Şu'ayb, şöyle dedi: "Ey kavmim! Söyleyin bakayım, ya ben Rabbimden gelen açık bir delil üzere isem ve katından bana güzel bir rızık vermişse!. Ben size yasakladığımı kendim yapmak istemiyorum. Ben sadece gücüm yettiğince (sizi) düzeltmek istiyorum. Başarım ancak Allah'ın yardımı iledir. Ben sadece O'na tevekkül ettim ve sadece O'na yöneliyorum."
قَالَ يَاقَوْمِ اَرَاَيْتُمْ اِنْ كُنْتُ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبِّي وَرَزَقَنِي مِنْهُ رِزْقًا حَسَنًا وَمَا اُرِيدُ اَنْ اُخَالِفَكُمْ اِلٰى مَا اَنْهٰيكُمْ عَنْهُ اِنْ اُرِيدُ اِلَّا الْاِصْلَاحَ مَا اسْتَطَعْتُ وَمَا تَوْفِيقِي اِلَّا بِاللّٰهِ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَاِلَيْهِ اُنِيبُ
ḳāle yā ḳavmi e raeytum in kuntu ǎlā beyyinetin min rabbī ve razeḳanī minhu rizḳan Hasenen ve mā urīdu en uḣālifekum ilā mā enhākum ǎnhu in urīdu illā l-iSlāHa mā steTaǎ'tu ve mā tevfīḳī illā bi(a)llahi ǎleyhi tevekkeltu ve ileyhi unību
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ey kavmim dedi Şuayb, ya Rabbimden apaçık bir delille gelmişsem, ya kendi katından beni güzel bir rızıkla rızıklandırmışsa. Sizi nehyettiğim şeye kendim aykırı hareket edemem ki. Gücümün yettiği kadar ıslâh etmek istiyorum sizi ve başarım, ancak Allah'tandır, ona dayandım ve sonunda da dönüp onun tapısına varacağım.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ey kavmim dedi Şuayb, ya Rabbimden apaçık bir delille gelmişsem, ya kendi katından beni güzel bir rızıkla rızıklandırmışsa. Sizi nehyettiğim şeye kendim aykırı hareket edemem ki. Gücümün yettiği kadar ıslâh etmek istiyorum sizi ve başarım, ancak Allahʼtandır, ona dayandım ve sonunda da dönüp onun tapısına varacağım.
Adem Uğur
Dedi ki: Ey kavmim! Eğer benim, Rabbim tarafından (verilmiş) apaçık bir delilim varsa ve O bana tarafından güzel bir rızık vermişse buna ne dersiniz? Size yasak ettiğim şeylerin aksini yaparak size aykırı davranmak istemiyorum. Ben sadece gücümün yettiği kadar ıslah etmek istiyorum. Fakat başarmam ancak Allah'ın yardımı iledir. Yalnız O'na dayandım ve yalnız O'na döneceğim.
Ahmed Hulusi
(Şuayb) dedi ki: "Ey halkım. . . Görmüyor musunuz? Ya Rabbimden kesin bir delil üstündeysem ve O bana kendinden güzel bir rızık verdiyse? Sizden yapmamanızı istediğim şeyde size ters düşmek istemiyorum. . . Gücüm yettiğince sizi düzeltmek istiyorum. . . Başarım ancak Allah'ladır. . . O'na tevekkül (hakikatimdeki El Vekiyl isminin gereğini yerine getireceğine iman) ettim ve O'na yöneliyorum. "
Ahmet Tekin
Şuayb: 'Ey kavmim, hiç düşündünüz mü, eğer ben Rabbimden gelen apaçık hak bir delile, kitap ve şeriata dayanarak görevimi yapıyorsam, O bana, helâl ticaret-kazanç yolu göstererek tarafından güzel bir rızık vermişse, bunu haram ile şüpheli hale getirmek bana yakışır mı? Ben, sizi men ettiğim şeylerin aksini yapan kimse durumuna düşmek istemem. Ben sadece gücümün yettiği sürece sizi ıslah etmeye çalışacağım. Ancak Allah’ın yardımı ile başaracağım. O’na dayanıp güvendim, işlerimi O’na havale ettim. Sadece O’na sığınır, O’na boyun eğerim.' dedi.
Ahmet Varol
Dedi ki: 'Ey kavmim! Ya ben Rabbimden gelen açık bir belge üzere isem ve O beni kendi katından güzel bir rızıkla rızıklandırmışsa? Sizi menettiğim şeylerde size karşı aykırılıkta bulunmak istemiyorum. [11] Gücümün yettiği ölçüde düzeltme yapmaktan başka bir şey istemiyorum. Başarım ancak Allah'ın yardımı iledir. Ben O'na güvendim ve O'na gönülden yönelirim.
Ali Bulaç
Dedi ki: "Ey kavmim görüşünüz nedir söyler misiniz? Ya ben Rabbimden apaçık bir belge üzerinde isem ve O da beni kendisinden güzel bir rızık ile rızıklandırmışsa? Ben, size yasakladığım şeylere (kendim sahiplenmek suretiyle) size aykırı düşmek istemiyorum. Benim istediğim, gücüm oranında yalnızca ıslah etmektir. Benim başarım ancak Allah iledir; O'na tevekkül ettim ve O'na içten yönelip dönerim."
Ali Fikri Yavuz
Şuayb şöyle dedi: “-Ey Kavmim! Söyleyin bakayım! Eğer ben, Rabbimden bir Peygamberlik üzerinde bulunuyorsam ve o, bana katından güzel bir rızık vermişse, ne yapmalıyım? Ben size aykırı hareket etmekle, sizi alıkoyduğum şeylere, kendim düşmek istemiyorum. Ben, ancak gücümün yettiği kadar islâh etmek istiyorum. Başarım da yalnız Allah’ın yardımı iledir. Sadece ona tevekkül ettim ve ona döneceğim.
Ali Rıza Safa
Dedi ki: "Ey toplumum! Görüşünüz bu mu?" "Ya ben, Efendimden açık bir kanıta dayanıyorsam ve Kendisinden güzel bir sunuyla beni onurlandırmışsa?" "Size yasakladığım şeyi, aykırılık yapmak için istediğimi sanmayın. Yalnızca, gücümün yettiği ölçüde sizi düzeltmek istiyorum. Benim başarım, ancak Allah'a bağlıdır. O'na güvendim ve O'na yönelirim!"
Bayraktar Bayraklı
Dedi ki: "Ey kavmim! Eğer benim, Rabbim tarafından verilmiş apaçık bir delilim varsa ve O bana tarafından güzel bir rızık vermişse buna ne dersiniz? Size yasak ettiğim şeylerin aksini yaparak size aykırı davranmak istemiyorum. Ben sadece gücümün yettiği kadar ıslah etmek istiyorum. Fakat başarmam Allah'ın yardımı iledir. Yalnız O'na güvenip dayandım ve bütün benliğimle O'na yöneldim."
Bekir Sadak
«Ey Milletim! Rabbimden benim bir belgem oldugu ve bana guzel bir rizik da verdigi halde, O'na karsi gelebilir miyim? Soylesenize! Size yasak ettigim seylerde, aykiri hareket etmek istemem; gucumun yettigi kadar islah etmekten baska bir dilegim yoktur. BasarÙm ancak Allah'tandÙr, O'na guvendim; O'na yoneliyorum» dedi.
Celal Yıldırım
«Ey kavmim,» dedi, «ya ben Rabbimden açık bir mucize üzere isem ve kendi katından beni güzel bir rızıkla rızıklandırmışsa, ne dersiniz, (O'na nankörlük edebilir miyim ?). Ve ben sizi men'ettiğim şeyde aykırı hareket edip (onu işlemek) istemem. Ben ancak gücüm yettiğince düzeltmek isterim. Muvaffakiyetim ancak Allah'ın yardımıyladır ve ben ancak O'na güvenip dayanırım ve O'na derin saygı ve sevgi ile yönelirim.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Şuayb de şöyle dedi: “Ey kavmim! Bir de şöyle düşünün: Ya benim, rabbimden açık bir delilim varsa ve O bana tarafından güzel bir nasip vermişse! Size yasakladığımı kendim yapmak niyetinde değilim. Ben sadece gücümün yettiği kadar ıslah etmek istiyorum. Fakat başarmam Allah’ın yardımına bağlıdır. Yalnız O’na dayanıyor ve O’na yöneliyorum.
Diyanet İşleri
Şu'ayb, şöyle dedi: "Ey kavmim! Söyleyin bakayım, ya ben Rabbimden gelen açık bir delil üzere isem ve katından bana güzel bir rızık vermişse!. Ben size yasakladığımı kendim yapmak istemiyorum. Ben sadece gücüm yettiğince (sizi) düzeltmek istiyorum. Başarım ancak Allah'ın yardımı iledir. Ben sadece O'na tevekkül ettim ve sadece O'na yöneliyorum."
Diyanet İşleri (eski)
'Ey Milletim! Rabbimden benim bir belgem olduğu ve bana güzel bir rızık da verdiği halde, O'na karşı gelebilir miyim? Söylesenize! Size yasak ettiğim şeylerde, aykırı hareket etmek istemem; gücümün yettiği kadar ıslah etmekten başka bir dileğim yoktur. Başarım ancak Allah'tandır, O'na güvendim; O'na yöneliyorum' dedi.
Diyanet Vakfi
Dedi ki: Ey kavmim! Eğer benim, Rabbim tarafından (verilmiş) apaçık bir delilim varsa ve O bana tarafından güzel bir rızık vermişse buna ne dersiniz? Size yasak ettiğim şeylerin aksini yaparak size aykırı davranmak istemiyorum. Ben sadece gücümün yettiği kadar ıslah etmek istiyorum. Fakat başarmam ancak Allah'ın yardımı iledir. Yalnız O'na dayandım ve yalnız O'na döneceğim.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Şu'ayb dedi ki: «Ey kavmim! Şayet ben Rabbimden ispat edici bir delil üzerinde bulunuyorsam ve şayet bana, O kendi katından güzel bir rızık ihsan etmişse, söyleyin bakalım ben ne yapmalıyım? Ben size karşı çıkmakla sizi menettiğim şeylere kendim düşmek istemiyorum. Ben sadece gücümün yettiği kadar ıslah etmeye çalışıyorum. Muvaffakiyetim de ancak Allah'ın yardımı ile olacaktır. Ben yalnızca O'na dayandım ve ancak O'na döneceğim.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Şu'ayb: "Ey kavmim, ne dersiniz, eğer ben Rabbimin katından açık bir delil ile gelmişsem ve O, bana kendi katından güzel bir rızık vermişse ne yapmalıyım? Size muhalefet etmemle sizi men ettiğim şeylere kendim düşmek istemiyorum. Ben, yalnızca gücümün yettiği kadar düzeltmeyi istiyorum, başarım da Allah'ın yardımı iledir. Ben yalnız O'na dayandım ve ancak O'na yüz tutarım.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey kavmim! dedi: Söyleyin bakayım eğer ben rabbımdan bir beyyine üzerinde bulunuyorsam ve o kendisinden bana güzel bir rızık ihsan etmiş ise ne yapmalıyım? Ben size muhalefet etmemle sizi nehyettiğim şeylere kendim düşmek istemiyorum, ben sade gücüm yettiği kadar ıslah istiyorum, muvaffakıyyetim de Allah iledir, ben yalnız ona dayandım ve ancak ona yüz tutarım
Erhan Aktaş
"Ey halkım! Bana söyleyin! "Ya ben Rabb'imden kanıt içeren apaçık bir bilgiye sahipsem; kendinden bana iyi bir rızık vermişse! Vazgeçmenizi istediğim şeyleri, kendim yapmak istemiyorum. Sadece gücümün yettiği kadarıyla düzeltmek istiyorum. Başarım ancak Allah'tandır. Yalnız O'na tevekkül ettim ve yalnız O'na yöneldim." dedi.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
"Ey halkım! Bana söyleyin! "Ya ben Rabb'imden kanıt içeren apaçık bir bilgiye sahipsem; kendinden bana iyi bir rızık vermişse! Vazgeçmenizi istediğim şeyleri, kendim yapmak istemiyorum. Sadece gücümün yettiği kadarıyla düzeltmek istiyorum. Başarım ancak Allah'tandır. Yalnız O'na tevekkül ettim ve yalnız O'na yöneldim." dedi.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
"Ey halkım! Bana söyleyin! Ya ben Rabb'imden kanıt içeren apaçık bir bilgiye sahipsem; kendinden bana iyi bir rızık vermişse! Vazgeçmenizi istediğim şeyleri, kendim yapmak istemiyorum. Sadece gücümün yettiği kadarıyla düzeltmek istiyorum. Başarım ancak Allah'tandır. Yalnız O'na tevekkül ettim ve yalnız O'na yöneldim.
Fizilal-il Kuran
Şuayb dedi ki; «Soydaşlarım, baksanıza, ya ben Rabbimden gelen açık bir belgeye dayanıyorsam ve O bana kendi rahmetinin sonucu olarak temiz bir geçim kaynağı vermiş ise? Yasakladığım hareketleri kendim yaparak size ters düşmek istemiyorum. Tek isteğim, gücümün yettiği oranda bozuklukları düzeltmektir. Başarım Allah'ın yardımına bağlıdır. Yalnız O'na dayanıyor ve sadece O'na yöneliyorum.»
Gültekin Onan
Dedi ki: "Ey kavmim görüşünüz nedir söyler misiniz? Ya ben rabbimden apaçık bir belge üzerinde isem ve O da beni kendisinden güzel bir rızık ile rızıklandırmışsa? Ben, size yasakladığım şeylere (kendim sahiplenmek suretiyle) size aykırı düşmek istemiyorum. Benim istediğim, gücüm oranında yalnızca ıslah etmektir. Benim başarım ancak Tanrı iledir; O'na tevekkül ettim ve O'na içten yönelip dönerim."
Hamdi Döndüren
Şuayb dedi: “Ey kavmim! Söyleyin bana eğer ben gerçekten Rabbimden bir kanıt üzerinde isem ve O, bana kendinden güzel bir rızık vermişse? Size yasak ettiğim şeylerin aksini yaparak size aykırı davranmak istemiyorum. Ben sadece gücümün yettiğince işleri düzeltmek istiyorum. Bu konuda başarılı olmam da ancak Allah’a bağlıdır. Bu yüzden ben yalnız O’na güvenip dayandım ve yalnız O’na yöneliyorum!”
Hasan Basri Çantay
"Ey kavmim, dedi, ya ben Rabbimden (gelen) apaçık bir bürhanın üzerinde isem ve O, bana kendisinden güzel bir rızk ihsan etmiş ise? (Buna) ne dersiniz? Size etdiğim yasağa rağmen, kendim size muhaalefet etmek istemiyorum ki. Ben gücümün yetdiği kadar ıslahdan başka bir şey arzu etmem. Benim muvaffakıyyetim ancak Allahın yardımıyledir. Ben yalınız Ona güvenib dayandım ve yalınız Ona dönerim".
Hasib Asutay
(Şuayb) dedi ki: 'Ey kavmim! Eğer ben Rabbimden açık bir delil üzerinde isem ve (O,) bana kendinden güzel bir rızık vermişse buna ne dersiniz? Size yasak ettiğim şeylerin aksini yaparak size aykırı davranmak istemiyorum. Ben ancak gücümün yettiği kadar iyileştirmek istiyorum. Başarım ancak Allah (ın yardımı) iledir. Yalnız O'na dayandım ve yalnız O'na döneceğim.
Hayrat Neşriyat
(Şuayb) dedi ki: 'Ey kavmim! Söyleyin bakalım; ya Rabbimden apaçık bir delîl üzerinde isem ve beni tarafından güzel bir rızık ile rızıklandırmışsa? Sizi kendisinden men' ettiğim şeyler husûsunda (siz onlardan sakınırken) size muhâlefet etmeyi (onları kendim yapmayı) istiyor da değilim. (Ben) ancak gücümün yettiği kadar ıslâh etmek istiyorum.Muvaffakiyetim ise ancak Allah(’ın yardımı) iledir. (Ben) yalnız O’na tevekkül ettim ve ancak O’na yönelirim.'
İbni Kesir
Dedi ki: Ey kavmim; ben Rabbımdan apaçık bir delil üzere iken O, bana kendisinden güzel bir rızık ihsan etmişse; ne dersiniz? Size yasakladığım şeylere aykırı hareket etmek istemem. Gücümün yettiği kadar islah etmekten başka bir isteğim yoktur. Başarım; ancak Allah'tadır. O'na tevekkül ettim ve O'na yöneliyorum.
Mehmet Okuyan
(Şuayb ise onlara) şöyle demişti: “Ey kavmim! Bir düşünsenize! Ben Rabbim tarafından apaçık bir delil üzerinde isem ve O bana kendi katından güzel bir rızık vermişse (hâliniz nasıl olacak?) Sizi kendisinden menettiğim şeylere yönelik olarak size (olan sözüme) aykırı davranmak istemiyorum. Ben gücümün yettiği kadar ıslah etmekten başka bir şey istemiyorum. Başarmam ancak Allah’ın yardımı iledir. Yalnız O’na güvendim ve yalnız O’na yöneleceğim.
Muhammed Esed
(Şuayb:) "Ey kavmim!" diye karşılık verdi, "Ne dersiniz, ya ben Rabbimden apaçık bir kanıta dayanıyorsam, ya beni kendi katından güzel bir rızıkla rızıklandırmışsa, (söyleyin, o zaman, başka nasıl davranabilirim?) Hem ben, sizden yapmamanızı istediğim şeyi, sizin hilafınıza yapmak istiyor da değilim. Ben sadece gücümün elverdiği kadar ıslah etmek istiyorum; ama (bunda ne kadar) başarı göstereceğim bütünüyle Allah'a bağlıdır. Ben O'na güvenip dayanıyor ve her zaman, her konuda O'na yöneliyorum!"
Mustafa İslamoğlu
"Ey kavmim!" dedi, "Düşünsenize bir: ya ben Rabbimin katından gelen açık bir delile dayanıyorsam; ve O beni kendi katından güzel bir rızıkla rızıklandırmışsa? Hem sizi sakındırdığım konulara girmem sadece size muhalefet etme arzumdan kaynaklanmıyor. Aksine tüm arzum, gücümün yettiğince düzeltmeye çalışmaktan ibarettir. Başarım ise yalnızca Allah'a bağlıdır: sadece O'na dayanıp güvendim ve yalnızca O'na yöneldim.
Ömer Nasuhi Bilmen
Dedi ki: «Ey kavmim! Haber veriniz, eğer ben Rabbim tarafından bir açık bürhan üzere isem ve beni kendi tarafından güzel bir rızk ile merzûk etmiş ise ve ben sizi nehyettiğim şey hususunda size muhalefet etmek istemem, ben ise başka değil, gücüm yettiği kadar ıslah isterim ve benim muvaffakiyetim ancak Allah Teâlâ iledir. Yalnız O'na tevekkül ettim ve ancak O'na dönerim.»
Ömer Öngüt
Dedi ki: “Ey kavmim! Eğer ben Rabbimden apaçık bir delil üzerinde isem ve O bana nezdinde güzel bir rızık vermişse buna ne dersiniz? Size yasak ettiğim şeylerde, aksini yaparak size aykırı hareket etmek istemem. Ben sadece gücümün yettiği kadar ıslah etmek istiyorum. Başarım ancak Allah'ın yardımı iledir. Ben yalnız O'na tevekkül ettim ve yalnız O'na yönelirim. ”
Suat Yıldırım
Şuayb: "Ey halkım! dedi, ya ben Rabbimden gelen açık delile dayanıyorsam ve O, kendi katından bana güzel bir nasip lütfetmişse?O’na nankörlük etmem doğru olur mu?Hem ben sizi birtakım şeylerden menederek kendim onları işlemek istemiyorum ki! İstediğim tek şey, gücüm yettiğince ortamı düzeltmektir. Muvaffak olmam sadece Allah’ın yardımı ile olur. Onun için ben de yalnız O’na dayanıyorum, O’na yöneliyorum.
Süleyman Ateş
"Ey kavmim, dedi, bakın, ya ben Rabbimden bir kanıt üzerinde isem ve (O), bana kendinden güzel bir rızık vermişse? Ben size menettiğim şeylerde size aykırı davranmak istemiyorum. Sadece gücümün yettiği kadar düzeltmek istiyorum. Başarım ancak Allah(ın yardımı) iledir. Yalnız O'na dayandım ve yalnız O'na yönelirim!"
Süleymaniye Vakfı
Şuayb dedi ki: "Ey halkım! Hiç düşündünüz mü, ya ben Rabbimden gelen açık bir belgeye dayanıyorsam ve o beni kendi katından güzel bir rızık ile rızıklandırmışsa? Sizi yapmaktan men ettiğim şeyleri kendim yapmak istemem. Ben sadece, gücümün yettiği kadar sizi iyiye ve güzele yöneltmek istiyorum. Başarılı olmam ancak Allah'ın yardımına bağlıdır. Ben sadece ona güvenip dayanır, sadece ona yönelirim.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Şuayb dedi ki "Ey halkım! Rabbimden gelen açık bir belgeye dayanıyorsam, o bana kendi katından güzel bir imkan vermişse, buna ne diyebilirsiniz? Sizi bir şeylerden men etmekten maksadım size muhalefet değildir. Ben sadece, gücüm yettiği kadar sizi iyiye ve güzele yöneltmek isterim. Başarılı olmam Allah'ın yardımına bağlıdır. Ben O'na güvenip dayanırım."
Şaban Piriş
Şuayb: -Ey Halkım, benim, Rabbimden bir belgem olduğu ve bana güzel bir rızık verdiği halde, O'na karşı gelebileceğimi düşünüyor musunuz? Size yasak ettiğim şeylerde, size aykırı hareket etmek istemem. Sadece gücümün yettiği kadar ıslah etmek istiyorum. Başarım yalnız Allah'a bağlıdır. O'na dayandım, O'na yöneldim, dedi.
Tefhim-ul Kuran
Dedi ki: «Ey kavmim görüşünüz nedir söyler misiniz? Ya ben Rabbimden apaçık bir belge üzerinde isem ve O da beni kendisinden güzel bir rızık ile rızıklandırmışsa? Ben, size yasakladığım şeylere (kendim sahiplenmek suretiyle) size aykırı düşmek istemiyorum. Benim istediğim, gücüm oranında yalnızca ıslah etmektir. Benim başarım ancak Allah iledir; O'na tevekkül ettim ve O'na içten yönelip dönerim.»
Ümit Şimşek
Şuayb 'Ey kavmim, söyleyin bana,' dedi. 'Ya ben Rabbimden açık bir delil üzere isem ve O bana kendi katından güzel bir rızık nasip etmişse? Size yasakladığım şeyler konusunda söylediklerimin aksini yaparak size ters düşmek istemem. Ben ancak elimden geldiği kadar ıslaha çalışıyorum. Başarmam da ancak Allah'ın yardımıyla olur. Ben Ona tevekkül ettim, Ona yöneliyorum.
Yaşar Nuri Öztürk
Dedi: "Ey toplumum! Ya ben Rabbimden bir beyyine üzerindeysem, bana lütfundan güzel bir rızık vermişse!... Size yasakladığım şeylerde, size söylediğimin aksine davranmak istemiyorum. Gücüm ölçüsünde barış ve iyilikten başka bir şey de istemiyorum. Başarım ancak Allah'ın desteğiyledir. Yalnız O'na güvendim ben, yalnız O'na yöneliyorum."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
O dedi: “Ey qövmüm! Bir deyin görək, əgər mən Rəbbimdən açıq-aydın bir dəlilə istinad edirəmsə, O da Öz tərəfindən mənə gözəl bir ruzi veribsə, onda necə olsun? Sizə qadağan etdiyim şeyləri etməklə sizin əleyhinizə çıxmaq istəmirəm. Mən ancaq bacardığım qədər islah etmək istəyirəm. Mən ancaq Allahın sayəsində uğur qazanıram. Mən yalnız Ona təvəkkül edir və yalnız Ona üz tuturam.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Şüeyb onlara) belə cavab verdi: ″Ey qövmüm! Bir deyin görək! Əgər mən Rəbbimdən aşkar bir möʼcüzə ilə gəlsəm və Rəbbim mənə Öz dərgahından gözəl (halal) bir ruzi versə (mən ona haram qatarammı)? (Və ya mən öz Rəbbimə asi ola bilərəmmi?) Mən sizə yasaq buyurduğum şeyin əksinə gedib onu özüm etmək istəmirəm. Mən yalnız bacardığım qədər sizi islah etmək istəyirəm. Mənim (bu işdə) müvəffəqiyyətim yalnız Allahın köməyilədir. Mən yalnız Ona təvəkkül etdim və məhz Onun hüzuruna dönəcəyəm!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Er sprach: ʺO mein Volk! Denkt darüber nach! Ich habe eindeutige Beweise von meinem Herrn, Der mich mit Seinen guten Gaben bedacht hat. Wie könnte ich anders handeln? Ich möchte nicht den verkehrten Weg gehen und mir nicht erlauben, was ich euch verbiete. Ich will nur das Beste für euch, soweit es mir möglich ist. Mir kann nichts ohne Gottes Beistand gelingen; auf Ihn verlasse ich mich, und zu Ihm wende ich mich mit der Bitte um Vergebung.
Almanca — Der Edle Quran
Er sagte: ʺO mein Volk, was meint ihr, wenn ich mich auf einen klaren Beweis von meinem Herrn stütze und Er mir eine schöne Versorgung gewährt hat? Und ich will mich (dann in meinem Vorhaben) von euch nicht unterscheiden, indem ich das tue, was ich euch verbiete. Ich will nur Besserung, soweit ich (sie erreichen) kann. Das Gelingen wird mir nur durch Allah (allein) beschieden. Auf Ihn verlasse ich mich, und Ihm wende ich mich reuig zu.
Almanca — M. A. Rassoul
Er sagte: ʺ0 mein Volk, seht ihr nicht ein, daß ich einen deutlichen Beweis von meinem Herrn habe und (daß) Er mir Seine Sorge angedeihen ließ? Und ich will gegen euch nicht so handeln, wie ich es euch zu unterlassen bitte. Ich will nur Besse rung, soweit ich (es erreichen) kann. Es ist keine Macht in mir als durch Allah. Auf Ihn vertraue ich und an Ihn wende ich mich.
Almanca — Muhammad Zaidan
Er sagte: ʺMeine Leute! Wie seht ihr es? Wenn ich über ein eindeutiges Zeichen von meinem HERRN verfüge und ER mir schönes Rizq gewährte, (sollte ich dies mit Haram vermischen)?! Und ich will nicht das Gegenteil von dem tun, was ich euch verbiete. Ich strebe nur die Korrektur an, wie ich kann. Meinen Erfolg gewährt mir nur ALLAH! Ihm gegenüber übe ich 1 Tawakkul und zu Ihm kehre ich um.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
There did Shuaib say to them: "My people, pause here and think but this: what if Allah has enlightened my thoughts and my innermost being and imparted to me knowledge, wisdom and spiritual light and made His grace abound in me!" "I want you to realize", he added, "that I do not move you to this divine course of action to advantage myself behind your backs of your dishonest system of trading and its ill-gotten gains. My aim is only reform I wish to brew the best I can until the pious principle governs your thoughts and you abandon wrong - doing. My successful attainment of the desired end rests in the hands of Allah; in Him I trust and to Him I lift my inward sight.
Abdul Haleem
He answered, ‘My people, can you not see? What if I am acting on clear evidence from my Lord? He Himself has given me good provision: I do not want to do what I am forbidding you to do, I only want to put things right as far as I can. I cannot succeed without God’s help: I trust in Him, and always turn to Him.
Abdullah Yusuf Ali
He said: "O my people! see ye whether I have a Clear (Sign) from my Lord, and He hath given me sustenance (pure and) good as from Himself? I wish not, in opposition to you, to do that which I forbid you to do. I only desire (your) betterment to the best of my power; and my success (in my task) can only come from Allah. In Him I trust, and unto Him I look.
Abul A'la Maududi
Shu'ayb said: 'My people! What do you think? If I stand on clear evidence from my Lord, and He has also provided me a handsome provision from Himself -(should I be ungrateful to Him and share your error and iniquity?) Nor do I desire to act contrary to what I admonish you. I desire nothing but to set things right as far as I can. My succour is only with Allah. In Him have I put my trust, and to Him do I always turn.
Aisha Bewley
He said, ‘My people! What do you think? If I do possess a Clear Sign from my Lord and He has given me His good provision, I would clearly not want to go behind your backs and do something I have forbidden you to do. I only want to put things right as far as I can. My success is with Allah alone. I have put my trust in Him and I turn to Him.
Al-Hilali & Khan
He said: "O my people! Tell me if I have a clear evidence from my Lord and He has given me a good sustenance from Himself (shall I corrupt it by mixing it with the unlawfully earned money). I wish not, in contradiction to you, to do that which I forbid you. I only desire reform to the best of my power. And my guidance cannot come except from Allâh, in Him I trust and unto Him I repent.
Ali Quli Qarai
He said, ‘O my people! Have you considered, should I stand on a manifest proof from my Lord, who has provided me a good provision from Himself? I do not wish to oppose you by what I forbid you. I only desire to put things in order, as far as I can, and my success lies only with Allah: in Him I have put my trust, and to Him I turn penitently.
Amatul Rahman Omar
He said, `My people! what do you think? While I stand (by His grace) on a clear proof from my Lord (then why should not I guide people to the path of peace?), He has provided me from Himself with a goodly and honest livelihood (I cannot therefore be dishonest to Him). I have no intention to practise contrary to you the very thing which I forbid you to do. All that I desire is to set things right as far as I can. There is no power in me to do something (for setting things right) except through the help of Allâh. In Him do I put my trust and to Him do I always turn.
Arthur John Arberry
He said, 'O my people, what think you? If I stand upon a clear sign from my Lord, and He has provided me with fair provision from Him -- and I desire not to come behind you, betaking me to that I forbid you; I desire only to set things right, so far as I am able. My succour is only with God; in Him I have put my trust, and to Him I turn, penitent.
Bijan Moeinian
Shu’aib said: "For the sake of argument, imagine that God (beyond the shadow of the doubt) has revealed the truth to me. In addition, He has showered me with His best blessings. How can I, then (just in order to please you) join you in your evil practices? No way, I will never do what I forbid you to do. My only desire is to reform you and I will do my best to achieve this goal. My success in this enterprise completely depends on God in Whom I have put my trust and to Whom I have submitted full heartedly."
E. Henry Palmer
He said, 'O my people! Do ye see? If I stand upon a manifest sign from my Lord, and He provides me from Himself with a goodly provision, and I consent not with you to that which I forbid you, I only wish to better you so far as I can,- nor comes my grace through any one but God; on Him do I rely, and unto Him I turn.
Edip-Layth
He said, "O my people, do you see that if I am on clear evidence from my Lord, and He has provided me with good provision from Him, then I would not want to contradict by doing what I forbid you from. I only want to fix what I can, and my guidance is only with God. To Him I place my trust, and to Him I repent."
George Sale
He said, O my people, tell me; if I have received an evident declaration from my Lord, and He hath bestowed on me an excellent provision, and I will not consent unto you in that which I forbid you; do I seek any other than your reformation, to the utmost of my power? My support is from God alone; on Him do I trust, and unto Him do I turn me.
Hamid S. Aziz
They said, "O Shu'eyb! Do your prayers bid you that we should forsake what our fathers served, or that we should not do as we please with our own property? You are, forsooth, the clement and straight-forward one (or simpleton)!"
Mahmoud Ghali
He said, "O my people, have you seen (that) in case I (rely) on Supreme evidence from my Lord and He has provided me with fair provision from Him (should i corrupt it)? And in no way would I like to differ from you (and do) whatever I forbid you (to do). Decidedly I would (do) nothing except reformation, (i.e., acting righteously) so far as I am able to. And in no way is my success with anyone except with Allah; in Him I have put my trust, and to Him I turn penitent.
Marmaduke Pickthall
He said: O my people! Bethink you: if I am (acting) on a clear proof from my Lord and He sustaineth me with fair sustenance from Him (how can I concede aught to you)? I desire not to do behind your backs that which I ask you not to do. I desire naught save reform so far as I am able. My welfare is only in Allah. In Him I trust and unto Him I turn (repentant).
Mohamed Ahmed - Samira
He said: "O my people, think. I have a clear sign from my Lord, who has also given me a goodly provision, and I do not wish for myself what I forbid you: I only wish to reform you as best I can. My success is from God alone. In Him I have placed my trust, and to Him I turn.
Muhammad Asad
He answered: "O my people! What do you think? If [it be true that] I am taking my stand on a clear evidence from my Sustainer, who has vouchsafed me goodly sustenance [as a gift] from Himself - [how could I speak to you otherwise than I do]? And yet, I have no desire to do, out of opposition to you, what I am asking you not to do: I desire no more than to set things to rights in so far as it lies within my power; but the achievement of my aim depends on God alone. In Him have I placed my trust, and unto Him do I always turn!
Mustafa Khattab
He said, "O my people! Consider if I stand on a clear proof from my Lord and He has blessed me with a good provision from Him. I do not want to do what I am forbidding you from. I only intend reform to the best of my ability. My success comes only through Allah. In Him I trust and to Him I turn.
Progressive Muslims
He said: "O my people, do you see that if I am on clear evidence from my Lord, and He has provided me with good provision from Him, then I would not want to contradict by doing what I am deterring you from. I only want to fix what I can, and my guidance is only with God. To Him I place my trust, and to Him I repent."
Sahih International
He said, "O my people, have you considered: if I am upon clear evidence from my Lord and He has provided me with a good provision from Him. .. ? And I do not intend to differ from you in that which I have forbidden you; I only intend reform as much as I am able. And my success is not but through Allah. Upon him I have relied, and to Him I return.
Sam Gerrans
He said: “O my people: have you considered: if I be upon clear evidence from my Lord, and He has provided me with a goodly provision from Him[...]? But I desire not to oppose you in that which I forbid you; I desire only right ordering, so far as I am able. And my success is only through God; in Him have I placed my trust, and to Him do I turn.”
Shabbir Ahmed
He said, "O My people! Think again! What if I have clear evidence of the Truth from my Lord? What if He has provided me with a decent and honorable sustenance while I follow His Laws? I deal in all fairness and I shall never preach what I don't practice behind your sight. I sincerely desire your betterment so far as I can. But the achievement of my aim depends on Allah alone. I trust in Allah and turn to Him hoping for the best."
Syed Vickar Ahamed
He said: "O my people! Tell me if I have a clear (proof) from my Lord, and He has given me good (and pure) livelihood from Himself, (shall I corrupt it with unjust money?), I do not wish to do what I forbid you to do. I only wish for (your) betterment to the best of my power (and ability); And my guidance can only come from Allah. In Him I trust, and to Him I look in repentance.
Taqi Usmani
He said, "O my people, tell me, if I am on a clear path from my Lord and He has provided me with a good provision from Himself, (should I still leave you unguided?) I do not want to do in your absence what I forbid you from. I want nothing but to set things right as far as I can. My ability to do any thing comes from none but Allah. In Him alone I have placed my trust and to Him alone I turn in humbleness.
The Monotheist Group
He said: "O my people, do you see that if I am on clear evidence from my Lord, and He has provided me with good provision from Him, then I would not want to contradict by doing what I am prohibiting you from. I only want to make right what I can, and my guidance is only with God. To Him I place my trust, and to Him I repent."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Il dit: ʺO mon peuple, voyez-vous si je me base sur une preuve évidente émanant de mon Seigneur, et sʹIl mʹattribue de Sa part une excellente donation?... Je ne veux nullement faire ce que je vous interdis. Je ne veux que la réforme, autant que je le puis. Et ma réussite ne dépend que dʹAllah. En Lui je place ma confiance, et cʹest vers Lui que je reviens repentant.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
(Şueyb ji wan re) Got: Gelî miletê min! Ma hûn dê ji vê re çi bêjin, eger ez ji Xwedayê xwe li ser mucîzeyeke aşkera bim û Wî ji aliyê xwe risqekî fireh û helal dabe min! Ez navêm bi vê ya ez we jê didim alî ku li dijî we herim. Ez bes bi qasî ji min bê çêkirinê dixwazim. Serkeftina min bes bi arîkariya Xwedê ye. Bes min xwe spartiye Wî û ez ê lê vegerim.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Hij zei: ʺMijn volk! Hoe zien jullie het? Als ik op een duidelijk bewijs van mijn Heer steun en Hij van Zijn kant goed in mijn levensonderhoud voorziet? Ik wil jullie ook niet tegenspreken over wat ik jullie verbied. Ik wens alleen maar zo goed als ik kan orde op zaken te stellen. Mijn welslagen hangt alleen van God af; op Hem stel ik mijn vertrouwen en tot Hem wend ik mij schuldbewust.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Hij zeide: O mijn volk! Zeg mij, indien ik eene duidelijke verklaring van mijn Heer heb ontvangen en hij mij een schoon deel zijner gaven heeft geschonken, en ik u niet wil veroorloven wat hij heeft verboden, zoek ik dan iets anders dan uwe verbetering, met al mijne macht? Mijn steun is God alleen; in hem vertrouw ik, en tot hem wend ik mij.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
(Пророк Шуайб) сказал: «О, народ мой! Думали ли вы (о том, что) если я (опираюсь) на ясное знамение от Господа моего [нахожусь на ясном пути, который даровал мне Господь мой] (когда призываю вас к поклонению только Аллаху и когда пытаюсь удержать вас от обмана в торговле), и (при этом) Он даровал мне от Себя прекрасный удел, (то, неужели я ослушаюсь Его)? И я не желаю предавать вас в том, что Он вам запретил [сам совершать то, от чего вас удерживаю]... И я желаю только исправления [чтобы вы исправились], насколько я могу (это делать). И помощь моя только у Аллаха [только Он мне помогает]; (только) на Него я положился и (только) к Нему обращаюсь (с покаянием).
Rusça — Osmanov
Шуʹайб сказал: ʺО мой народ! Вы бы подумали: ведь коли мне даровано Господом моим ясное доказательство, коли Он даровал мне прекрасную долю [, то как мне ослушаться Его]? Не пререкаться с вами о том, что я вам запрещаю, хочу я, а лишь исправления [ваших деяний], насколько это в моих силах. Споспешествовать мне в этом может только Аллах. На Него я уповаю, к Нему обращаюсь.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Han svarade: ʺVad anser ni, mitt folk? Om jag har ett klart vittnesbörd från min Herre som jag stöder mig på och om Han frikostigt skänker mig allt vad jag behöver - (gör jag då inte rätt när jag talar till er som jag gör)? Det är inte min avsikt att (bakom er rygg) göra det som jag uppmanar er att avstå från; det enda jag vill är att så långt jag förmår (hjälpa er att) leva ett bättre liv. Om jag skall lyckas med detta ligger helt i Guds hand; till Honom litar jag och till Honom vänder jag alltid åter i ånger (över mina synder).