Yüklerini açıp zahire bedellerinin kendilerine geri verildiğini gördüler. "Ey babamız! Daha ne isteriz? İşte ödediğimiz bedeller de bize geri verilmiş. Onunla yine ailemize yiyecek getirir, kardeşimizi korur ve bir deve yükü zahire de fazladan alırız. Çünkü bu getirdiğimiz az bir zahiredir" dediler.

وَلَمَّا فَتَحُوا مَتَاعَهُمْ وَجَدُوا بِضَاعَتَهُمْ رُدَّتْ اِلَيْهِمْ قَالُوا يَاأَبَانَا مَا نَبْغِي هٰذِهِ بِضَاعَتُنَا رُدَّتْ اِلَيْنَا وَنَمِيرُ اَهْلَنَا وَنَحْفَظُ اَخَانَا وَنَزْدَادُ كَيْلَ بَعِيرٍ ذٰلِكَ كَيْلٌ يَسِيرٌ

ve lemmā feteHū metāǎhum vecedū biDāǎtehum ruddet ileyhim ḳālū yā ebānā mā nebğī hāƶihi biDāǎtunā ruddet ileynā ve nemīru ehlenā ve neHfeZu eḣānā ve nezdādu keyle beǐyrin ƶālike keylun yesīrun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَمَّاve lemmāne zaman ki
2فَتَحُواfeteHūف ت حAçmak, açıklamak, vermek, ifşa etmek, dışarı bırakmak, zafer vermek, fethetmek, yargılamak, karar vermek, yardım/hüküm/karar istemek, yardım/zafer aramak. Mafatih (miftah'ın çoğulu) - anahtarlar/hazineler.açtılar
3مَتَاعَهُمْmetāǎhumم ت عFaydalanmak/yararlanmak, hediye, faydalı/avantajlı herhangi bir şey, eşya (örn. mutfak eşyası, mobilya), mal/ürün.(zahire) yüklerini
4وَجَدُواvecedūو ج دkaybolan bir şeyi bulmak, algılamak, elde etmek, herhangi bir kişiyi veya şeyi (şöyle veya böyle) bulmakbuldular
5بِضَاعَتَهُمْbiDāǎtehumب ض عKesmek, parçalamak, cinsel ilişkide bulunmak, birkaç (3-9 arası sayılar için), kızlık zarını bozmak, dilimlemek, doğramak, bir şeyi parça parça etmeksermayelerini
6رُدَّتْruddetر د دGeri göndermek, geri döndürmek, reddetmek, kabul etmemek, geri püskürtmek, geri dönmek, eski haline getirmek, geri vermek, başvurmak, tekrar vermek, tekrar almak, tekrarlamak, geri gitmek, orijinal durumuna dönmek, karşılık vermek, cevaplamak. Maraddun - dönülen yer. Mardud - eski haline getirilmiş, önlenmiş. İrtadda (8. fiil) - geri dönmek, tekrar dönmek, iade edilmek. Taradda (5. fiil) - tedirgin olmak, ileri geri hareket etmek.geri verilmiş
7اِلَيْهِمْileyhimkendilerine
8قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler ki
9يَاأَبَانَاyā ebānāا ب وbaba/büyükbaba/ata, babalık, beslemek/yemek vermek/yetiştirmek, büyütmekEY/HEY/AH babamız
10مَاdaha ne?
11نَبْغِيnebğīب غ يAzgınlık etmek, haddi aşmak, zulmetmek, isyan etmek, haksızlık etmek, fahişelik yapmak, taşkınlık göstermek, kibirlenmek, talep etmek, istemek, aramakistiyoruz
12هٰذِهِhāƶihiişte
13بِضَاعَتُنَاbiDāǎtunāب ض عKesmek, parçalamak, cinsel ilişkide bulunmak, birkaç (3-9 arası sayılar için), kızlık zarını bozmak, dilimlemek, doğramak, bir şeyi parça parça etmeksermayemiz
14رُدَّتْruddetر د دGeri göndermek, geri döndürmek, reddetmek, kabul etmemek, geri püskürtmek, geri dönmek, eski haline getirmek, geri vermek, başvurmak, tekrar vermek, tekrar almak, tekrarlamak, geri gitmek, orijinal durumuna dönmek, karşılık vermek, cevaplamak. Maraddun - dönülen yer. Mardud - eski haline getirilmiş, önlenmiş. İrtadda (8. fiil) - geri dönmek, tekrar dönmek, iade edilmek. Taradda (5. fiil) - tedirgin olmak, ileri geri hareket etmek.geri verilmiş
15اِلَيْنَاileynābize
16وَنَمِيرُve nemīruم ي رBir şeyi birine getirmek veya iletmek, tedarik etmek, ulaştırmak, vermek.yine yiyecek getiririz
17اَهْلَنَاehlenāا ه لsahip/insanlar/halk, okuyan/ezberleyen kişi, yönetici/sahip, ev halkı/aile/evde yaşayanlarailemize
18وَنَحْفَظُve neHfeZuح ف ظBir şeyi korumak/muhafaza etmek/savunmak, bir şeye bakmak, bir şeyin yok olmasını önlemek, bir şey hakkında dikkatli/özenli/düşünceli/ilgili olmak, bir şeyi saklamak, depolamak, tutmak, bir şeyi ezberlemek (hafızaya almak), hatırlamak, savunmak, bir şeyin kaybolmasını engellemek, dikkatli veya uyanık olmak, bir şeye azimle/sürekli/sebatla kendini adamak, tetikte veya ihtiyatlı olmak, bir kişiyi kızdırmak veya kızmak.ve koruruz
19اَخَانَاeḣānāا خ وBaşka biriyle aynı ebeveynlere sahip olan veya sadece bir ebeveyni ortak olan erkek kişi; aynı soy/toprak/inanç/inanca sahip kişi; erkek kardeş; arkadaş; yoldaş; eş; çift halindeki parçalardan biri; akraba; yakından tanıdık olan kişi.kardeşimizi
20وَنَزْدَادُve nezdāduز ي دarttırılmış, aşmış, gereksiz/fazladan kalmış, kalıntı, ilave, abartılmış, ek, fazlave fazla alırız
21كَيْلَkeyleك ي لÖlçmek, tartmak, karşılaştırmak.yükü
22بَعِيرٍbeǐyrinب ع رDeve.bir deve
23ذٰلِكَƶālikebu
24كَيْلٌkeylunك ي لÖlçmek, tartmak, karşılaştırmak.bir ölçüdür
25يَسِيرٌyesīrunي س رYumuşak/uysal/yönetilebilir/kolay/itaatkar/liberal olmak, miktar olarak azalmak/değersiz olmak, soldan gelmek, parçalara/bölümlere ayırmak, kolaylaştırmak/pürüzsüzleştirmek, uyarlamak/uyum sağlamak, kumar oklarıyla oynamak (el meysiri), risk içeren bir bahis oyunu.az/kolay

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Yüklerini açıp aldıkları zahîreye karşılık verdikleri bedelleri de yüklerinin içinde bulunca baba dediler, daha ne istiyoruz? İşte zahîre bedellerimiz de bize geri verilmiş. Onlarla tekrar âilemize zahîre getiririz, kardeşimizi koruruz, daha fazla zahîre alırız. Zâten bu seferki bize yetmeyecek kadar da az.

Abdulkadir Gölpınarlı

Yüklerini açıp aldıkları zahîreye karşılık verdikleri bedelleri de yüklerinin içinde bulunca baba dediler, daha ne istiyoruz? İşte zahîre bedellerimiz de bize geri verilmiş. Onlarla tekrar âilemize zahîre getiririz, kardeşimizi koruruz, daha fazla zahîre alırız. Zâten bu seferki bize yetmeyecek kadar da az.

Adem Uğur

Eşyalarını açtıklarında sermayelerinin kendilerine geri verildiğini gördüler. Dediler ki: Ey babamız! Daha ne istiyoruz. İşte sermâyemiz de bize geri verilmiş. (Onunla yine) ailemize yiyecek getiririz, kardeşimizi koruruz ve bir deve yükü de fazla alırız. Çünkü bu (seferki aldığımız) az bir miktardır.

Ahmed Hulusi

Erzak yüklerini açtıklarında, verdikleri bedelin kendilerine iade edilmiş olduğunu gördüler. . . Dediler ki: "Ey babamız. . . Daha ne isteriz? İşte ödediğimiz bedel bize iade olunmuş! Ailemiz için erzak alırız, kardeşimizi koruruz ve bir deve yükü de arttırırız (fazla alırız kardeşimizin hakkı olarak). . . Zaten bu (aldığımız) kolay bir ölçektir. "

Ahmet Tekin

Yüklerini, denklerini çözüp açtıklarında ödedikleri paraların geri verildiğini gördüler. 'Ey babamız, daha ne istiyoruz. İşte sermayemiz bize geri verilmiş. Onunla ailemize yine yiyecek getiririz. Kardeşimizi koruruz. Bir deve yükü de fazla alırız. Zaten bu sefer çok az bir zahire aldık.' dediler.

Ahmet Varol

Erzak yüklerini açtıklarında sermayelerinin kendilerine geri verilmiş olduğunu gördüler. 'Ey babamız! Daha ne istiyoruz! İşte sermayemiz de bize iade edilmiş. (Bununla) yine ailemize erzak alır, kardeşimizi korur ve bir deve yükü de artırırız. Bu (getirdiğimiz) az bir ölçektir' dediler.

Ali Bulaç

Erzak yüklerini açıp da sermayelerinin kendilerine geri verilmiş olduğunu gördüklerinde, dediler ki: "Ey Babamız, daha neyi arıyoruz, işte sermayemiz bize geri verilmiş; (bununla yine) ailemize erzak getiririz, kardeşimizi koruruz ve bir deve yükünü de ilave ederiz. Bu (aldığımız) az bir ölçektir."

Ali Fikri Yavuz

Nihayet zahire yüklerini açtıkları zaman, sermayelerini kendilerine iade edilmiş bulunca şöyle dediler: “- Ey babamız! Daha ne isteriz, işte sermayemiz de bize iade edilmiş, yine ailemize erzak getiririz, kardeşimizi de koruruz, hem bir deve yükü fazla zahire alırız; şimdi bu aldığımız, pek az bir zahiredir.”

Ali Rıza Safa

Yüklerini açtıklarında, yiyecek karşılıklarının kendilerine geri verilmiş olduğunu gördüler. "Ey babamız!" dediler; "Yiyecek karşılıklarımız da bize geri verilmiş; daha ne isteriz? Ailemize yiyecek getiririz, kardeşimizi koruruz ve bir deve yükü çoğaltırız; bu ölçek zaten çok az!"

Bayraktar Bayraklı

Eşyalarını açtıklarında,ödedikleri bedelin kendilerine geri verildiğini gördüler. Dediler ki: "Ey babamız! Daha ne istiyoruz. İşte sermayemiz de bize geri verilmiş. Yine onunla ailemize erzak getiririz, kardeşimizi koruruz ve bir deve yükü de fazla alırız. Çünkü bu getirdiğimiz, az bir miktardır."

Bekir Sadak

Yuklerini acinca karsilik olarak goturdukleri mallarinin kendilerine iade edilmis oldugunu gorduler. «Ey babamiz! Daha ne isteriz; iste mallarimiz da bize iade edilmis; ailemize onunla yine yiyecek getirir, kardesimizi de korur ve bir deve yuku de artÙrmÙs oluruz; esasen bu az bir seydir» dediler.

Celal Yıldırım

Onlar yüklerini açınca, zahire bedellerinin kendilerine geri verirdiğini gördüler, «ey babamız, daha ne isteriz ? İşte sermayemiz bize geri verilmiş, yine (bununla) ailemize gıda maddesi satın alıp getiririz; hem kardeşimizi koruruz, hem de onun adına bir deve yükü artırmış oluruz. Bu getirdiğimiz gıda maddesi pek az bir ölçek».

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Eşyalarını açtıklarında ödedikleri bedelin kendilerine geri verildiğini gördüler. Dediler ki: “Ey babamız! Daha ne istiyoruz? İşte ödediğimiz bedel de bize geri verilmiş; yine ailemize yiyecek getiririz; kardeşimizi koruruz ve bir deve yükü de fazla alırız. Çünkü bu (getirdiğimiz) az bir miktardır.”

Diyanet İşleri

Yüklerini açıp zahire bedellerinin kendilerine geri verildiğini gördüler. "Ey babamız! Daha ne isteriz? İşte ödediğimiz bedeller de bize geri verilmiş. Onunla yine ailemize yiyecek getirir, kardeşimizi korur ve bir deve yükü zahire de fazladan alırız. Çünkü bu getirdiğimiz az bir zahiredir" dediler.

Diyanet İşleri (eski)

Yüklerini açınca karşılık olarak götürdükleri mallarının kendilerine iade edilmiş olduğunu gördüler. 'Ey babamız! Daha ne isteriz; işte mallarımız da bize iade edilmiş; ailemize onunla yine yiyecek getirir, kardeşimizi de korur ve bir deve yükü de artırmış oluruz; esasen bu az bir şeydir' dediler.

Diyanet Vakfi

Eşyalarını açtıklarında sermayelerinin kendilerine geri verildiğini gördüler. Dediler ki: Ey babamız! Daha ne istiyoruz. İşte sermâyemiz de bize geri verilmiş. (Onunla yine) ailemize yiyecek getiririz, kardeşimizi koruruz ve bir deve yükü de fazla alırız. Çünkü bu (seferki aldığımız) az bir miktardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Derken yüklerini açtılar ve sermayelerini kendilerine geri verilmiş olarak buldular. Dediler ki: «Ey babamız! Daha ne isteriz? İşte sermayelerimiz de bize iade edilmiş. Bununla yine ailemize zahire alır getiririz, kardeşimizi de koruruz, üstelik bir yük daha fazla zahire alırız. Zaten bu aldığımız pek az bir zahiredir.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Derken yüklerini açtıklarında sermayelerini kendilerine iade edilmiş buldular. Dediler ki: "Ey babamız, daha ne isteriz, işte sermayemiz de bize iade edilmiş! Yine ailemize erzak getiririz, kardeşimizi de koruruz, belki bir deve yükü fazla alırız ki bu (aldığımız zaten) az bir şey!

Elmalılı Hamdi Yazır

Derken meta'larını açtıklarında sermayelerini kendilerine iade edilmiş buldular, ey pederimiz! dediler: daha ne isteriz, işte sermayemiz de bize iade edilmiş yine ailemize erzak getiririz, kardeşimizi de muhafaza ederiz, hem bir deve yükü fazla alırız ki bu az bir şey

Erhan Aktaş

Tahıl yüklerini açtıklarında verdikleri bedelin kendilerine geri verilmiş olduğunu gördüler. "Ey babamız! Bak sermayemiz bize geri verilmiş. Daha ne istiyoruz! Onunla da kendimize tahıl getiririz. Kardeşimizi de koruruz. Fazladan bir deve yükü daha alırız. Zaten bu bize yetmez." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Tahıl yüklerini açtıklarında verdikleri bedelin kendilerine geri verilmiş olduğunu gördüler. "Ey babamız! Bak sermayemiz bize geri verilmiş. Daha ne istiyoruz! Onunla da kendimize tahıl getiririz. Kardeşimizi de koruruz. Fazladan bir deve yükü daha alırız. Zaten bu bize yetmez." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Tahıl yüklerini açtıklarında verdikleri bedelin kendilerine geri verilmiş olduğunu gördüler. "Ey babamız! Bak sermayemiz bize geri verilmiş. Daha ne istiyoruz! Onunla da kendimize tahıl getiririz. Kardeşimizi de koruruz. Fazladan bir deve yükü daha alırız. Zaten bu bize yetmez." dediler.

Fizilal-il Kuran

Zahire yüklerini açıp da ödemiş oldukları bedelin kendilerine geri verildiğini gördüklerinde dediler ki; «Ey babamız, senden yanlış birşey istemiyoruz. İşte ödemiş olduğumuz bedel bize geri verilmiş. Ailemize erzak getiririz, kardeşimizi koruruz, böylece bir deve yükü daha fazla zahiremiz olur. Bunu sağlamak kolay bir iştir artık.»

Gültekin Onan

Erzak yüklerini açıp da sermayelerinin kendilerine geri verilmiş olduğunu gördüklerinde dediler ki: "Ey Babamız, daha neyi arıyoruz, işte sermayemiz bize geri verilmiş; (bununla yine) ehlimize (ailemize) erzak getiririz, kardeşimizi koruruz ve bir deve yükünü de ilave ederiz. Bu (aldığımız) az bir ölçektir."

Hamdi Döndüren

Onlar yüklerini açınca, erzak bedellerinin kendilerine geri verilmiş olduğunu gördüler. Dediler ki: “Ey babamız, daha başka ne isteriz? İşte erzak bedellerimiz de bize geri verilmiş! (Eğer Bünyamin’e izin verirsen bu bedellerle) yeniden ailemize yiyecek alır, kardeşimizi korur ve fazladan bir deve yükü yiyecek de elde etmiş oluruz. Zaten getirdiğimiz bu yiyecekler gerçekten çok az!” dediler.

Hasan Basri Çantay

Meta'larını (zahire yüklerini) açdıkları zaman sermayelerini kendilerine geri gönderilmiş buldular. "Ey babamız, dediler, daha ne istiyoruz, işte sermayemiz de bize iade edilmiş. (Biz onunla tekrar) ailemize zahire getiririz. Kardeşimizi koruruz. Bir deve yükü zahire de artırırız. Bu (seferki aldığımız) az bir ölçekdir (bizi idare etmez)".

Hasib Asutay

Eşyalarını açıp da sermayelerinin kendilerine geri verildiğini gördüler. Dediler ki: 'Ey babamız! Daha ne istiyoruz? İşte sermayemiz de bize geri verilmiş. (Onunla yine) ailemize yiyecek getirir, kardeşimizi korur ve bir deve yükü de fazla alırız. Bu (aldığımız) az bir ölçek (zahire) dir.'

Hayrat Neşriyat

Derken eşyâlarını açtıklarında, (götürdükleri) sermâyelerini kendilerine geri verilmiş buldular. Dediler ki: 'Ey babamız! Daha ne istiyoruz? İşte sermâyemiz, bize geri verilmiş! Yine âilemize yiyecek getiririz, kardeşimizi de muhâfaza ederiz, hem bir deve yükü fazla alırız. Bu, (böyle cömert bir hükümdâra göre) az bir ölçektir. (Bize yine verir!)'

İbni Kesir

Yüklerini açyıkları vakit; karşılık olarak götürdüklerinin kendilerine iade edilmiş olduğunu gördüler. Dediler ki: Ey babamız, daha ne isteriz, işte mallarımız da bize geri verilmiş, onunla ailemize yine zahire getiririz. Kardeşimizi koruruz ve bir deve yükü zahire artırırız. Esasen bu, az bir ölçektir.

Mehmet Okuyan

Eşyalarını açtıklarında sermayelerinin kendilerine geri verildiğini görmüş ve şöyle demişlerdi: “Ey babamız! Daha ne istiyoruz! İşte sermayemiz de bize geri verilmiş. (Onunla yine) ailemize yiyecek getiririz; kardeşimizi korur ve bir deve ölçek (tahıl) da fazla alırız. Bu (aldığımız) az bir ölçek (tahıl)dır.”

Muhammed Esed

Ve neden sonra, denkleri çözdüklerinde, (takas için götürdükleri) malların kendilerine iade edilmiş olduğunu gördüler; "Ey babamız!" dediler, "Başka ne isteyebiliriz? İşte kendi mallarımız, olduğu gibi bize bırakılmış! (Eğer Bünyamin'in bizimle gelmesine izin verirsen) bu mallarla ailemize (yeniden) erzak getirebilir, kardeşimizi de (iyi) koruyup gözetir ve (böylece) birer deve yükü zahire fazladan elde etmiş oluruz. Zaten bu (ilk seferde getirdiğimiz) tartıca pek az sayılır".

Mustafa İslamoğlu

Ve yüklerini açtıklarında, (takas olarak) verdikleri malların kendilerine iade edilmiş olduğunu gördüler. "Ey babamız!" dediler, "Başka ne isteyebiliriz ki? İşte, verdiğimiz karşılık (bile) aynen bize iade edildi. Bunlarla ailemiz için tekrar erzak alabilirz. Üstelik hem kardeşimizi korur, hem de fazladan bir deve yükü daha alırız; (zaten) bu (getirdiğimiz) tartıca az bir miktar."

Ömer Nasuhi Bilmen

Vaktâ ki yüklerini açtılar, sermayelerini kendilerine red edilmiş buldular. Dediler ki: «Ey pederimiz! Daha ne isteriz? Bu bizim sermayemizdir, bize iade edilmiş. Ailemize yine zahire getiririz ve kardeşimizi muhafaza ederiz ve bir deve yükü de arttırırız. Bu ise az bir zahiredir.»

Ömer Öngüt

Yüklerini açınca zahire bedellerinin kendilerine iâde edilmiş olduğunu gördüler. Dediler ki: “Ey babamız! Daha ne isteriz? İşte sermayemiz de bize iâde edilmiş! (Onunla yine) âilemize yiyecek getiririz. Kardeşimizi de koruruz. Bir deve yükü de fazla alırız, bu seferki az idi, bize yetmez. ”

Suat Yıldırım

Yüklerini açınca da, zahîre bedellerinin yükleri içine geri konulduğunu gördüler ve:"Baba, baba! dediler, daha ne istiyoruz, işte verdiğimiz zahîre bedellerimiz de bize geri verilmiş! Gidelim, yine evimize erzak getiririz, kardeşimizi de koruruz, hem bir deve yükü de fazla alırız.Çünkü bu sefer aldığımız, az bir ölçektir (ihtiyacımıza yetmez)"

Süleyman Ateş

Zahire yüklerini açtıklarında sermayelerinin kendilerine geri verilmiş olduğunu gördüler. Dediler ki: "Ey babamız, daha ne istiyoruz? İşte sermayemiz de bize geri verilmiş! Yine ailemize yiyecek getiririz. Kardeşimizi koruruz, bir deve yükü de fazla (azık) alırız. (Çünkü) Bu, az bir ölçüdür (bize yetmez)."

Süleymaniye Vakfı

Eşyalarını açınca sermayelerinin kendilerine iade edildiğini gördüler. Dediler ki: "Baba! Daha ne isteriz; bu bizim sermayemiz, bize iade edilmiş! (Kardeşimizi bizimle gönderirsen) Ailemize yiyecek alırız, kardeşimizi koruruz, bir deve yükü erzak da fazla alırız. Bu erzak bize azdır."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yüklerini açınca sermayelerinin kendilerine iade edildiğini gördüler. Dediler ki "Ey babamız! Daha ne isteriz; işte sermayemiz, o da iade edilmiş. Ailemize yiyecek getiririz, kardeşimizi koruruz, bir deve yükü de fazla alırız. Bu tahsisat bize azdır."

Şaban Piriş

Yüklerini açınca karşılık olarak götürdükleri sermayelerinin kendilerine iade edilmiş olduğunu gördüler. -Ey babamız! Daha ne isteriz; işte sermayemiz de bize iade edilmiş; ailemize onunla yine yiyecek getirir, kardeşimizi de korur ve bir deve yükü de artırmış oluruz; esasen bu az bir şeydir, dediler.

Tefhim-ul Kuran

Erzak yüklerini açıp da sermayelerinin kendilerine geri verilmiş olduğunu gördüklerinde, dediler ki: «Ey Babamız, daha neyi arıyoruz, işte sermayemiz bize geri verilmiş; (bununla yine) ailemize erzak getiririz, kardeşimizi koruruz ve bir deve yükünü de ilâve ederiz. Bu (aldığımız) az bir ölçektir.»

Ümit Şimşek

Eşyalarını açtıklarında, erzak bedellerinin kendilerine iade edilmiş olduğunu gördüler. 'Daha ne istiyoruz, baba?' dediler. 'İşte, erzak bedellerimiz bize geri verilmiş. Bununla biz ailemize tekrar erzak getiririz; kardeşimizi de koruruz; fazladan da bir deve yükü erzak daha alırız. Bu aldığımız ise az bir erzaktır.'

Yaşar Nuri Öztürk

Yüklerini açtıklarında sermayelerini buldular; onlara geri verilmişti. "Ey babamız, dediler, daha ne istiyoruz! İşte sermayemiz, bize geri verilmiş. Ailemize yeniden yiyecek alırız. Kardeşimizi koruruz. Bir deve yükü zahire de ilave ederiz. Zaten şu aldığımız az bir miktardır."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar yüklərini açdıqda verdikləri mallarının da özlərinə qaytarıldığını görüb dedilər: “Ey atamız! Bizə daha nə lazımdır ki? Budur, sərmayəmiz özümüzə qaytarılıb. Biz ailəmizi ərzaqla təmin edər, qardaşımızı qoruyar və bir dəvə yükü artıq ərzaq alarıq. Bu isə satın aldığımızın az bir miqdarıdır”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar yüklərini açdıqda mallarının özlərinə qaytarldığını görüb dedilər: ″Ata! Daha nə istəyirik? Bu bizim özümüzə qaytarılmış mallarımızdır. Biz (onun vasitəsilə) ailəmizʼ bir daha ərzaq alıb gətirər, qardaşımızı qoruyar və (ərzağımızın üstünə) bir dəvə yükü də ərzaq artırarıq. Bu (əvvəlcə gətirdiyimiz) isə az bir ərzaqdır!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Als sie ihr Gepäck öffneten, fanden sie, daß ihnen ihr Tauschgut zurückgegeben worden war. Da sprachen sie: ʺVater! Mehr können wir nicht wünschen. Unsere Ware ist uns zurückgegeben worden. Wir werden für unsere Leute Proviant holen, unseren Bruder beschützen und bekommen für ihn eine zusätzliche Kamelladung. Das wäre ein leichtes.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Und als sie ihre Sachen öffneten, fanden sie, daß ihre Ware ihnen zurückgegeben worden war. Sie sagten: ʺO unser Vater, was begehren wir (mehr)? Das ist unsere Ware, sie ist uns zurückgegeben worden. Wir werden Vorrat für unsere Angehörigen bringen, unseren Bruder behüten und das Maß (der Last) eines Kamels mehr haben. Das ist ein leicht(erhältlich)es Maß.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und als sie ihr Gepäck öffneten, da fanden sie, daß ihnen ihre Ware wiedergegeben worden war. Sie sagten: ʺO unser Vater, was können wir (uns) mehr wünschen? Diese unsere Ware ist uns zurückgegeben worden. Wir werden den Vorrat für unsere Familie heimbringen und unseren Bruder behüten, und überdies werden wir das Maß einer Kamellast haben. Das ist ein leicht erhältliches Maß.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und als sie ihre Satteltaschen öffneten, stellten sie fest, daß ihre Tauschware ihnen zurückgegeben wurde. Sie sagten: ʺUnser Vater! Was wollen wir noch? Dies ist unsere Tauschware, sie wurde uns zurückgegeben. Damit können wir dann unsere Familien versorgen, auf unseren Bruder achten und eine zusätzliche Ladung eines Lasttieres erhalten. Dieses ist eine leicht zu erhaltende Zumessung.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

But when they unloaded and opened their bags, they found their money had been refunded to them and there, they said: "Look O father, what more do we want! There is our money; it has been returned to us; we will provision our family, guard our brother and add a camel's load good at need; It is but a small quantity. "

Abdul Haleem

Then, when they opened their packs, they discovered that their goods had been returned to them and they said, ‘Father! We need no more [goods to barter]: look, our goods have been returned to us. We shall get corn for our household; we shall keep our brother safe; we shall be entitled to another camel-load of grain- an extra measure so easily achieved!’

Abdullah Yusuf Ali

Then when they opened their baggage, they found their stock-in-trade had been returned to them. They said: "O our father! What (more) can we desire? this our stock-in-trade has been returned to us: so we shall get (more) food for our family; We shall take care of our brother; and add (at the same time) a full camel's load (of grain to our provisions). This is but a small quantity.

Abul A'la Maududi

And when they opened their things they found that their goods had been given back to them. Thereupon they cried: "Father! What else would we desire? Look, even our goods have been given back to us, so we shall go now and bring supplies for our family, we shall protect our brother, and bring another camel-load of corn. That additional supply will be easily secured."

Aisha Bewley

Then when they opened up their saddlebags and found their merchandise returned to them, they said, ‘Our father! What more could we ask! Here is our merchandise returned to us. We can provide our families with food, and guard our brother and get an extra load. That is an easy measure to obtain.’

Al-Hilali & Khan

And when they opened their bags, they found their money had been returned to them. They said: "O our father! What (more) can we desire? This, our money has been returned to us; so we shall get (more) food for our family, and we shall guard our brother and add one more measure of a camel’s load. This quantity is easy (for the king to give)."

Ali Quli Qarai

And when they opened their baggage, they found their money restored to them. They said, ‘Father, what [more] do we want?! This is our money, restored to us! We will get provisions for our family and take care of our brother, and add another camel-load of rations. These are meagre rations.’

Amatul Rahman Omar

And when they unpacked their goods they found their cash (too) returned to them. They said, `Our father! what more should we desire? Here is our cash returned to us. And (if Benjamin accompanies us we will make the best use of it,) we will bring food for our family and we will take care of our brother, and we shall have the measure of a camel-load in addition. That measure of corn (we have already brought) is a light one (and so little and insufficient).

Arthur John Arberry

And when they opened their things, they found their merchandise, restored to them. 'Father,' they said, 'what more should we desire? See, our merchandise here is restored to us. We shall get provision for our family, and we shall be watching over our brother; we shall obtain an extra camel's load -- that is an easy measure.

Bijan Moeinian

When they opened their bags, they cried out of happiness: "See father; what more do we want. The man has even returned our merchandise. We have to go back and get more food for our family. We will take good care of our baby brother and obtain an extra camel-load of food (on his account.) What a great deal."

E. Henry Palmer

And when they opened their goods they found their chattels restored to them. Said they, 'O our father! What more can we crave? Here are our chattels restored to us, and we shall guard our brother, and shall have an additional measure beside that - a small measure.

Edip-Layth

So when they opened their bags, they found their goods had been returned to them, and they said, "Our father, what more can we desire, this is our goods returned to us, so we can get more for our family, and be guardians over our brother, and increase a measure of grain to load a camel. That is truly an easy measure!"

George Sale

And when they opened their provisions, they found their money had been returned unto them; and they said, O father, what do we desire farther? This our money hath been returned unto us: We will therefore return, and provide corn for our family: We will take care of our brother; and we shall receive a camel's burden more than we did the last time. This is a small quantity.

Hamid S. Aziz

He said, "Shall I entrust you with him with results other than when I entrusted you with his brother before him? But Allah is the best of keepers, and He is the Most Merciful of the merciful. "

Mahmoud Ghali

And as soon as they opened their belongings, they found their merchandise turned back to them. They said, "O our father, what (more) should we seek? This is our merchandise turned back to us, and we will cater for our family, and we will take good care of (i.e., preserve) our brother; and we will have an added measure of a camel's (load). That is an easy measure."

Marmaduke Pickthall

And when they opened their belongings they discovered that their merchandise had been returned to them. They said: O our father! What (more) can we ask? Here is our merchandise returned to us. We shall get provision for our folk and guard our brother, and we shall have the extra measure of a camel (load). This (that we bring now) is a light measure.

Mohamed Ahmed - Samira

When they unpacked their goods they said: "O father, what more can we ask? Look, even our money has been returned. We shall go and bring a camel-load more of grain for our family, and take good care of our brother. That will be an easy measure."

Muhammad Asad

Thereupon, when they opened their packs, they discovered that their merchandise had been returned to them; [and] they said: "O our father! What more could we desire? Here is our merchandise: it has been returned to us! [If thou send Benjamin with us,] we shall (again] be able to bring food for our family, and shall guard our brother [well], and receive in addition another camel-load of grain That [which we have brought the first time] was but a scanty measure. "

Mustafa Khattab

When they opened their bags, they discovered that their money had been returned to them. They argued, "O our father! What more can we ask for? Here is our money, fully returned to us. Now we can buy more food for our family. We will watch over our brother, and obtain an extra camel-load of grain. That load can be easily secured."

Progressive Muslims

So when they opened their bags, they found their goods had been returned to them, and they said: "Our father, what more can we desire, this is our goods returned to us, so we can get more for our family, and be guardians over our brother, and increase a measure of grain to load a camel. That is truly an easy measure!"

Sahih International

And when they opened their baggage, they found their merchandise returned to them. They said, "O our father, what [more] could we desire? This is our merchandise returned to us. And we will obtain supplies for our family and protect our brother and obtain an increase of a camel's load; that is an easy measurement."

Sam Gerrans

And when they opened their possessions, they found their merchandise returned to them. They said: “O our father: what more can we ask! This is our merchandise returned to us. And we will get provision for our people and guard our brother, and will have increase of a camel’s measure — that is an easy measure.”

Shabbir Ahmed

When they opened their packs, they discovered that their barter had been returned to them. (The grand minister, the Prophet of God, had paid on their behalf). They said, "O Our father! What more can we ask? We shall bring food for our family and guard our brother. And we shall have the extra measure of a camel load. The first load we have brought is but scant."

Syed Vickar Ahamed

Then when they opened their baggage, they found their money (used to trade for grain) had been returned to them. They said: "O our Father! What (more) could we want? This, the money (used to our trade) has been returned to us: So we will get (more) food for our family; We will take care of our brother; And add a full camel's load (of grain of food). This is a small quantity (for the king to give to us)."

Taqi Usmani

When they opened their baggage, they found their goods given back to them. They said, "Our father, what else should we want? Here is our goods given back to us, and we shall bring food to our family, protect our brother and add the measure of one camel more. That is an easy measure."

The Monotheist Group

So when they opened their baggage, they found their goods had been returned to them, and they said: "Our father, what more can we desire, these are our goods returned to us, so we can get more for our family, and be guardians over our brother, and increase a measure of grain to load a camel. That is truly an easy measure!"

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dema pertalên xwe vekirin, dîtin ku wa ye sermiyanê wan li wan hatiye vegerandin, gotin: Bavê meyo! Ma em ji vê bêhtir êdî çi dixwazin! Va ye sermiyanê me jî li me hatiye vegerandin. (Bi wî sermiyanî dîsa) em ê ji xelkê xwe re xwarinê bînin, em ê birayê xwe biparêzin û em ê barê deveyekê li xwe zêde bikin, bînin. Ev bar (li cem Melik) pîvaneke hêsan e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Toen zij hun spullen openden vonden zij dat hun koopwaar was teruggegeven en zij zeiden: ʺO onze vader, wat wensen wij nog meer, onze koopwaar is aan ons teruggegeven. Wij zullen onze mensen voorzien, over onze broer waken en een kameellading meer rantsoen krijgen; dat is een gemakkelijk rantsoen!ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En toen zij hunne zakken openden, vonden zij dat hun geld was teruggegeven, en zij zeiden: O vader! wat verlangen wij meer? Dit ons geld is ons teruggegeven; wij zullen dus wederkeeren en koren voor onze gezinnen koopen; wij zullen voor onzen broeder zorgen, en wij zullen een kameellast meer ontvangen dan den laatsten keer. Dit is eene kleine hoeveelheid.

Hollandaca — Siregar

Toen zij hun proviandzak openmaakten, vonden zij hun ruilmiddelen, en zij zeiden: ʺO onze vader, wat wensen wij nog meer? Dit zijn de onze goederen die aan ons teruggegeven zijn, en wij kunnen over onze broeder waken en wij kunnen een extra maat (graan) krijgen, zoveel als een kameel kan dragen. Dat is een makkelijke maat.ʺʹ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А когда они открыли свое имущество [вьюки], то нашли, что их товар (которым они расплатились за продовольствие) возвращен им, и сказали: «О, отец наш, что нам же­лать? Вот товар наш нам возвращен; и мы снабдим свою семью [привезем продовольствие] и сохраним нашего брата и прибавим на меру верблюда. Это – мера легкая». [Каждому прибывшему давалось не больше веса одного верблюда, поэтому поездка брата увеличивала количество продовольствия на меру груза одного верблюда.]

Rusça — Osmanov

[Когда же они] развязали свои вьюки, то обнаружили, что их [исходный] товар возвращен им (т. е. во вьюках помимо зерна они обнаружили и деньги стоимостью своего исходного товара). Они сказали: ʺО отец! Чего еще желать! [Исходный] товар нам возвратили. [В следующую поездку] мы обеспечим пропитанием свои семьи, обережем своего брата и получим вдобавок верблюжий вьюк [зерна]. И это необременительно для египетского правителяʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och när de öppnade sina packningar fann de varorna som återlämnats till dem (och) de sade: ʺFader! Vad kunde vi mer begära? Här är de varor (vi förde med oss för att byta dem mot spannmål); de har återlämnats till oss. Nu kan vi sörja för vår familj! Vi skall ta väl hand om vår broder och (om han följer med oss), kommer vi att få ännu en kamellast (spannmål) - en lättfången last!ʺ