O halde, onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ile tespih et. Gece vakitlerinde ve gündüzün uçlarında da tespih et ki hoşnut olasın.

فَاصْبِرْ عَلٰى مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ وَقَبْلَ غُرُوبِهَا وَمِنْ اٰنَٓائِ الَّيْلِ فَسَبِّحْ وَاَطْرَافَ النَّهَارِ لَعَلَّكَ تَرْضٰى

fe Sbir ǎlā mā yeḳūlūne ve sebbiH bi Hamdi rabbike ḳable Tulūǐ ş-şemsi ve ḳable ğurūbihā ve min ānā'i l-leyli fe sebbiH ve eTrāfe n-nehāri leǎlleke terDā

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَاصْبِرْfe Sbirص ب رdirenmek, dayanmak, bağlamak, sabırlı veya kararlı olmak, sabırla dayanmak, mantık ve emirlere kararlılıkla bağlı kalmak, mantık ve yasaların yasakladığı şeylerden kendini alıkoymak, üzüntü, huzursuzluk ve sabırsızlığı göstermekten kaçınmak. Bu kelime jaz'a'nın (üzüntü ve huzursuzluk gösterme) zıttıdır.o halde sabret
2عَلٰىǎlā
3مَاşeylere
4يَقُولُونَyeḳūlūneق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleonların dedikleri
5وَسَبِّحْve sebbiHس ب حYüzmek, bir şeyi akıtmak, suda hareket etmek, akıp gitmek, serbest kalmak, boşlukta süzülmek, Allah'ı tesbih etmek, Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih etmek, Allah'ı yüceltmekve tesbih et
6بِحَمْدِbi Hamdiح م دBirini övmek veya yüceltmek veya takdir etmek, birisinden olumlu olarak bahsetmek, bir şeyi onaylamak, birine hakkını ödemek/vermek, övgüye değer veya takdire şayan olmak.överek
7رَبِّكَrabbikeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbini
8قَبْلَḳableق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekönce
9طُلُوعِTulūǐط ل عYükselmek, yukarı çıkmak, öğrenmek, yaklaşmak, birine doğru gelmek, başlamak, tırmanmak, ulaşmak, filizlenmek, fark etmek, bakmak, aramak, incelemek, açığa çıkarmak, açıklamak, görünmek, bilgilendirmek, meydana gelmek, düşünmek, bilmek. tal'un - hurma ağacının çiçeklerini saran kın veya kılıf, ayrıca meyvenin ilk göründüğü hali, meyve, sıralı hurmalar. tuluu - yükseliş. matla'un - güneşin doğuş alacakaranlığı. atla'a (fiil 4) - birine açık etmek, anlamasını sağlamak. ittala'a, itta'ala'a için (fiil 8) - yukarı çıkmak, nüfuz etmek. attala'a, a'attala'a için - nüfuz etti mi (burada soru hamzasından sonra birleşme hamzası waslah çıkarılmış).doğmasından
10الشَّمْسِş-şemsiش م سGüneş ışığıyla parlak olmak, görkemli olmak, güneşli olmak. Shams - güneş.güneşin
11وَقَبْلَve ḳableق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekve önce
12غُرُوبِهَاğurūbihāغ ر بGitmek/vefat etmek, ayrılmak/emekli olmak/kaldırmak/kaybolmak, uzak/mesafeli/yok/gizli/siyah olmak, geri çekilmek, batılı, yabancı/garip, aşmak, bolluk, keskinlik, (akşam günbatımı), siyah, kuzguni siyah, güneşin battığı yer, batıbatmasından
13وَمِنْve minbir kısmında
14اٰنَٓائِānā'iا ن يZamanı geldi; veya öyleydi, veya oldu, veya yaklaştı; O (bir şey) zamanının gerisinde veya sonrasındaydı; o veya o (bir insan) geride, geriye doğru veya geç kaldı; o gecikti veya geri durdu. Onu erteledi, öteledi, geciktirdi, yavaşlattı, alıkoydu, engelledi; Bir saat veya kısa bir süre, veya bir zaman, veya belirsiz bir zaman; herhangi bir zaman dilimi; en uç nokta, erişim veya derece; Zamanı gelmiş veya yaklaşmış olan ve zamanına, tam veya son zamanına veya durumuna; olgunluğa veya olgunlaşmaya ulaşmış bir şey; Nereden? (bir şeyin yönü veya kaynağı hakkında sorgulayıcı) ve nereden (bir durumu belirtmek için kullanılır); Nerede? ve nerede (bir durumu belirtmek ve bir durumu belirtmek için kullanılan zarfsal isimlerden biri olarak), nereden olursa olsun; her nerede (hangi yön veya kaynaktan olursa olsun): ne zaman; nasıl; her nasıl olursa olsun.sa'atlerinden
15الَّيْلِl-leyliل ي لGece, karanlık, akşam karanlığı, ışıksız zaman dilimi, gece karanlığı, geceleyingece
16فَسَبِّحْfe sebbiHس ب حYüzmek, bir şeyi akıtmak, suda hareket etmek, akıp gitmek, serbest kalmak, boşlukta süzülmek, Allah'ı tesbih etmek, Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih etmek, Allah'ı yüceltmektesbih et
17وَاَطْرَافَve eTrāfeط ر فDüşmanın hattının uç noktasına saldırmak, bir şey seçmek, uç nokta, kenar, yan/bitişik/dış kısım, taraf, sınır, son, yeni edinilen, yakınlık, kenar bölgelerve taraflarında
18النَّهَارِn-nehāriن ه رakıtmak, akan su oluşturmak, geri püskürtmek, kınamak, bol miktarda akmak, geri sürmek, gözdağı vermek, azarlamak, gündüz vakti yapmak, gün, gündüz, gün ışığı saatleri (şafaktan alacakaranlığa kadar)gündüzün
19لَعَلَّكَleǎllekeumulur ki
20تَرْضٰىterDāر ض وOndan memnundu/hoşnuttu/tatmin olmuştu; ona iyi niyet veya lütuf ile baktı ya da onu sevdi veya onayladı, seçti/tercih etti, rıza gösterdi, uygun/kabul edilebilir buldu, sevdi, hoşlandı, ona meyletmişti, onu arzuladı. Rıdvan - lütuf, kabul, iyilik, hoşa giden şey.hoşnut olursun

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Söyledikleri sözlere sabret ve Rabbini, hamd ederek gün doğmadan ve batmadan önce ve gecenin bir kısmıyle gün ortasında noksan sıfatlardan tenzîh et de rızâsına mazhar ol.

Abdulkadir Gölpınarlı

Söyledikleri sözlere sabret ve Rabbini, hamd ederek gün doğmadan ve batmadan önce ve gecenin bir kısmıyle gün ortasında noksan sıfatlardan tenzîh et de rızâsına mazhar ol.

Adem Uğur

(Resûlüm!) Sen, onların söylediklerine sabret. Güneşin doğmasından önce de batmasından önce de Rabbini övgü ile tesbih et; gecenin bir kısım saatleri ile gündüzün etrafında (iki ucunda) da tesbih et ki, sen, Allah'tan hoşnut olasın, (Allah da senden!).

Ahmed Hulusi

Onların dediklerine sabret. . . Güneş'in doğuşundan önce de, batışından önce de Rabbinin Hamdi olarak (sende Hamd'i açığa çıkaranı hissederek) tespih et! Gecenin bir kısmında (yatsı) ve gündüzün ortasında (öğle) da tespih et (hakikatinin yaşanması işlevini açığa çıkararak) ki; rıza (seyir) halini yaşayasın.

Ahmet Tekin

O halde, onların söyledikleri mantıksız, çirkin, incitici sözlere sabrederek mücadeleye devam et. Güneşin doğmasından önce ve batmasından önce Rabbini hamd ile tesbih et. Gecenin bir kısım vakitlerinde, ilerleyen saatlerinde ve gündüzün etrafında, iki ucunda da tesbih et ki, Allah katında hoşuna giden şeylere kavuşmana vesile olsun.

Ahmet Varol

Sen onların dediklerine sabret ve güneşin doğmasından önce ve batmasından önce Rabbini hamd ile tesbih et. Gecenin bazı saatlerinde ve gündüzün taraflarında da tesbih et. Umulur ki hoşnut olursun.

Ali Bulaç

Şu halde onların söylediklerine karşı sabırlı ol, güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ile tesbih et (yücelt). Gecenin bir bölümünde ve gündüzün uçlarında da tesbihte bulun ki hoşnut olabilesin.

Ali Fikri Yavuz

O halde, dediklerine (küfür ve tekziblerine) sabret. (Bu hüküm, Kıtal = Seyf ayeti ile nesh edilmiştir.) Hem güneşin doğmasından evvel, hem batmasından evvel Rabbini hamd ile tesbih et (sabah ve ikindi namazını kıl). Gecenin bir kısım vakitlerinde (akşam ve yatsı saatlerinde) ve gündüzün etrafında (öğle vaktinde) de tesbih et (namaz kıl) ki, Allah’ın rızasına eresin.

Ali Rıza Safa

Artık, onların söylediklerine karşı dirençli ol ve güneşin doğuşundan önce de batışından önce de övgülerle yücelterek Efendini an. Gecenin bir bölümünde ve gündüzün uçlarında da yücelterek an. Böylece, belki hoşnutluğa erişirsin.

Bayraktar Bayraklı

Onların söylediklerine sabret! Güneşin doğmasından ve batmasından önce Rabbini övgü ile tesbih et/namaz kıl!Gece saatlerinde de O'nu övgü ile tesbih et/namaz kıl! Gündüzün belli vakitlerinde buna devam et ki mutlu olasın!

Bekir Sadak

Onlarin dediklerine sabret; gunesin dogmasindan ve batmasindan once Rabbini hamd ile tesbih et; gece saatlerinde ve gunduzleri de tesbih et ki Rabbinin rizasina eresin.

Celal Yıldırım

Onların dediklerine karşı sabret. Güneşin doğmasından ve batmasından önce Rabbını hamd ile tesbîh et; gece saatlerinde ve gündüzün etrafında da O'nu tesbîh et ki ilâhî hoşnutluğa eresin.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Sen onların söylediklerine sabret. Güneşin doğmasından önce de batmasından önce de rabbini övgüyle tesbih et; yine gecenin bazı vakitlerinde ve gündüzün iki ucunda da tesbih et ki hoşnutluğa erişesin.

Diyanet İşleri

O halde, onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ile tespih et. Gece vakitlerinde ve gündüzün uçlarında da tespih et ki hoşnut olasın.

Diyanet İşleri (eski)

Onların dediklerine sabret; güneşin doğmasından ve batmasından önce Rabbini hamd ile tesbih et; gece saatlerinde ve gündüzleri de tesbih et ki Rabbinin rızasına eresin.

Diyanet Vakfi

(Resûlüm!) Sen, onların söylediklerine sabret. Güneşin doğmasından önce de batmasından önce de Rabbini övgü ile tesbih et; gecenin bir kısım saatleri ile gündüzün etrafında (iki ucunda) da tesbih et ki, hoşnutluğa eresin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O halde, dediklerine sabret; güneşin doğmasından önce ve batmasından önce Rabbini hamd ile tesbih et. Gecenin bir kısım vakitlerinde ve gündüzün etrafında da tesbih et ki hoşnudluğa eresin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O halde onların dediklerine sabret, güneşin doğmasından önce ve batmasından önce Rabbini hamd ile tesbih et. Gece saatlerinde de gündüzün uçlarında da tesbih et ki, hoşnutluğa eresin.

Elmalılı Hamdi Yazır

O halde dediklerine sabret de rabbına hamdile tesbih eyle; güneş doğmadan evvel, gece saatlerinde de tesbih et gündüzün etrafında da, ki rızaya irebilesin

Erhan Aktaş

O halde söylenen şeylere sabret! Ve Rabb'ini, Güneş'in doğmasından önce ve batmasından önce ve gecenin bir kısmında ve gündüzün taraflarında hamd ile tesbih et. Umulur ki böylece O'nun hoşnutluğunu kazanırsın.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O halde söylenen şeylere sabret! Ve Rabb'ini, Güneş'in doğmasından önce ve batmasından önce ve gecenin bir kısmında ve gündüzün taraflarında hamd ile tesbih et. Umulur ki böylece O'nun hoşnutluğunu kazanırsın.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O halde söylenen şeylere sabret! Ve Rabb'ini, Güneş'in doğmasından önce ve batmasından önce ve gecenin bir kısmında ve gündüzün iki tarafında hamd ile tesbih et. Umulur ki böylece O'nun hoşnutluğunu kazanırsın.

Fizilal-il Kuran

Ey Muhammed, öyleyse onların söylediklerine sabret. Güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabb'ini övgü ile noksanlıklardan tenzih et; gecenin bir bölümü ile gündüzün başlangıcı ile sonunda da O'nu noksanlıklardan tenzih et ki, karşılığında hoşnut olasın.

Gültekin Onan

Şu halde onların söylediklerine karşı sabırlı ol, güneşin doğuşundan ve batışından önce rabbini hamd ile tesbih et (yücelt). Gecenin bir bölümünde ve gündüzün uçlarında da tesbihte bulun ki hoşnut olabilesin.

Hamdi Döndüren

Öyleyse, sen onların söylediklerine sabret; güneşin doğmasından ve batmasından önce Rabbini hamdederek tesbih et; aynı şekilde gecenin bir bölümünde ve gündüzün uçlarında da tesbih et ki, (Allah’ın) hoşnutluğunu kazanasın.

Hasan Basri Çantay

O halde sen, onlar ne derlerse, sabret. Güneşin doğmasından evvel de, batmasından evvel de Rabbini hamd ile tesbih et. Gecenin bir kısım saatlerinde ve gündüzün etrafında dahi tesbih et ki rıza (yi ilahiye eresin.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Sen onların söylediklerine sabret, güneşin doğmasından önce de batmasından önce de Rabbini övgü ile tesbih et. Gecenin bir kısım saatlerinde ve gündüzün uçlarında da tesbih et ki, hoşnut olasın. (29) (29. 'Hamd ile tesbih'ten maksat namazdır. Güneşin doğmasından önceki tesbih sabah namazı, batmasından önceki tesbih öğle ve ikindi namazları, gecenin bir kısım saatlerindeki ise akşam ve yatsı namazlarıdır.)

Hayrat Neşriyat

(Habîbim, yâ Muhammed!) Artık (onların) söylediklerine sabret; güneşin doğmasından önce (sabah namazını) ve batmasından önce (ikindi namazını kılarak)Rabbini hamd ile tesbîh et! Gecenin bir kısım saatlerinde ise (akşam ve yatsı namazını) ve gündüzün etrâfında (öğle namazını kılarak) tesbîh et ki (sana verilecek sevâb ile) hoşnûd olasın!

İbni Kesir

Onların söylediklerine sabret ve güneşin doğmasından önce de, batmasından önce de Rabbını hamd ile tesbih et. Gece saatlarında ve gündüzleri de tesbih et ki, Rabbının rızasına eresin.

Mehmet Okuyan

Onların söylediklerine sabret! Güneşin doğuşundan önce ve batışından önce Rabbini hamd (övgü) ile tesbih et (yücelt)! Gecenin bir kısım saatlerinde ve gündüzün uçlarında da tesbih et (yücelt) ki huzur bulasın.

Muhammed Esed

Bunun içindir ki, (hakkı inkar eden)ler ne derlerse desinler, sabret; ve güneşin doğmasından ve batmasından önce Rabbinin sınırsız kudret ve yüceliğini övgüyle an; ve gecenin bazı saatlerinde ve gündüzün belli vakitlerinde yine Rabbinin kudret ve yüceliğini an ki hoşnutluğa, esenliğe erişesin.

Mustafa İslamoğlu

Öyleyse, artık onların söyleyeceklerine karşı sabırlı ol! Bir de güneşin doğumu ve batımından önce Rabbinin aşkın olan yüce zatını (namaz kılarak) hamd ile an! Yine gecenin bazı saatlerinde ve gündüzün belli zamanlarında (namaz kılarak) O'nun yüce zatını an (ki, O'ndan) razı olduğun belli olsun!

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık onların dediklerine sabret ve güneşin doğmasından evvel ve batmasından evvel Rabbine hamd ile tesbihte bulun. Ve gece saatlerinde de tesbih et ve gündüzün etrafında da. Tâ ki sen hoşnut olasın.

Ömer Öngüt

Onların söylediklerine sabret! Güneşin doğmasından önce de batmasından önce de Rabbini hamd ile tesbih et. Gece saatleri ve gündüzleri de tesbih et ki Rabbinin rızâsına eresin.

Suat Yıldırım

O halde onların söylediklerine sabret! Güneşin doğmasından ve batmasından önce Rabbinin yüceliğini ilan et, O’na hamdet! Gecenin bazı vakitlerinde, gündüzün bazı taraflarında da O’na ibadet et ki memnun ve mutlu olasın.

Süleyman Ateş

Onların dediklerine sabret, güneşin doğmasından ve batmasından önce Rabbini överek tesbih et; gece sa'atlerinden bir kısmında ve gündüzün taraflarında da tesbih et ki memnun olasın!

Süleymaniye Vakfı

Onların söylediklerine sabret /duruşunu bozma. Güneşin doğmasından önce de batmasından önce de her şeyi güzel yapmasına karşılık Rabbine ibadet et. Gece saatlerinde ve gündüzün bölümlerinde de ibadet et ki memnun kalasın.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar ne derlerse desinler, sen sabret. Güneşin doğuşundan önce, batmasında önce ve gecenin bölümlerinde her şeyi güzel yaptığından dolayı Rabbine ibadet et. Gündüzün bölümlerinde de ibadet et; belki memnun kalırsın.

Şaban Piriş

Söylediklerine sabret, güneş doğmadan önce ve batmadan önce ve gece saatlerinde de Rabbini hamd ederek tesbit et. Gün boyunca da tesbih et ki hoşnutluğa eresin.

Tefhim-ul Kuran

Şu halde onların söylediklerine karşı sabırlı ol, güneşin doğuşundan önce ve batışından önce Rabbini hamd ile tesbih et. Gecenin bir bölümünde ve gündüzün uçlarında da tesbihte bulun ki hoşnut olabilesin.

Ümit Şimşek

Onların söylediklerine sabret; güneş doğmadan önce ve batmadan önce Rabbini hamd ile tesbih et. Gecenin bazı saatlerinde ve gündüzün etrafında da tesbih et ki Allah'ın hoşnutluğuna erişesin.

Yaşar Nuri Öztürk

Artık, onların söylediklerine sabret; Güneş'in doğuşundan önce de batışından önce de Rabbini överek tespih et! Gecenin bazı saatleriyle gündüzün iki ucunda da tespih et ki, hoşnutluğa erebilesin.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onların dediklərinə səbir et. Günəş doğmamışdan və batmamışdan əvvəl Rəbbini həmd-səna ilə təriflə, gecənin bəzi saatlarında və gündüzün iki başında Ona təriflər de ki, bəlkə razı qalasan.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum! Elədə Məkkə müşriklərinin) dediklərinə səbr et. Günəş doğmamışdan və batmamışdan əvvəl Rəbbinə şükür edib şəʼninə təʼriflər de (sübh və əsr namazlarını qıl), gecənin bir vəʼdəsində (axşam və gecə saatlarında) və günorta radələrində də Rəbbini öyüb təqdis et (şam, gecə və günorta namazlarını qıl) ki, (bunun müqabilində Allahın səni böyük savaba, yüksək dərəcələrə, yaxud ümmətin üçün şəfaətə nail etməsindən) razı (xoşhal) olasan!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ertrage denn geduldig, was sie sagen, und preise im Gebet deinen Herrn allein vor Aufgang der Sonne und vor ihrem Untergang, lobpreise Ihn im Gebet in den Nachtstunden und zu Beginn und am Ende des Tages, auf daß du zufrieden bist!

Almanca — Der Edle Quran

So ertrage standhaft, was sie sagen, und lobpreise deinen Herrn vor dem Aufgang der Sonne und vor ihrem Untergang, und zu (verschiedenen) Stunden der Nacht preise (Ihn) und (ebenso) an den Enden des Tages, auf daß du zufrieden sein mögest.

Almanca — M. A. Rassoul

Ertrage denn geduldig, was sie sagen, und lobpreise deinen Herrn vor dem Aufgang und vor dem Untergang der Sonne, und verherrliche (ihn) in den Nachtstunden und an den Tagesenden, auf daß du wahre Glückseligkeit finden mögest.

Almanca — Muhammad Zaidan

So übe dich in Geduld hinsichtlich dessen, was sie sagen. Und lobpreise mit dem Lob deines HERRN vor Sonnenaufgang und vor ihrem Untergang! Auch während der Nacht lobpreise Ihn und an den Tagesenden, damit du zufrieden wirst.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Therefore, be patient O Muhammad and put up with what they insolently and defiantly say, and praise Allah, your Creator, and extol His glorious attributes before sunrise and before sunset and some time during the night and at both ends of the day so that you may hopefully be pleased with Allah's distinguished reward.

Abdul Haleem

so [Prophet] be patient with what they say- celebrate the praise of your Lord, before the rising and setting of the sun, celebrate His praise during the night, and at the beginning and end of the day, so that you may find contentment-

Abdullah Yusuf Ali

Therefore be patient with what they say, and celebrate (constantly) the praises of thy Lord, before the rising of the sun, and before its setting; yea, celebrate them for part of the hours of the night, and at the sides of the day: that thou mayest have (spiritual) joy.

Abul A'la Maududi

So bear patiently with what they say. Glorify your Lord, praising Him before sunrise and before sunset, and in the watches of the night, and glorify Him and at the ends of the day that you may attain to happiness.

Aisha Bewley

So be steadfast in the face of what they say and glorify your Lord with praise before the rising of the sun and before its setting. And glorify Him during part of the night and at both ends of the day, so that hopefully you will be pleased.

Al-Hilali & Khan

So bear patiently (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) what they say, and glorify the praises of your Lord before the rising of the sun, and before its setting, and during some hours of the night, and at the ends of the day (an indication for the five compulsory congregational prayers), that you may become pleased (with the reward which Allâh shall give you).

Ali Quli Qarai

So be patient with what they say, and celebrate the praise of your Lord before the rising of the sun and before the sunset, and glorify Him in watches of the night and at the day’s ends, that you may be pleased.

Amatul Rahman Omar

Hence put up patiently with what they say and glorify your Lord with (His) praise before the rising of the sun and before its setting. And glorify (Him) during the hours of the night and at the ends of the day (in Prayers), that you may attain (real) happiness (and true bliss).

Arthur John Arberry

So be thou patient under what they say, and proclaim thy Lord's praise before the rising of the sun, and before its setting, and proclaim thy Lord's praise in the watches of the night, and at the ends of the day; haply thou wilt be well-pleasing.

Bijan Moeinian

Therefore, be patient with them and worship your Lord before sunrise, before sunset, at night, as well as during the day; you will be pleased with your reward.

E. Henry Palmer

Bear patiently then what they say, and celebrate the praises of thy Lord before the rising of the sun, and before its setting, and at times in the night celebrate them; and at the ends of the day; haply thou mayest please (Him).

Edip-Layth

So be patient to what they are saying and glorify the grace of your Lord before the rising of the sun, and before its setting, and from the early part of the night glorify, and at the edges of the day that you may be content.

George Sale

Wherefore do thou, O Mohammed, patiently bear that which they say; and celebrate the praise of thy Lord before the rising of the sun, and before the setting thereof, and praise him in the hours of the night, and in the extremities of the day, that thou mayest be well pleased with the prospect of receiving favour from God.

Hamid S. Aziz

But for the decree already passed from your Lord, and a term already fixed, the judgment would have come to them now.

Mahmoud Ghali

So (endure) patiently under what they say, and extol (with) the praise of your Lord before the rising of the sun and before its setting; and then extol (Him) at various times of the night and at the two extremes of the daytime, that possibly you would be satisfied.

Marmaduke Pickthall

Therefor (O Muhammad), bear with what they say, and celebrate the praise of thy Lord ere the rising of the sun and ere the going down thereof. And glorify Him some hours of the night and at the two ends of the day, that thou mayst find acceptance.

Mohamed Ahmed - Samira

So you bear with patience what they say, and sing the praises of your Lord before the rising and setting of the sun, and honour Him in the watches of the night, and then at the two ends of day, that you may find acceptance.

Muhammad Asad

Hence, bear with patience whatever they [who deny the truth] may say, and extol thy Sustainer's limitless glory and praise Him before the rising of the sun and before its setting; and extol His glory, too, during some of the hours of the night as well as during the hours of the day, so that thou might attain to happiness.

Mustafa Khattab

So be patient ˹O Prophet˺ with what they say. And glorify the praises of your Lord before sunrise and before sunset, and glorify Him in the hours of the night and at both ends of the day,[1] so that you may be pleased ˹with the reward˺.

Progressive Muslims

So be patient to what they are saying and glorify the grace of your Lord before the rising of the sun, and before its setting, and from the early part of the night glorify, and at the edges of the day that you may be content.

Sahih International

So be patient over what they say and exalt [ Allah ] with praise of your Lord before the rising of the sun and before its setting; and during periods of the night [exalt Him] and at the ends of the day, that you may be satisfied.

Sam Gerrans

So be thou patient over what they say, and give thou glory with the praise of thy Lord before the rising of the sun, and before its setting. And some periods of the night give thou glory; and at the ends of the day, that thou mightest be satisfied.

Shabbir Ahmed

Hence, (O Prophet) be patient about what they say. Strive in the Way of your Sustainer beginning before dawn to before sunset and even hours of the night, practically all day, that the Divine System becomes a living witness of His Praise. So that you attain true happiness (with success in your noble mission).

Syed Vickar Ahamed

So (O Prophet!) be patient with what they say, and (constantly) say (and recite) the Praises of your Lord, before the raising of the sun, and before its setting; Yes, say (and recite) them for a part of the hours of the night, and at the (two) ends of the day: So that you may have (all the spiritual) joy.

Taqi Usmani

So, (O messenger,) endure with patience what they say, and proclaim the purity and praise of your Lord before sunrise and before sunset. And in some hours of night, proclaim His purity, and at points of the day as well, so that you may be pleased.

The Monotheist Group

So be patient to what they are saying and glorify the grace of your Lord before the rising of the sun, and before its setting, and at the approach of the night - you shall glorify - and at parts of the day, perhaps you may be content.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Supporte patiemment ce quʹils disent et célèbre Sa louange, avant le lever du soleil, avant son coucher et pendant la nuit; et exalte Sa Gloire aux extrémités du jour. Peut-être auras-tu satisfaction:

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ya Muhemmed!) Li hemberî tiştên ku ew dibêjin, xwe ragire û beriya derketina rojê, beriya roj biçe ava û hinekî ji wextê şevê û ser û binê rojê hemdê Xwedê bike û ji her kêmasiyê wî pak bidêre, da ku tu Xwedayê xwe qayîl bikî.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Verdraag wat zij zeggen dus geduldig en prijs de lof van jouw Heer voor zonsopgang en voor haar ondergang en lofprijst gedurende de nacht en op de uiteinden van de dag; misschien ben jij dan tevreden.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Daarom, o Mahomet! verdraag met geduld wat zij zeggen en verhef den lof van uwen Heer voor het opgaan der zon en voor haren ondergang, en loof hem in de uren des nachts en op de uiteinden van den dag, opdat gij waardig moogt zijn Gods gunst te ontvangen.

Hollandaca — Siregar

Wees daarom geduldig (O Moehammad) met wat zij zeggen en prijs de lof van jouw Heer vóór de zonsopgang en vóór haar ondergang en tijdens de nacht en prijs (Hem) op de uiteinden van de dag. Hopelijk ben jij tevreden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(Поэтому) терпи же (о, Посланник), что говорят они [неверующие] (называя тебя колдуном, лжецом,...) (так как их, непременно, постигнет наказание). И восславляй Господа твоего, вознося хвалу Ему до восхода солнца [утром] и до его захода, и в течении ночи восславляй Его и (также) в границах дня, чтобы ты (достиг той награды у Аллаха, которым ты) будешь доволен.

Rusça — Osmanov

Так сноси же терпеливо [, Мухаммад,] то, что говорят [неверные], и славь хвалой Господа своего перед восходом солнца и перед его закатом, славь его и в течение ночи, а также в течение дня, - быть может, ты будешь доволен [воздаянием в будущей жизни].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Ha därför tålamod med deras lögner, och lova och prisa din Herre före solens uppgång och före dess nedgång och under en del av natten och prisa (Honom) vid dagens början och dess slut, så att din glädje blir (fullständig).