Biz hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazla yük yüklemeyiz. Katımızda hakkı söyleyen bir kitab vardır. Onlar zulme, haksızlığa uğratılmazlar.

وَلَا نُكَلِّفُ نَفْسًا اِلَّا وُسْعَهَا وَلَدَيْنَا كِتَابٌ يَنْطِقُ بِالْحَقِّ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

ve lā nukellifu nefsen illā vus'ǎhā ve ledeynā kitābun yenTiḳu bi l-Haḳḳi ve hum lā yuZlemūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَاve lāve
2نُكَلِّفُnukellifuك ل فUğraşmak, gayretli olmak, bir nesneye kendini kaptırmak.biz teklif etmeyiz
3نَفْسًاnefsenن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunanhiç kimseye
4اِلَّاillābaşkasını
5وُسْعَهَاvus'ǎhāو س عBol olmak, içine almak, kavramak, sarıp sarmalamak.gücünün yetiğinden
6وَلَدَيْنَاve ledeynāve katımızda vardır
7كِتَابٌkitābunك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetbir Kitap
8يَنْطِقُyenTiḳuن ط قKonuşmak, seslendirmek, sesleri artiküle etmek, net konuşmak.söyleyen
9بِالْحَقِّbi l-Haḳḳiح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekgerçeği
10وَهُمْve humve onlara
11لَاasla
12يُظْلَمُونَyuZlemūneظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakhaksızlık edilmez

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve biz, hiç kimseye gücü, yetmeyeceği bir şey teklif etmeyiz ve katımızdadır gerçek olanı söyleyen kitap ve onlar, zulüm görmezler.

Adem Uğur

Biz hiç kimseyi gücünün yettiğinden başkası ile yükümlü kılmayız. Nezdimizde hakkı söyleyen bir kitap vardır ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.

Ahmed Hulusi

Hiçbir bilince kapasitesinin üstündekini teklif etmeyiz. . . Hak olarak açığa çıkan (her birimin yaratılış amacına göre hak ettiğini gösteren) BİLGİ vardır. . . Onlara haksızlık yapılmaz!

Ahmet Tekin

Biz, bir kimseyi ancak gücünün yettiği kadarı ile mükellef kılarız. Nezdimizde, hakkı, doğruyu söyleyen, doğruları ortaya koyan bir kitap, bir sicil vardır. Onlar hiçbir şekilde haksızlığa uğratılmayacaklar.

Ahmet Varol

Hiç kimseye güç yetirebileceğinden fazlasını yüklemeyiz. Bizim katımızda hakkı söyleyen bir kitap vardır ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.

Ali Bulaç

Hiç kimseye güç yetireceğinden fazlasını yüklemeyiz; elimizde hakkı söylemekte olan bir kitap vardır ve onlar hiç bir haksızlığa uğratılmazlar.

Ali Fikri Yavuz

Biz, herkese ancak güç ve takatı miktarınca teklif yaparız; (gücünün üstünde olan şeylerle sorumlu tutmayız). Katımızda (her kulun amelinin yazılı bulunduğu) bir kitab vardır; o, doğruyu söyler. Onlar zulme uğratılmazlar.

Ali Rıza Safa

Hiç kimseye, gücünün yeteceğinden aşırısını yüklemeyiz. Katımızda, gerçeği söyleyen bir Kitap vardır; onlara haksızlık yapılmaz.

Bayraktar Bayraklı

Biz, herkesi ancak gücü oranında sorumlu tutarız. Katımızda hakikati konuşan bir kitap vardır, onlar haksızlığa uğratılmazlar.

Bekir Sadak

Biz herkese ancak gucunun yetecegi kadar yukleriz. Katimizda gercegi soyleyen bir kitap vardir; onlar haksizliga ugratilmazlar.

Celal Yıldırım

Herkese ancak gücü ve imkânı nisbetinde teklifte bulunuruz. Yanımızdaki kitap hakkı söyler ve onlar haksızlığa uğramazlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Biz hiç kimseyi gücünün yettiğinden fazlasıyla yükümlü kılmayız. Katımızda hakkı söyleyen bir kitap vardır, onlara haksızlık edilmez.

Diyanet İşleri

Biz hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazla yük yüklemeyiz. Katımızda hakkı söyleyen bir kitab vardır. Onlar zulme, haksızlığa uğratılmazlar.

Diyanet İşleri (eski)

Biz herkese ancak gücünün yeteceği kadar yükleriz. Katımızda gerçeği söyleyen bir kitap vardır; onlar haksızlığa uğratılmazlar.

Diyanet Vakfi

Biz hiç kimseyi gücünün yettiğinden başkası ile yükümlü kılmayız. Nezdimizde hakkı söyleyen bir kitap vardır ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Biz hiç kimseyi, gücünün yettiğinden başkası ile yükümlü kılmayız. Nezdimizde hakkı söyleyen bir kitap vardır ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Biz hiç kimseyi, gücünün yettiğinden başkası ile yükümlü kılmayız. Nezdimizde hakkı söyleyen bir kitap vardır ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz hiç kimseyi, gücünün yettiğinden başkası ile yükümlü kılmayız. Nezdimizde hakkı söyleyen bir kitap vardır ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.

Erhan Aktaş

Hiç kimseyi gücünün yettiğinden fazlasıyla sorumlu tutmayız. Nezdimizde gerçeği söyleyen bir kitap vardır. Onlar haksızlığa uğratılmazlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hiç kimseyi gücünün yettiğinden fazlasıyla sorumlu tutmayız. Nezdimizde gerçeği söyleyen bir kitap vardır. Onlar haksızlığa uğratılmazlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hiç kimseyi gücünün yettiğinden fazlasıyla sorumlu tutmayız. Nezdimizde gerçeği söyleyen bir kitap vardır. Onlar haksızlığa uğratılmazlar.

Fizilal-il Kuran

Biz herkese taşıyabileceği kadar yük yükleriz. Bizim katımızda, gerçeği olduğu gibi söyleyen bir kitap vardır. Onlara asla haksızlık edilmez.

Gültekin Onan

Hiç kimseye güç yetireceğinden fazlasını yüklemeyiz; elimizde hakkı söylemekte olan bir kitap vardır ve onlar hiç bir haksızlığa uğratılmazlar.

Hamdi Döndüren

Biz hiç kimseyi gücünün üstünde bir şeyle yükümlü tutmayız. Katımızda gerçeği söyleyen bir kitap vardır ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.

Hasan Basri Çantay

Biz hiçbir kimseye gücünün yeteceğinden başkasını teklif etmeyiz. Nezdimizde hakkı söyleyen bir kitab vardır. Onlar asla haksızlığa uğratılmazlar.

Hasib Asutay

Biz hiçbir kimseyi gücünün yettiğinden başkasıyla yükümlü kılmayız. Katımızda gerçeği söyleyen bir kitap vardır ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.

Hayrat Neşriyat

(Biz) kimseyi gücünün yetmeyeceği bir şeyle mükellef tutmayız ve katımızda gerçeği söyleyen bir kitab vardır; onlar haksızlığa da uğratılmazlar.

İbni Kesir

Biz, hiç kimseye gücünün yeteceğinden fazlasını yüklemeyiz. Katımızda gerçeği konuşan bir kitab vardır. Ve onlar asla haksızlığa uğratılmazlar

Mehmet Okuyan

Biz kimseye gücünün yeteceğinden başkasını yüklemeyiz. Katımızda gerçeği konuşan bir kitap vardır; onlar, haksızlığa uğratılmayacaklardır.

Muhammed Esed

Biz hiç kimseye gücünün üstünde yük yüklemeyiz; ve katımızda (insanların ne yaptığı, ne yapabileceği konusunda) gerçeği söyleyen bir kitap bulunmaktadır; binaenaleyh, kimseye haksızlık yapılmayacaktır.

Mustafa İslamoğlu

Ve Biz hiç kimseye gücünün üstünde yük yüklemeyiz; zira Bizim katımızda hakkı-hakikati olduğu gibi dile getiren bir kayıt tutulmaktadır: sonuçta onlar asla zulme uğramayacaklar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve Biz bir kimseye tâkatinden başka bir şey ile teklifte bulunmayız ve Bizim katımızda bir kitap vardır ki, hakkı söyler ve onlar zulmolunmazlar.

Ömer Öngüt

Biz hiç kimseye gücünün üstünde teklifte bulunmayız. Katımızda gerçeği söyleyen bir kitap (Levh-i mahfuz) vardır ve onlara aslâ haksızlık edilmez.

Suat Yıldırım

Biz hiç kimseye takatinin üstünde yük yüklemeyiz. Nezdimizde gerçeği bildiren, insanların yaptıklarını tam tamına tesbit eden bir kitap vardır. Bundan ötürü asla haksızlığa uğratılmazlar.

Süleyman Ateş

Biz, hiç kimseye gücünün üstünde bir şey teklif etmeyiz. Katımızda gerçeği söyleyen bir Kitap vardır. (Herkesin eylemleri onda tesbit edilmiştir), onlara asla haksızlık edilmez.

Süleymaniye Vakfı

Biz kimseye gücünün üstünde bir sorumluluk yüklemeyiz. Yanımızda gerçekleri anlatan bir defter vardır. Kimse haksızlığa uğratılmayacaktır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kimseye, gücünün yettiğinden fazlasını yüklemeyiz. Yanımızda doğruyu gösteren bir kayıt olur. Kimse haksızlığa uğratılmaz.

Şaban Piriş

Hiç kimseye gücünün üstünde görev yüklemeyiz. Yanımızda hakkı söyleyen bir kitap vardır. Onlara asla zulmedilmez.

Tefhim-ul Kuran

Hiç kimseye güç yetireceğinden fazlasını yüklemeyiz; elimizde hakkı söylemekte olan bir kitap vardır ve onlar hiç bir haksızlığa uğratılmazlar.

Ümit Şimşek

Biz kimseye gücünden fazlasını yüklemeyiz. Katımızda da herşeyi doğru olarak bildiren bir kitap vardır; onun için, asla haksızlığa uğratılmazlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz hiçbir benliğe yaratılış kapasitesinin üstünde görev yüklemeyiz. Bizim katımızda, hakkı söyleyen bir kitap vardır. Onlara haksızlık edilmez.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz hər kəsi yalnız qüvvəsi çatdığı qədər yükləyirik. Yanımızda haqqı deyən bir Kitab vardır. Onlara zülm olunmaz.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz heç kəsi gücü çatmayan işi görməyə vadar etmərik. (Hər kəsi yalnız qüvvəsi çatdığı qədər yükləyərik. Namazı ayaq üstə qıla bilməyən oturub qıla bilər. Xəstəliyinə, zəifliyinə görə oruc tuta bilməyən orucunu yeyə bilər). Bizdə haqqı söyləyən bir Kitab vardır. Onlara (haqsız yerə əsla) zülm olunmaz.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir erlegen keinem Menschen mehr auf, als er zu tragen vermag. Wir haben im Buch alles der Wahrheit gemäß erfaßt. Ihnen wird kein Unrecht geschehen.

Almanca — Der Edle Quran

Wir erlegen keiner Seele mehr auf, als sie zu leisten vermag. Und bei Uns ist ein Buch, das die Wahrheit redet, und es wird ihnen kein Unrecht zugefügt.

Almanca — M. A. Rassoul

Und Wir fordern von keiner Seele etwas über das hinaus, was sie zu leisten vermag. Und Wir haben ein Buch, das die Wahrheit spricht; und es soll ihnen kein Unrecht geschehen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und WIR erlegen keinem Menschen auf außer dem, was er vermag. Und WIR haben ein Register, das die Wahrheit artikuliert. Und ihnen wird kein Unrecht zugefügt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And on no soul do We impose what is beyond its capability nor more than it can bear, and We have a volume in which all records of deeds and actions are kept and it simply speaks like a book and no one shall ever be wronged.

Abdul Haleem

We do not burden any soul with more than it can bear- We have a Record that tells the truth- they will not be wronged.

Abdullah Yusuf Ali

On no soul do We place a burden greater than it can bear: before Us is a record which clearly shows the truth: they will never be wronged.

Abul A'la Maududi

We do not lay a burden on anyone beyond his capacity. We have a Book with Us that speaks the truth(about everyone); and they shall in no wise be wronged.

Aisha Bewley

We do not impose on any self any more than it can stand. With Us there is a Book which speaks the truth. They will not be wronged.

Al-Hilali & Khan

And We task not any person except according to his capacity, and with Us is a Record which speaks the truth, and they will not be wronged.

Ali Quli Qarai

We task no soul except according to its capacity, and with Us is a book that speaks the truth, and they will not be wronged.

Amatul Rahman Omar

And We do not lay down responsibility upon any soul beyond its capacity and We have a book (of law) which speaks and acts justly and no injustice is done to anyone.

Arthur John Arberry

We charge not any soul save to its capacity, and with Us is a Book speaking truth, and they shall not be wronged.

Bijan Moeinian

Rest assured that I am not obliging nobody to do what he cannot bear. I have a precise (with no video trick) record of everything (that you have done.) No body (in the Lord’s court) will be subject to the least injustice.

E. Henry Palmer

But we will not oblige a soul beyond its capacity; for with us is a book that utters the truth, and they shall not be wronged.

Edip-Layth

We do not burden a person except with what it can bear. We have a record that speaks with the truth, they will not be wronged.

George Sale

We will not impose any difficulty on a soul, except according to its ability; with us is a book, which speaketh the truth; and they shall not be injured.

Hamid S. Aziz

These race to good things, and they shall be the first in the race.

Mahmoud Ghali

And We do not charge any self except to its capacity, and close to Us is a Book pronouncing the Truth, and they will not be done any injustice.

Marmaduke Pickthall

And we task not any soul beyond its scope, and with Us is a Record which speaketh the truth, and they will not be wronged.

Mohamed Ahmed - Samira

We do not burden a soul beyond capacity, for We have a record that tells the truth. No wrong will be done to any one.

Muhammad Asad

And [withal. ] We do not burden any human being with more than he is well able to bear: for with Us is a record that speaks the truth [about what men do and can do]; and none shall be wronged.

Mustafa Khattab

We never require of any soul more than what it can afford. And with Us is a record which speaks the truth. None will be wronged.

Progressive Muslims

And We do not burden a soul except with what it can bare. And We have a record that speaks with the truth, they will not be wronged.

Sahih International

And We charge no soul except [with that within] its capacity, and with Us is a record which speaks with truth; and they will not be wronged.

Sam Gerrans

And We burden not any soul save to its capacity; and with Us is a writ which speaks the truth, and they will not be wronged.)

Shabbir Ahmed

We do not hold responsible any person beyond his or her capacity. Our Commands are meant to expand your human potential. (2:286), (6:153), (7:42). And with Us is the Database that speaks the Truth (about what you can and cannot do). And none shall de wronged.

Syed Vickar Ahamed

And We place not a burden upon anyone except according to the capacity of the person: And with Us is a record clearly showing the truth: And they will never be wronged.

Taqi Usmani

We do not place a burden on anyone except according to his ability. With Us there is a book which speaks with truth, and they shall not be wronged.

The Monotheist Group

AndWe do not burden a soul except with what it can bear. And We have a record that speaks with the truth, they will not be wronged.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous nʹimposons à personne que selon sa capacité. Et auprès de Nous existe un Livre qui dit la vérité, et ils ne seront pas lésés.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Em tu kesî zêdeyî qeweta wî berpirs nagirin. Li bal me kitêbek (a kar û kiryaran) heye ku rastiyê dibêje û neheqî yê li wan neyê kirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar Wij leggen niemand meer op dan hij kan dragen en Wij hebben een boek dat de waarheid spreekt; en hun zal geen onrecht worden gedaan.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij willen geene ziel eenige moeielijkheid opleggen, behalve datgene waartoe zij in staat is. Bij ons is een boek dat de waarheid spreekt, en zij zullen niet onrechtvaardig worden behandeld.

Hollandaca — Siregar

Wij belasten niemand dan volgens zijn vermogen en Wij hebben een boek dat volgens de Waarheid spreekt. En zij worden niet onrechtvaardig behandeld.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И Мы не возлагаем на душу ничего, кроме только того, что она может [не вменяем в обязанность Нашим рабам то, что им не под силам]; и у Нас есть книга (где ангелы записали деяния Нашего раба), которая говорит истину, и по отношению к ним [к рабам Аллаха] не будет проявлена несправедливость [не будет убавлено ни одно их благое дело, и не будет прибавлено ни одно плохое дело].

Rusça — Osmanov

Мы возлагаем на человека только по мере его возможности. При Нас хранится книга, которая глаголет истину, и с ними поступят по справедливости.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Vi lägger inte på någon en tyngre börda än han kan bära och hos Oss förvaras en bok som säger sanningen (om människornas handlingar). Och de skall inte lida orätt.