ع ل ن (ALN) kökünün geçtiği ayetler

Sözlük anlamı

Açık olmak, açığa çıkmak, halka açık olmak, bilinir hale gelmek, ortaya çıkarmak

Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0

İlgili Ayetler (16)

Bu kök Kur'an boyunca 16 kez, 6 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.

Sırala:

يُعْلِنُونَ6 kez

Bakara 2:77يُعْلِنُونَyuǎ'linūneaçığa vurdukları

اَوَلَا يَعْلَمُونَ اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ

e ve lā yeǎ'lemūne enne (a)llahe yeǎ'lemu mā yusirrūne ve mā yuǎ'linūne

Onlar bilmiyorlar mı ki, Allah onların gizli tuttuklarını da bilir, açığa vurduklarını da.

Hud 11:5يُعْلِنُونَyuǎ'linūneaçığa vurdukları

اَلَٓا اِنَّهُمْ يَثْنُونَ صُدُورَهُمْ لِيَسْتَخْفُوا مِنْهُ اَلَا حِينَ يَسْتَغْشُونَ ثِيَابَهُمْ يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ اِنَّهُ عَلِيمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

elā innehum yeṧnūne Sudūrahum li yesteḣfū minhu elā Hīne yesteğşūne ṧiyābehum yeǎ'lemu mā yusirrūne ve mā yuǎ'linūne innehu ǎlīmun bi ƶāti S-Sudūri

İyi bilin ki onlar, O'ndan gizlenmek için kalplerindeki düşmanlığı gizliyorlar. Yine iyi bilin ki, elbiselerine büründükleri zaman bile, Allah onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da bilir. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

Nahl 16:23يُعْلِنُونَyuǎ'linūneaçığa vurdukları

لَا جَرَمَ اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْتَكْبِرِينَ

lā cerame enne (a)llahe yeǎ'lemu mā yusirrūne ve mā yuǎ'linūne innehu lā yuHibbu l-mustekbirīne

Şüphe yok ki Allah, onların gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir. O, büyüklük taslayanları hiç sevmez.

Neml 27:74يُعْلِنُونَyuǎ'linūneaçığa vurdukları

وَاِنَّ رَبَّكَ لَيَعْلَمُ مَا تُكِنُّ صُدُورُهُمْ وَمَا يُعْلِنُونَ

ve inne rabbeke le yeǎ'lemu mā tukinnu Sudūruhum ve mā yuǎ'linūne

Şüphesiz senin Rabbin, onların kalplerinin gizlediği şeyleri de, açığa çıkardıklarını da mutlaka bilir.

Kasas 28:69يُعْلِنُونَyuǎ'linūneaçığa vurduğunu

وَرَبُّكَ يَعْلَمُ مَا تُكِنُّ صُدُورُهُمْ وَمَا يُعْلِنُونَ

ve rabbuke yeǎ'lemu mā tukinnu Sudūruhum ve mā yuǎ'linūne

Rabbin, onların sinelerinin gizlediğini de açığa vurduklarını da bilir.

Yasin 36:76يُعْلِنُونَyuǎ'linūneaçığa vurduklarını

فَلَا يَحْزُنْكَ قَوْلُهُمْ اِنَّا نَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ

fe lā yeHzunke ḳavluhum innā neǎ'lemu mā yusirrūne ve mā yuǎ'linūne

(Ey Muhammed!) Artık onların sözü seni üzmesin. Çünkü biz, onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da biliyoruz.

وَعَلَانِيَةً4 kez

Bakara 2:274وَعَلَانِيَةًve ǎlāniyetenve açık

اَلَّذِينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ بِالَّيْلِ وَالنَّهَارِ سِرًّا وَعَلَانِيَةً فَلَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

(e)lleƶīne yunfiḳūne emvālehum bi l-leyli ve n-nehāri sirran ve ǎlāniyeten fe lehum ecruhum ǐnde rabbihim ve lā ḣavfun ǎleyhim ve lā hum yeHzenūne

Mallarını gece gündüz; gizli ve açık Allah yolunda harcayanlar var ya, onların Rableri katında mükafatları vardır. Onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olacak değillerdir.

Ra'd 13:22وَعَلَانِيَةًve ǎlāniyetenve alenen

وَالَّذِينَ صَبَرُوا ابْتِغَاءَ وَجْهِ رَبِّهِمْ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاَنْفَقُوا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ سِرًّا وَعَلَانِيَةً وَيَدْرَؤُ۫نَ بِالْحَسَنَةِ السَّيِّئَةَ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عُقْبَى الدَّارِ

ve(e)lleƶīne Saberū btiğā'e vechi rabbihim ve eḳāmū S-Salāte ve enfeḳū mimmā razeḳnāhum sirran ve ǎlāniyeten ve yedra'ūne bi l-Haseneti s-seyyiete ulāike lehum ǔḳbā d-dāri

Onlar, Rablerinin rızasına ermek için sabreden, namazı dosdoğru kılan, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli olarak ve açıktan Allah için harcayan ve kötülüğü iyilikle ortadan kaldıranlardır. İşte bunlar için dünya yurdunun iyi sonucu vardır.

İbrahim 14:31وَعَلَانِيَةًve ǎlāniyetenve açık

قُلْ لِعِبَادِيَ الَّذِينَ اٰمَنُوا يُقِيمُوا الصَّلٰوةَ وَيُنْفِقُوا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ سِرًّا وَعَلَانِيَةً مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَ يَوْمٌ لَا بَيْعٌ فِيهِ وَلَا خِلَالٌ

ḳul li ǐbādiye (e)lleƶīne āmenū yuḳīmū S-Salāte ve yunfiḳū mimmā razeḳnāhum sirran ve ǎlāniyeten min ḳabli en ye'tiye yevmun lā bey'ǔn fīhi ve lā ḣilālun

İnanan kullarıma söyle, namazı dosdoğru kılsınlar, hiçbir alışveriş ve dostluğun bulunmadığı bir gün gelmeden önce kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda gizlice ve açıktan harcasınlar.

Fatır 35:29وَعَلَانِيَةًve ǎlāniyetenve açık

اِنَّ الَّذِينَ يَتْلُونَ كِتَابَ اللّٰهِ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاَنْفَقُوا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ سِرًّا وَعَلَانِيَةً يَرْجُونَ تِجَارَةً لَنْ تَبُورَ

inne (e)lleƶīne yetlūne kitābe (a)llahi ve eḳāmū S-Salāte ve enfeḳū mimmā razeḳnāhum sirran ve ǎlāniyeten yercūne ticāraten len tebūra

Şüphesiz, Allah'ın kitabını okuyanlar, namazı kılanlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden, gizlice ve açıktan Allah yolunda harcayanlar, asla zarar etmeyecek bir ticaret umabilirler.

تُعْلِنُونَ3 kez

Nahl 16:19تُعْلِنُونَtuǎ'linūneaçığa vurduğunuz

وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا تُسِرُّونَ وَمَا تُعْلِنُونَ

ve(a)llahu yeǎ'lemu mā tusirrūne ve mā tuǎ'linūne

Allah, gizlediğinizi de açığa vurduğunuzu da bilir.

Neml 27:25تُعْلِنُونَtuǎ'linūneaçığa vurdukları

اَلَّا يَسْجُدُوا لِلّٰهِ الَّذِي يُخْرِجُ الْخَبْءَ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَيَعْلَمُ مَا تُخْفُونَ وَمَا تُعْلِنُونَ

ellā yescudū li (a)llahi elleƶī yuḣricu l-ḣab'e fī s-semāvāti ve l-erDi ve yeǎ'lemu mā tuḣfūne ve mā tuǎ'linūne

"Göklerde ve yerde gizli olanı ortaya çıkaran, sizin gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz şeyleri bilen Allah'a secde etmesinler diye (şeytan onları yoldan çıkarmış.)"

Teğabun 64:4تُعْلِنُونَtuǎ'linūneaçığa vurduğunuz

يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَيَعْلَمُ مَا تُسِرُّونَ وَمَا تُعْلِنُونَ وَاللّٰهُ عَلِيمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

yeǎ'lemu mā fī s-semāvāti ve l-erDi ve yeǎ'lemu mā tusirrūne ve mā tuǎ'linūne ve(a)llahu ǎlīmun bi ƶāti S-Sudūri

Göklerdeki ve yerdeki her şeyi bilir. Gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilir. Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

نُعْلِنُ1 kez

İbrahim 14:38نُعْلِنُnuǎ'linuaçığa vurduğumuz

رَبَّنَا اِنَّكَ تَعْلَمُ مَا نُخْفِي وَمَا نُعْلِنُ وَمَا يَخْفٰى عَلَى اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍ فِي الْاَرْضِ وَلَا فِي السَّمَاءِ

rabbenā inneke teǎ'lemu mā nuḣfī ve mā nuǎ'linu ve mā yeḣfā ǎlā (a)llahi min şey'in fī l-erDi ve lā fī s-semāi

"Rabbimiz! Şüphesiz sen, gizlediğimizi de, açığa vurduğumuzu da bilirsin. Yerde ve gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz."

اَعْلَنْتُمْ1 kez

Mümtehine 60:1اَعْلَنْتُمْeǎ'lentumaçığa vurduğunuz

يَاأَيُّهَا الَّذِينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا عَدُوِّي وَعَدُوَّكُمْ اَوْلِيَٓاءَ تُلْقُونَ اِلَيْهِمْ بِالْمَوَدَّةِ وَقَدْ كَفَرُوا بِمَا جَاءَكُمْ مِنَ الْحَقِّ يُخْرِجُونَ الرَّسُولَ وَاِيَّاكُمْ اَنْ تُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ رَبِّكُمْ اِنْ كُنْتُمْ خَرَجْتُمْ جِهَادًا فِي سَبِيلِي وَابْتِغَاءَ مَرْضَاتِي تُسِرُّونَ اِلَيْهِمْ بِالْمَوَدَّةِ وَاَنَا۬ اَعْلَمُ بِمَا اَخْفَيْتُمْ وَمَا اَعْلَنْتُمْ وَمَنْ يَفْعَلْهُ مِنْكُمْ فَقَدْ ضَلَّ سَوَاءَ السَّبِيلِ

yā eyyuhā (e)lleƶīne āmenū lā tetteḣiƶū ǎduvvī ve ǎduvvekum evliyā'e tulḳūne ileyhim bi l-meveddeti ve ḳad keferū bimā cā'ekum mine l-Haḳḳi yuḣricūne r-rasūle ve iyyākum en tu'minū bi(a)llahi rabbikum in kuntum ḣaractum cihāden fī sebīlī ve btiğā'e merDātī tusirrūne ileyhim bi l-meveddeti ve enā eǎ'lemu bimā eḣfeytum ve mā eǎ'lentum ve men yef'ǎlhu minkum fe ḳad Delle sevā'e s-sebīli

Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Halbuki onlar size gelen hakkı inkar ettiler. Rabbiniz olan Allah'a inandınız diye Resulü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz. Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır.

اَعْلَنْتُ1 kez

Nuh 71:9اَعْلَنْتُeǎ'lentuaçıktan söyledim

ثُمَّ اِنِّٓي اَعْلَنْتُ لَهُمْ وَاَسْرَرْتُ لَهُمْ اِسْرَارًا

ṧumme innī eǎ'lentu lehum ve esrartu lehum isrāran

"Sonra, onlarla hem açıktan açığa, hem de gizli gizli konuştum."