(11-14) Birbirlerine gösterilirler. Günahkar kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de, kendisini kurtarsın.
يُبَصَّرُونَهُمْ يَوَدُّ الْمُجْرِمُ لَوْ يَفْتَدِي مِنْ عَذَابِ يَوْمِئِذٍ بِبَنِيهِ وَصَاحِبَتِهِ وَاَخِيهِ وَفَصِيلَتِهِ الَّتِي تُـْٔوِيهِ وَمَنْ فِي الْاَرْضِ جَمِيعًا ثُمَّ يُنْجِيهِ
yubeSSarūnehum yeveddu l-mucrimu lev yeftedī min ǎƶābi yevmiiƶin bi benīhi / ve SāHibetihi ve eḣīhi / ve feSīletihi lletī tu'vīhi / ve men fī l-erDi cemīǎn ṧumme yuncīhi
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve kim varsa yeryüzünde hepsini de fedâ etmek ve sonra da kendini kurtarmak ister.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve kim varsa yeryüzünde hepsini de fedâ etmek ve sonra da kendini kurtarmak ister.
Adem Uğur
Ve yeryüzünde kim varsa hepsini fidye olarak versin de, tek kendini kurtarsın.
Ahmed Hulusi
Yeryüzünde yaşamış olanların tümünü (fidye verse) de kendini kurtarsa!
Ahmet Tekin
Yeryüzünde bulunan herkesi fidye olarak vermek isteyecek. Tek kendini kurtarabilsin.
Ahmet Varol
Yeryüzünde olanların hepsini de. Sonra (ister ki) kendini kurtarsın.
Ali Bulaç
Yeryüzünde bulunanların tümünü (verse de); sonra bir kurtulsa.
Ali Fikri Yavuz
Yeryüzünde bulunanların hepsini de, sonra kendini kurtarsa...
Ali Rıza Safa
Ve yeryüzünde kim varsa, tümünü; kendisini kurtarmak için.
Bayraktar Bayraklı
- Onlar birbirlerine gösterilecekler. Günahkar, o günün azabından kurtulmak için çocuklarını fidye vermeyi temenni edecek. Eşini ve kardeşini, mensubu olduğu aşiretini, yeryüzündeki herkesi verip sonunda kendini kurtarmak ister.
Bekir Sadak
(11-14) Onlar birbirlerine yalniz gosterilirler. Suclu kimse o gunun azabindan kurtulmak icin ogullarini, ailesini, kardesini, kendisini barindirmis olan sulalesini ve yeryuzunde bulunan herkesi feda etmek ve boylece kendisini kurtarmak ister.
Celal Yıldırım
(11-12-13-14) Birbirlerine gösterilirler (ama) suçlu günahkârlar o günün azabına karşılık oğullarını, eşini, kardeşini, kendisini barındıran kabile ve obasını ve yeryüzündeki her şeyi fidye verip kendini kurtarmak ister.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(11-12-13-14) Halbuki birbirlerine gösterilirler. Günahkâr kişi, o günün azabı karşısında ister ki oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran bütün ailesini ve yeryüzünde kim varsa herkesi fidye olarak versin de kendisini kurtarsın!
Diyanet İşleri
(11-14) Birbirlerine gösterilirler. Günahkar kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de, kendisini kurtarsın.
Diyanet İşleri (eski)
(11-14) Onlar birbirlerine yalnız gösterilirler. Suçlu kimse o günün azabından kurtulmak için oğullarını, ailesini, kardeşini, kendisini barındırmış olan sülalesini ve yeryüzünde bulunan herkesi feda etmek ve böylece kendisini kurtarmak ister.
Diyanet Vakfi
(11-14) Birbirlerine gösterilirler (fakat herkes kendi derdindedir). Günahkâr kimse ister ki, o günün azabından (kurtuluş için), oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde kim varsa hepsini fidye olarak versin de, tek kendini kurtarsın.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Ve yeryüzünde bulunanların hepsini ki, tek kendini kurtarabilsin.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
ve yeryüzünde bulunanların hepsini (verip) sonra kendisini kurtarsa.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve Arzda bulunanların hepsini de sonra kendini kurtarsa
Erhan Aktaş
Yeryüzünde kimi varsa tamamını verip kendisini kurtarmak ister.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Yeryüzünde kimi varsa tamamını verip kendisini kurtarmak ister.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Yeryüzünde kimi varsa tamamını verip kurtulmak ister.
Fizilal-il Kuran
Ve yeryüzünde bulunanların hepsini versin de tek kendisini kurtarsın.
Gültekin Onan
Yeryüzünde bulunanların tümünü (verse de); sonra bir kurtulsa.
Hamdi Döndüren
Ve yeryüzünde ne varsa hepsini (versin de) tek kendisini kurtarsın.
Hasan Basri Çantay
ve yer (yüzün) de kim varsa hepsini. Ki nihayet (bu fedakarlığı) kendisini (Allahın azabından) kurtarsın.
Hasib Asutay
Ve yeryüzünde kim varsa hepsini versin de sonra kendisini kurtarsın.
Hayrat Neşriyat
Ve (öyle ki) yeryüzünde kim varsa hepsini (fedâ etsin de) sonra (bu diyet) onu (o azabdan) kurtarsın!
İbni Kesir
Ve yeryüzünde bulunan herkesi. Ki nihayet kendisini kurtarsın.
Mehmet Okuyan
Birbirlerine gösterileceklerdir. O suçlu kişi, o günün azabından (kurtulmak için) oğlunu (çocuğunu), hanımını (eşini), kardeşini, kendisini koruyup barındıran yakınlarını ve yeryüzünde kim varsa hepsini kendisini (azaptan) kurtarması için fidye vermek isteyecektir.
Muhammed Esed
ve yeryüzünde yaşayan (başka) herkesi, onların tümünü; böylece yalnız kendini kurtarabilsin diye.
Mustafa İslamoğlu
dahası yeryüzünde yaşayan herkesi (fidye vermek isteyecek) ki kendisi kurtulabilsin.
Ömer Nasuhi Bilmen
(13-14) Ve kendisini barındıran aşiretini (feda etsin). Ve yeryüzünde kim var ise, cümlesini fidye-i necât olarak versin de (sonra) bu fedakarlığı kendisini kurtarsın.
Ömer Öngüt
Ve yeryüzünde bulunan herkesi fedâ etmek ister. Tâ ki kendisini kurtarsın.
Suat Yıldırım
(10-14) Birbirlerine gösterildikleri halde hiçbir candan dost, dostunun hâlini sormaz. Her mücrim o günkü azaptan kurtulmak için fidye olarak oğullarını, eşini, kardeşini, kendisine sahip çıkan sülalesini, hatta dünyada olanların tamamını verip de kurtulmak ister.
Süleyman Ateş
Ve yeryüzünde bulunanların hepsini (versin) de tek kendisini kurtarsın.
Süleymaniye Vakfı
ve yeryüzünde olan herkesi verebilse de kendisini (cehennemden) kurtarsa!
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
yeryüzünde olan herkesi fidye olarak verip canını kurtarmayı çok ister.
Şaban Piriş
Ve yeryüzünde bulunan herkesi... Sonra kendisini kurtarabilsin..
Tefhim-ul Kuran
Yeryüzünde bulunanların tümünü (verse de); sonra bir kurtulsa.
Ümit Şimşek
Yeryüzünde kim varsa hepsini feda edip kurtulmak ister.
Yaşar Nuri Öztürk
Ve yeryüzündeki insanların tümünü fidye verip kendisini kurtarmayı ister.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
və yer üzündə olanların hamısını – təki bu onu xilas etsin.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Və yer üzündə olanların hamısını – təki özünü (Allahın əzabından) qurtarsın!
Almanca (3)
Almanca — Der Edle Quran
und allen, die auf der Erde sind. (Er wünscht,) dies möge ihn hierauf retten.
Almanca — M. A. Rassoul
und allen, die insgesamt auf Erden sind, wenn es ihn nur retten könnte.
Almanca — Muhammad Zaidan
und mit allen auf der Erde, allesamt, dann daß dies ihn errettet.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And with the lives of all those on earth, just to escape the horror which doubles all his torment and his woe.
Abdul Haleem
and everyone on earth, if it could save him.
Abdullah Yusuf Ali
And all, all that is on earth,- so it could deliver him:
Abul A'la Maududi
and all persons of the earth, if only he could thus save himself.
Aisha Bewley
or everyone else on earth, if that only meant that he could save himself.
Al-Hilali & Khan
And all that are in the earth, so that it might save him.[1]
Ali Quli Qarai
and all those who are upon the earth, if that might deliver him.
Amatul Rahman Omar
And (by offering) all that is on the earth put together, (thinking) if only thus he might deliver himself (from the punishment).
Arthur John Arberry
and whosoever is in the earth, all together, so that then it might deliver him.
Bijan Moeinian
…. whatever is in the earth to save his neck.
E. Henry Palmer
and all who are in the earth, that yet it might rescue him!
Edip-Layth
All who are on earth, so that he can be saved!
George Sale
and all who are in the earth; and that this might deliver him:
Hamid S. Aziz
And all those that are in the earth, hoping to be delivered.
Mahmoud Ghali
And whoever is in the earth all together, so that thereafter it might deliver him.
Marmaduke Pickthall
And all that are in the earth, if then it might deliver him.
Mohamed Ahmed - Samira
And all those who are on the earth, to save himself.
Muhammad Asad
and of whoever [else] lives on earth, all of them - so that he could but save himself.
Mustafa Khattab
and everyone on earth altogether, just to save themselves.
Progressive Muslims
And all who are on Earth, so that he can be saved!
Sahih International
And whoever is on earth entirely [so] then it could save him.
Sam Gerrans
And whoso is in the earth all together — then might it deliver him.
Shabbir Ahmed
And all who lived on earth - all of them if then it might save him.
Syed Vickar Ahamed
And all, all that is on earth— So that it could save him—
Taqi Usmani
and all those on earth, then he may redeem himself.
The Monotheist Group
And all who are on the earth, so that he can be saved!
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
et tout ce qui est sur la terre, tout, qui pourrait le sauver.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Çiqas kesên ku li ser erdê hene jî tevekan gorî xwe bike, da ku ew rizgar bibe.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Salomo Keyzer
En allen die op aarde zijn. Hij zal begeeren daardoor gered te worden.
Hollandaca — Siregar
En (hij wenst dat) allen die er op aarde zijn hem dan redden.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
и всеми, кто на земле [людьми и другими творениями], – лишь бы только был он спасен (от вечного адского наказания).
Rusça — Osmanov
и всеми жителями земли, чтобы спастись.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
ja, alla jordens invånare - (om) han på så sätt kan rädda sig.