Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Namazı dosdoğru kılar, zekatı verirler. Allah'a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunlara Allah merhamet edecektir. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

وَالْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بَعْضُهُمْ اَوْلِيَٓاءُ بَعْضٍ يَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَيُقِيمُونَ الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَيُطِيعُونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ اُو۬لٰٓئِكَ سَيَرْحَمُهُمُ اللّٰهُ اِنَّ اللّٰهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

ve l-mu'minūne ve l-mu'minātu beǎ'Duhum evliyā'u beǎ'Din ye'murūne bi l-meǎ'rūfi ve yenhevne ǎni l-munkeri ve yuḳīmūne S-Salāte ve yu'tūne z-zekāte ve yuTīǔne (a)llahe ve rasūlehu ulāike se yerHamuhumu (a)llahu inne (a)llahe ǎzīzun Hakīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَالْمُؤْمِنُونَve l-mu'minūneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan erkekler
2وَالْمُؤْمِنَاتُve l-mu'minātuا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamanve inanan kadınlar
3بَعْضُهُمْbeǎ'Duhumب ع ضbir kısım, bazı, parça, birkaç, bir miktar, birazkimisinin
4اَوْلِيَٓاءُevliyā'uو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmakvelisidirler
5بَعْضٍbeǎ'Dinب ع ضbir kısım, bazı, parça, birkaç, bir miktar, birazkimisi
6يَأْمُرُونَye'murūneا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmakemrederler
7بِالْمَعْرُوفِbi l-meǎ'rūfiع ر فO bunu bildi, bunun idrakine vardı, ayırt etmek, bir şeyle tanışmak, düşünme ve etkiyi göz önünde bulundurarak bir şeyi algılamak, karşılığını vermek, bir kısmını kabul etmek, yönetici/düzenleyici/gözetmen, itaatkar/uysal/hoş olmak, bilgilendirme, kokulu, kendini bilgilendirmek, öğrenmek/keşfetmek, bilgi aramak/istemek, iyilik/hayır, (at) yelesi, (deniz) dalgaları, yüksek yer/kısım, daha yüksek/en yüksek, ilk/en öndeki, bilgi edinmek amacıyla bir konu hakkında soru veya sorgulama, yaygın olarak bilinen/tanınan, itiraf etmek/kabul etmek/belirtmek, yüksek dağ, Arafat Dağıiyiliği
8وَيَنْهَوْنَve yenhevneن ه يEngellemek, yasaklamak, azarlamak, yasaklamak, durdurtmak, kısıtlamak, men etmek, engel olmak, vazgeçmek, sakınmakve men'ederler
9عَنِǎni-ten
10الْمُنْكَرِl-munkeriن ك رHoşlanmamak, tanımamak, reddetmek, dil veya ceza ile onaylamamak, zor olmak, güç olmak, tiksinti duymak, suçlamakkötülük-
11وَيُقِيمُونَve yuḳīmūneق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhve -doğrulurlar
12الصَّلٰوةَS-Salāteص ل وHayvanın arka orta bölümü, kuyruğunun çıktığı yer, sırtlamak, desteklemek, uyluklamak, yakından takip etmek, arkasından yürümek/takip etmek, (Musalli > önde giden atı izleyen arkadaki at) bağlı kalmak, söylev, nutuk, hitabe, konuşma, dua, yalvarış, istirham, rica, övgü, takdir, methiye, kutsama, lütuf, şükranNamaz, Allah’a yönelmek, ibadet, dua, rahmet, din, destek, yardımlaşma, karşılıklı iletişim, bağ kurmak, bağlı olmak.
13وَيُؤْتُونَve yu'tūneا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekve -verirler
14الزَّكٰوةَz-zekāteز ك وArttı/çoğaldı, gelişti/iyi büyüdü/gelişti/serpildi ve meyve verdi, saf/temiz oldu/hale geldi, arınma/temizlenme, iyilik/doğruluk, bolluk içinde/rahat/yumuşak/narin bir yaşam sürmek, iyi/doğru bir duruma/koşula sokmak, sadaka, zekatzekatı-
15وَيُطِيعُونَve yuTīǔneط و عitaat etmek, izin vermek/onaylamak, itaat, gönüllü olarak yapmak, çaba göstererek bir eylem yapmak. yapabilmek - muktedir olmak, güce sahip olmak, yapabilir durumda olmak.ve uyarlar/ita'at ederler
16اللّٰهَ(a)llaheAllah'a
17وَرَسُولَهُve rasūlehuر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleve Elçisine
18اُو۬لٰٓئِكَulāikeişte
19سَيَرْحَمُهُمُse yerHamuhumuر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.onlara rahmet edecektir
20اللّٰهُ(a)llahuAllah
21اِنَّinneşüphesiz
22اللّٰهَ(a)llaheAllah
23عَزِيزٌǎzīzunع ز زgüçlü/kudretli/kuvvetli, soylu/onurlu/şanlı, direndi/dayandı, yenilmez, alt etmek (örn. tartışmada), yüceltmek, galip gelmek, çok saygı duyulan, değerli, ihtişam, kibir, mükemmel, gururlu ve sert tavır, katı/sertdaima üstündür
24حَكِيمٌHakīmunح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.hüküm ve hikmetsahibidir

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Erkek ve kadın müminler, birbirlerinin yardımcısıdır; iyiliği emrederler, halkı kötülükten vazgeçirmeye çalışırlar, namaz kılarlar, zekât verirler, Allah'a ve Peygamberine itaât ederler. Allah'ın rahmet edeceği insanlar, bunlardır. Şüphe yok ki Allah üstündür, hüküm ve hikmet sâhibidir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Erkek ve kadın müminler, birbirlerinin yardımcısıdır; iyiliği emrederler, halkı kötülükten vazgeçirmeye çalışırlar, namaz kılarlar, zekât verirler, Allahʼa ve Peygamberine itaât ederler. Allahʼın rahmet edeceği insanlar, bunlardır. Şüphe yok ki Allah üstündür, hüküm ve hikmet sâhibidir.

Adem Uğur

Mümin erkeklerle mümin kadınlar da birbirlerinin velileridir. Onlar iyiliği emreder, kötülükten alıkorlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler, Allah ve Resûlüne itaat ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Şüphesiz Allah azîzdir, hikmet sahibidir.

Ahmed Hulusi

İman eden erkekler ve kadınlar birbirlerinin velileridirler. . . Olumlu olanları hakikatin gereği olarak emrederler, olumsuzlardan da birbirlerini engellerler; salatı ikame ederler ve zekatı verirler; Allah'a ve Rasulüne itaat ederler. . . İşte bunlara Allah, rahmet edecektir. . . Muhakkak ki Allah Aziyz'dir, Hakiym'dir.

Ahmet Tekin

Şuurlu ve kâmil mü’min erkekler, şuurlu ve kâmil mü’min kadınlar birbirlerinin velileri, dostları birbirlerinin haklarını, menfaatlerini koruyan güce ve otoriteye, kamu görevlerini icra yetkisine sahip kimselerdir. Kur’ân’ın ve sünnetin hükümlerini, meşrû olanı, İslâmî kurallarla örtüşen örfü, ilmî verileri, mü’minlerin tasvip ettiği, icrasında hayır gördüğü, planları, programları, adâleti uygulayarak, kamu düzenini sağlarlar, iyiliği emrederler. Şeriatın suç saydığı ve haram kıldığı, kamu vicdanının tasvip etmediği, mü’minlerin icrasında hayır görmediği şeyleri, bunların savunuculuğunu, sözcülüğünü yasaklıyarak, önleyici tedbirler alarak kamu güvenliğini temin ederler. Namazı adâbına riâyet ederek aksatmadan âşikâre kılarlar, vicdanlarını, servetlerini, sosyal bünyelerini arındıran, berekete vesile olan zekâtı verirler. Allah’a ve Rasûlüne itaat ederler, Kur’ân’ı ve sünneti uygularlar. Allah onlara rahmetiyle ve merhametiyle muamele edecektir. Allah kudretlidir. Hikmet sahibi ve hükümrandır.

Ahmet Varol

Mü'min erkeklerle mü'min kadınlar da birbirlerinin velileridirler. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyar, namazı kılar, zekatı verir, Allah'a ve Peygamberine itaat ederler. İşte bunlara Allah rahmet edecektir. Muhakkak Allah yücedir, hakimdir.

Ali Bulaç

Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin velileridirler. İyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve Allah'a ve Resulü'ne itaat ederler. İşte Allah'ın kendilerine rahmet edeceği bunlardır. Şüphesiz, Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

Ali Fikri Yavuz

Erkek ve dişi bütün mü’minler, birbirlerinin yardımcılarıdır: İyiliği emrederler, fenalıktan alıkoyarlar, namazı gereği üzre kılarlar, zekâtı verirler, Allah’a ve Rasûlüne itaat ederler. İşte bunları, muhakkak surette Allah rahmetiyle bağışlayacaktır. Gerçekten Allah Azîz’dir (Her şeye galibdir), Hakîm’dir (hükmünde hikmet sahibidir).

Ali Rıza Safa

İnanan erkekler ve inanan kadınlar birbirlerinin dostudur; iyiliği öğütlerler, kötülükten alıkoyarlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler. Allah'a ve O'nun elçisine bağlılık gösterirler. Allah, işte böylelerine merhamet edecektir. Kuşkusuz, Allah, Üstündür; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.

Bayraktar Bayraklı

İnanmış erkekler ve inanmış kadınlar da birbirlerinin samimi dostlarıdır/birbirlerini desteklerler. İyiyi emreder, kötülükten sakındırırlar. Namazı kılar, zekatı verir, Allah'a ve Peygamberine itaat ederler. İşte bunlara Allah rahmet edecektir. Kuşkusuz Allah, mülkünde galiptir; hikmet sahibidir.

Bekir Sadak

Mumin erkekler ve mumin kadinlar birbirlerinin velileridir; iyiyi emreder kotulukten alikorlar; namaz kilarlar, zekat verirler, Allah'a ve peygamberine itaat ederler. Iste Allah bunlara rahmet edecektir. Allah suphesiz gucludur, hakimdir.

Celal Yıldırım

Mü'min erkeklerle mü'min kadınlar birbirlerinin velîleri (yardımcıları, destekleyicileri ve Allah için dost ve yakınları)dırlar. İyilikle emrederler, fenalıktan men'ederler; namazı vaktince kılarlar, zekâtı (yerli yerince) verirler ve Allah'a, Peygamberine itaat ederler. İşte bunları Allah (geniş) rahmetine eriştirecektir. Şüphesiz ki Allah yegâne üstündür, her işinde hikmet sahibidir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Müminlerin erkekleri de kadınları da birbirlerinin velîleridir; iyiliği teşvik eder, kötülükten alıkoyarlar, namazı kılarlar, zekâtı verirler, Allah ve resulüne itaat ederler. İşte onları Allah merhametiyle kuşatacaktır. Kuşkusuz Allah mutlak güç ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri

Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Namazı dosdoğru kılar, zekatı verirler. Allah'a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunlara Allah merhamet edecektir. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri (eski)

Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridir; iyiyi emreder kötülükten alıkorlar; namaz kılarlar, zekat verirler, Allah'a ve Peygamberine itaat ederler. İşte Allah bunlara rahmet edecektir. Allah şüphesiz güçlüdür, hakimdir.

Diyanet Vakfi

Mümin erkeklerle mümin kadınlar da birbirlerinin velileridir. Onlar iyiliği emreder, kötülükten alıkorlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler, Allah ve Resûlüne itaat ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Şüphesiz Allah azîzdir, hikmet sahibidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Erkek ve kadın bütün müminler birbirlerinin dostları ve velileridirler. İyiliği emrederler, kötülükten vazgeçirirler, namazı kılarlar, zekâtı verirler, Allah'a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunları Allah rahmetiyle yarlığayacaktır. Çünkü Allah azîzdir, hakîmdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Erkek ve dişi bütün inananlar, birbirlerinin dostudurlar; iyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar; namazı dürüst kılar, zekatı verirler; Allah'a ve peygamberine itaat ederler. İşte bunları, Allah yarın rahmeti ile bağışlayacaktır. Çünkü Allah, güçlüdür, hikmet sahibidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Erkek, dişi bütün Mü'minler ise birbirlerinin velileridirler: ma'rufu emir, münkerden nehyederler, namazı dürüst kılarlar, zekatı verirler, Allah ve Resulüne itaat eylerler, işte bunları Allah yarın rahmetiyle yarlıgayacak, çünkü Allah aziz, hakimdir

Erhan Aktaş

Mü'min erkekler ve Mü'min kadınlar birbirlerinin velileridirler. Ma'ruf olanı yaparlar, münkerden sakındırırlar. Salatı ikame ederler, zekatı yaparlar. Allah'a ve Resul'üne itaat ederler. İşte bunlara, Allah rahmet edecektir. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin velileridirler. Ma'ruf olanı yaparlar, munkerden sakındırırlar. Salatı ikame ederler, zekatı yaparlar. Allah'a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunlara, Allah rahmet edecektir. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin velileridirler. Ma'rufu buyurur, munkerden sakındırırlar. Salatı ikame ederler, zekatı verirler. Allah'a ve Rasulü'ne itaat ederler. İşte bunlara, Allah rahmet edecektir. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

Fizilal-il Kuran

Erkek kadın bütün mü'minler birbirlerinin dostu, dayanağıdırlar. Bunlar iyiliği emrederek kötülükten sakındırırlar, namazı kılarlar, zekâtı verirler, Allah'a ve peygamberine itaat ederler. Allah işte onlara rahmet edecektir. Hiç şüphesiz Allah, güçlü iradelidir ve her yaptığı yerindedir.

Gültekin Onan

İnançlı(erkek)ler ve inançlı(kadın)lar birbirlerinin velileridirler. İyiliği buyurur, münkerden sakındırırlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve Tanrı'ya ve Resülü'ne itaat ederler. İşte Tanrı'nın kendilerine rahmet edeceği bunlardır. Şüphesiz, Tanrı üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

Hamdi Döndüren

Mü’min erkeklerle mü’min kadınlar birbirinin dostları (ve koruyucuları) dır. Onlar iyiliği emreder, kötülüğü engellemeye çalışırlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler, Allah’a ve elçisine itaat ederler. İşte Allah, bunlara rahmet edecektir. Allah mutlak üstündür, tam hüküm ve hikmet sahibidir.

Hasan Basri Çantay

Mü'min erkekler de, mü'min kadınlar da birbirinin velileri (dostları ve yardımcıları) dir. Bunlar (insanlara) iyiliği emrederler, (onları) kötülükten vaz geçirmeye çalışırlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler, Allaha ve Resulüne itaat ederler. İşte bunlar. Allah onları rahmetiyle yarlığayacakdır. Çünkü azizdir (va'd ve vaidini yerine getirmekden hiç bir şey Onu acze düşüremez), hakimdir (her şey'i yerli yerinde, hikmetle yapandır).

Hasib Asutay

İnanan erkekler ve inanan kadınlar birbirlerinin velileridir. Onlar iyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekât verirler, Allah'a ve Resulüne itaat ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Şüphesiz Allah mutlak üstündür, hikmet sahibidir.

Hayrat Neşriyat

Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar ise birbirlerinin dost (ve yardımcı)larıdırlar. İyiliği emreder, kötülükten yasaklarlar, namazı hakkıyla edâ ederler, zekâtı verirler, Allah’a ve Resûlüne itâat ederler. İşte onlar, Allah’ın kendilerine (âhirette de) merhamet edeceği kimselerdir. Şübhesiz ki Allah, Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.

İbni Kesir

Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar; birbirlerinin velileridirler. Ma'rufu emreder, münkerden nehyederler. Namaz kılarlar, zekat verirler, Allah'a ve Rasulüne itaat ederler. İşte Allah, bunlara rahmet edecektir. Muhakkak ki Allah; Aziz'dir, Hakim'dir.

Mehmet Okuyan

Mümin erkeklerle mümin kadınlar birbirlerinin dostudurlar. (Birbirlerine) iyiliği emreder (öğütler)ler, kötülükten engeller (sakındırır)lar; namazı kılarlar, zekâtı verirler; Allah’a ve Elçisi'ne itaat ederler. İşte Allah onlara merhamet edecektir. Şüphesiz ki Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir.

Muhammed Esed

Erkek ve kadın müminlere gelince, onlar birbirlerinin yakınlarıdırlar: (hep) iyi ve doğru olanın yapılmasını özendirir, kötü ve zararlı olanın yapılmasına engel olurlar; ve onlar namazlarında kararlı ve devamlıdırlar, arındırıcı yükümlülüklerini yerine getirir, Allaha ve Onun elçisine yürekten bağlılık gösterirler. İşte bunlardır, Allahın rahmetiyle kuşatacağı kimseler: muhakkak ki, doğru hüküm ve hikmetle yargılayan en yüce iktidar sahibidir Allah!

Mustafa İslamoğlu

Ama inanan erkekler ve inanan kadınlar (da) birbirlerinin dostu, koruyucusudurlar: İyi ve doğru olanı teklif eder, kötü ve yanlış olanı önlerler; ve namazı içtenlikle kılarlar, zekatı da seve seve verirler; Allah'a ve O'nun Elçisi'ne uyarlar: işte onlardır Allah'ın rahmetini bahşedeceği kimseler; çünkü her işinde mükemmel olan, her hükmünde tam isabet kaydeden yalnızca Allah'tır.

Ömer Nasuhi Bilmen

İmân sahibi olan erkekler ile kadınlar ise bazıları bazılarının velîleridir. Mâruf ile emrederler, münkerden nehy eylerler ve namazı dosdoğru kılarlar ve zekâtı verirler. Ve Allah Teâlâ'ya ve Peygamberine itaatte bulunurlar. İşte bunları elbette ki, Allah Teâlâ rahmetine nâil buyuracaktır. Şüphe yok ki Allah Teâlâ azîzdir, hakîmdir.

Ömer Öngüt

Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileri (dostları ve yardımcıları)dırlar. Onlar iyiliği emreder, kötülükten menederler. Namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler. Allah'a ve Peygamber'ine itaat ederler. İşte Allah onlara rahmet edecektir. Şüphesiz ki Allah Azîz'dir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Suat Yıldırım

Mümin erkeklerle mümin kadınlar birbirlerinin velileri, yardımcılarıdır. Onlar iyilikleri teşvik edip kötülükleri menederler. Namazı hakkıyla yerine getirir, zekâtı verir, Allah’a ve Resulüne itaat ederler. İşte onları Allah geniş rahmetine mazhar edecektir.Çünkü Allah azîzdir, hakîmdir (üstün kudret, tam hüküm ve hikmet sahibidir).

Süleyman Ateş

İnanan erkekler ve inanan kadınlar, birbirlerinin velisidirler. İyiliği emrederler, kötülükten men'ederler, namazı kılarlar, zekatı verirler, Allah'a ve Elçisine ita'at ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Allah daima üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.

Süleymaniye Vakfı

Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velisi / en yakınıdırlar. Onlar, marufu /iyi şeyleri emreder, münkeri /kötü şeyleri yasaklarlar[3*). Namazı özenle ve sürekli kılar, zekatı verir, Allah'a ve elçisine gönülden boyun eğerler. Allah, işte onlara ikramda bulunacaktır. Muhakkak ki Allah daima üstün olan ve bütün kararları doğru olandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnanıp güvenen (mümin) erkeklerle inanıp güvenen (mümin) kadınlardan her biri diğerinin yakın dostudur(velisidir). Marufa (Kur'an ölçülerine) uygun olanı ister, münkere (Kur'an ölçülerine uymayana) engel olurlar. Namazı tam kılar, zekatı verirler. Allah'a ve Elçisine de boyun eğerler. Allah, işte bunlara ikramda bulunacaktır. Allah güçlüdür, doğru kararlar verir.

Şaban Piriş

Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridir. İyiliği emrederler; kötülüğe engel olurlar. Namaz kılarlar, zekat verirler. Allah'a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunlara Allah rahmet edecektir. Allah şüphesiz güçlüdür, hakimdir.

Tefhim-ul Kuran

Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin velileridirler. İyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler ve Allah'a ve Resulüne itaat ederler. İşte Allah'ın kendilerine rahmet edeceği bunlardır. Şüphesiz, Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

Ümit Şimşek

Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği tavsiye eder, kötülükten sakındırır, namazı dosdoğru kılar, zekâtı verir, Allah'a ve Resulüne itaat ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Şüphesiz ki Allah'ın kudreti herşeye üstündür, hikmeti ise herşeyi kuşatır.

Yaşar Nuri Öztürk

Mümin erkeklerle mümin kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyilik ve güzelliği belirlenene özendirirler, kötülük ve çirkinliği belirlenenden sakındırırlar. Namazı kılarlar, zekatı verirler. Allah'a ve resulüne itaat ederler. Allah bunlara rahmet edecektir. Allah Aziz'dir, Hakim'dir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Mömin kişilərlə mömin qadınlar bir-birinin dostlarıdır. Onlar insanlara yaxşı işlər görməyi buyurur, pis əməllərə qadağa qoyur, namaz qılır, zəkat verir, Allaha və Onun Elçisinə itaət edirlər. Allah onlara rəhm edəcəkdir. Həqiqətən, Allah Qüdrətlidir, Müdrikdir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Möʼmin kişilərlə möʼmin qadınlar bir-birinə dostdurlar (hayandırlar). Onlar (insanlara) yaxşı işlər görməyi əmr edər, pis işləri yasaq edər, namaz qılıb zəkat verər, Allaha və Peyğəmbərinə itaət edərlər. Allah, əlbəttə ki, onlara rəhm edəcəkdir. Allah, həqiqətən, yenilməz qüvvət sahibi, hikmət sahibidir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die gläubigen Männer und die gläubigen Frauen sind einander Beschützer und Helfer. Sie gebieten das Würdige und verbieten das Unwürdige. Sie verrichten das Gebet, entrichten die Zakat-Abgaben und gehorchen Gott und Seinem Gesandten. Gott wird sie in seine Barmherzigkeit aufnehmen. Gottes Macht und Weisheit sind unermeßlich.

Almanca — Der Edle Quran

Die gläubigen Männer und Frauen sind einer des anderen Beschützer. Sie gebieten das Rechte und verbieten das Verwerfliche, verrichten das Gebet und entrichten die Abgabe und gehorchen Allah und Seinem Gesandten. Sie sind es, derer Allah Sich erbarmen wird. Gewiß, Allah ist Allmächtig und Allweise.

Almanca — M. A. Rassoul

Und die gläubigen Männer und die gläubigen Frauen sind einer des anderen Freund: Sie gebieten das Gute und verbieten das Böse und verrichten das Gebet und entrichten die Zakah und gehorchen Allah und Seinem Gesandten. Sie sind es, derer Allah Sich erbarmen wird. Wahrlich, Allah ist Erhaben, Allweise.

Almanca — Muhammad Zaidan

DieMumin-Männer und dieMumin-Frauen sind einander Wali. Sie rufen zum Gebilligten auf, raten vom Mißbilligten ab, verrichten ordnungsgemäß das rituelle Gebet, entrichten die Zakat und gehorchen ALLAH und Seinem Gesandten. Diesen wird ALLAH Gnade erweisen. Gewiß, ALLAH ist allwürdig, allweise.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And those of the men and the women whose hearts have been touched with the divine hand are mutual friends; they have a sincere reciprocation of all their kind feelings, they enjoin what is just and right and forbid what is evil, they faithfully and regularly engage in the act of worship and give Zakat; and they obey Allah and His Messenger. These shall Allah have mercy on them and bless their souls. Indeed Allah is Azizun, and Hakimun.

Abdul Haleem

The believers, both men and women, support each other; they order what is right and forbid what is wrong; they keep up the prayer and pay the prescribed alms; they obey God and His Messenger. God will give His mercy to such people: God is almighty and wise.

Abdullah Yusuf Ali

The Believers, men and women, are protectors one of another: they enjoin what is just, and forbid what is evil: they observe regular prayers, practise regular charity, and obey Allah and His Messenger. On them will Allah pour His mercy: for Allah is Exalted in power, Wise.

Abul A'la Maududi

[9:71] The believers, both men and women, are allies of one another. They enjoin good, forbid evil, establish Prayer, pay Zakah, and obey Allah and His Messenger. Surely Allah will show mercy to them. Allah is All-Mighty, All-Wise.

Aisha Bewley

The men and women of the muminun are friends of one another. They command what is right and forbid what is wrong, and establish salat and pay zakat, and obey Allah and His Messenger. They are the people on whom Allah will have mercy. Allah is Almighty, All-Wise.

Al-Hilali & Khan

The believers, men and women, are Auliyâ’ (helpers, supporters, friends, protectors) of one another; they enjoin (on the people) Al-Ma‘rûf (i.e. Islâmic Monotheism and all that Islâm orders one to do), and forbid (people) from Al-Munkar (i.e. polytheism and disbelief of all kinds, and all that Islâm has forbidden); they perform As-Salât (Iqâmat-as-Salât), and give the Zakât, and obey Allâh and His Messenger. Allâh will have His Mercy on them. Surely Allâh is All-Mighty, All-Wise.

Ali Quli Qarai

But the faithful, men and women, are comrades of one another: they bid what is right and forbid what is wrong and maintain the prayer, give the zakāt, and obey Allah and His Apostle. It is they to whom Allah will soon grant His mercy. Indeed Allah is all-mighty, all-wise.

Amatul Rahman Omar

And the believing men and women both are friends one of another. They enjoin the right and forbid the wrong and observe Prayer and go on presenting the Zakât and obey Allâh and His Messenger. It is these on whom Allâh will certainly have mercy. Surely, Allâh is All-Mighty, All-Wise.

Arthur John Arberry

And the believers, the men and the women, are friends one of the other; they bid to honour, and forbid dishonour; they perform the prayer, and pay the alms, and they obey God and His Messenger. Those -- upon them God will have mercy; God is All-mighty, All-wise.

Bijan Moeinian

As for the believing men and believing women, they are the guardian friends of each other. They encourage each other to do good deeds and forbid wrongdoings. They worship the Lord on regular basis, participate in charity and obey the Lord and His Messenger. God surely will shower them with His blessings; God is Almighty and the Most Wise.

E. Henry Palmer

And the believers, men and women, are some the patrons of others; they bid what is reasonable, and forbid what is wrong, and are steadfast in prayer, and give alms, and obey God and His Apostle. On these will God have mercy; verily, God is mighty, wise!

Edip-Layth

The acknowledging men and women, they are allies to one another. They order good and deter from evil, and they hold the contact prayer, and they contribute towards betterment, and they obey God and His messenger. God will have mercy on them; God is Noble, Wise.

George Sale

And the faithful men, and the faithful women are friends one to another: They command that which is just, and they forbid that which is evil; and they are constant at prayer, and pay their appointed alms; and they obey God, and his apostle: Unto these will God be merciful; for He is mighty and wise.

Hamid S. Aziz

And the believers, men and women, are patrons one of the others; they bid what is right, and forbid what is wrong, and are steadfast in worship, and give in charity, and they obey Allah and His Messenger. On these will Allah have mercy; verily, Allah is Mighty, Wise!

Mahmoud Ghali

And the men believers and the women believers are patrons one of the other, ; they command beneficence and forbid maleficence, and keep up the prayer, and bring the Zakat, (i. e., pay the obligatory poor-dues) and obey ? Allah and His Messenger; those (are the people) on whom Allah will soon have mercy; surely Allah is Ever-Mighty, Ever-Wise..

Marmaduke Pickthall

And the believers, men and women, are protecting friends one of another; they enjoin the right and forbid the wrong, and they establish worship and they pay the poor-due, and they obey Allah and His messenger. As for these, Allah will have mercy on them. Lo! Allah is Mighty, Wise.

Mohamed Ahmed - Samira

Those who believe, men and women, befriend one another, and enjoin what is right and prohibit what is wrong. They observe their devotional obligations, pay the zakat, and obey God and His Apostle. God will be merciful to them, for God is all-mighty and all-wise.

Muhammad Asad

AND [as for] the believers, both men and women they are close unto one another: they [all] enjoin the doing of what is right and forbid the doing of what is wrong, and are constant in prayer, and render the purifying dues, and pay heed unto God and His Apostle. It is they upon whom God will bestow His grace: verily, God is almighty, wise!

Mustafa Khattab

The believers, both men and women, are guardians of one another. They encourage good and forbid evil, establish prayer and pay alms-tax, and obey Allah and His Messenger. It is they who will be shown Allah’s mercy. Surely Allah is Almighty, All-Wise.

Progressive Muslims

And the believing men and women, they are allies to one another. They order good and deter from evil, and they hold the contact-method, and they contribute towards betterment, and they obey God and His messenger. God will have mercy on them; God is Noble, Wise.

Sahih International

The believing men and believing women are allies of one another. They enjoin what is right and forbid what is wrong and establish prayer and give zakah and obey Allah and His Messenger. Those - Allah will have mercy upon them. Indeed, Allah is Exalted in Might and Wise.

Sam Gerrans

And the believing men and the believing women are allies of one another: they enjoin what is fitting, and forbid perversity, and uphold the duty, and render the purity, and obey God and His messenger; those: God will have mercy on them; God is exalted in might and wise.

Shabbir Ahmed

And the believers, both men and women, are colleagues one of another. They enjoin the doing of Right and forbid the doing of Wrong (The distinction between right and wrong will never be arbitrary. The Qur'an is the eternal Criterion of what is right and what is wrong (2:185)). Together, they help establish the Divine System, and set up the Just Economic Order of Zakat (9:60). This is how they obey Allah and His Messenger. These are the men and women on whom Allah will shower His Mercy. Allah is Mighty, Wise.

Syed Vickar Ahamed

The believers, men and women, are protectors, are supporters one of another: They enjoin what is just, and prevent what is evil: They perform regular prayers, practice regular charity, and obey Allah and His Messenger (Muhammad). On them Allah will spread His Mercy: Truly, Allah is Supreme in Power (Aziz), All Wise (Hakeem).

Taqi Usmani

The believers, male and female, are friends to each other. They bid virtue and forbid vice and establish Salāh and pay Zakāh and obey Allah and His Messenger. Those are the ones whom Allah will bless with mercy. Surely, Allah is Powerful, Wise.

The Monotheist Group

And the believing males and the believing females, they are allies to one another. They order good and prohibit vice, and they hold the contact prayer, and they contribute towards purification and they obey God and His messenger. God will have mercy on them; God is Noble, Wise.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Les croyants et les croyantes sont alliés les uns des autres. Ils commandent le convenable, interdisent le blâmable accomplissent la ?alât, acquittent la Zakât et obéissent à Allah et à Son messager. Voilà ceux auxquels Allah fera miséricorde, car Allah est Puissant et Sage.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Mêr û jinên bawermend piştevan û arîkarên hev in, bi qencî û başiyê (li hev) ferman dikin û rê li ber xerabiyê digirin û bi rengê pêdivî nimêj dikin û zekatê didin, guhdariya Xweda û Pêxemberê wî dikin. Ev ên ha, Xwedê dê rehmê li wan bike, bêguman Xwedê ‘Ezîz e, Ḥekîm e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar de gelovige mannen en vrouwen zijn elkaars medestanders, zij gebieden het behoorlijke, verbieden het verwerpelijke, verrichten de salaat, geven de zakaat en gehoorzamen God en Zijn gezant. Zij zijn het met wie God erbarmen zal hebben; God is machtig en wijs.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En de geloovige mannen en de geloovige vrouwen zijn elkanders vrienden. Zij bevelen wat rechtvaardig is en verbieden wat slecht is, en zij zijn volhardend in het gebed, en reiken de vastgestelde aalmoezen uit, en zij gehoorzamen Gode en zijne gezanten. Voor hen zal God genadig zijn; want hij is machtig en wijs.

Hollandaca — Siregar

En de gelovige mannen en de gelovige vrouwen zijn elkaars helpers, zij roepen op tot het behoorlijke en verbieden het verwerpelijke en zij onderhouden de shalât en geven de zakât en zij gehoorzamen Allah en zijn Boodschapper. Zij zijn degenen die Allah zal begenedigen. Voorwaar, Allah is Almachtig, Alwijs.

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

А верующие мужчины и верующие женщины (такие), (что) одни из них (являются) покровителями [сторонниками и помощниками] других: они повелевают (людям) (совершать) одобряемое [призывают их к Вере и совершению праведных деяний] и удерживают от (совершения) неодобряемого [неверия и грехов], которые совершают (обязательную) молитву (надлежащим образом) [своевременно, смиренно перед Господом и предаваясь молитве душой] и (по своей воле) дают обязательную милостыню [закят], повинуются Аллаху (в том, что Он повелел и запретил) и (затем) Его посланнику. Тех [таких] вскоре помилует Аллах: поистине, Аллах – велик (в Своем могуществе), (и) мудр (в Своих решениях и повелениях)!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

MEN DE troende, männen såväl som kvinnorna, är varandras (sanna) vänner och fasta stöd; de anbefaller det som är rätt och förbjuder det som är orätt och förrättar bönen och betalar allmoseskatten och de lyder Gud och Hans Sändebud. Dem skall Gud visa barmhärtighet. Gud är allsmäktig, vis.