Sözlük

ث و ر (S̃WR)

S-v-r

Bu fiil, يَثُورُ ثَوْرًا ثَوَرَانًا ثَارَ اْلغُبَارُ وَالسَّحَابُ toz, bulut ve benzeri gibi şeylerin yayılması, savrulup yükselmesi anlamına gelir.

قَدْ أَثَرْتُهُ tozutmayı ve tozu harekete geçirmeyi ifâde eder. Allah buyurur ki: فَتُثِيرُ سَحَاباً bulutları yürüten, (30/Rûm 48). أَثَرْتُ اْلأرْضَ sözü toprağı sürmek, işlemek manasını taşır. Yüce Allah’ın وَأَثَارُوا اْلأَرْضَ وَعَمَرُوهَا Yeryüzünü kazıp altüst etmişler ve onu, imar etmişlerdir (30/Rûm 9) sözü gibi.

ثاَرَتِ الْحَصَبَة ثَوْرًا sözü de çakılların toz gibi saçılmasına benzetme yoluyla işaret etmektedir.

ثَوَّرَ الشَّرَّ deyimi, kötülüğü her tarafa saçmak anlamına gelir. ثَارَ ثَائِرُهُ deyimi de, kişinin öfkesinin kontrol edilemez şekilde kabardığını anlatır. ثاَوَرَهُ üzerine atlamayı tanımlar.

ثَوْر kelimesi kendisi ile toprağın sürüldüğü sığır demektir. Bu bir mastarın fâil konumunda kullanılması gibidir. ضَيْفٌ وَطَيْفٌ kelimelerinin ضَائِفْ misafir ve طَاِئف tavaf eden yerine kullanılması gibi.

سَقَطَ ثَوْرُ الشَفَق şafağın iyice saçılıp yayılması anlamına gelir. ثَأْر kelimesi ise öldürülenin kanını talep etmektir. Bunun aslı hemzeli olup bu maddeden değildir.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →