Onlar, Rablerinin rızasına ermek için sabreden, namazı dosdoğru kılan, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli olarak ve açıktan Allah için harcayan ve kötülüğü iyilikle ortadan kaldıranlardır. İşte bunlar için dünya yurdunun iyi sonucu vardır.
وَالَّذِينَ صَبَرُوا ابْتِغَاءَ وَجْهِ رَبِّهِمْ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاَنْفَقُوا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ سِرًّا وَعَلَانِيَةً وَيَدْرَؤُ۫نَ بِالْحَسَنَةِ السَّيِّئَةَ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عُقْبَى الدَّارِ
ve(e)lleƶīne Saberū btiğā'e vechi rabbihim ve eḳāmū S-Salāte ve enfeḳū mimmā razeḳnāhum sirran ve ǎlāniyeten ve yedra'ūne bi l-Haseneti s-seyyiete ulāike lehum ǔḳbā d-dāri
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (97 / 97 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlar, Rablerinin rızâsını dileyerek sabrederler, namaz kılarlar, kendilerini rızıklandırdığımız şeyden, gizli ve açık harcarlar ve kötülüğü iyilikle giderirler. Öyle kişilerdir onlar ki onlarındır güzel sonuç.
Abdulkadir Gölpınarlı
Onlar, Rablerinin rızâsını dileyerek sabrederler, namaz kılarlar, kendilerini rızıklandırdığımız şeyden, gizli ve açık harcarlar ve kötülüğü iyilikle giderirler. Öyle kişilerdir onlar ki onlarındır güzel sonuç.
Abdullah Aydın
Onlar ki, sırf Rablerinin rızasını kazanmak için sabrederler. Namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık olarak (hayır için) harcarlar, kötülüğü de iyilikle savarlar. İşte bunlar (adı geçenler var ya) dünya yurdunun (güzel) sonucu, (ahiret saadeti) onlar içindir.
Adem Uğur
Yine onlar, Rablerinin rızasını isteyerek sabreden, namazı dosdoğru kılan, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açık olarak (Allah yolunda) harcayan ve kötülüğü iyilikle savan kimselerdir. İşte onlar var ya, dünya yurdunun (güzel) sonu sadece onlarındır.
Ahmed Hulusi
Yine onlar Rablerinin vechini (cennet yaşamı olan rabbani kuvvelerin açığa çıkışı yaşamını) arzulayarak sabrettiler (mevcut şartlarına); salatı ikame ettiler ve kendilerinde açığa çıkardığımız yaşam gıdasından gizli ve açık olarak bağışta bulundular. . . Yaptıkları yanlışları (arkasından yapacakları) güzel fiillerle yok ederler. . . İşte onlarındır geleceğin vatanı!
Ahmet Davudoğlu
Onlar ki, Rablerinin rızasını kazanmak için sabrederler, namazı dosdoğru kılarlar. Kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve aşikar infak ederler. Kötülüğü de iyilikle defederler. İşte bunlar var ya (dünya) yurdunun (iyi) sonucu onlarındır.
Ahmet Tekin
Onlar, Rablerinin rızasını kazanmak arzusuyla, sabrederek mücadeleye devam edenler, namazı âdâbına riâyet ederek, aksatmadan âşikâre kılanlar, kendilerine verdiğimiz rızık ve servetten gizli ve açık Allah yolunda karşılık beklemeden, gönüllü harcayanlar, insanların ihtiyaçlarını görenler, devletle, iyilikle, güzel metotlar kullanarak kötülüğü, anarşiyi ortadan kaldıranlardır. İşte dünya hayatının mutlu sonucu, âhiret saadeti onlarındır.
Ahmet Varol
Onlar Rabblerinin rızasını dileyerek sabreder, namazı kılar, kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak eder ve kötülüğü iyilikle savarlar. İşte bu (dünya) yurdun(un) sonu onlar içindir.
Ali Arslan
İşte onlar Rablerinin rızasını isteyerek sabredenler.
Ali Bulaç
Ve onlar, Rablerinin yüzünü (hoşnutluğunu) isteyerek sabrederler, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak ederler ve kötülüğü iyilikle savarlar. İşte onlar, bu yurdun (dünyanın güzel) sonucu (ahiret mutluluğu) onlar içindir.
Ali Fikri Yavuz
Onlar ki, Rablerinin rızasını kazanmak için sabrederler, namazı gereği üzere kılarlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve aşikâr harcarlar, kötülüğü de iyilikle savarlar, işte bunlar (adı geçenler var ya), ahiret saadeti onlar içindir.
Ali Rıza Safa
Ve Efendilerinin hoşnutluğunu kazanmak için dirençli olurlar. Namazı dosdoğru kılarlar; kendilerine geçimlik olarak verdiklerimizden de hem gizli hem de açık olarak yardımlaşmak amacıyla paylaşırlar. Kötülüğü de iyilikle uzaklaştırırlar. Ülkenin sonucu, işte onlar içindir.
Arif Pamuk
Yine onlar, Rablerinin rızasını isteyerek sabreden, namazı dosdoğru kılan, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açık olarak Allah yolunda harcayan ve kötülüğü iyilikle savan kimselerdir. İşte bunlar var ya, dünya yurdunun güzel sonu sadece onlarındır.
Ayntabî Mehmet Efendi
Ve onlar ki, Rablerinin rızâsını isteyerek sabrederler. Namazı dürüst kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli, aşikar infak ederler. Ve fenalığı iyilikle karşılarlar. (Onlar için), bu darın (dünyanın) iyi bir akıbeti (Ahiret saadeti) vardır.
Bahaeddin Sağlam
Onlar ki, sahipleri olan Allah'ın öz rızasını kazanmak için sabrederler.
Bayraktar Bayraklı
Onlar, Rabblerinin rızasını arzulayarak sabrederler; namazı kılarlar, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açık dağıtırlar ve kötülüğü güzellikle savarlar. İşte bu dünyanın iyi sonucu bu amelleri yapanlar içindir.
Bekir Sadak
(22-24) Onlar, Rablerinin rizasini dileyerek sabrederler, namazi kilarlar; kendilerine verdigimiz riziktan, gizlice ve acikca sarfederler; iyilik yaparak kotulugu ortadan kaldirirlar; iste onlara bu dunyanin iyi sonucu, girecekleri Adn cennetleri vardir; babalarÙnÙn, eslerinin, cocuklarÙnÙn iyi olanlarÙ da oraya girerler. Melekler her kapÙdan yanlarÙna girip: «Sabretmenize karsÙlÙk size selam olsun; burasÙ dunyanÙn ne guzel bir sonucudur!» derler.
Bir Heyet
Yine onlar, Rablerinin rızasını isteyerek sabreden kimselerdir.
Celal Yıldırım
(22-23-24) Onlar ki, Rablarının rızâsını dileyerek sabrettiler, namazı dosdoğru kıldılar, kendilerine verilen rızıklardan gizli-açık (Allah için, Allah yolunda) harcadılar ve (hepsiyle birlikte) kötülüğü iyilikle savarlar; işte onlara Dünya yurdunun güzel bir sonucu (tatlı bir ürünü), girecekleri ADN Cennetleri vardır; babalarından, eşlerinden, çocuklarından kendini düzeltip iyiler sınıfına girenler de onlarla beraber gireceklerdir. Melekler her kapıdan onların yanına girerler de, «sabretmenize karşılık selâm size ; burası Dünya yurdunun ne güzel sonucudur» derler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Ve onlar rablerinin rızasını elde etmek için sabreden, namazı dosdoğru kılan, kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda gizli açık harcayan, kötülüğü iyilikle savan kimselerdir. İşte dünya hayatının güzel sonu (cennet) sadece onlarındır.
Diyanet İşleri
Onlar, Rablerinin rızasına ermek için sabreden, namazı dosdoğru kılan, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli olarak ve açıktan Allah için harcayan ve kötülüğü iyilikle ortadan kaldıranlardır. İşte bunlar için dünya yurdunun iyi sonucu vardır.
Diyanet İşleri (eski)
(22-24) Onlar, Rablerinin rızasını dileyerek sabrederler, namazı kılarlar; kendilerine verdiğimiz rızıktan, gizlice ve açıkça sarfederler; iyilik yaparak kötülüğü ortadan kaldırırlar; işte onlara bu dünyanın iyi sonucu, girecekleri Adn cennetleri vardır; babalarının, eşlerinin, çocuklarının iyi olanları da oraya girerler. Melekler her kapıdan yanlarına girip: 'Sabretmenize karşılık size selam olsun; burası dünyanın ne güzel bir sonucudur!' derler.
Diyanet Vakfı (1993)
Yine onlar, Rablerinin rızasını isteyerek sabreden kimselerdir.
Diyanet Vakfi
Yine onlar, Rablerinin rızasını isteyerek sabreden, namazı dosdoğru kılan, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açık olarak (Allah yolunda) harcayan ve kötülüğü iyilikle savan kimselerdir. İşte onlar var ya, dünya yurdunun (güzel) sonu sadece onlarındır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Rablerinin rızasını kazanmak arzusuyla sabrederler ve namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açıkça Allah yolunda harcarlar ve çirkinlikleri güzelliklerle yok ederler. İşte bunlar, bu hayatın akibeti kendilerinin olacak olanlardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve onlar ki, Rablerinin rızasına ermek için sabrederler, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli açık harcarlar ve kötülüğü iyilik ile savarlar. İşte bunlar, dünya yurdunun akibeti onlara mahsustur.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve onlar ki Mevlalarının rızasına ermek için sabretmekte, namazı dürüst kılmakda, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli açık infak eylemektedirler, ve seyyieyi hasene ile defederler, işte bunlar, Dünya yurdunun ukbası onlara
Erhan Aktaş
Ve o kimseler, sabırla Rabb'lerine yönelirler ve salatı ikame ederler, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık infak ederler, kötülüğü iyilikle savarlar; dünya yurdunun sonucu onlar içindir.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ve o kimseler, sabırla Rabb'lerine yönelirler ve salatı ikame ederler, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık infak ederler, kötülüğü iyilikle savarlar; dünya yurdunun sonucu onlar içindir.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ve o kimseler, sabırla Rabb'lerine yönelirler ve salatı ikame ederler, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık infak ederler, kötülüğü iyilikle savarlar; dünya yurdunun sonucu onlar içindir.
Fizilal-il Kuran
Yine onlar, Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak amacı ile sabrederler, namazı kılarlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizlice ve açıkça hayır yolunda harcarlar, kötülüğü iyilikle savarlar. İşte geçici dünyanın ardından gelecek olan mutlu akıbet onları bekliyor.
Gültekin Onan
Ve onlar rablerinin yüzünü (hoşnutluğunu) isteyerek sabrederler, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak ederler ve kötülüğü iyilikle savarlar. İşte onlar, bu yurdun (dünyanın güzel) sonucu (ahiret mutluluğu) onlar içindir.
Hamdi Döndüren
Onlar Rablerinin hoşnutluğunu kazanmak için sabrederler, namazı kılarlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık olarak (hayır yolunda) harcarlar ve kötülüğe iyilikle karşılık verirler. İşte şu dünya yurdunun (güzel) sonu onlarındır.
Hasan Basri Çantay
Onlar ki (sırf) Rablerinin rızaasını isteyerek (her zorluğa) katlanırlar, namazı dos doğru kılarlar, kendilerine verdiğimiz rızıkdan gizli ve aşikar (hayır yoluna) harcarlar, kötülüğü iyilikle savarlar, işte onlar, onlar için bu dar (-i dünyan) ın (iyi) bir sonucu vardır.
Hasan Tahsin Feyizli
Onlar ki, (yalnız) Rablerinin rızâsını dileyerek (nefislerine zor gelen şeylere) sabrederler.
Hasib Asutay
Ve onlar ki, Rablerinin rızasını kazanmak için sabreden, namazı dosdoğru kılan, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık olarak (Allah yolunda) harcayan ve kötülüğü iyilikle savan kimselerdir. İşte onlar var ya, bu yurdun (güzel) sonu yalnız onlarındır.
Hayrat Neşriyat
Ve onlar ki, Rablerinin rızâsını arzu ederek sabrederler, namazı hakkıyla kılarlar, kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden gizlice ve açıkça (Allah yolunda) sarf ederler ve kötülüğü iyilikle savarlar; işte onlar var ya, onlara (dünya) yurdun(un güzel) âkıbeti vardır.
Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay
Onlar, Rablerinin rızasını dileyerek sabrederler.
Hüseyin Kaleli
“Rablerinin rızasını isteyerek sabredenler de, namazları kılanlar da, kendilerine verdiğimiz rızıklardan da gizli ve açık olarak harcayanlar, kötülüğü de iyilik ile savanlar. İşte bunlar, yurdun akıbeti ancak kendilerinindir.”
İbni Kesir
Ve onlar ki; Rabblarının rızasını dileyerek sabrederler, namazı kılarlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan, gizlice ve açıkça infak ederler. Kötülüğü iyilik yaparak ortadan kaldırırlar. İşte onlara bu dünyanın karşılığı;
İsmail Mutlu, Şaban Döğen
Onlar ki, Rablerinin rızasını arayarak sabretmişler, namazlarını dosdoğru kılmışlar, kendilerine rızık olarak verdigimiz şeylerden gizli ve açık bağışta bulunmuşlar, kötülüğe iyilikle karşılık vermek ve günahın ardından bir sevap işlemek suretiyle kötülüğü iyilikle gidermişlerdir. Bu dünyanın sonunda güzel bir akıbet işte onlar içindir.
Mehmet Okuyan
Onlar Rablerinin rızasını isteyerek sabreden, namazı kılan, kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden gizli ve açık olarak (Allah yolunda) infak eden (veren) ve kötülüğü iyilikle savan kişilerdir. İşte onlar var ya, (dünya) yurdunun (güzel) sonu sadece onlarındır.
Muhammed Esed
ve onlar ki, Rablerinin teveccühünü umarak güçlüklere göğüs gerip, namazda kararlılık gösterirler; kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli açık başkaları için harcarlar, kötülüğü iyilikle savarlar. İşte, ahirette erişilecek olan nihai huzur böylelerine özgüdür;
Mustafa İslamoğlu
İşte onlar Rablerinin rızasını elde etme yolunda sebat gösterirler; hem salatı ikame ederler hem de kendilerine verdiğimiz nimetlerden gizlice ve açıktan sarf ederler; dahası, kötülüğü iyilikle ortadan kaldırırlar. İşte onlar, (bu) diyarın mutlu sona ulaşacak sakinleridirler.
Nedim Yılmaz
Bunlar Rablerinin rızasını kazanmak maksadıyla sabreden, namazı kılan, kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda gizli ve açık olarak harcayan ve iyilik yaparak kötülüğü savan kimselerdir. İşte bu dünya yurdundaki güzel sonuç onlarındır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onlar ki, Rablerinin rızasını isteyerek sabretmişlerdir ve namazı doğruca kılmışlardır ve kendilerine merzûk ettiğimiz şeylerden gizlice ve âşikâre olarak infakta bulunmuşlardır ve kötülüğü iyilik ile def'ederler, işte onlar için bu dünyada iyi bir akıbet vardır.
Ömer Öngüt
Onlar ki, Rablerinin rızâsına ermek için sabrederler, namazı kılarlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık (Allah yolunda) harcarlar ve kötülüğü iyilikle savarlar. İşte dünya yurdunun sonucu onlar içindir.
Ömer Rıza Doğrul
Onlar ki, Rablerinin rızası uğrunda her (eziyete) göğüs gerip sabrederler, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli aşikar harcederler ve fenalığa karşı iyilikle gelirler. İşte bunlar için öyle güzel bir akıbet vardır ki,
Suat Yıldırım
Onlar, sırf Rab’lerinin rızasını kazanmak için sabreder, namazı tam gerektiği şekilde kılarlar. Kendilerine ihsan ettiğimiz rızıklardan gerek gizli, gerek açık bir tarzda bağışta bulunur ve kötülüğe iyilikle mukabele ederler. İşte onlardır dünya diyarının güzel âkıbetini kazananlar.
Süleyman Ateş
Ve onlar Rablerinin yüzünü (rızasını) arzu ederek (nefsin gücüne giden şeylere) sabrederler; namazı kılarlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık olarak (hayır yoluna) harcarlar ve kötülüğü iyilikle savarlar. İşte şu yurdun sonucu onlarındır:
Süleymaniye Vakfı
Yine onlar; Rablerinin rızasını kazanmak için sabreden /duruşunu bozmayan, namazı özenle ve sürekli kılan, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli-açık infak eden /hayra harcayan ve kötülüğü iyilikle savan kimselerdir. İşte onlar, dünya yurdunun güzel sonucunu elde edecek olanlardır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Yine bunlar, Rableri yüzlerine baksın diye sabreden, namazı tam kılan, kendilerine verdiğimiz rızıktan, gizli açık harcayan ve kötülüğü iyilikle savan kimselerdir. O son yurt işte onlarındır.
Şaban Piriş
Onlar, Rablerinin rızasını kazanmak için sabredenler, namazı kılanlar; kendilerine verdiğimiz rızıktan, gizli ve açık olarak sarfedenler; iyilik yaparak kötülüğü ortadan kaldıranlardır. İşte onlar için yurdun en iyisi vardır.
Talat Koçyiğit
Rablerinin yüzü suyu hürmetine sabredenler.
Tefhim-ul Kuran
Ve onlar Rablerinin yüzünü (hoşnutluğunu) isteyerek sabrederler, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak ederler ve kötülüğü iyilikle savarlar. İşte onlar, bu yurdun (dünyanın güzel) sonucu (ahiret mutluluğu) onlar içindir.
Ümit Şimşek
Onlar, Rablerinin rızasını umarak sabrederler, namazı dosdoğru kılarlar, onlara rızık olarak verdiğimiz şeylerden gizli ve açık bağışta bulunurlar, kötülüğü de iyilikle savarlar. Dünya yurdunun hayırlı sonu işte onlar içindir.
Yaşar Nuri Öztürk
Onlar, Rablerinin yüzünü arzulayarak sabrederler, namazı kılarlar, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açık dağıtırlar ve kötülüğü güzellikle savarlar. İşte bunlar içindir ölümsüz yurt.
Ziya Kazıcı, Necip Taylan
Onlar ki, Rablerinin rızasını kazanmak için sabrederler.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
O kəslər ki, Rəbbinin Üzünü diləyərək səbir edir, namaz qılır, onlara verdiyimiz ruzidən gizli və aşkar xərcləyir və pisliyi yaxşılıqla dəf edirlər. Onlar üçün Axirət yurdu –
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Və o kəslər ki, Rəbbinin razılığını qazanmaq üçün (bu yolda bütün əziyyətlərə) səbr edir, (vaxtlı-vaxtında, lazımınca) namaz qılır, onlara verdiyimiz ruzidən (yoxsullara, ehtiyacı olanlara) gizli və aşkar xərcləyir, pisliyin qarşısını yaxşılıq etməklə alırlar (pisliyin əvəzində yaxşılıq edirlər) – məhz onları (gözəl) axirət yurdu -
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
die sich aus Verlangen nach dem Antlitz ihres Herrn gedulden, die Gebete verrichten, von Gottes Gaben öffentlich und heimlich spenden und die bösen Taten durch gute Werke abwehren. Ihnen gebührt die herrliche Wohnstätte im Jenseits,
Almanca — Der Edle Quran
und die geduldig sind im Trachten nach dem Angesicht ihres Herrn, das Gebet verrichten und von dem, womit Wir sie versorgt haben, heimlich und öffentlich ausgeben und mit dem Guten das Böse abwehren, für sie gibt es letztendlich die Wohnstätte,
Almanca — M. A. Rassoul
und es sind jene, die im Verlangen nach dem Wohlgefallen ihres Herrn geduldig bleiben und das Gebet verrichten und von dem, was Wir ihnen gegeben haben, im Verborgenen und öffentlich spenden und das Böse durch das Gute abwehren - diese sind es, denen der Lohn der Wohnstatt zuteil wird
Almanca — Muhammad Zaidan
1 Ebenso diejenigen, die sich in Geduld übten, um das Wohlgefallen ALLAHs zu erlangen, die das rituelle Gebet ordnungsgemäß verrichteten, die vom Rizq gaben, das WIR ihnen gewährten - heimlich und öffentlich - und die mit Gutem das Verwerfliche abwehren, für diese ist Belohnung nach dem Diesseits bestimmt.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
d) who possess their souls in patience purposed to fulfill their obligation to Allah and to satisfy their conscience and their hearts,
Abdul Haleem
who remain steadfast through their desire for the face of their Lord; who keep up the prayer; who give secretly and openly from what We have provided for them; who repel evil with good. These will have the reward of the [true] home:
Abdullah Yusuf Ali
Those who patiently persevere, seeking the countenance of their Lord; Establish regular prayers; spend, out of (the gifts) We have bestowed for their sustenance, secretly and openly; and turn off Evil with good: for such there is the final attainment of the (eternal) home,-
Abul A'la Maududi
who are steadfast in seeking the good pleasure of their Lord; who establish Prayer and spend both secretly and openly out of the wealth We have provided them, and who ward off evil with good. Theirs shall be the ultimate abode
Aisha Bewley
those who are steadfast in seeking the face of their Lord, and establish salat and give from the provision We have given them, secretly and openly, and stave off evil with good, it is they who will have the Ultimate Abode –
Al-Hilali & Khan
And those who remain patient, seeking their Lord’s Countenance, perform As-Salât (Iqâmat-as-Salât), and spend out of that which We have bestowed on them, secretly and openly, and defend evil with good, for such there is a good end.
Ali Quli Qarai
—those who are patient for the sake of their Lord’s pleasure, maintain the prayer, and spend out of what We have provided them, secretly and openly, and repel evil [conduct] with good. For such will be the reward of the [ultimate] abode:
Amatul Rahman Omar
And these are the persons who patiently persevere (in virtues and in guarding against evil), seek the favour of their Lord, and observe Prayer, and who spend of what We have provided them, secretly and openly, and who avert evil (by repaying it) with good. It is these who shall have the best end of the (present) abode -
Arthur John Arberry
patient men, desirous of the Face of their Lord, who perform the prayer, and expend of that We have provided them, secretly and in public, and who avert evil with good -- theirs shall be the Ultimate Abode,
Bijan Moeinian
They will recourse to the patience (to achieve a "God loving way of life"), worship their Lord on regular basis, devote a part of their “God given” income to the charity (publicly or secretly), and their response to evil will be goodness. Such people deserve the best in the Hereafter.
E. Henry Palmer
and those who are patient, craving their Lord's face, and are steadfast in prayer, and expend in alms of what we have bestowed upon them secretly and openly, and ward off evil with good,- these shall have the recompense of the abode,
Edip-Layth
Those who are patient seeking their Lord's direction; and they hold the contact prayer, and they spend from what We bestowed upon them secretly and openly, and they counter sin with good; these will have an excellent abode.
George Sale
and who persevere out of a sincere desire to please their Lord, and observe the stated times of prayer, and give alms out of what We have bestowed on them, in secret and openly, and who turn away evil with good: The reward of these shall be paradise,
Hamid S. Aziz
And those who join (attain) what Allah has commanded to be joined (attained), and dread their Lord and fear the woeful reckoning;
Mahmoud Ghali
And who (endure) patiently seeking the Face of their Lord, and keep up the prayer, and expend of whatever We have provided them, secretly and in public, and who parry an odious (act) with a fair one; those will have the (Ultimate) Outcome of the Residence.
Marmaduke Pickthall
Such as persevere in seeking their Lord's Countenance and are regular in prayer and spend of that which We bestow upon them secretly and openly, and overcome evil with good. Theirs will be the sequel of the (heavenly) Home,
Mohamed Ahmed - Samira
Who persevere in seeking the way of their Lord, who fulfil their devotional obligations, and spend of what We have given them, secretly or openly, who repel evil with good: For them is the recompense of Paradise:
Muhammad Asad
and who are patient in adversity out of a longing for their Sustainer's countenance, and are constant in prayer, and spend on others, secretly and openly, out of what We provide for them as sustenance, and [who] repel evil with good. It is these that shall find their fulfilment in the hereafter:
Mustafa Khattab
And ˹they are˺ those who endure patiently, seeking their Lord’s pleasure,[1] establish prayer, donate from what We have provided for them—secretly and openly—and respond to evil with good. It is they who will have the ultimate abode:
Progressive Muslims
And those who are patient seeking their Lord's direction; and they hold the contact-method, and they spend from what We bestowed upon them secretly and openly, and they counter sin with good; these will have an excellent abode.
Sahih International
And those who are patient, seeking the countenance of their Lord, and establish prayer and spend from what We have provided for them secretly and publicly and prevent evil with good - those will have the good consequence of [this] home -
Sam Gerrans
And who are patient seeking the face of their Lord, and uphold the duty, and spend of what We have provided them, secretly and openly, and they avert evil with good: those have the good final abode:
Shabbir Ahmed
They persevere in the face of adversities on way to seeking the Approval of their Sustainer. They help establish and consolidate the Divine System, and the Permanent Values. Spend on others of the provision We have given them, in secret and in public. And they counter harshness with kind manners. It is these that will find fulfillment in the Eternal Home.
Syed Vickar Ahamed
And those who patiently persevere, seeking the (Divine) Face of their Lord; establish regular prayers; Spend from what We have blessed for their life, secretly and openly; And block evil with good: For them there is the final reach of the (eternal) Home—
Taqi Usmani
and those who observe patience in order to seek the pleasure of their Lord and establish Salāh and spend secretly and openly from what We have given to them, and repel evil with good. Those are the ones for whom there is the ultimate abode,
The Monotheist Group
Andthose who are patient seeking the face of their Lord; and they hold the contact prayer, and they spend from what We have bestowed upon them secretly and openly, and they counter evil with good; these will have an excellent abode.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
et qui endurent dans la recherche de lʹagrément dʹAllah, accomplissent la Salât et dépensent (dans le bien), en secret et en public, de ce que Nous leur avons attribué, et repoussent le mal par le bien. A ceux-là, la bonne demeure finale,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ew ên ku ji bo riza Xwedayê xwe sebrê dikêşin, bi duristî nimêj dikin, ji wî risqê ku me daye wan bi dizî û aşkera (di riya Xwedê de) xerc dikin û bi xêran gunehan ji ser xwe radikin. Ha ev ên ha bes encama xêrê ji wan re ye…
Hollandaca (2)
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zij, die door de begeerte om Gods aangezicht te zien, volhardend in tegenspoed zijn; die het geheel met nauwgezetheid volvoeren, die in het geheim of in het openbaar van de bezittingen geven, welke wij hun hebben toegekend, en die hunne zonden door hunne goede werken uitwisschen; hun zal het paradijs tot belooning strekken.
Hollandaca — Siregar
En degenen die geduldig zijn bij het zoeken naar het welbehagen van hun Heer, en die de shalât onderhouden en die bijdragen geven van waar Wij hun mee voorzagen, in het verborgene en openlijk. En die door het goede het kwade opheffen. Zij zijn degenen voor wie er de goede eindbestemming is.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
и те, которые проявляли терпение (при повиновении Аллаху, при удерживании себя от впадения в грех и при трудностях), стремясь к Лику своего Господа [к Его довольству], и совершали (обязательную) молитву (надлежащим образом) [своевременно, смиренно перед Господом и предаваясь молитве душой], и давали (обязательную и добровольную милостыню) из того, чем Мы их наделили [из своего дозволенного имущества], и тайно [не показывая людям] и открыто, и добром отталкивают зло. Для этих [тех, которые обладают этими признаками] (будут) в качестве Последней обители
Rusça — Osmanov
и те, которые носят [страдания], стремясь к лику Аллаха, совершают обрядовую молитву, расходуют и тайно и явно из того, что Мы дали им в удел, и добром предотвращают зло. Им уготовано обитание
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
de som bär motgången med jämnmod och strävar efter att vinna Guds välbehag, som förrättar bönen och ger åt andra av det som Vi skänkt dem för deras försörjning, så att ingen ser det eller öppet inför alla, och som fördriver ont med gott. Deras mål är de eviga boningarna,