ض ر ع (ĐRA)
D-r-a
Allah buyurur ki: تَدْعُونَهُ تَضَرُّعًا وَخُفْيَةً : Siz, gizliden gizliye O’na yalvararak dua etmektesiniz (6/En’âm 63); فَأَخَذْنَاهُمْ بِالْبَأْسَاءِ وَالضَّرَّاءِ لَعَلَّهُمْ يَتَضَرَّعُونَ : Onları, yalvarsınlar diye sıkıntı ve darlığa sokmuştuk (6/En’âm 42); وَمَا أَرْسَلْنَا فِي قَرْيَةٍ مِنْ نَبِيٍّ إِلَّا أَخَذْنَا أَهْلَهَا بِالْبَأْسَاءِ وَالضَّرَّاءِ لَعَلَّهُمْ يَضَّرَّعُونَ : Biz hangi memlekete bir peygamber gönderdiysek, onun halkını, yalvarıp yakarsınlar diye mutlaka yoksulluk ve darlıkla sıkmışızdır (7/A’râf 94). Âyette geçen يَضَّرَّعُونَ kelimesinin aslı يَتَضَرَّعُونَ olup idgam yapılmıştır. فَلَوْلَا إِذْ جَاءَهُمْ بَأْسُنَا تَضَرَّعُوا : Bizim azabımız onlara geldiği zaman yalvarmalı değil miydiler? (6/En’âm 43).
مُضَارَعَة : Asıl anlamı, zillet konusunda ortak olmaktır. Sonra sadece müşâreke/ortaklık için kullanılır oldu. Dilciler bu anlamdan muzâri fiilinin lafzını istiâre etmişlerdir.