Sen, ancak ondan korkanları uyarıcısın.
اِنَّمَٓا اَنْتَ مُنْذِرُ مَنْ يَخْشٰيهَا
innemā ente munƶiru men yeḣşāhā
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Sen ancak, korkanı korkutansın.
Abdulkadir Gölpınarlı
Sen ancak, korkanı korkutansın.
Adem Uğur
Sen ancak ondan korkanları uyarırsın.
Ahmed Hulusi
Sen ancak O'ndan haşyet duyan kimsenin uyarıcısısın!
Ahmet Tekin
Senin, sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatarak uyarman, yalnızca kıyametin dehşetinden korkanlara fayda sağlar.
Ahmet Varol
Sen sadece ondan korkacak olanı uyarıcısın.
Ali Bulaç
Sen, yalnızca ondan 'içi titreyerek korkanlar' için bir uyarıcısın.
Ali Fikri Yavuz
Sen, ancak kıyametten korkacakları sakındıran bir peygambersin.
Ali Rıza Safa
Sen, ancak, ondan korkan kimse için uyarıcısın.
Bayraktar Bayraklı
- Sana,kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki? Onun bilgisi sadece Rabbine aittir. Sen, sadece kıyametten korkanı uyaransın. Kıyameti gördükleri gün, dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar.
Bekir Sadak
Sen sadece kiyametten korkani uyaransin.
Celal Yıldırım
Sen ancak (Allah'tan) saygı ile korkup eğilenleri uyaransın.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Sen ancak ondan korkanları uyarırsın.
Diyanet İşleri
Sen, ancak ondan korkanları uyarıcısın.
Diyanet İşleri (eski)
Sen sadece kıyametten korkanı uyaransın.
Diyanet Vakfi
Sen ancak ondan korkanları uyarırsın.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Sen ancak ondan korkacak olanları uyarıcısın.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sen, ancak O'ndan korkacakların bir uyarıcısısın!
Elmalılı Hamdi Yazır
Sen ancak bir münzirisin ondan haşyet duyacakların
Erhan Aktaş
Sen ancak ona huşu duyanlar için bir uyarıcısın.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Sen ancak ona huşu duyanlar için bir uyarıcısın.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Sen ancak ona huşu duyanlar için bir uyarıcısın.
Fizilal-il Kuran
Sen ancak, ondan korkacak olanları uyarırsın.
Gültekin Onan
Sen, yalnızca ondan 'içi titreyerek korkanlar' için bir uyarıcısın.
Hamdi Döndüren
Sen ancak ondan korkacak olanları uyarıcısın!
Hasan Basri Çantay
Sen ondan korkacak kimselere ancak o tehlikeyi haber verensin.
Hasib Asutay
Sen ancak, ondan korkanları uyarırsın.
Hayrat Neşriyat
Sen ancak ondan korkan (Müslüman)ları korkutucusun!
İbni Kesir
Sen, ancak O'ndan korkanı uyaransın.
Mehmet Okuyan
Sen sadece ondan (Son Saat’ten) saygı ile korkanları uyarıcısın.
Muhammed Esed
Sen ancak ondan korkanları uyar(mak için gönderil)mişsin.
Mustafa İslamoğlu
Sen sadece onun azametinden korkanlara hatırlatıcısın.
Ömer Nasuhi Bilmen
Şüphe yok ki sen, ancak ondan korkanlara bir korkutucusun.
Ömer Öngüt
Sen ancak ondan korkacak olan kimselere o tehlikeyi haber verensin.
Suat Yıldırım
Sana düşen sadece ondan korkanı uyarmaktır.
Süleyman Ateş
Sen ancak, ondan korkacak olanları uyarıcısın.
Süleymaniye Vakfı
Sen sadece o günden çekineni uyaran birisin.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Sen sadece böyle bir günden korkanı uyarırsın.
Şaban Piriş
Sen ancak ondan korkan kimseye bir uyarıcısın.
Tefhim-ul Kuran
Sen, yalnızca ondan 'içi titreyerek korkmakta' olanlar için bir uyarıp korkutansın.
Ümit Şimşek
Sen ondan korkanlar için bir uyarıcısın.
Yaşar Nuri Öztürk
Sen sadece, ondan korkanları uyaransın.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Sən yalnız ondan qorxanı xəbərdar edənsən.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Sən ancaq ondan (qiyamətdən) xəbərdar edib çəkindirənsən!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Du hast nur den zu warnen, der sich vor ihr fürchten soll.
Almanca — Der Edle Quran
Du bist nur ein Überbringer von Warnungen für jemanden, der sie fürchtet.
Almanca — M. A. Rassoul
Du bist nur ein Warner für den, der sie fürchtet.
Almanca — Muhammad Zaidan
Du bist doch nur ein Warner für denjenigen, der vor ihr Ehrfurcht hat.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
You are only there as a spectacle and a warning to him who fears it and on the wings of righteousness he rode sublime.
Abdul Haleem
you are only sent to warn those who fear it.
Abdullah Yusuf Ali
Thou art but a Warner for such as fear it.
Abul A'la Maududi
You are only a warner to him who has a fear of it.
Aisha Bewley
You are only the warner of those who fear it.
Al-Hilali & Khan
You (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) are only a warner for those who fear it,
Ali Quli Qarai
You are only a warner for those who fear it.
Amatul Rahman Omar
You are only a Warner to one who fears it.
Arthur John Arberry
Thou art only the warner of him who fears it.
Bijan Moeinian
You Mohammad, your task is only to warn the one who minds.
E. Henry Palmer
Thou art only a warner to him who fears it.
Edip-Layth
You are simply to warn those who fear it.
George Sale
And thou art only a warner, who fearest the same.
Hamid S. Aziz
you are only a Warner to him who would fear it.
Mahmoud Ghali
Surely you are only the warner of him who is apprehensive of it.
Marmaduke Pickthall
Thou art but a warner unto him who feareth it.
Mohamed Ahmed - Samira
Your duty is only to warn him who fears it.
Muhammad Asad
Thou art but [sent] to warn those who stand in awe of it.
Mustafa Khattab
Your duty is only to warn whoever is in awe of it.
Progressive Muslims
You are simply to warn those who fear it.
Sahih International
You are only a warner for those who fear it.
Sam Gerrans
Thou art but the warner of him who fears it.
Shabbir Ahmed
You are but a Warner unto him who stands in awe of it.
Syed Vickar Ahamed
You are only a warner for those who fear it.
Taqi Usmani
You are only a warner for anyone who fears it.
The Monotheist Group
You are simply to warn those who are concerned by it.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Tu nʹes que lʹavertisseur de celui qui la redoute.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Bes tu wî kesê ku ji qiyametê ditirse hişyar dikî.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Jij bent slechts een waarschuwer voor wie er bang voor zijn.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En gij zijt slechts een waarschuwer, voor hen die het vreezen.
Hollandaca — Siregar
Voorwaar, jij bent slechts een vermaner voor wie het (Uur) vreest.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Ведь ты (о, Посланник) – только (предостерегающий) увещатель для тех, кто боится его [наступления Дня Суда].
Rusça — Osmanov
Воистину, ты - всего лишь увещеватель для тех, кто страшится этого (т. е. Судного часа).
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Du (Muhammad) är bara varnaren som skall varna dem som fruktar denna (Stund).