ن ط ق (NŦG) kökünün geçtiği ayetler

Sözlük anlamı

Konuşmak, seslendirmek, sesleri artiküle etmek, net konuşmak.

Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0

İlgili Ayetler (12)

Bu kök Kur'an boyunca 12 kez, 6 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.

Sırala:

يَنْطِقُونَ4 kez

Enbiya 21:63يَنْطِقُونَyenTiḳūnekonuşurlarsa

قَالَ بَلْ فَعَلَهُ كَبِيرُهُمْ هٰذَا فَسْـَٔلُوهُمْ اِنْ كَانُوا يَنْطِقُونَ

ḳāle bel feǎlehu kebīruhum hāƶā fe selūhum in kānū yenTiḳūne

Dedi ki: "Hayır! Bunu şu büyükleri yapmıştır. Konuşabiliyorlarsa, onlara sorun bakalım!"

Enbiya 21:65يَنْطِقُونَyenTiḳūnekonuşmazlar

ثُمَّ نُكِسُوا عَلٰى رُؤُ۫سِهِمْ لَقَدْ عَلِمْتَ مَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ يَنْطِقُونَ

ṧumme nukisū ǎlā ru'ūsihim le ḳad ǎlimte mā hā'ulā'i yenTiḳūne

Sonra eski inanç ve inatlarına döndüler ve, "Andolsun, bunların konuşmayacağını sen de bilirsin" dediler.

Neml 27:85يَنْطِقُونَyenTiḳūnekonuşmazlar

وَوَقَعَ الْقَوْلُ عَلَيْهِمْ بِمَا ظَلَمُوا فَهُمْ لَا يَنْطِقُونَ

ve veḳaǎ l-ḳavlu ǎleyhim bimā Zelemū fe hum lā yenTiḳūne

Zulümlerinden dolayı sözü edilen azap tepelerine iner de artık konuşamazlar.

Mürselat 77:35يَنْطِقُونَyenTiḳūnekonuşamayacakları

هٰذَا يَوْمُ لَا يَنْطِقُونَ

hāƶā yevmu lā yenTiḳūne

Bu, konuşamayacakları gündür.

يَنْطِقُ3 kez

Mü'minun 23:62يَنْطِقُyenTiḳusöyleyen

وَلَا نُكَلِّفُ نَفْسًا اِلَّا وُسْعَهَا وَلَدَيْنَا كِتَابٌ يَنْطِقُ بِالْحَقِّ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

ve lā nukellifu nefsen illā vus'ǎhā ve ledeynā kitābun yenTiḳu bi l-Haḳḳi ve hum lā yuZlemūne

Biz hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazla yük yüklemeyiz. Katımızda hakkı söyleyen bir kitab vardır. Onlar zulme, haksızlığa uğratılmazlar.

Casiye 45:29يَنْطِقُyenTiḳusöylüyor

هٰذَا كِتَابُنَا يَنْطِقُ عَلَيْكُمْ بِالْحَقِّ اِنَّا كُنَّا نَسْتَنْسِخُ مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

hāƶā kitābunā yenTiḳu ǎleykum bi l-Haḳḳi innā kunnā nestensiḣu mā kuntum teǎ'melūne

İşte kitabımız, size karşı gerçeği söylüyor. Çünkü biz yapmakta olduklarınızı kaydediyorduk.

Necm 53:3يَنْطِقُyenTiḳuO konuşmaz

وَمَا يَنْطِقُ عَنِ الْهَوٰى

ve mā yenTiḳu ǎni l-hevā

O, nefis arzusu ile konuşmaz.

تَنْطِقُونَ2 kez

Saffat 37:92تَنْطِقُونَtenTiḳūnekonuşmuyorsunuz

مَا لَكُمْ لَا تَنْطِقُونَ

mā lekum lā tenTiḳūne

"Ne diye konuşmuyorsunuz?"

Zariyat 51:23تَنْطِقُونَtenTiḳūnekonuştuğunuz

فَوَرَبِّ السَّمَاءِ وَالْاَرْضِ اِنَّهُ لَحَقٌّ مِثْلَ مَا اَنَّكُمْ تَنْطِقُونَ

fe ve rabbi s-semāi ve l-erDi innehu le Haḳḳun miṧle mā ennekum tenTiḳūne

Göğün ve yerin Rabbine andolsun ki o (size va'dolunanlar), sizin konuşmanız gibi gerçektir.

مَنْطِقَ1 kez

Neml 27:16مَنْطِقَmenTiḳadili

وَوَرِثَ سُلَيْمٰنُ دَاوُ۫دَ وَقَالَ يَاأَيُّهَا النَّاسُ عُلِّمْنَا مَنْطِقَ الطَّيْرِ وَاُو۫تِينَا مِنْ كُلِّ شَيْءٍ اِنَّ هٰذَا لَهُوَ الْفَضْلُ الْمُبِينُ

ve veriṧe suleymānu dāvūde ve ḳāle yā eyyuhā n-nāsu ǔllimnā menTiḳa T-Tayri ve ūtīnā min kulli şey'in inne hāƶā le huve l-feDlu l-mubīnu

Süleyman, Davud'a varis oldu ve, "Ey insanlar, bize kuş dili öğretildi ve bize her şey verildi. Şüphesiz bu, apaçık bir lütuftur" dedi.

اَنْطَقَنَا1 kez

Fussilet 41:21اَنْطَقَنَاenTaḳanābizi konuşturdu

وَقَالُوا لِجُلُودِهِمْ لِمَ شَهِدْتُمْ عَلَيْنَا قَالُوا اَنْطَقَنَا اللّٰهُ الَّذِي اَنْطَقَ كُلَّ شَيْءٍ وَهُوَ خَلَقَكُمْ اَوَّلَ مَرَّةٍ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

ve ḳālū li culūdihim li me şehidtum ǎleynā ḳālū enTaḳanā (a)llahu elleƶī enTaḳa kulle şey'in ve huve ḣaleḳakum evvele merratin ve ileyhi turceǔne

Onlar derilerine, "Niçin aleyhimize şahitlik ettiniz?" derler. Derileri de der ki; "Bizi her şeyi konuşturan Allah konuşturdu. İlk defa sizi O yaratmıştı ve yine yalnızca O'na döndürülüyorsunuz."

اَنْطَقَ1 kez

Fussilet 41:21اَنْطَقَenTaḳakonuşturan

وَقَالُوا لِجُلُودِهِمْ لِمَ شَهِدْتُمْ عَلَيْنَا قَالُوا اَنْطَقَنَا اللّٰهُ الَّذِي اَنْطَقَ كُلَّ شَيْءٍ وَهُوَ خَلَقَكُمْ اَوَّلَ مَرَّةٍ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

ve ḳālū li culūdihim li me şehidtum ǎleynā ḳālū enTaḳanā (a)llahu elleƶī enTaḳa kulle şey'in ve huve ḣaleḳakum evvele merratin ve ileyhi turceǔne

Onlar derilerine, "Niçin aleyhimize şahitlik ettiniz?" derler. Derileri de der ki; "Bizi her şeyi konuşturan Allah konuşturdu. İlk defa sizi O yaratmıştı ve yine yalnızca O'na döndürülüyorsunuz."