Onlar, Allah'ın riayet edilmesini emrettiği haklara riayet eden, Rablerine saygı besleyen ve kötü hesaptan korkanlardır.

وَالَّذِينَ يَصِلُونَ مَا اَمَرَ اللّٰهُ بِهِ اَنْ يُوصَلَ وَيَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ وَيَخَافُونَ سُوءَ الْحِسَابِ

ve(e)lleƶīne yeSilūne mā emera (a)llahu bihi en yūSale ve yeḣşevne rabbehum ve yeḣāfūne sū'e l-Hisābi

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَالَّذِينَve(e)lleƶīneve onlar
2يَصِلُونَyeSilūneو ص لUlaşmak, erişmek, bağlanmak, uygulamak, yakınlaştırmak, gelmek/iletmek/aktarmak, devam etmek, birlik (arkadaşlar/dostlar/sevgililer arasında).bitiştirirler
3مَاşeyi
4اَمَرَemeraا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmakemrettiği
5اللّٰهُ(a)llahuAllah'ın
6بِهِbihikendisiyle
7اَنْen
8يُوصَلَyūSaleو ص لUlaşmak, erişmek, bağlanmak, uygulamak, yakınlaştırmak, gelmek/iletmek/aktarmak, devam etmek, birlik (arkadaşlar/dostlar/sevgililer arasında).bitiştirilmesini
9وَيَخْشَوْنَve yeḣşevneخ ش يKorkmak veya dehşete düşmek, saygı/hürmet/onur/huşu ile korkmak, ummak, bir şeyi bilmek, korkutmak veya korku/dehşet vermek, tedbirli veya temkinli olmak.ve saygılı olur
10رَبَّهُمْrabbehumر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRablerine karşı
11وَيَخَافُونَve yeḣāfūneخ و فKorkmak, korkmak/ürkmek/dehşete düşmek, birine korku vermek, azaltmak veya eksiltmek veya almak, bir şeyden azar azar almak, bir şeyin kenarlarından almak, katletmek veya savaşmakve korkarlar
12سُوءَsū'eس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmeken kötü
13الْحِسَابِl-Hisābiح س بDüşünmek, göz önünde bulundurmak, varsaymak, hayal etmek, görüşünde olmak. Bir şeyi saymak/hesaplamak/hesap etmek/hesaplamak, hesaplamak, ölçmek, bir şeyi hesaba katmak veya değerlendirmek, bir şeyin öyle olduğunu varsaymak veya düşünmek, bir kişiyi yastıkla desteklemek veya onurlandırmak, hesap vermek veya sorumlu tutmak, bir kişiye yeten veya tatmin eden şeyi vermek, bir kişiyi memnun etmek, bir kişiye memnun eden şeyi vermek, çok vermek, haber peşinde koşmak, haberle ilgili sormak/soruşturmak, casus gibi haber aramak, yastığa yaslanmak, ödül beklemek veya aramak.hesaptan

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlardır Allah neyi ulaştırmayı emrettiyse ulaştıranlar ve Rablerinden ürkerler ve kötü hesaptan korkarlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlardır Allah neyi ulaştırmayı emrettiyse ulaştıranlar ve Rablerinden ürkerler ve kötü hesaptan korkarlar.

Adem Uğur

Onlar Allah'ın gözetilmesini emrettiği şeyleri gözeten, Rablerinden sakınan ve kötü hesaptan korkan kimselerdir.

Ahmed Hulusi

Onlar, Allah'ın BİRleştirilmesini emrettiği şeyi BİRleştirirler ("oluşmuş benlik"le "orijin benlik"in "bir"leşmesiyle oluşan yaşam boyutu); Rablerinden (Esma özelliklerinin muhteşem sonsuzluğundan) haşyet duyarlar; hesabın kötüsünden (hakkını vermemenin sonuçlarından) korkarlar.

Ahmet Tekin

Onlar, Allah’ın riâyet edilmesini, birleştirilmesini, bütün peygamberlerin tek davet ve tebliğ konusu İslâm dinindeki devamlılığı sağlayan hükümleri, Kur’ân âyetlerinin irtibatlandırılarak bütünlük içinde düşünülmesini, uygulanmasını emrettiği şer’î kuralları, şer’î düzeni eksiksiz uygulayanlar, Rablerinden korkanlar, kötü bir hesaptan, ağır bir sorgulamadan endişe edenlerdir.

Ahmet Varol

Onlar Allah'ın ulaştırılmasını emrettiğini ulaştırır, Rabblerinden çekinir ve kötü sorgulamadan korkarlar.

Ali Bulaç

Ve onlar Allah'ın ulaştırılmasını emrettiği şeyi ulaştırırlar. Rablerinden içleri saygı ile titrer, kötü hesaptan korkarlar.

Ali Fikri Yavuz

Onlar ki, Allah’ın gözetilmesini emrettiği hakları gözetirler (akrabalık bağlarını devam ettirirler ve iyilikte bulunurlar)? Rablerine saygı beslerler ve kötü hesabdan korkarlar.

Ali Rıza Safa

Ve Allah'ın birleştirilmesini buyruk verdiği şeyi birleştirirler. Efendilerine derin saygı duyarlar ve kötü hesaptan korkarlar.

Bayraktar Bayraklı

Onlar, Allah'ın bitiştirilmesini emrettiği şeyi bitiştirirler. Rabblerine saygı duyarlar ve hesabın kötüsünden korkarlar.

Bekir Sadak

Onlar, Allah'in birlestirilmesini emrettigi seyi birlestirirler, Rablerinden korkarlar; kotu hesaptan urkerler.

Celal Yıldırım

Onlar ki, Allah'ın ulaştırıp (yerine getirilmesini) emrettiği şeyi ulaştırırlar ve hesabın kötüye gitmesinden endişe duyarlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlar Allah’ın, korunmasını emrettiği bağı koruyan, rablerine saygıda kusur etmeyen, hesabın kötü sonuç vermesinden korkan kimselerdir.

Diyanet İşleri

Onlar, Allah'ın riayet edilmesini emrettiği haklara riayet eden, Rablerine saygı besleyen ve kötü hesaptan korkanlardır.

Diyanet İşleri (eski)

Onlar, Allah'ın birleştirilmesini emrettiği şeyi birleştirirler, Rablerinden korkarlar; kötü hesaptan ürkerler.

Diyanet Vakfi

Onlar Allah'ın gözetilmesini emrettiği şeyleri gözeten, Rablerinden sakınan ve kötü hesaptan korkan kimselerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ve onlar ki, Allah'ın riayet edilmesini emrettiği şeye riayet ederler ve Rablerine saygı gösterirler ve hesabın kötülüğünden korkarlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve onlar ki, Allah'ın, riayet edilmesini emrettiği haklara riayet ederler; Rablerine saygı besler ve hesabın kötü çıkmasından korkarlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

ve onlar ki Allahın riayet edilmesini emrettiği hukuka riayet ederler, Rablarına saygı besler ve hisabın kötülüğünden korkarlar

Erhan Aktaş

Ve o kimseler, Allah'ın bağlı kalınmasını emrettiği şeye bağlı kalırlar, Rabb'lerini saygı ile yüceltirler, hesabın kötü olmasından korkarlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve o kimseler, Allah'ın bağlı kalınmasını emrettiği şeye bağlı kalırlar, Rabb'lerini saygı ile yüceltirler, hesabın kötü olmasından korkarlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve o kimseler, Allah'ın bağlı kalınmasını emrettiği şeye bağlı kalırlar, Rabb'lerini saygı ile yüceltirler, hesabın kötü olmasından korkarlar.

Fizilal-il Kuran

Yine onlar, Allah'ın sürdürülmesini emrettiği ilişkileri sürdürürler. Rabblerinden korkarlar ve kötü hesaplaşmadan ürkerler.

Gültekin Onan

Ve onlar Tanrı'nın ulaştırılmasını buyurduğu şeyi ulaştırırlar. Rablerinden içleri saygı ile titrer, kötü hesaptan korkarlar.

Hamdi Döndüren

Allah’ın gözetilmesini emrettiği şeyleri gözetirler, Rablerinden sakınırlar ve kötü hesaptan korkarlar.

Hasan Basri Çantay

Onlar ki Allahın ulaşdırılmasını (idame ve riaayet edilmesini) emretdiği şey'i ulaşdırırlar (ona riaayet ederler). Rablerinden korkarlar, (bilhassa) kötü hesabdan endişe ederler.

Hasib Asutay

Onlar ki, Allah'ın gözetilmesini emrettiği şeyi (12) gözeten, Rablerinden sakınan ve kötü hesaptan korkanlardır. (12. Akrabalık bağlarını.)

Hayrat Neşriyat

Ve onlar ki, Allah’ın birleştirilmesini emrettiği şeyi (akrabâlar ve mü’minler arasında olması gereken bağı) birleştirirler; Rablerinden korkarlar ve hesâbın kötüsünden endişe ederler.

İbni Kesir

Ve onlar ki; Allah'ın bitiştirilmesini emrettiği şeyi bitiştirirler. Rabblarından korkarlar ve kötü hesabdan ürkerler.

Mehmet Okuyan

Onlar Allah’ın gözetilmesini emrettiği şeyleri gözetirler; Rablerine saygı duyar ve hesabın kötüsünden korkarlar.

Muhammed Esed

ve onlar ki, Allah'ın sıkı tutulmasını buyurduğu (bağları) sıkı tutarlar; Rablerine karşı son derece saygılı ve duyarlı davranır, (O'nun çağrısına sağır kalanları bekleyen) o pek kötü hesaptan korkarlar;

Mustafa İslamoğlu

Yine onlar Allah'ın kurulmasını emrettiği bağları kurarlar. Zira onlar Rablerinin (sevgisini yitirme) kaygısıyla titrerler ve hesabı kötü vermekten korkarlar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Onlar ki, Allah Teâlâ'nın bitiştirilmesini emrettiği şeyi bitiştirirler ve Rablerinden haşyette bulunurlar ve fena hesaptan korkarlar.

Ömer Öngüt

Onlar Allah'ın bitiştirilmesini emrettiği şeyi bitiştirirler. Rablerinden korkarlar ve en kötü hesaptan ürkerler.

Suat Yıldırım

Allah’ın gözetilmesini emrettiği şeyleri gözetirler. Rab’lerinden çekinir ve pek çetin bir hesaptan endişe ederler.

Süleyman Ateş

Ve onlar Allah'ın bitiştirilmesini istediği şeyi bitiştirirler. Rablerine karşı saygılı olur ve en kötü hesaptan korkarlar.

Süleymaniye Vakfı

Onlar; Allah'ın kurulmasını emrettiği bağı kuran, Rablerinden çekinen ve verecekleri hesabın kötü olmasından korkanlardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunlar, Allah'ın kurulmasını istediği bağı kuran, Rablerinden korkan ve verecekleri hesabın kötü olmasından endişe edenlerdir.

Şaban Piriş

Allah'ın birleştirilmesini emrettiği şeyi birleştirenler, Rab'lerinden korkanlar; kötü hesaptan korkanlardır.

Tefhim-ul Kuran

Ve onlar Allah'ın ulaştırılmasını emrettiği şeyi ulaştırırlar, Rablerinden içleri saygı ile titrer, kötü hesaptan korkarlar.

Ümit Şimşek

Onlar, Allah'ın birleştirilmesini emrettiği şeyi birleştirirler, Rablerinden korkarlar, hesabın kötü çıkmasından çekinirler.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlar, Allah'ın ulaştırılmasını emrettiği şeyi ulaştırırlar, Rablerinden korkarlar ve hesabın kötüsünden ürperti duyarlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O kəslər ki, Allahın qovuşdurulmasını əmr etdiyi şeyləri qovuşdurur (qohumluq və qardaşlıq əlaqələrini möhkəmlədir), Rəbbindən qorxur və pis haqq-hesabdan çəkinirlər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O kəslər ki, Allahın birləşdirilməsini əmr etdiyi şeyləri birləşdirir (qohumluq əlaqələrini qoruyub saxlayır, möʼminlərə hörmət edir), Rəbbindən və (qiyamət günü çəkiləcək) pis haqq-hesabdan qorxurlar.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

die die Beziehungen knüpfen, die Gott zu knüpfen gebietet, Gott fürchten und sich vor einer schlimmen Abrechnung am Jüngsten Tag vorsehen,

Almanca — Der Edle Quran

und die verbinden, was Allah befohlen hat zu verbinden, ihren Herrn fürchten und Angst vor einer bösen Abrechnung haben

Almanca — M. A. Rassoul

und es sind jene, welche verbinden, was Allah zu verbinden geboten hat, und die ihren Herrn fürchten und sich auf einen schlechten Ausgang der Abrechnung gefaßt machen

Almanca — Muhammad Zaidan

Auch diejenigen, die das verbinden, dessen Verbindung ALLAH gebot, ihrem HERRN gegenüber ehrfürchtig sind und sich vor dem Übel des Zur-Rechenschaft-Ziehens fürchten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

c) who join together humanity and policy and the two hands in fidelity and join all that Allah has ordained be joined together, and stand in awe of Allah with dread mingled with veneration and they fear the misery and hardship experienced at Judgement,

Abdul Haleem

who join together what God commands to be joined; who are in awe of their Lord and fear the harshness of the Reckoning;

Abdullah Yusuf Ali

Those who join together those things which Allah hath commanded to be joined, hold their Lord in awe, and fear the terrible reckoning;

Abul A'la Maududi

who join together the ties which Allah has bidden to be joined; who fear their Lord and dread lest they are subjected to severe reckoning;

Aisha Bewley

those who join what Allah has commanded to be joined and are afraid of their Lord and fear an evil Reckoning;

Al-Hilali & Khan

And those who join that which Allâh has commanded to be joined (i.e. they are good to their relatives and do not sever the bond of kinship), and fear their Lord, and dread the terrible reckoning (i.e. abstain from all kinds of sins and evil deeds which Allâh has forbidden and perform all kinds of good deeds which Allâh has ordained).

Ali Quli Qarai

and those who join what Allah has commanded to be joined, and fear their Lord, and are afraid of an adverse reckoning

Amatul Rahman Omar

These are the persons who keep the ties (of love and relationship) Allâh has commanded to be kept, who hold their Lord in awe and who dread the evil reckoning.

Arthur John Arberry

who join what God has commanded shall be joined, and fear their Lord, and dread the evil reckoning,

Bijan Moeinian

They will respect the Lord’s commandments in its entirety, respect the Lord with an utmost respect, and will be fearful of wrongdoing.

E. Henry Palmer

and those who attain what God has bidden to be attained, and dread their Lord and fear the evil reckoning up;

Edip-Layth

Those who deliver what God has ordered be delivered, and they revere their Lord and they fear the terrible reckoning.

George Sale

and who join that which God hath commanded to be joined, and who fear their Lord, and dread an ill account;

Hamid S. Aziz

Those who fulfil the Covenant of Allah and break not the pact,

Mahmoud Ghali

And who hold together what Allah has commanded to be held together, and are apprehensive of their Lord, and fear an odious reckoning,

Marmaduke Pickthall

Such as unite that which Allah hath commandeth should be joined, and fear their Lord, and dread a woeful reckoning;

Mohamed Ahmed - Samira

Who keep together what God has ordained held together, and fear their Lord and dread the hardship of the Reckoning,

Muhammad Asad

and who keep together what God has bidden to be joined, and stand in awe of their Sustainer and fear the most evil reckoning [which awaits such as do not respond to Him];

Mustafa Khattab

and those who maintain whatever ˹ties˺ Allah has ordered to be maintained, stand in awe of their Lord, and fear strict judgment.

Progressive Muslims

And those who deliver what God has ordered be delivered, and they revere their Lord and they fear the terrible reckoning.

Sahih International

And those who join that which Allah has ordered to be joined and fear their Lord and are afraid of the evil of [their] account,

Sam Gerrans

And who join what God commanded to be joined, and fear their Lord, and dread the evil of the reckoning,

Shabbir Ahmed

Build bridges of goodwill between people, and strengthen all ties of human relationships as Allah has commanded. (2:27). And stand in awe of their Sustainer. (They do not relegate His Commands to the level of others' utterances). And fear the eventuality of a tough accountability.

Syed Vickar Ahamed

And those who combine the things which Allah has ordered to be joined, (truth with virtue, prayer with charity, and patience with perseverance) hold their Lord in respect and fear, and fear terrible penalty (if they do wrong);

Taqi Usmani

and those who maintain the relationships Allah has commanded to be maintained and fear their Lord and are frightful of evil reckoning,

The Monotheist Group

Andthose who deliver what God has ordered to be delivered, and they are concerned towards their Lord and they fear a terrible reckoning.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

qui unissent ce quʹAllah a commandé dʹunir, redoutent leur Seigneur et craignent une malheureuse reddition de compte,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew ên ku xwe digihînin a ku Xwedê bi gihandina wê ferman kiriye (mina seredana lêziman û hwd.), ji Xwedayê xwe ditirsin û ji hesabdîtineke xerab saw digirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

en zij die samenvoegen wat God geboden heeft samen te voegen, hun Heer vrezen en bang zijn voor de vreselijke afrekening

Hollandaca — Salomo Keyzer

Die verbinden wat God heeft bevolen te verbinden en die God vreezen en eene slechte rekening duchten.

Hollandaca — Siregar

En degenen die onderhouden wat Allah heeft bevolen te onderhouden. En zij vrezen hun Heer en zij zijn bang voor de slechte aftekening.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

и те, которые соединяют то, что приказал Аллах соединять [поддерживают родственные связи и хорошо относятся к бедным], и страшатся своего Господа (когда совершат грех), и боятся плохого рас­чета (в День Суда) (что им не будут прощены их грехи);

Rusça — Osmanov

а также те, которые соединяют [в себе] то, что велел Аллах соединять, страшатся своего Господа и боятся строгого спроса,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

de som håller samman det som Gud har befallt skall vara sammanfogat, de som står i bävan inför sin Herre och ängslas för räkenskapens svåra stund;