Allah'ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan O'na bir pay ayırdılar ve akıllarınca, "Şu, Allah için, şu da bizim ortaklarımız (putlarımız) için" dediler. Ortakları için olan Allah'ınkine eklenmiyor. Allah için olan ise ortaklarınkine ekleniyor.. Ne kötü hükmediyorlar!

وَجَعَلُوا لِلّٰهِ مِمَّا ذَرَاَ مِنَ الْحَرْثِ وَالْاَنْعَامِ نَصِيبًا فَقَالُوا هٰذَا لِلّٰهِ بِزَعْمِهِمْ وَهٰذَا لِشُرَكَائِنَا فَمَا كَانَ لِشُرَكَائِهِمْ فَلَا يَصِلُ اِلَى اللّٰهِ وَمَا كَانَ لِلّٰهِ فَهُوَ يَصِلُ اِلٰى شُرَكَائِهِمْ سَاءَ مَا يَحْكُمُونَ

ve ceǎlū li (a)llahi mimmā ƶerae mine l-Harṧi ve l-'en'ǎāmi neSīben fe ḳālū hāƶā li (a)llahi bi zeǎ'mihim ve hāƶā li şurakāinā fe mā kāne li şurakāihim fe lā yeSilu ilā (a)llahi ve mā kāne li (a)llahi fe huve yeSilu ilā şurakāihim sā'e mā yeHkumūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَجَعَلُواve ceǎlūج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakve kıldılar
2لِلّٰهِli (a)llahiAllah'ın
3مِمَّاmimmāşeylerden
4ذَرَاَƶeraeذ ر اÜretmek, yaratmak, dağıtmak, çoğaltmak, yaymak, ekmek, çok sayıda, çocuklar, döller.yarattığı
5مِنَmine-den
6الْحَرْثِl-Harṧiح ر ثSürmek ve ekmek, yetiştirmek, bir şeyi kesmek, (mal) edinmek, servet biriktirmek, geçim aramak, çalışmak veya emek vermek, toprağı sürmek, bir şeyi derinlemesine incelemek, incelemek/bakmak/dikkatle araştırmak/soruşturmak, bir şeyi akla getirmek.ekin(ler)-
7وَالْاَنْعَامِve l-'en'ǎāmiن ع مRahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf, nimet, (konuşma/yetenek/akıl vb. ile) bahşedilmiş.ve hayvanlar(dan)
8نَصِيبًاneSībenن ص بSabitlemek, yükseltmek/kurmak/tesis etmek, düşmanlık/husumetle hareket etmek, bir şeyi yere koymak, yorgun/bitkin, zorluk/sıkıntı/üzüntü çekmek, nasiba - özen göstermek, çalışmak/emek vermek, ısrarlı olmak.bir pay
9فَقَالُواfe ḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler ki
10هٰذَاhāƶābu
11لِلّٰهِli (a)llahiAllah'ındır
12بِزَعْمِهِمْbi zeǎ'mihimز ع مİddia etmek, taşıyıcı, iletmek, söz vermek, iddia, sorumlu/hesap verebilir/yatkın, şiddetle arzu etmek veya heveslendirmekzanlarınca
13وَهٰذَاve hāƶābu da
14لِشُرَكَائِنَاli şurakāināش ر كyoldaş/ortak olmak, paylaşmak. şirkun - paylaşma, katılım, çok tanrıcılık, putperestlik, Allah'a ortak koşmak. şerik (çoğul: şüreka) - ortak, partner, paylaşımcı. İkinci çekim isimleri, bitişik zamirlerle takip edildiğinde üç çekim alır: şüreka, şürekai, şürekaa. şarek (fiil 3) - paylaşmak. eşreke (fiil 4) - ortak/eş koşmak, (Allah'a) ortak vermek, çok tanrıcı veya putperest olmak. eşrektumuni - beni ortak koştunuz. müşrik - Allah'a ortak koşan, çok tanrıcı. müşterik (fiil 8) - katılan veya paylaşan kişi.ortaklarımızındır
15فَمَاfe mā(halbuki)
16كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolan
17لِشُرَكَائِهِمْli şurakāihimش ر كyoldaş/ortak olmak, paylaşmak. şirkun - paylaşma, katılım, çok tanrıcılık, putperestlik, Allah'a ortak koşmak. şerik (çoğul: şüreka) - ortak, partner, paylaşımcı. İkinci çekim isimleri, bitişik zamirlerle takip edildiğinde üç çekim alır: şüreka, şürekai, şürekaa. şarek (fiil 3) - paylaşmak. eşreke (fiil 4) - ortak/eş koşmak, (Allah'a) ortak vermek, çok tanrıcı veya putperest olmak. eşrektumuni - beni ortak koştunuz. müşrik - Allah'a ortak koşan, çok tanrıcı. müşterik (fiil 8) - katılan veya paylaşan kişi.ortaklarına ait
18فَلَاfe lā
19يَصِلُyeSiluو ص لUlaşmak, erişmek, bağlanmak, uygulamak, yakınlaştırmak, gelmek/iletmek/aktarmak, devam etmek, birlik (arkadaşlar/dostlar/sevgililer arasında).ulaşmaz
20اِلَىilā
21اللّٰهِ(a)llahiAllah'a
22وَمَاve mā
23كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolan (ise)
24لِلّٰهِli (a)llahiAllah'a ait
25فَهُوَfe huveo
26يَصِلُyeSiluو ص لUlaşmak, erişmek, bağlanmak, uygulamak, yakınlaştırmak, gelmek/iletmek/aktarmak, devam etmek, birlik (arkadaşlar/dostlar/sevgililer arasında).ulaşır
27اِلٰىilā
28شُرَكَائِهِمْşurakāihimش ر كyoldaş/ortak olmak, paylaşmak. şirkun - paylaşma, katılım, çok tanrıcılık, putperestlik, Allah'a ortak koşmak. şerik (çoğul: şüreka) - ortak, partner, paylaşımcı. İkinci çekim isimleri, bitişik zamirlerle takip edildiğinde üç çekim alır: şüreka, şürekai, şürekaa. şarek (fiil 3) - paylaşmak. eşreke (fiil 4) - ortak/eş koşmak, (Allah'a) ortak vermek, çok tanrıcı veya putperest olmak. eşrektumuni - beni ortak koştunuz. müşrik - Allah'a ortak koşan, çok tanrıcı. müşterik (fiil 8) - katılan veya paylaşan kişi.ortaklarına
29سَاءَsā'eس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmekne kötü
30مَا
31يَحْكُمُونَyeHkumūneح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.hüküm veriyorlar

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah'ın yarattığı ekinlerle hayvanlardan Allah'a bir hisse ayırıp boş düşüncelerine göre bu Allah'ın diyorlardı, bu da ortaklarımız olan putların. Putlara ait olanlar, Allah'a ulaşmıyordu ama Allah'a ait olanlar, ortaklarına, putlara kavuşuyordu, hükmettikleri şey ne de kötüydü.

Abdulkadir Gölpınarlı

Allahʼın yarattığı ekinlerle hayvanlardan Allahʼa bir hisse ayırıp boş düşüncelerine göre bu Allahʼın diyorlardı, bu da ortaklarımız olan putların. Putlara ait olanlar, Allahʼa ulaşmıyordu ama Allahʼa ait olanlar, ortaklarına, putlara kavuşuyordu, hükmettikleri şey ne de kötüydü.

Adem Uğur

Allah'ın yarattığı ekinlerle hayvanlardan Allah'a pay ayırıp zanlarınca, bu Allah'a, bu da ortaklarımıza (putlarımıza) dediler. Ortakları için ayrılan Allah'a ulaşmıyor, fakat Allah için ayrılan ortaklarına ulaşıyor! Ne kötü hüküm veriyorlar?

Ahmed Hulusi

(O'nun) yarattığı ekinden ve hayvandan Allah'a bir pay ayırdılar! Kendi zanlarınca şöyle dediler: "Bu Allah'ın, bu da ortak koştuklarımızındır. " (Oysa) ortak koştukları için olan Allah'a vasıl olmaz! (Ama) Allah için olan, onların ortak koştuklarına ulaşır. . . Ne kötü hüküm veriyorlar!

Ahmet Tekin

Allah’ın üretip çoğalttığı ekin ve hayvanlardan Allah’a bir hisse ayırıyorlar ve kendi düşüncelerine göre: 'Bu Allah’ın, şu da ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah’a ortak saydığımız varlıkların' diyorlardı. Ortak saydıklarına ayrılan hisse Allah’ın rızasını gerektirecek yerlere dağıtılmadığı için Allah’a ulaşmamakta, fakat Allah’a ayrılan hisseden, rızasına uygun olmayan yere dağıtıldığı için ortak saydıklarına ulaşmaktadır. Verdikleri hüküm ne kötüdür.

Ahmet Varol

Kendi zanlarıyla: 'Bu Allah'ın, bu da ortak koştuklarımızındır' diyerek Allah'ın yarattığı ekinden ve hayvanlardan Allah'a pay ayırdılar. Ortak koştukları için ayırdıkları Allah'a ulaşmaz. Allah'a ayırdıkları ise işte o ortak koştuklarına ulaşır. [14] Ne kadar da kötü hüküm veriyorlar!

Ali Bulaç

O'nun üretip türettiği ekin ve hayvanlardan Allah için bir pay ayırdılar, sonra kendi zanlarınca: "Bu Allah'ındır, bu da ortaklarımızındır" dediler. Kendi ortakları için olan (pay), Allah tarafına geçmez, ama Allah'a aid olan kendi ortaklarının tarafına (payına) geçer. Ne kötü hüküm veriyorlar?

Ali Fikri Yavuz

Tuttular Allah’ın yarattığı ekinden ve davardan, müşrikler, hisseler ayırdılar ve inançlarınca: “- Bu Allah’ın ve bu da Allah’a ortak koştuğumuz putların” dediler. Putlar için olan hisse çoğalsa, ondan Allah için harcamazlar. Fakat Allah için ayırdıkları hisse çoğalınca, Allah’ın ihtiyacı yoktur diye, putları yolunda harcarlar. Ne kötü hüküm vermektedirler!...

Ali Rıza Safa

Allah'ın yarattığı ekinlerden ve Çiftlik Hayvanlarından, O'na bir pay ayırdılar. Böylece, kendi akıllarınca, şöyle dediler: "İşte bu, Allah için; işte bu da ortaklarımız için!" Ortakları için olan, Allah'ın tarafına geçmez, ama Allah için olan, ortaklarının tarafına geçer; ne kötü yargı veriyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Onlar, Allah'ın yarattığı ekin ve davar gibi şeylerden bir pay ayırırlar. Kendi zanlarınca, "Bu, Allah'ındır, bu da ortaklarımızındır" derler. Ortakları için olan Allah'a ulaşmıyor, Allah için olan ortaklarına ulaşıyordu. Bunlar ne kadar kötü hükmediyorlar!

Bekir Sadak

Kendi zanlarina gore, «Bu Allah'indir, bu da putlarimizindir» diyerek, Allah'in yarattigi hayvanlar ve ekinlerden pay ayirdilar. Putlari icin ayirdiklari Allah icin verilmez, ama Allah icin ayirdiklari putlarina verilirdi; ne kotu hukum veriyorlardÙ!

Celal Yıldırım

Bir de kalkıp Allah'a, yarattığı ekin ve davarlardan bir pay ayırdılar da kendi Zanlarınca, «bu Allah için, şu da ortaklarımız (olan putlarımız) içindir» dediler. Ortakları için olanı Allah tarafına geçmezdi, (ama) Allah için olanı ortaklarına (aktarılarak) geçip ulaşırdı. Hükmettikleri şey ne kötü!

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah’ın yarattığı ekin ve hayvanlardan Allah’a pay ayırıp zanlarınca, “Bu Allah’a, bu da ortaklarımıza (putlara)” dediler. Ortakları için ayrılan Allah’a ulaşmıyor, fakat Allah için ayrılan ortaklarına ulaşıyor! Ne kötü hüküm veriyorlar!

Diyanet İşleri

Allah'ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan O'na bir pay ayırdılar ve akıllarınca, "Şu, Allah için, şu da bizim ortaklarımız (putlarımız) için" dediler. Ortakları için olan Allah'ınkine eklenmiyor. Allah için olan ise ortaklarınkine ekleniyor.. Ne kötü hükmediyorlar!

Diyanet İşleri (eski)

Kendi zanlarına göre, 'Bu Allah'ındır, bu da putlarımızındır' diyerek, Allah'ın yarattığı hayvanlar ve ekinlerden pay ayırdılar. Putları için ayırdıkları Allah için verilmez, ama Allah için ayırdıkları putlarına verilirdi; ne kötü hüküm veriyorlardı!

Diyanet Vakfi

Allah'ın yarattığı ekinlerle hayvanlardan Allah'a pay ayırıp zanlarınca, bu Allah'a, bu da ortaklarımıza (putlarımıza) dediler. Ortakları için ayrılan Allah'a ulaşmıyor, fakat Allah için ayrılan ortaklarına ulaşıyor! Ne kötü hüküm veriyorlar?

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah'ın yarattığı ekin ve hayvanlardan Allah'a bir hisse ayırmakta ve kendilerince: «Bu, Allah'a ait; şu da ortaklarımıza ait» demektedirler. Ortakları için olan hisse Allah'a ulaşmamakta, fakat Allah'a ayrılan hisse ortaklarına ulaşmaktadır. Verdikleri hüküm ne kötüdür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Tutup Allah'ın yarattığı ekin ve davardan ona bir pay ayırdılar ve kendi yanlış kanaatlerince: "Bu Allah için, bu da ortaklarımız için." dediler. Fakat ortakları için olanlar Allah tarafına geçmez, Allah için ayrılmış olan ise, ortaklarının tarafına geçer. Ne kötü hüküm yürütüyorlar!

Elmalılı Hamdi Yazır

Tuttular Allah için onun yarattıklarından: Hars ve en'amdan bir hıssa ayırdılar, zuumlarınca şu, dediler: Allah için, şu da şeriklerimiz için, amma şerikleri için olan Allah tarafına geçmez, Allah için olana gelince o şerikleri tarafına geçer, ne fena hukumet yapıyorlar

Erhan Aktaş

Allah'ın var ettiği ziraat ürünlerinden ve hayvanlardan, O'na bir pay ayırıp, zanlarınca: "Bu Allah'a, bu da ortaklarımızadır." dediler. Ortakları için ayrılan, Allah'a ulaşmıyor, Allah için ayrılan, ortaklarına ulaşıyor. Ne kötü hüküm veriyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'ın var ettiği ziraat ürünlerinden ve hayvanlardan, O'na bir pay ayırıp, zanlarınca: "Bu Allah'a, bu da ortaklarımızadır." dediler. Ortakları için ayrılan, Allah'a ulaşmıyor, Allah için ayrılan, ortaklarına ulaşıyor. Ne kötü hüküm veriyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'ın var ettiği ziraat ürünlerinden ve hayvanlardan, O'na bir pay ayırıp, zanlarınca: "Bu Allah'a, bu da ortaklarımızadır." dediler. Ortakları için ayrılan, Allah'a ulaşmıyor, Allah için ayrılan, ortaklarına ulaşıyor. Ne kötü hüküm veriyorlar.

Fizilal-il Kuran

Onlar Allah'a, O'nun yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan sınırlı bir pay ayırdılar. Asılsız saplantıları uyarınca «Bu Allah'ın bu da O'na koştuğumuz ortakların payıdır» derler. Fakat koştukları ortakların payı Allah'a geçmezken, Allah'ın payı bu ortaklara geçebiliyor. Ne kötü hüküm veriyorlar.

Gültekin Onan

O'nun üretip türettiği ekin ve hayvanlardan Tanrı için bir pay ayırdılar, sonra kendi zanlarınca; "Bu Tanrı'nındır, bu da ortaklarımızındır" dediler. Kendi ortakları için olan (pay) Tanrı tarafına geçmez, ama Tanrı'ya ait olan kendi ortaklarının tarafına (payına) geçer. Ne kötü hüküm veriyorlar?

Hamdi Döndüren

Müşrikler, Allah’ın yarattığı ekin ve hayvanlardan birçok pay ayırıp, kendi zanlarınca, “Bu, Allah için, bu da ortaklarımız olan (putlarımız) içindir.” demişlerdi. Ancak ortakları için olan, Allah’a ulaşmazken, Allah için ayrılan, ortaklarına ulaşıyordu! Bunlar ne kötü hüküm veriyorlar!

Hasan Basri Çantay

Onlar Allah için, onun yaratdığı ekin ve meyvelerle hayvanlardan, bir hisse ayırdılar da kendi boş zanlarınca "Şu Allahın, dediler, şu da ortaklarımız (olan putlar) ın. Ortaklarına aid olanlar Allaha ulaşmaz amma, Allaha aid olanlar, (evet) onlar ortaklarına gider! Hükm edegeldikleri bu şeyler ne kötüdür!

Hasib Asutay

Allah'ın yarattığı, ekin(ler)den ve hayvanlardan Allah'a pay ayırdılar. Zanlarınca, 'Bu Allah 'a bu da ortaklarımıza ' dediler. Ortakları için ayrılan Allah'a ulaşmıyor, fakat Allah için ayrılan, ortaklarına ulaşıyor. Ne kötü hüküm veriyorlar! (40) (40. Putlara ayırdıkları eksilince, Allah'a ayırdıkları paydan ilave ederlerdi. Allah'a ayırdıkları paydan eksilme olunca putlara ayırdıkları paydan ilave etmezlerdi. 'Allah zengindir, putlar fakirdir' derlerdi. Yüce Allah bu yaptıklarına işaret etmekte ve onları kınamaktadır. Müşriklerin Allah'a inancı varsa da koştukları şirk yüzünden bunun hiçbir dayanağı bulunmamaktadır.)

Hayrat Neşriyat

Allah’a, (kendi) yarattığı ekinler ve en'amdan (sağmal hayvanlardan, güyâ) bir hisse (ve putlarına da bir hisse) ayırdılar da, zanlarınca: 'Bu Allah’ındır, bu da (O’na şirk koştuğumuz) ortaklarımızındır!' dediler. Hâlbuki ortaklarına âid olan, Allah’a hiç ulaşmaz; Allah’a âid olana gelince, o hemen ortaklarına ulaşıyor. Ne kötü hüküm veriyorlar!

İbni Kesir

Onlar; Allah için, O'nun yarattığı ekin ve davarlardan bir pay ayırdılar ve kendi zanlarına göre; bu, Allah'ındır, bu da koştuğumuz ortaklarımızındır, dediler. Ortaklarına ait olanlar Allah'a ulaşamaz dı da, Allah'a ait olanlar ortaklarına giderdi. Ne kötüdür hükmedegeldikleri şeyler.

Mehmet Okuyan

Yarattığı ekinlerle hayvanlardan Allah’a birer pay ayırıp, zanlarınca “Bu Allah için, bu da ortaklarımız (putlarımız) için.” dediler. Ortakları için ayrılan (pay) Allah’a ulaşmıyor, Allah için ayrılan (pay ise) ortaklarına ulaşıyor! Vermekte oldukları hüküm (ne) kötüdür!

Muhammed Esed

Onlar, Allahın yarattığı tarlalar ile hayvanların mahsullerinden Ona bir pay ayırırlar ve "Bu Allaha aittir!" derler; yahut (haksız şekilde), "Ve bu (da), eminiz ki, Allahın uluhiyetinde pay sahibi olan varlıklar içindir!" diye iddia ederler. Ama zihinlerinde Allaha ortak saydıkları varlıklar için ayırdıkları şey, (onları) Allaha yakınlaştırmaz, Allah için ayırdıkları da (onları ancak) Allahın uluhiyetine ortak koştukları o varlıklara yakınlaştırır. Gerçekten de ne kötüdür onların yanılgıları!

Mustafa İslamoğlu

Allah'ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan bir pay ayırıp, batıl inançlarına göre dediler ki: "Bu Allah'a aittir, bu da (Allah'a) koştuğumuz ortaklarımıza." Oysa ki ortakları için olan Allah'a ulaşmıyor, fakat Allah için olan ortaklarına ulaşıyordu: ne berbat muhakeme tarzları var!

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve (o müşrikler) Allah için O'nun yarattığından, ekinden ve hayvanlardan bir pay ayırdılar, sonra zûmlarınca, «Bu Allah içindir, bu da ortaklarımız (putlarımız) içindir,» dediler. Artık ortakları için olan Allah'a ulaşmaz, Allah için olan ise o ortaklarına ulaşır. Hükmeder oldukları şey ne fena!

Ömer Öngüt

Allah'ın yarattığı ekinlerle hayvanlardan O'na pay ayırdılar ve kendi zanlarınca: “Bu Allah'ındır, şu da O'na koştuğumuz ortaklarımızındır. ” dediler. Ortakları için ayırdıkları Allah'a ulaşmıyor, fakat Allah için ayırdıkları ortaklarına ulaşıyor! Ne kötü hüküm veriyorlar?

Suat Yıldırım

Allah’ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan kendilerince Allah’a bir hisse ayırdılar da kendi batıl iddialarınca: "Şu, Allah’ın" dediler, "Şu da uluhiyette ortakları olan putlarımızın."Ortakları için ayırdıkları, Allah’ın hissesine konulmaz, ama Allah’a ait olanlar ortaklarının hissesine aktarılır. Bunlar ne kötü hüküm veriyorlar!

Süleyman Ateş

Allah'ın yarattığı, ekin(ler)den ve hayvanlardan Allah'a pay ayırdılar. Zanlarınca: "Bu Allah'a, bu da ortaklarımıza" dediler. Ortakları için ayrılan Allah'a ulaşmıyor, fakat Allah için ayrılan, ortaklarına ulaşıyor. Ne kötü hüküm veriyorlar!

Süleymaniye Vakfı

Allah'ın yaratıp yetiştirdiği ekin ve en'amdan Allah'a bir pay ayırır, kendilerince "Bu Allah'ındır, şu da ona ortak saydıklarımızındır" derler. Onlara göre Allah'a ortak saydıklarının payı Allah'ın payına katılmaz ama Allah'ın payı ona ortak saydıklarının payına katılır. Vardıkları karar ne kötüdür!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar Allah'ın yetiştirdiği ekinden ve en'amdan O'na pay ayırır ve kendilerince "Bu Allah'ın, bu da O'na ortak saydıklarımızın" derlerdi. Ortak saydıklarının payından Allah'ın payına geçmez ama Allah'ın payından ortak saydıklarının payına geçer. Ne kötü karar veriyorlar.

Şaban Piriş

Allah'ın yarattığı ekin ve hayvandan Allah'a bir hisse ayırıyorlar, akıllarınca: -Bu, Allah'ındır, bu da ortak (koştuk)larımızındır, diyorlar. Ortakları için ayırdıkları Allah'a verilmez; ama Allah için ayırdıkları ise ortak (koştuk)larına verilirdi. Ne kötü hüküm veriyorlar!

Tefhim-ul Kuran

O'nun üretip türettiği ekin ve hayvanlardan Allah için de bir pay ayırdılar, sonra kendi zanlarınca: «Bu Allah'ındır, bu da ortaklarımızındır» dediler. Kendi ortakları için olan (pay), Allah tarafına geçmez, ama Allah'a aid olan kendi ortaklarının tarafına (payına) geçer. Ne kötü hüküm veriyorlar?

Ümit Şimşek

Bir de, Allah'ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan, Allah'a da bir pay ayırdılar ve akıllarınca 'Bu Allah'ın, bu da şeriklerimizin' dediler. Şeriklerinin payını Allah için ayırdıklarına katmazlar; ama Allah için ayırdıklarını şeriklerinin payına katarlar. Ne kötü birşeydir o hükmettikleri!

Yaşar Nuri Öztürk

Kendi döllendirip yaydığı ekinden ve hayvanlardan Allah'a bir pay ayırdılar da kendi zanlarınca şöyle dediler: "Bu Allah için, bu da ortaklarımız için." ortakları için olan Allah'a ulaşmaz. Ama Allah için olan, ortaklarına ulaşıyor. Ne kötü hüküm veriyorlar!

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar Allah üçün Onun yaratdığı əkindən və mal-qaradan pay ayırıb öz batil iddialarına əsasən: “Bu, Allah üçündür, bu da şərik qoşduqlarımız bütlər üçündür”– deyirlər. Şərikləri üçün ayırdıqları pay Allaha çatmır, Allah üçün ayırdıqları pay isə şəriklərinə çatır. Onların verdikləri hökm necə də pisdir!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Müşriklər) Allah üçün Onun yaratdığı əkindən və davardan pay ayırıb öz (batil) inanclarına görə: ″Bu, Allahın və bu da (Allaha) şərik qoşduğumuz bütlərin!″ – dedilər. Onların bütləri üçün ayrılmış hissə Allaha çatmaz, Allah üçün ayrılmış hissə isə bütlərə çatardı. Onların verdikləri hökm necə də pisdir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die Ungläubigen bestimmen für Gott einen Anteil von der Ernte und vom Vieh, das Er erschaffen hat und behaupten: ʺDieses ist für Gott und jenes für die Götzen, die wir Gott beigesellen.ʺ Der Anteil, der den Gott beigesellten Götzen zufällt, darf Gott nicht zugeleitet werden; der Anteil Gottes aber darf den Gott beigesellten Götzen zugeführt werden. Wie übel urteilen die Ungläubigen.

Almanca — Der Edle Quran

Und sie haben Allah mit dem, was Er an (Früchten auf den) Saatfeldern und Vieh wachsen läßt, einen Anteil bestimmt. Und sie sagen: ʺDies ist für Allahʺ - so behaupten sie -, ʺUnd dies ist für unsere Teilhaber.ʺ Was nun für ihre Teilhaber (bestimmt) ist, gelangt nicht zu Allah, was aber für Allah (bestimmt) ist, gelangt zu ihren Teilhabern. Wie böse ist, was sie urteilen!

Almanca — M. A. Rassoul

Und sie haben für Allah einen Anteil an den Feldfrüchten und dem Vieh, das Er wachsen ließ, ausgesetzt, und sie sagen: ʺDas ist für Allahʺ wie sie meinen, ʺund das ist für unsere Teilhaber (Götzen)ʺ. Aber was für ihre Teilhaber ist, das erreicht Allah nicht, während das, was für Allah ist, ihre Teilhaber erreicht. Übel ist das, was sie beurteilen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sie gesellten ALLAH einen Teil von dem bei, was ER an Äckern und Anʹam erschuf, und sagten: ʺDies gehört ALLAH - ihrer Behauptung nach - und dies gehört den von uns beigesellten Partnern.ʺ Und was den von ihnen beigesellten Partnern gehört, erreicht ALLAH nicht, aber was ALLAH gehört, dies erreicht die von ihnen beigesellten Partner. Erbärmlich ist das, wie sie richten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And the idolaters, in their corrupted minds, portion out to Allah a share of what He Himself has created of crops and cattle, and another share they apportion to their idols which they regard as their predominant partners. And what they apportion to their partners reach them in full*; whereas what is apportioned to Allah is hardly spent in divine service**. Evil indeed is the proposition their minds assent to.

Abdul Haleem

They apportion to God a share of the produce and the livestock He created, saying, ‘This is for God’- so they claim!- ‘ and this is for our idols.’ Their idols’ share does not reach God, but God’s share does reach their idols: how badly they judge!

Abdullah Yusuf Ali

Out of what Allah hath produced in abundance in tilth and in cattle, they assigned Him a share: they say, according to their fancies: "This is for Allah, and this" - for our "partners"! but the share of their" partners "reacheth not Allah, whilst the share of Allah reacheth their "partners"! evil (and unjust) is their assignment!

Abul A'la Maududi

They assign to Allah a portion out of the produce and cattle that He has created, saying out of their fancy: 'This is for Allah' - so they deem -'and this is for the associates (of Allah) whom we have contrived.' Then, the portion assigned to the beings whom they have set up as associates (of Allah) does not reach Allah, but the portion assigned to Allah reaches the beings they set up as associates (of Allah)! Indeed evil is what they decide!

Aisha Bewley

They assign to Allah a share of the crops and livestock He has created, saying, ‘This is for Allah,’ – as they allege – ‘and this is for our idols. ’ Their idols’ share does not reach Allah whereas Allah’s share reaches their idols! What an evil judgement they make!

Al-Hilali & Khan

And they assign to Allâh a share of the tilth and cattle which He has created, and they say: "This is for Allâh according to their claim, and this is for our (Allâh’s so-called) partners." But the share of their (Allâh’s so-called) "partners" reaches not Allâh, while the share of Allâh reaches their (Allâh’s so-called) "partners"! Evil is the way they judge!

Ali Quli Qarai

They dedicate to Allah out of what He has created of the crops and cattle a portion, and say, ‘This is for Allah,’ so do they maintain, ‘and this is for our partners. ’ But what is for their partners does not reach Allah, and what is for Allah reaches their partners. Evil is the judgement that they make.

Amatul Rahman Omar

They allocate to Allâh a portion out of what He has produced of the tillage and the cattle, and they say, `This is for Allâh,' - according to their fancies - `and this is (set apart) for our gods (we associate with Allâh). ' Then what is for their associate-gods never goes over to Allâh, but what is (set apart) for Allâh does (often) go over to their associate-gods. How ill they judge!

Arthur John Arberry

They appoint to God, of the tillage and cattle that He multiplied, a portion, saying, 'This is for God' -- so they assert -- 'and this is for our associates. ' So what is for their associates reaches not God; and what is for God reaches their associates. Evil is their judgment!

Bijan Moeinian

These disbelievers [as the expression of their gratitude and charity] devote a part of their [agricultural/ cattle increase] to Allah [Arabic name of God] and then [out of ignorance] devote another part to the ones that they have made [in their imaginations] the Lord's partners! [The funny thing is], they do not mind to use the Lord's portion of the charity for themselves but consider the idol's part a sin to touch! What evil games they play.

E. Henry Palmer

They set apart for God, from what He raises of tilth and of cattle, a portion, and they say, 'This is God's;' - as they pretend - ' and this is for our associates;' but that which is for their associates reaches not to God, and that which was for God does reach to their associates;- evil is it what they judge.

Edip-Layth

Of crops and the livestock He provided, they set aside a portion for God, they said, "This is for God," according to their claim, "This is for our partners." However, what was for their partners did not reach God, while what was for God reached their partners! Miserable is how they judged.

George Sale

Those of Mecca set apart unto God a portion of that which he hath produced of the fruits of the earth, and of cattle; and say, this belongeth unto God, -- according to their imaginations, -- and this unto our companions. And that which is destined for their companions cometh not unto God; yet that which is set apart unto God cometh unto their companions. How ill do they judge!

Hamid S. Aziz

They set apart a portion for Allah, from that which He raises in abundance, of tilth and of cattle, and they say, according to their fancies "This is for Allah and this is for (His) partner. " But the share of their "partners" reaches not to Allah, and that which was for Allah reaches their "partner". Evil is their judgment.

Mahmoud Ghali

And they made for Allah of whatever tillage and cattle that He propagated, an assignment; so they said, "This is for Allah, " according to their assertion, and, "This is for Allah" according to their assertion, and, "This is for our associates. " (i.e., what they associate with Allah) So, whatever is for their associates does not get to Allah, and whatever is for Allah, then (this is what) gets to their associates. Odious is whatever (way) they judge!

Marmaduke Pickthall

They assign unto Allah, of the crops and cattle which He created, a portion, and they say: "This is Allah's" - in their make-believe - "and this is for (His) partners in regard to us." Thus that which (they assign) unto His partners in them reacheth not Allah and that which (they assign) unto Allah goeth to their (so-called) partners. Evil is their ordinance.

Mohamed Ahmed - Samira

They allocate a share from God's own created fields and cattle to God, and they say: "This is God's" -- or so they think -- "and that, of the compeers of God," so that what belongs to the compeers does not reach God, but that which is God's may reach the compeers (set up by them). How bad is the judgement that they make!

Muhammad Asad

AND OUT OF whatever He has created of the fruits of the field and the cattle, they assign unto God a portion, saying, "This belongs to God"-or so they [falsely] claim - "and this is for those beings who, we are convinced, have a share in God's divinity. " But that which is assigned to the beings associated in their minds with God does not bring [them] closer to God - whereas that which is assigned to God brings [them but] closer to those beings to whom they ascribe a share in His divinity. Bad, indeed, is their judgment!

Mustafa Khattab

The pagans set aside for Allah a share of the crops and cattle He created, saying, "This ˹portion˺ is for Allah," so they claim, “and this ˹one˺ for our associate-gods.” Yet the portion of their associate-gods is not shared with Allah while Allah’s portion is shared with their associate-gods. What unfair judgment!

Progressive Muslims

And they made for God a portion of what He provided them of crops and the livestock; they said: "This is for God, " by their claims, "And this is for our partners. " So what was for their partners did not reach God, and what was for God, it reached their partners! Miserable is how they judged.

Sahih International

And the polytheists assign to Allah from that which He created of crops and livestock a share and say, "This is for Allah," by their claim, " and this is for our partners [associated with Him]. " But what is for their "partners" does not reach Allah , while what is for Allah - this reaches their "partners." Evil is that which they rule.

Sam Gerrans

And they make for God, of what He creates of tilth and cattle, a portion; they say: “This is for God,” — according to their claim — “and this is for our partners”. And what is for their partners, it does not reach God; and what is for God, it reaches their partners. Evil is what they judge.

Shabbir Ahmed

(How can their program succeed when their belief system and the resulting actions are wrong?) They set aside a portion of Allah's provision of crops and cattle and claim, "This is for Allah, and this is for our idols. " But the share of their idols never reaches Allah, and the share of Allah does reach their idols. What an unjust decision they make! (Their priesthood devours both portions of their making, and the poor remain wanting. To Allah reaches what you spend on the needy (6:141)).

Syed Vickar Ahamed

And out of what Allah has produced in plenty as crops and as cattle, they assigned Him a share: And they say, according to their wish: "This is for Allah, and this— For Our ‘partners’!" But the share of their ‘partners’ does not reach Allah, whereas, the share of Allah reaches their ‘partners’! Evil (and unjust) is how they judge!

Taqi Usmani

They have assigned a portion for Allah from the tillage and the cattle created by Him, and then said, "This is for Allah", so they claim, “And this is for our associate-gods.” Then, that which is allocated for their associate-gods never reaches Allah, while that which is allocated for Allah does reach their associate-gods. Evil is what they judge.

The Monotheist Group

And they made for God a portion of what He provided them from the crops and the livestock; they said: "This is for God," by their claims, "And this is for our partners." So what was for their partners did not reach God, and what was for God, it reached their partners! Miserable is how they judged.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ils assignent à Allah une part de ce quʹIl a Lui-même créé, en fait de récoltes et de bestiaux, et ils disent: ʺCeci est à Allah - selon leur prétention! - et ceci à nos divinités.ʺ Mais ce qui est pour leurs divinités ne parvient pas à Allah, tandis que ce qui est pour Allah parvient à leurs divinités. Comme leur jugement est mauvais!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(muşrikan) Ji çandinî û terşên ku Xwedê ew xuliqandibûn parek ji Xwedê re veqetandin, vêca ji ber xwe ve gotin: Ev ji Xwedê re û ev jî ji pûtên me re ye. Êdî pişka pûtên wan nagihîje Xwedê û pişka Xwedê digihîje pûtên wan, çiqas pîs e hukimdayîna wan!

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij bestemmen voor God een aandeel in het gewas en het vee dat Hij geschapen heeft en zij zeggen: ʺDit is voor God -- beweren zij -- en dit is voor de door ons vereerde metgezellen (van God).ʺ Maar wat voor hun (zogenaamd goddelijke) metgezellen bestemd is dat bereikt God niet en wat voor God bestemd is, dat bereikt hun (zogenaamd goddelijke) metgezellen. Slecht is het wat zij oordelen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Die van Mekka bestemmen een deel van hetgeen hij in hunnen oogst en onder hun vee heeft doen geboren worden, voor God, en zeggen dit behoort God (volgens hun verbeelding), en dit aan onze gezellen. En dat wat voor hunne gezellen is bestemd, komt niet tot God, en hetgeen voor God bestemd is, zal tot hunne makkers komen. Hoe verkeerd oordeelen zij.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И устроили они [многобожники] для Аллаха из посевов и скота, что Он сотворил, долю, (и своим божествам тоже устроили долю) и сказали: «Это [часть] – для Аллаха!» – по их утверждению [без довода], – «А это [часть] – нашим сотоварищам [ложным божествам]». И то, что бывает для их сотоварищей, это не доходит до Аллаха [[Катада сказал: «Если выдавался неурожайный год, многобожники ели ту часть, которую сами предназначали Аллаху, а часть назначенную для идолов не трогали».]], а то, что для Аллаха, то доходит до их сотоварищей. Как плохо [неправильно] они рассуждают!

Rusça — Osmanov

[Мекканские многобожники] предназначают Аллаху долю того, что Он вырастил из посевов и скота, и [при этом] говорят: ʺЭто - Аллахуʺ - согласно их разумению, - ʺа это - нашим божествамʺ. То, что предназначено их божествам, не попадает Аллаху, а то, что предназначено Аллаху, попадает их божествам. Скверно их решение.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

AV GRÖDAN som Gud låter mogna och av boskapen som Han låter föröka sig tar de undan en del åt Gud och säger: ʺDetta tillhör Gudʺ - det påstår de - ʺoch detta är Guds medhjälpares (andel).ʺ Men det som är avsett för Guds (förmenta) medhjälpare når inte Gud och det som är avsett för Gud kommer medhjälparna till godo; hur dåligt är inte deras omdöme!