Eğer seni yalanladılarsa, senden önce açık delilleri, hikmetli sayfaları ve aydınlatıcı kitabı getiren peygamberler de yalanlanmıştı.

فَاِنْ كَذَّبُوكَ فَقَدْ كُذِّبَ رُسُلٌ مِنْ قَبْلِكَ جَٓاؤُ۫ بِالْبَيِّنَاتِ وَالزُّبُرِ وَالْكِتَابِ الْمُنِيرِ

fe in keƶƶebūke fe ḳad kuƶƶibe rusulun min ḳablike cā'ū bi l-beyyināti ve z-zuburi ve l-kitābi l-munīri

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَاِنْfe ineğer
2كَذَّبُوكَkeƶƶebūkeك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.seni yalanladılarsa
3فَقَدْfe ḳaddoğrusu
4كُذِّبَkuƶƶibeك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.yalanlanmıştı
5رُسُلٌrusulunر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleresuller
6مِنْmin
7قَبْلِكَḳablikeق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmeksenden önce
8جَٓاؤُ۫cā'ūج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakgetirdi
9بِالْبَيِّنَاتِbi l-beyyinātiب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinaçık deliller
10وَالزُّبُرِve z-zuburiز ب رKuyuyu kaplamak, iç duvar, bir parçanın diğerinin üzerine inşası, kontrol etmek/kısıtlamak/yasaklamak, engellenmek/alıkonulmak/tutulmak, iyi/ustalıkla/sağlam yazmak, okumak/ezberden okumak, büyük/cesur/yiğit olmak (insan), ortaya çıkmak, taşlar, anlayış/kısıtlama/akıl, yazılı bir şey, mezmurlar, Davut'un Kitabı, Musa/Davut/Muhammed'in kitapları birlikte, demir parçası, örs, sırtın üst kısmı, güçlü/iri, siyah çamurkitaplar
11وَالْكِتَابِve l-kitābiك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetve Kitabı
12الْمُنِيرِl-munīriن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakaydınlatıcı

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Seni yalan sayarlarsa senden önce apaçık delillerle, sahîfelerle ve aydınlatıcı kitapla gelen peygamberler de yalan sayılmıştır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Seni yalan sayarlarsa senden önce apaçık delillerle, sahîfelerle ve aydınlatıcı kitapla gelen peygamberler de yalan sayılmıştır.

Adem Uğur

(Resûlüm!) Eğer seni yalancılıkla itham ettilerse (yadırgama); gerçekten, senden önce apaçık mucizeler, sahifeler ve aydınlatıcı kitap getiren nice peygamberler de yalancılıkla itham edildi.

Ahmed Hulusi

Onlar, seni yalanladılarsa; senden önce açık deliller olarak; kutsal bilgilerle, nurlu - aydınlatıcı bilgilerle gelmiş Rasulleri de yalanlamışlardı.

Ahmet Tekin

Eğer senin peygamberliğini yalanlarlarsa, senden önceki bütün peygamberler yalanlanmış olur. Senden öncekiler de apaçık âyetlerle, mûcizelerle, vahyin içeriğini açıklayan beyanlarla, tavsiyelerle, hak peygamber olduklarını tasdik eden delillerle, hikmet dolu sayfalarla, aydınlatıcı kitaplarla gelmişlerdi.

Ahmet Varol

Eğer seni yalanladılarsa, senden önce de açık deliller, sahifeler ve aydınlatıcı kitap getiren nice peygamber de yalanlanmıştı.

Ali Bulaç

Eğer seni yalanlarlarsa, senden önce apaçık belgeler, Zeburlar ve aydınlık kitapla gelen elçileri de yalanlamışlardır.

Ali Fikri Yavuz

(Rasûlüm), şimdi seni tekzip ettilerse (yalanladılarsa), senden önce o açık mûcizeleri, hikmetli sahifeleri ve nurlu kitabı getiren peygamberler de tekzip olundu.

Ali Rıza Safa

Seni yalanlarlarsa, senden önce açık kanıtlar, kutsal sayfalar ve Aydınlatıcı Kitap'ı getiren elçiler de yalanlanmıştı.

Bayraktar Bayraklı

Eğer seni yalancılıkla itham ettilerse gerçekten, senden önce apaçık mucizeler, sahifeler ve aydınlatıcı kitap getiren nice peygamberler de yalancılıkla itham edildi.

Bekir Sadak

Seni yalanci saydilarsa, Senden once belgeler, sahifeler ve aydinlatici kitab getiren peygamberler de yalanlanmisti.

Celal Yıldırım

Ey Muhammed ! Eğer seni(n peygamberliğini) yalan saydılarsa, senden önceki birçok peygamberler de yalanlanmıştır ki, onlar açık belgeler, mu'cizeler, irşâd dolu sahifeler ve aydınlatıcı kitaplar getirmişlerdi.

Diyanet İşleri

Eğer seni yalanladılarsa, senden önce açık delilleri, hikmetli sayfaları ve aydınlatıcı kitabı getiren peygamberler de yalanlanmıştı.

Diyanet İşleri (eski)

Seni yalancı saydılarsa, senden önce belgeler, sahifeler ve aydınlatıcı kitap getiren peygamberler de yalanlanmıştı.

Diyanet Vakfi

(Resûlüm!) Eğer seni yalancılıkla itham ettilerse (yadırgama); gerçekten, senden önce apaçık mucizeler, sahifeler ve aydınlatıcı kitap getiren nice peygamberler de yalancılıkla itham edildi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Eğer seni yalanladılarsa, senden önce açık deliller, hikmetli sayfalar ve aydınlatıcı kitap getiren peygamberler de yalanlanmıştı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şimdi seni yalanladılarsa, senden önce de o apaçık delillerle o hikmetli sayfalarla ve o nurlu kitapla gelmiş olan bir çok peygamberler yalanlandı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şimdi seni tekzib ettilerse senden evvel de bir çok Resuller tekzib olundu ki o beyyineler ve o hikmetli sahifeler, ve o nurlu kitab ile gelmişlerdi

Erhan Aktaş

Şimdi seni yalanlayanlar; senden önce açık kanıtlarla, zeburlar ve aydınlatıcı kitaplarla gelen Resulleri de yalanlamışlardı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Şimdi seni yalanlayanlar; senden önce açık kanıtlarla, zeburlar ve aydınlatıcı kitaplarla gelen resulleri de yalanlamışlardı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Şimdi seni yalanlayanlar; senden önce açık kanıtlarla, sayfalar ve aydınlatıcı kitaplarla gelen rasulleri de yalanlamışlardı.

Fizilal-il Kuran

Bunlar eğer seni yalanlıyorlarsa (bilesin ki) senden önce açık mucizeler, sayfalar ve aydınlatıcı kitap getiren birçok peygamberi de yalanlamışlardı.

Gültekin Onan

Eğer seni yalanlarlarsa, senden önce apaçık belgeler, Zeburlar ve aydınlık kitapla gelen eçileri de yalanlamışlardır.

Hamdi Döndüren

Eğer onlar seni yalanladılarsa, (iyi bilin ki) senden önce, açık delilleri, hikmetli sahifeleri ve aydınlatıcı kitabı getirmiş olan elçileri de yalanlamışlardı.

Hasan Basri Çantay

(Habibim) onlar seni (n tebliğlerini) yalan sayarlarsa senden evvel o apaçık mu'cizeleri, Sahifeleri ve nur verici Kitab (lar) ı getiren peygamberler de yalana çıkarılmışdır.

Hasib Asutay

(Habibim!) Eğer seni yalanladılarsa, (bil ki) senden önce açık deliller, sahifeler ve aydınlatıcı kitabı getiren peygamberler de yalanlanmıştı. (51) (51. Ayete, 'Seni yalanladıkları takdirde (bununla) senden önce açık deliller, hikmetli sözler ve aydınlatıcı kitap getiren (diğer) peygamberleri de yalanlamış olurlar' şeklinde de anlam verilmiştir.)

Hayrat Neşriyat

(Habîbim, yâ Muhammed!) Artık seni yalanladılarsa (üzülme ve bil ki), şübhesiz senden önce apaçık mu'cizeler, sayfalar ve nûrlandırıcı kitab getiren peygamberler de yalanlanmıştı.

İbni Kesir

Seni yalanladılarsa senden önce açık mucizeler, sahifeler ve nurlu kitabı getirenler de yalanlanmıştı.

Mehmet Okuyan

Seni yalanlarlarsa (üzülme)! Apaçık deliller, sahifeler ve aydınlatıcı kitabı getiren senden önceki elçiler de elbette yalanlanmıştı.

Muhammed Esed

Ve şayet seni yalanlıyorlarsa (bil ki) aynı şekilde, senden önce hakikatin tüm kanıtlarını, ilahi hikmet yüklü kitapları ve aydınlık saçan vahyi getiren (diğer) peygamberler de yalanlanmış bulunuyorlar.

Mustafa İslamoğlu

Ve seni yalancılıkla suçladılarsa; unutma ki senden önce hakikatin apaçık delilleriyle, ilahi hikmet yüklü kitaplarla ve aydınlık saçan vahiyle gelen peygamberler de yalancılıkla suçlanmıştı.

Ömer Nasuhi Bilmen

İmdi seni tekzîp ederlerse şüphe yok senden evvel de peygamberler tekzîp olunmuşlardı ki, beyyineler ile, hikmet dolu sahifeler ve nûrlu kitap ile gelmişlerdi.

Ömer Öngüt

Eğer seni yalanladılarsa, senden önce apaçık deliller, sahifeler ve nur saçan kitap getiren peygamberler de yalanlanmıştı.

Suat Yıldırım

Eğer onlar senin nübüvvetini yalan saydılarsa, üzülme! Zaten senden önce açık deliller, mûcizeler, sahîfeler ve nurlu kitaplar getiren nice resullere de yalancı denilmişti.

Süleyman Ateş

Eğer seni yalanladılarsa, senden önce açık deliller, hikmetli sahifeler ve aydınlatıcı Kitabı getiren peygamberler de yalanlanmıştı.

Süleymaniye Vakfı

Seni yalanlarlarsa (bil ki) senden önceki elçiler de yalanlanmıştı. Onlar; açık belgelerle ve zeburlarla, aydınlatıcı kitaplarla gelmişlerdi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Seni yalanlarlarsa yalanlasınlar, senden önceki elçiler de yalanlanmıştı. Onlar; mucizeler, hikmet dolu sayfalar ve aydınlatıcı kitaplarla gelmişlerdi.

Şaban Piriş

Eğer seni yalanlıyorlarsa, onlar, senden önceki apaçık delilleri, sahifeleri ve aydınlatıcı kitabı getiren peygamberleri de yalanlamışlardı.

Tefhim-ul Kuran

Eğer seni yalanlarlarsa, senden önce apaçık belgeler, Zeburlar ve aydınlık kitapla gelen peygamberleri de yalanlamışlardır.

Ümit Şimşek

Onlar seni yalanladılarsa, senden önce de apaçık delillerle, hikmet dolu sayfalar ve nurlu kitaplarla gelen nice peygamberler de yalanlanmıştı.

Yaşar Nuri Öztürk

Seni yalanladılarsa, senden önce de resuller yalanlandı. Açık-seçik deliller, kutsal sayfalar ve aydınlatıcı Kitap'ı getirmişlerdi onlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əgər onlar səni yalançı hesab etsələr, bil ki, səndən əvvəl açıq-aydın dəlillər, müqəddəs yazılar və nur saçan Kitabla gəlmiş elçiləri də yalançı hesab etmişdilər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Əgər onlar səni yalançı sayarlarsa (heç də qəmgin olma)! Çünki səndən əvvəl açıq möʼcüzələr, səhifələr və nur saçan kitab gətirmiş peyğəmbərləri də yalançı saymışdılar.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn sie dich der Lüge zeihen, so ist es schon vor dir anderen Gesandten ähnlich ergangen, die mit deutlichen, offenbarten Beweisen kamen, mit Schriften und dem Buch der Erleuchtung.

Almanca — Der Edle Quran

Wenn sie dich der Lüge bezichtigen, so sind bereits Gesandte vor dir der Lüge bezichtigt worden, die mit den klaren Beweisen, den Büchern der Weisheit und den erleuchtenden Büchern kamen.

Almanca — M. A. Rassoul

Und wenn sie dich der Lüge bezichtigen, so sind schon vor dir Gesandte der Lüge bezichtigt worden, obwohl sie mit den deutlichen Zeichen, den Schriften und dem erleuchtenden Buch kamen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sollten sie dich der Lüge bezichtigen, so wurden bereits Gesandte vor dir der Lüge bezichtigt, sie kamen mit den deutlichen Zeichen, mit Az-zubur und mit der erleuchtenden Schrift.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"Should they disbelieve you and think you convey a false message; they had already refused credence to Messengers sent before you; who were sent to them with clear and plain revelations and signs, Scriptures and Psalms guiding out of darkness and superstition of later times and out of want of spiritual and intellectual sight into illumination and enlightenment".

Abdul Haleem

If they reject you, so have other messengers been rejected before you, even though they came with clear evidence, books of wisdom and enlightening scripture.

Abdullah Yusuf Ali

Then if they reject thee, so were rejected messengers before thee, who came with Clear Signs, Books of dark prophecies, and the Book of Enlightenment.

Abul A'la Maududi

Now, if they give the lie to you, then other Messengers who came bearing clear signs and scriptures and the illuminating Book were also given the lie before you.

Aisha Bewley

If they deny you, Messengers before you were also denied, who brought the Clear Signs and written texts and the illuminating Book.

Al-Hilali & Khan

Then if they reject you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم), so were Messengers rejected before you, who came with Al-Bayyinât (clear signs, proofs, evidence) and the Scripture and the Book of Enlightenment.

Ali Quli Qarai

But if they deny you, then before you [other] apostles have been denied, who came with manifest signs, holy writs, and an illuminating scripture.

Amatul Rahman Omar

But if they cry lies to you (you need not be disheartened) even so lies were cried to many Messengers before you, who came with clear signs, with the Books full of wisdom and with the glorious Scripture.

Arthur John Arberry

But if they cry lies to thee, lies were cried to Messengers before thee, who came bearing clear signs, and the Psalms, and the Book Illuminating.

Bijan Moeinian

Never mind, If they (those who adhere to Scripture) reject you; they rejected many Prophets before you who came with undeniable miracles and brought Psalm and enlightening Scriptures.

E. Henry Palmer

And if they did call thee a liar, apostles before thee have been called liars too, who came with manifest signs, and with scriptures, and with the illuminating Book.

Edip-Layth

If they reject you, then messengers before you were also rejected. They came with proof and the Psalms, and the book of enlightenment.

George Sale

If they accuse thee of imposture, the apostles before thee have also been accounted impostors, who brought evident demonstrations, and the scriptures, and the book which enlighteneth the understanding.

Hamid S. Aziz

And if they deny you, even so did they deny Messengers before you, who came with manifest signs, and with the Psalms, and with the illuminating Scriptures.

Mahmoud Ghali

So, in case they cry lies to you, then lies were cried to Messengers before you (who) came with the supreme evidences, and the Scriptures, (Zubur, pI. of Zabûr, sometimes understood as the Psalms) and the Enlightening Book.

Marmaduke Pickthall

And if they deny thee, even so did they deny messengers who were before thee, who came with miracles and with the Psalms and with the Scripture giving light.

Mohamed Ahmed - Samira

If they call you a liar (remember) so had other apostles been called before you, who had come with clear signs and Scriptures and the Book enlightening.

Muhammad Asad

And if they give thee the lie - even so, before thy time, have [other] apostles been given the lie when they came with all evidence of the truth, and with books of divine wisdom, and with light-giving revelation.

Mustafa Khattab

If you are rejected by them, so too were messengers before you who came with clear proofs, divine Books, and enlightening Scriptures.[1] 

Progressive Muslims

If they reject you, then messengers before you were also rejected; they came with clarity and the Psalms, and the Scripture of enlightenment.

Sahih International

Then if they deny you, [O Muúammad] - so were messengers denied before you, who brought clear proofs and written ordinances and the enlightening Scripture.

Sam Gerrans

And if they deny thee, then denied were the messengers who were before thee, who came with the clear signs, and the writings, and the Illuminating Writ.

Shabbir Ahmed

If they reject you (O Messenger), remember they have rejected Messengers before you who came with clear signs, the Psalms and Divine Revelation giving Light.

Syed Vickar Ahamed

Then if they reject you (O Prophet), other messengers were rejected before you, who came with clear Signs, Books of Scripture (and dark prophecies), and the Book of Enlightenment.

Taqi Usmani

Then if they reject you, then messengers have been rejected before you. They came with clear signs and the Scriptures and the enlightening Book.

The Monotheist Group

If they deny you, then messengers before you were also denied; they came with the proofs and the scriptures and the Book of Enlightenment.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Sʹils te (Muhammad) traitent de menteur, des prophètes avant toi, ont certes été traités de menteurs. Ils étaient venus avec les preuves claires, les Psaumes et le Livre lumineux.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ya Muhemmed!) Eger ew bi te bawerî neyînin, veca birastî gelek pêxemberên beriya te jî bawerî bi wan nehatibû kirin, digel ku ew bi delîl, suhûf û kitêbên ronker jî hatibûn.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Als zij jou dan van leugens betichten; al voor jouw tijd zijn er gezanten van leugens beticht, die kwamen met de duidelijke bewijzen, met de Zoeboer en het verlichtende boek.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Beschuldigen zij u van bedrog o Mahomet! de gezanten vóór u werden reeds van bedrog beschuldigd, terwijl zij duidelijke bewijzen medebrachten en de schrift het verlichtende boek.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Если они [иудеи и другие] отвергнут тебя (о, Пророк), то ведь были отвергнуты (многие) посланники до тебя, которые приходили (к своим народам) с ясными знамениями, и с книгами [со свитками], и с озаряющим писанием [как Тора, Псалтырь и Евангелие].

Rusça — Osmanov

Если они объявили тебя лжецом, то ведь и до тебя были объявлены лжецами посланники, которые явились с ясными знамениями, со священными книгами и озаряющим Писанием.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och om de kallar dig lögnare, har profeter före dig kallats lögnare när de kom med klara vittnesbörd och upptecknad visdom och uppenbarelser fyllda av (Guds) ljus.