(66-67) Çünkü ayetlerim size okunurdu da siz buna karşı büyüklük taslayarak arkanızı döner, geceleyin toplanıp hezeyanlar savururdunuz.
قَدْ كَانَتْ اٰيَاتِي تُتْلٰى عَلَيْكُمْ فَكُنْتُمْ عَلٰٓى اَعْقَابِكُمْ تَنْكِصُونَ مُسْتَكْبِرِينَ بِهِ سَامِرًا تَهْجُرُونَ
ḳad kānet āyātī tutlā ǎleykum fe kuntum ǎlā eǎ'ḳābikum tenkiSūne / mustekbirīne bihi sāmiran tehcurūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ululanırdınız orada ve geceleyin de Peygamber hakkında ulu orta söylenirdiniz.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ululanırdınız orada ve geceleyin de Peygamber hakkında ulu orta söylenirdiniz.
Adem Uğur
Çünkü âyetlerim size okunurdu da, siz, buna karşı kibirlenerek arkanızı döner, geceleyin (Kâbe'nin etrafında toplanarak) hezeyanlar savururdunuz.
Ahmed Hulusi
"Ona, kibir taslayarak, geceleri hezeyan yaşıyordunuz!"
Ahmet Tekin
'Kibirlenerek, azgınlık ve zorbalık ederek kafa tutarak, geceleyin hezeyanlar savuruyordunuz.'
Ahmet Varol
Ona karşı büyükleniyor; geceleyin toplanıp saçmalıyordunuz.
Ali Bulaç
Buna (ayetlerime) karşı büyüklük taslayarak; gece vakti de hezeyanlar sergiliyordunuz.
Ali Fikri Yavuz
Kur’an’a baş kaldırıb geceleyin toplantılar yaparak hezeyanlar savuruyordunuz.
Ali Rıza Safa
"Büyüklük taslayarak, gece boyunca saçmalıyordunuz!"
Bayraktar Bayraklı
- "Ayetlerim size okunduğunda büyüklük taslayıp, gece ağzınıza geleni söyleyerek ardınıza dönüyordunuz."
Bekir Sadak
(66-67) «Ayetlerim size okundugunda buyukluk taslayip, gece agziniza geleni soyleyerek ardiniza donuyordunuz.»
Celal Yıldırım
(66-67) Âyetlerimiz cidden size okunuyordu, ama siz onu onurunuza, gururunuza yediremiyerek geceleyin yakışıksız sözler söyleyerek ökçeleriniz üzerine gerisin geri dönüyordunuz.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(66-67) Zira âyetlerimiz size okunurdu da arkanızı dönüp giderdiniz; gece sohbetleri yaparken büyüklük taslayarak onun hakkında hezeyanlar savururdunuz.
Diyanet İşleri
(66-67) Çünkü ayetlerim size okunurdu da siz buna karşı büyüklük taslayarak arkanızı döner, geceleyin toplanıp hezeyanlar savururdunuz.
Diyanet İşleri (eski)
(66-67) 'Ayetlerim size okunduğunda büyüklük taslayıp, gece ağzınıza geleni söyleyerek ardınıza dönüyordunuz.'
Diyanet Vakfi
(66-67) Çünkü âyetlerim size okunurdu da, siz, buna karşı kibirlenerek arkanızı döner, geceleyin (Kâbe'nin etrafında toplanarak) hezeyanlar savururdunuz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Kafa tutardınız ve geceleyin hezeyanlar savururdunuz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ona kafa tutarak gece lakırdıları ile hezeyanlar ederdiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ona kafa tutarak, müsamere yaparak hezeyanlar ediyordunuz
Erhan Aktaş
Ayetlerime karşı büyüklük taslayarak, geceleri toplanıp saçma sapan değerlendirmeler yapıyordunuz.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ayetlerime karşı büyüklük taslayarak, geceleri toplanıp saçma sapan değerlendirmeler yapıyordunuz.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Büyüklük taslayarak, geceleri toplanıp ayetlerime karşı saçma sapan değerlendirmeler yapıyordunuz.
Fizilal-il Kuran
Ayetlerimize dudak bükerek gizli toplantılarınızda saçmalıyordunuz.
Gültekin Onan
Buna (ayetlerime) karşı büyüklük taslayarak; gece vakti de hezeyanlar sergiliyordunuz.
Hamdi Döndüren
“Âyetlerime karşı kibirlenerek geceleyin toplanıp saçmalıyordunuz.”
Hasan Basri Çantay
(66-67) Karşınızda ayetlerimiz okunuyordu da siz bunu kibrinize yediremiyerek gerisin geri dönüyor, geceleyin de (cemaat halinde ve Beytin etrafında) hezeyanlarda bulunuyordunuz.
Hasib Asutay
Buna (âyetlerime) karşı kibirlenerek, geceleyin (Kâbe'nin çevresinde toplanarak) hezeyanlar savuruyordunuz.
Hayrat Neşriyat
(66-67) 'Hakikaten âyetlerim size okunuyordu da, büyüklük taslayanlar olarak ökçeleriniz üzerinde geriye dönüyordunuz; geceleyin toplanarak saçmalıyordunuz.'
İbni Kesir
Büyüklük taslıyor, gece ağzınıza geleni söylüyordunuz.
Mehmet Okuyan
Elbette ayetlerim size tilavet ediliyordu (okunup aktarılıyordu) da siz buna karşı kibirlenerek arkanızı dönüyor, geceleyin (Kâbe’nin etrafında) saçmalıyordunuz.”
Muhammed Esed
(ve) büyüklük taslayaraktan gecelerinizi olur olmaz şeyler konuşarak geçiriyordunuz."
Mustafa İslamoğlu
ona karşı böbürlenerek, sokulduğunuz karanlığın koynunda atıp tutuyordunuz.
Ömer Nasuhi Bilmen
«Onunla böbürlenerek geceleyin konuşan bir cemaat halinde hezeyanlarda bulunuyordunuz.»
Ömer Öngüt
“Ona karşı büyüklük taslıyor, geceleri toplanarak hezeyanlar savuruyordunuz. ”
Suat Yıldırım
(66-67) "Âyetlerim size okunduğunda, siz kibirlenerek sırtınızı çevirirdiniz, geceleyin onun aleyhinde ileri geri konuşarak saçmalardınız."
Süleyman Ateş
"Ayetlerime karşı kibirlenerek geceleyin (Ka'be'nin çevresinde toplanıp) saçmalıyordunuz."
Süleymaniye Vakfı
Kur'an karşısında kibirleniyor, geceleri bir araya gelip hezeyanlar savuruyordunuz"
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Okunana karşı büyükleniyor, geceleyin de ağzınıza geleni söylüyordunuz.
Şaban Piriş
Ona kafa tutarak, eğlence edinip, hezeyanlar savurarak.
Tefhim-ul Kuran
Buna (ayetlerime) karşı büyüklük taslayarak: gece vakti de hezeyanlar sergiliyordunuz.
Ümit Şimşek
Büyüklük taslıyor, geceleri toplanıp âyetlerim hakkında ileri geri konuşuyordunuz.
Yaşar Nuri Öztürk
"Ona karşı büyüklük taslayarak, gece boyunca hezeyanlar savuruyordunuz."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Həm də onunla (o Kəbə ilə) təkəbbürlük edir, gecələr toplanıb yaramaz sözlər danışırdınız.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Kəʼbə əhlisiniz, sizə heç bir şey olmaz, deyə iman gətirməyi) özünüzə sığışdırmayıb gecələr toplanaraq (Qurʼan və Peyğəmbər barəsində) ağzınıza gələni deyirdiniz (yaxud onlardan üz döndərirdiniz).
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Voller Hochmut habt ihr darüber gespottet bei eurem geselligen Geschwätz.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
indem ihr euch davon hochmütig in eurem Nachtgeplauder abwandtet.ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
hochmütig erwähntet ihr ihn (den Quran) und nachts meidet ihr ihn.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
in äußerster Arroganz ihm gegenüber, und ihr habt nachts dagegen gelästert.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
"Ostentatiously exhibiting pride and inordinate self-esteem, making jokes and making it -the Quran- the object of your jokes rendering it as something ridiculous that should be disregarded and neglected. "
Abdul Haleem
and spent the evening making fun of [the Quran].’
Abdullah Yusuf Ali
"In arrogance: talking nonsense about the (Qur'an), like one telling fables by night."
Abul A'la Maududi
behaving arrogantly, and making fun, and talking nonsense (about the Book in your nightly chats)."
Aisha Bewley
arrogant towards it, talking arrant nonsense all night long. ’
Al-Hilali & Khan
In pride (they - Quraish pagans and polytheists of Makkah used to feel proud that they are the dwellers of Makkah sanctuary - Haram), talking evil about it (the Qur’ân) by night.
Ali Quli Qarai
being disdainful of it, talking nonsense in your nightly sessions. ’
Amatul Rahman Omar
`Treating them with disdain and arrogance, talking nonsense about this (Qur'ân) by night (in your meetings), you gave (it) up. '
Arthur John Arberry
waxing proud against it, talking foolish talk by night. '
Bijan Moeinian
You showed arrogance and ridiculed the Messenger of Mine in your private parties.
E. Henry Palmer
big with pride at it, in vain discourse by night.
Edip-Layth
You were too proud from it, talking evil about it; and you defiantly disregarded it.
George Sale
Proudly elating your selves because of your possessing the holy temple; discoursing together by night, and talking foolishly.
Hamid S. Aziz
My revelations were recited to you, but you turned back upon your heels,
Mahmoud Ghali
Waxing proud against it, forsaking it for entertainment. "
Marmaduke Pickthall
In scorn thereof. Nightly did ye rave together.
Mohamed Ahmed - Samira
Insolently, treating them like tales told at night. "
Muhammad Asad
[and, ] impelled by your arrogance, you would talk senselessly far into the night. "
Mustafa Khattab
boasting of the Sacred House, and babbling ˹nonsense about the Quran˺ by night."
Progressive Muslims
You were too proud from it, talking evil about it; and you defiantly disregarded it.
Sahih International
In arrogance regarding it, conversing by night, speaking evil.
Sam Gerrans
“Waxing proud thereat, talking to no purpose into the night.”
Shabbir Ahmed
In arrogance, talking nonsense about these Verses like people telling fables far into the night.
Syed Vickar Ahamed
"In defiance, (while) talking nonsense about (the Quran), like someone is saying (false) stories by night. "
Taqi Usmani
in arrogance, making it a subject of tales at night, talking nonsense (about it)."
The Monotheist Group
Youwere too proud from it, talking evil about it; and you defiantly disregarded it.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
sʹenflant dʹorgueil, et vous les dénigriez au cours de vos veilléesʺ.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
We, bi Beytullahê xwe qure dikir ku di şevbihêrkê xwe de we dev diavêtyê.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
in jullie hoogmoed erover terwijl jullie ʹs nachts onzin uitkraamden.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
U trotschelijk verheffende, omdat gij den heiligen tempel bezit; des nachts samenspraken houdende en dwaas sprekende.
Hollandaca — Siregar
Hoogmoedig tegen over hem (de Koran), kletsend in de nacht: jullie verlieten hem.
Rusça (1)
Rusça — Osmanov
возгордившись [тем, что обладаете Мекканским храмом], и болтая вздор [о Коране и Пророке] в ночных беседахʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
fulla av högmod, för att, som de nattliga sagoberättarna, hänge er åt tomt och meningslöst prat och en aldrig sinande ström av kritik (mot Profeten).