و ص ل (WṦL) kökünün geçtiği ayetler

Sözlük anlamı

Ulaşmak, erişmek, bağlanmak, uygulamak, yakınlaştırmak, gelmek/iletmek/aktarmak, devam etmek, birlik (arkadaşlar/dostlar/sevgililer arasında).

Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0

İlgili Ayetler (12)

Bu kök Kur'an boyunca 12 kez, 7 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.

Sırala:

يُوصَلَ3 kez

Bakara 2:27يُوصَلَyūSalebirleştirmesini

اَلَّذِينَ يَنْقُضُونَ عَهْدَ اللّٰهِ مِنْ بَعْدِ مِيثَاقِهِ وَيَقْطَعُونَ مَا اَمَرَ اللّٰهُ بِهِ اَنْ يُوصَلَ وَيُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ

(e)lleƶīne yenḳuDūne ǎhde (a)llahi min beǎ'di mīṧāḳihi ve yeḳTaǔne mā emera (a)llahu bihi en yūSale ve yufsidūne fī l-erDi ulāike humu l-ḣāsirūne

Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün ilişkileri) koparan ve yeryüzünde bozgunculuk yapan kimselerdir. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.

Ra'd 13:21يُوصَلَyūSalebitiştirilmesini

وَالَّذِينَ يَصِلُونَ مَا اَمَرَ اللّٰهُ بِهِ اَنْ يُوصَلَ وَيَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ وَيَخَافُونَ سُوءَ الْحِسَابِ

ve(e)lleƶīne yeSilūne mā emera (a)llahu bihi en yūSale ve yeḣşevne rabbehum ve yeḣāfūne sū'e l-Hisābi

Onlar, Allah'ın riayet edilmesini emrettiği haklara riayet eden, Rablerine saygı besleyen ve kötü hesaptan korkanlardır.

Ra'd 13:25يُوصَلَyūSalebitiştirilmesini

وَالَّذِينَ يَنْقُضُونَ عَهْدَ اللّٰهِ مِنْ بَعْدِ مِيثَاقِهِ وَيَقْطَعُونَ مَا اَمَرَ اللّٰهُ بِهِ اَنْ يُوصَلَ وَيُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمُ اللَّعْنَةُ وَلَهُمْ سُوءُ الدَّارِ

ve(e)lleƶīne yenḳuDūne ǎhde (a)llahi min beǎ'di mīṧāḳihi ve yeḳTaǔne mā emera (a)llahu bihi en yūSale ve yufsidūne fī l-erDi ulāike lehumu l-leǎ'netu ve lehum sū'u d-dāri

Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozanlar, Allah'ın korunmasını emrettiği şeyleri (akrabalık bağlarını) koparanlar ve yeryüzünde fesat çıkaranlar var ya; işte lanet onlara, yurdun kötüsü (cehennem) de onlaradır.

يَصِلُونَ3 kez

Nisa 4:90يَصِلُونَyeSilūnesığınan(lar)

اِلَّا الَّذِينَ يَصِلُونَ اِلٰى قَوْمٍ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ مِيثَاقٌ اَوْ جَٓاؤُ۫كُمْ حَصِرَتْ صُدُورُهُمْ اَنْ يُقَاتِلُوكُمْ اَوْ يُقَاتِلُوا قَوْمَهُمْ وَلَوْ شَاءَ اللّٰهُ لَسَلَّطَهُمْ عَلَيْكُمْ فَلَقَاتَلُوكُمْ فَاِنِ اعْتَزَلُوكُمْ فَلَمْ يُقَاتِلُوكُمْ وَاَلْقَوْا اِلَيْكُمُ السَّلَمَ فَمَا جَعَلَ اللّٰهُ لَكُمْ عَلَيْهِمْ سَبِيلًا

illā (e)lleƶīne yeSilūne ilā ḳavmin beynekum ve beynehum mīṧāḳun ev cā'ūkum HaSirat Sudūruhum en yuḳātilūkum ev yuḳātilū ḳavmehum ve lev şā'e (a)llahu le selleTahum ǎleykum fe le ḳātelūkum fe ini ǎ'tezelūkum fe lem yuḳātilūkum ve elḳav ileykumu s-seleme fe mā ceǎle (a)llahu lekum ǎleyhim sebīlen

Ancak sizinle aralarında anlaşma olan bir topluma sığınmış bulunanlar, yahut ne sizinle ne de kendi kavimleriyle savaşmayı içlerine sığdıramayıp (tarafsız olarak) size gelenler başka. Eğer Allah dileseydi, onları size musallat kılardı da sizinle savaşırlardı. Eğer onlar sizden uzak durur, sizinle savaşmayıp size barış teklif ederlerse; Allah, onlara saldırmak için size bir yol (yetki) vermemiştir.

Ra'd 13:21يَصِلُونَyeSilūnebitiştirirler

وَالَّذِينَ يَصِلُونَ مَا اَمَرَ اللّٰهُ بِهِ اَنْ يُوصَلَ وَيَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ وَيَخَافُونَ سُوءَ الْحِسَابِ

ve(e)lleƶīne yeSilūne mā emera (a)llahu bihi en yūSale ve yeḣşevne rabbehum ve yeḣāfūne sū'e l-Hisābi

Onlar, Allah'ın riayet edilmesini emrettiği haklara riayet eden, Rablerine saygı besleyen ve kötü hesaptan korkanlardır.

Kasas 28:35يَصِلُونَyeSilūneonlar erişemeycekler

قَالَ سَنَشُدُّ عَضُدَكَ بِاَخِيكَ وَنَجْعَلُ لَكُمَا سُلْطَانًا فَلَا يَصِلُونَ اِلَيْكُمَا بِاٰيَاتِنَا اَنْتُمَا وَمَنِ اتَّبَعَكُمَا الْغَالِبُونَ

ḳāle se neşuddu ǎDudeke bi eḣīke ve nec'ǎlu le kumā sulTānen fe lā yeSilūne ileykumā bi āyātinā entumā ve meni ttebeǎkumā l-ğālibūne

Allah, "Seni kardeşinle destekleyeceğiz ve size bir iktidar vereceğiz de ayetlerimiz sayesinde size (kötü bir amaçla) ulaşamayacaklar. Siz ve size uyanlar, galip gelecek olanlardır" dedi.

يَصِلُ2 kez

En'am 6:136يَصِلُyeSiluulaşmaz

وَجَعَلُوا لِلّٰهِ مِمَّا ذَرَاَ مِنَ الْحَرْثِ وَالْاَنْعَامِ نَصِيبًا فَقَالُوا هٰذَا لِلّٰهِ بِزَعْمِهِمْ وَهٰذَا لِشُرَكَائِنَا فَمَا كَانَ لِشُرَكَائِهِمْ فَلَا يَصِلُ اِلَى اللّٰهِ وَمَا كَانَ لِلّٰهِ فَهُوَ يَصِلُ اِلٰى شُرَكَائِهِمْ سَاءَ مَا يَحْكُمُونَ

ve ceǎlū li (a)llahi mimmā ƶerae mine l-Harṧi ve l-'en'ǎāmi neSīben fe ḳālū hāƶā li (a)llahi bi zeǎ'mihim ve hāƶā li şurakāinā fe mā kāne li şurakāihim fe lā yeSilu ilā (a)llahi ve mā kāne li (a)llahi fe huve yeSilu ilā şurakāihim sā'e mā yeHkumūne

Allah'ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan O'na bir pay ayırdılar ve akıllarınca, "Şu, Allah için, şu da bizim ortaklarımız (putlarımız) için" dediler. Ortakları için olan Allah'ınkine eklenmiyor. Allah için olan ise ortaklarınkine ekleniyor.. Ne kötü hükmediyorlar!

En'am 6:136يَصِلُyeSiluulaşır

وَجَعَلُوا لِلّٰهِ مِمَّا ذَرَاَ مِنَ الْحَرْثِ وَالْاَنْعَامِ نَصِيبًا فَقَالُوا هٰذَا لِلّٰهِ بِزَعْمِهِمْ وَهٰذَا لِشُرَكَائِنَا فَمَا كَانَ لِشُرَكَائِهِمْ فَلَا يَصِلُ اِلَى اللّٰهِ وَمَا كَانَ لِلّٰهِ فَهُوَ يَصِلُ اِلٰى شُرَكَائِهِمْ سَاءَ مَا يَحْكُمُونَ

ve ceǎlū li (a)llahi mimmā ƶerae mine l-Harṧi ve l-'en'ǎāmi neSīben fe ḳālū hāƶā li (a)llahi bi zeǎ'mihim ve hāƶā li şurakāinā fe mā kāne li şurakāihim fe lā yeSilu ilā (a)llahi ve mā kāne li (a)llahi fe huve yeSilu ilā şurakāihim sā'e mā yeHkumūne

Allah'ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan O'na bir pay ayırdılar ve akıllarınca, "Şu, Allah için, şu da bizim ortaklarımız (putlarımız) için" dediler. Ortakları için olan Allah'ınkine eklenmiyor. Allah için olan ise ortaklarınkine ekleniyor.. Ne kötü hükmediyorlar!

وَصِيلَةٍ1 kez

Maide 5:103وَصِيلَةٍveSīletinvasîle

مَا جَعَلَ اللّٰهُ مِنْ بَحِيرَةٍ وَلَا سَائِبَةٍ وَلَا وَصِيلَةٍ وَلَا حَامٍ وَلٰكِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا يَفْتَرُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ وَاَكْثَرُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ

mā ceǎle (a)llahu min beHīratin ve lā sāibetin ve lā veSīletin ve lā Hāmin ve lākinne (e)lleƶīne keferū yefterūne ǎlā (a)llahi l-keƶibe ve ekṧeruhum lā yeǎ'ḳilūne

Allah, ne "Bahire", ne "Saibe", ne "Vasile", ne de "Ham" diye bir şey meşru kılmamıştır. Fakat, inkar edenler Allah'a karşı yalan uyduruyorlar. Zaten çoklarının aklı da ermez.

تَصِلُ1 kez

Hud 11:70تَصِلُteSiluuzanmadığını

فَلَمَّا رَآٰ اَيْدِيَهُمْ لَا تَصِلُ اِلَيْهِ نَكِرَهُمْ وَاَوْجَسَ مِنْهُمْ خِيفَةً قَالُوا لَا تَخَفْ اِنَّٓا اُرْسِلْنَٓا اِلٰى قَوْمِ لُوطٍ

fe lemmā raā eydiyehum lā teSilu ileyhi nekirahum ve evcese minhum ḣīfeten ḳālū lā teḣaf innā ursilnā ilā ḳavmi lūTin

Ellerini yemeğe uzatmadıklarını görünce, onları yadırgadı ve onlardan dolayı içinde bir korku duydu. Dediler ki: "Korkma, çünkü biz Lut kavmine gönderildik."

يَصِلُوا1 kez

Hud 11:81يَصِلُواyeSilūilişemeyecekler

قَالُوا يَالُوطُ اِنَّا رُسُلُ رَبِّكَ لَنْ يَصِلُوا اِلَيْكَ فَاَسْرِ بِاَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِنَ الَّيْلِ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنْكُمْ اَحَدٌ اِلَّا امْرَاَتَكَ اِنَّهُ مُصِيبُهَا مَا اَصَابَهُمْ اِنَّ مَوْعِدَهُمُ الصُّبْحُ اَلَيْسَ الصُّبْحُ بِقَرِيبٍ

ḳālū yā lūTu innā rusulu rabbike len yeSilū ileyke fe esri bi ehlike bi ḳiT'ǐn mine l-leyli ve lā yeltefit minkum eHadun illā mraeteke innehu muSībuhā mā eSābehum inne mev'ǐdehumu S-SubHu e leyse S-SubHu bi ḳarībin

Konukları şöyle dedi: "Ey Lut! Biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana asla ulaşamayacaklar. Geceleyin bir vakitte aileni al götür. İçinizden kimse ardına bakmasın. Ancak karın müstesna. (Onu bırak.) Çünkü onların (kavminin) başına gelecek olan azap, onun başına da gelecektir. Onların azabla buluşma zamanı sabahtır. Sabah yakın değil midir?!"

وَصَّلْنَا1 kez

Kasas 28:51وَصَّلْنَاveSSalnābiz birbirine bitiştirdik

وَلَقَدْ وَصَّلْنَا لَهُمُ الْقَوْلَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ

ve leḳad veSSalnā lehumu l-ḳavle leǎllehum yeteƶekkerūne

Andolsun, düşünüp öğüt alsınlar diye o sözü (Kur'an ayetlerini) onlara peş peşe ulaştırdık.