(Ey münafıklar!), siz de tıpkı sizden öncekiler gibisiniz: Onlar sizden daha güçlü, malları ve çocukları daha fazlaydı. Onlar paylarına düşenden faydalanmışlardı. Sizden öncekilerin, paylarına düşenden faydalandığı gibi siz de payınıza düşenden öylece faydalandınız ve onların daldığı gibi, siz de (dünya zevkine) daldınız. İşte onların dünyada da ahirette de amelleri boşa gitmiştir. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
كَالَّذِينَ مِنْ قَبْلِكُمْ كَانُوا اَشَدَّ مِنْكُمْ قُوَّةً وَاَكْثَرَ اَمْوَالًا وَاَوْلَادًا فَاسْتَمْتَعُوا بِخَلَاقِهِمْ فَاسْتَمْتَعْتُمْ بِخَلَاقِكُمْ كَمَا اسْتَمْتَعَ الَّذِينَ مِنْ قَبْلِكُمْ بِخَلَاقِهِمْ وَخُضْتُمْ كَالَّذِي خَاضُوا اُو۬لٰٓئِكَ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ
ke(e)lleƶīne min ḳablikum kānū eşedde minkum ḳuvveten ve ekṧera emvālen ve evlāden fe stemteǔ bi ḣalāḳihim fe stemteǎ'tum bi ḣalāḳikum ke mā stemteǎ (e)lleƶīne min ḳablikum bi ḣalāḳihim ve ḣuDtum ke elleƶī ḣāDū ulāike HabiTat eǎ'māluhum fī d-dunyā ve l-āḣirati ve ulāike humu l-ḣāsirūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Siz de, sizden öncekilere benziyorsunuz; onlar, kuvvetçe daha ileriydi sizden, malları, evlâtları da daha fazlaydı. Nasîbiniz kadar faydalanmak istediniz, nitekim sizden öncekiler de nasipleri kadar faydalanmak istediler ve onlar nasıl kâfirliğe daldılarsa siz de daldınız. Yaptıkları iş, dünyâda da boşa gitti, âhirette de ve onlardır ziyankârların ta kendileri.
Abdulkadir Gölpınarlı
Siz de, sizden öncekilere benziyorsunuz; onlar, kuvvetçe daha ileriydi sizden, malları, evlâtları da daha fazlaydı. Nasîbiniz kadar faydalanmak istediniz, nitekim sizden öncekiler de nasipleri kadar faydalanmak istediler ve onlar nasıl kâfirliğe daldılarsa siz de daldınız. Yaptıkları iş, dünyâda da boşa gitti, âhirette de ve onlardır ziyankârların ta kendileri.
Adem Uğur
(Ey münafıklar! Siz de) sizden öncekiler gibi (yaptınız). Onlar sizden kuvvetçe daha üstün, mal ve evlâtça daha çok idiler. Onlar (dünya malından) paylarına düşenden faydalandılar. İşte sizden öncekiler nasıl paylarına düşenden faydalandıysalar, siz de payınıza düşenden faydalandınız ve (bâtıla) dalanlar gibi siz de daldınız. İşte onların amelleri dünyada da ahirette de boşa gitmiştir. Ve onlar ziyana uğrayanların kendileridir.
Ahmed Hulusi
Sizden önceki kimseler gibi (tıpkı). . . Onlar kuvvet olarak sizden çok daha güçlüydüler. . . Zenginlik ve evlatlar itibarıyla (sizden) daha çoktular. . . Nasipleri kadarıyla dünya nimetlerinden faydalandılar. . . Sizden öncekilerin kendi nasipleriyle faydalandıkları gibi; siz de kendi nasibinizle faydalandınız; onların daldıkları gibi siz de daldınız! İşte bunların dünyada da, gelecekte de yaptıkları boşa gitmiştir. . . İşte bunlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.
Ahmet Tekin
Siz de tıpkı sizden önce yaşayıp helâk olmuş milletler gibisiniz. Oysa onlar sizden daha güçlü, kuvvetli, mal ve evlâtları sizinkilerden daha çoktu. Dünya nimetlerinden paylarına düşen kadar zevk sürdüler. Sizden öncekiler paylarına düşen kadarıyla nasıl zevk sürmek istedilerse, siz de onlar gibi payınıza düşen kadarıyla zevk sürmeye baktınız. Siz de, sizden önce batağa, çürük ve asılsız davalara dalanlar gibi batağa daldınız. İşte onların amelleri dünyada da, âhirette, ebedî yurtta da boşa gitmiştir. Onlar, işte onlar hüsrana uğrayanlardır.
Ahmet Varol
(Ey münafıklar!) Siz de, sizden öncekiler gibisiniz. Onlar sizden daha güçlüydüler ve malları da, çocukları da sizinkilerden daha çoktu. Onlar (dünyadan) paylarına düşenden yararlanmaya baktılar. Sizden öncekilerin paylarına düşenden yararlandıkları gibi siz de kendi payınızdan yararlandınız. Aynı şekilde onların (batıla ve dünya zevklerine) daldıkları gibi siz de daldınız. İşte onların yaptıkları dünyada da ahirette de boşa gitmiştir ve zarara uğrayanlar da onlardır.
Ali Bulaç
Sizden önceki (münafıklar ve kafirler) gibi. Onlar sizden kuvvet bakımından daha güçlü, mal ve çocuklar bakımından daha çoktular. Onlar kendi paylarıyla yararlanmaya baktılar; siz de, sizden öncekilerin kendi paylarıyla yararlanmaya kalkışmaları gibi, kendi paylarınızla yararlanmaya baktınız ve siz de (dünyaya ve zevke) dalanlar gibi daldınız. İşte onların dünyada ahirette bütün yapıp ettikleri (amelleri) boşa çıkmıştır ve işte onlar kayba uğrayanlardır.
Ali Fikri Yavuz
Siz ey münafıklar, kendinizden öncekiler gibisiniz. Üstelik onlar, kuvvetçe sizden daha çetin, mal ve evlâd bakımından sizden daha çok idiler. Dünya hayatından nasîbleri kadar zevk sürmeğe bakmışlardı. İşte sizden öncekiler, nasibleriyle nasıl zevk sürmek istedilerse, siz de öyle kısmetinizle zevk sürmeğe baktınız; siz de o bataklığa dalanlar gibi daldınız. İşte bunların, dünya ve âhirette, bütün amelleri boşa gitmiştir. İşte bunlar, hüsranda kalanlardır.
Ali Rıza Safa
Sizden öncekiler gibi. Üstelik onlar, sizden daha güçlüydü, malları ve çocukları daha çoktu; paylarına düşenden yararlandılar. Siz de sizden öncekilerin kendi paylarına düşenden yararlandığı gibi, kendi payınıza düşenden yararlandınız ve dalanlar gibi dalıp gittiniz. Onların yaptıkları boşa gitmiştir; yitime uğrayanlar, işte onlardır.
Bayraktar Bayraklı
Ey münafıklar, siz de tıpkı sizden öncekiler gibisiniz. Onlar kuvvetçe sizden daha zorlu, mal ve çocuklar bakımından daha zengindiler. Onlar kendi nasipleriyle zevk sürdüler. Tıpkı sizden öncekilerin kendi nasipleriyle zevklendikleri gibi, siz de kendi payınıza düşenle zevk sürdünüz. Tıpkı onların zevke dalıp gittiği gibi, siz de zevke dalıp gittiniz. İşte böylelerinin amelleri dünyada da ahirette de boşa çıkmıştır. Asıl ziyana uğrayanlar da onlardır.
Bekir Sadak
Ey ikiyuzluler! Siz, sizden once daha kuvvetli, mallari ve cocuklari daha cok olup, hisselerince bunlardan faydalanan kimseler gibisiniz. Sizden oncekiler, hisselerince faydalandiklari gibi siz de hissenizce faydalandiniz ve onlarin batila daldiklari gibi siz de daldiniz. Iste bunlar dunyada ve ahirette isleri bosa cikanlardir, iste bunlar mahvolanlardir.
Celal Yıldırım
(Ey münafıklar!) sizin durumunuz, sizden öncekilerin durumuna benzer. (Ne var ki) onlar sizden daha güçlü, mal ve evlâd bakımından daha çok (imkânlara sahip) idiler. Kendi paylarından yararlanmaya (zevk almaya) çalıştılar; sizden öncekiler (dünyalıktan) kendi paylarından yararlanmak istedikleri gibi siz de kendi (nifak) payınızdan yararlanıp (zevk almak) istediniz, (böyle bir bataklığa) dalanlar gibi daldınız, işte bunların amelleri hem Dünya'da, hem Âhiret'te boşa gitmiştir ve işte ziyana uğrayanlar bunlardır.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(Ey münafıklar! Sizin durumunuz da) sizden öncekilerin durumuna benziyor; üstelik onlar sizden daha güçlüydü, malları ve evlâtları daha çoktu. Onlar dünyadaki nasiplerinden haz duyup yararlandılar. Sizden öncekilerin kendi paylarından istifade ettikleri gibi siz de kendi nasibinizi elde edip yararlandınız. Siz de onların daldıkları gibi boş şeylere daldınız. İşte hem dünyada hem âhirette yaptıkları boşa gidenler bunlardır, asıl ziyana uğrayanlar da bunlardır.
Diyanet İşleri
(Ey münafıklar!), siz de tıpkı sizden öncekiler gibisiniz: Onlar sizden daha güçlü, malları ve çocukları daha fazlaydı. Onlar paylarına düşenden faydalanmışlardı. Sizden öncekilerin, paylarına düşenden faydalandığı gibi siz de payınıza düşenden öylece faydalandınız ve onların daldığı gibi, siz de (dünya zevkine) daldınız. İşte onların dünyada da ahirette de amelleri boşa gitmiştir. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
Diyanet İşleri (eski)
Ey ikiyüzlüler! Siz, sizden önce daha kuvvetli, malları ve çocukları daha çok olup, hisselerince bunlardan faydalanan kimseler gibisiniz. Sizden öncekiler, hisselerince faydalandıkları gibi siz de hissenizce faydalandınız ve onların batıla daldıklarıgibi siz de daldınız. İşte bunlar dünyada ve ahirette işleri boşa çıkanlardır, işte bunlar mahvolanlardır.
Diyanet Vakfi
(Ey münafıklar! Siz de) sizden öncekiler gibi (yaptınız). Onlar sizden kuvvetçe daha üstün, mal ve evlâtça daha çok idiler. Onlar (dünya malından) paylarına düşenden faydalandılar. İşte sizden öncekiler nasıl paylarına düşenden faydalandıysalar, siz de payınıza düşenden faydalandınız ve (bâtıla) dalanlar gibi siz de daldınız. İşte onların amelleri dünyada da ahirette de boşa gitmiştir. Ve onlar ziyana uğrayanların kendileridir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
(Ey münafıklar!) siz de tıpkı kendinizden öncekiler gibisiniz. Oysa onlar sizden daha güçlü, kuvvetli, mal ve evlatça sizden daha varlıklı idiler. Dünya nimetlerinden paylarına düşen kadar zevk sürdüler. Sizden öncekiler kısmetlerine düşen kadarıyla nasıl zevk sürmek istedilerse siz de onlar gibi kısmetinize düşen kadarıyla zevk sürmeye baktınız, siz de sizden önce batağa dalanlar gibi batağa daldınız. İşte bunların dünyada ve ahirette bütün amelleri heder olup gitti ve işte bunlar hep hüsran içinde kalanlardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sizden öncekiler gibisiniz, onlar kuvvetçe sizden daha çetindiler, malları ve çocukları daha çoktu; dünya hayatından paylarına düşenlerle zevk sürmeye bakmışlardı. Sizden öncekiler paylarına düşenlerle nasıl zevk sürmek istedilerse siz de aynı şekilde payınıza düşenle zevk sürmeye baktınız ve o batağa dalanlar gibi siz de daldınız. İşte bunların dünyada da ahirette de bütün yaptıkları boşa gitti. İşte bunlar, hep hüsran içinde kalanlardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sizden evvelkiler gibi ki kuvvetce sizden daha çetin, mal ve evladca sizden daha çok idiler de dünya hayatından kısmetleriyle zevk sürmeğe bakmışlardı, o sizden evvelkiler kısmetleriyle nasıl zevk sürmek istedilerse siz de öyle kısmetinizle zevk sürmeğe baktınız, siz de o batağa dalan gibi daldınız, işte bunların Dünya ve Ahırette bütün amelleri heder oldu ve işte bunlar hep o husran içinde kalanlardır
Erhan Aktaş
Tıpkı sizden öncekiler gibisiniz. Onlar; kuvvetçe sizden daha güçlü, mal ve evlat bakımından sizden daha çoktular. Onlar, payları kadar bundan yararlandılar. Sizden öncekilerin paylarınca yararlandıkları gibi siz de payınızca yararlandınız. Ve onların daldığı gibi siz de daldınız. İşte onların yaptıkları dünyada da ahirette de boşa gitmiştir. Onlar hüsrana uğrayanlardır.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Tıpkı sizden öncekiler gibisiniz. Onlar; kuvvetçe sizden daha güçlü, mal ve evlat bakımından sizden daha çoktular. Onlar, payları kadar bundan yararlandılar. Sizden öncekilerin paylarınca yararlandıkları gibi siz de payınızca yararlandınız. Ve onların daldığı gibi siz de daldınız. İşte onların yaptıkları dünyada da ahirette de boşa gitmiştir. Onlar hüsrana uğrayanlardır.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Tıpkı sizden öncekiler gibisiniz. Onlar; kuvvetçe sizden daha güçlü, mal ve evlat bakımından sizden daha çoktular. Onlar, payları kadar bundan yararlandılar. Sizden öncekilerin paylarınca yararlandıkları gibi siz de payınızca yararlandınız. Ve onların daldığı gibi siz de daldınız. İşte onların yaptıkları dünyada da ahirette de boşa gitmiştir. Onlar hüsrana uğrayanlardır.
Fizilal-il Kuran
Ey münafıklar, siz de sizden önce yaşamış ve sizden daha güçlü, daha zengin ve daha çok sayıda çocuklu olup paylarına düşen dünya nimetlerinin cazibesine kapılan kimseler gibi davrandınız, bu kimseler nasıl paylarına düşen dünya nimetlerinin cazibesine kapıldılar ise, siz de öylece payınıza düşen dünya nimetlerinin cazibesine kapıldınız, vaktiyle eğriliğe dalanlar gibi siz de eğriliğe daldınız. Onlar, yaptıkları dünyada ve ahirette boşa gitmiş kimselerdir. Onlar hüsrana uğramışların ta kendileridir.
Gültekin Onan
Sizden önceki (münafıklar ve kafirler) gibi. Onlar sizden kuvvet bakımından daha güçlü, mal ve çocuklar bakımından daha çoktular. Onlar kendi paylarıyla yararlanmaya baktılar; siz de sizden öncekilerin kendi paylarıyla yararlanmaya kalkışmaları gibi, kendi paylarınızla yararlanmaya baktınız ve siz de (dünyaya ve zevke) dalanlar gibi daldınız. İşte onların dünyada ahirette bütün yapıp ettikleri (amelleri) boşa çıkmıştır ve işte onlar kayba uğrayanlardır.
Hamdi Döndüren
(Ey münafıklar!) Siz de tıpkı, kendinizden öncekiler gibisiniz. Üstelik onlar, hem güç hem de mal ve çocuk bakımından sizden daha üstün idiler. Sonra onlar (dünya malından) paylarını alıp yararlandılar. Siz de, sizden öncekilerin, paylarını alıp yararlandıkları gibi, paylarınızı alıp yararlandınız ve (batıla) dalanlar gibi siz de daldınız! İşte onların amelleri, dünyada da ahirette de boşa gitmiştir. İşte onlar, ziyana uğrayanlardır!
Hasan Basri Çantay
(Ey münafıklar) siz de tıbkı kendinizden evvelkiler gibisiniz. (Halbuki) onlar kuvvetçe sizden daha yamandı, malları, evladları daha çokdu. (Bu dünyadaki) nasıybleri kadar (zevkden) faidelenmek istediler. İşte sizden evvelkiler nasıl öyle nasıyblerince yaşamak istedilerse siz de yine kısmetinizce (zevkden) faide aradınız. Siz de (o batağa) dalanlar gibi daldınız. Onların dünyada da, ahiretde de yapdıkları boşa gitdi. İşte bunlar da husran içinde kalanların ta kendileridir.
Hasib Asutay
(Ey münafıklar! Siz de) sizden öncekiler gibi (yaptınız). Onlar, sizden kuvvetçe daha üstün, mal ve evlâtça daha çoktular. Onlar (dünya malından) paylarına düşenden yararlandılar. İşte sizden öncekiler nasıl paylarından yararlandılarsa, siz de payınıza düşenden yararlandınız ve (bâtıla) dalanlar gibi siz de daldınız. İşte onların amelleri dünyada da âhirette de boşa gitmiştir. Ve onlar ziyana uğrayanların tâ kendileridir.
Hayrat Neşriyat
(Ey münâfıklar! Siz de) sizden öncekiler gibisiniz; (hâlbuki onlar) kuvvetçe sizden daha şiddetli, mallar ve çocuklar cihetiyle daha çok idiler. Böylece (onlar dünyadan) kendi nasibleriyle faydalanmak istediler; sizden öncekiler kendi paylarına düşenle nasıl zevk sürmek istedilerse, artık siz de kendi kısmetinizle faydalandınız ve (bâtıla) dalanlar gibi (siz de o batağa) daldınız. İşte onlar dünya ve âhirette amelleri boşa gidenlerdir. Ve yine onlar gerçekten hüsrâna uğrayanlardır.
İbni Kesir
Sizden öncekiler gibi. Onlar kuvvet bakımından sizden daha yaman, mallar ve çocuklar bakımından çoktular. Onlar hisselerince bundan faydalandılar. Sizden öncekiler hisselerince faydalandıkları gibi, siz de hissenizce ondan faydalandınız ve onların daldığı gibi siz de daldınız. İşte onların yaptıkları dünyada da, ahirette de boşa gitmiştir. Ve onlar, hüsrana uğrayanların kendileridir.
Mehmet Okuyan
(Ey münafıklar! Siz de) sizden kuvvetçe daha üstün, mal ve evlatça daha çok olan sizden öncekiler gibi (yaptınız). Onlar (dünya malından) paylarına düşenden yararlanmışlardı. Sizden öncekiler nasıl paylarına düşenden yararlandıysalar siz de payınıza düşenden yararlandınız ve (yanlışa) dalanlar gibi siz de daldınız. İşte onların işleri dünyada da ahirette de boşa gitmiştir. Onlar kaybedenlerin ta kendileridir.
Muhammed Esed
(Onlara de ki: "sizler de) sizden önce yaşayıp gitmiş (münafık) kimseler gibisiniz. Onlar kuvvetçe sizden daha güçlü, servetçe daha zengin ve sayıca daha kalabalıktılar; onlar (bu dünyadan) kendi paylarını aldılar; siz de kendi payınızı alıp yararlandınız; tıpkı sizden öncekilerin kendi paylarını aldıkları gibi: Ve işte siz de, tıpkı onlar gibi, çürük ve asılsız davalara dalıp gittiniz. (Geçmişte de, gelecekte de) işte bu tür kimselerdir, yapıp ettikleri bu dünya hayatında da öte dünyada da boşa gitmiş olanlar; ve işte böyleleridir, kaybedenler!
Mustafa İslamoğlu
(De ki onlara): "(Siz de) tıpkı sizden önceki (ikiyüzlüler) gibisiniz. Onlar kuvvet bakımından sizden daha güçlüydüler, servet ve sayıca daha fazlaydılar; fakat bu dünyadan paylarına düşenle safa sürmeyi seçtiler; siz de kendi payınıza düşenle safa sürmeyi seçtiniz; tıpkı sizden öncekilerin kendi paylarına düşenle safa sürmeyi seçtikleri gibi: sonunda siz de aynı onlar gibi batılın bataklığına saplandınız. Önünde de sonunda da, bu tür kimselerin çabaları boşa gidecektir; sonunda kaybedecek olan da bunlardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
(Ey münafıklar!) Siz de evvelkiler gibi ki, onlar sizden kuvvetçe daha şiddetli idiler ve emval ve evlatça daha ziyâde idiler. Artık onlar kendi nâsipleriyle faidelendiler. Siz de kendi nâsibinizle faidelenmek istediniz, o sizden evvelkilerin kendi nâsipleriyle faidelendikleri gibi ve siz de bâtıla dalanlar gibi dalıverdiniz. İşte onların amelleri dünyada ve ahirette bâtıl oldu ve işte ziyana uğramış olanlar da onlardır.
Ömer Öngüt
Siz de tıpkı kendinizden öncekiler gibisiniz. Oysa onlar sizden daha güçlü, kuvvetli, mal ve evlatça sizden daha varlıklı idiler. Dünya nimetlerinden paylarına düşen kadar zevk sürdüler. Sizden öncekiler kısmetlerine düşen kadarıyla nasıl zevk sürmek istedilerse, siz de onlar gibi kısmetinize düşen kadarıyla zevk sürmeye baktınız, siz de sizden önce (batağa) dalanlar gibi (batağa) daldınız. İşte bunların dünyada ve ahirette bütün amelleri heder olup gitti ve işte bunlar hep hüsran içinde kalanlardır.
Suat Yıldırım
Ey münafıklar! Sizin durumunuz tıpkı sizden önce helâk olan ümmetlerin durumuna benzer. Üstelik onlar kuvvetçe sizden daha güçlü olup, malları daha fazla, evlatları daha çoktu. Onlar bu dünyadaki nasipleri kadar zevk almak istediler. İşte sizden öncekiler nasıl öyle nasiplerince yaşamak istedilerse, siz de yine kısmetinizce zevk almak istediniz. Siz de o batağa dalanlar gibi daldınız. Onların yaptıkları işler, hem dünyada hem de âhirette boşa gitti. İşte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileri oldular.
Süleyman Ateş
(Siz de), sizden öncekiler gibi (yaptınız). Onlar kuvvetçe sizden daha yaman, mal ve evladça sizden daha çok idiler. Onlar, (dünya malından) kendi paylarına düşenle zevklerine baktılar, sizden öncekilerin, (dünyadan) kendi paylarına düşenle zevklerine baktıkları gibi, siz de kendi payınıza düşenle zevkinize baktınız ve (batıla) dalanlar gibi siz de(batıla) daldınız. Onlar, eylemleri, dünya ve ahirette boşa gitmiş kimselerdir ve ziyana uğrayanlar da onlardır.
Süleymaniye Vakfı
(Ey münafıklar) Siz de öncekiler gibisiniz! Ama onlar sizden güçlüydüler. Malları ve evlatları daha çoktu. İmkanlarını kullandılar. Öncekiler imkanlarını nasıl kullandılarsa siz de imkanlarınızı öyle kullandınız. Onların dünyalıklara dalıp gittikleri gibi siz de dalıp gittiniz. Onlar, dünyada da ahirette de yaptıkları boşa gitmiş kimselerdir. Kaybedenler işte onlardır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Siz de öncekiler gibisiniz. Ama onlar sizden güçlüydüler. Malları ve evlatları daha çoktu. Kendi paylarından yararlanmaya baktılar. Öncekiler kendi paylarından nasıl yararlandılarsa sizde kendi payınızdan o şekilde yararlanmaya baktınız. Onların dalıp gittikleri gibi siz de dalıp gittiniz. Yaptıkları, dünyada da ahirette de boşa gitti. Umduğunu bulamayacaklar. Zarar edenler işte onlardır.
Şaban Piriş
Sizden daha kuvvetli malları ve evlatları daha çok olanlar gibi... Nasipleri kadar yaşadılar. Siz, öncekilerin nasiplerinden istifade ettikleri gibi siz de nasibinize düşenden yararlandınız. Onların daldıkları gibi siz de daldınız. İşte bunlar dünyada ve ahirette yaptıkları boşa gidenlerdir. İşte bunlar mahvolanlardır.
Tefhim-ul Kuran
Sizden önceki (münafıklar ve kâfirler) gibi. Onlar sizden kuvvet bakımından daha güçlü, mal ve çocuklar bakımından daha çoktular. Onlar kendi paylarıyla yararlanmaya baktılar; siz de, sizden öncekilerin kendi paylarıyla yararlanmaya kalkışmaları gibi, kendi paylarınızla yararlanmaya baktınız ve siz de (dünya ve zevke) dalanlar gibi daldınız. İşte onların dünyada ahirette bütün yapıp ettikleri (amelleri) boşa çıkmıştır ve işte onlar kayba uğrayanlardır.
Ümit Şimşek
Siz de, ey münafıklar, sizden öncekiler gibisiniz. Hattâ onlar daha da güçlüydüler; malları ve evlâtları daha fazlaydı. Nihayet onlar bu dünyadan nasiplerini aldılar. Sizden öncekiler nasıl nasiplerini aldılarsa, siz de öylece nasibinizi aldınız ve o batağa dalanlar gibi siz de daldınız. Öylelerinin yaptıkları dünyada da, âhirette de boşa çıkmıştır. Onlar hüsrana düşenlerin tâ kendileridir.
Yaşar Nuri Öztürk
Tıpkı sizden öncekiler gibi. Onlar kuvvetçe sizden daha zorlu, mallar ve çocuklar bakımından daha zengindiler. Kendi nasipleriyle zevk sürdüler. Siz de kendi payınıza düşenle zevk sürdünüz. Tıpkı sizden öncekilerin kendi nasipleriyle zevklendikleri gibi. Tıpkı onların dalıp gittiği gibi siz de dalıp gittiniz. İşte böylelerinin amelleri dünyada da ahirette de boşa çıkmıştır. İşte böyleleri hüsrana batmıştır.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlar da sizdən əvvəl yaşamış münafiqlər kimidirlər. Onlar sizdən qüvvədə daha üstün, mal-dövlət və övlad baxımından daha çox idilər. Onlar öz paylarından zövq aldılar. Sizdən əvvəlkilər öz paylarından zövq aldıqları kimi, siz də öz payınızdan zövq aldınız. Onlar batil fikirlərə daldıqları kimi, siz də daldınız. Onların əməlləri dünyada da, axirətdə də heçə getmişdir. Məhz onlar ziyana uğrayanlardır.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Ey münafiqlər!) Siz özünüzdən əvvəlkilər kimisiniz. Hələ onlar sizdən daha qüvvətli (möhkəm), mal-dövlət, övlad baxımından daha artıq idilər. Onlar (dünyadakı) qismətlərindən həzz alıb bəhrələndilər. Siz də özünüzdən əvvəlkilər kimi (dünyadakı) qismətinizdən ləzzət alıb bəhrələndiniz. Siz də onlar kimi (yalan bataqlığına) yuvarlandınız. Onların əməlləri dünyada da, axirətdə də puça çıxmışdır. Onlar özlərinə zərər eləyənlərdir!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Denkt an die Heuchler, die es vor euch gegeben hat! Sie waren mächtiger, reicher und hatten mehr Nachkommenschaft. Sie genossen die irdischen Güter. Ihr habt die irdischen Güter genossen wie die Heuchler vor euch sie genossen haben, und ihr habt Unsinn geredet wie sie Unsinn geredet haben. Die Taten der Heuchler taugen im Diesseits und im Jenseits nichts, und sie sind die wahren Verlierer.
Almanca — Der Edle Quran
(Es ist) wie mit denen, die vor euch waren. Sie hatten stärkere Kraft als ihr und mehr Besitz und Kinder. Sie genossen ihren Anteil, und dann habt ihr euren Anteil genossen, wie diejenigen, die vor euch waren, ihren Anteil genossen haben. Und ihr habt (schweifende) Gespräche geführt wie die Gespräche, die sie führten. Deren Werke werden im Diesseits und im Jenseits hinfällig. Das sind die Verlierer.
Almanca — M. A. Rassoul
wie jenen, die vor euch waren. Sie waren mächtiger als ihr an Kraft und reicher an Gut und Kindern. Sie erfreuten sich ihres Loses; auch ihr habt euch eures Loses erfreut, gerade so wie jene vor euch sich ihres Loses erfreuten. Und ihr ergötztet euch an müßiger Rede, wie jene sich an müßiger Rede ergötzten. Ihre Werke sollen ihnen nichts fruchten, weder in dieser Welt noch im Jenseits. Und sie sind die Verlierer.
Almanca — Muhammad Zaidan
(Ihr seid) wie diejenigen vor euch. Sie waren noch mächtiger als ihr und hatten noch mehr Vermögen und Kinder. So genossen sie, was ihnen bestimmt war, auch habt ihr genossen, was euch bestimmt war genauso, wie diejenigen vor euch das genossen haben, was ihnen bestimmt war. Auch habt ihr Unfug getrieben genauso, wie sie Unfug getrieben haben. Diesen sind ihre Werke im Diesseits und Jenseits zunichte geworden und diese sind die wirklichen Verlierer.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
You hypocrites stand similitude exact of those who preceded you. They were mightier than you are and they lived in greater affluence of wealth and progeny. They enjoyed all that afforded pleasure and was of sensuous character and they neglected all that was dutiful to Allah. Similarly you enjoy all that affords pleasure and is of sensuous character in the same way as those who preceded you; you plunged into worldly ambition the same as they plunged themselves into defaming religion and disobeying Allah. You and such persons are those whose hopes shall be doomed to disappointment and their deeds to worthlessness here and Hereafter, and all of you were born to be losers.
Abdul Haleem
‘You are like those who lived before you: they were even stronger than you, with more wealth and children; they enjoyed their share in this life as you have enjoyed yours; like them, you have indulged in idle talk.’ Their deeds go to waste in this world and the next; it is they who will lose all in the life to come.
Abdullah Yusuf Ali
As in the case of those before you: they were mightier than you in power, and more flourishing in wealth and children. They had their enjoyment of their portion: and ye have of yours, as did those before you; and ye indulge in idle talk as they did. They!- their work are fruitless in this world and in the Hereafter, and they will lose (all spiritual good).
Abul A'la Maududi
[9:69] Your ways are like the ways of those who have gone before you. They were mightier than you in power, and more abundant in riches and children. They enjoyed their lot for a while as you have enjoyed your lot, and you also engaged in idle talk as they did. Their works have come to naught in this world, and in the Hereafter they are surely the losers.
Aisha Bewley
Like those before you who had greater strength than you and more wealth and children. They enjoyed their portion; so enjoy your portion as those before you enjoyed theirs. You have plunged into defamation as they plunged into it. The actions of such people come to nothing in this world or the Next World. They are the lost.
Al-Hilali & Khan
Like those before you: they were mightier than you in power, and more abundant in wealth and children. They had enjoyed their portion (awhile), so enjoy your portion (awhile) as those before you enjoyed their portion (awhile); and you indulged in play and pastime (and in telling lies against Allâh and His Messenger Muhammad صلى الله عليه وسلم) as they indulged in play and pastime. Such are they whose deeds are in vain in this world and in the Hereafter. Such are they who are the losers.
Ali Quli Qarai
[Hypocrites! Your case is] similar to those who were before you, who were more powerful than you and more abounding in wealth and children: they enjoyed their share [of worldly existence]; you too enjoy your share, just like those who were before you enjoyed their share, and you have gossiped [impiously] as they gossiped. They are the ones whose works have failed in this world and the Hereafter; and it is they who are the losers.
Amatul Rahman Omar
(Say to hypocrites, ) `You are like your predecessors. (But) they were mightier than you in strength and richer in possessions and children. Then they enjoyed their lot for a short time; so you too have enjoyed your lot as your predecessors enjoyed theirs. And you indulged in idle talk as they did (but remember), it is these whose deeds have gone in vain in this world and the Hereafter, and it is these who are completely lost.'
Arthur John Arberry
those before you, who were stronger than you in might, and more abundant in wealth and children; they took enjoyment in their share; so do you take enjoyment in your share, as those before you took enjoyment in their share. You have plunged as they plunged. Those -- their works have failed in this world and in the world to come; those -- they are the losers.
Bijan Moeinian
You (the hypocrites) are behaving like your predecessors. they were mightier than you and had more wealth and more children. They enjoyed their worldly life for a while. Like them, you also will enjoy your life for a while. Like them, you too are engaged in vain discussions. At the end all their deeds in this world, as well as [the repercussion of their deeds] in Hereafter, was nullified. They were true losers.
E. Henry Palmer
Ye are like those who were before you. They were stronger than you and more abundant in wealth and children; they enjoyed their portion then, and ye enjoy your portion, as they enjoyed their portion before you; and ye discuss as they discussed. Their works are vain in this world and the next, and they it is who lose.
Edip-Layth
Like those before you; they were more powerful than you, and had more wealth and offspring. They enjoyed their lot, and you enjoyed your lot as those before you enjoyed their lives; and you indulged as they indulged. These are those whose works crumbled in this world and the hereafter, and they were the losers.
George Sale
As they who have been before you, so are ye. They were superior to you in strength, and had more abundance of wealth and of children; and they enjoyed their portion in this world; and ye also enjoy your portion here, as they who have preceded you, enjoyed their portion. And ye engage your selves in vain discourses, like unto those wherein they engaged themselves. The works of these are vain both in this world, and in that which is to come; and these are they who perish.
Hamid S. Aziz
You are like those who were before you. They were stronger than you and more abundant in wealth and children. They enjoyed their portion awhile, and you will enjoy your portion awhile just as they enjoyed their portion before you. And you indulge in idle chatter as they indulged in idle chatter. Such are they whose works are vain in this world and the Hereafter. Such are the losers.
Mahmoud Ghali
Like the ones even before you, (who) were stronger (Literally: more severe; more strict. ) than you in power and had more riches and children; so did they enjoy their apportioning; so have you enjoyed your apportioning as the ones even before you enjoyed their apportioning. And you have waded (Or: plunged into, became absorbed in (a subject or deeds) in the way they waded. (i.e. in the things in which they waded) Those are (the people) whose deeds have been frustrated in the present (life) (Literally: the lowly (life), i.e., the life of this world) and the Hereafter; and those are they who are the losers..
Marmaduke Pickthall
Even as those before you who were mightier than you in strength, and more affluent than you in wealth and children. They enjoyed their lot awhile, so ye enjoy your lot awhile even as those before you did enjoy their lot awhile. And ye prate even as they prated. Such are they whose works have perished in the world and the Hereafter. Such are they who are the losers.
Mohamed Ahmed - Samira
Like those before you who were greater in strength, had more wealth and children than you, who enjoyed their lot in this world, as you have enjoyed your share like them. You indulge in idle talk, as they had indulged in vain discourse. Yet nothing of what they did remains in this world or will in the next, and they are the losers.
Muhammad Asad
[Say unto them: "You are] like those [hypocrites] who lived before your time. Greater than you were they in power, and richer in wealth and in children; and they enjoyed their share [of happiness]. And you have been enjoying your share -just as those who preceded you enjoyed their share; and you have been indulging in scurrilous talk -just as they indulged in it. It is they whose works have come to nought in this world and in the life to come - and it is they, they who are the cost!"
Mustafa Khattab
˹You hypocrites are˺ like those ˹disbelievers˺ before you. They were far superior to you in might and more abundant in wealth and children. They enjoyed their share in this life. You have enjoyed your share, just as they did. And you have engaged in idle talk, just as they did. Their deeds have become void in this world and the Hereafter. And it is they who are the ˹true˺ losers.
Progressive Muslims
Like those before them, they were more powerful than you, and with more wealth and offspring. They enjoyed their lives, and you enjoyed your lives as those before you enjoyed their lives; and you jested as they jested. They had their work crumble in this world and the next, and they were the losers.
Sahih International
[You disbelievers are] like those before you; they were stronger than you in power and more abundant in wealth and children. They enjoyed their portion [of worldly enjoyment], and you have enjoyed your portion as those before you enjoyed their portion, and you have engaged [in vanities] like that in which they engaged. [It is] those whose deeds have become worthless in this world and in the Hereafter, and it is they who are the losers.
Sam Gerrans
Like those before you, stronger than you in might and greater in wealth and children: they enjoyed their lot. And you have enjoyed your lot as they enjoyed their lot who were before you; and you have discoursed vainly like those discoursed vainly; those: their works are vain in the World and the Hereafter; and it is they who are the losers.
Shabbir Ahmed
There have been people like you before who were mightier than you in strength, more affluent than you in wealth and children and party. They enjoyed their share of this worldly life. And you have been enjoying your share, just as they did, and you indulge in idle talk as they did. Such are the people whose works have perished in the world and in the life to come. And it is they, yes, they who are the losers.
Syed Vickar Ahamed
Like the case of those before you, they were stronger than you (the hypocrites and disbelievers) in power, and richer in wealth and children. They had their enjoyment of their portion: And you have of yours, like those before you; And you get into idle talk as they did. They, their works are useless (both) in this world and in the Hereafter, and they will lose (everything good).
Taqi Usmani
(You are) like those who were before you. They were stronger than you in power, and richer in wealth and children. So, they enjoyed their share (from the pleasures of this world), then you enjoyed your share as those before you enjoyed their share, and you indulged (in evils) as they indulged. They are the ones whose deeds have gone to waste in this world and in the Hereafter, and they are the losers.
The Monotheist Group
Like those before them, they were more powerful than you, and with more wealth and children. They enjoyed their lives, and you enjoyed your lives as those before you enjoyed their lives; and you jested as they jested. They had their works crumble in this world and the next, and they were the losers.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
(Il en fut) de même de ceux qui vous ont précédés: ils étaient plus forts que vous, plus riches et avaient plus dʹenfants. Ils jouirent de leur lot (en ce monde) et vous avez joui de votre lot comme ont joui vos prédécesseurs de leur lot. Et vous avez discuté à tort et à travers comme ce quʹils avaient discuté. Ceux-là verront leurs œuvres anéanties dans ce monde et dans lʹautre et ceux-là sont les perdants.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Hûn jî wekî wan ên beriya xwe ku ew ji we bihêztir û xurttir bûn û ji hêla mal û zarokan ve jî ji we pirtir bûn, vêca wan bi para xwe pêxweşî kiribûn. Êdî we jî bi para xwe kêfxweşî û pêxweşî kir her wekî yên beriya we bi para xwe kêfxweşî kiribûn. Hûn ketin nav pûçatî û rêşaşiyê çawa ku yên beriya we ketibûnê. Evên ha, kar û kiryarên wan li dinya û axretê pûç bûn e û her ew in yên di ziyanê de.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Salomo Keyzer
Gij handelt evenals zij, die vóór u bestonden. Zij waren sterker dan gij en hadden meer overvloed van rijkdommen en van kinderen; en zij genoten van hun vermogen in deze wereld, evenals gij, die uw vermogen hier geniet, gelijk zij, die u vooraf gingen, hun vermogen genoten. En gij mengt u in ijdele gesprekken, evenals zij zich daarin mengden. De daden van dezen zijn ijdel, zoowel in deze als in de volgende wereld, en zij zijn het die verloren gaan.
Hollandaca — Siregar
(Zij zijn) zoals degenen vóór jullie, zij waren sterker in kracht dan jullie en rijker aan bezittingen en kinderen. Zij hebben genoten van hun deel en jullie hebben genoten van jullie deel, zoals degenen vóór jullie hebben genoten. En jullie zijn verdiept (in ijdele gesprekken) zoals zij verdiept waren. Zij zijin degenen wiens daden vruchteloos zijn, in dit leven en in het Hiernamaals. Zij zijn degenen die de verliezers zijn.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
(И вы, о лицемеры, по своим деяниям и по положению) подобны тем (неверующим), которые были до вас! Они были мощнее вас (телесной) силой и богаче (вас) имуществом и детьми и насладились своей долей (земных удовольствий). И вы (тоже) насладились своей долей, как насладились те, которые были до вас, своей долей. И вы погрузились (в ложь и заблуждение) так же, как погружались они. У таких оказались тщетными [пропали] их деяния в (этом) мире и в Вечной жизни! И такие – они являются понесшими убыток!
Rusça — Osmanov
[Скажи им: ʺВы, мунафики,] подобны тем, которые жили задолго до вас. Они превосходили вас могуществом, и у них было больше [, чем у вас,] имущества и детей. Они вкушали в удовольствие свою долю [земных благ]. Вы же при пользовании вашей долей уподоблялись тем, которые жили до вас. Вы предавались пустословию и хуле ʺ так же, как погрязли в этом жившие до васʺ. Тщетны их деяния и в этой жизни, и в будущей, и потерпели они урон!
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Så (gick det för) era (likasinnade) föregångare. De ägde mera makt än ni och överträffade er i rikedom och antal söner. De fick njuta sin del (av det goda i denna värld). Och ni har fått njuta er del (av denna världens goda), liksom de fick som levde före er. Liksom de ägnar ni er åt tomt och meningslöst prat. Alla dessa människors strävanden gick om intet (och blev utan frukt) i detta liv (och i det kommande). De är förlorarna.