ز ب ر (ZBR) kökünün geçtiği ayetler

Sözlük anlamı

Kuyuyu kaplamak, iç duvar, bir parçanın diğerinin üzerine inşası, kontrol etmek/kısıtlamak/yasaklamak, engellenmek/alıkonulmak/tutulmak, iyi/ustalıkla/sağlam yazmak, okumak/ezberden okumak, büyük/cesur/yiğit olmak (insan), ortaya çıkmak, taşlar, anlayış/kısıtlama/akıl, yazılı bir şey, mezmurlar, Davut'un Kitabı, Musa/Davut/Muhammed'in kitapları birlikte, demir parçası, örs, sırtın üst kısmı, güçlü/iri, siyah çamur

Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0

İlgili Ayetler (11)

Bu kök Kur'an boyunca 11 kez, 7 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.

Sırala:

وَالزُّبُرِ2 kez

Al-i İmran 3:184وَالزُّبُرِve z-zuburikitaplar

فَاِنْ كَذَّبُوكَ فَقَدْ كُذِّبَ رُسُلٌ مِنْ قَبْلِكَ جَٓاؤُ۫ بِالْبَيِّنَاتِ وَالزُّبُرِ وَالْكِتَابِ الْمُنِيرِ

fe in keƶƶebūke fe ḳad kuƶƶibe rusulun min ḳablike cā'ū bi l-beyyināti ve z-zuburi ve l-kitābi l-munīri

Eğer seni yalanladılarsa, senden önce açık delilleri, hikmetli sayfaları ve aydınlatıcı kitabı getiren peygamberler de yalanlanmıştı.

Nahl 16:44وَالزُّبُرِve z-zuburive Kitapları

بِالْبَيِّنَاتِ وَالزُّبُرِ وَاَنْزَلْنَٓا اِلَيْكَ الذِّكْرَ لِتُبَيِّنَ لِلنَّاسِ مَا نُزِّلَ اِلَيْهِمْ وَلَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ

bi l-beyyināti ve z-zuburi ve enzelnā ileyke ƶ-ƶikra li tubeyyine li n-nāsi mā nuzzile ileyhim ve leǎllehum yetefekkerūne

(O peygamberleri) apaçık belgeler ve kitaplarla gönderdik. İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman ve onların da (üzerinde) düşünmeleri için sana bu Kur'an'ı indirdik.

زَبُورًا2 kez

Nisa 4:163زَبُورًاzebūranZebur'u

اِنَّٓا اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ كَمَا اَوْحَيْنَٓا اِلٰى نُوحٍ وَالنَّبِيِّنَ مِنْ بَعْدِهِ وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰٓى اِبْرٰهِيمَ وَاِسْمٰعِيلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطِ وَعِيسٰى وَاَيُّوبَ وَيُونُسَ وَهٰرُونَ وَسُلَيْمٰنَ وَاٰتَيْنَا دَاوُ۫دَ زَبُورًا

innā evHaynā ileyke ke mā evHaynā ilā nūHin ve n-nebiyyīne min beǎ'dihi ve evHaynā ilā ibrāhīme ve ismāǐyle ve isHāḳa ve yeǎ'ḳūbe ve l-esbāTi ve ǐysā ve eyyūbe ve yūnuse ve hārūne ve suleymāne ve āteynā dāvūde zebūran

Biz, Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyüb'e, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyetmiştik. Davud'a da Zebur vermiştik.

İsra 17:55زَبُورًاzebūranZebur'u

وَرَبُّكَ اَعْلَمُ بِمَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَلَقَدْ فَضَّلْنَا بَعْضَ النَّبِيِّنَ عَلٰى بَعْضٍ وَاٰتَيْنَا دَاوُ۫دَ زَبُورًا

ve rabbuke eǎ'lemu bi men fī s-semāvāti ve l-erDi ve leḳad feDDelnā beǎ'De n-nebiyyīne ǎlā beǎ'Din ve āteynā dāvūde zebūran

Hem Rabbin göklerde ve yerde kim varsa daha iyi bilir. Andolsun, peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Davud'a da Zebur'u verdik.

زُبَرَ2 kez

Kehf 18:96زُبَرَzuberakütleleri

اٰتُونِي زُبَرَ الْحَدِيدِ حَتّٰٓى اِذَا سَاوٰى بَيْنَ الصَّدَفَيْنِ قَالَ انْفُخُوا حَتّٰٓى اِذَا جَعَلَهُ نَارًا قَالَ اٰتُونِٓي اُفْرِغْ عَلَيْهِ قِطْرًا

ātūnī zubera l-Hadīdi Hattā iƶā sāvā beyne S-Sadefeyni ḳāle nfuḣū Hattā iƶā ceǎlehu nāran ḳāle ātūnī ufriğ ǎleyhi ḳiTran

"Bana (yeterince) demir madeni getirin" dedi. İki yamacın arasındaki boşluğu (dağlarla) bir hizaya getirince, "körükleyin!" dedi. Demiri eritip kor (gibi) yapınca da, "Bana erimiş bakır getirin, bunun üzerine boşaltayım" dedi.

Şuara 26:196زُبُرِzuburiKitaplarında

وَاِنَّهُ لَفِي زُبُرِ الْاَوَّلِينَ

ve innehu le fī zuburi l-evvelīne

Şüphesiz bu (Kur'an'ın indirileceği) öncekilerin kitaplarında da vardı.

الزُّبُرِ2 kez

Kamer 54:43الزُّبُرِz-zuburiKitaplarda

اَكُفَّارُكُمْ خَيْرٌ مِنْ اُو۬لٰٓئِكُمْ اَمْ لَكُمْ بَرَاءَةٌ فِي الزُّبُرِ

e kuffārukum ḣayrun min ūlāikum em lekum berā'etun fī z-zuburi

(Ey Mekkeliler!) Sizin kafirleriniz onlardan daha mı hayırlı? Yoksa sizin için kitaplarda bir berat mı var?

Kamer 54:52الزُّبُرِz-zuburiKitaplarda

وَكُلُّ شَيْءٍ فَعَلُوهُ فِي الزُّبُرِ

ve kullu şey'in feǎlūhu fī z-zuburi

İşledikleri her şey ise kitaplarda kayıtlıdır.

الزَّبُورِ1 kez

Enbiya 21:105الزَّبُورِz-zebūriZebur'da

وَلَقَدْ كَتَبْنَا فِي الزَّبُورِ مِنْ بَعْدِ الذِّكْرِ اَنَّ الْاَرْضَ يَرِثُهَا عِبَادِيَ الصَّالِحُونَ

ve leḳad ketebnā fī z-zebūri min beǎ'di ƶ-ƶikri enne l-erDe yeriṧuhā ǐbādiye S-SāliHūne

Andolsun, Zikir'den (Tevrat'tan) sonra Zebur'da da, "Yere muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır" diye yazmıştık.

زُبُرًا1 kez

Mü'minun 23:53زُبُرًاzuburanKitaplara

فَتَقَطَّعُوا اَمْرَهُمْ بَيْنَهُمْ زُبُرًا كُلُّ حِزْبٍ بِمَا لَدَيْهِمْ فَرِحُونَ

fe teḳaTTaǔ emrahum beynehum zuburan kullu Hizbin bimā ledeyhim feriHūne

(İnsanlar ise, din) işlerini kendi aralarında parça parça ettiler. Her grup kendinde bulunan ile sevinmektedir.

وَبِالزُّبُرِ1 kez

Fatır 35:25وَبِالزُّبُرِve bi z-zuburive kitaplar

وَاِنْ يُكَذِّبُوكَ فَقَدْ كَذَّبَ الَّذِينَ مِنْ قَبْلِهِمْ جَاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ وَبِالزُّبُرِ وَبِالْكِتَابِ الْمُنِيرِ

ve in yukeƶƶibūke fe ḳad keƶƶebe (e)lleƶīne min ḳablihim cā'ethum rusuluhum bi l-beyyināti ve bi z-zuburi ve bi l-kitābi l-munīri

(Ey Muhammed!) Eğer seni yalanlıyorlarsa bil ki, onlardan öncekiler de peygamberlerini yalanlamışlardı. Oysa peygamberleri onlara apaçık delilleri, sahifeleri ve aydınlatıcı kitabı getirmişlerdi.