(Ey Muhammed!) Nereden yola çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir. (Ey mü'minler!) Siz de nerede olursanız olun, yüzünüzü Mescid-i Haram'a doğru çevirin ki, zalimlerin dışındaki insanların elinde (size karşı) bir koz olmasın. Zalimlerden korkmayın, benden korkun. Böylece size nimetlerimi tamamlayayım ve doğru yolu bulasınız.

وَمِنْ حَيْثُ خَرَجْتَ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ وَحَيْثُ مَا كُنْتُمْ فَوَلُّوا وُجُوهَكُمْ شَطْرَهُ لِئَلَّا يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَيْكُمْ حُجَّةٌ اِلَّا الَّذِينَ ظَلَمُوا مِنْهُمْ فَلَا تَخْشَوْهُمْ وَاخْشَوْنِي وَلِاُتِمَّ نِعْمَتِي عَلَيْكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

ve min Hayṧu ḣaracte fe velli vecheke şeTra l-mescidi l-Harāmi ve Hayṧu mā kuntum fe vellū vucūhekum şeTrahu li ellā yekūne li n-nāsi ǎleykum Huccetun illā (e)lleƶīne Zelemū minhum fe lā teḣşevhum ve ḣşevnī ve li utimme niǎ'metī ǎleykum ve leǎllekum tehtedūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَمِنْve minve
2حَيْثُHayṧuح ي ثHer yerde, neredenereden
3خَرَجْتَḣaracteخ ر جÇıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak, eğitmek/disipline etmek/iyi yetiştirmek, iki karışımdan bir şey yapmak (iki renk gibi, siyah ve beyaz, veya bir tabletin bir kısmına yazıp bir kısmını boş bırakmak), bir şeyi farklı türlerde yapmak, bir şeye veya nedene katkıda bulunmak, anlaşma yapmak, zorla almak/çıkarmak/üretmek/ortaya çıkarmak, bir şeyi veya birini dışlamak, boşaltmak, aşmak veya üstün olmak, başkalarını geçmek, dışsal/harici/nesnel olmakçıkarsan (yola)
4فَوَلِّfe velliو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmakçevir
5وَجْهَكَvechekeو ج هYüzleşmek/karşılaşmak/yüz yüze gelmek, yüz, irade, takip edilen amaç/hedef, gidilen/bakılan yer/yön, bir şeyin yolu, değerlendirme/saygı.yüzünü
6شَطْرَşeTraش ط رİkiye bölmek, yarıya ayırmak, bir şeyin yönü, doğrudoğru
7الْمَسْجِدِl-mescidiس ج دSecde etmek, boyun eğmek, itaat etmek, saygıyla eğilmekMescid-i
8الْحَرَامِl-Harāmiح ر مYasaklamak, engellemek, önlemek, yasadışı ilan etmek veya yapmak, mahrum bırakmak, kutsal/dokunulmaz/saygı veya hürmet veya onura layık olmak, bir şeyi reddetmek veya inkar etmek, birini umutsuzluğa sürüklemek, refahtan mahrum bırakmak, talihsiz kılmak, inatla ısrar etmek, tartışma veya davada veya çekişmede ısrar etmek, asi veya inatçı olmak, bir şeyi sıkıca bağlamak, bir şeyden uzak durmak, kumar oyununda bahis veya iddia için yarışmada birini yenmek, yasaklama durumunda olmak, kendini korumak veya savunmak.Haram'a
9وَحَيْثُve Hayṧuح ي ثHer yerde, neredeve nerede
10مَا
11كُنْتُمْkuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolursanız
12فَوَلُّواfe vellūو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmakçevirin
13وُجُوهَكُمْvucūhekumو ج هYüzleşmek/karşılaşmak/yüz yüze gelmek, yüz, irade, takip edilen amaç/hedef, gidilen/bakılan yer/yön, bir şeyin yolu, değerlendirme/saygı.yüzünüzü
14شَطْرَهُşeTrahuش ط رİkiye bölmek, yarıya ayırmak, bir şeyin yönü, doğruo yana
15لِئَلَّاli ellādiye
16يَكُونَyekūneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolmasın
17لِلنَّاسِli n-nāsiن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.hiç kimsenin
18عَلَيْكُمْǎleykumaleyhinizde
19حُجَّةٌHuccetunح ج جDelil getirmek, kanıt göstermek, tartışmak, münazara etmek, yönelmek, ziyaret etmek, hac yapmak, kastetmek, amaçlamak, niyetlenmekbir delili
20اِلَّاillābaşkasının
21الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerden
22ظَلَمُواZelemūظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakzalim olan
23مِنْهُمْminhumonlardan
24فَلَاfe lā
25تَخْشَوْهُمْteḣşevhumخ ش يKorkmak veya dehşete düşmek, saygı/hürmet/onur/huşu ile korkmak, ummak, bir şeyi bilmek, korkutmak veya korku/dehşet vermek, tedbirli veya temkinli olmak.onlardan çekinmeyin
26وَاخْشَوْنِيve ḣşevnīخ ش يKorkmak veya dehşete düşmek, saygı/hürmet/onur/huşu ile korkmak, ummak, bir şeyi bilmek, korkutmak veya korku/dehşet vermek, tedbirli veya temkinli olmak.benden çekinin
27وَلِاُتِمَّve li utimmeت م مTam/bütün olmak, çiçek açmak, yetişkin, eksiksiz, mükemmel, yerine getirilmiş, başarmak.ve tamamlayayım
28نِعْمَتِيniǎ'metīن ع مRahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf, nimet, (konuşma/yetenek/akıl vb. ile) bahşedilmiş.nimetimi
29عَلَيْكُمْǎleykumsize
30وَلَعَلَّكُمْve leǎllekumumulur ki
31تَهْتَدُونَtehtedūneه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.hidayete erersiniz

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Nerede bulunursan bulun, yüzünü Mescid-i Harâm'a çevir. Nerede olursanız olun, yüzünüzü o tarafa çevirin de insanlar, aleyhinizde bir itirazda bulunamasınlar, ama haksızlık edenler ve zulümde bulunanlar başka. Siz korkmayın onlardan, benden korkun da hem size verdiğim nîmetimi tamamlayayım, hem de bu sûretle hidâyete erişin.

Abdulkadir Gölpınarlı

Nerede bulunursan bulun, yüzünü Mescid-i Harâmʼa çevir. Nerede olursanız olun, yüzünüzü o tarafa çevirin de insanlar, aleyhinizde bir itirazda bulunamasınlar, ama haksızlık edenler ve zulümde bulunanlar başka. Siz korkmayın onlardan, benden korkun da hem size verdiğim nîmetimi tamamlayayım, hem de bu sûretle hidâyete erişin.

Adem Uğur

(Evet Resûlüm! ) Nereden yola çıkarsan çık (namazda) yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir. Nerede olursanız olunuz, yüzünüzü o yana çevirin ki, aralarından haksızlık edenler (kuru inatçılar) müstesna, insanların aleyhinizde (kullanabilecekleri) bir delili bulunmasın. Sakın onlardan korkmayın! Yalnız benden korkun. Böylece size olan nimetimi tamamlayayım da doğru yolu bulasınız.

Ahmed Hulusi

Nereden (hangi düşünceden) çıkarsan çık, vechini (yüzünü - müşahedeni) Mescid-i Haram'a (çokluğun gerçekte yokluğunun yaşandığı secde edilen mahale) döndür! Nerede olursanız olun, vechlerinizi o tarafa döndürün ki, insanların sizin aleyhinize bir delili olmasın. Ancak onlardan bilfiil zulüm edenler aleyhinize olur. O halde, onlardan korkup çekinmeyin benden çekinin ki üzerinize olan nimetimi tamamlayayım. . . Ki böylece umulur ki hidayete ulaşırsınız.

Ahmet Tekin

Her nereden yola çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram’a, Beytullah’a doğru çevir. Her nerede olsanız yüzünüzü ona doğru çevirin ki, insanların ellerine, aleyhinize kullanacakları bir delil vermeyesiniz. Buna rağmen zâlimler gene de söyleyecek laf bulacaklardır. Onlardan korkmayın, benden korkun. Böylece size olan nimetimi, İslâm’ı, fetihleri tamamlayayım da, hak yolda sebatkâr olasınız.

Ahmet Varol

Her nereden çıkarsan yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. İçlerindeki zalimler dışında, insanların ellerinde sizin aleyhinize kullanacakları bir delillerinin olmaması için her nerede bulunursanız bulunun yüzlerinizi onun tarafına çevirin. Onlardan korkmayın, benden korkun ki, size olan nimetimi tamamlayayım. Böylece olur ki, hidayete erersiniz. [29]

Ali Bulaç

Her nereden çıkarsan, yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. (Siz de) Her nerede olursanız yüzünüzü onun yönüne çevirin. Öyle ki, onlardan zulmedenlerin dışında insanların, size karşı bir delilleri olmasın. Onlardan korkmayın, Benden korkun, üzerinizdeki nimetimi tamamlayayım. Umulur ki hidayete erersiniz.

Ali Fikri Yavuz

Her nereden yola çıkarsan yüzünü Mescid-i Harâm’a doğru çevir ve her nerede olursanız yüzünüzü o tarafa çevirin ki, Yahudî veya müşrikler için aleyhinizde bir hüccet olmasın (dinimizi terkedip kıblemize tâbi oluyorsunuz, demesinler); Ancak onlardan inad ederek nefislerine zulmedenler müstesna (bunlar her şey söyleyebilirler). Artık siz de onlardan korkmayın, benden korkun, tâ ki size karşı olan nimetimi tamamlayayım. Böylece hidayete kavuşmuş olabilirsiniz.

Ali Rıza Safa

Nereden çıkarsan, yüzünü, Kutsal Yakarış Evi yönüne çevir. Nerede olursanız, yüzünüzü, o yöne çevirin ki, haksızlık yapanların dışında, insanların size karşı uydurma bir gerekçeleri olmasın. Artık, onlardan korkmayın; Benden korkun ki, üzerinizdeki nimetimi tamamlayayım. Böylece, belki doğru yola erişirsiniz.

Bayraktar Bayraklı

Nereden yola çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. Nerede olursanız olunuz, yüzünüzü o yöne çeviriniz ki haksızlık edenleri müstesna, insanların, aleyhinizde bir delili bulunmasın. Onlardan çekinmeyiniz, sadece benden çekininiz. Böylece size olan nimetimi tamamlayayım da belki doğru yolu bulursunuz.

Bekir Sadak

Her nereden cikarsan, yuzunu Mescid-i Haram semtine cevir. Insanlarin zulmedenlerinden baskalarinin size karsi gosterecekleri bir huccet olmamasi icin, her nerede olursaniz, yuzlerinizi oranin semtine cevirin, bu hususta onlardan korkmayin. Benden korkun da size olan nimetimi tamamlayayim. Boylece dogru yolu bulursunuz.

Celal Yıldırım

(Evet, Peygamberim!) Nereden çıkarsan çık (namazda) yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Siz de (ey mü'minler!) nerede olursanız olun, yüzünüzü (namazda) o tarafa doğru döndürün; tâ ki insanlar için aleyhinize bir hüccet kalmasın; ancak içlerinden zulmedenler hâriç. Siz artık onlardan korkmayın. Benden korkun; hem size olan nimetimi tamamlayayım; ola ki doğru yolu bulursunuz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Her nereden çıkarsan, yüzünü Mescid-i Harâm tarafına çevir. Nerede bulunursanız yüzünüzü yine o tarafa döndürün ki, -haksızlığa saplanmış olanları dışında- insanların aleyhinize kullanacakları bir delil bulunmasın. Onlardan korkmayın, benden korkun. Ve bir de size nimetimi tamamlayayım, siz de hidayete eresiniz.

Diyanet İşleri

(Ey Muhammed!) Nereden yola çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir. (Ey mü'minler!) Siz de nerede olursanız olun, yüzünüzü Mescid-i Haram'a doğru çevirin ki, zalimlerin dışındaki insanların elinde (size karşı) bir koz olmasın. Zalimlerden korkmayın, benden korkun. Böylece size nimetlerimi tamamlayayım ve doğru yolu bulasınız.

Diyanet İşleri (eski)

Her nereden çıkarsan, yüzünü Mescid-i Haram semtine çevir. İnsanların zulmedenlerinden başkalarının size karşı gösterecekleri bir hüccet olmaması için, her nerede olursanız, yüzlerinizi oranın semtine çevirin, bu hususta onlardan korkmayın. Benden korkun da size olan nimetimi tamamlayayım. Böylece doğru yolu bulursunuz.

Diyanet Vakfi

(Evet Resûlüm!) Nereden yola çıkarsan çık (namazda) yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir. Nerede olursanız olunuz, yüzünüzü o yana çevirin ki, aralarından haksızlık edenler (kuru inatçılar) müstesna, insanların aleyhinizde (kullanabilecekleri) bir delili bulunmasın. Sakın onlardan korkmayın! Yalnız benden korkun. Böylece size olan nimetimi tamamlayayım da doğru yolu bulasınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Her nereden yola çıkarsan yüzünü Mescid- i Haram'a doğru çevir, ve her nerede olsanız yüzünüzü ona doğru çevirin ki insanlar için aleyhinizde bir delil olmasın. Ancak içlerinden haksızlık edenler başka. Siz de onlardan korkmayın, benden korkun. Hem üzerinizdeki nimetimi tamamlayayım, hem gerek ki doğru yolu bulasınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Her nereden yola çıkarsan yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir ve her nerede olursanız yüzünüzü ona doğru çevirin ki insanlar için aleyhinizde bir delil olmasın. Ancak içlerinden haksızlık edenler başka. Siz de onlardan korkmayın, Benden korkun ki hem üzerinizdeki nimetimi tamamlayayım hem de bu sayede doğru yola eresiniz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Her nereden yola çıkarsan yüzünü Mescidi harama doğru çevir ve her nerede olsanız yüzünüzü ona doğru çevirin ki nas için aleyhinizde bir hüccet olmıya, ancak içlerinden haksızlık edenler başka siz de onlardan korkmayın benden korkun, hem üzerinizdeki ni'metimi tamamlıyayım hem gerek ki hidayete eresiniz

Erhan Aktaş

Her nereden çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Siz de nerede olursanız olun, yüzünüzü o tarafa çevirin. Zalimler hariç, insanların size karşı bir kanıtları olmasın. Siz, onlara huşu duymayın, Bana duyun ki size olan nimetimi tamamlayayım; böylece doğru yolu bulasınız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Her nereden çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Siz de nerede olursanız olun, yüzünüzü o tarafa çevirin. Zalimler hariç, insanların size karşı bir kanıtları olmasın. Siz, onlara saygı duymayın, Bana duyun ki size olan nimetimi tamamlayayım; böylece doğru yolu bulasınız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Her nereden çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Siz de nerede olursanız olun, yüzünüzü o tarafa çevirin. Zalimler hariç, insanların size karşı bir kanıtları olmasın. Siz, onlara saygı duymayın, Bana duyun ki size olan nimetimi tamamlayayım; böylece doğru yolu bulasınız.

Fizilal-il Kuran

Nereden yola çıkmış olursan ol, yüzünü Mescid- i Haram'a doğru çevir. Nerede olursanız olun, yüzünüzü o tarafa çevirin ki, insanların elinde aleyhinizde kullanacakları bir bahane bulunmasın. Yalnız, zalimler başka. Onlardan da korkmayın, benden korkun. O tarafa dönün ki, size vereceğim nimeti tamama erdireyim ve böylece doğru yolu bulasınız.

Gültekin Onan

Her nereden (yola) çıkarsan çık, (namaz için) yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir. Nerede olursanız olun, yüzünüzü onun tarafına/yönüne çevirin. Öyle ki, onlardan zulmedenlerin dışında insanların size karşı bir delilleri olmasın. Onlardan korkmayın, benden korkun. Üzerinizdeki nimetimi tamamlayayım. Umulur ki hidayete erersiniz.

Hamdi Döndüren

Her nereden yola çıkarsan çık, yüzünü (namazda) Mescid-i Haram yönüne çevir. Siz de nerede olursanız olun, yüzünüzü onun tarafına çevirin ki insanlar için aleyhinize bir delil olmasın! Ancak içlerinden kendilerine yazık edenler bunun dışındadır. Onlardan korkmayın, benden korkun! Böylece size olan nimetimi tamamlayayım. Umulur ki doğru yolu bulursunuz!

Hasan Basri Çantay

(Evet habibim) hangi yerden çıkarsan (namazda) yüzünü Mescid-i haraama doğru çevir. (Siz de ey mü'minler) nerede olursanız (olun) yüzlerinizi o yana döndürün. Taki aleyhinizde, insanların, içlerindeki zaalim olanlarından başkasının (tutunabitaceği) bir hüccet (bir vesika ve bir i'tiraz mevzuu) kalmasın. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Taki size karşı olan ni'metimi tamamlayayım. (Bu sayede) siz de hidayete kavuşmayı ümid edebilirsiniz.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Nereden (yola) çıkarsan (çık), yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. (Siz de) nerede olursanız (olun), yüzünüzü onun yönüne çeviriniz ki, zulme sapmış olanların dışında insanların aleyhinize (kullanacakları) bir delili olmasın. Sakın onlardan çekinmeyin, yalnız benden çekinin; tâ ki size karşı olan nimetimi tamamlayayım. Umulur ki, doğru yolu bulursunuz.

Hayrat Neşriyat

Evet, nereden (yolculuğa) çıksan, bundan sonra (namaz kılarken) yüzünü Mescid-i Harâm tarafına çevir. Ve (Ey mü’minler! Siz de) nerede olsanız, artık (namazda) yüzlerinizi onun tarafına çevirin ki, içlerinden zulmedenlerin dışında, insanlar (bilhassa yahudi ve müşrikler) için aleyhinize bir delîl olmasın! Artık onlardan korkmayın; öyleyse (ancak) benden korkun ki üzerinize olan ni'metimi tamamlayayım! Hem tâ ki doğru yolu bulasınız.

İbni Kesir

Nereden (yola) çıkarsan, yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir. Siz de nerede olursanız, yüzünüzü o yana döndürün, Ta ki, zalim olanlardan başka insanların aleyhinizde bir delili bulunmasın. Artık onlardan korkmayın, Benden korkun ki, hem üzerinizdeki nimetimi tamamlayayım, hem de siz hidayeti ümid edebilesiniz.

Mehmet Okuyan

Nereden (yola) çıkarsan çık, (namazda) yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir! Siz de nerede olursanız olun, (namazda) yüzlerinizi onun tarafına çevirin ki aralarından haksızlık edenler (inatçılar) hariç, insanların aleyhinizde (kullanabilecekleri) bir delili bulunmasın! Sakın onlardan korkmayın! Yalnız bana saygı duyun! Böylece size olan nimetimi tamamlayayım da doğru yolu bulasınız.

Muhammed Esed

O halde, nereden gelirseniz gelin, (namazda) yüzünüzü Mescid-i Haram'a çevirin ve nerede olursanız olun yüzünüzü ona çevirin ki, zulüm yapmaya şartlanmış olmadıkça insanların size karşı hiçbir bahaneleri kalmasın. Onlardan korkmayın, Ben'den korkun. (Bana itaat edin) ki, size olan nimetimi tamamlayayım ve böylece siz de doğru yolu bulabilesiniz.

Mustafa İslamoğlu

Ve her nereden gelirsen gel, kesinlikle yüzünü Mescid-i Haram'dan yana çevir. Siz de nerede olursanız olunuz, yüzlerinizi Mescid-i Haram'dan yana çeviriniz ki, onlar içerisinden zulümde direnenler hariç, insanların size karşı kullanacakları bir delilleri olmasın. Onlara tazim göstermeyin, asıl Bana tazim gösterin! Böylece size olan nimetimi tamamlayayım ve siz de bu sayede doğru yolu bulabilesiniz.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve her nereden sefere çıkarsan hemen yüzünü Mescid-i Haram cihetine çevir ve her nerede bulunursanız yüzlerinizi, onun tarafına çeviriniz. Tâ ki nâs için sizin üzerinize bir hüccet bulunmasın. Ancak onlardan zalim olanlar müstesna. Artık onlardan korkmayınız. Ve benden korkunuz. Hem üzerinizdeki nîmetimi itmam edeyim, hem de hidâyete nâiliyetinizi ümit edebilesiniz.

Ömer Öngüt

Nereden yola çıkarsan çık, (namazda) yüzünü Mescid-i haram tarafına çevir. Nerede olursanız olunuz, yüzünüzü o tarafa çevirin. Tâ ki zâlim olanlardan başka, insanların aleyhinizde bir delili bulunmasın. Sakın onlardan korkmayın! Benden korkun ki, ben de size verdiğim nimetlerimi tamamlayayım, böylece siz de doğru yolu bulmuş olasınız.

Suat Yıldırım

Her nereden yola çıkarsan çık, sen yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir! Ve siz de ey müminler! Her nerede olursanız yüzünüzü oraya doğru çevirin ki Halk aleyhinizde kullanacak bir delil bulamasın. Yalnız onlardan haksızlık edenler başka! Siz de onlardan değil, Ben’den çekinin ve o tarafa yönelin ki size olan nimetlerimi tamamlayayım ve böylece siz de doğru yolu tutmuş olasınız.

Süleyman Ateş

Nereden (yola) çıkarsan yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir, nerede olursanız, yüzünüzü o yana çevirin ki, haksızlardan başka hiç kimsenin, aleyhinizde bir delili olmasın. Onlardan da çekinmeyin, benden çekinin ve (o yana dönün ki) size olan ni'metimi tamamlayayım, böylece yolu bulmuş olasınız.

Süleymaniye Vakfı

Nerede (namaza) kalkarsan yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. Nerede olursanız olun, (namazda) yüzünüzü onun bulunduğu yöne çevirin ki bu insanların size karşı bir delili kalmasın; onların yanlış yapanları başka! Onlardan çekinmeyin, benden çekinin. Bu, size olan nimetimi tamamlamam ve sizin de doğru yolda olmanız içindir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Nerede (Namaza) kalkarsan, yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Nerede olursanız olun, (namazda) yüzünüzü onun tarafına çevirin ki insanların size karşı bir delili olmasın. İleri geri konuşan konuşur, onlardan korkmayın, benden korkun. Bu, size olan iyiliklerimi tamamlamam ve sizin de hedefinize ulaşmanız içindir.

Şaban Piriş

Nereden yola çıkarsan, yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Nerede olursanız yüzünüzü o yöne döndürün ki, insanların zulmedenlerinin dışında aleyhinize kullanacakları bir delilleri olmasın. Onlardan korkmayın, benden korkun. Ben de size verdiğim nimeti tamamlayım. Böylece umulur ki, siz de doğru yolu bulursunuz.

Tefhim-ul Kuran

Her nereden çıkarsan, yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. (Siz de) her nerede olursanız yüzünüzü onun yönüne çevirin. Öyle ki, onlardan zulmedenlerin dışında insanların, size karşı (kullanabilecekleri) delilleri olmasın. Onlardan korkmayın, benden korkun, üzerinizdeki nimetimi tamamlayayım. Umulur ki hidayete erersiniz.

Ümit Şimşek

Nereden yola çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Harama çevir. Nerede olursanız olun, yüzünüzü o yöne çevirin ki, insanların size karşı öne sürecekleri bir bahaneleri kalmasın. Zulmedenler ise başka; siz onlardan korkmayın, Benden korkun. Tâ ki, Ben size olan nimetimi tamamlayayım; siz de doğru yola erişmiş olun.

Yaşar Nuri Öztürk

Nereden çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram'a çevir. Nerede olursanız olun, yüzünüzü ona doğru çevirin ki, insanların elinde sizin aleyhinize bir delil bulunmasın. Onların zulme sapanları müstesna. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Yüzünüzü Mescid-i Haram'a dönün ki, üzerinizdeki nimetimi tamamlayayım. Ve bu sayede güzeli ve iyiyi bulmanız da umulmaktadır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Hara səfərə çıxsan, namaz qıldıqda üzünü Məscidulharama tərəf çevir! Harada olursunuzsa olun, üzünüzü ona tərəf çevirin ki, zalımlardan başqa heç kəsin sizə qarşı bir dəlili olmasın. Onlardan qorxmayın, Məndən qorxun ki, Mən də sizə olan nemətimi tamamlayım və bəlkə, siz doğru yola yönələsiniz.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Haradan (səfərə) çıxsan, (namaz vaxtı) üzünü Məscidülhərama tərəf çevir! (Ey müsəlmanlar!) Harada olsanız, üzünüzü o tərəfə döndərin ki, (özlərinə) zülm edənlərdən başqaları sizə irad tutmasınlar. Siz onlardan deyil, Məndən qorxun; Mən də sizə olan neʼmətimi tamamlayım (artırım) ki, siz haqq yolu tapasınız.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wo immer du herkommst, sollst du dein Antlitz in Richtung der Heiligen Moschee wenden! Wo immer ihr seid, wendet euch mit dem Antlitz dorthin! Kein Mensch sollte deswegen ein Argument gegen euch haben. Ihr dürft vor den Ungerechten keine Furcht haben. Mich allein habt ihr zu fürchten. Meine Gunst werde Ich an euch vollenden, auf daß ihr den rechten Weg finden möget.

Almanca — Der Edle Quran

Und woher du immer heraustrittst, da wende dein Gesicht in Richtung der geschützten Gebetsstätte. Und wo immer ihr seid, da wendet eure Gesichter in ihrer Richtung, damit die Menschen kein Beweismittel gegen euch haben, außer denjenigen von ihnen, die Unrecht tun. - So fürchtet nicht sie, sondern fürchtet Mich! - Und damit Ich Meine Gunst an euch vollende, auf daß ihr rechtgeleitet werden möget.

Almanca — M. A. Rassoul

Und von wo du auch herkommst, wende dein Gesicht in Richtung der heiligen Moschee. Und wo immer ihr auch seid, wendet eure Gesichter in ihre Richtung, damit die Menschen keinen Beweisgrund gegen euch haben außer denjenigen unter ihnen, die unrecht tun; so fürchtet nicht sie, sondern fürchtet Mich. Und damit Ich Meine Gnade an euch vollende und damit ihr euch vielleicht werdet rechtleiten lassen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und wohin auch immer du gehst, wende dich mit dem Gesicht in Richtung von Almasdschidil-haram, und allerorts, wo auch immer ihr euch befindet, wendet euch mit dem Gesicht in Richtung von Almasdschidil-haram, damit die Menschen gegen euch kein Argument haben, außer denjenigen von ihnen, die Unrecht begehen, so habt keine Ehrfurcht vor ihnen, und habt Ehrfurcht vor Mir! Zweifelsohne werde ICH euch dann Meine Gabe vervollständigen - damit ihr Rechtleitung findet -

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Again, whenever you depart from a place, always turn your face at prayer toward the Sacred Mosque and wherever you people may be, inside or outside, turn your faces at prayer to ward it, so that you people do not stand at the mark of criticism by others except by the wrongful. Do not fear them but fear and revere Me so that I may bestow My favour upon you, and you may be guided into all truth.

Abdul Haleem

wherever you may have started out, turn your face in the direction of the Sacred Mosque; wherever any of you may be, turn your faces towards it, so that people may have no argument against you- except for the wrongdoers among them: do not fear them; fear Me- and so that I may perfect My favour on you and you may be guided,

Abdullah Yusuf Ali

So from whencesoever Thou startest forth, turn Thy face in the direction of the sacred Mosque; and wheresoever ye are, Turn your face thither: that there be no ground of dispute against you among the people, except those of them that are bent on wickedness; so fear them not, but fear Me; and that I may complete My favours on you, and ye May (consent to) be guided;

Abul A'la Maududi

From wheresoever you come forth turn your faces towards the Holy Mosque, and wheresoever you may be, turn your faces towards it in Prayer so that none may have an argument against you, unless they be those immersed in wrong-doing. Do not fear them, but fear only Me so that I may complete My favour upon you; perhaps you will be guided to the Right Way.

Aisha Bewley

Wherever you come from, turn your face to the Masjid al-Haram. Wherever you are, turn your faces towards it so that people will have no argument against you – except for those among them who do wrong and then you should not fear them but rather fear Me – and so that I may complete My blessing upon you so that hopefully you will be guided.

Al-Hilali & Khan

And from wheresoever you start forth (for prayers), turn your face in the direction of Al-Masjid-Al-Harâm (at Makkah), and wheresoever you are, turn your faces towards it (when you pray) so that men may have no argument against you except those of them that are wrong-doers, so fear them not, but fear Me! - And so that I may complete My Blessings on you and that you may be guided.

Ali Quli Qarai

And whencesoever you may go out, turn your face towards the Holy Mosque, and wherever you may be, turn your faces towards it, so that the people may have no argument against you, neither those of them who are wrongdoers. So do not fear them, but fear Me, that I may complete My blessing on you and so that you may be guided.

Amatul Rahman Omar

And from wheresoever you come forth (for saying your Prayer) turn your attention in the direction of Masjid al-Harâm. And wheresoever you may be (O Muslims!), turn your faces in the direction of it, that people may have no excuse against you, except such of those as are unjust, then do not fear them (as they follow the wrong course), but you need only stand in awe of Me. And (this command has been given to you) that I may perfect My blessings upon you and that you may attain your goal.

Arthur John Arberry

From whatsoever place thou issuest, turn thy face towards the Holy Mosque; and wherever you may be, turn your faces towards it, that the people may not have any argument against you, excepting the evildoers of them; and fear you them not, but fear you Me; and that I may perfect My blessing upon you, and that haply so you may be guided;

Bijan Moeinian

Wherever you go, and wherever you are, say your prayers towards Masjid-Alharam. There is no dispute about this commandment except among the wicked ones. Do not fear them; instead fear me so that I may complete my favor upon you and guide you towards the right path.

E. Henry Palmer

And from whencesoever thou comest forth, there turn thy face towards the Sacred Mosque, and wheresoever ye are, turn your faces towards it, that men may have no argument against you, save only those of them who are unjust; and fear them not, but fear me and I will fulfil my favours to you, perchance ye may be guided yet.

Edip-Layth

Again, regardless from where you start, you shall set yourself towards the Restricted Temple. Wherever you may be, you shall set yourselves towards it; that the people will have no room for debate with you, except those of them who are wicked. You shall not fear them, but fear Me so that I may complete My blessings upon you and that you may be guided.

George Sale

From what place soever thou comest forth, turn thy face towards the holy temple; and wherever ye be, thitherward turn your faces, lest men have matter of dispute against you; but as for those among them who are unjust doers, fear them not, but fear me, that I may accomplish my grace upon you, and that ye may be directed.

Hamid S. Aziz

And from wherever you come forth, there turn your face towards the Sacred Mosque, and wherever you are, turn your faces towards it, that men may have no argument against you, save only those of them who are bent on wickedness; and fear them not, but fear Me; and I will fulfil My favours to you, perchance you may be guided yet.

Mahmoud Ghali

And from where you go out, then turn your face towards the Inviolable Mosque, and wherever you are, then turn your faces towards it, lest that mankind should have an argument against you, excepting (the ones of) them that do injustice. So do not be apprehensive of them, and be apprehensive of Me, and that I may perfect My favor on you and that possibly you would be guided.

Marmaduke Pickthall

Whencesoever thou comest forth turn thy face toward the Inviolable Place of Worship; and wheresoever ye may be (O Muslims) turn your faces toward it (when ye pray) so that men may have no argument against you, save such of them as do injustice - Fear them not, but fear Me! - and so that I may complete My grace upon you, and that ye may be guided.

Mohamed Ahmed - Samira

Wherever you come from turn towards the Holy Mosque: This in truth is from your Lord. God is not negligent of all you do.

Muhammad Asad

Hence, from wherever thou mayest come forth, turn thy face [in prayer] towards the Inviolable House of Worship; and wherever you all may be, turn your faces towards it, so that people should have no argument against you unless they are bent upon wrongdoing. And hold not them in awe, but stand in awe of Me, and [obey Me,] so that I might bestow upon you the full measure of My blessings., and that you might follow the right path.

Mustafa Khattab

Wherever you are ˹O Prophet˺, turn your face towards the Sacred Mosque. And wherever you ˹believers˺ are, face towards it, so that people will have no argument against you, except the wrongdoers among them. Do not fear them; fear Me, so that I may ˹continue to˺ perfect My favour upon you and so you may be ˹rightly˺ guided.

Progressive Muslims

And wherever you go out, you shall set yourself towards the Restricted Temple. And wherever you may be you shall set yourselves towards it; that the people will have no room for debate with you, except those of them who are wicked. You shall not fear them, but fear Me; so that I may complete My blessings upon you and that you may be guided.

Sahih International

And from wherever you go out [for prayer], turn your face toward al-Masjid al-îaram. And wherever you [believers] may be, turn your faces toward it in order that the people will not have any argument against you, except for those of them who commit wrong; so fear them not but fear Me. And [it is] so I may complete My favor upon you and that you may be guided.

Sam Gerrans

And from wheresoever thou goest out, direct thou thy face towards the inviolable place of worship. And wheresoever you be, direct your faces towards it, that men might have no argument against you save those who do wrong among them — so fear them not, but fear Me — and that I might complete My favour upon you, and that you might be guided.

Shabbir Ahmed

Again, regardless of where you are geographically and whichever way you are proceeding, you must keep in mind the Sacred Masjid as a symbol of the Divine Ideology, that is, unity of mankind. This will help the communities of believers around the world to coordinate their affairs. The opponents will, then, have no argument against you that you are not one in Purpose, except those who are bent on relegating the Ideals. Then, fear them not, but fear Me! So that I may perfect My Bliss upon you and that you may be guided to the Ultimate Success (5:3).

Syed Vickar Ahamed

So from where ever you start forth, turn your face in the direction of the Sacred Mosque; And where ever you are, turn your faces towards it (as you pray): So that there be no reason for dispute against you among the people, except those of them who are the wrongdoers; So do not fear them, but fear Me; And that I may complete My favors on you, and you may (be willing to) be guided;

Taqi Usmani

And from wherever you set out, turn your face in the direction of the Sacred Mosque (Al-Masjid-ul-Harām), and (O Muslims), wherever you are, turn your faces in its direction, so that people should have no argument against you, except for those among them who are unjust,- do not fear them, but fear Me-, and so that I should perfect My blessings upon you, and that you may take the right path.

The Monotheist Group

And wherever you go out, you shall set yourself towards the Restricted Temple. And wherever you may be you shall set yourselves towards it; that the people will have no room for debate with you, except those of them who are wicked. You shall not be concerned by them, but be concerned by Me; so that I may complete My blessings upon you and that you may be guided.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et dʹoù que tu sortes, tourne ton visage vers la Mosquée sacrée. Et où que vous soyez, tournez-y vos visages, afin que les gens nʹaient pas dʹargument contre vous, sauf ceux dʹentre eux qui sont de vrais injustes. Ne les craignez donc pas; mais craignez-Moi pour que Je parachève Mon bienfait à votre égard, et que vous soyez bien guidés!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Kîjan cihê tu pê de herî seferê (di nimêjê de) berê xwe bide aliyê Mizgefta Heramê. (Gelî umetê) hûn jî li ku derê dibin bibin (li ser nimêjê) berê xwe bidin aliyê Mizgefta Heramê da ku hênceta mirovan (ku bikarin li hember we bi kar bînin) li ser we pêk neyê. Tenê yên ku neheqiyê dikin vê (wekî delîl) li hemberî we bi kar tînin. Naxwe hûn ji (gotinên) wan netirsin! Tenê ji min bitirsin da ku ez qenciya xwe ya li ser we temam bikim û da ku hûn riya rast bibînin.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Waar jullie ook zijn, wendt jullie aangezicht in de richting van de heilige moskee, opdat de mensen geen argument tegen jullie hebben, behalve diegenen onder hen die onrecht plegen. Vreest hen niet, maar vreest Mij; ook opdat Ik Mijn gunst aan jullie vervolmaak. Misschien zullen jullie je de goede richting laten wijzen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Van waar gij ook komen moogt, wendt uw aangezicht naar den heiligen tempel. Waar gij ook mocht zijn, wendt uw aangezicht daarheen, opdat de menschen geen voorwensel tot strijden tegen u hebben. Wat de goddeloozen betreft, vreest hen niet, maar vreest mij, opdat ik u mijne genade verleene en op den rechten weg voere.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И откуда бы ты ни вышел, (то во время молитвы) поворачивай свое лицо в сторону Запретной Мечети, {Аллах Всевышний повторяет эти слова, чтобы подчеркнуть особую важность данного дела} и где бы вы ни были, поворачивайте ваши лица в ее сторону, чтобы не было у людей (которые против того, чтобы вашей киблой была Кааба) довода против вас (о, Пророк и верующие), кроме тех, которые несправедливы из них [упорные и высокомерные из них все равно не перестанут спорить и препираться с вами]. Не бойтесь же их, а бойтесь (только) Меня [Аллаха], (и) чтобы Я завершил благодать Мою вам, (и) чтобы вы были на (истинном) пути! –

Rusça — Osmanov

И где бы ты ни оказался, обращай лицо к Запретной мечети, и где бы вы ни оказались, обращайте лица к ней, чтобы у людей, если только они не нечестивцы, не было довода против вас. Не бойтесь их, а бойтесь Меня, чтобы Я завершил Мою милость к вам, - быть может, вы пойдете прямым путем.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Ja, var du än har börjat din färd, vänd ditt ansikte mot den heliga Moskén. Var ni än befinner er, vänd er mot denna (Moské), så att inga människor får anledning att tvista med er - utom de som har onda avsikter. Oroa er inte (för vad de har i sinnet); nej, frukta Mig! Då skall Jag ge er Min fulla välsignelse så att ni skall kunna följa den raka vägen.