Onların, Allah'ı bırakıp tapındıklarına sövmeyin, sonra onlar da haddi aşarak, bilgisizce Allah'a söverler. Böylece her ümmete yaptıklarını süslü gösterdik. Sonra dönüşleri ancak Rablerinedir. O, yapmakta olduklarını kendilerine bildirecektir.

وَلَا تَسُبُّوا الَّذِينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَيَسُبُّوا اللّٰهَ عَدْوًا بِغَيْرِ عِلْمٍ كَذٰلِكَ زَيَّنَّا لِكُلِّ اُمَّةٍ عَمَلَهُمْ ثُمَّ اِلٰى رَبِّهِمْ مَرْجِعُهُمْ فَيُنَبِّئُهُمْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

ve lā tesubbū (e)lleƶīne yed'ǔne min dūni (a)llahi fe yesubbū (a)llahe ǎdven bi ğayri ǐlmin ke ƶālike zeyyennā li kulli ummetin ǎmelehum ṧumme ilā rabbihim merciǔhum fe yunebbiuhum bimā kānū yeǎ'melūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَاve lā
2تَسُبُّواtesubbūس ب بSebep, neden, vesile, bahane, yol, vasıta, ip, halat, bağ, araçsövmeyin ki
3الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselere
4يَدْعُونَyed'ǔneد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmekyalvardıkların
5مِنْmin
6دُونِdūniد و نaşağı, alt, düşük, alçak, değersiz, bayağı, kötü, aşağılık, yakın, yakınında, -den önce, -den başka, hariç, dışında, altındabaşka
7اللّٰهِ(a)llahiAllah'tan
8فَيَسُبُّواfe yesubbūس ب بSebep, neden, vesile, bahane, yol, vasıta, ip, halat, bağ, araçonlar da sövmesinler
9اللّٰهَ(a)llaheAllah'a
10عَدْوًاǎdvenع د وgeçip gitmek, göz ardı etmek, ihlal etmek, yan çizmektaşkınlıkla
11بِغَيْرِbi ğayriغ ي رgetirmek, iletmek, fayda, bahşedilmiş; bir şeyi kötüye doğru değiştirmek veya bozmak, bozulmuş, kirletilmiş, bulaşmış, kötü kokulu hale getirmek; ayarlama, onarım; iki kişi arasındaki fark; kıskanç olmak; temin etmek; dışında (münhasıran), hariç, olmadan; yalan; [a manãs] başkasının sözde hakkı olan şeye katılımından hoşlanmama; küçümseme şüphesinden kaçınmak için kutsal veya dokunulmaz olana özen gösterme; Müslüman bir hükümette özgür gayrimüslim tebaanın tanınma simgesi; devesinin eşyalarını üzerinden çıkarıp onu rahatlatmak ve kolaylaştırmak isteyen kişi. mughiraat - akıncılar.
12عِلْمٍǐlminع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilmeyerek
13كَذٰلِكَke ƶālikeböyle
14زَيَّنَّاzeyyennāز ي نSüslemek, donatmak. Süslemek, zarafet katmak, onurlandırmak [bir eylem, nitelik veya söz için]. Dili süsledi, donattı veya düzenledi. Süsledi [örn. Yeryüzü veya toprak, bitki örtüsüyle süslendi], süsledi, dekore etti, donattı, bezedi, güzelleştirdi veya zarafet kattı. Dil için şöyle denir: 'Süslendi, güzelleştirildi veya düzenlendi'. Eylem için şöyle denir: 'Süslendi, güzelleştirildi'; yani başka biri tarafından bir kişiye tavsiye edildi. Zarafet, güzellik, yakışır nitelik, fiziksel/entelektüel süs, onur veya itibar ve bir kişi veya şeyin gururu veya şerefi olan her şey. Bilge bir insanı, mevcut dünyada veya gelecek dünyada, herhangi bir durumunda veya koşulunda utandırmayan veya yakışıksız kılmayan şey. Üç türdür: Zihinsel: Bilgi/bilim ve iyi kiracılar gibi. Bedensel: Güç, boy uzunluğu, görünüş güzelliği. Dışsal: Zenginlik, rütbe veya mevki, haysiyet.biz süslü gösterdik
15لِكُلِّli kulliك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetliher
16اُمَّةٍummetinا م مammina: önermek, bir yere doğru adım atmak, tamir etmek, yönelmek [5:2]ummun/umm: anne, kaynak, prensip, prototip, köken, örnek;ummi: anneye ait, okuma yazma bilmeyen, Arap, kendilerine ait vahyedilmiş kutsal kitabı olmayan;ummatun: bir insanın akrabaları, kabile, parti, topluluk, millet, ortak özellikleri veya koşulları olan canlı grubu, insan veya hayvan topluluğu, yaratılış, nesil, Allah'ın yarattıkları;ummah: davranış yolu/şekli/tarzı, inanç, din, millet, zaman veya zaman dilimi, dürüst kişi, iyilik/erdemlerle tanınan ve örnek alınan kişi;imam: lider, başkan, takip edilen herhangi bir nesne (örn. insan/kitap/anayol), model, örnek, kalıp;amama: önce, önünde [75:5]ümmete
17عَمَلَهُمْǎmelehumع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatyaptıkları işi
18ثُمَّṧummesonunda
19اِلٰىilā
20رَبِّهِمْrabbihimر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRablerinedir
21مَرْجِعُهُمْmerciǔhumر ج عgeri dönmek, kapatmak, (bir kimseye) itham etmek, geri gelmek, tekrarlamak, cevap vermek, cevap getirmek, geri getirilmek. raji'un - geri dönen. murji'un - dönüş, sonuç. taraja'a (vb. 6) - birbirine dönmek.dönüşleri
22فَيُنَبِّئُهُمْfe yunebbiuhumن ب اyüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamberO haber verecektir
23بِمَاbimāşeyleri
24كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinoldukları
25يَعْمَلُونَyeǎ'melūneع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatyapmış

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah'tan başka çağırıp duâ ettikleri şeylere sövmeyin ki sonra bilgisizlikle onlar da Allah'a söverler. İşte biz, böylece her topluluğa, yaptıklarını süsleyip güzel gösterdik, sonra da dönüp varacakları yer, Rablerinin tapısıdır ve o da, ne yaptıklarını bildirir onlara.

Abdulkadir Gölpınarlı

Allahʼtan başka çağırıp duâ ettikleri şeylere sövmeyin ki sonra bilgisizlikle onlar da Allahʼa söverler. İşte biz, böylece her topluluğa, yaptıklarını süsleyip güzel gösterdik, sonra da dönüp varacakları yer, Rablerinin tapısıdır ve o da, ne yaptıklarını bildirir onlara.

Adem Uğur

Allah'tan başkasına tapanlara (ve putlarına) sövmeyin; sonra onlar da bilmeyerek Allah'a söverler. Böylece biz her ümmete kendi işlerini câzip gösterdik. Sonunda dönüşleri Rablerinedir. Artık O ne yaptıklarını kendilerine bildirecektir.

Ahmed Hulusi

Allah dunundaki tanrılarına sövmeyin. . . (Onlar da cevaben) cahilliklerinden dolayı haddi aşarak Allah'a söverler! İşte böylece her topluluğa yaptıklarını bezeyip güzel gösterdik. . . Sonra dönüşleri Rablerinedir. . . (O da) onlara yapmış olduklarının anlamını bildirir.

Ahmet Tekin

Onların, Allah’ın dışında, kulları durumundaki taptıkları, yalvardıkları şeyler konusunda yakışıksız sözler söylemeyin. Sonra onlar da, bilgisizlikleri sebebiyle sınırı aşıp Allah hakkında ileri geri konuşmasınlar. Böylece biz, koordineli hareket eden, yetişmiş her millete, topluluğa kendi işlerini süsleyip güzel gösterdik. Sonunda hesap vermek üzere Rablerinin huzuruna getirilecekler. O da, işlemeye devam ettikleri amelleri, birer birer ortaya koyarak onları hesaba çekecektir.

Ahmet Varol

Onların Allah'tan başka taptıklarına sövmeyin ki onlar da aşırıya giderek bilgisizce Allah'a sövmesinler. Bu şekilde her ümmete yaptığını süslü gösterdik. Sonra dönüşleri Rabblerinedir ve O kendilerine yapmakta olduklarını haber verir.

Ali Bulaç

Allah'tan başka yalvarıp yakardıklarına (taptıklarına) sövmeyin; sonra onlar da haddi aşarak bilmeksizin Allah'a söverler. İşte böyle, biz her ümmete yaptıklarını süslü (çekici) gösterdik, sonra onların son varışları Rablerinedir. O, yapmakta olduklarını onlara haber verecektir.

Ali Fikri Yavuz

Müşriklerin Allah’dan başka taptıkları putlara sövmeyin ki, onlar cehâletle tecavüz ederek Allah’a sövmesinler. Her ümmete, böylece amellerini süslemişizdir. Sonunda dönüşleri Rablerinedir. O vakit, kendilerine, ne yapıyor olduklarını haber verecektir.

Ali Rıza Safa

Allah'tan başka ayrıca taptıklarına sövmeyin. Sonra, onlar da sınırı aşarak bilgisizce Allah'a söverler. Her topluluğa, kendi yaptıklarını, işte böyle çekici gösterdik. Sonra, Efendilerine dönecekler; O, yaptıklarını onlara bildirecektir.

Bayraktar Bayraklı

Allah'tan başkasına tapanlara sövmeyiniz! Sonra onlar da bilmeyerek Allah'a söverler. Böylece biz her ümmete kendi işlerini süsledik. Sonunda dönüşleri Rabblerinedir. Artık O, ne yaptıklarını kendilerine bildirecektir.

Bekir Sadak

Allah'tan baska yalvardiklarina sovmesinler. Boylece her ummete isini guzel gosterdik, sonra donusleri Rab'lerinedir. O, islediklerini haber verir.

Celal Yıldırım

Allah'tan başkasını ilâh edinip (onlara) tapanlara sövmeyin, sonra onlar da bilgisizce sınırı aşıp Allah'a söverler. Her ümmete amelini böylece süslemişizdir. (Hepsinin de) dönüşü Rablarınadır; o zaman neler işlediklerini onlara bir bir haber verecektir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah’tan başkasına tapanlara kötü söz söylemeyin; sonra onlar da bilmeden, taşkınlık yaparak Allah hakkında kötü sözler söylerler. Böylece biz her ümmete kendi işlerini çekici gösterdik. Sonunda dönüşleri rablerinedir. Artık O, ne yaptıklarını kendilerine bildirecektir.

Diyanet İşleri

Onların, Allah'ı bırakıp tapındıklarına sövmeyin, sonra onlar da haddi aşarak, bilgisizce Allah'a söverler. Böylece her ümmete yaptıklarını süslü gösterdik. Sonra dönüşleri ancak Rablerinedir. O, yapmakta olduklarını kendilerine bildirecektir.

Diyanet İşleri (eski)

Allah'tan başka yalvardıklarına sövmeyin ki, onlar da cahillikle ileri giderek Allah'a sövmesinler. Böylece her ümmete işini güzel gösterdik, sonra dönüşleri Rab'lerinedir. O, işlediklerini haber verir.

Diyanet Vakfi

Allah'tan başkasına tapanlara (ve putlarına) sövmeyin; sonra onlar da bilgisizce, düşmanca Allah'a söverler. Böylece biz her ümmete kendi işlerini câzip gösterdik. Sonunda dönüşleri Rablerinedir. Artık O ne yaptıklarını kendilerine bildirecektir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onların Allah'tan başka yalvardıklarına sövmeyin ki, onlar da bilmeyerek sınırı aşıp Allah'a sövmesinler. Biz, her ümmete yaptıkları işi böyle süslü gösterdik. Sonunda dönüşleri Rablerinedir. O, onlara ne yaptıklarını haber verir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Buna rağmen onların Allah'tan başka taptıklarına sövmeyin ki, onlar da cahillikle Allah'a sövmesinler. Her millete yaptıklarını böyle güzel göstermişizdir. Sonra hep dönüp Allah'a varacaklar. O zaman O, kendilerine ne yaptıklarını tamamen haber verecek.

Elmalılı Hamdi Yazır

Maamafih onların Allahdan beride taptıklarına sebb de etmeyin ki cehaletle tecavüz ederek Allaha sebbetmesinler; her ümmete böyle amellerini tezyin etmişizdir, sonra ise hep dönüp Allaha varacaklar, o vakıt kendilerine temamen haber verecek ne yapıyorlardı

Erhan Aktaş

Allah'ın yanı sıra yöneldiklerine hakaret etmeyin ki onlar da hadlerini aşarak cahillikle Allah'a hakaret etmesinler. Her ümmetin yaptıklarını, kendilerine süslü gösterdik. Sonra Rabb'lerine döneceklerdir. O, onlara yaptıklarını haber verecektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'ın yanı sıra yöneldiklerine hakaret etmeyin ki onlar da hadlerini aşarak cahillikle Allah'a hakaret etmesinler. Her ümmetin yaptıklarını, kendilerine süslü gösterdik. Sonra Rabb'lerine döneceklerdir. O, onlara yaptıklarını haber verecektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'tan başka yöneldiklerine hakaret etmeyin ki onlar da hadlerini aşarak cahillikle Allah'a sövmesinler. Her ümmettin yaptıklarını, kendilerine süslü gösterdik. Sonra Rabb'lerine döneceklerdir. O, onlara yaptıklarını haber verecektir.

Fizilal-il Kuran

Onların Allah dışında yalvardıkları putlara sövmeyiniz ki, şaşkınlığa kapılarak körükörüne Allah'a sövmesinler. Böylece her ümmete davranış ve tutumlarını cazip gösterdik. Sonunda dönüşleri Rabblerinedir, O onlara yaptıklarının içyüzünü bildirir.

Gültekin Onan

Tanrı'dan başka yalvarıp yakardıklarına (taptıklarına) sövmeyin; sonra onlar da haddi aşarak bilmeksizin Tanrı'ya söverler. İşte böyle, biz her ümmete yaptıklarını süslü (çekici) gösterdik, sonra onların son varışları rablerinedir. O, yapmakta olduklarını onlara haber verecektir.

Hamdi Döndüren

Allah’tan başkasını (tanrı edinerek) tapanlara sövmeyin ki, onlar da bilgisizce saldırıda bulunup Allah’a sövmesinler! Bunun gibi her ümmete, yaptıkları işleri güzel gösterdik. Sonunda onların dönüşleri yalnız Rablerinedir. İşte Rableri onlara yaptıklarını haber verecektir.

Hasan Basri Çantay

Allahdan başkasını (Tanrı edinerek) çağıranlara sövmeyin. Sonra onlar da haddi aşarak nadanlıkta Allaha söverler. Biz her ümmetin yapdıklarını (kendilerine) öylece hoş gösterdik. Sonunda, dönüşleri yalınız Rablerinedir. Artık O, ne yapıyor idiyseler kendilerine haber verecekdir.

Hasib Asutay

(Ey müminler! Siz müşriklerin) Allah'tan başka kendilerine yalvarıp ilâh kabul ettiklerine sövmeyin ki, onlar da bilgisizce aşırı gidip Allah'a söverler. (32) Böylece her millete kendi işlerini süslü gösterdik. Sonunda dönüşleri Rablerinedir. Artık O yaptıklarını kendilerine haber verecektir. (32. İbn Abbas şöyle der: Kureyş kâfirleri Ebu Talib'e, 'Ya Muhammed'i ve arkadaşlarını ilahlarımıza sövmek ve dil uzatmaktan vazgeçirirsin veya biz de onun ilahına söver ve dil uzatırız ' dediler. Bunun üzerine bu âyet inmiştir.)

Hayrat Neşriyat

Ve onların Allah’dan başka tapmakta olduklarına sövmeyin! Yoksa (onlar da)haddi aşarak bilgisizce Allah’a söverler! Böylece her ümmete (kendi) amellerini süsledik; sonra dönüşleri ancak Rablerinedir; artık (O da, dünyada) yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.

İbni Kesir

Allah'tan başka yalvardıklarına sövmeyin ki; onlar da bilmeyerek, haddi aşıp Allah'a sövmesinler. İşte böylece bir ümmete yaptıklarını hoş gösterdik. Sonra dönüşleri Rabblarınadır. Artık O, kendilerine ne yapmakta olduklarını haber verir.

Mehmet Okuyan

Allah’ın peşi sıra (varlıklara) yalvaranlara (bile) sövmeyin; (sonra) onlar da düşmanlık yaparak bilgisizce Allah’a söverler. Böylece biz her ümmete kendi işlerini süslü gösterdik. Sonunda dönüşleri sadece Rablerinedir. O da yaptıklarını kendilerine bildirecektir.

Muhammed Esed

Onların Allahtan başka yalvarıp sığındıkları (varlıklar)a sövmeyin ki onlar da kin ve cehaletten dolayı Allaha sövmesinler: zira Biz her topluma kendi yaptıklarını güzel gösterdik. (Ama) zaman geldiğinde onlar Rablerine döneceklerdir: O zaman Allah onlara bütün yaptıklarını (en doğru şekilde) anlatacaktır.

Mustafa İslamoğlu

Allah'tan başkalarına yalvarıp yakaranlara sövmeyin ki, onlar cehaletin verdiği nefretle Allah'a sövmesinler: Zira Biz her topluma kendi yaptıklarını güzel gösterdik. Sonuçta onlar Rablerine dönecekler: İşte o zaman yaptıkları kendilerine bir bir haber verilecektir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Allah'tan başkasına tapanlara sövmeyiniz. Sonra onlar da bilmeksizin Allah Teâlâ'ya düşmanlıkla söverler. Öylece her ümmete amellerini tezyin etmişizdir. Sonra dönüşleri Rablerinedir. Artık onlara ne yapar olduklarını haber verecektir.

Ömer Öngüt

Onların Allah'tan başka taptıklarına sövmeyin, sonra onlar da haddi aşarak bilgisizce Allah'a söverler. Böylece biz her ümmete yaptıklarını süslü gösterdik. Sonra dönüşleri Rablerinedir. O, yaptıklarını kendilerine haber verir.

Suat Yıldırım

Onların Allah’tan başka yalvardıkları tanrılarına hakaret etmeyin ki, onlar da cahillik ederek hadlerini aşıp Allah’a hakaret etmesinler. Böylece her ümmete, yaptıkları işi güzel gösterdik. Sonra dönüşleri yalnız O’na olacak ve O da yaptıklarını kendilerine bir bir bildirip karşılığını verecektir.

Süleyman Ateş

(Onların) Allah'tan başka yalvardıklarına sövmeyin ki, onlar da bilmeyerek taşkınlıkla Allah'a sövmesinler! Biz, her ümmete yaptıkları işi böyle süslü gösterdik; sonunda dönüşleri Rablerinedir. O, onlara ne yaptıklarını haber verecektir.

Süleymaniye Vakfı

Siz, (müşriklerin) Allah ile aralarına koyarak yardıma çağırdıkları hakkında çirkin sözler söylemeyin ki onlar da taşkınlık edip bilgisizce Allah hakkında çirkin sözler söylemesinler. Her toplumun yaptığını kendilerine işte böyle süslü gösterdik. Sonra dönüp gelecekleri yer Rablerinin huzurudur. O, onlara bütün yaptıklarını bildirecektir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onların Allah'tan önce yardıma çağırdıklarına siz sövmeyin ki taşkınlık ve bilgisizlik edip onlar da Allah'a sövmesinler. Her toplumun (ümmet) işini kendine böyle güzel gösterdik. Sonra dönüşleri Rablerinedir. O, onlara bütün yaptıklarını bildirecektir.

Şaban Piriş

Müşriklerin, Allah'tan başka yalvardıklarına sövmeyin ki, onlar da taşkınlık ederek cahilce Allah'a sövmesinler. Her toplumun yaptığını böyle süslemişizdir. Sonra Rab'lerine döndürülürler de, O, kendilerine ne yaptıklarını haber verir.

Tefhim-ul Kuran

Allah'tan başka yalvarıp yakardıklarına (taptıklarına) sövmeyin; sonra onlar da haddi aşarak bilmeksizin Allah'a söverler. İşte böyle, biz her ümmete yaptıklarını süslü (çekici) gösterdik, sonra onların son varışları Rablerinedir. O yapmakta olduklarını onlara haber verecektir.

Ümit Şimşek

Onların Allah'tan başka yalvardıkları ilâhlarına sövmeyin ki, onlar da bilgisizce hadlerini aşıp Allah'a sövmesinler. Biz her millete işlerini böyle hoş göstermişizdir. Sonunda hepsinin dönüşü Rablerinin huzurunadır; O da yapmakta olduklarını kendilerine bildirir.

Yaşar Nuri Öztürk

Onların Allah dışında dua ettiklerine/çağrıda bulunduklarına sövmeyin. Yoksa onlar da düşmanlıkla ve bilgisizce Allah'a söverler. Biz her ümmete yaptığı işi bu şekilde süslü gösterdik. Sonra hepsinin dönüşü Rablerinedir. O, onlara, yapmakta olduklarını haber verecektir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Müşriklərin Allahdan başqalarına tapındıqlarını söyməyin. Yoxsa onlar da elmsiz olaraq düşməncəsinə Allahı söyərlər. Biz hər bir ümmətə öz əməllərini beləcə gözəlləşdirdik. Sonra isə onların dönüşü öz Rəbbinə olacaq, O da nə etdikləri barədə onlara xəbər verəcəkdir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Allahdan başqalarına tapınanları söyməyin. Yoxsa onlar da (Allaha qarşı hörmət və ehtiram) bilmədikləri üzündən Allahı düşməncəsinə söyərlər. Beləcə, hər bir ümmətə öz əməllərini gözəl göstərdik. (Möʼminlərə Allah rizasına gördükləri işləri gözəl göstərdiyimiz kimi, kafirlərə də çirkin əməllərini yaxşı göstərdik). Sonra onlar Rəbbinin hüzuruna qayıdacaqlar. (Allah isə) onlara etdikləri əməllər barəsində xəbər verəcəkdir!

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Und schmäht nicht diejenigen, die sie außer Allah anrufen, damit sie nicht in Übertretung ohne Wissen Allah schmähen! So haben Wir jeder Gemeinschaft ihr Tun ausgeschmückt erscheinen lassen. Hierauf wird ihre Rückkehr zu ihrem Herrn sein, und Er wird ihnen kundtun, was sie zu tun pflegten.

Almanca — M. A. Rassoul

Und schmäht die nicht, welche sie statt Allah anrufen, sonst würden sie aus Groll ohne Wissen Allah schmähen. Also lassen Wir jedem Volke sein Tun als wohlgefällig erscheinen. Dann aber werden sie zu ihrem Herrn heimkehren; und Er wird ihnen verkünden, was sie getan haben.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und verunglimpft nicht das, woran sie anstelle von ALLAH Bittgebete richten, sonst verunglimpfen sie ALLAH in übertretender Weise aus Unwissenheit! Solcherart ließen WIR jeder Umma ihr Handeln schön erscheinen, dann aber wird ihre Umkehr zu ihrem HERRN sein, dann wird ER sie darüber in Kenntnis setzen, was sie zu tun pflegten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Do not assail those who incorporate with Allah other deities nor their idols with abusive language conveying injurious reproach lest they should revile Allah in retaliation by want of thought. Thus did We allure every nation acting upon a given belief to brighter present and happier destiny, then back to Allah, their Creator, all are destined to go, there and then shall He inform them of all that their minds and souls had impelled them to do.

Abdul Haleem

[Believers], do not revile those they call on beside God in case they, in their hostility and ignorance, revile God. To each community We make their own actions seem alluring, but in the end they will return to their Lord and He will inform them of all they did.

Abdullah Yusuf Ali

Revile not ye those whom they call upon besides Allah, lest they out of spite revile Allah in their ignorance. Thus have We made alluring to each people its own doings. In the end will they return to their Lord, and We shall then tell them the truth of all that they did.

Abul A'la Maududi

Do not revile those whom they invoke other than Allah, because they will revile Allah in ignorance out of spite. For We have indeed made the deeds of every people seem fair to them. Tlen, their return is to their Lord and He will inform them of what they have done.

Aisha Bewley

Do not curse those they call upon besides Allah, in case that makes them curse Allah in animosity, without knowledge. In this way We make the actions of every nation seem attractive to them. Then they will return to their Lord, and He will inform them about what they did.

Al-Hilali & Khan

And insult not those whom they (disbelievers) worship besides Allâh, lest they insult Allâh wrongfully without knowledge. Thus We have made fair-seeming to each people its own doings; then to their Lord is their return and He shall then inform them of all that they used to do.[1]

Ali Quli Qarai

Do not abuse those whom they invoke besides Allah, lest they should abuse Allah out of hostility, without any knowledge. That is how to every people We have made their conduct seem decorous. Then their return will be to their Lord and He will inform them concerning what they used to do.

Amatul Rahman Omar

Do not revile those whom they call upon besides Allâh, lest they should revile Allâh transgressingly (and) through lack of knowledge. Just We made their deeds fair-seeming to them so have We made to each people fairseeming what they do. Then to their Lord is their return, so He will inform them as to what they have been doing.

Arthur John Arberry

Abuse not those to whom they pray, apart from God, or they will abuse God in revenge without knowledge. So We have decked out fair to every nation their deeds; then to their Lord they shall return, and He will tell them what they have been doing.

Bijan Moeinian

Do not use bad language when you refer to their gods; unless they disrespect the Lord in their ignorance. After all, I have made every nations' deeds seeming good in their eyes! In the end they will return to their Lord and will be notified of their wrongdoings.

E. Henry Palmer

Do not abuse those who call on other than God, for then they may abuse God openly in their ignorance. So do we make seemly to every nation their work, then unto their Lord is their return, and He will inform them of what they have done.

Edip-Layth

Do not insult those whom they invoke other than God, lest they insult God without knowledge. We have similarly adorned for every nation their works; then to their Lord is their return and He will inform them of what they had done.

George Sale

And abuse not those whom they call upon besides Allah, lest they, out of spite, abuse Allah in their ignorance. Thus unto every people have We caused their doings to seem fair. Then unto their Lord is their return; And He will inform them of what they used to do.

Hamid S. Aziz

Revile (or abuse) not those who call on other than Allah, for then they may abuse Allah openly in their ignorance. Thus We make seemly to every nation their deeds. But unto their Lord is their return, and He will inform them of the truth of what they used to do.

Mahmoud Ghali

And do not abuse the ones whom they invoke apart from Allah, (or) then they would abuse Allah aggressively without knowledge. Thus We have adorned (i.e., made attractive) to every nation their deed (s); thereafter to their Lord will be their return; so He will fully inform them of whatever they were doing.

Marmaduke Pickthall

Revile not those unto whom they pray beside Allah lest they wrongfully revile Allah through ignorance. Thus unto every nation have We made their deed seem fair. Then unto their Lord is their return, and He will tell them what they used to do.

Mohamed Ahmed - Samira

Do not revile those who invoke others apart from God, lest they begin to revile God out of malice and ignorance. We have made attractive their deeds to every people. They have to go back to their Lord, when He will tell them what they used to do.

Muhammad Asad

But do not revile those [beings] whom they invoke instead of God, lest they revile God out of spite, and in ignorance: for, goodly indeed have We made their own doings appear unto every community In time, [however,] unto their Sustainer they must return: and then He will make them [truly] understand all that they were doing.

Mustafa Khattab

˹O believers!˺ Do not insult what they invoke besides Allah or they will insult Allah spitefully out of ignorance. This is how We have made each people’s deeds appealing to them. Then to their Lord is their return, and He will inform them of what they used to do.

Progressive Muslims

And do not insult those who call on other than God, lest they insult God without knowledge. And We have similarly adorned for every nation their works; then to their Lord is their return and He will inform them of what they had done.

Sahih International

And do not insult those they invoke other than Allah, lest they insult Allah in enmity without knowledge. Thus We have made pleasing to every community their deeds. Then to their Lord is their return, and He will inform them about what they used to do.

Sam Gerrans

And revile not those to whom they call besides God lest they revile God in enmity without knowledge. Thus, to every community have We made fair their doings; then to their Lord is their return, and He will inform them of what they did.

Shabbir Ahmed

O Believers! Insult not the idols they set up besides Allah. They might insult Allah in their ignorance and hurt themselves. To every community Our Law has made their deeds seem fair. Then unto their Lord is their return and He will inform them what they accomplished and He will make them understand what they really used to do in life.

Syed Vickar Ahamed

Do not be abusive towards those whom they call upon besides Allah, lest out of anger, they may be abusive towards Allah, in their ignorance. So have We made attractive to each people its own doings. In the end, they will return to their Lord, and We shall then tell them the truth of all that they did.

Taqi Usmani

Do not revile those whom they invoke other than Allah, lest they should revile Allah in transgression without having knowledge. This is how We have made the deeds of every community attractive in their sight. Then, to their Lord is their return, after which He shall tell them what they have been doing.

The Monotheist Group

And do not insult those who call on other than God, lest they insult God out of ignorance. And We have similarly adorned for every nation their works; then to their Lord is their return and He will inform them of what they had done.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nʹinjuriez pas ceux quʹils invoquent, en dehors dʹAllah, car par agressivité, ils injurieraient Allah, dans leur ignorance. De même, Nous avons enjolivé (aux yeux) de chaque communauté sa propre action. Ensuite, cʹest vers leur Seigneur que sera leur retour; et Il les informera de ce quʹils œuvraient.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Gelî bawermendan!) Dev navêjin wan ên ku ji bilî Xwedê dihebînin, êdî ew jî dê ji nezanî û sitemkarî devbavêjin Xwedê. Bi vî awayî Me kar û kiryarên her miletekî di çavên wan de xemilandiye. Paşê vegera wan her bi bal Perwerdegarê wan ve ye. Vêca dê wan bi ya ku dikirin agahdar bike.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En hoont niet hen die zij in plaats van God aanroepen, zodat zij God niet uit vijandigheid zonder kennis gaan honen. Zo hebben Wij voor iedere gemeenschap hun werk mooi laten lijken. Maar hun terugkeer zal tot hun Heer zijn en Hij zal hun dan meedelen wat zij aan het doen waren.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Beschimp de godheden niet, die zij naast God aanroepen; zij konden op hunne beurt, in hunne buitensporigheid, God beleedigen. Zoo hebben wij ieder volk zijne daden aangewezen. Later zullen zij tot hunnen Heer terugkeeren, die hun zal herhalen wat zij hebben verricht.

Hollandaca — Siregar

En bespot niet degenen die naast Allah (goden) aanroepen zodat zij niet Allah vijandig zonder kennis bespotten. Op deze wijze hebben Wij aan iedere gemeenschap hun werk mooi doen toeschijnen. Hierna is hun terugkeer tot hun Heer en Hij zal hen vertellen wat zij plachten le doen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И не ругайте (о, верующие) тех, которых они [многобожники] призывают [которым поклоняются] помимо Аллаха, а то они станут ругать Аллаха из вражды (и) без всякого знания [по невежеству]. Так [как Мы украсили этим многобожникам их плохие деяния] разукрасили Мы каждой общине ее дело [повинующимся представили красивым повиновение, а ослушникам – неповиновение]! Потом к их Господу (предстоит) их (всех) возвращение, и возвестит Он им то, что они делали (в земной жизни) (и воздаст им за все их деяния).

Rusça — Osmanov

Не поносите тех, к кому взывают [многобожники] помимо Аллаха, а не то они (т. е. многобожники) станут поносить Аллаха из вражды и по невежеству. Так Мы явственно представили [людям] каждой общины их деяния. Ведь в конце концов они возвратятся к Господу своему, и Он возвестит им о том, что они творили.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men förolämpa inte dem som de åkallar i Guds ställe. I sin okunnighet kan de vilja hämnas genom att förolämpa Gud. Vi har också låtit (människorna i) alla samfund se sina (dåliga) handlingar i ett fördelaktigt ljus. (Men) till sist skall de vända tillbaka till sin Herre och Han skall låta dem veta vad deras handlingar (var värda).