ise onlar azabın en şiddetlisine sevkolunacaklardır. Allah Teâlâ da sizin yaptıklarınızdan gâfil değildir aslâ.
Ömer Öngüt
Bu misakı kabul eden sizler yine birbirinizi öldürüyor, aranızdan bir zümreyi yurtlarından çıkarıyor, onlara karşı günah ve düşmanlıkta birleşiyorsunuz. Eğer esir düşüp gelirlerse (kurtulmaları için) fidyelerini veriyorsunuz. Oysa onları yurtlarından çıkarmak size haram kılınmıştır. Yoksa siz Kitab'ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Sizden bunu yapanların cezası dünya hayatında rezil olmaktan başka bir şey değildir. Kıyamet gününde ise en şiddetli azaba çarptırılacaklardır. Allah yaptıklarınızdan aslâ gâfil değildir.
Suat Yıldırım
Ama işte siz birbirinizi öldürüyor, bir kısmınızı yurdunuzdan çıkarıyor, onlara karşı günahta ve zulümde birbirinizi destekliyorsunuz. Bununla beraber, onlar esir olarak gelirlerse fidyelerini verip onları kurtarıyorsunuz. Halbuki aslında onların çıkarılması size haram kılınmıştı. Ne o, Kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını red mi ediyorsunuz? İçinizden böyle yapanların elde edeceği netice, dünya hayatında rüsvaylıktan başka bir şey değildir. Kıyamet günü ise en şiddetli azaba itilirler. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Süleyman Ateş
Ama siz yine birbirinizi öldürüyorsunuz, sizden bir grubu yurtlarından çıkarıyorsunuz; onlara karşı günah ve düşmanlık yapmakta birleşiyorsunuz, onları çıkarmak size yasaklanmış iken (çıkarıyorsunuz, sonra da) esir olarak geldiklerinde fidyelerini veriyor (kurtarıyor)sunuz. Yoksa siz Kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Sizden bunu yapanın cezası, dünya hayatında rezil olmaktan başka nedir? Kıyamet gününde de (onlar) azabın en şiddetlisine itilirler. Allah yaptıklarınızı bilmez değildir.
Süleymaniye Vakfı
Artık siz öyle bir haldesiniz ki birbirinizi öldürüyor, içinizden birtakım insanları yurtlarından çıkarıyor, onlara karşı günah ve düşmanlık konusunda birbirinize destek veriyorsunuz. Esir olarak geldiklerinde de fidye verip kurtarıyorsunuz. Oysa onları çıkarmanız size zaten yasaktır. Şimdi siz, o kitabın (Tevrat'ın) bir bölümüne inanıyor, bir bölümünü görmezlikte direniyor musunuz? İçinizden bunu yapanın hak ettiği, dünya hayatında rezil olmaktan başka nedir? Böyleleri kıyamet /mezardan kalkış günü de azabın en çetinine çarptırılırlar. Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Artık siz öyle bir haldesiniz ki birbirinizi öldürüyor, içinizden birtakımını yurtlarından çıkarıyor, onlara yapılan kötülük ve düşmanlığa destek veriyorsunuz. Esir düştükleri haberi gelince de fidye verip kurtarıyorsunuz. Onları sürgün etmek size zaten haramdır. Şimdi siz, Kitabın bir bölümüne inanıyor, bir bölümünü görmezlikten mi geliyorsunuz? İçinizden bunu yapanın hak ettiği nedir? Şu hayatta perişanlıktan başkası mı? Böylelerine Kıyamet gününde en şiddetli azap verilir. Yaptığınız hiçbir şey, Allah'a gizli kalmaz.
Şaban Piriş
Buna rağmen, yine birbirinizi öldüren, aranızdan bir grubu yurtlarından süren, onlara karşı günah ve düşmanlıkta birleşen, -onları çıkarmak haramken- size esir olarak geldiklerinde fidyelerini veren kimselersiniz; yoksa, siz, kitabın bir kısmına inanıyorsunuz da bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Şu halde içinizden böyle yapanın cezası dünya hayatında rezil olmak ve kıyamet gününde azabın en şiddetlisine uğratılmaktan başka nedir? Allah sizin yaptıklarınızın hiç birinden gafil değildir.
Tefhim-ul Kuran
Sonra (yine) siz, birbirinizi öldürüyor, bir bölümünüzü yurtlarından sürüp -çıkarıyor ve günah ve düşmanlıkla aleyhlerinde ittifaklar kuruyor ve size esir olarak geldiklerinde onlarla fidyeleşiyorsunuz. Oysa onları çıkarmanız, size haram kılınmıştı. Yoksa siz, Kitabın bir bölümüne inanıp da bir bölümünü inkâr mı ediyorsunuz? Artık sizden böyle yapanların cezası, dünya hayatında aşağılık olmaktan başka değildir; kıyamet gününde de azabın en şiddetli olanına uğratılacaklardır. Allah, yapmakta olduklarınızdan gafil değildir.
Ümit Şimşek
Şimdi siz yine birbirini öldüren ve içinizden bir kısmını yurtlarından çıkaran kimselersiniz. Onlara karşı kötülükte ve azgınlıkta birbirinize arka çıkarsınız. Onlar size esir olarak getirildiklerinde ise fidyelerini verip onları kurtarırsınız. Oysa onları yurtlarından çıkarmak da size yasaklanmıştı. Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Sizden kim bunu yaparsa, onun cezası dünya hayatında rezillikten ibarettir; kıyamet gününde de onlar azabın en şiddetlisine uğratılır. Allah, sizin yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Yaşar Nuri Öztürk
Bütün bunlardan sonra siz şu insanlarsınız: Birbirinizi öldürüyorsunuz. İçinizden bir zümreyi yurtlarından çıkarıyorsunuz. Onlar aleyhine kötülük ve düşmanlık hususunda dayanışmaya giriyorsunuz. Esasında onları yurtlarından çıkarmak size haram edildiği halde, esir olarak size geldiklerinde fidyelerini veriyorsunuz. Şimdi siz Kitap'ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? İçinizden bunu yapanın cezası, dünya hayatında rezillikten başka bir şey değildir. Kıyamet gününde ise böyleleri azabın en şiddetlisine itilir. Allah, yapmakta olduklarınızdan habersiz değildir.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Siz o kəslərsiniz ki, bir-birinizi öldürürsünüz, özünüzdən olan bir dəstəni öz yurdundan çıxarırsınız, onlara qarşı pislik və düşmənçilik etməkdə bir-birinizə kömək edirsiniz. Onlar əsir tutulub yanınıza gətiriləndə, fidyə verib onları azad edirsiniz. Halbuki onları yurdlarından çıxartmaq sizə haram edilmişdi. Yoxsa siz Kitabın bir qisminə inanıb, digər qismini inkarmı edirsiniz? Sizlərdən bunu edənin cəzası dünya həyatında rüsvay olmaq, Qiyamət günü isə ən şiddətli əzaba məhkum olmaqdır. Allah sizin etdiklərinizdən bixəbər deyildir.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Ey yəhudilər!) Siz elə adamlarsınız ki, (bu əhddən) sonra yenə bir-birinizi öldürür, özünüzdən olan bir dəstəya (tayfaya) zülm və düşmənçilik etmək üçün köməkləşib, onları öz yurdlarından kənar edirsiniz. Onlar (özünüzdən olanlar başqalarına) əsir düşüb yanınıza gəlsələr, fidyə verib azad edirsiniz. Halbuki onları (öz yurdlarından) çıxartmaq sizə haram edilmişdi. Aya, siz kitabın (Tövratın) bir hissəsinə inanıb, digər qismini inkar edirsiniz? Sizlərdən bu cür işlər görənlərin cəzası dünyada yalnız rüsvay olmaq, qiyamətdə isə ən şiddətli əzaba düçar olmaqdır. Allah etdiklərinizin heç birindən qafil deyildir.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Nun aber tötet ihr einander, vertreibt einige der Euren aus ihren Häusern und verbündet euch gegen sie, um sie in sündhafter Weise und unrechtmäßig zu besiegen. Wenn sie als Kriegsgefangene zu euch kommen, kauft ihr sie frei, obwohl es euch verboten ist, sie aus ihren Wohnstätten zu vertreiben. Glaubt ihr etwa nur an einen Teil des Heiligen Buches und verleugnet den anderen Teil? Diejenigen, die das tun, ziehen sich in diesem Leben Schande (und Hohn) zu. Am Jüngsten Tag werden sie die qualvollsten Strafen erleiden. Gott entgeht nicht, was ihr tut.
Almanca — Der Edle Quran
Dennoch seid (gerade) ihr es, die ihr euch selbst (gegenseitig) tötet und eine Gruppe von euch aus seinen Wohnstätten vertreibt, indem ihr einander in Sünde und feindseligem Vorgehen gegen sie beisteht. Und wenn sie als Gefangene zu euch kommen, so kauft ihr sie los, wo euch doch ihre Vertreibung verboten worden ist. Glaubt ihr denn an einen Teil der Schrift und verleugnet einen anderen? Wer von euch aber solches tut, dessen Lohn ist nur Schande im diesseitigen Leben. Und am Tag der Auferstehung werden sie der schwersten Strafe zugeführt werden. Und Allah ist nicht unachtsam dessen, was ihr tut.
Almanca — M. A. Rassoul
Dennoch seid gerade ihr es, die ihr euch gegenseitig tötet und einen Teil von euch aus seinen Häusern vertreibt, indem ihr gemeinsam gegen sie vorgeht in Sünde und Unrecht. Wenn sie jedoch als Gefangene zu euch kommen, kauft ihr sie los, wo euch doch ihre Vertreibung verboten worden ist. Glaubt ihr denn an einen Teil des Buches und leugnet einen anderen Teil? Für diejenigen unter euch, die solches tun, gibt es aber keine andere Vergeltung außer Schande in diesem Leben; und am Tage der Auferstehung werden sie der strengsten Bestrafung zugeführt werden. Und Allah ist eures Tuns nicht achtlos.
Almanca — Muhammad Zaidan
Nun aber tötet ihr euch selbst und vertreibt eine Gruppe von euch aus ihren Wohnstätten. Ihr unterstützt gegen sie mit Verfehlung und Aggression. Und wenn sie in Kriegsgefangenschaft gerieten, würdet ihr für sie Lösegeld zahlen, obwohl euch ihr Vertreiben für haram erklärt wurde. Bekundet ihr etwa Iman an einen Teil der Schrift und betreibt Kufr einem (anderen) Teil gegenüber?! Und was wäre die Vergeltung für denjenigen von euch, der dies tut, außer Erniedrigung im diesseitigen Leben?! Und am Tag der Auferstehung werden sie zum Härtesten der Peinigung geführt. Und ALLAH ist gewiß nicht achtlos dem gegenüber, was ihr tut.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Yet again you ignore the principles you supported and you kill each other and expel some of your own people from their homes and you ally yourselves with their enemies in sin and transgression against the divine law and moral principles. When some of them fall into captivity you revert to the principles in AL-Tawrah and redeem them, albeit the same principles forbid you to shed your own blood nor to expel each other from your homes. Do you people credit part of the Book upon the ground of Allah’s Authority and discredit part upon the ground of your authority? Indeed, he who adopts this line of conduct shall suffer for his offence; he shall be lost to shame here. Such persons shall be delivered to the abyss with its torrential scorching and roaring flames Hereafter; they shall suffer torment and be put to torture; and Allah is not unaware of what you do.
Abdul Haleem
Yet here you are, killing one another and driving some of your own people from their homes, helping one another in sin and aggression against them. If they come to you as captives, you still pay to set them free, although you had no right to drive them out. So do you believe in some parts of the Scripture and not in others? The punishment for those of you who do this will be nothing but disgrace in this life, and on the Day of Resurrection they will be condemned to the harshest torment: God is not unaware of what you do.
Abdullah Yusuf Ali
After this it is ye, the same people, who slay among yourselves, and banish a party of you from their homes; assist (Their enemies) against them, in guilt and rancour; and if they come to you as captives, ye ransom them, though it was not lawful for you to banish them. Then is it only a part of the Book that ye believe in, and do ye reject the rest? but what is the reward for those among you who behave like this but disgrace in this life?- and on the Day of Judgment they shall be consigned to the most grievous penalty. For Allah is not unmindful of what ye do.
Abul A'la Maududi
And here you are, killing one another, turning out a party of your own from their homelands, aiding one another against them in sin and enmity, and if they come to you as captives you ransom them although the very act of expelling them was unlawful to you. Do you believe in a part of the Scripture and reject the rest? What else, then, could be the retribution of those among you who do this than that they should live in degradation in the present life, and that on the Day of Resurrection they should be sent to the severest chastisement? Allah is not heedless of what you do.
Aisha Bewley
Then you are the people who are killing one another and expelling a group among you from their homes, ganging up against them in wrongdoing and enmity. Yet if they are brought to you as captives, you ransom them, when it was forbidden for you to expel them in the first place! Do you, then, believe in one part of the Book and reject the other? What repayment will there be for any of you who do that except disgrace in this world? And on the Day of Rising, they will be returned to the harshest of punishments. Allah is not unaware of what ytheyou do.
Al-Hilali & Khan
After this, it is you who kill one another and drive out a party of you from their homes, assist (their enemies) against them, in sin and transgression. And if they come to you as captives, you ransom them, although their expulsion was forbidden to you. Then do you believe in a part of the Scripture and reject the rest? Then what is the recompense of those who do so among you, except disgrace in the life of this world, and on the Day of Resurrection they shall be consigned to the most grievous torment. And Allâh is not unaware of what you do.
Ali Quli Qarai
Then there you were, killing your folks and expelling a part of your folks from their homes, backing one another against them in sin and aggression! And if they came to you as captives, you would ransom them, though their expulsion itself was forbidden you. What! Do you believe in part of the Book and defy another part? So what is the requital of those of you who do that except disgrace in the life of this world? And on the Day of Resurrection, they shall be consigned to the severest punishment. And Allah is not oblivious of what you do.
Amatul Rahman Omar
Yet, you are the very people who (violating the terms of the covenant) slay your own people and expel a from among you from their homes, backing up one another against them sinfully and transgressingly. And if they come to you as captives (seeking your help), you ransom them, while their very expulsion was forbidden to you. Do you believe only in a part of the Script (- covenant) while a part you deny? What is the recompense of those among you (who act like that) except disgrace in this life? And on the Day of Resurrection they shall be given over to the severest chastisement. And Allâh is not at all unmindful as to what you do.
Arthur John Arberry
Then there you are killing one another, and expelling a party of you from their habitations, conspiring against them in sin and enmity; and if they come to you as captives, you ransom them; yet their expulsion was forbidden you. What, do you believe in part of the Book, and disbelieve in part? What shall be the recompense of those of you who do that, but degradation in the present life, and on the Day of Resurrection to be returned unto the most terrible of chastisement? And God is not heedless of the things you do.
Bijan Moeinian
Now here you are: killing each other, driving your own brothers out of their homes and gang up against each other. Even if the other side surrenders, you demand ransom for them in spite of the fact that the aggression against them was wrong at first place. You believe in a part of your book and disregard the other! What other punishment such people deserve except a miserable life in this world and a sever punishment in Hereafter. God is not unaware of what you do.
E. Henry Palmer
Yet ye were those who slay your kinsmen and turn a party out of their homes, and back each other up against them with sin and enmity. But if they come to you as captives ye ransom them!- and yet it is as unlawful for you to turn them out. Do ye then believe in part of the Book and disbelieve in part? But the reward of such among you as do that shall be nought else but disgrace in this worldly life, and on the day of the resurrection shall they be driven to the most grievous torment, for God is not unmindful of what ye do.
Edip-Layth
But here you are killing each other and driving out a group of you from their homes; you act towards them with evil and animosity. If they come to you as prisoners, you ransom them while it was forbidden for you to drive them out! Do you acknowledge some of the book and reject some? The punishment for those amongst you who do so is humiliation in this worldly life; and on the day of Resurrection, they will be returned to the most severe retribution. God is not oblivious of what you all do.
George Sale
Afterwards ye were they who slew one another, and turned several of your brethren out of their houses, mutually assisting each other against them with injustice and enmity; but if they come captives unto you, ye redeem them: Yet it is equally unlawful for you to dispossess them. Do ye therefore believe in part of the book of the law, and reject other part thereof? But whoso among you doth this, shall have no other reward than shame in this life, and on the day of resurrection they shall be sent to a most grievous punishment; for God is not regardless of that which ye do.
Hamid S. Aziz
Yet you were those who slay your kinsmen and turn a party out of their homes, and back each other up against them with sin and enmity. But if they come to you as captives you ransom them! - and yet it is as unlawful for you to turn them out. Do you then believe in part of the Book and reject the rest? But the reward of such among you as do that shall be naught else but disgrace in this worldly life, and on the day of Judgment shall they be driven to the most grievous torment, for Allah is not unmindful of what you do.
Mahmoud Ghali
(Yet) thereafter, you are these (who) kill yourselves (i. e. kill some of you) and drive out a group among you from their residences, backing each other against them in vice and hostility; and in case they come up to you captured, you ransom them, (while) driving them out is prohibited for you. Do you then believe in some (parts) of the Book and disbelieve in other parts? (Literally: in some parts) So in no way is the recompense of whoever of you performs that (anything) except disgrace in the present (Literally: the lowly (life), i.e., the life of this world) life, and on the Day of the Resurrection they are to be turned back to the strictest torment. And in no way is Allah ever heedless of whatever you do.
Marmaduke Pickthall
Yet ye it is who slay each other and drive out a party of your people from their homes, supporting one another against them by sin and transgression? - and if they came to you as captives ye would ransom them, whereas their expulsion was itself unlawful for you - Believe ye in part of the Scripture and disbelieve ye in part thereof? And what is the reward of those who do so save ignominy in the life of the world, and on the Day of Resurrection they will be consigned to the most grievous doom. For Allah is not unaware of what ye do.
Mohamed Ahmed - Samira
But you still kill one another, and you turn a section of your people from their homes, assisting one another against them with guilt and oppression. Yet when they are brought to you as captives you ransom them, although forbidden it was to drive them away.
Muhammad Asad
And yet, it is you who slay one another and drive some of your own people from their homelands, aiding one another against them in sin and hatred; but if they come to you as captives, you ransom them - although the very [act of] driving them away has been made unlawful to you!. Do you, then, believe in some parts of the divine writ and deny the truth pf other parts? What, then, could be the reward of those among you who do such things but ignominy in the life of this world and, on the Day of Resurrection, commitment to most grievous suffering? For God is not unmindful of what you do.
Mustafa Khattab
But here you are, killing each other and expelling some of your people from their homes, aiding one another in sin and aggression; and when those ˹expelled˺ come to you as captives, you still ransom them—though expelling them was unlawful for you.[1] Do you believe in some of the Scripture and reject the rest? Is there any reward for those who do so among you other than disgrace in this worldly life and being subjected to the harshest punishment on the Day of Judgment? For Allah is never unaware of what you do.
Progressive Muslims
But then here you are killing each other and driving out a group of you from their homes; you act towards them with evil and animosity. And if they come to you as prisoners, you ransom them while it was forbidden for you to drive them out! Do you believe in some of the Scripture and disbelieve in some The punishment for those amongst you who do so is humiliation in this worldly life, and on the Day of Resurrection they will be returned to the most severe retribution. God is not unaware of what you all do.
Sahih International
Then, you are those [same ones who are] killing one another and evicting a party of your people from their homes, cooperating against them in sin and aggression. And if they come to you as captives, you ransom them, although their eviction was forbidden to you. So do you believe in part of the Scripture and disbelieve in part? Then what is the recompense for those who do that among you except disgrace in worldly life; and on the Day of Resurrection they will be sent back to the severest of punishment. And Allah is not unaware of what you do.
Sam Gerrans
Then are you those who kill your own, and turn a faction among you out of their homes, assisting one another against them in sin and enmity; and if they come to you as captives, you ransom them, but unlawful for you was their expulsion. Do you believe in part of the Writ and deny part? Then what is the reward of him among you who does that save disgrace in the life of this world? And on the Day of Resurrection they are sent back to the harshest punishment; and God is not unmindful of what you do.
Shabbir Ahmed
Yet you it is who subdue and slay your own folk, and evict a weak faction among you from their homes. And you support one another in hurting the community and sowing the seeds of discord. And when these homeless people get enslaved by others and are brought to you, you ransom them, whereas it was unlawful for you to evict them in the first place. What! Do you wish to accept one part of the Scripture and reject the other? Think then, what the reward of such wrongdoing must be, nothing but disgrace in the life of this world - and on the Day of Resurrection the most grievous chastisement! For Allah is not unaware of what you do. (The verse is referring to the Jewish community of Madinah, but as is always the case in the Qur'an, the Commands have a wide historical applicability - in this case, to oppressive societies anywhere anytime.)
Syed Vickar Ahamed
After (all of) this, you are the same people, who kill among yourselves, and banish a party of your people from their homes; Help (their enemies) against them, in guilt and hate; And if they come to you as captives, you ransom them though it was not right for you to remove them (from their homes). Is it only a part of the Book that you believe in? And do you reject the rest? But what is the reward for those among you who behave like this except disgrace in this life? And on the Day of Judgment they shall receive the most painful penalty. And Allah is aware of what you do.
Taqi Usmani
Yet, here you are, killing one another, and driving a group of your own people out of their homes, supporting each other against them in sin and aggression - and if they come to you as prisoners, you would ransom them, while their very expulsion was unlawful for you! Do you, then, believe in some parts of the Book, and disbelieve in others? So, what can be the punishment of those among you who do that, except disgrace in present life? And, on the Day of Judgement, they shall be turned to the most severe punishment. And Allah is not unaware of what you do.
The Monotheist Group
But then here you are killing each other and expelling a group of you from their homes; you act towards them with evil and animosity. And if they come to you as prisoners, you ransom them while it was unlawful for you to expel them! Do you believe in part of the Book and disbelieve in part? The punishment for those among you who do so is humiliation in this worldly life, and on the Day of Resurrection they will be delivered to the most severe retribution. God is not unaware of what you all do.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Quoique ainsi engagés, voilà que vous vous entretuez, que vous expulsez de leurs maisons une partie dʹentre vous contre qui vous prêtez main forte par péché et agression. Mais quelle contradiction! Si vos coreligionnaires vous viennent captifs vous les rançonnez alors quʹil vous était interdit de les expulser (de chez eux). Croyez-vous donc en une partie du Livre et rejetez-vous le reste? Ceux dʹentre vous qui agissent de la sorte ne méritent que lʹignominie dans cette vie, et au Jour de la Résurrection ils seront refoulés au plus dur châtiment, et Allah nʹest pas inattentif à ce que vous faites.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Paşê hûn; ev ên han (piştî vê soza we dayî, we soza xwe nebire serî;) hûn hev dikujin û hin ji we yên din ji mal û warên wan dertînin -digel ku deranîna wan ji mal û warên wan li we heram bû jî- ku bi gunehkarî û neheqî hûn (û hevbendên xwe) li hember wan piştgiriya hev dikin. Eger bi esîrî bi bal we ve hatin jî, hûn (ji bo rizgarkirina wan) di ber wan de gerewê (fîdyê) didin (da ku hûn fermana Tewratê bicih bînin). Erê ma vêca hûn îmanê bi hinekî ji kitêbê tînin û hinekî jî mandele dikin. Êdî ji we cezayê kesên ku wisa bikin, di jiyana vê cîhanê de her riswatî ye û roja qiyametê jî bi bal ezabê herî dijwar ve hûnê bên vegerandin. Xwedê ji tiştên ku hûn dikin qet ne bêxeber e.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Daarop waren jullie het die elkaar doodden en die een groep van jullie uit hun woningen verdreven terwijl jullie elkaar bijstonden in vergrijp en overtreding. Maar indien zij als gevangenen tot jullie komen, kopen jullie hen wel vrij. Toch is het verboden voor jullie om hen te verdrijven. Of geloven jullie in een gedeelte van het boek en in een ander gedeelte niet? Wie van jullie dat doet verdient niet anders dan schande in het tegenwoordige leven en op de opstandingsdag zullen zij tot de zwaarste bestraffing veroordeeld worden. God let goed op wat jullie doen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Doch spoedig daarop hebt gij elkander vermoord, een deel uwer uit hunne woningen verjaagd. Gij stondt elkander bij in vijandschap en ongerechtigheid. Maar komen zij als gevangenen tot u, dan koopt gij hen weder, hoewel het u verboden was, hen uit hunne woningen te verjagen. Gelooft gij dan slechts een deel van uwe schrift en wilt gij het andere loochenen? Wie dit doet, dien zal schande treffen in dit leven, en de hardste straf op den dag der opstanding; want God is niet onopmerkzaam omtrent hetgeen gij doet.
Hollandaca — Siregar
Daarna zijn jullie (Joden) degenen geworden die elkaar doden en een deel van jullie eigen volk uit hun woonplaatsen verdrijven, jullie steunen elkaar in zondigheid en vijandschap. En wanneer zij (andere Joden) tot jullie komen als gevangenen, dan kopen jullie hen vrij, terwijl het jullie verboden is hen te verdrijven. Geloven jullie in een gedeelte van de Schrift en in een ander gedeelte niet? Er is geen beloning voor wie van jullie zo handelen, maar vernedering in het aardse leven en op de Dag der Opstanding zullen zij worden teruggevoerd tot de zwaarste bestraffing. En Allah is niet onachtzaam omtrent wat jullie doen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
85. Потом вы (о, иудеи) (в Медине) убивали друг друга [одни из вас других] (когда воевали между собой два арабских племени, и одни из вас были союзниками одного племени, а другие были союзниками другого племени) и изгоняли одну часть из вас [иудеев] из их жилищ, возвышаясь [обретая превосходство] над ними грехом [путем греха] и враждой [не имея на это права] [[Это те, которые не выполняли то, о чем заключили завет с Аллахом в Торе.]]. А (потом, после войны) если приходили к вам пленные, (то) вы выкупали их (чтобы освободить из плена), и (это в то время, когда) вам (было) запрещено (даже) изгонять их (из их жилищ). Разве вы веруете [[В Медине были три племени иудеев: бану Кайнука’, бану ан-Надыр и бану Курайза. Бану Кайнука’ и бану ан-Надыр были союзниками арабского племени аль-Хазрадж, а бану Курайза были союзниками арабского племени аль-Аус. Когда между этими арабскими племенами возникали войны, каждое иудейское племя помогало своему арабскому союзнику в войне против соперников. И в таких столкновениях одни иудеи убивали других иудеев, изгоняли их из их домов и забирали их имущество. Но все это запрещено по Торе. Но однако, когда заканчивалась война, они занимались освобождением рабов давая за них выкуп, что соответствовало Торе. Аллах Всевышний осуждает эти их деяния, так как они делают одни дела противореча Торе, а другие по Торе.]] в одну часть Писания [Торы] (что там разрешено выкупать пленных) и проявляете неверие в другую (ее часть) (не считая грехом убийство соплеменников и изгнание их)? Нет воздаяния тому из вас, кто делает это [принимает только часть Писания], кроме позора (и унижения) в этой жизни, а в День Воскресения они будут возвращены к жесточайшему наказанию [в Ад]! И Аллах не небрежет [всегда видит и знает] тем, что вы делаете!
Rusça — Osmanov
Но [именно] вы стали убивать и изгонять друг друга из [родных] жилищ, объединясь с одними против других в грехе и ненависти. Если же вы захватываете пленных, то берете за них выкуп. А ведь вам запрещено изгонять их. Не станете же вы признавать одну часть Писания, а другую отвергать? Воздаянием тому, кто творит подобное, будет позор в этом мире, а в Судный день - самое жестокое наказание. Аллах ведает о том, что вы творите.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Ändå är det ni som dödar varandra och jagar bort några av era egna från deras hem och ni hjälper varandra i dessa syndiga och fientliga företag. Och om ni tar några av dem (som ni förföljer) till fånga, tar ni lösen för dem, fastän det var förbjudet för er att jaga bort dem. Tror ni på vissa delar av Skriften och förnekar andra? Vilken lön förtjänar de bland er som begår sådana handlingar om inte skam och vanära i denna värld? Och på Uppståndelsens dag skall de utlämnas till de strängaste straff. - Gud förbiser ingenting av vad ni gör.