Bütün ayetlerimizi yalanladılar. Biz de onları mutlak güç ve iktidar sahibinin yakalaması gibi yakaladık.

كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا كُلِّهَا فَاَخَذْنَاهُمْ اَخْذَ عَزِيزٍ مُقْتَدِرٍ

keƶƶebū bi āyātinā kullihā fe eḣaƶnāhum eḣƶe ǎzīzin muḳtedirin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1كَذَّبُواkeƶƶebūك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.yalanladılar
2بِاٰيَاتِنَاbi āyātināا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetlerimizi
3كُلِّهَاkullihāك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetlibütün
4فَاَخَذْنَاهُمْfe eḣaƶnāhumا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmekbiz de onları yakaladık
5اَخْذَeḣƶeا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmekyakalaması gibi
6عَزِيزٍǎzīzinع ز زgüçlü/kudretli/kuvvetli, soylu/onurlu/şanlı, direndi/dayandı, yenilmez, alt etmek (örn. tartışmada), yüceltmek, galip gelmek, çok saygı duyulan, değerli, ihtişam, kibir, mükemmel, gururlu ve sert tavır, katı/sertaziz olanın
7مُقْتَدِرٍmuḳtedirinق د رölçmek/kararlaştırmak/belirlemek/sınırlamak/daraltmak, güce sahip olmak, muktedir olmak, bir ölçü, araç, yetenek, bir süre/karar, kader, yazgı, ölçülü, kararlaştırılmışve güçlü olanın

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bütün delillerimizi yalanladılar, derken onları üstün ve mutlak kudretli bir helâk edişle helâk ediverdik.

Abdulkadir Gölpınarlı

Bütün delillerimizi yalanladılar, derken onları üstün ve mutlak kudretli bir helâk edişle helâk ediverdik.

Adem Uğur

Lâkin onlar bütün âyetlerimizi yalanladılar. Biz de onları güç ve kudretimize lâyık bir şekilde yakaladık.

Ahmed Hulusi

İşaretlerimizin hepsini yalanladılar! Biz de onları karşı konulmaz kudretle yakaladık!

Ahmet Tekin

Âyetlerimizin, mûcizelerimizin tamamını yalanladılar. Biz de onları güç ve kudretimize yakışır bir şekilde cezalandırdık, işlerini bitirdik.

Ahmet Varol

Onlar ayetlerimizin tümünü yalanladılar. Biz de onları güçlü, kuvvetli olanın yakalayışıyla yakaladık.

Ali Bulaç

Onlar Bizim ayetlerimizin tümünü yalanladılar. Biz de onları üstün ve güçlü, kudretli olanın yakalayışıyla yakalayıverdik.

Ali Fikri Yavuz

Onlar, mucizelerimizin hepsini inkâr ettiler. Biz de onları öyle yakalayıverdik ki, her şeye gâlib olana (Allah’a) böyle (yapmak) yaraşır.

Ali Rıza Safa

Tüm kanıtlarımızı yalanladılar. Sonunda, Üstün Olanın; Dilediğini Yapanın yakalayışıyla onları yakaladık.

Bayraktar Bayraklı

Bütün mucizelerimizi yalanladılar. Bunun üzerine biz de, her şeye gücü yeten ve her şeyin üstesinden gelene yaraşır bir biçimde yakaladık.

Bekir Sadak

Mucizelerimizin hepsini yalanladilar. Bunun uzerine onlari guc ve kuvvet sahibi olana yakisir bir sekilde yakaladik.

Celal Yıldırım

Onlar ise, âyetlerimizin hepsini yalanladılar. Biz de onları çok üstün, çok güçlü muktedire yakışır şekilde yakalayıverdik.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ama onlar bütün delillerimizi yalan saydılar, biz de onları üstün ve güçlü olana yaraşır biçimde kıskıvrak yakaladık.

Diyanet İşleri

Bütün ayetlerimizi yalanladılar. Biz de onları mutlak güç ve iktidar sahibinin yakalaması gibi yakaladık.

Diyanet İşleri (eski)

Mucizelerimizin hepsini yalanladılar. Bunun üzerine onları güç ve kuvvet sahibi olana yakışır bir şekilde yakaladık.

Diyanet Vakfi

Lâkin onlar bütün âyetlerimizi yalanladılar. Biz de onları güç ve kudretimize lâyık bir şekilde yakaladık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Lakin onlar bütün âyetlerimizi yalanladılar. Biz de onları çok kuvvetli ve kudretli bir yakalayışla yakaladık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ayetlerimizin hepsini yalanladılar. Biz de onları üstün ve güçlü birine yaraşır bir tutuşla alıverdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ayetlerimizin hepsini tekzib ettiler biz de onları öyle bir tutuşla alıverdik ki muktedir bir azize öyle yaraşır

Erhan Aktaş

Ayetlerimizin tamamını yalanladılar. Biz de onları gücümüze, üstünlüğümüze yaraşır bir yakalayışla yakalayıverdik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ayetlerimizin tamamını yalanladılar. Biz de onları gücümüze, üstünlüğümüze yaraşır bir yakalayışla yakalayıverdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ayetlerimizin tamamını yalanladılar. Biz de onları gücümüze, üstünlüğümüze yaraşır bir yakalayışla yakalayıverdik.

Fizilal-il Kuran

Fakat bütün ayetlerimizi yalanladılar. Biz de güçlü ve üstün iradeli birine yaraşacak bir sertlikle onların yakalarına yapıştık.

Gültekin Onan

Onlar bizim ayetlerimizin tümünü yalanladılar. Biz de onları üstün ve güçlü, kudretli olanın yakalayışıyla yakalayıverdik.

Hamdi Döndüren

Fakat onlar bütün âyetlerimizi yalanladılar. Biz de onları, güç ve kudretimize lâyık bir şekilde yakaladık!

Hasan Basri Çantay

Onlar bizim ayetlerimizin hepsini tekzib etdiler. Biz de kendilerini çok kuvvetli, kudretli bir yakalayışla yakaladık.

Hasib Asutay

Bizim âyetlerimizin hepsini (12) yalanladılar. Biz de onları güçlü, kudretli olanın yakalayışıyla yakaladık. (12. Dokuz mucizeyi.)

Hayrat Neşriyat

(Onlar) mu'cizelerimizin hepsini yalanladılar; bunun üzerine (biz de) onları azîz ve muktedir bir kimsenin yakalayışı ile yakalayıverdik!

İbni Kesir

Onlar, bütün ayetlerimizi yalanladılar. Biz de kendilerini, çok kuvvetli ve kudretli bir yakalayışla yakaladık.

Mehmet Okuyan

(Fakat) onlar da bütün ayetlerimizi yalanlamışlardı. (Bunun üzerine) biz de onları, güç ve kudretimize uygun bir şekilde yakalamıştık.

Muhammed Esed

Onlar Bizim bütün mesajlarımızı yalanlamışlardı. Bunun üzerine, yalnızca, her şeyin belirleyicisi olan Kudret Sahibinin hesap soracağı şekilde onlara hesap sorduk.

Mustafa İslamoğlu

Bütün ayetlerimizi yalanladılar: bunun üzerine Biz de, her şeye gücü yeten yüce bir güç sahibi nasıl çekip alırsa, işte öyle çekip aldık.

Ömer Nasuhi Bilmen

(41-42) Celâlim hakkı için Fir'avun'un âl'ine korkutucular gelmişti. Âyetlerimizin hepsini de tekzîp ettiler, artık Biz de onları bir muktedir azîzin yakalamasıyla yakaladık.

Ömer Öngüt

Onlar bütün âyetlerimizi yalanladılar. Biz de onları çok kuvvetli ve kudretli bir yakalayışla yakaladık.

Suat Yıldırım

Onlar âyet ve delillerimizin hepsini yalan saydılar. Biz de onları mutlak galip, tam muktedir olan Allah’ın şanına yaraşır tarzda cezalandırdık.

Süleyman Ateş

Bütün ayetlerimizi yalanladılar. Biz de onları, galib ve güçlü (padişah)ın yakalaması gibi yakaladık.

Süleymaniye Vakfı

Ayetlerimizin tamamı karşısında yalana sarıldılar. Biz de onları, daima üstün ve iktidar sahibi olana yaraşır biçimde yakaladık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Belgelerimizin tamamına karşı yalan yanlış şeylere sarıldılar. Biz de onları, güçlü ve ölçülü bir biçimde yakaladık.

Şaban Piriş

Bütün ayetlerimizi yalanladılar. Onları da mutlak güç ve iktidar sahibine yakışır bir şekilde yakalayıverdik.

Tefhim-ul Kuran

Onlar bizim ayetlerimizin tümünü yalanladılar. Biz de onları üstün ve güçlü kudretli olanın yakalama tarzıyla yakalayıverdik.

Ümit Şimşek

Onlar âyetlerimizin hepsini birden yalanladılar. Biz de izzetli ve kudretli bir yakalayışla onları yakaladık.

Yaşar Nuri Öztürk

Ayetlerimizin tümünü yalanladılar da biz de onları onurlu ve güçlü birine yaraşır bir yakalayışla yakaladık.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar dəlillərimizin hamısını yalan saydılar. Biz də onları Qüvvət və Qüdrətimizə layiq şəkildə əzabla yaxaladıq.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar ayələrimizin (möʼcüzələrimizin) hamısını yalan hesab etdilər. Biz də onları yenilməz qüvvət, qarşısıalınmaz intiqam sahibinə yaraşan bir əzabla yaxaladıq.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Aber sie verleugneten alle Unsere Zeichen. Deshalb versetzten Wir ihnen den vernichtenden Schlag eines Unüberwindbaren, eines Allmächtigen.

Almanca — M. A. Rassoul

Sie aber hielten all Unsere Zeichen für Lügen; darum erfaßten Wir sie mit dem Griff eines Erhabenen, Allmächtigen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie leugneten Unsere Ayat allesamt ab, dann bestraften WIR sie das Bestrafen Eines allmächtigen Allwürdigen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And they ignored all acts of miraculous nature serving to demonstrate Divine power and authority, and so We seized them with such disasters as would be expected only from an Azizun (Almighty) and Moqtadirun (Omnipotent).

Abdul Haleem

They rejected all Our signs so We seized them with all Our might and power.

Abdullah Yusuf Ali

The (people) rejected all Our Signs; but We seized them with such Penalty (as comes) from One Exalted in Power, able to carry out His Will.

Abul A'la Maududi

but they gave the lie to Our Signs, to all of them. Thereupon We seized them with the seizing of the Most Mighty, the Most Powerful.

Aisha Bewley

They dismissed every one of Our Signs and so We seized them with the seizing of One who is Almighty, All-Powerful.

Al-Hilali & Khan

(They) belied all Our Signs, so We seized them with a Seizure of the All-Mighty, All-Capable (Omnipotent).

Ali Quli Qarai

who denied all of Our signs. So We seized them with the seizing of One [who is] all-mighty, Omnipotent.

Amatul Rahman Omar

But they cried lies to all Our signs. So We took them to task such as befitted the Mighty, the Powerful.

Arthur John Arberry

They cried lies to Our signs, all of them, so We seized them with the seizing of One mighty, omnipotent.

Bijan Moeinian

They denied all My Warnings. Consequently, I punished them in a manner that the Almighty Powerful punishes.

E. Henry Palmer

they called, our signs all lies, and we seized on them with the seizing of a mighty powerful one.

Edip-Layth

They rejected all Our signs. So We took them, the taking of the Noble, the Able.

George Sale

but they charged every one of our signs with imposture: Wherefore We chastised them with a mighty and irresistible chastisement.

Hamid S. Aziz

They rejected all Our Signs, so We overtook them with such a penalty as comes from One Mighty, Powerful.

Mahmoud Ghali

They cried lies to Our signs, all of them, so We took them (away) with the taking of an Ever-Mighty, Supreme Determiner.

Marmaduke Pickthall

Who denied Our revelations, every one. Therefore We grasped them with the grasp of the Mighty, the Powerful.

Mohamed Ahmed - Samira

They rejected each one of Our signs. So We seized them with the grip of one mighty and powerful.

Muhammad Asad

they, too, gave the lie to all Our messages: and thereupon We took them to task as only the Almighty, who determines all things, can take to task.

Mustafa Khattab

˹But˺ they rejected all of Our signs, so We seized them with the ˹crushing˺ grip of the Almighty, Most Powerful.

Progressive Muslims

They rejected all Our signs. So We took them, the taking of the Noble, the Able.

Sahih International

They denied Our signs, all of them, so We seized them with a seizure of one Exalted in Might and Perfect in Ability.

Sam Gerrans

They denied Our proofs, all of them, then We seized them with the seizing of One exalted in might and omnipotent.

Shabbir Ahmed

They, too, denied Our Messages, every one. Thereupon We grasped them with the grasp of the Mighty, the Powerful.

Syed Vickar Ahamed

They (the people) rejected all Our Signs; So, We seized them with such penalty (that comes) from Almighty (Aziz, Exalted in Power), Able and Powerful (Muqtadir) to enforce His Will.

Taqi Usmani

(But) they rejected all Our signs; so We seized them- a seizure by One Mighty, Powerful.

The Monotheist Group

They rejected all Our signs. So We took them, the taking of the Noble, the Able.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Wan bi tevekê mucizeyên me bawerî neanîn; vêca Me jî ew bi girtineke serdest, li serê kara, ew girtin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij loochenden al Onze tekenen en dus grepen Wij hen zoals een krachtige machthebber dat doet.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar zij beschuldigden al onze teekenen van bedrog; daarom kastijdden wij hem met eene machtige en onwederstaanbare kastijding.

Hollandaca — Siregar

Zij loochenden alle Tekenen van Ons, waarop Wij hen grepen met de greep van een machtige geweldige.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Они сочли ложью все Наши знамения (которые доказывали Наше могущество и истинность посланных к ним пророков), и Мы схватили [наказали] их хваткой Величественного (и) Могущего (Аллаха).

Rusça — Osmanov

Они полностью отринули Наши знамения, и Мы подвергли их наказанию Великого, Могучего.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(och då) de avvisade alla Våra tecken straffade Vi dem med den överväldigande styrkan hos en allsmäktig Gud, som ingen kan motstå.