Kendisine alabildiğine imkanlar sağladım.
وَمَهَّدْتُ لَهُ تَمْهِيدًا
ve mehhedtu lehu temhīden
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | وَمَهَّدْتُ | ve mehhedtu | م ه دbeşik, uyku yeri, yatak, hazırlık, yerleşim yeri, temelleri atmak, yer açmak | ve döşedim |
| 2 | لَهُ | lehu | kendisine | |
| 3 | تَمْهِيدًا | temhīden | م ه دbeşik, uyku yeri, yatak, hazırlık, yerleşim yeri, temelleri atmak, yer açmak | bir döşeyişle |
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve onun geçimini yaydım da yaydım.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve onun geçimini yaydım da yaydım.
Adem Uğur
Kendisine bir döşeyiş döşedim.
Ahmed Hulusi
Kendisine alabildiğine genişlik ve bolluk yaşattığımı!
Ahmet Tekin
Ona, ne büyük imkânlar sağlamıştım.
Ahmet Varol
Kendisi için (dünya nimetlerini) yaydıkça yaydım.
Ali Bulaç
Ve sayısız imkan ve fırsatları önüne serdim.
Ali Fikri Yavuz
Ona nimet döşedim de döşedim...
Ali Rıza Safa
Ve geniş olanaklar verdim.
Bayraktar Bayraklı
- Tek olarak yarattığım, kendisine geniş servet ve gözü önünde duran oğullar verdiğim, kendisi için nimetleri serdikçe serdiğim o kişiyi bana bırak!
Bekir Sadak
(11-14) Tek olarak yaratip kendisine bol bol mal, cevresinde bulunan ogullar verdigim ve nimeteri yaydikca yaydigim o kimseyi Bana birak.
Celal Yıldırım
(11-12-13-14) (Ey Peygamber!) Beni, o tek başına yarattığım, kendisine geniş çapta mal ve göz önünde duran çocuklar verdiğim; imkânları hazırlayıp döşediğim adamla başbaşa bırak.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(14-15) Önüne nimetleri serdikçe serdiğim, arkasından daha fazla vermemi bekleyen kişiyi!
Diyanet İşleri
Kendisine alabildiğine imkanlar sağladım.
Diyanet İşleri (eski)
(11-14) Tek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak.
Diyanet Vakfi
(11-14) Tek olarak yaratıp, kendisine geniş servet ve gözü önünde duran oğullar verdiğim, kendisi için (nimetleri önüne) serdikçe serdiğim o kimseyi bana bırak!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Hem ona büyük imkânlar sağladım.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
hem kendisine bir döşeyiş döşedim (şeref ve itibar verdim)!
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem kendisine bir döşeyip döşedim
Erhan Aktaş
Ona, geniş imkanlar sağladım.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ona, geniş imkanlar sağladım.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ona, geniş imkanlar sağladım.
Fizilal-il Kuran
Her işini yoluna koydum.
Gültekin Onan
Ve sayısız imkan ve fırsatları önüne serdim.
Hamdi Döndüren
Ona nimetlerimi döşedikçe döşedim!
Hasan Basri Çantay
(11-12-13-14) Bir tek (ya'ni nev'i şahsına münhasır) olarak yaratdığını, kendisine uzun boylu mal ve (yanında ve toplantılarda daima) haazır bulunmak üzere oğullar verdiğim, (yaşayışını, ömrünü, evladlarını) yaydığım (bol bol ihsan etdiğim o kafir adam) ı bana bırak.
Hasib Asutay
Kendisine alabildiğine imkânlar sağladım. (3) (3. Kast edilen Velid bin Muğire'dir.)
Hayrat Neşriyat
(14-15) Hem ona (dünya ni'metlerini) yaydıkça yaydım! Sonra (daha da) artırmamı hırsla istiyor!
İbni Kesir
Ve onun için yaydıkça yaydığımı.
Mehmet Okuyan
Her şeyi önüne serdim.
Muhammed Esed
ve hayatına geniş bir ufuk açtığım:
Mustafa İslamoğlu
Ve onu bir (bebek gibi) eleyip belemiştim;
Ömer Nasuhi Bilmen
(13-15) Ve yanında hazır oğullar (verdim). Ve onun için bir döşemekle döşeyiverdim. Sonra da arttırayım diye tamahkar bulunuyor.
Ömer Öngüt
Ve nimetleri yaydıkça yaydım.
Suat Yıldırım
(11-14) Mal ve ailesiz, tek olarak yarattığım, sonra çok çok mal, servet ve etrafında dolaşan oğullar verdiğim, her türlü imkânı önüne serdiğim, o adamın hakkından gelmeyi sen Bana bırak!
Süleyman Ateş
Kendisine bir döşeyiş döşedim.
Süleymaniye Vakfı
Her türlü imkanı önüne serdim.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Her şeyi önüne serdim.
Şaban Piriş
Ona verdikçe verdim.
Tefhim-ul Kuran
Ve önüne sayısız imkan ve fırsatları döşeyip serdim.
Ümit Şimşek
Herşeyi önüne serdim.
Yaşar Nuri Öztürk
Alabildiğine imkanlar döşedim onun için.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
və onu hər cür imkanlarla təmin etdim.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Ona (hər şeyi) artıqlaması ilə müyəssər etdim (sərvət və mənsəbi ayağının altına döşədim).
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
und dem Ich alle Wege zu Macht und Würde ebnete,
Almanca — Der Edle Quran
und dem Ich alles schön zurechtgemacht habe;
Almanca — M. A. Rassoul
und für den Ich alle Bequemlichkeit bereitete.
Almanca — Muhammad Zaidan
und dem ICH (den Weg zum Ruhm) ebnete.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
I made him lead an easy life with success and prosperity wherever he set his courses.
Abdul Haleem
making everything easy for him––
Abdullah Yusuf Ali
To whom I made (life) smooth and comfortable!
Abul A'la Maududi
and for whom I have smoothed the way (to power and riches),
Aisha Bewley
and whose way I have smoothed.
Al-Hilali & Khan
And made life smooth and comfortable for him.
Ali Quli Qarai
and facilitated [all matters] for him.
Amatul Rahman Omar
And I provided for him all necessary equipment;
Arthur John Arberry
and made all things smooth for him;
Bijan Moeinian
The same creature that I made the life easy for him to prosper.
E. Henry Palmer
and for whom I have smoothed things down.
Edip-Layth
I made everything comfortable for him.
George Sale
and for whom I have disposed affairs in a smooth and easy manner,
Hamid S. Aziz
And I adjusted the affairs of life to go smoothly and appropriately for him;
Mahmoud Ghali
And made (life) smooth for him in an accessible (way).
Marmaduke Pickthall
And made (life) smooth for him.
Mohamed Ahmed - Samira
And made things easy for them.
Muhammad Asad
and to whose life I gave so wide a scope:
Mustafa Khattab
and made life very easy for him.
Progressive Muslims
And I made everything comfortable for him.
Sahih International
And spread [everything] before him, easing [his life].
Sam Gerrans
And spread before him ease.
Shabbir Ahmed
And made life comfortable for him like a cradle.
Syed Vickar Ahamed
And made (life) smooth and comfortable for him!
Taqi Usmani
and extended (power and honour) to him pretty well.
The Monotheist Group
And I made everything comfortable for him.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
pour qui aussi Jʹai aplani toutes difficultés
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Min jê re dinyadarî raxist…
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En Ik had voor hem een goede plaats bereid,
Hollandaca — Salomo Keyzer
Voor wien ik de zaken gemakkelijk en gebaand heb gemaakt,
Hollandaca — Siregar
En Ik verschafte hem gemak in ruime mate.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
и распростер ему (жизнь в этом мире) широко.
Rusça — Osmanov
и кому Я даровал [власть и богатство].
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och för vilken Jag har jämnat vägen (genom livet).