Eğer onları çağırsanız, çağrınızı duymazlar. Duysalar bile çağrınıza karşılık veremezler. Kıyamet günü de sizin ortak koştuğunuzu inkar ederler. Bunları sana hiç kimse, hakkıyla haberdar olan (Allah) gibi haber veremez.

اِنْ تَدْعُوهُمْ لَا يَسْمَعُوا دُعَاءَكُمْ وَلَوْ سَمِعُوا مَا اسْتَجَابُوا لَكُمْ وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ يَكْفُرُونَ بِشِرْكِكُمْ وَلَا يُنَبِّئُكَ مِثْلُ خَبِيرٍ

in ted'ǔhum lā yesmeǔ duǎā'ekum ve lev semiǔ mā stecābū lekum ve yevme l-ḳiyāmeti yekfurūne bi şirkikum ve lā yunebbiuke miṧlu ḣabīrin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنْineğer
2تَدْعُوهُمْted'ǔhumد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmekonları çağırsanız
3لَا
4يَسْمَعُواyesmeǔس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakişitmezler
5دُعَاءَكُمْduǎā'ekumد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmeksizin çağırmanızı
6وَلَوْve levşayet
7سَمِعُواsemiǔس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakişitseler bile
8مَا
9اسْتَجَابُواstecābūج و بBir şeyde delik açmak, bir şeyi yırtmak veya parçalamak, delmek/delmek/oymak, bir şeyi kesmek, bir şeyi içini boşaltmak, geçmek veya çaprazlamak, yolculuk ederek geçmek, nüfuz etmek, cevap vermek veya yanıtlamak, aydınlatmak ve netleştirmek, korumak.cevap veremezler
10لَكُمْlekumsize
11وَيَوْمَve yevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecive günü
12الْقِيٰمَةِl-ḳiyāmetiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkıyamet
13يَكْفُرُونَyekfurūneك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar ederler
14بِشِرْكِكُمْbi şirkikumش ر كyoldaş/ortak olmak, paylaşmak. şirkun - paylaşma, katılım, çok tanrıcılık, putperestlik, Allah'a ortak koşmak. şerik (çoğul: şüreka) - ortak, partner, paylaşımcı. İkinci çekim isimleri, bitişik zamirlerle takip edildiğinde üç çekim alır: şüreka, şürekai, şürekaa. şarek (fiil 3) - paylaşmak. eşreke (fiil 4) - ortak/eş koşmak, (Allah'a) ortak vermek, çok tanrıcı veya putperest olmak. eşrektumuni - beni ortak koştunuz. müşrik - Allah'a ortak koşan, çok tanrıcı. müşterik (fiil 8) - katılan veya paylaşan kişi.sizin ortak koşmanızı
15وَلَاve lāve
16يُنَبِّئُكَyunebbiukeن ب اyüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamberhiç kimse sana haber veremez
17مِثْلُmiṧluم ث لDik durmak, hadım etmek veya iğdiş etmek (özellikle koyun veya keçi için), bir şeyi kurmak, benzemek veya taklit etmek gibi görünmek, bir atasözünü uygulamak, bir şeyi atasözü olarak uygulamak, neredeyse sağlıklı veya iyi bir durumda olmak, iyileşmeye yakın olmak, bir emre veya komutaya itaat etmek/uymak, benzemek, benzerlik veya eşdeğer olmak.gibi
18خَبِيرٍḣabīrinخ ب رBilmek/sahip olmak, bir şey hakkında bilgi sahibi olmak, bir şeyi iç veya gerçek durumuna göre bilmek, bilgilendirilmiş/tanıdık.herşeyi bilen

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onları çağırsanız çağırışınızı duymazlar, imkân olsa da duysalar cevap veremezler size ve kıyâmet gününde de şirk koşmanızı inkâr ederler ve hiçbir şey, her şeyden haberdâr olan gibi haber veremez sana.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onları çağırsanız çağırışınızı duymazlar, imkân olsa da duysalar cevap veremezler size ve kıyâmet gününde de şirk koşmanızı inkâr ederler ve hiçbir şey, her şeyden haberdâr olan gibi haber veremez sana.

Adem Uğur

Eğer onları (putları) çağırırsanız, sizin çağırmanızı işitmezler. Faraza işitseler bile, size cevap veremezler. Kıyamet günü de sizin ortak koşmanızı reddederler. (Bu gerçeği) sana, her şeyden haberi olan (Allah) gibi hiç kimse haber veremez.

Ahmed Hulusi

Eğer onlara seslenirseniz, sizin çağrınızı işitmezler! Diyelim ki işitseler, size cevap veremezler! (Üstelik) kıyamet sürecinde, sizin onlara tanrılık atfetmenizi inkar ederler. . . Habiyr'in (haberdar olanın) benzeri (kimse) sana haber veremez.

Ahmet Tekin

Eğer onlara, putlara dua ederseniz sizin duanızı işitmezler. Faraza işitseler bile, sizin dualarınızı, dileklerinizi, isteklerinizi yerine getiremezler. Kıyamet günü de, kendilerini, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah’a ortak koştuğunuzu inkâr ederler. Bu gerçeği sana, gizli-açık her şeyden haberdar olan Allah gibi, hiç kimse, detaylarıyla haber veremez.

Ahmet Varol

Siz onları çağırsanız çağrınızı duymazlar. Duysalar bile size cevap veremezler. Kıyamet gününde de sizin ortak koşmanızı inkar ederler. San hiç kimse her şeyden haberdar olan (Allah) gibi haber veremez.

Ali Bulaç

Eğer onlara dua ederseniz, duanızı işitmezler, işitseler bile size cevap veremezler. Kıyamet gününde ise, sizin şirk koşmanızı tanımayacaklardır. (Bunu her şeyden) Haberi olan Allah gibi sana (hiç kimse) haber vermez.

Ali Fikri Yavuz

Kendilerine (putlara) dua ederseniz duanızı işitmezler. (Farz-ı muhal) işitseler bile, size cevap veremezler, kıyamet gününde de şirkinizi (kendilerine ibadet ettiğinizi) inkâr ederler. Sana Habîr= her şeyden haberdar olan (Allah) gibi gerçek haber veren olmaz.

Ali Rıza Safa

Onları çağırsanız, çağrınızı duymazlar. Duysalar da size yanıt veremezler. Üstelik onları Allah'a ortaklar koştuğunuzu, Yeniden Yaratılış Günü'nde inkar edeceklerdir. Zaten hiç kimse, Haberli Olan gibi sana haber veremez.

Bayraktar Bayraklı

Eğer Allah'tan başka taptıklarınızı çağırırsanız sizin çağırmanızı işitemezler; işitseler bile size cevap veremezler. Kıyamet günü de sizin ortak koşmanızı reddederler. Bu gerçeği sana, her şeyden haberi olan Allah gibi hiç kimse haber veremez.

Bekir Sadak

Onlari cagirirsaniz, cagrinizi isitmezler; isitmis olsalar bile size cevap veremezler; ama kiyamet gunu sizin ortak kosmanizi inkar ederler. Hersyeden haberdar olan Allah gibi, sana kimse haber vermez. *

Celal Yıldırım

Onlara (el açıp) yalvararak duâ etseniz, duanızı işitmezler, işitseler bile size cevap veremezler. Kıyamet gününde ise sizin (onları Allah'a) ortak koşmanızı inkâr ve reddederler. (Her şeyden) haberli olan (Allah) gibi (hiçbir şey) sana haber veremez..

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlara yalvarsanız duanızı işitmezler, işitseler bile size karşılık veremezler. Kıyamet günü de onları (Allah’a) ortak koşmanızı kabullenmezler. Hiç kimse sana, her şeyden haberdar olan Allah gibi bilgi veremez.

Diyanet İşleri

Eğer onları çağırsanız, çağrınızı duymazlar. Duysalar bile çağrınıza karşılık veremezler. Kıyamet günü de sizin ortak koştuğunuzu inkar ederler. Bunları sana hiç kimse, hakkıyla haberdar olan (Allah) gibi haber veremez.

Diyanet İşleri (eski)

Onları çağırırsanız, çağrınızı işitmezler; işitmiş olsalar bile size cevap veremezler; ama kıyamet günü sizin ortak koşmanızı inkar ederler. Herşeyden haberdar olan Allah gibi, sana kimse haber vermez.

Diyanet Vakfi

Eğer onları (putları) çağırırsanız, sizin çağırmanızı işitmezler. Faraza işitseler bile, size cevap veremezler. Kıyamet günü de sizin ortak koşmanızı reddederler. (Bu gerçeği) sana, her şeyden haberi olan (Allah) gibi hiç kimse haber veremez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kendilerine dua ederseniz duanızı işitmezler. İşitseler bile size cevabını veremezler. Kıyamet günü de kendilerini Allah'a ortak koştuğunuzu inkâr ederler. Sana her şeyden haberdar olan (Allah) gibi bir haber veren olmaz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kendilerine dua ederseniz, duanızı işitmezler. İşitseler bile size cevabını veremezler. Kıyamet günü de kendilerini Allah'a ortak koştuğunuzu inkar ederler. Sana, herşeyden haberdar olan (Allah) gibi, haber veren olmaz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kendilerine dua ederseniz duanızı işitmezler, işitseler bile size cevabını veremezler, Kıyamet günü de şirkinize küfrederler, sana bir habir gibi haber veren olmaz

Erhan Aktaş

Eğer onları çağırırsanız, çağrınızı işitmezler. İşitmiş olsalar bile size cevap veremezler. Kıyamet günü, kendilerine yakıştırdığınız şirki reddederler. Sana, Her Şeyden Haberdar Olan'ın, haber verdiği gibi hiç kimse haber veremez.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer onları çağırırsanız, çağrınızı işitmezler. İşitmiş olsalar bile size cevap veremezler. Kıyamet Günü, kendilerine yakıştırdığınız şirki reddederler. Sana, Her Şeyden Haberdar Olan'ın, haber verdiği gibi hiç kimse haber veremez.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer onları çağırırsanız, çağrınızı işitmezler. İşitmiş olsalar bile size cevap veremezler. Kıyamet Günü, kendilerine yakıştırdığınız şirki reddederler. Sana, Her Şeyden Haberdar Olan'ın, haber verdiği gibi hiç kimse haber veremez.

Fizilal-il Kuran

Eğer onları imdadınıza çağırırsanız, çağrınızı işitmezler. Sesinizi işitseler bile size karşılık veremezler. Üstelik kıyamet günü, sizin kendilerini Allah'a ortak koşmuş olmanızı reddederler. Hiç kimse, her şeyin içyüzünü bilen Allah gibi sana haber vermez.

Gültekin Onan

Eğer onlara dua ederseniz, duanızı işitmezler, işitseler bile size cevap veremezler. Kıyamet gününde ise, sizin şirk koşmanızı tanımayacaklardır (yekfürune). (Bunu her şeyden) Haberi olan Tanrı gibi sana (hiç kimse) haber vermez.

Hamdi Döndüren

Eğer onları çağırsanız, çağırmanızı işitmezler, işitseler bile size cevap veremezler. Onlar, kıyamet gününde de, sizin ortak koşmanızı inkâr edeceklerdir. Bunları sana hiç kimse, her şeyi bilen Allah gibi haber veremez!

Hasan Basri Çantay

Eğer onlara düa ederseniz duanızı işitmezler, (bilfarz) işitseler bile size cevab vermezler. Kıyamet gününde de onlar sizin müşrikliğinizi tanımayacaklardır. Her şeyden hakkıyle haberdar olan (Allah) gibi sana (hakıykatı hiçbir şey) haber vermez.

Hasib Asutay

Eğer onları (putları) çağırırsanız, çağrınızı duymazlar, duymuş olsalar bile (7), size cevap veremezler. Kıyamet gününde sizin ortak koşmanızı inkâr ederler. Her şeyden haberdar olan (Allah) gibi sana kimse haber veremez. (7. Bilfarz.)

Hayrat Neşriyat

Eğer onlara yalvarsanız, sizin duânızı işitemezler. İşitseler bile size cevab veremezler. Hâlbuki kıyâmet günü, sizin (onları Allah’a) ortak koşmanızı inkâr ederler. Ve(hiçkimse) sana, herşeyden haberdâr olan (Allah) gibi haber veremez.

İbni Kesir

Onları çağırsanız; çağrınızı işitmezler. İşitseler dahi size cevap veremezler. Kıyamet günü de şirk koşmanızı inkar ederler. Haberdar olan gibi, kimse sana haber veremez.

Mehmet Okuyan

Onlara (putlara) yalvarsanız (bile) çağrınızı duyamazlar. Sizi duysalardı da isteklerinize cevap veremezlerdi. Kıyamet günü (onları Allah'a) ortak koştuğunuzu da inkâr edeceklerdir. (Her şeyden) haberdar olan (Allah) gibi (gerçeği kimse) sana bildiremez.

Muhammed Esed

Onlara yalvarırsanız çağrınızı duymazlar; duyabilseler bile size cevap ver(e)mezler. Ve (üstelik) Kıyamet Günü onları Allah ile eş tutmanızı kabul etmezler. Hiç kimse her şeyi bilen kadar size (gerçeği) göstermez.

Mustafa İslamoğlu

Onlara yalvarsanız bile sizin yalvarıp yakarışınızı duymazlar; duysalar bile sizin imdadınıza yetişemezler: kıyamet günü de kendilerine yakıştırdığınız ortaklığı reddederler.(Ey insan!) Sana hiç kimse, her şeyden haberder olan (Allah'ın) verdiği türden bir haber veremez!

Ömer Nasuhi Bilmen

Eğer onlara dua etseniz, duanızı işitemezler ve işitebilseler bile sizin için cevap veremezler ve Kıyamet gününde de sizin şirkinizi inkar ederler ve sana bihakkın haber veren gibi bir haber veren olamaz.

Ömer Öngüt

Onları çağırırsanız, çağrınızı işitmezler. Faraza işitseler bile size cevap veremezler. Kıyamet gününde de şirk koşmanızı inkâr ederler. Her şeyden haberdar olan Allah gibi sana hiç kimse haber veremez.

Suat Yıldırım

Şayet siz onlara seslenirseniz çağrınızı işitemezler. Faraza işitseler bile size cevap veremezler. Kıyamet günü ise sizin kendilerini, ibadette Allah’a ortak saymanızı reddedeceklerdir. Hiç kimse sana, her şeyi bilen Allah’ın gerçekleri bildirmesi gibi haber veremez.

Süleyman Ateş

Onları çağırsanız sizin çağırmanızı işitmezler. İşitseler bile size cevap veremezler. Kıyamet günü de, sizin (onları Allah'a) ortak koşmanızı tanımazlar. Hiç kimse sana, herşeyi bilen (Allah) gibi gerçekleri haber veremez.

Süleymaniye Vakfı

Onları yardıma çağırsanız, çağrınızı işitmezler; işitseler bile olumlu cevap veremezler. Kıyamet /mezardan kalkış gününde de sizin onları Allah'a ortak koştuğunuzu kabul etmezler. Kimse sana bunları, her şeyin iç yüzünü bilen Allah gibi haber veremez.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onları çağırsanız, çağrınızı işitmezler; işitseler cevap veremezler: Kıyamet gününde de sizin onları ortak saymanızı örtbas ederler. Kimse sana bunları, her şeyin içyüzünü bilen Allah gibi haber vermez.

Şaban Piriş

Onlara dua etseniz bile sizin duanızı duymazlar, duysalar da size cevap veremezler. Kıyamet günü sizin ortak koşmanızı inkar ederler. Herşeyden haberi olan gibi sana kimse haber veremez.

Tefhim-ul Kuran

Eğer onlara dua ederseniz, duanızı işitmezler, işitseler bile size cevap veremezler. Kıyamet gününde ise, sizin şirk koşmanızı tanımayacaklardır. (Bunu her şeyden) Haberi olan Allah gibi sana (hiç kimse) haber vermez.

Ümit Şimşek

Onlara dua etseniz, duanızı işitmezler. İşitseler de cevap veremezler. Kıyamet gününde ise sizin onlara yakıştırdığınız ortaklığı reddederler. Herşeyden haberdar olan Allah gibi sana bilgi veren olmaz.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlara çağırsanız, çağrınızı duymazlar. Duysalar da size cevap veremezler. Kıyamet günü de sizin onları ortak koştuğunuzu inkar ederler. Hiç kimse sana, Habir olan Allah'ın verdiği gibi haber veremez.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əgər siz onları çağırsanız, onlar sizin duanızı eşitməzlər, eşitsələr də cavab verə bilməzlər. Özləri də Qiyamət günü sizin onlara ibadət etdiyinizi danacaqlar. Heç kəs hər şeydən Xəbərdar olan Allah kimi sənə xəbər verə bilməz.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Əgər siz onları çağırsanız (dua etsəniz), onlar sizin çağırışınızı eşitməzlər; eşitsələr də cavab verə bilməzlər (çünki Allah onlara nitq qabiliyyəti verməmişdir). Özləri də qiyamət günü sizin (Onları Allaha) şərik qoşduğunuzu (onlara büt kimi ibadət etdiyinizi) danacaqlar. (Ya Peyğəmbər!) Heç kəs sənə hər şeydən xəbərdar olan (Allah) kimi xəbər verə bilməz!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn ihr sie anruft, hören sie euch nicht. Auch wenn sie euch hören würden, könnten sie euch nichts gewähren. Am Jüngsten Tag werden sie verleugnen, durch euch Gott beigesellt worden zu sein. Nur der Allwissende, Dessen Kenntnis alles umfaßt, kann euch darüber berichten.

Almanca — Der Edle Quran

Wenn ihr sie anruft, hören sie euer Bittgebet nicht, und wenn sie (es) auch hörten, würden sie euch doch nicht erhören. Und am Tag der Auferstehung verleugnen sie, daß ihr (sie Allah) beigesellt habt. Keiner kann dir kundtun wie Einer, der Kenntnis von allem hat.

Almanca — M. A. Rassoul

Wenn ihr sie bittet, hören sie eure Bitte nicht; und wenn sie diese auch hören würden, so würden sie euch nichts in Erfüllung bringen. Und am Tage der Auferstehung werden sie leugnen, daß ihr (sie) zu Göttern nahmt. Und niemand kann dich so unterrichten wie der Eine, Der Kundig ist.

Almanca — Muhammad Zaidan

Wenn ihr sie ruft, hören sie euren Ruf nicht. Und würden sie hören, würden sie auf euch nicht reagieren. Und am Tag der Auferstehung werden sie eurem Schirk gegenüber Kufr betreiben. Und Mitteilungen bringt dir keiner wie Ein Allkundiger.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And if you invoke them for no matter what they do not hear your invocation and even if they heard it they would not be able to respond favourably or unfavourably; and in Day of Judgement they shall deny your irreverence to Allah and what you attribute to Him of plurality. And no one can inform you of the truth like Him. Who is Khabirun.

Abdul Haleem

if you call them they cannot hear you; if they could hear, they could not answer you; on the Day of Resurrection they will disown your idolatry. None can inform you [Prophet] like the One who is all aware.

Abdullah Yusuf Ali

If ye invoke them, they will not listen to your call, and if they were to listen, they cannot answer your (prayer). On the Day of Judgment they will reject your "Partnership". and none, (O man!) can tell thee (the Truth) like the One Who is acquainted with all things.

Abul A'la Maududi

If you call upon them, they cannot hear your prayer. And if they hear it, they cannot answer it. On the Day of Resurrection they will disown you for associating others with Allah in His Divinity. No one can inform you of the truth save the All-Aware.

Aisha Bewley

If you call on them they will not hear your call, and were they to hear, they would not respond to you. On the Day of Rising they will reject your making associates of them. No one can inform you like One who is All-aware.

Al-Hilali & Khan

If you invoke (or call upon) them, they hear not your call; and if (in case) they were to hear, they could not grant it (your request) to you. And on the Day of Resurrection, they will disown your worshipping them. And none can inform you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) like Him Who is the All-Knower (of everything).[1]

Ali Quli Qarai

If you invoke them they will not hear your invocation, and even if they heard they cannot respond to you, and on the Day of Resurrection they will forswear your polytheism, and none can inform you like the One who is all-aware.

Amatul Rahman Omar

If you pray to them they do not hear your call; and even if they could hear it at all they could make you no response (so as to be of any use to you). And on the Day of Resurrection they will deny that you associated (them as partners with God). And none can inform you (about the all important truth) like (Allâh) Who is All-Aware.

Arthur John Arberry

If you call upon them, they will not hear your prayer, and if they heard, they would not answer you; and on the Day of Resurrection they will disown your partnership. None can tell thee like One who is aware.

Bijan Moeinian

God is the One Who merges the night into the day and replaces the day by night. He is the One Who has subjected the sun and the moon to follow His [established natural] laws until they face their pre-determined destiny. Such is your Lord, the owner of [and in control of ] the entire universe. Know that those whom you adore beside the Lord [idols, women, bosses, wealth, etc.] do not own not even the skin of a date [and are of no use to you.] If you ask them for help, they cannot hear it. Even if they hear your prayer, they cannot answer and on the Day of Judgment they will denounce you. None can answer you better than God the Most Knowledgeable.

E. Henry Palmer

If you call upon them they cannot hear your call, and if they hear they cannot answer you; and on the resurrection day they will deny your associating them with God; but none can inform thee like the One who is aware.

Edip-Layth

If you call on them, they cannot hear you. Even if they hear you, they cannot respond to you. On the day of resurrection, they will reject your idolatry. None can inform you like an Ever-aware.

George Sale

If ye invoke them, they will not hear your calling; and although they should hear, yet they would not answer you. On the day of resurrection they shall disclaim your having associated them with God: And none shall declare unto thee the truth, like one who is well-acquainted therewith.

Hamid S. Aziz

He causes the night to enter in upon the day, and He causes the day to enter in upon the night, and He has made subservient the sun and the moon; each one follows its course to an appointed time; this is Allah, your Lord, His is the kingdom; and those whom you call upon besides Him do not control as much as a spot on a date stone.

Mahmoud Ghali

In case you invoke them, they will not hear your invocation; and if they heard, in no way would they respond to you. And on the Day of the Resurrection they will disown (Literally: disbelieve) your associating them (with Allah). And none can fully inform you like One Who is Ever-Cognizant.

Marmaduke Pickthall

If ye pray unto them they hear not your prayer, and if they heard they could not grant it you. On the Day of Resurrection they will disown association with you. None can inform you like Him Who is Aware.

Mohamed Ahmed - Samira

You pray to them, but they do not hear your call; and even if they heard you, they could not answer your prayer; and on the Day of Resurrection they will deny your having worshipped them. None can acquaint you (with the reality) as He who is informed of everything.

Muhammad Asad

If you invoke them, they do not hear your call; and even if they could hear, they would not [be able to] respond to you. And [withal,] on the Day of Resurrection they will utterly disown your having associated them with God. And none can make thee understand [the truth] like the One who is all-aware.

Mustafa Khattab

If you call upon them, they cannot hear your calls. And if they were to hear, they could not respond to you. On the Day of Judgment they will disown your worship ˹of them˺. And no one can inform you ˹O Prophet˺ like the All-Knowledgeable.

Progressive Muslims

If you call on them, they cannot hear you. And even if they hear you, they cannot respond to you. And on the Day of Resurrection, they will reject your idolatry. And none can inform you like an Expert.

Sahih International

If you invoke them, they do not hear your supplication; and if they heard, they would not respond to you. And on the Day of Resurrection they will deny your association. And none can inform you like [one] Acquainted [with all matters].

Sam Gerrans

If you call to them, they will not hear your call; and were they to hear, they would not respond to you. And on the Day of Resurrection they will deny your ascription of partnership. And none can inform thee like One Aware.

Shabbir Ahmed

When you call them (the dead 'saints'), they don't even hear your call, and even if they were to hear they won't be able to respond to you. On the Day of Resurrection they will disown your 'partnership'. And none can inform you like the One Who is Aware.

Syed Vickar Ahamed

If you invoke them, they will not hear your call, and (even) if they were to hear, they cannot answer to your (prayer). And on the Day of Judgment, they will disown your 'partnership'. And no one, can tell you (the Truth) like Him (One Allah), Who is All Informed (Khabir) of all things.

Taqi Usmani

If you call them, they do not hear your call, and even if they were to hear, they would not respond to you. And on the Day of Judgment they will deny your having held them as Allah’s partners. And none can inform you like Him who is Aware.

The Monotheist Group

If you pray to them, they cannot hear you. And even if they hear you, they cannot respond to you. And on the Day of Resurrection, they will reject your partnership. And none can inform you like an Expert.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Si vous les invoquez, ils nʹentendent pas votre invocation; et même sʹils entendaient, ils ne sauraient vous répondre. Et le jour du Jugement ils vont nier votre association. Nul ne peut te donner des nouvelles comme Celui qui est parfaitement informé.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Eger hûn gazî wan (pûtan) bikin, ew gaziya we nabihîzin. Eger ku ew (gaziya we) bibihîzin jî, lê ew nikarin bersiva we bidin. Roja qiyametê jî ew ê şirka we jî mandel bikin. Kes mîna wî Xwedayê ku bi her tiştî zana te agahdar nake.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Als jullie hen aanroepen horen zij jullie aanroep niet en als ze al horen dan geven ze aan jullie geen gehoor. En op de opstandingsdag zullen zij jullie veelgodendienst verloochenen. En niemand kan mededelingen doen als iemand die welingelicht is.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Indien gij hen aanroept, zullen zij uwe aanroepingen niet hooren; en al zouden zij u ook hooren, dan nog zouden zij u niet antwoorden. Op den dag der opstanding zullen zij loochenen dat gij hen met God hebt vereenigd, en niemand zal u de waarheid verklaren, dan hij die daarmede bekend is.

Hollandaca — Siregar

Als jullie hen aanroepen, dan horen zij jullie aanroep niet, en als zij zouden horen, dan zouden zij jullie (smeekbede) voor jullie niet verhoren. En op de Dag der Opstanding zullen zij het verwerpen dat jullie deelgenoten naast Allah maakten. En niemand brengt jou op de hoogte zoals de Alwetende.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Если вы обращаетесь с мольбой к ним [к идолам и измышленным божествам], они не слышат вашей мольбы, а если бы и слышали, то не ответили бы вам. А в День Воскресения они [те, кому вы поклонялись, кроме Аллаха] откажутся от вашего многобожия. И никто не поведает тебе (о, Пророк) так, как Ведающий (Аллах)!

Rusça — Osmanov

Если вы воззовете к ним, они не услышат вашего зова, а если бы даже и услышали, так не ответили бы вам; а в День воскресения они отрекутся от вашего поклонения им [наряду с Аллахом]. Никто не сообщит тебе вести [об истине], как Сведущий.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Om ni ber till dem hör de inte er bön, och om de hörde den skulle de inte svara er. Och på Uppståndelsens dag skall de förneka att de haft något samröre med er. Och ingen kan låta dig veta (sanningen) så som En som är underrättad om allt.