(1-6) Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
وَالْعَادِيَاتِ ضَبْحًا فَالْمُورِيَاتِ قَدْحًا فَالْمُغِيرَاتِ صُبْحًا فَاَثَرْنَ بِهِ نَقْعًا فَوَسَطْنَ بِهِ جَمْعًا اِنَّ الْاِنْسَانَ لِرَبِّهِ لَكَنُودٌ
ve l-ǎādiyāti DebHen / fe l-mūriyāti ḳadHen / fe l-muğīrāti SubHen / fe eṧerne bihi neḳ'ǎn / fe veseTne bihi cem'ǎn / inne l-insāne li rabbihi le kenūdun
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
derken her yanı toza, dumana boğanlara.
Abdulkadir Gölpınarlı
derken her yanı toza, dumana boğanlara.
Adem Uğur
Orada tozu dumana katanlara,
Ahmed Hulusi
O hırsla ortalığı toza bulayanlara,
Ahmet Tekin
Andolsun, sabaha karşı nâralar, at kişnemeleri, kılıç şakırtıları, silah sesleri, top gürlemeleri, bombalarla ortalığı toz dumana katanlara!
Ahmet Varol
(Ayaklarıyla) toz koparanlara,
Ali Bulaç
Derken, orada tozu dumana katanlara,
Ali Fikri Yavuz
Nihayet, o vakit toz duman koparanlara,
Ali Rıza Safa
Böylece, toz duman koparanlara!
Bayraktar Bayraklı
Onlar tozu dumana katıp bozgunculuk yaparlar,
Bekir Sadak
Ve tozu dumana katanlara;
Celal Yıldırım
(Geçtikleri yerlerden) toz-duman koparanlara,
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Derken o sırada tozu dumana katanlara;
Diyanet İşleri
(1-6) Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
Diyanet İşleri (eski)
Ve tozu dumana katanlara;
Diyanet Vakfi
(1-8) Harıl harıl koşanlara, (nallarıyla) çakarak kıvılcım saçanlara, (ansızın) sabah baskını yapanlara, orada tozu dumana katanlara, derken orada bir topluluğun ta ortasına girenlere yemin ederim ki insan, Rabbine karşı pek nankördür. Şüphesiz buna kendisi de şahittir ve o, mal sevgisine de aşırı derecede düşkündür.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Tozu dumana karıştıranlara,
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
derken savurup da bir toz duman (tozu dumana katanlara),
Elmalılı Hamdi Yazır
Derken savurup da bir toz duman
Erhan Aktaş
Sonra toz koparanlara,
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Sonra toz koparanlara,
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Sonra toz koparanlara,
Fizilal-il Kuran
Ve tozu dumana katanlara,
Gültekin Onan
Derken, orada tozu dumana katanlara.
Hamdi Döndüren
(Koşarak) tozkoparanlara,
Hasan Basri Çantay
derken orada (ayaklarıyle) toz koparanlara,
Hasib Asutay
Derken, orada tozu dumana katanlara,
Hayrat Neşriyat
Böylece orada tozu dumana katanlara!
İbni Kesir
Ve tozu dumana katanlara,
Mehmet Okuyan
Bu sebeple, onlar tozu dumana katmışlardı
Muhammed Esed
böylece toz bulutları yükselten,
Mustafa İslamoğlu
sonuçta tozu dumana katarak ortalığı bulandıranlara:
Ömer Nasuhi Bilmen
Sonra onunla toz duman karıştıranlara.
Ömer Öngüt
Orada tozu dumana katanlara!
Suat Yıldırım
O esnada tozu dumana katan,
Süleyman Ateş
(Koşarak) Toz koparanlara,
Süleymaniye Vakfı
bu çabaları ile kalıcı bir eser bırakanlara,
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Arkalarında istikrar bırakanlara
Şaban Piriş
Tozu dumana katanlara ..
Tefhim-ul Kuran
Derken, orada tozu dumana katanlara,
Ümit Şimşek
Tozu dumana katanlara,
Yaşar Nuri Öztürk
Derken, onunla toz duman çıkaranlara,
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
hücuma keçib tozanaq qaldıraraq
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
And olsun o vaxt (və ya: o yerdə) toz-duman qopardan atlara;
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
den Staub unter dem Feind aufwirbeln
Almanca — Der Edle Quran
die darin Staub aufwirbeln,
Almanca — M. A. Rassoul
und damit Staub aufwirbeln
Almanca — Muhammad Zaidan
dann wirbelten sie damit Staub auf,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Raising clouds of dust,
Abdul Haleem
raising a cloud of dust,
Abdullah Yusuf Ali
And raise the dust in clouds the while,
Abul A'la Maududi
and blaze a trail of dust,
Aisha Bewley
leaving a trailing dust-cloud in their wake,
Al-Hilali & Khan
And raise the dust in clouds the while.
Ali Quli Qarai
raising therein a trail of dust,
Amatul Rahman Omar
And raising up clouds of dust therewith.
Arthur John Arberry
blazing a trail of dust,
Bijan Moeinian
…. the dust of the raid raising to sky….
E. Henry Palmer
And raise up dust therein,
Edip-Layth
Forming clouds of dust.
George Sale
and therein raise the dust,
Hamid S. Aziz
And raise up dust therein,
Mahmoud Ghali
So, they stir therewith a trail (of dust),
Marmaduke Pickthall
Then, therewith, with their trail of dust,
Mohamed Ahmed - Samira
Raising clouds of dust,
Muhammad Asad
thereby raising clouds of dust,
Mustafa Khattab
stirring up ˹clouds of˺ dust,
Progressive Muslims
Forming clouds of dust.
Sahih International
Stirring up thereby [clouds of] dust,
Sam Gerrans
Raising thereby dust
Shabbir Ahmed
Therewith raising clouds of dust.
Syed Vickar Ahamed
And raise the dust in clouds (for) the while,
Taqi Usmani
then raise, at the same time, a trail of dust,
The Monotheist Group
Forming clouds of dust.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
et font ainsi voler la poussière,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Vêca toz û dûmanê berhewa dikin…
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
die dan stof opwerpen
Hollandaca — Salomo Keyzer
Daar het stof doen oprijzen,
Hollandaca — Siregar
Die daarbij stof opwerpen.
Rusça (1)
Rusça — Osmanov
И в тот миг они вздымают [облака] пыли,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
(och) hur de river upp moln av damm