(2-4) (Allah onu), katından gelecek şiddetli bir azap ile (inanmayanları) uyarmak, salih ameller işleyen mü'minleri, içlerinde ebedi olarak kalacakları güzel bir mükafat (cennet) ile müjdelemek ve "Allah, bir çocuk edindi" diyenleri de uyarmak için dosdoğru bir kitap kıldı.

قَيِّمًا لِيُنْذِرَ بَأْسًا شَدِيدًا مِنْ لَدُنْهُ وَيُبَشِّرَ الْمُؤْمِنِينَ الَّذِينَ يَعْمَلُونَ الصَّالِحَاتِ اَنَّ لَهُمْ اَجْرًا حَسَنًا مَاكِثِينَ فِيهِ اَبَدًا وَيُنْذِرَ الَّذِينَ قَالُوا اتَّخَذَ اللّٰهُ وَلَدًا

ḳayyimen li yunƶira be'sen şedīden min ledunhu ve yubeşşira l-mu'minīne (e)lleƶīne yeǎ'melūne S-SāliHāti enne lehum ecran Hasenen / mākiṧīne fīhi ebeden / ve yunƶira (e)lleƶīne ḳālū tteḣaƶe (a)llahu veleden

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَيِّمًاḳayyimenق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhdosdoğru olarak
2لِيُنْذِرَli yunƶiraن ذ رadamak, adak adamak, uyarmak, ikazda bulunmak, sakındırmak, gönüllü olarak söz vermek, hediye sunmak. nadhiir - uyarıcı, felaketten haberdar eden ve uzak tutan, uyaran ve tedbirli olmaya sevk eden.uyarması için
3بَأْسًاbe'senب ا سGüçlü/kuvvetli, sıkıntı/talihsizlik/felaket, yoksulluk durumu, kötü/fena, çok kötü, sahte alçakgönüllülük/itaatkarlık, ceza, deneme/keder durumu, cesaret/yiğitlik/kahramanlıkazaba karşı
4شَدِيدًاşedīdenش د دsıkıca bağlamak, sıkıştırmak, sağlamca güçlendirmek, koşmak, kurmak, sağlamlaştırmak, sert yapmak, güçlü yapmak, (gün) ilerlemiş olmak, yoğun olmak. ushdud - sertleştirmek, güçlendirmek. shadiid (çoğul: shidaad & ashidda'u) - büyük, sağlam, katı, şiddetli, güçlü, zorlu, sert, kudretli, korkunç, ciddi, üzücü, cimri, pintilik. (fa'iil ve fiaal formlarındaki sıfatlar hem eril hem dişil için aynı şekilde kullanılır): ashuddun: tam güç yaşı, olgunluk. ishtadda (fiil 8) - şiddetle davranmak, sertleşmek.şiddetli
5مِنْmin
6لَدُنْهُledunhuل د نYanında; yakınında; ile; -den; huzur; huzurunda; için. Ladun: Bir yer parçacığı veya edat.katından (indirdi)
7وَيُبَشِّرَve yubeşşiraب ش رmüjde vermek, sevinçli haber vermek, güleryüz göstermek, sevindirmek, tebliğ etmek, insan, insanoğlu, deri yüzmek, cilt, ten rengi, dış görünüşve müjdelemesi için
8الْمُؤْمِنِينَl-mu'minīneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamanmü'minlere
9الَّذِينَ(e)lleƶīne
10يَعْمَلُونَyeǎ'melūneع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatyapan
11الصَّالِحَاتِS-SāliHātiص ل حdoğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam yapmak, şeyleri doğru hale getirmek, bir anlaşma sağlamak, uygun hale getirmek. islaah - dürüstlük, uzlaşma, düzeltme, reform. muslihun - reformcu, doğru, erdemli, dürüst bir kişi, barışsever.iyi işler
12اَنَّenne
13لَهُمْlehumkendileri için bulunduğunu
14اَجْرًاecranا ج رödül/tazminat/karşılık, hizmet için ücret/ödeme/maaş, karmükafat
15حَسَنًاHasenenح س نYakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya iyi davranmak, bir kişiye karşı iyilikle veya hoş bir şekilde davranmak, bir kişiye fayda veya faydalar sağlamak, bir kişiyle nazik davranmak, bir şeyi iyi bilmek, kendini güzelleştirmek/süslemek/bezemek, bir kişiyi iyi/güzel/hoş olarak görmek/saymak/değerlendirmek.güzel
1مَاكِثِينَmākiṧīneم ك ثOyalanmak, beklemek/ummak, aylak aylak dolaşmak, kalmak, beklenti içinde duraklamak, acele etmemek, konuşurken yavaş olmakkalacaklardır
2فِيهِfīhionun içinde
3اَبَدًاebedenا ب دKalmak, ikamet etmek, sürekli/kalıcı olarak oturmak, devamlı kılmak, zaman (mutlak anlamda), uzun süre, sonsuz/ebedi/sonsuza dek, sınırsız/bölünemez, kalıcı/daimi, asosyal/yabancı, asla (olumsuz yapıda kullanıldığında)sürekli olarak
1وَيُنْذِرَve yunƶiraن ذ رadamak, adak adamak, uyarmak, ikazda bulunmak, sakındırmak, gönüllü olarak söz vermek, hediye sunmak. nadhiir - uyarıcı, felaketten haberdar eden ve uzak tutan, uyaran ve tedbirli olmaya sevk eden.ve uyarması için
2الَّذِينَ(e)lleƶīne
3قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelediyenleri
4اتَّخَذَtteḣaƶeا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmekedindi
5اللّٰهُ(a)llahuAllah
6وَلَدًاveledenو ل دdoğurmak, dünyaya getirmekçocuk

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve Allah, kendisine oğul edindi diyenleri korkutmak için indirdi.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve Allah, kendisine oğul edindi diyenleri korkutmak için indirdi.

Adem Uğur

Ve "Allah evlât edindi" diyenleri de uyarmak için.

Ahmed Hulusi

"Allah çocuk edindi" diyenleri de uyarmak için.

Ahmet Tekin

'Allah oğul edindi.' diyenleri uyarmak için de, Kur’ân’ı doğru ve sağlam bir dayanak kılan Allah’a hamdolsun.

Ahmet Varol

'Allah çocuk edindi' diyenleri de uyarması üzere (indirdi).

Ali Bulaç

(Bu Kur'an) "Allah çocuk edindi" diyenleri uyarıp korkutur.

Ali Fikri Yavuz

Bir de “Allah çocuk edindi” diyenleri (azabla) korkutmak için yapmıştır. (*) Dikkat!...(Secde) âyetidir.

Ali Rıza Safa

"Allah, çocuk edindi!" diyenleri de uyarmak için.

Bayraktar Bayraklı

- Onu dosdoğru bir kitap olarak indirdi ki Allah'ın katından gelecek şiddetli azaba karşı uyarsın; iyi işler yapan müminlere de, kendileri için,içinde süreli bulunacakları güzel bir ödül olduğunu müjdelesin ve "Allah çocuk edindi" diyenleri de uyarsın.

Bekir Sadak

(1-4) Hamd Allah'a muhsustur ki, kendi katindan siddetli bir baskini haber vermek ve yararli is yapan muminlere, icinde temelli kalacaklari guzel bir mukafati mujdelemek ve : «Allah cocuk edindi» diyenleri uyarmak icin kuluna egri bir taraf birakmadigi dosdogru Kitap'i indirmistir.

Celal Yıldırım

(1-2-3-4) Hamd O Allah'a ki, (inkarcı sapıkları) kendi katından şiddetli bir azâb ile korkutmak; iyi-yararlı amellerde bulunan mü'minleri, içinde devamlı kalacakları güzel bir mükâfatla müjdelemek ve «Allah çocuk edindi» diyenleri uyarmak için kulu (Muhammed'e) kitabı indirdi ve onda hiçbir eğrilik meydana getirmedi; onu dosdoğru sapasağlam tuttu.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(Bir de) “Allah evlât edindi” diyenleri uyarmak için...

Diyanet İşleri

(2-4) (Allah onu), katından gelecek şiddetli bir azap ile (inanmayanları) uyarmak, salih ameller işleyen mü'minleri, içlerinde ebedi olarak kalacakları güzel bir mükafat (cennet) ile müjdelemek ve "Allah, bir çocuk edindi" diyenleri de uyarmak için dosdoğru bir kitap kıldı.

Diyanet İşleri (eski)

(1-4) Hamd Allah'a mahsustur ki, kendi katından şiddetli bir baskını haber vermek ve yararlı iş yapan müminlere, içinde temelli kalacakları güzel bir mükafatı müjdelemek ve : 'Allah çocuk edindi' diyenleri uyarmak için kuluna eğri bir taraf bırakmadığı dosdoğru Kitap'ı indirmiştir.

Diyanet Vakfi

(1-4) Hamd olsun Allah'a ki, O, (insanları) kendi tarafından çetin bir azap ile ikaz etmek, iyi iş ve davranışlarda bulunan müminlere, kendileri için, içinde ebedî kalacakları (cennette) güzel bir ecir bulunduğunu müjdelemek ve «Allah evlât edindi» diyenleri de uyarmak için kuluna (Muhammed'e), kendisinde hiçbir (tezat ve) eğrilik bulunmayan dosdoğru Kitab'ı indirdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ve «Allah çocuk edindi» diyenleri de uyarsın.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de, "Allah çocuk edindi." diyenleri uyarmak için.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem şunları inzar etmek için ki "Allah veled edindi" demekteler

Erhan Aktaş

Ve "Allah, çocuk edindi." diyenleri uyarmak için.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve "Allah, çocuk edindi." diyenleri uyarmak için.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve "Allah, çocuk edindi." diyenleri uyarmak için.

Fizilal-il Kuran

Bir de «Allah evlat edindi» diyenleri uyarsın diye.

Gültekin Onan

(Bu Kuran) "Tanrı çocuk edindi" diyenleri uyarıp korkutur.

Hamdi Döndüren

Ve “Allah çocuk edindi.” diyenleri de uyarsın!

Hasan Basri Çantay

(1-2-3-4) (Kafirleri) canib (-i ilahisi) nden en çetin bir azab ile korkutmak, güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunan mü'minlere de içinde ebedi kalacakları güzel bir ecr (ve mükafat) ı müjdelemek, (hele) "Allah evlad edindi" diyenlere ma'ruz kalacakları kötü aakıbetleri haber vermek için, kendisinde hiç bir eğrilik yapmadığı, o dosdoğru kitabı (Kur'anı) kulu (Muhammed sallellahü aleyhi ve sellem) üzerine indiren Allaha hamd olsun.

Hasib Asutay

Ve 'Allah çocuk edindi' diyenleri de uyarsın.

Hayrat Neşriyat

Hem: 'Allah çocuk edindi' diyenleri korkutsun (diye o Kitâb’ı indirdi)!

İbni Kesir

Ve: Allah çocuk edindi, diyenleri uyarman için.

Mehmet Okuyan

Katından (gelecek) şiddetli azaba karşı (inkârcıları) uyarmak, iyi işler yapan müminlere içinde ebedî kalacakları güzel ödül (cennet) olduğunu müjdelemek ve “Allah çocuk edindi!” diyenleri de korkutmak için doğru (bir kelam) olarak içerisine hiçbir eğrilik koymadığı Kitabı kulu (Muhammed’e) indiren Allah’a hamdolsun.

Muhammed Esed

Ayrıca, (bu ilahi kelam,) "Allah kendine bir oğul edindi" iddiasında bulunanları uyarmak için(dir).

Mustafa İslamoğlu

Bir de "Allah çocuk edindi" diyen kimseleri uyarsın…

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve, «Allah (kendisi için) veled edindi» diyenleri de korkutsun (diye o kitabı indirdi).

Ömer Öngüt

Ve “Allah çocuk edindi. ” diyenleri uyarmak için.

Suat Yıldırım

(2-4) Dosdoğru bir kitap olarak gönderdi. Ta ki Kendi nezdinde inkârcılar için hazırladığı şiddetli azabı bildirerek onları uyarsın. Makbul ve güzel işler yapan müminleri de ebediyyen içinde kalacakları güzel bir mükâfatla müjdelesin ve ta ki "Allah evlat edindi" diyenleri uyarsın.

Süleyman Ateş

Ve: "Allah çocuk edindi" diyenleri de uyarsın.

Süleymaniye Vakfı

(Onu) bir de "Allah çocuk edindi." diyenleri uyarsın diye indirmiştir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunun bir sebebi de Kitabın, "Allah çocuk edindi" diyenleri uyaracak olmasıdır.

Şaban Piriş

Ve "Allah çocuk edinmiştir." diyen kimseleri uyarması için indirmiştir.

Tefhim-ul Kuran

(Bu Kur'an) «Allah çocuk edindi» diyenleri uyarıp korkutmaktadır.

Ümit Şimşek

Bir de 'Allah evlât edindi' diyenleri uyarmak için kitabı indirdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve "Allah bir çocuk edindi" diyenleri uyarsın diye indirdi onu.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Kitabı həm də: “Allah Özünə övlad götürmüşdür!”– deyənləri qorxutmaq üçün nazil etdi.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O, həm də (Qurʼanı): ″Allah Özünə övlad götürdü!″ – deyənləri qorxutmaq üçün nazil etdi.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er warnt diejenigen, die sagen, daß Gott einen Sohn habe.

Almanca — Der Edle Quran

und (damit er) diejenigen warne, die sagen: ʺAllah hat Sich Kinder genommen.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

(und) damit es jene warne, die da sa gen: ʺAllah hat Sich einen Sohn genommen.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und (damit) sie diejenigen warnt, die sagen: ʺALLAH hat sich einen Sohn genommen.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And to give a cautionary notice against the ascription to Allah of plurality and to warn those whose hearts work iniquity not to utter grievous error against Him and irreverently say that He has begotten a son.

Abdul Haleem

It warns those people who assert, ‘God has offspring.’

Abdullah Yusuf Ali

Further, that He may warn those (also) who say, "Allah hath begotten a son":

Abul A'la Maududi

and also to warn those who say: "Allah has taken to Himself a son,"

Aisha Bewley

and to warn those who say ‘Allah has a son. ’

Al-Hilali & Khan

And to warn those (Jews, Christians, and pagans) who say, "Allâh has begotten a son (or offspring or children)."

Ali Quli Qarai

and to warn those who say, ‘Allah has taken a son. ’

Amatul Rahman Omar

And that it may warn those who say, `Allâh has begotten a son. '

Arthur John Arberry

and to warn those who say, 'God has taken to Himself a son';

Bijan Moeinian

Qur’an is revealed to warn a terrible punishment for those who believe God has begotten a son.

E. Henry Palmer

and to give warning to those who say, 'God hath taken to Himself a son. '

Edip-Layth

To warn those who said, "God has taken a son."

George Sale

And that He should warn those who say, God hath begotten issue;

Hamid S. Aziz

And to give warning to those who say, "Allah has begotten a son. "

Mahmoud Ghali

And to warn the ones who have said, " Allah has taken to Him a child. "

Marmaduke Pickthall

And to warn those who say: Allah hath chosen a son,

Mohamed Ahmed - Samira

And that it may warn those who say: "God has begotten a son. "

Muhammad Asad

Furthermore, [this divine writ is meant] to warn all those who assert, "God has taken unto Himself a son. "

Mustafa Khattab

and to warn those who claim, "Allah has offspring."[1]

Progressive Muslims

And to warn those who said: "God has taken a son. "

Sahih International

And to warn those who say, " Allah has taken a son. "

Sam Gerrans

And warn those who say: “God has taken a son.”

Shabbir Ahmed

Furthermore, this Divine Writ is meant to warn all those who say, "God has taken unto Himself a son. "

Syed Vickar Ahamed

Also, that He may warn those who say, "Allah has begotten (fathered) a son (or a child):"

Taqi Usmani

and to warn those who have said that Allah has had a son,

The Monotheist Group

And to warn those who said: "God has taken a son."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

et pour avertir ceux qui disent: ʺAllah Sʹest attribué un enfant.ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Xwedê kitêb nazil kir) da ku yên dibêjin: “Xwedê, ji xwe re zarok girtine” pê bitirsîne.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

en om hen te waarschuwen die zeggen: ʺGod heeft zich een kind genomen.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En om dengenen te waarschuwen, die zeggen: God heeft een afstammeling geteeld.

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

и чтобы предостеречь тех [многобожников], которые сказали: «Взял Аллах Себе ребенка [сына или дочерей]».

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Denna Skrift) skall också varna dem som påstår att Gud har (avlat) en son.