Hayır öyle değil. Onlar, ilmini kavrayamadıkları ve kendilerine yorumu gelmemiş olan bir şeyi yalanladılar. Kendilerinden öncekiler de (peygamberleri ve onlara indirilen kitapları) böyle yalanlamışlardı. Bak, o zalimlerin sonu nasıl oldu.
بَلْ كَذَّبُوا بِمَا لَمْ يُحِيطُوا بِعِلْمِهِ وَلَمَّا يَأْتِهِمْ تَأْوِيلُهُ كَذٰلِكَ كَذَّبَ الَّذِينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الظَّالِمِينَ
bel keƶƶebū bimā lem yuHīTū bi ǐlmihi ve lemmā ye'tihim te'vīluhu ke ƶālike keƶƶebe (e)lleƶīne min ḳablihim fe nZur keyfe kāne ǎāḳibetu Z-Zālimīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Hayır, onlar bilgileriyle kavrayamadıkları ve henüz zuhûr etmeyen vaitleri yalanladılar. Tıpkı bunun gibi evvelce gelip geçen ümmetler de peygamberlerini yalanlamışlardı. Bak da gör, zulmedenlerin sonları neye varmış, nice olmuş.
Abdulkadir Gölpınarlı
Hayır, onlar bilgileriyle kavrayamadıkları ve henüz zuhûr etmeyen vaitleri yalanladılar. Tıpkı bunun gibi evvelce gelip geçen ümmetler de peygamberlerini yalanlamışlardı. Bak da gör, zulmedenlerin sonları neye varmış, nice olmuş.
Adem Uğur
Bilakis, onlar ilmini kavrayamadıkları ve yorumu kendilerine asla gelmemiş olan (Kur'an'ı) yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Şimdi bak, zalimlerin sonu nasıl oldu!
Ahmed Hulusi
Hayır! İlmini ihata etmedikleri ve ne olduğu hakkındaki bilgisi henüz kendilerine açılmamış bir şeyi yalanladılar. . . Onlardan öncekiler de böyle yalanladılar! Zulmedenlerin sonu nasıl oldu bir bak!
Ahmet Tekin
Aslında onlar, mâhiyetini, içindeki bilgileri, getirdiği ilâhî düzeni kavrayamadıkları, bildirdiği hususlar da o an önlerinde gerçekleşmediği, sonuçlarını hemen görmedikleri için Kur’ân’ı yalanladılar. Onlardan öncekiler de kutsal kitapları, peygamberleri böyle yalanlamışlardı. Şimdi ibret nazarıyla bak, incele, inkâr ile isyan ile, baskı, zulüm, işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen, aleyhte propaganda yapan zâlimlerin sonu nasıl oldu?
Ahmet Varol
Hayır, onlar ilmini kavrayamadıkları ve kendilerine henüz yorumu gelmemiş şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Zalimlerin sonlarının nasıl olduğuna bir bak!
Ali Bulaç
Hayır, onlar ilmini kuşatamadıkları ve kendilerine henüz yorumu gelmemiş bir şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Zulmedenlerin nasıl bir sonuca uğradıklarına bir bak.
Ali Fikri Yavuz
Hayır, o kâfirler, ilmini kavrayamadıkları Kur’an’ı yalanladılar ve kendilerine, hakikat ve inceliği hakkında bir anlayış da gelmedi. Onlardan önce gelen ümmetler de Peygamberlerini, işte böyle yalanlamışlardı. Amma bak, zalimlerin âkibeti nasıl oldu!...
Ali Rıza Safa
Hayır! Bilgisini kavrayamadıkları ve önceden kendilerine açıklanmamış bir şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Artık, haksızlık yapanların sonunun nasıl olduğuna bir bak?
Bayraktar Bayraklı
Bilakis, onlar ilmini kavrayamadıkları ve yorumu kendilerine asla gelmemiş olan Kur'an'ı yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Şimdi bak, zalimlerin sonu nasıl oldu?
Bekir Sadak
Onlar, ilmini kavrayamadiklari ve henuz yorumu da kendilerine bildirilmemis olan seyi yalanladilar. Onlardan oncekiler de boylece yalanlamislardi. Zalimlerin sonunun nasil olduguna bir bak.
Celal Yıldırım
Hayır, onlar ilmini kavrayamadıkları ve henüz yorumu da kendilerine gelip ulaşmıyan şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Bir bak, zâlimlerin sonu ne oldu ?
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
İşin gerçeği şu ki onlar, mahiyetini bilemedikleri ve henüz kendilerine yorumu yapılmamış olan şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de işte böyle yalan saymışlardı; ama bak zalimlerin sonu nice oldu!
Diyanet İşleri
Hayır öyle değil. Onlar, ilmini kavrayamadıkları ve kendilerine yorumu gelmemiş olan bir şeyi yalanladılar. Kendilerinden öncekiler de (peygamberleri ve onlara indirilen kitapları) böyle yalanlamışlardı. Bak, o zalimlerin sonu nasıl oldu.
Diyanet İşleri (eski)
Onlar, ilmini kavrayamadıkları ve henüz yorumu da kendilerine bildirilmemiş olan şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böylece yalanlamışlardı. Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak.
Diyanet Vakfi
Bilakis, onlar hakkıyla bilmedikleri ve bildirdikleri kendilerine (vakıa olarak) gelmemiş Kur’an’ı yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Şimdi bak, zalimlerin sonu nasıl oldu!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Hayır. Onlar bilgileriyle kavrayamadıkları, te'vili de kendilerine hiç gelmemiş olan bir şeyi yalan saydılar. Bunlardan önce gelip geçenler de yine böyle inkâr etmişlerdi, amma bak zalimlerin akıbeti nasıl oldu.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Hayır, onlar anlamını kavrayamadıkları ve yorumu kendilerine hiç gelmemiş olan birşeye yalan dediler; bunlardan önce gelip geçenler de böyle yalanlamışlardı; ancak bak zalimlerin sonu nasıl oldu!
Elmalılı Hamdi Yazır
Hayır onlar, ılmini ihata etmedikleri ve te'vili kendilerine hiç gelmemiş olan bir şey'i tekzib ettiler, bunlardan evvel geçenler de böyle tekzib etmişlerdi amma bak zalimlerin akıbeti nasıl oldu?
Erhan Aktaş
Hayır! Onlar, bilgisini kavrayamadıkları ve kendilerine asıl anlamı açıklanmamış bir şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bak!
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Hayır! Onlar, bilgisini kavrayamadıkları ve kendilerine asıl anlamı açıklanmamış bir şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bak!
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Hayır! Onlar, bilgisini kavrayamadıkları ve kendilerine asıl anlamı açıklanmamış bir şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bak!
Fizilal-il Kuran
Tersine onlar bilgisini kavrayamadıkları ve henüz açıklamasına da muhatap olmadıkları bir mesajı yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlanmışlardı. Gör bakalım, o zalimlerin sonu nice oldu?
Gültekin Onan
Hayır, onlar ilmini kuşatamadıkları ve kendilerine henüz tevili gelmemiş bir şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Zulmedenlerin nasıl bir sonuca uğradıklarına bir bak.
Hamdi Döndüren
Hayır, onlar, bilgisini kavrayamadıkları ve yorumu da henüz kendilerine gelmemiş olan bir şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Ama zâlimlerin sonunun ne olduğuna bir bak!
Hasan Basri Çantay
Hayır, onlar ilmini kavrayamadıkları şey'i yalan saydılar. Kendilerine te'vili (hakkında bir idrak) gelmedi. Onlardan evvelki (ümmetler) de (peygamberlerini) böyle tekzib etdiler işte. Bak, o zaalimlerin sonucu nice olmuşdur!
Hasib Asutay
Hayır, ilmini kavrayamadıkları ve yorumu kendilerine hiç gelmemiş (18) olan bir şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Bak, o zalimlerin sonu nasıl oldu? (18. Veya yorumu henüz ortaya çıkmamış.)
Hayrat Neşriyat
Bil'akis (onlar) ilmini kavrayamadıkları ve te’vîli (ma'nâsı) henüz kendilerine gelmemiş olan bir şeyi (Kur’ân’ı daha anlamadan) yalanladılar. Onlardan öncekiler de(peygamberlerini ve kendilerine gönderilen kitabları) böyle yalanlamıştı ama, bak zâlimlerin âkıbeti nasıl oldu!
İbni Kesir
Hayır, onlar bilgisini kavrayamadıkları, yorumu kendilerine gelmemiş bir şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak.
Mehmet Okuyan
Aksine onlar bilgisini kavrayamadıkları ve yorumu kendilerine asla gelmemiş olan (Kur’an’ı) yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Şimdi bak, zalimlerin sonu nasıl olmuştu!
Muhammed Esed
Hayır hayır, aslında onlar özünü, hikmetini kavrayamadıkları ve önceden kendilerine açıklanmamış her şeyi yalanlamaya eğilimliler. Onlardan önce gelip geçenler de işte böyle gerçeği yalanlamaya yeltenmişlerdi. (Gerçeği görmek istiyorsan) zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak!
Mustafa İslamoğlu
Fakat hayır, aksine onlar özünü kavramaktan aciz kaldıkları, üstelik o mesajın ayrıntılı açıklaması da (henüz) kendilerine ulaşmamışken yalanlamayı tercih ettiler. Onlardan öncekiler de işte böylesi bir yalanlamaya yeltenmişlerdi; fakat (onların akıbetini merak ediyorsan), dön de zalimlerin sonunun ne olduğuna bir bak!
Ömer Nasuhi Bilmen
Hayır. Onlar ilmini ihata edemedikleri ve daha te'vili kendilerine gelmemiş olan bir şeyi tekzîp ettiler. Onlardan evvelkiler de böylece tekzîpte bulunmuşlardı. Artık bak ki zalimlerin akibeti nasıl olmuştur.
Ömer Öngüt
Hayır! Onlar ilmini kavrayamadıkları ve henüz te'vili kendilerine gelmemiş olan bir şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de aynı şekilde yalanlamışlardı. Bak! Zâlimlerin sonu nasıl oldu?
Suat Yıldırım
Hayır! Onlar, hakkında etraflı bir bilgi edinmeden ve henüz yorumuna tam vakıf olmadan, bu Kur’ân’ı, çarçabuk yalanladılar. Kendilerinden öncekiler de böyle yalan saymışlardı. Bak ve zalimlerin sonunun nasıl olduğunu anla!
Süleyman Ateş
Hayır, bilgisini kavrayamadıkları, sonucu henüz başlarına gelmemiş olan bir şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Bak, o zalimlerin sonu nice oldu?
Süleymaniye Vakfı
Aslında onlar, tam kavramadıkları şey karşısında yalana sarıldılar. Halbuki onun sonucu henüz ortaya çıkmış değildir. Onlardan öncekiler de aynı şekilde yalana sarılmışlardı. Yanlış yapanların sonunun nasıl olduğuna bir bak.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Aslında onlar, Kur'an'daki bilgiyi (ilmi) anlamadan, (ayetler arası) iç bağlamı henüz ortaya çıkmadan yalana sarıldılar. Onlardan öncekiler de böyle yalana sarılmışlardı. Yanlışlar içindekilerin sonunun nasıl olduğunu bir düşün.
Şaban Piriş
Onlar, ilmini kavrayamadıkları ve henüz açıklaması onlara gelmemiş olan bir şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak!
Tefhim-ul Kuran
Hayır, onlar ilmini kuşatamadıkları ve kendilerine de henüz yorumu gelmemiş bir şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Zulme sapanların nasıl bir sonuca uğradıklarına bir bak.
Ümit Şimşek
Aslında onlar, ilmini kavrayamadıkları ve henüz başlarına gelmemiş olan şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı; sonra, bak, o zalimlerin sonu ne oldu.
Yaşar Nuri Öztürk
Hayır, düşündükleri gibi değil. Onlar, ilmini kuşatamadıkları ve yorumu kendilerine hiç gelmemiş bir şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamıştı. Bak da gör nasıl olmuştur zalimlerin sonu!
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Xeyr! Onlar elmini qavraya bilmədikləri və hələ yozumu onlara gəlməmiş bir şeyi (Quranı) yalan hesab etdilər. Onlardan əvvəlkilər də yalan hesab etmişdilər. Bir gör zalımların aqibəti necə oldu.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Xeyir, o kafirlər elmini qavraya bilmədikləri və hələ yozumu (müşriklərə, kafirlərə vəʼd edilmiş əzab) onlara gəlib çatmamış Qurʼanı yalan hesab etdilər. Onlardan əvvəlkilər də (Allahın əmrlərini, ilahi kitabları, öz peyğəmbərlərini) təkzib etmişdilər. Bir gör zalımların axırı necə oldu!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Sie leugnen die Offenbarung, über die sie nichts wissen und über deren Sinn sie keine Auslegung haben. Ähnlich leugneten die Ungläubigen, die es vor ihnen gab. Seht, wie das Ende der Ungerechten war.
Almanca — Der Edle Quran
ʺNein! Vielmehr erklären sie das für Lüge, wovon sie kein umfassendes Wissen haben, und schon bevor seine Deutung zu ihnen gekommen ist. So haben es auch diejenigen, die vor ihnen waren, für Lüge erklärt. Schau, wie das Ende der Ungerechten war!
Almanca — M. A. Rassoul
Nein; aber sie haben das geleugnet, was sie an Wissen nicht umfassen ten, und ebensowenig zugänglich war ihnen seine Deutung. Ebenso leugneten auch jene, die vor ihnen waren. Doch siehe, wie das Ende der Ungerechten war!
Almanca — Muhammad Zaidan
Nein, sondern sie verleugneten das, dessen Wissen sie sich nicht aneigneten und dessen Exegese ihnen noch nicht zuteil wurde. Solcherart haben diejenigen vor ihnen geleugnet. So siehe, wie das Anschließende der Unrecht-Begehenden war.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
The fact is that: they deny the Quran and assert that it is false without deliberating on its divine discourse and without knowledge of its precepts, nor has its interpretation been given yet. Similarly reacted their predecessors under the vexations of their minds, and you can see the fatal consequence of the wrongful of actions.
Abdul Haleem
But they are denying what they cannot comprehend- its prophecy has yet to be fulfilled for them. In the same way, those before them refused to believe- see what was the end of those evildoers!
Abdullah Yusuf Ali
Nay, they charge with falsehood that whose knowledge they cannot compass, even before the elucidation thereof hath reached them: thus did those before them make charges of falsehood: but see what was the end of those who did wrong!
Abul A'la Maududi
In fact they arbitrarily rejected as false whatever they failed to comprehend and whose final sequel was not apparent to them. Likewise had their predecessors rejected the truth, declaring it falsehood. Do observe, then, what was the end of the wrong-doers.
Aisha Bewley
No, the fact is that they have denied something which their knowledge does not embrace and the meaning of which has not yet reached them. In the same way those before them also denied the truth. See the final fate of the wrongdoers!
Al-Hilali & Khan
Nay, they have belied the knowledge whereof they could not comprehend and what has not yet been fulfilled (i.e. their punishment). Thus those before them did belie. Then see what was the end of the Zâlimûn (polytheists and wrong-doers)!
Ali Quli Qarai
Rather, they deny that whose knowledge they do not comprehend, and whose explanation has not yet come to them. Those who were before them denied likewise. So observe how was the fate of the wrongdoers!
Amatul Rahman Omar
Nay, (the thing is that) they have cried lies to that the (full) knowledge of which they could not comprehend and whose (true) significance has not yet been explained to them. Their predecessors cried lies (to the truth) just in the same manner. But behold, how was the end of the wrong doers!
Arthur John Arberry
No; but they have cried lies to that whereof they comprehended not the knowledge, and whose interpretation has not yet come to them. Even so those that were before them cried lies; then behold how was the end of the evildoers!
Bijan Moeinian
The fact of the matter is, they have rejected Qur’an without studying it or contemplating about its verses. The previous disbelievers did the same thing and see where they ended up.
E. Henry Palmer
Yet they call that a lie, the knowledge of which they cannot compass, while its interpretation has not yet come to them; so did those before them charge with lying, and see what was the end of the unjust!
Edip-Layth
No, they have lied about the things they did not have comprehensive knowledge of, and before its explanation came to them. Similarly, those before them denied, so see what the retribution of the wicked was!
George Sale
But they have charged that with falsehood, the knowledge whereof they do not comprehend, neither hath the interpretation thereof come unto them. In the same manner did those who were before them, accuse their prophets of imposture; but behold, what was the end of the unjust.
Hamid S. Aziz
Do they say, "He hath devised it"? Say then, "Bring a surah (chapter) like it, and call, if you can, on other than Allah, if you are truthful!"
Mahmoud Ghali
No indeed, (but) they have cried lies to that of which they did not encompass the knowledge and whose interpretation as yet has not come up to them. Thus the ones who were even before them cried lies; so, look how was the end of the unjust!.
Marmaduke Pickthall
Nay, but they denied that, the knowledge whereof they could not compass, and whereof the interpretation (in events) hath not yet come unto them. Even so did those before them deny. Then see what was the consequence for the wrong-doers!
Mohamed Ahmed - Samira
In fact, they deny what is beyond the reach of their knowledge, whose explanation has not reached them yet. So had those who have gone before them denied; but look at the fate of the unjust
Muhammad Asad
Nay, but they are bent on giving the lie to everything the wisdom whereof they do not comprehend, and ere its inner meaning has become clear to them Even thus did those who lived before their time give the lie to the truth: and behold what happened in the end to those evildoers!
Mustafa Khattab
In fact, they ˹hastily˺ rejected the Book without comprehending it and before the fulfilment of its warnings. Similarly, those before them were in denial. See then what was the end of the wrongdoers!
Progressive Muslims
No, they have lied about that which they did not have knowledge of, nor has its explanation come to them. It is also how those before them denied, so see how was the retribution of the wicked!
Sahih International
Rather, they have denied that which they encompass not in knowledge and whose interpretation has not yet come to them. Thus did those before them deny. Then observe how was the end of the wrongdoers.
Sam Gerrans
The truth is, they have denied what they compassed not in knowledge, and whose interpretation has not yet come to them. Thus denied those before them. Then see thou how was the final outcome of the wrongdoers.
Shabbir Ahmed
Nay, they deny it without grasping the profound knowledge therein. And they have yet to see the benevolent transformation it can bring about in the making of humanity. Generations before them rejected Divine Revelation. Then see what was the consequence for those who thus wronged themselves!
Syed Vickar Ahamed
No! They say it is false that whose knowledge they cannot understand, even before its proof has reached them: Like this did those before them accuse as false: But see what was the end of those who did wrong!
Taqi Usmani
But they have rejected a thing they could not comprehend with knowledge, while its ultimate end has not appeared to them as yet. Similarly those who passed before them had rejected the truth. So, look how was the fate of the unjust.
The Monotheist Group
No, they have lied about that which they had no knowledge, nor has its explanation come to them. It is also how those before them denied, so see how was the retribution of the wicked!
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Bien au contraire: ils ont traité de mensonge ce quʹils ne peuvent embrasser de leur savoir, et dont lʹinterprétation ne leur est pas encore parvenue. Ainsi ceux qui vivaient avant eux traitaient dʹimposteurs (leurs messagers). Regarde comment a été la fin des injustes!
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Naxêr, belkî ji ber ku zanîna wan tênegihîştiye û hê jî şîroveya wê ji wan re nehatiye, wan bawerî pê neanî. Yên beriya wan jî, wekî wan (bi pêxemberên xwe) bawerî neanîbûn. De binêre ka encama zaliman çawa bûye!
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Welnee, zij loochenen wat zij niet met hun kennis kunnen omvatten en waarvan de uitleg nog niet tot hen gekomen is. Zo hebben zij die er voor hun tijd waren ook van leugens beticht. Kijk dan hoe het einde was van de onrechtplegers.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Maar zij hebben, datgene van valscheid beschuldigd, waarvan zij geen begrip hebben; hoewel de verklaring daarvan tot hen gekomen zij. Evenzoo deden zij, die vóór hen bestonden en hunne profeten van bedrog beschuldigden: maar onthoudt wat het einde der onrechtvaardigen was!
Hollandaca — Siregar
Nee, zij loochenden zelfs de kennis over hem (de Koran), die zij niet kunnen bevatten, en de uitleg ervan is nog niet tot hen gekomen. Zo loochenden ook degenen vóór hen. Zie dan hoe het einde was van de onrechtplegers.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Но, они [многобожники] отвергли то [Коран], знания о чем они не охватили [не поняв и на поразмыслив над его смыслом] и толкование чего [итог обещанного в Коране] еще не пришло к ним. Так [как многобожники не уверовали в угрозу Аллаха о наказании] отвергли и (общины) бывшие до них. И посмотри [получи назидание], каков был конец [какое наказание постигало] беззаконников.
Rusça — Osmanov
Так нет же, они объявляют ложью то, чего не постигают [своим] знанием и толкование чего им недоступно. Точно так же считали ложью [Писание] те, которые жили до них. Что же, погляди, каков был конец нечестивцев.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Nej, de förkastar som lögn allt som ligger utanför deras kunskap och vars djupare mening de ännu inte förstår. De som levde före dem kallade också sanningen för lögn, och se hur slutet blev för dessa orättfärdiga (människor)!