Kıyameti gördükleri gün onlar, sanki dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibidirler.
كَاَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُوا اِلَّا عَشِيَّةً اَوْ ضُحٰيهَا
keennehum yevme yeravnehā lem yelbeṧū illā ǎşiyyeten ev DuHāhā
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Onu gördükleri gün, bir akşamcık yaşamışa dönerler yahut da günün kuşluk çağı.
Abdulkadir Gölpınarlı
Onu gördükleri gün, bir akşamcık yaşamışa dönerler yahut da günün kuşluk çağı.
Adem Uğur
Kıyamet gününü gördüklerinde (dünyada) sadece bir akşam vakti ya da kuşluk zamanı kadar kaldıklarını sanırlar.
Ahmed Hulusi
Onu gördükleri süreçte, sanki onlar (dünyada) hiç kalmamışlardır! Ancak bir Aşiyye (Güneş'in ufukta batma süresi) yahut onun battıktan sonraki kalan aydınlık süresi kadar dünyada yaşamış olduklarını sanırlar.
Ahmet Tekin
İnsanlar kıyametin kopacağı ânı gördüklerinde, dünyada sadece ikindi-akşam aralığıya da kuşluk vakti kadar kaldıklarını sanırlar.
Ahmet Varol
Onlar onu gördükleri gün sanki (dünyada) bir akşam veya kuşluk vaktinden fazla kalmamış gibi olurlar.
Ali Bulaç
Onu gördükleri gün, sanki, bir akşam veya bir kuşluk vaktinden başkasını yaşamamış gibidirler.
Ali Fikri Yavuz
(İnsanlar), kıyameti görecekleri gün, sanki bir akşam veya kuşluğundan başka (dünyada, yahud kabirlerde) durmamışa dönecekler.
Ali Rıza Safa
Onu gördükleri gün, bir akşam veya bir kuşluk zamanından başka kalmamış gibi olacaklardır.
Bayraktar Bayraklı
- Sana,kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki? Onun bilgisi sadece Rabbine aittir. Sen, sadece kıyametten korkanı uyaransın. Kıyameti gördükleri gün, dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar.
Bekir Sadak
Kiyameti gordukleri gun dunyada ancak bir aksam yahut bir kusluk vakti kadar kalmis olduklarini sanirlar.*
Celal Yıldırım
Kıyâmet'i gördükleri gün sanki (Dünya'da) ancak bir akşam veya kuşluk vakti kadar kalmış gibidirler. (Dünya'nın ömrünün uzunluğuna, Âhiretin sonsulzuğuna nisbetle insanoğlunun ömrünün ne kadar kısa olduğuna işaret ediliyor.)
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Kıyamet gününü gördüklerinde (dünyada) sadece bir akşam vakti veya onun kuşluğu kadar kaldıklarını sanırlar.
Diyanet İşleri
Kıyameti gördükleri gün onlar, sanki dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibidirler.
Diyanet İşleri (eski)
Kıyameti gördükleri gün dünyada ancak bir akşam yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış olduklarını sanırlar.
Diyanet Vakfi
Kıyamet gününü gördüklerinde (dünyada) sadece bir akşam vakti ya da kuşluk zamanı kadar kaldıklarını sanırlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onlar o kıyameti görecekleri gün sanki dünyada bir akşam veya kuşluğundan başka durmamışa dönecekler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onlar, onu (kıyameti) görecekleri gün, sanki bir akşam veya bir kuşluğundan başka durmamışa dönecekler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onu görecekleri gün onlar, sanki bir akşam veya kuşluğundan başka durmamışa dönecekler
Erhan Aktaş
Onlar onu görecekleri gün, dünyada bir akşam veya kuşluğundan başka kalmamış sanacaklar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onlar onu görecekleri gün, dünyada bir akşam veya kuşluğundan başka kalmamış sanacaklar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onlar onu görecekleri gün, dünyada bir akşam veya kuşluğundan başka kalmamış sanacaklar.
Fizilal-il Kuran
Onlar onu gördükleri zaman sanki dünyada bir akşam veya onun kuşluk vaktinden fazla kalmamış gibi olurlar.
Gültekin Onan
Onu gördükleri gün sanki, bir akşam veya bir kuşluk vaktinden başkasını yaşamamış gibidirler.
Hamdi Döndüren
Onlar kıyameti gördükleri zaman, (dünyada) sadece bir akşam vakti veya kuşluk zamanı kadar kaldıklarını sanırlar.
Hasan Basri Çantay
Onlar bunu görecekleri gün sanki (günün) bir akşamından, yahud bir kuşluğundan başka durmamışlardır.
Hasib Asutay
Onu gördükleri gün onlar, sanki (dünyada) ancak bir akşam yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibidirler.
Hayrat Neşriyat
Onu görecekleri gün, sanki onlar (dünyada) bir akşam veya onun kuşluk vaktinden başka kalmamış gibidirler!
İbni Kesir
Ve onlar onu gördükleri gün; sadece bir akşam veya bir kuşluk vakti kalmış gibi olurlar.
Mehmet Okuyan
Onu (mahşeri) gördükleri gün, (dünyada sanki) bir yatsı vakti veya (gündüzün) kuşluğu kadar kalmış gibi olacaklar.
Muhammed Esed
Onu anladıkları Gün (onlara, bu dünyada) bir akşamdan ya da kuşluğuyla (birlikte sona eren bir gece)den fazla kalmamışlar (gibi gelecek)!
Mustafa İslamoğlu
(Kafirler) bu hakikati bizzat gördükleri gün, onlara sanki (bu dünyada) bir akşam veya bir kuşluktan fazla kalmamışlar gibi gelecek.
Ömer Nasuhi Bilmen
Onlar, o Kıyameti gördükleri gün sanki bir akşam veya bir kuşluk vaktinden başka kalmamış gibi olurlar.
Ömer Öngüt
Onlar o kıyameti gördükleri gün, sanki dünyada bir akşamdan veya kuşluk vaktinden fazla kalmamış gibi olurlar.
Suat Yıldırım
Onu gördükleri gün öyle gelir ki onlara; yalnız bir akşam veya bir sabah faslı durdular dünyada.
Süleyman Ateş
Onlar onu gördükleri zaman sanki (dünyada) bir akşam veya onun kuşluk vaktinden fazla kalmamış gibi olurlar.
Süleymaniye Vakfı
Onlar onu gördükleri gün, bu dünyada sadece bir akşam üzeri ya da kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
İnsanlar onu gördükleri gün, bu dünyada bir akşam ya da bir gündüz vakti kadar kalmış gibi olurlar.
Şaban Piriş
Onu gördükleri gün, onlar sanki, sadece bir akşam veya bir kuşluk vakti süresince (dünyada) kalmış olurlar.
Tefhim-ul Kuran
Kendileri onu gördükleri gün, sanki onlar, bir akşam veya bir kuşluk vaktinden başkasını yaşamamış gibidirler.
Ümit Şimşek
O günü gördüklerinde sanırlar ki, dünyada ya bir gece kalmışlardır, ya da bir kuşluk vakti.
Yaşar Nuri Öztürk
Onu gördükleri gün onlar, dünyada sanki bir akşam veya onun kuşluk vaktinden başka kalmamışa dönerler.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlar Qiyaməti gördükləri an dünyada yalnız bir axşam çağı və yaxud bir gündüz qədər yaşadıqlarını güman edəcəklər!
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onu (qiyaməti) gördükləri gün (dünyada və ya qəbir evində) yalnız bir axşam, yaxud bir səhər qaldıqlarını sanacaqlar!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wenn sie sie erleben werden, meinen sie, sie hätten auf der Erde nur einen Abend oder den folgenden Vormittag geweilt.
Almanca — Der Edle Quran
Am Tag, da sie sie sehen, wird ihnen sein, als hätten sie nur einen Nachmittag verweilt oder seinen (dazugehörigen) Vormittag
Almanca — M. A. Rassoul
An jenem Tage, an dem sie sie schauen, als hätten sie (auf der Erde) nicht länger geweilt als einen Abend oder den Morgen darauf.
Almanca — Muhammad Zaidan
Als hätten sie, wenn sie sehen, nicht verweilt außer einer Nacht und ihrer Morgendämmerung.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
On the day they eye-witness the Event, it appears to them in retrospect as if it were only an afternoon or a forenoon that they actually spent.
Abdul Haleem
On the Day they see it, it will seem they lingered [in this life] an evening [at most,] or its morning.
Abdullah Yusuf Ali
The Day they see it, (It will be) as if they had tarried but a single evening, or (at most till) the following morn!
Abul A'la Maududi
On the Day they see it, they will feel as though they had stayed (in the grave) no more than one evening or one morning.
Aisha Bewley
On the Day they see it, it will be as if they had only lingered for the evening or the morning of a single day.
Al-Hilali & Khan
The Day they see it, (it will be) as if they had not tarried (in this world) except an afternoon or a morning.
Ali Quli Qarai
The day they see it, it shall be as if they had not stayed [in the world] except for an evening or forenoon.
Amatul Rahman Omar
The day they witness it (-the Hour, they will feel) as if they had stayed (in the world and the grave) for an afternoon or a (short) forenoon thereof.
Arthur John Arberry
It shall be as if; on the day they see it, they have but tarried for an evening, or its forenoon.
Bijan Moeinian
When the dooms day take place, man will think that it was only a few hours ago that he was enjoying his daily life on earth.
E. Henry Palmer
On the day they see it, it will be as though they had only tarried an evening or the noon thereof.
Edip-Layth
For the day they see it, it will be as if they had remained an evening or half a day.
George Sale
The day whereon they shall see the same, it shall seem to them as though they had not tarried in the world longer than an evening, or a morning thereof.
Hamid S. Aziz
On the day that they behold it, it will be as though they had not tarried but an evening or the morning.
Mahmoud Ghali
It will be as if, on the Day they see it, they have not lingered except for a nightfall or its forenoon.
Marmaduke Pickthall
On the day when they behold it, it will be as if they had but tarried for an evening or the morn thereof.
Mohamed Ahmed - Samira
The day they see it, it will seem they had stayed in the world but only an evening or its turning into dawn.
Muhammad Asad
On the Day when they behold it, [it will seem to them] as if they had tarried [in this world] no longer than one evening or [one night, ending with] its morn!
Mustafa Khattab
On the Day they see it, it will be as if they had stayed ˹in the world˺ no more than one evening or its morning.
Progressive Muslims
For the Day they see it, it will be as if they had remained one evening or half a day.
Sahih International
It will be, on the Day they see it, as though they had not remained [in the world] except for an afternoon or a morning thereof.
Sam Gerrans
It will be, the day they see it, as though they had not tarried save a day’s end or a morning thereof.
Shabbir Ahmed
On the Day when they see it, it will be as if they had lived no longer than an evening or its morning.
Syed Vickar Ahamed
The Day when they see it, (it will be) as if they had waited for it a single evening, or the following morning!
Taqi Usmani
The day they will see it, it will seem to them as if they did not live (in the world) but only for one afternoon or for the morning thereof.
The Monotheist Group
For the Day they see it, it will be as if they had remained an evening or half a day.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Le jour où ils la verront, il leur semblera nʹavoir demeuré quʹun soir ou un matin.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Roja ku ew qiyametê dibînin, hizir dikin ku ew ji êvarê yan jî ji danê sibehê pêvetir (li dinyayê) nemane.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En op de dag dat zij het zien zal het zijn alsof het voor hen niet langer dan een avond of de morgen erna geduurd heeft.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Op den dag waarop zij dit zullen zien, zal het hun toeschijnen, als waren zij niet langer op de aarde gebleven dan een avond of een ochtend van dien dag.
Hollandaca — Siregar
Op de Dag dat zij het (Uur) zien, zal het zijn alsof zij slechts een avond of de morgen op de aarde verbleven.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Они в тот день, как увидят его [наступление Дня Суда], (им покажется) как будто бы пробыли только часть дня [с времени зенита до захода солнца] или утро [с времени восхода солнца до зенита].
Rusça — Osmanov
В тот день, когда они узрят его (т. е. Судный час), покажется им, что они пробыли [в могилах] не более одного вечера или утра.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Den Dag då de får uppleva den, (skall det förefalla dem) som om de inte hade tillbringat mer än en afton eller en morgon (på jorden).