İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her rızık verilişinde, "Bu (tıpkı) daha önce (dünyada iken) bize verilen rızık!" diyecekler. Halbuki bu rızık onlara (dünyadakine) benzer olarak verilmiştir. Onlar için orada tertemiz eşler de vardır. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
وَبَشِّرِ الَّذِينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ اَنَّ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ كُلَّمَا رُزِقُوا مِنْهَا مِنْ ثَمَرَةٍ رِزْقًا قَالُوا هٰذَا الَّذِي رُزِقْنَا مِنْ قَبْلُ وَاُتُوا بِهِ مُتَشَابِهًا وَلَهُمْ فِيهَا اَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌ وَهُمْ فِيهَا خَالِدُونَ
ve beşşiri (e)lleƶīne āmenū ve ǎmilū S-SāliHāti enne lehum cennātin tecrī min teHtihā l-enhāru kullemā ruziḳū minhā min ṧemeratin rizḳan ḳālū hāƶā elleƶī ruziḳnā min ḳablu ve utū bihi muteşābihen ve lehum fīhā ezvācun muTahheratun ve hum fīhā ḣālidūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
İnananlara ve iyi işlerde bulunanlara müjde ver: Onlar içindir kıyılarından ırmaklar akan bahçeler. Orada bir meyveyle rızıklandılar mı bundan önce de bunu tatmıştık derler, onları dünyadakilere benzetirler. Onlara, dünyadakilere benzer rızıklar sunulur. Orada tertemiz eşler de var onlara, orada ebedî kalırlar.
Abdulkadir Gölpınarlı
İnananlara ve iyi işlerde bulunanlara müjde ver: Onlar içindir kıyılarından ırmaklar akan bahçeler. Orada bir meyveyle rızıklandılar mı bundan önce de bunu tatmıştık derler, onları dünyadakilere benzetirler. Onlara, dünyadakilere benzer rızıklar sunulur. Orada tertemiz eşler de var onlara, orada ebedî kalırlar.
Adem Uğur
İman edip iyi davranışlarda bulunanlara, içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele! O cennetlerdeki bir meyveden kendilerine rızık olarak yedirildikçe: Bundan önce dünyada bize verilenlerdendir bu, derler. Bu rızıklar onlara (bazı yönlerden dünyadakine) benzer olarak verilmiştir. Onlar için cennette tertemiz eşler de vardır. Ve onlar orada ebedî kalıcılardır.
Ahmed Hulusi
İman edip hakikati yaşamayı sağlayacak fiiller ortaya koyanları müjdele, ki onlar için altlarından ırmaklar akan cennetler (Allah Esma'sının açığa çıkışının seyredildiği ortamda sürekli oluşan ilimler) vardır. Bu rızıktan rızıklandıkça (bu müşahede içinde): "Bu daha önceden de tattığımız gibi bir şey" derler. Bu önce tattıklarına benzer. Orada, sonsuza dek şirk kirinden arınmış eşleri iledirler!
Ahmet Tekin
İman ederek, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenleri, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanları, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanları, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenleri müjdele: Onlara, altlarından ırmaklar akan cennet konakları var. Orada kendilerine ikram edilen herhangi bir meyvadan yediklerinde: 'Bu, daha önce tattığımız şeydir' derler. Kendilerine dünyadakine benzer yiyecekler sunulacaktır. Onlar için orada, Cennet’te tertemiz, devamlı temiz eşler de vardır. Ve onlar orada ebedî yaşarlar.
Ahmet Varol
İman edip de salih ameller işleyenleri ise, altından ırmaklar akan cennetlerle müjdele. Her ne zaman kendilerine oradan rızık olarak bir meyve verilse: 'Bu bizim daha önce (dünyada) rızıklandığımız şeydir' derler. Orada onlara böyle birbirinin benzer şeyler verilmiştir. Onlar için orada tertemiz eşler vardır ve onlar orada sonsuza kadar kalacaklardır.
Ali Bulaç
(Ey Muhammed) iman edip salih amellerde bulunanları müjdele. Gerçekten onlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Kendilerine rızık olarak bu ürünlerden her yedirildiğinde: "Bu daha önce de rızıklandığımızdır" derler. Bu, onlara, (dünyadakine) benzer olarak sunulmuştur. Orada, onlar için tertemiz eşler vardır ve onlar orada süresiz kalacaklardır.
Ali Fikri Yavuz
(Habibim), iman edip sâlih ameller işleyenlere (şunu) müjdele: Onlar için, (ağaçları) altından ırmaklar akar (her türlü meyvalarla süslenmiş) cennetler var. Kendilerine, ne zaman, onlardan bir meyva rızk olarak yedirilse (her def’asında): “Bu, daha önce (dünyâda) bizim yediğimiz şeydir.” diyecekler ve o rızık (dünyâdakine) benzer olarak kendilerine sunulacak. Onlar için orada tertemiz zevceler de var ve onlar, o cennette ebedî olarak kalıcıdırlar.
Ali Rıza Safa
İnanmış olarak erdemli edimler yapanlara, sevinçli haberi ver; onlar için, altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Onlara sunulan bu ürünlerin her verilişinde, "Daha önce tattığımız şey!" derler. Çünkü benzer biçimde, bu onlara verilmişti. Onlar için, orada tertemiz eşler vardır ve sürekli orada kalacaklardır.
Bayraktar Bayraklı
İman edip de yararlı iş yapanları,içinden ırmaklar akan cennetlerle müjdele! Kendilerine cennette meyve nimeti verildiğinde,"Bu, daha önce de dünyada yediğimize benziyor; bunun benzeri bize verilmişti" diyecekler. Orada onların, her türlü pislikten arınmış tertemiz eşleri olacak ve orada süreli olarak kalacaklardır.
Bekir Sadak
Inananlar ve yararli isler yapanlara, kendilerine altlarindan irmaklar akan cennetler oldugunu mujdele. Onlara buranin bir urunu rizik olarak verildiginde, «Bu daha once de riziklandigimizdir» derler. Bunlar, soyledikleninin benzerleri olarak sunulmustur. Onlara orada tertemiz esler vardir ve orada temelli kalirlar.
Celal Yıldırım
Dosdoğru imân edip iyi-yararlı amellerde bulunanlara müjde ver ki, onlara altından ırmaklar akan Cennetler vardır. (Oraya girdikleri zaman) kendilerine oradaki meyveden ne kadar bir rızık verildiğinde, «bu daha önce de rızıklandığımız şeylerdendir» diyecekler. (Evet) onlara (renk ve çeşit bakımından az da olsa dünyadaki veya kendilerine az önce sunulan meyvalara) benzer (fakat lezzet ve nefaset bakımından çok farklı ve üstün meyvalar) verilecek. Hem onlar için orada (dünyada kadınlara arız olan her türlü kusurlardan arınmış) tertemiz eşler vardır ve onlar orada ebedî kalıcılardır.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
İman eden ve iyi işler yapanlara, kendileri için zemininden ırmaklar akan cennetler bulunduğu müjdesini ver. Onlara cennetteki meyvelerden biri rızık olarak her sunulduğunda, “Bu daha önce de bize rızık olarak verilendir” derler. O kendilerine, benzer şekilde verilmiştir. Ayrıca orada kendileri için tertemiz eşler de vardır ve orada onlar sonsuza kadar kalıcıdırlar.
Diyanet İşleri
İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her rızık verilişinde, "Bu (tıpkı) daha önce (dünyada iken) bize verilen rızık!" diyecekler. Halbuki bu rızık onlara (dünyadakine) benzer olarak verilmiştir. Onlar için orada tertemiz eşler de vardır. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Diyanet İşleri (eski)
İnananlar ve yararlı işler yapanlara, kendilerine altlarından ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Onlara buranın bir ürünü rızık olarak verildiğinde, 'Bu daha önce de rızıklandığımızdır' derler. Bunlar, söylediklerinin benzerleri olarak sunulmuştur. Onlara orada tertemiz eşler vardır ve orada temelli kalırlar.
Diyanet Vakfi
İman edip iyi davranışlarda bulunanlara, içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele! O cennetlerdeki bir meyveden kendilerine rızık olarak yedirildikçe: Bundan önce dünyada bize verilenlerdendir bu, derler. Bu rızıklar onlara (bazı yönlerden dünyadakine) benzer olarak verilmiştir. Onlar için cennette tertemiz eşler de vardır. Ve onlar orada ebedî kalıcılardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
İnanıp yararlı işler yapanlara, altlarından ırmaklar akan cennetlerin kendilerine ait olduğunu müjdele! Onlardaki herhangi bir meyveden rızıklandırıldıklarında: «Bu daha önce de rızıklandığımız şeydir» derler ve o rızık birbirinin benzeri olmak üzere, kendilerine sunulacak. Orada çok temiz zevceler de onların. Hem onlar orada ebedî kalacaklar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İman edip iyi amel işleyenleri müjdele! Kendileri için altlarından ırmaklar akan cennetler var. Onlara her hangi bir meyveden bir rızık yedirilince onlar, her defasında: "Bu bizim önceden yediğimiz şeydir." diyecekler; oysa ona benzer olarak sunulacaklar. Kendileri için orada tertemiz zevceler de var. Onlar orada ebedi kalacaklar.
Elmalılı Hamdi Yazır
iman edip salih ameller işliyenlere ise müjdele: Kendileri için altından ırmaklar akar cennetler var, onlardan: hangi bir semereden bir rızk rızıklandıkça onlar, her def'asında "ha! bu bizim önceden merzuk olduğumuz" diyecekler ve ona öyle müteşabih olarak sunulacaklar, kendileri için orada pak, çok pak zevceler de var, hem onlar orada ebedi kalacaklar
Erhan Aktaş
İman edip, salihatı yapanları; içlerinde ırmaklar akan cennetler ile müjdele. Onlara ne zaman yiyecek bir şey sunulsa: "Bu daha önce rızıklandığımız şeydir." derler. Oysa bu onlara benzer olarak verilmiştir. Onlar için arındırılmış eşler vardır. Ve onlar, orada kalıcıdırlar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
İman edip, salihatı yapanları; içlerinde ırmaklar akan cennetler ile müjdele. Onlara ne zaman yiyecek bir şey sunulsa: "Bu daha önce rızıklandığımız şeydir." derler. Oysa bu onlara benzer olarak verilmiştir. Onlar için arındırılmış eşler vardır. Ve onlar, orada kalıcıdırlar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
İman edip, salihatı yapanları; içlerinde ırmaklar akan cennetler ile müjdele. Onlara ne zaman yiyecek bir şey sunulsa: "Bu daha önce rızıklandığımız şeydir." derler. Oysa bu onlara benzer olarak verilmiştir. Onlar için arındırılmış eşler vardır. Ve onlar, orada kalıcıdırlar.
Fizilal-il Kuran
İman edip iyi ameller işleyenleri, ağaçları altından nehirler akan Cennetler ile müjdele. Onlara rızık olarak her yeni meyve sunulduğunda «Bu daha önce bize sunulan falanca meyvedir» derler, onlara birbirinden ayırd edemeyecekleri rızıklar verilir. Hem onlara orada el değmemiş, tertemiz eşler verilecektir. Onlar orada ebedi olarak kalacaklardır.
Gültekin Onan
İnanıp salih amellerde bulunanları müjdele: Gerçekten onlar için içlerinden / altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Kendilerine rızk olarak bu ürünlerden (min semeretin rizkan) yedirildiğinde "Bu, daha önce de rızıklandığımızdır" derler. Bu onlara (dünyadakine) benzer (müteşabihe) olarak verilmiştir. Onlar için orada tertemiz eşler vardır ve onlar orada süresiz (halidun) kalıcıdırlar.
Hamdi Döndüren
İman edip iyi işler yapanlara, altlarından ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele! Orada, ne zaman kendilerine bir meyve rızık olarak yedirilse, “Bu, daha önce de bize rızık olarak verilen şeydir.” derler. Bu rızıklar, onlara (dünyadakine) benzer olarak verilmiştir. Onlar için cennette tertemiz eşler de vardır. Ve onlar orada sürekli olarak kalacaklardır.
Hasan Basri Çantay
(Habibim) iman eden, bir de güzel güzel amel (ve hareketlerde bulunan kimselere muştula ki altlarından ırmaklar akan cennetler onların. Kendilerine ne zaman onlardan bir meyva rızk olarak yedirilse her defasında "ha, bu, evvelce de (dünyada) rızıklandığımız (yediğimiz) şeydi" diyecekler Ve o rızk (renkde, şekilde) birbirinin benzeri, (fakat tatda, keyfiyyetde başka başka ve çok yüksek ve müstesna kıymetlerde) olmak üzere kendilerine sunulacak. Orada çok temiz zevceler de onların. Hem orada onlar daim de kalıcıdırlar.
Hasib Asutay
İman edip salih amel işleyenlere, kendileri için altlarından ırmaklar akan cennetlerin olduğunu müjdele! Onlardaki meyvelerden kendilerine, her rızık verilişinde, 'Bu (tıpkı) daha önce (9) rızıklandığımızdır' diyecekler. Çünkü (bu rızık) onlara (dünyadakine) benzer olarak verilmiştir. Onlar için orada temiz eşler vardır. Ve onlar orada ebedî olarak kalacaklardır. (9. Dünyada iken.)
Hayrat Neşriyat
(Habîbim, yâ Muhammed!) Îmân edip sâlih ameller işleyenlere, şübhesiz kendileri için altlarından ırmaklar akan Cennetler olduğunu müjdele! (Onlar) ne zaman rızık olarak oradan, herhangi bir meyveden rızıklandırılsalar: 'Bu, daha önce rızıklandırıldığımız şeydir' derler. Çünki bu (Cennet ni'metleri), kendilerine (dünyadaki rızıklarıyla) birbirine benzer şekilde verilir. Onlar için orada tertemiz zevceler de vardır ve onlar, orada ebedî olarak kalıcıdırlar.
İbni Kesir
İman eden, salih ameller işleyenlere; altından ırmaklar akan cennetlerin kendileri için olduğunu müjdele. Onlara ne zaman bunlardan bir meyve rızık olarak verilirse bu, evvelce rızıklandığımız şeydi, derler. Onlara birbirine benzeyen (böyle nimetler) verilecek. Onlar için orada temiz eşler de vardır. Hem onlar orada temelli kalıcıdırlar.
Mehmet Okuyan
İman edip iyi işler yapanlara, altlarından ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele! Oradan (cennetlerdeki) herhangi bir üründen kendilerine her ne zaman rızık verilirse, “Bu, bize daha önce verilmişti.” demiş (olacaklar)dır. Bu (rızık)lar onlara (dünyadakine) benzer olarak verilecektir. Onlar için orada (cennetlerde) tertemiz eşler de vardır ve onlar orada ebedî kalıcıdır.
Muhammed Esed
Ama imana ermiş olup doğru ve yararlı işler yapanlara, içlerinden ırmaklar akan has bahçelerin kendilerine ait olacağını müjdele! Onlara ne zaman rızık olarak oradan bazı ürünler bahşedilse, "Bunlar, bize daha önce bahşedilenlerin aynısıymış" diyecekler. Çünkü onlara o(geçmişte tadılanlar)ı hatırlatacak şeyler verilecek. Onlar, orada tertemiz eşler bulacaklar ve orayı mesken edinecekler.
Mustafa İslamoğlu
İman eden ve bu imanla uyumlu iyilikler işleyen kimseleri zemininden ırmaklar çağlayan cennetlerle müjdele! Her zaman oranın nimetlerinden ikram olarak onlara sunulsa "Bunlar bize daha önce bahşedilenlerin aynısıymış" diyecekler. Oysa ki bu, o nimetlerin çağrıştırdığı belli belirsiz bir benzerlik. Ve onlar için cennette tertemiş eşler olacak ve onlar orada kalıcıdırlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
İmân edip sâlih amellerde bulunanlara müjde ver. Şüphe yok ki onlar için altından ırmaklar akan cennetler vardır. Her ne vakit o cennetlerden bir meyva ile merzûk olunca diyeceklerdir ki: «Bu meyva bizim evvelce de merzûk olduğumuz bir meyvadır.» Onlara birbirine benzeyen (böyle nîmetler) verilmiş olacaktır. Ve onlar için cennetlerde tertemiz zevceler de vardır ve onlar o cennetlerde ebedî olarak kalacaklardır.
Ömer Öngüt
Resulüm! İman edip sâlih ameller işleyenleri, altlarından ırmaklar akan cennetlerle müjdele. Kendilerine ne zaman onlardan bir meyve rızık olarak yedirilirse, her defasında: “Bu bizim daha önce de dünyada iken yediğimiz şeydir. ” derler. Bunlar söylediklerinin benzerleri olarak sunulmuştur. Onlar için orada tertemiz eşler vardır. Orada ebedî olarak kalacaklardır.
Suat Yıldırım
İman edip makbul ve güzel işler yapanları müjdele: Onlara içinden ırmaklar akan cennetler vardır. Öyle cennetler ki, ne zaman meyvelerinden kendilerine bir şey ikram edilirse: "Bu, daha önce de dünyada yediğimiz şey!" diyecekler. Oysa bu, onların aynısı olmayıp, benzeri olarak kendilerine sunulacaktır. Orada onların tertemiz eşleri de olacak ve onlar orada devamlı kalacaklardır.
Süleyman Ateş
İnanıp yararlı işler yapanlara, altlarından ırmaklar akan cennetlerin kendilerine ait olduğunu müjdele! Onlardaki herhangi bir meyveden rızıklandırıldıkça: "Bu, daha önce de rızıklandığımız şeydir, (dünyada iken de bu rızıktan yemiştik)" derler. (Cennetteki bu rızık), onlara, o(dedikleri)ne benzer verilmiştir. Onlar için orada tertemiz eşler de vardır ve onlar orada ebedi kalacaklardır.
Süleymaniye Vakfı
İnanıp güvenen ve iyi işler yapanlara şu müjdeyi ver: Onlar için, içlerinden ırmaklar akan cennetler/ bahçeler vardır. Her ne zaman o bahçelerin bir ürünü onlara rızık olarak sunulsa "Bundan bize daha önce de sunulmuştu." diyeceklerdir. Aslında onlara öncekinin benzeri verilmiştir. Orada onlar için tertemiz eşler de vardır. Onlar orada ölümsüz olarak kalacaklardır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
İnanan ve iyi işleri yapanlara da müjde ver: İçinden ırmaklar akan bahçeler onlar içindir. Kendilerine hangi üründen sunulsa: "Bu bize daha önce de sunulmuştu." derler; ama onlara onun bir benzeri verilir. Orada kusursuz hale getirilmiş eşleri de olur ve ölümsüz olarak kalırlar.
Şaban Piriş
İman edenler ve doğruları yapanlara, içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele!.. Ne zaman oradaki meyvelerden rızıklandırılsalar: -Bu, daha önce de rızıklandığımız şey! diyecekler. O meyveler kendilerine dünyadakilerin bir benzeri olarak verilecektir ve orada onlar için tertemiz eşler de vardır ve onlar orada ebedi kalacaklardır.
Tefhim-ul Kuran
(Ey Muhammed) iman edip salih amellerde bulunanları müjdele. Gerçekten onlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Kendilerine rızık olarak bu ürünlerden her yedirildiğinde: «Bu daha önce de rızıklandığımızdır» derler, bu birbirinin benzeri olarak onlara sunulmuştur. Onda, onlar için tertemiz eşler vardır ve onlar orada ebedi olarak kalıcıdırlar.
Ümit Şimşek
İman edip güzel işler yapanlara müjdele: Onların, altından ırmaklar akan bahçeleri olacak. O bahçelerden ne zaman rızık olarak bir meyveyle nasiplenecek olsalar, 'Bu daha önce bize verilen rızık' derler; çünkü o rızık, benzer şekilde onlara verilmiştir. Onların orada tertemiz eşleri olacak; ve onlar orada ebedî kalacaklar.
Yaşar Nuri Öztürk
İman edip hayra ve barışa yönelik değerler üretenlere şunu müjdele: Kendileri için, altlarından ırmaklar akan cennetler olacaktır. Onlardaki herhangi bir meyvadan bir rızk olarak her nasiplendirildiklerinde, şöyle diyeceklerdir: "İşte bu, daha önce rızklandırıldığımız şey!" Bu rızk onlara buna benzer şekilde verilmişti. Onlar için orada tertemiz eşler de vardır. Ve onlar orada sürekli kalacaklardır.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
İman gətirib saleh əməllər edənlərə müjdə ver ki, onlar üçün ağacları altından çaylar axan Cənnət bağları vardır. Hər dəfə onun meyvələrindən onlara ruzi verildikcə: “Bu ki, əvvəlcə bizə verilən ruzidir!”– deyəcəklər. Halbuki onlara onun oxşarı veriləcəkdir. Onlardan ötrü orada pak zövcələr var və onlar orada əbədi qalacaqlar.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Ya Peyğəmbər!) İman gətirən və yaxşı işlər görən kimsələrə müjdə ver: onlar üçün (ağacları) altından çaylar axan cənnətlər (bağlar) vardır. (O cənnətlərin) meyvələrindən bir ruzi yedikləri zaman: ″Bu bizim əvvəlcə (dünya evində) yediyimiz ruzidir″,- deyəcəklər. Əslində isə bu (ruzi, meyvələr) onlara (dünyadakılara zahirən) bənzər olaraq verilmişdir. Onlardan ötrü orada (hər cəhətdən) pak (olan) zövcələr də var. Onlar (möʼminlər) orada əbədi qalacaqlar.
Almanca (3)
Almanca — Der Edle Quran
Und verkünde denen, die glauben und rechtschaffene Werke tun, (die frohe Botschaft,) daß ihnen Gärten zuteil werden, durcheilt von Bächen. Jedesmal, wenn sie mit einer Frucht daraus versorgt werden, sagen sie: ʺDas ist ja das, womit wir zuvor versorgt wurdenʺ; doch es ist ihnen eine ihr ähnliche gegeben worden. Und darin haben sie vollkommen gereinigte Gattinnen. Und ewig werden sie darin bleiben.
Almanca — M. A. Rassoul
Und verkünde die frohe Botschaft denjenigen, die glauben und Gutes tun, auf daß ihnen Gärten zuteil werden, in deren Niederungen Bäche fließen; und sooft sie eine Frucht daraus bekommen, sagen sie: ʺDas ist doch das, was wir schon früher zu essen bekamen.ʺ Doch ihnen wird nur Ähnliches gegeben. Und ihnen gehören darin Gattinnen vollkommener Reinheit und sie werden ewig darin bleiben.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und überbringe frohe Botschaft denjenigen, die den Iman verinnerlicht und das gottgefällig Gute getan haben, daß für sie Dschannat bestimmt sind, die von Flüssen durchflossen werden. Immer wieder, wenn ihnen daraus eine Frucht als Rizq gewährt wird, sagen sie: ʺDas ist es, das uns vorher als Rizq gewährt wurde.ʺ Und ihnen schien es ähnlich. Und für sie sind darin gereinigte Partnerwesen bestimmt, und sie sind darin ewig.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Meanwhile, announces O Muhammad, blissful tidings to those whose hearts reflect the image of religious and spiritual virtues and there deeds wisdom and pious: that they shall be welcomed into gardens of bliss and surpassing beauty beneath which rivers flow. As often as they are offered any kind of the fruit therein, they express their thoughts in words: "But this is what we had before in life for our livelihood." In effect, they are offered what bears a marked resemblance to what they had in life, but not of a like nature; it has the power to excite relish and ecstatic delight unexperienced before. And therein shall they be accompanied by mates of their design: pure, chaste and holy fellows of their piety and therein they will have passed through nature to Eternity.
Abdul Haleem
[Prophet], give those who believe and do good the news that they will have Gardens graced with flowing streams. Whenever they are given sustenance from the fruits of these Gardens, they will say, ‘We have been given this before,’ because they were provided with something like it. They will have pure spouses and there they will stay.
Abdullah Yusuf Ali
But give glad tidings to those who believe and work righteousness, that their portion is Gardens, beneath which rivers flow. Every time they are fed with fruits therefrom, they say: "Why, this is what we were fed with before," for they are given things in similitude; and they have therein companions pure (and holy); and they abide therein (for ever).
Abul A'la Maududi
(O Prophet), announce glad tidings to those who believe in this Book and do righteous deeds (in accordance with its teachings), that for them are gardens beneath which rivers flow. Their fruits will have such resemblance to those of the earth that whenever they will be provided with those fruits they will say: "It was this which was granted to us on earth before." For them there shall be pure spouses, and there they shall abide forever.
Aisha Bewley
Give the good news to those who have iman and do right actions that they will have Gardens with rivers flowing under them. When they are given fruit there as provision, they will say, ‘This is what we were given before.’ But they were only given a simulation of it. They will have there spouses of perfect purity and will remain there timelessly, for ever.
Al-Hilali & Khan
And give glad tidings to those who believe and do righteous good deeds, that for them will be Gardens under which rivers flow (Paradise). Every time they will be provided with a fruit therefrom, they will say: "This is what we were provided with before," and they will be given things in resemblance (i.e. in the same form but different in taste) and they shall have therein Azwâjun Mutahharatun [1] (purified mates or wives) and they will abide therein forever.
Ali Quli Qarai
And give good news to those who have faith and do righteous deeds, that for them shall be gardens with streams running in them: whenever they are provided with their fruit for nourishment, they will say, ‘This is what we were provided before,’ and they were given something resembling it. In it there will be chaste mates for them, and they will remain in it [forever].
Amatul Rahman Omar
And give good tidings to those who believe and do deeds of righteousness, that there await them gardens from beneath which the streams flow. Every time they are given any kind of fruit from them (- the gardens) to eat, they will say, `This is the same we were given before.' They will be given it (- the fruit) in perfect semblance (to their deeds). They shall have therein companions purified (spiritually and physically), and will abide therein for ever.
Arthur John Arberry
Give thou good tidings to those who believe and do deeds of righteousness, that for them await gardens underneath which rivers flow; whensoever they are provided with fruits therefrom they shall say, 'This is that wherewithal we were provided before'; that they shall be given in perfect semblance; and there for them shall be spouses purified; therein they shall dwell forever.
Bijan Moeinian
And give good news to those who believe and do good deeds that they will live in gardens in which rivers flow. Anytime they are served with fruits (and other provisions), they will say: "These are similar [though superior in quality] to what God was providing for us in earth". The believers will have pure spouses and live in paradise forever.
E. Henry Palmer
But bear the glad tidings to those who believe and work righteousness, that for them are gardens beneath which rivers flow; whenever they are provided with fruit therefrom they say, 'This is what we were provided with before,' and they shall be provided with the like; and there are pure wives for them therein, and they shall dwell therein for aye.
Edip-Layth
Give good news to those who acknowledge and promote reforms, that they will have gardens with rivers flowing beneath. Every time they receive of its fruit, they say, "This is what we have been provisioned before," and they are given its likeness/allegories. Moreover, there they will have pure spouses, and there they will abide.
George Sale
But bear good tidings unto those who believe, and do good works, that they shall have gardens watered by rivers; so often as they eat of the fruit thereof for sustenance, they shall say, this is what we have formerly eaten of; and they shall be supplied with several sorts of fruit having a mutual resemblance to one another. There shall they enjoy wives subject to no impurity, and there shall they continue for ever.
Hamid S. Aziz
But bear the glad tidings to those who believe and work righteousness, that for them are Gardens beneath which rivers flow; whenever they are provided with fruit there from they say, "This is what we were provided with before," and they shall be provided with their similitude; and there are pure companions for them therein, and they shall dwell therein for ever.
Mahmoud Ghali
And give good tidings to the ones who have believed and done deeds of righteousness that for them are Gardens from beneath which Rivers run. Whenever they are provided with any produce therefrom (once) as a provision, they will say, "This is the (same) as we were provided earlier."And they are brought (them) in (perfect) resemblance; and therein they will have purified spouses and they are therein eternally (abiding).
Marmaduke Pickthall
And give glad tidings (O Muhammad) unto those who believe and do good works; that theirs are Gardens underneath which rivers flow; as often as they are regaled with food of the fruit thereof, they say: this is what was given us aforetime; and it is given to them in resemblance. There for them are pure companions; there for ever they abide.
Mohamed Ahmed - Samira
Announce to those who believe and have done good deeds, glad tidings of gardens under which rivers flow, and where, when they eat the fruits that grow, they will say: "Indeed they are the same as we were given before," so like in semblance the food would be. And they shall have fair spouses there, and live there abidingly.
Muhammad Asad
But unto those who have attained to faith and do good works give the glad tiding that theirs shall be gardens through which running waters flow. Whenever they are granted fruits there from as their appointed sustenance, they will say, "It is this that in days of yore was granted to us as our sustenance!"-for they shall be given something that will recall that [past]. And there shall they have spouses pure, and there shall they abide.
Mustafa Khattab
Give good news ˹O Prophet˺ to those who believe and do good that they will have Gardens under which rivers flow. Whenever provided with fruit, they will say, "This is what we were given before," for they will be served fruit that looks similar ˹but tastes different˺. They will have pure spouses,[1] and they will be there forever.
Progressive Muslims
And give good news to those who believe and do good works, that they will have gardens with rivers flowing beneath. Every time they receive of its fruit, they Say: "This is what we have been provisioned before," and they are given its likeness. And there they will have pure spouses, and in it they will abide.
Sahih International
And give good tidings to those who believe and do righteous deeds that they will have gardens [in Paradise] beneath which rivers flow. Whenever they are provided with a provision of fruit therefrom, they will say, "This is what we were provided with before." And it is given to them in likeness. And they will have therein purified spouses, and they will abide therein eternally.
Sam Gerrans
And bear thou glad tidings to those who heed warning and do righteous deeds, that they have gardens beneath which rivers flow; whenever they are provided with the fruit thereof they say: “This is what we were provided with before”; and they are given thereby a likeness; and they have therein purified spouses; and they abide therein eternally.
Shabbir Ahmed
(Now, see the other side of the coin. ) And convey happy news to those who have chosen to be graced with belief, and have done acts of service to humanity. (For them will be a most pleasant reward. Call it Paradise in both lives. Try to understand it in your current vocabulary). Plush Gardens with rivulets flowing underneath! When they are provided with the delicious fruit of their deeds therein, they will say, "This is the provision we were given before." They had tasted some of the reward in this world. For, they will be given sustenance that will recall that past. The men and women will have pure companions therein, an everlasting happy family life. (Remember, this Paradise is not given away as charity. It has to be built in this life and then inherited (14:25), (24:55), (39:74))
Syed Vickar Ahamed
And give glad tidings to those who believe and who act fairly and justly, that their reward is Gardens, beneath which rivers flow. Every time they are fed with fruits from there, they say: "This is what we were fed with before," for they are given similar things; And in there, they have pure (and holy) companions and in there, they live (for ever).
Taqi Usmani
And give good news to those who believe and do righteous deeds that for them there are gardens beneath which rivers flow. Every time they are given a fruit from there to eat, they will say, "This is what we have been given before"; and they will be given (fruits) resembling one another. And for them there shall be wives purified; and there they will live forever.
The Monotheist Group
And give good news to those who believe and do good works that they will have estates with rivers flowing beneath them. Every time they receive a provision of its fruit, they say: "This is what we have been provisioned before," and they are given its likeness. And there they will have pure mates, and in it they will abide.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Annonce à ceux qui croient et pratiquent de bonnes œuvres quʹils auront pour demeures des jardins sous lesquels coulent les ruisseaux; chaque fois quʹils seront gratifiés dʹun fruit des jardins ils diront: ʺCʹest bien là ce qui nous avait été servi auparavantʺ. Or cʹest quelque chose de semblable (seulement dans la forme); ils auront là des épouses pures, et là ils demeureront éternellement.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Mizgînê bide wan ên ku bawerî anîn û karên qenc kirin; ji bo wan bihiştên wisa hene ku di binê wan re çem diherikin. Çi gava mêweyeke wan bihiştan ji bo wan tê pêşkêşkirin, dibêjin: “Ev ji wan mêweyan in ku berî niha me xwaribû.” Her çi ku bi şeklê xwe mîna hev in jî, lê belê di tehm û xweşiya xwe de cuda ne. Ji bo wan li bihiştê hevserên pak û paqij hene û ew ê li bihiştê heta bi hetayê sax bimînin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Verkondig het goede nieuws aan hen die geloven en de deugdelijke daden doen dat er voor hen tuinen zijn, waar de rivieren onderdoor stromen. Telkens als zij daaruit met vruchten gevoed worden zeggen zij: ʺDit kregen wij vroeger ook al als levensonderhoud.ʺ Het wordt hun zo gegeven dat het er precies op lijkt. Voor hen zijn er daar reingemaakte echtgenotes en zij zullen daar altijd blijven.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Verkondig hun die gelooven en wel doen, dat zij tuinen tot woonplaats zullen hebben, van beken doorsneden, Iederen keer als zij eenig voedsel van de vruchten dier tuinen zullen nemen, zullen zij uitroepen: ʺZiedaar de vruchten, waarmede wij ons vroeger hebben gevoedʺ, zoo zullen zij daarop gelijken. Daar zullen zij reine en onbevlekte vrouwen vinden, en eeuwig zullen zij daar verwijlen.
Hollandaca — Siregar
En geef (O Moehammad) goede tijdingen aan degenen die geloven en goede werken verrichten: dat er voor hen Tuinen (in het Paradijs) zijn waar onder door de rivieren stromen. Telkens wanneer hun daaruit een vrucht wordt gegeven als voorziening, zeggen zij: ʺDit is waarmee wij vroeger zijn voorzien.ʺ en het soortgelijke zal hun gegeven worden en er zijn daarin reine echtgenoten voor hen, en zij zijn daarin eeuwig levenden.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И обрадуй (о, Посланник) тех, которые уверовали и совершали праведные деяния [совершали только ради Аллаха то, что повелел Аллах Сам непосредственно и через Своего Посланника], что (в Вечной жизни) для них (будут) Сады (Рая), (где) текут под ними [под высокими дворцами и тенистыми деревьями] реки. Всякий раз, когда пропитают [угощают] их [обитателей Рая] из них [садов] каким-нибудь (вкусным) плодом, они говорят: «Это – то, которым нас) питали [угощали] (здесь в Раю) раньше», но (когда они пробуют его, они понимают, что) дается этим [плодом] (только) подобное ему [прежнему плоду] (а этот имеет еще лучший вкус). И для них в них [в садах Рая] – супруги чистые [из которых не выходит ничего нечистого, ни лжи, ни грехов, ни ослушания], и они в них [в райских Садах] будут пребывать вечно [не умрут и не выйдут оттуда].
Rusça — Osmanov
Обрадуй [, о Мухаммад,] тех, которые уверовали и вершили добрые дела: ведь им уготованы райские сады, где текут ручьи. Каждый раз, когда там подают обитателям плоды для пропитания, они говорят: ʺЭто то же самое, что было нам даровано раньшеʺ. На самом деле им дают такое, чему лишь подобием [было то, данное прежде]. И в тех садах им будут предоставлены пречистые супруги. И будут они пребывать так вечно.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
(Muhammad!) Ge dem som tror och lever rättskaffens det glada budskapet att lustgårdar, vattnade av bäckar, väntar dem; var gång de förses med frukt därifrån skall de säga: ʺDetta är vad vi försågs med i forna dagarʺ - de kommer nämligen att få sådant som påminner om det (förgångna). Och (deras) hustrur skall vara med dem i dessa (lustgårdar), renade från (all jordisk) orenlighet, och där skall de förbli till evig tid.