م ه د (MHD̃) kökünün geçtiği ayetler

Sözlük anlamı

beşik, uyku yeri, yatak, hazırlık, yerleşim yeri, temelleri atmak, yer açmak

Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0

İlgili Ayetler (16)

Bu kök Kur'an boyunca 16 kez, 9 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.

Sırala:

الْمِهَادُ5 kez

Bakara 2:206الْمِهَادُl-mihādubir yataktır o

وَاِذَا قِيلَ لَهُ اتَّقِ اللّٰهَ اَخَذَتْهُ الْعِزَّةُ بِالْاِثْمِ فَحَسْبُهُ جَهَنَّمُ وَلَبِئْسَ الْمِهَادُ

ve iƶā ḳīle lehu tteḳi (a)llahe eḣaƶethu l-ǐzzetu bi l-iṧmi fe Hasbuhu cehennemu ve le bi'se l-mihādu

Ona "Allah'tan kork" denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!

Al-i İmran 3:12الْمِهَادُl-mihādubir döşektir

قُلْ لِلَّذِينَ كَفَرُوا سَتُغْلَبُونَ وَتُحْشَرُونَ اِلٰى جَهَنَّمَ وَبِئْسَ الْمِهَادُ

ḳul li(e)lleƶīne keferū se tuğlebūne ve tuHşerūne ilā cehenneme ve bi'se l-mihādu

İnkar edenlere de ki: "Siz mutlaka yenilgiye uğrayacak ve toplanıp cehenneme doldurulacaksınız. Orası ne fena yataktır!"

Al-i İmran 3:197الْمِهَادُl-mihāduyataktır (orası)

مَتَاعٌ قَلِيلٌ ثُمَّ مَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُ وَبِئْسَ الْمِهَادُ

metāǔn ḳalīlun ṧumme me'vāhum cehennemu ve bi'se l-mihādu

(Onların bu refahı) az bir yararlanmadır. Sonra onların barınağı cehennemdir. Ne kötü bir yataktır orası!

Ra'd 13:18الْمِهَادُl-mihādubir yataktır

لِلَّذِينَ اسْتَجَابُوا لِرَبِّهِمُ الْحُسْنٰى وَالَّذِينَ لَمْ يَسْتَجِيبُوا لَهُ لَوْ اَنَّ لَهُمْ مَا فِي الْاَرْضِ جَمِيعًا وَمِثْلَهُ مَعَهُ لَافْتَدَوْا بِهِ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ سُوءُ الْحِسَابِ وَمَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُ وَبِئْسَ الْمِهَادُ

li(e)lleƶīne stecābū li rabbihimu l-Husnā ve(e)lleƶīne lem yestecībū lehu lev enne lehum mā fī l-erDi cemīǎn ve miṧlehu meǎhu lāftedev bihi ulāike lehum sū'u l-Hisābi ve me'vāhum cehennemu ve bi'se l-mihādu

Rablerinin emrine uyanlar için mükafatın en güzeli vardır. Ona uymayanlar ise, yeryüzünde olan her şey ve onun yanında bir katı daha kendilerinin olsa, kurtulmak için hepsini kurtuluş fidyesi olarak verirlerdi. İşte hesabın kötüsü bunlar içindir. Varacakları yer de cehennemdir. O ne kötü yataktır!

Sad 38:56الْمِهَادُl-mihādubir döşektir

جَهَنَّمَ يَصْلَوْنَهَا فَبِئْسَ الْمِهَادُ

cehenneme yeSlevnehā fe bi'se l-mihādu

(55-56) İşte böyle! Şüphesiz azgınlar için elbette kötü bir dönüş yeri, cehennem vardır. Onlar oraya girerler. Orası ne kötü bir yataktır!

الْمَهْدِ3 kez

Al-i İmran 3:46الْمَهْدِl-mehdibeşikte

وَيُكَلِّمُ النَّاسَ فِي الْمَهْدِ وَكَهْلًا وَمِنَ الصَّالِحِينَ

ve yukellimu n-nāse fī l-mehdi ve kehlen ve mine S-SāliHīne

"O, beşikte de, yetişkin çağında da insanlarla konuşacak, salihlerden olacaktır."

Maide 5:110الْمَهْدِl-mehdibeşikte iken

اِذْ قَالَ اللّٰهُ يَاعِيسَىٰ ابْنَ مَرْيَمَ اذْكُرْ نِعْمَتِي عَلَيْكَ وَعَلٰى وَالِدَتِكَ اِذْ اَيَّدْتُكَ بِرُوحِ الْقُدُسِ تُكَلِّمُ النَّاسَ فِي الْمَهْدِ وَكَهْلًا وَاِذْ عَلَّمْتُكَ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَالتَّوْرٰيةَ وَالْاِنْجِيلَ وَاِذْ تَخْلُقُ مِنَ الطِّينِ كَهَيْـَٔةِ الطَّيْرِ بِاِذْنِي فَتَنْفُخُ فِيهَا فَتَكُونُ طَيْرًا بِاِذْنِي وَتُبْرِئُ الْاَكْمَهَ وَالْاَبْرَصَ بِاِذْنِي وَاِذْ تُخْرِجُ الْمَوْتٰى بِاِذْنِي وَاِذْ كَفَفْتُ بَنِي اِسْرَٓاءِيلَ عَنْكَ اِذْ جِئْتَهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْهُمْ اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُبِينٌ

iƶ ḳāle (a)llahu yā ǐysā bne meryeme ƶkur niǎ'metī ǎleyke ve ǎlā velidetike iƶ eyyedtuke bi rūHi l-ḳudusi tukellimu n-nāse fī l-mehdi ve kehlen ve iƶ ǎllemtuke l-kitābe ve l-Hikmete ve t-tevrāte ve l-incīle ve iƶ teḣluḳu mine T-Tīni ke hey'eti T-Tayri bi iƶnī fe tenfuḣu fīhā fe tekūnu Tayran bi iƶnī ve tubriu l-ekmehe ve l-ebraSa bi iƶnī ve iƶ tuḣricu l-mevtā bi iƶnī ve iƶ kefeftu benī isrāīle ǎnke iƶ ci'tehum bi l-beyyināti fe ḳāle (e)lleƶīne keferū minhum in hāƶā illā siHrun mubīnun

O gün Allah, şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile desteklemiştim. Beşikte iken de, yetişkin iken de insanlara konuşuyordun. Hani, sana kitabı, hikmeti, Tevrat'ı, İncil'i de öğretmiştim. Hani iznimle çamurdan kuş şekline benzer bir şey yapıyordun da içine üflüyordun, benim iznimle hemen bir kuş oluyordu. Yine benim iznimle doğuştan körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. Hani benim iznimle ölüleri de (hayata) çıkarıyordun. Hani sen, İsrailoğullarına açık mucizeler getirdiğin zaman, ben seni onlardan kurtarmıştım da onlardan inkar edenler, "Bu, ancak açık bir büyüdür" demişlerdi.

Meryem 19:29الْمَهْدِl-mehdibeşikte

فَاَشَارَتْ اِلَيْهِ۠ قَالُوا كَيْفَ نُكَلِّمُ مَنْ كَانَ فِي الْمَهْدِ صَبِيًّا

fe eşārat ileyhi ḳālū keyfe nukellimu men kāne fī l-mehdi Sabiyyen

Bunun üzerine (Meryem, çocukla konuşun diye) ona işaret etti. "Beşikteki bir bebekle nasıl konuşuruz?" dediler.

مَهْدًا2 kez

Ta-Ha 20:53مَهْدًاmehdenbeşik

اَلَّذِي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ مَهْدًا وَسَلَكَ لَكُمْ فِيهَا سُبُلًا وَاَنْزَلَ مِنَ السَّمَاءِ مَاءً فَاَخْرَجْنَا بِهِ اَزْوَاجًا مِنْ نَبَاتٍ شَتّٰى

elleƶī ceǎle lekumu l-erDe mehden ve seleke lekum fīhā subulen ve enzele mine s-semāi māen fe eḣracnā bihi ezvācen min nebātin şettā

"Rabbim, yeryüzünü size beşik yapan, orada size yollar açan ve size gökten yağmur indirendir." Böylece onunla sizin için yerden türlü türlü bitkileri çift çift çıkardık.

Zuhruf 43:10مَهْدًاmehdenbir beşik

اَلَّذِي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ مَهْدًا وَجَعَلَ لَكُمْ فِيهَا سُبُلًا لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

elleƶī ceǎle lekumu l-erDe mehden ve ceǎle lekum fīhā subulen leǎllekum tehtedūne

O, yeryüzünü size beşik yapan ve gideceğiniz yere ulaşasınız diye sizin için orada yollar var edendir.

مِهَادٌ1 kez

A'raf 7:41مِهَادٌmihādunbir döşek

لَهُمْ مِنْ جَهَنَّمَ مِهَادٌ وَمِنْ فَوْقِهِمْ غَوَاشٍ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الظَّالِمِينَ

lehum min cehenneme mihādun ve min fevḳihim ğavāşin ve ke ƶālike neczī Z-Zālimīne

Onlar için cehennem ateşinden döşek, üstlerinde de cehennem ateşinden örtüler var. İşte biz zalimleri böyle cezalandırırız.

يَمْهَدُونَ1 kez

Rum 30:44يَمْهَدُونَyemhedūnehazırlamaktadırlar

مَنْ كَفَرَ فَعَلَيْهِ كُفْرُهُ وَمَنْ عَمِلَ صَالِحًا فَلِاَنْفُسِهِمْ يَمْهَدُونَ

men kefera fe ǎleyhi kufruhu ve men ǎmile SāliHen fe li enfusihim yemhedūne

Kim inkar ederse, inkarı kendi aleyhinedir. Kimler de salih amel işlerse, ancak kendileri için (cennette yer) hazırlarlar.

الْمَاهِدُونَ1 kez

Zariyat 51:48الْمَاهِدُونَl-māhidūnedöşeyiciyiz

وَالْاَرْضَ فَرَشْنَاهَا فَنِعْمَ الْمَاهِدُونَ

ve l-erDe feraşnāhā fe niǎ'me l-māhidūne

Yeri de biz döşedik. Biz ne güzel döşeyiciyiz.

وَمَهَّدْتُ1 kez

Müddessir 74:14وَمَهَّدْتُve mehhedtuve döşedim

وَمَهَّدْتُ لَهُ تَمْهِيدًا

ve mehhedtu lehu temhīden

Kendisine alabildiğine imkanlar sağladım.

تَمْهِيدًا1 kez

Müddessir 74:14تَمْهِيدًاtemhīdenbir döşeyişle

وَمَهَّدْتُ لَهُ تَمْهِيدًا

ve mehhedtu lehu temhīden

Kendisine alabildiğine imkanlar sağladım.

مِهَادًا1 kez

Nebe 78:6مِهَادًاmihādenbir beşik

اَلَمْ نَجْعَلِ الْاَرْضَ مِهَادًا

e lem nec'ǎli l-erDe mihāden

(6-7) Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık yapmadık mı?