Kuşluk vakti olmak, Güneş yükselmek, Aydınlanmak, Açığa çıkmak, Ortaya çıkmak, Belirginleşmek, Parlak olmak, Net olmak, Güneş doğmak
Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0
Bu kök Kur'an boyunca 7 kez, 5 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.
اَوَاَمِنَ اَهْلُ الْقُرٰٓى اَنْ يَأْتِيَهُمْ بَأْسُنَا ضُحًى وَهُمْ يَلْعَبُونَ
e ve emine ehlu l-ḳurā en ye'tiyehum be'sunā DuHen ve hum yel'ǎbūne
Ya da o memleketlerin halkları kuşluk vakti gülüp oynarken kendilerine azabımızın gelmesinden emin mi oldular?
قَالَ مَوْعِدُكُمْ يَوْمُ الزِّينَةِ وَاَنْ يُحْشَرَ النَّاسُ ضُحًى
ḳāle mev'ǐdukum yevmu z-zīneti ve en yuHşera n-nāsu DuHen
Musa, "Buluşma vaktimiz, bayram günü, insanların toplandığı kuşluk vaktidir" dedi.
وَاَغْطَشَ لَيْلَهَا وَاَخْرَجَ ضُحٰيهَاۖ
ve eğTaşe leylehā ve eḣrace DuHāhā
O göğün gecesini karanlık yaptı, ışığını da çıkardı.
كَاَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُوا اِلَّا عَشِيَّةً اَوْ ضُحٰيهَا
keennehum yevme yeravnehā lem yelbeṧū illā ǎşiyyeten ev DuHāhā
Kıyameti gördükleri gün onlar, sanki dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibidirler.
وَاَنَّكَ لَا تَظْمَؤُ۬ا فِيهَا وَلَا تَضْحٰى
ve enneke lā teZmeu fīhā ve lā teDHā
"Orada ne susuzluk çekersin, ne de güneş altında kalırsın."
وَالشَّمْسِ وَضُحٰيهَاۙ
ve ş-şemsi ve DuHāhā
Güneşe ve onun aydınlığına andolsun,
وَالضُّحٰى
ve D-DuHā
Kuşluk vaktine andolsun,