Haram aylar çıkınca bu Allah'a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekatı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

فَاِذَا انْسَلَخَ الْاَشْهُرُ الْحُرُمُ فَاقْتُلُوا الْمُشْرِكِينَ حَيْثُ وَجَدْتُمُوهُمْ وَخُذُوهُمْ وَاحْصُرُوهُمْ وَاقْعُدُوا لَهُمْ كُلَّ مَرْصَدٍ فَاِنْ تَابُوا وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتَوُا الزَّكٰوةَ فَخَلُّوا سَبِيلَهُمْ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَحِيمٌ

fe iƶā nseleḣa l-eşhuru l-Hurumu fe ḳtulū l-muşrikīne Hayṧu vecedtumūhum ve ḣuƶūhum ve HSurūhum ve ḳ'ǔdū lehum kulle merSadin fe in tābū ve eḳāmū S-Salāte ve ātevu z-zekāte fe ḣallū sebīlehum inne (a)llahe ğafūrun raHīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَاِذَاfe iƶāzaman
2انْسَلَخَnseleḣaس ل خSoymak, yüzmek, derisini çıkarmak, koparıp almak, ayırmak, sıyırmak, çıkarmak, atmak, geçmek, geçip gitmekgeçtiği
3الْاَشْهُرُl-eşhuruش ه رDikkat çekici/tanınır/belirgin/kamusal/kötü şöhretli yapmak (iyi veya kötü anlamda), bir aylığına kiralamak/sözleşme yapmak, bir ay kalmak, bir aylık, ay, yeni ay, dolunay, yazarını utandıran kötü bir şey, kusur/hata veya benzeri, büyük ve hantal, saygın/seçkinaylar
4الْحُرُمُl-Hurumuح ر مYasaklamak, engellemek, önlemek, yasadışı ilan etmek veya yapmak, mahrum bırakmak, kutsal/dokunulmaz/saygı veya hürmet veya onura layık olmak, bir şeyi reddetmek veya inkar etmek, birini umutsuzluğa sürüklemek, refahtan mahrum bırakmak, talihsiz kılmak, inatla ısrar etmek, tartışma veya davada veya çekişmede ısrar etmek, asi veya inatçı olmak, bir şeyi sıkıca bağlamak, bir şeyden uzak durmak, kumar oyununda bahis veya iddia için yarışmada birini yenmek, yasaklama durumunda olmak, kendini korumak veya savunmak.haram
5فَاقْتُلُواfe ḳtulūق ت لöldürmek, idam etmek, suçlanmak, katletmek/öldürmek/boğazlamak/kesip biçmek, öldürmeye teşebbüs etmek, kişiyi öldürülmüş gibi göstermek, savaşmak/çarpışmak/mücadele etmek, ustalaşmak, mücadele etmek/dövüşmek, ölümcül, bir şeyi tamamen/iyi bilmek, bir şeyle tanışık olmaköldürün
6الْمُشْرِكِينَl-muşrikīneش ر كyoldaş/ortak olmak, paylaşmak. şirkun - paylaşma, katılım, çok tanrıcılık, putperestlik, Allah'a ortak koşmak. şerik (çoğul: şüreka) - ortak, partner, paylaşımcı. İkinci çekim isimleri, bitişik zamirlerle takip edildiğinde üç çekim alır: şüreka, şürekai, şürekaa. şarek (fiil 3) - paylaşmak. eşreke (fiil 4) - ortak/eş koşmak, (Allah'a) ortak vermek, çok tanrıcı veya putperest olmak. eşrektumuni - beni ortak koştunuz. müşrik - Allah'a ortak koşan, çok tanrıcı. müşterik (fiil 8) - katılan veya paylaşan kişi.ortak koşanları
7حَيْثُHayṧuح ي ثHer yerde, neredenerede
8وَجَدْتُمُوهُمْvecedtumūhumو ج دkaybolan bir şeyi bulmak, algılamak, elde etmek, herhangi bir kişiyi veya şeyi (şöyle veya böyle) bulmakbulursanız onları
9وَخُذُوهُمْve ḣuƶūhumا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmekve onları yakalayın
10وَاحْصُرُوهُمْve HSurūhumح ص رDar olmak, kısıtlanmak, engellenmek. Birini sıkıştırmak ve kuşatmak/çevrelemek, birinin işine gitmesini engellemek, birini kuşatmak/sarmak/sınırlamak, birini hapsetmek/alıkoymak/tutmak/kısıtlamak/engellemek/saklamak, birinin yolculuğunu engellemek veya alıkoymak, birini istediği bir şeyden alıkoymak, bir şeyin tamamını almak, bir şeyi kendine almak/edinmek, bağırsak veya idrar yollarının tıkanıklığından muzdarip olmak, düşüncesini ifade edememek/söylemek istediğini söyleyememek, söylemek istediğini ifade edecek kelimeler bulamamak, konuşurken tereddüt etmek, okuma veya ezberlemede tereddüt edip devam edememek, engellenmek veya kısıtlanmak, cinsel ilişkiden uzak durmak, iktidarsız olmak, göğüste daralma, cimri/inatçı/tutumlu/açgözlü olmak, bir şeyi gizlemek, bir şeyi açığa vurmaktan kaçınmak.ve hapsedin
11وَاقْعُدُواve ḳ'ǔdūق ع دOturmak, geride kalmak, geri tutmak, oyalanmak, pusu kurmak, hareketsiz oturmak, yerinde kalmak, vazgeçmek, sakınmak, geri durmak, tuzak kurmak, tuzak hazırlamak, ihmal etmek, oturma eylemi, temel/baz, çocuk doğurma yaşını geçmiş kadınlar, çocuk doğurma yaşını geçmiş yaşlı bekar kadınlar, evde oturan kişi, hareketsiz oturan kişi, oturma yeri, istasyon, kamp yerive otur(up) bekleyin
12لَهُمْlehumonları
13كُلَّkulleك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetliher
14مَرْصَدٍmerSadinر ص دGözetlemek, pusuya yatmak, gözlemlemek, hazırlanmak, pusu kurmak. Marsadun - pusu yeri, askeri karakol, gözetleme yeri. Mirsad - gözetleme, gözcü. İrsad - hazırlık veya keşif araçları, saklanma yeri, pusu yeri.gözetleme yerinde
15فَاِنْfe ineğer
16تَابُواtābūت و بDönmek; tövbe etmek; pişmanlıkla kendini çevirmek (ila ile veya olmadan), merhametle dönmek (ala ile), uyum sağlamak.tevbe eder/döner
17وَاَقَامُواve eḳāmūق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhve -doğrulur
18الصَّلٰوةَS-Salāteص ل وHayvanın arka orta bölümü, kuyruğunun çıktığı yer, sırtlamak, desteklemek, uyluklamak, yakından takip etmek, arkasından yürümek/takip etmek, (Musalli > önde giden atı izleyen arkadaki at) bağlı kalmak, söylev, nutuk, hitabe, konuşma, dua, yalvarış, istirham, rica, övgü, takdir, methiye, kutsama, lütuf, şükranNamaz, Allah’a yönelmek, ibadet, dua, rahmet, din, destek, yardımlaşma, karşılıklı iletişim, bağ kurmak, bağlı olmak.
19وَاٰتَوُاve ātevuا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekve -verirlerse
20الزَّكٰوةَz-zekāteز ك وArttı/çoğaldı, gelişti/iyi büyüdü/gelişti/serpildi ve meyve verdi, saf/temiz oldu/hale geldi, arınma/temizlenme, iyilik/doğruluk, bolluk içinde/rahat/yumuşak/narin bir yaşam sürmek, iyi/doğru bir duruma/koşula sokmak, sadaka, zekatzekat-
21فَخَلُّواfe ḣallūخ ل وBoş/müştak/metruk/muhtaç/meşgul olmayan, kabahat veya bir şey veya meseleden azade, suçlama veya kuşkudan uzak, yalnız veya refakatsiz, biri ile müştak/meşgul olmayan bir yerde karşılaşmak, geçmek, serbest bırakmak veya bir şeyi salmak, izin vermek veya bir şeye müsaade etmek, bir şeyi terk etmek/vazgeçmek/terketmek/bırakmak, bir şeyden uzak olmak, boş vakitli, işsizserbest bırakın
22سَبِيلَهُمْsebīlehumس ب لyol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebepyollarını
23اِنَّinneçünkü
24اللّٰهَ(a)llaheAllah
25غَفُورٌğafūrunغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemeküstünü örtendir
26رَحِيمٌraHīmunر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.esirgeyendir

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Harâm aylar çıkınca müşrikleri nerede bulursanız öldürün, yakalayın, kuşatın, hapsedin onları, gelip geçecekleri bütün yolları tutun. Fakat tövbe ederler, namaz kılarlar ve zekât verirlerse bırakın onları, şüphe yok ki Allah suçları örter, rahîmdir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Harâm aylar çıkınca müşrikleri nerede bulursanız öldürün, yakalayın, kuşatın, hapsedin onları, gelip geçecekleri bütün yolları tutun. Fakat tövbe ederler, namaz kılarlar ve zekât verirlerse bırakın onları, şüphe yok ki Allah suçları örter, rahîmdir.

Adem Uğur

Haram aylar çıkınca müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün; onları yakalayın, onları hapsedin ve onları her gözetleme yerinde oturup bekleyin. Eğer tevbe eder, namazı dosdoğru kılar, zekâtı da verirlerse artık yollarını serbest bırakın. Allah yarlığayan, esirgeyendir.

Ahmed Hulusi

Haram aylar bitince, (anlaşmayı bozup size saldıran) müşrikleri nerede bulursanız öldürün; onları yakalayıp esir alın; onların yollarını gözetleyip, geçitleri kontrol altına alın! Eğer tövbe eder, salatı ikame eder ve zekatı verirlerse o takdirde yollarını açın. . . Muhakkak ki Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.

Ahmet Tekin

Allah’ın savaşı haram kıldığı aylar çıkınca, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında, Allah’a ortak koşan müşrikleri nerede bulursanız öldürün, yakalayın, hapsedin, bütün geçit başlarını tutun. Eğer tevbe ederler, isyandan vazgeçerek Allah’a itaate yönelirler, namazı âdâbına riayet ederek, aksatmadan âşikâre kılarlar, vicdanlarını, servetlerini, sosyal bünyelerini arındıran, berekete vesile olan zekâtı verirlerse onları serbest bırakın. Allah çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir.

Ahmet Varol

Haram aylar çıktıktan sonra müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün, onları tutun, hapsedin ve bütün gözetleme yerlerinde onları bekleyin. Eğer tevbe eder, namazı kılar ve zekatı verirlerse artık yollarını serbest bırakın. Allah bağışlayıcı, rahmet edicidir.

Ali Bulaç

Haram aylar (süre tanınmış dört ay) sıyrılıp bitince (çıkınca) müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün, onları tutuklayın, kuşatın ve onların bütün geçit yerlerini kesip tutun. Eğer tevbe edip namaz kılarlarsa ve zekatı verirlerse yollarını açıverin. Gerçekten Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

Ali Fikri Yavuz

O haram olan aylar (Zilhicce, Muharrem, Safer, Rebiul’evvel) çıktığı zaman, artık o müşrikleri nerede bulursanız öldürün; onları yakalayıp esir edin, onları hapsedin ve onların geçit yerlerini tutun. Eğer tevbe ederler, namaz kılıp zekâtlarını verirlerse, kendilerini serbest bırakın. Gerçekten Allah Gafûr’dur, Rahîm’dir.

Ali Rıza Safa

Kutsal aylar sona erince, ortaklar koşanları, bulduğunuz yerde etkisiz duruma getirin; tutuklayın, kuşatın ve gözetleme yerlerinde bekleyin. Artık, pişmanlık gösterir, namazı kılar ve zekatı verirlerse yollarını açın. Kuşkusuz, Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

Bayraktar Bayraklı

Haram aylar çıkınca sizinle savaşan müşrikleri bulduğunuz yerde öldürünüz; onları yakalayınız; onları hapsediniz ve onları her gözetleme yerinde oturup bekleyiniz. Eğer tövbe eder, namazı dosdoğru kılar, zekatı da verirlerse, artık onları serbest bırakınız. Allah affedendir; merhamet edendir.

Bekir Sadak

Hurmetli aylar cikinca, puta tapanlari buldugunuz yerde oldurun; onlari yakalayip hapsedin; her gozetleme yerinde onlari bekleyin. Eger tevbe eder, namaz kilar ve zekat verirlerse yollarini serbest birakin. Dogrusu Allah bagislar ve merhamet eder.

Celal Yıldırım

Haram Aylan çıkınca artık müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün ; yakalayıp tutuklayın ; gelip geçecek bütün gözetleme yollarını tutun. Tevbe eder. namaz kılar ve zekât verirlerse onları serbest bırakın gitsinler. Çünkü Allah şüphesiz çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Haram aylar çıkınca, müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün, esir alın, kuşatın ve onları her geçit yerinde gözetleyin. Şayet tövbe ederler, namazlarını kılarlar ve zekâtlarını verirlerse artık onları serbest bırakın. Allah yarlığayıcıdır, bağışlayıcıdır.

Diyanet İşleri

Haram aylar çıkınca bu Allah'a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekatı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

Diyanet İşleri (eski)

Hürmetli aylar çıkınca, puta tapanları bulduğunuz yerde öldürün; onları yakalayıp hapsedin; her gözetleme yerinde onları bekleyin. Eğer tevbe eder, namaz kılar ve zekat verirlerse yollarını serbest bırakın. Doğrusu Allah bağışlar ve merhamet eder.

Diyanet Vakfi

Haram aylar çıkınca müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün; onları yakalayın, onları hapsedin ve onları her gözetleme yerinde oturup bekleyin. Eğer tevbe eder, namazı dosdoğru kılar, zekâtı da verirlerse artık yollarını serbest bırakın. Allah yarlığayan, esirgeyendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Şu haram aylar bir çıktı mı artık o müşrikleri nerede bulursanız öldürün, yakalayın, hapsedin ve bütün geçit başlarını tutun. Eğer tevbe ederler ve namaz kılıp zekatı verirlerse onları serbest bırakın. Muhakkak ki, Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O haram aylar çıkınca artık müşrikleri nerede bulursanız öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve bütün geçit başlarını tutun! Eğer tevbe edip namaz kılar ve zekatı verirlerse, onları serbest bırakın; çünkü Allah bağışlayan ve merhamet edendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

O haram olan aylar çıktımı artık o bir müşrikleri nerede bulursanız öldürün, yakalayın, habsedin ve bütün geçid başlarını tutun, eğer tevbe ederler ve namaz kılıb zekatı verirlerse sebillerini tahliye edin, çünkü Allah gafur, rahimdir

Erhan Aktaş

Haram aylar çıktığı zaman, artık "o Müşrikleri" nerede bulursanız öldürün, onları yakalayıp hapsedin, bütün geçit yerlerinde onları gözetleyin. Eğer tevbe edip, salatı ikame eder, zekatı yaparlarsa diledikleri yolu seçsinler. Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Haram aylar çıktığı zaman, artık "o müşrikleri" nerede bulursanız öldürün, onları yakalayıp hapsedin, bütün geçit yerlerinde onları gözetleyin. Eğer tevbe edip, salatı ikame eder, zekatı yaparlarsa diledikleri yolu seçsinler. Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Haram aylar çıktığı zaman, artık "o müşrikleri" nerede bulursanız öldürün, onları yakalayıp hapsedin, bütün geçit yerlerinde onları gözetleyin. Eğer tövbe edip, salatı ikame eder, zekatı verirlerse diledikleri yolu seçsinler. Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Fizilal-il Kuran

Haram aylar geçince müşrikleri bulduğunuz yerde öldürünüz, yakalayıp hapsediniz, bütün muhtemel geçitleri tutup onları gözetleyiniz. Eğer tevbe eder de namaz kılar ve zekât verirlerse onları salıveriniz. Hiç şüphesiz Allah affedici ve merhametlidir.

Gültekin Onan

Haram aylar (süre tanınmış dört ay) sıyrılıp bitince (çıkınca) müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün, onları tutuklayın, kuşatın ve onların bütün geçit yerlerini kesip tutun. Eğer tevbe edip namaz kılarlarsa ve zekatı verirlerse yollarını açıverin. Gerçekten Tanrı, bağışlayandır, esirgeyendir.

Hamdi Döndüren

Haram aylar çıkınca, Allah’a ortak koşanları bulduğunuz yerde öldürün; onları yakalayın, tutuklayın ve onların geçebilecekleri bütün yolları tutun! Bununla birlikte, onlar, tevbe edecek, namazı kılacak ve zekâtı verecek olurlarsa, üzerlerine gitmeyin. Çünkü Allah, çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

Hasan Basri Çantay

(Dokunulması) haram olan o aylar çıkdığı zaman artık o müşrikleri, onları nerede bulursanız, öldürün, onları (esir olarak) yakalayın, onları habsedin, onların bütün geçid yerlerini tutun. Eğer tevbe ederler, (tevbelerini ve imanlarını tasdıyk için) namaz kılarlar, zekat verirlerse yollarını serbest bırakın. Çünkü Allah çor yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir.

Hasib Asutay

Haram aylar çıkınca müşrikleri nerede bulursanız öldürün; onları yakalayın, onları hapsedin ve her gözetleme yerinde oturup onları gözetleyin. Eğer tevbe eder, namazı dosdoğru kılar ve zekâtı da verirlerse artık yollarını serbest bırakın. Çünkü Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.

Hayrat Neşriyat

Fakat haram aylar çıktığı zaman, artık müşrikleri, kendilerini bulduğunuz yerde öldürün; onları yakalayın ve kendilerini (kaçmalarını önleyerek) hapsedin; her gözetleme(ve geçit) yerine onlar(ı bulundukları yerden çıkartmamak) için oturun (o kavşakları tutun)! Fakat tevbe ederler, namazı hakkıyla edâ ederler ve zekâtı verirlerse, artık yollarını serbest bırakın! Şübhesiz ki Allah, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.

İbni Kesir

Haram aylar çıkınca; artık müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün. Onları yakalayın ve hapsedin. Her gözetleme yerinde onları bekleyin. Eğer tevbe ederler; namaz kılar, zekat verirlerse; yollarını serbest bırakın. Muhakkak ki Allah; Gafur'dur, Rahim'dir.

Mehmet Okuyan

Haram aylar çıkınca (antlaşmayı bozan) o müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün; onları yakalayın; onları hapsedin ve onları her gözetleme yerinde oturup bekleyin! Tevbe eder, namazı kılar, zekâtı da verirlerse artık yollarını (açıp) serbest bırakın! Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Muhammed Esed

Ve (bu ölçülere uyarak geçirilen) haram aylar sona erince artık nerede kıstırırsanız öldürün müşrikleri; tutsak edin; çevirip kuşatın; gözetlenebilecek her yerde bekleyip gözetleyin onları. Ama eğer dönüp tevbe ederler, salata katılırlar ve arındırıcı yükümlülükleri yerine getirirlerse, artık bırakın yollarına gitsinler: Çünkü, her halükarda Allah çok acıyıp esirgeyen gerçek bağışlayıcıdır.

Mustafa İslamoğlu

Ve (bu) yasak (kapsamındaki) aylar çıktığında, artık müşrikleri tuttuğunuz yerde öldürün; yakalayın, çepeçevre kuşatın, onları her gözetim noktasına kurulup gözetleyin! Fakat eğer onlar tevbe eder, namazı istikametle eda eder ve arınıp yücelmek için ödenmesi gereken bedeli ödemeyi kabul ederlerse, işte o zaman bırakın yakalarını! Unutmayın ki Allah tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık haram olan aylar çıkınca, (o diğer) müşrikleri nerede bulursanız öldürünüz ve onları yakalayınız ve onları hapsediniz ve onlar için bütün geçit yerlerine oturunuz. Fakat tevbe ederler, namaz kılarlar, zekâtı da verirlerse artık yollarını açık bırakınız. Şüphe yok ki, Allah Teâlâ gafûrdur, rahîmdir.

Ömer Öngüt

Haram aylar çıkınca artık o müşrikleri nerede bulursanız öldürün, onları yakalayın, hapsedin ve onları her gözetleme yerinde oturup bekleyin. Eğer tevbe eder, namazı dosdoğru kılar, zekâtı da verirlerse onları serbest bırakın. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

Suat Yıldırım

O halde, haram aylar çıkınca artık öbür müşrikleri nerede bulursanız öldürün, onları yakalayıp esir edin, onların geçebileceği bütün geçit başlarını tutun. Eğer tövbe eder, namaz kılar, zekât verirlerse onları serbest bırakın. Çünkü Allah gafurdur, rahîmdir (affı ve merhameti boldur).

Süleyman Ateş

Haram aylar çıkınca (Allah'a) ortak koşanları nerede bulursanız öldürün; onları yakalayın, hapsedin ve her gözetleme yerinde otur(up) onları bekleyin. Eğer tevbe ederler, namazı kılarlar, zekatı verirlerse yollarını serbest bırakın. Çünkü Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

Süleymaniye Vakfı

Bu haram aylar /can ve mal dokunulmazlıklarının olduğu bu dört ay çıkınca (Mekke'den ayrılmayan) o müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün. Onları yakalayın, kuşatın ve onlar için her gözetleme yerinde bekleyin. Ama dönüş yapar, namazı özenle ve sürekli kılar ve zekatı da verirlerse artık onları serbest bırakın. Şüphesiz Allah, çok bağışlayan ve ikramı bol olandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Dört) yasak ay çıkınca o müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün. Onları yakalayın, onları kuşatın, onlar için her gözetleme yerinde oturun. Ama dönüş yapar (tevbe eder), namazı kılar ve zekat verirlerse yollarını açın. Çünkü Allah bağışlar, ikramı boldur.

Şaban Piriş

Haram aylar çıkınca, müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün; onları yakalayıp hapsedin; her gözetleme yerinde onları bekleyin. Eğer tevbe eder, namaz kılar ve zekat verirlerse yollarını serbest bırakın. Doğrusu Allah, bağışlar ve merhamet eder.

Tefhim-ul Kuran

Haram aylar (süre tanınmış dört ay) sıyrılıp bitince (çıkınca) müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün, onları tutuklayın, kuşatın ve onların bütün geçit yerlerini kesip tutun. Eğer tevbe edip namaz kılarlarsa ve zekâtı verirlerse yollarını açıverin. Gerçekten Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

Ümit Şimşek

Haram aylar çıktığında, müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün, yakalayın, kuşatın, geçecekleri bütün yolları tutun. Eğer tevbe eder, namazı dosdoğru kılar ve zekâtı verirlerse, onlara ilişmeyin. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.

Yaşar Nuri Öztürk

O haram aylar çıktığında artık müşrikleri, kendilerini bulduğunuz yerde öldürün. Yakalayın onları, kuşatın onları, tüm geçit noktalarını tıkayın onların. Bunun ardından tövbe eder, namazı gereğince kılar, zekatı verirlerse, yollarını açın onların. Kesin olan şu ki, Allah Gafur'dur, Rahim'dir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Haram aylar bitdikdə müşriklərə harada rast gəlsəniz, onları öldürün, əsir tutun, mühasirəyə alın və onlara hər yerdə pusqu qurun. Əgər tövbə etsələr, namaz qılıb zəkat versələr, onları sərbəst buraxın. Çünki Allah Bağışlayandır, Rəhmlidir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Haram aylar (onlara möhlət verilmiş zülhiccə, məhərrəm, səfər və rəbiüləvvəl ayları) çıxınca müşrikləri harada görsəniz, öldürün, yaxalayıb əsir alın, həbs (mühasirə) edin və bütün yollarını – keçidlərini tutun. Lakin əgər tövbə etsələr, namaz qılıb zəkat versələr, onları sərbəst buraxın (işiniz olmasın). Həqiqətən, Allah bağışlayandır, rəhm edəndir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn jedoch die vier heiligen Monate verstrichen sind, sollt ihr die Götzendiener, die das Bündnis gebrochen haben, wo immer ihr sie findet, bekämpfen, sie ergreifen, belagern und sie überall im Auge behalten. Wenn sie reuig ihren Unglauben aufgeben, das Gebet verrichten und die Zakat-Abgaben entrichten, laßt sie ihres Weges ziehen! Gottes Vergebung und Barmherzigkeit sind unermeßlich.

Almanca — Der Edle Quran

Wenn nun die Schutzmonate abgelaufen sind, dann tötet die Götzendiener, wo immer ihr sie findet, ergreift sie, belagert sie und lauert ihnen aus jedem Hinterhalt auf! Wenn sie aber bereuen, das Gebet verrichten und die Abgabe entrichten, dann laßt sie ihres Weges ziehen! Gewiß, Allah ist Allvergebend und Barmherzig.

Almanca — M. A. Rassoul

Und wenn die heiligen Monate abgelaufen sind, dann tötet die Götzendiener, wo immer ihr sie findet, und ergreift sie und belagert sie und lauert ihnen aus jedem Hinterhalt auf. Wenn sie aber bereuen und das Gebet verrichten und die Zakah entrichten, dann gebt ihnen den Weg frei. Wahrlich, Allah ist Allvergebend, Barmherzig

Almanca — Muhammad Zaidan

Wenn jedoch die Haram-Monate vergangen sind, dann tötet die (vertragsbrüchigen) Muschrik, überall wo ihr sie antrefft, nehmt sie gefangen, belagert sie und überwacht sie überall! Wenn sie jedoch bereut, das rituelle Gebet ordnungsgemäß verrichtet und die Zakat entrichtet haben, dann lasst von ihnen ab! Gewiß, ALLAH ist allvergebend, allgnädig.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

When the four Sacred Months of grace have expired, then kill the vicious idolaters wherever you find them, seize them besiege them and lie down for them in ambush everywhere. But should they repent, engage in the act of worship and give Zakat (alms), then leave them alone; Allah is Ghafurun (Forgiving) and Rahimun (Merciful).

Abdul Haleem

When the [four] forbidden months are over, wherever you encounter the idolaters, kill them, seize them, besiege them, wait for them at every lookout post; but if they turn [to God], maintain the prayer, and pay the prescribed alms, let them go on their way, for God is most forgiving and merciful.

Abdullah Yusuf Ali

But when the forbidden months are past, then fight and slay the Pagans wherever ye find them, an seize them, beleaguer them, and lie in wait for them in every stratagem (of war); but if they repent, and establish regular prayers and practise regular charity, then open the way for them: for Allah is Oft-forgiving, Most Merciful.

Abul A'la Maududi

[9:5] But when the sacred months expire slay those who associate others with Allah in His Divinity wherever you find them; seize them, and besiege them, and lie in wait for them. But if they repent and establish the Prayer and pay Zakah, leave them alone. Surely Allah is All-Forgiving, Ever-Merciful.

Aisha Bewley

Then, when the sacred months are over, kill the idolaters wherever you find them, and seize them and besiege them and lie in wait for them on every road. If they make tawba and establish salat and pay zakat, let them go on their way. Allah is Ever-Forgiving, Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

Then when the Sacred Months (the 1st, 7th, 11th, and 12th months of the Islâmic calendar) have passed, then kill the Mushrikûn (See V.2:105) wherever you find them, and capture them and besiege them, and lie in wait for them in each and every ambush. But if they repent and perform As-Salât (Iqâmat-as-Salât), and give Zakât, then leave their way free. Verily, Allâh is Oft-Forgiving, Most Merciful.[1]

Ali Quli Qarai

Then, when the sacred months have passed, kill the polytheists wherever you find them, capture them and besiege them, and lie in wait for them at every ambush. But if they repent, and maintain the prayer and give the zakāt, then let them alone. Indeed Allah is all-forgiving, all-merciful.

Amatul Rahman Omar

But when the prohibited (four) months (when no attack on the breakers of the treaties was permissible) have expired, slay such polytheists (who broke their treaties) wherever you find them and capture them and besiege them and lie in wait for them in every place from which it is possible to perceive the enemy and watch their movements. But if they turn in repentance and keep up Prayer and go on presenting the Zakât, leave their path free. Indeed, Allâh is Great Protector, Ever Merciful.

Arthur John Arberry

Then, when the sacred months are drawn away, slay the idolaters wherever you find them, and take them, and confine them, and lie in wait for them at every place of ambush. But if they repent, and perform the prayer, and pay the alms, then let them go their way; God is All-forgiving, All-compassionate.

Bijan Moeinian

Once the sacred months are over, fight with disbelievers to the end and capture them. If they submit and start saying their daily prayers and engage in charitable actions, then they are forgiven; indeed God is the Most Forgiving, the Most Merciful.

E. Henry Palmer

But when the sacred months are passed away, kill the idolaters wherever ye may find them; and take them, and besiege them, and lie in wait for them in every place of observation; but if they repent, and are steadfast in prayer, and give alms, then let them go their way; verily, God is forgiving and merciful.

Edip-Layth

So when the restricted months have passed, then you may kill those who have set up partners wherever you find them, take them, surround them, and stand against them at every point. If they repent, hold the contact prayer, and contribute towards betterment, then you shall leave them alone. God is Forgiving, Compassionate.

George Sale

And when the months wherein ye are not allowed to attack them shall be past, kill the idolaters wheresoever ye shall find them, and take them prisoners, and besiege them, and lay wait for them in every convenient place. But if they shall repent, and observe the appointed times of prayer, and pay the legal alms, dismiss them freely; for God is gracious and merciful.

Hamid S. Aziz

9:5 But when the sacred months are past, then fight and slay the idolaters (those who plot against you) wherever you may find them; and seize them, and besiege them, and ambush them in every manner; but if they repent, and are steadfast in prayer, and practice charity, then let them go their way; for verily, Allah is oft Forgiving and Merciful.

Mahmoud Ghali

So, when the prohibiting months are drawn away, (Literally: stripped away) then kill the associators wherever you find them, and take them, and detain them, and sit (in wait) for them at every place of observation (i. e., ambush). But, in case they repent, and keep up the prayer, and bring the Zakat, (i.e., pay the obligatory poor-dues) then let them go their way; (Literally: pass on their way) surely Allah is Ever-Forgiving, Ever-Merciful..

Marmaduke Pickthall

Then, when the sacred months have passed, slay the idolaters wherever ye find them, and take them (captive), and besiege them, and prepare for them each ambush. But if they repent and establish worship and pay the poor-due, then leave their way free. Lo! Allah is Forgiving, Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

But when these months, prohibited (for fighting), are over, slay the idolaters wheresoever you find them, and take them captive or besiege them, and lie in wait for them at every likely place. But if they repent and fulfil their devotional obligations and pay the zakat, then let them go their way, for God is forgiving and kind.

Muhammad Asad

And so, when the sacred months are over, slay those who ascribe divinity to aught beside God wherever you may come upon them, and take them captive, and besiege them, and lie in wait for them at every conceivable place! Yet if they repent, and take to prayer, and render the purifying dues, let them go their way: for, behold, God is much forgiving, a dispenser of grace.

Mustafa Khattab

But once the Sacred Months have passed, kill the polytheists ˹who violated their treaties˺ wherever you find them,[1] capture them, besiege them, and lie in wait for them on every way. But if they repent, perform prayers, and pay alms-tax, then set them free. Indeed, Allah is All-Forgiving, Most Merciful.

Progressive Muslims

So when the restricted months have passed, then you may kill those who have set up partners wherever you find them, and take them, and surround them, and stand against them at every point. If they repent, and hold the contact-method, and contribute towards betterment, then you shall leave them alone. God is Forgiving, Merciful.

Sahih International

And when the sacred months have passed, then kill the polytheists wherever you find them and capture them and besiege them and sit in wait for them at every place of ambush. But if they should repent, establish prayer, and give zakah, let them [go] on their way. Indeed, Allah is Forgiving and Merciful.

Sam Gerrans

And when the inviolable months have passed, then kill the idolaters wheresoever you find them, and seize them, and restrain them, and lie in wait for them at every place of ambush. But if they repent, and uphold the duty, and render the purity, then let them go their way; God is forgiving and merciful.

Shabbir Ahmed

When the four Sacred Months are over and if the idolaters are still aggressing, neither becoming law-abiding citizens of the State, nor emigrating, subdue them wherever you find them, take them captive, and besiege them, and ambush them. But if they repent from aggression, and help in the consolidation of the Divine System and in setting up the Just Economic Order of Zakat, then leave them free. Verily, Allah is Forgiving Merciful.

Syed Vickar Ahamed

But when the forbidden (four) months are over then fight and kill the (distrusted) pagans wherever you find them, and catch them, attack them, and stay waiting for them in every stage (of war); But if they repent, and establish regular prayers and practice regular charity, then make it easy for them: Verily, Allah is Often Forgiving (Ghafoor), Most Merciful (Raheem).

Taqi Usmani

So, when the sacred months expire, kill the Mushriks wherever you find them, and catch them and besiege them and sit in ambush for them everywhere. Then, if they repent and establish Salāh and pay Zakāh, leave their way. Surely, Allah is most Forgiving, Very-Merciful.

The Monotheist Group

So when the restricted months have passed, then you may kill the polytheists wherever you find them, and take them, and surround them, and stand against them at every point. If they repent, and they hold the contact prayer, and they contribute towards purification, then you shall leave them alone. God is Forgiving, Merciful.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Après que les mois sacrés expirent, tuez les associateurs où que vous les trouviez. Capturez-les, assiégez-les et guettez-les dans toute embuscade. Si ensuite ils se repentent, accomplissent la Salât et acquittent la Zakât, alors laissez-leur la voie libre, car Allah est Pardonneur et Miséricordieux.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Vêca eger mehên birûmet derbas bûn, êdî li ku derê hûn rastî wan muşrikan bên, wan bikujin, (bi dîlî) wan bigirin, her riyê li ber wan bigirin û li hemû zêrevangehan li wan çavdêrîyê bikin. Vêca eger wan tobe kir, bi rengê pêdivî nimêj kir û zekata malê xwe dan êdî riya wan vekin. Bêguman Xwedê gunehveşêr e, dilovîn e.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Als de heilige maanden zijn verstreken, doodt dan de veelgodendienaars waar jullie hen vinden, grijpt hen, belegert hen en wacht hen op in elke mogelijke hinderlaag. Maar als zij berouw tonen, de salaat verrichten en de zakaat geven, legt hun dan niets in de weg. God is vergevend en barmhartig.

Hollandaca — Siregar

En wanneer de gewijde maanden voorbij zijn, doodt dan de veelgodenaanbidders waar jullie hen ook aantreffen en grijpt hen, en omsingelt hen en loert op ben vanuit elke hinderlaag. Als zij dan berouw tonen, en de shalât onderhouden de zakât geven, laat hen dan vrij. Voorwaar, Allah is Vergevensgezind, Meest Barmhartig.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А когда закончатся эти запретные месяцы [четыре месяца] (в которых многобожники пребывают в безопасности), то убивайте (этих) многобожников, где вы их найдете, захватывайте их (в плен), осаждайте их (в их крепостях) [не позволяйте им выходить] (пока у них не останется выбора между погибелью и Исламом) и устраивайте засаду против них во всяком месте! Если же они покаются [оставят неверие и станут покорными Аллаху] и будут совершать молитву и давать обязательную милостыню [закят], то освободите им их путь [оставьте их] (так как они стали вашими братьями по Вере): ведь поистине, Аллах – прощающий (тех, кто обращается к Нему с покаянием) (и) милосердный (к ним)!

Rusça — Osmanov

Когда же завершатся запретные месяцы, то убивайте многобожников, где бы вы их ни обнаружили, берите их в плен, осаждайте в крепостях и используйте против них всякую засаду. Если же они раскаются, будут совершать салат, раздавать закат, то пусть идут своей дорогой, ибо Аллах - прощающий, милосердныйʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

När de helgade månaderna gått till ända skall ni döda avgudadyrkarna, var ni än träffar på dem; tag dem till fånga och omringa dem och lägg er i försåt för dem. Men om de visar ånger och (villighet att) förrätta bönen och betala allmoseskatten, lämna dem då i fred - Gud är ständigt förlåtande, barmhärtig.