(1-2) Kendisine o ama geldi diye Peygamber yüzünü ekşitti ve öteye döndü.
عَبَسَ وَتَوَلّٰى اَنْ جَاءَهُ الْاَعْمٰى
ǎbese ve tevellā / en cā'ehu l-eǎ'mā
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Yüzünü ekşitti ve döndürdü.
Abdulkadir Gölpınarlı
Yüzünü ekşitti ve döndürdü.
Adem Uğur
Yüzünü ekşitti ve geri döndü.
Ahmed Hulusi
Asıldı yüzü ve çevirdi yüzünü!
Ahmet Tekin
Peygamber, kavminin ileri gelenlerinin hidayete ermesi için uğraştığı bir sırada, iltifat etmedi, yüzünü ekşitti ve arkasını döndü.
Ahmet Varol
Surat astı ve döndü.
Ali Bulaç
Surat astı ve yüz çevirdi;
Ali Fikri Yavuz
(Peygamber) hoşlanmadı ve yüzünü çevirdi,
Ali Rıza Safa
Yüzünü Buruşturdu ve başını çevirdi.
Bayraktar Bayraklı
- Kendisine ama geldi diye yüzünü ekşitti ve döndü. Sen nereden bileceksin, belki o arınacaktı? Yahut, öğüt dinleyecek de öğüt kendisine yarayacaktı. Kendisini yeterli görüp tenezzül etmeyene gelince; sen ona yöneliyorsun. Onun arınmamasından sen sorumlu değilsin. Fakat koşarak sana gelen, saygı duyarak gelmişken, sen onunla ilgilenmiyorsun.
Bekir Sadak
(1-2) Yanina kor bir kimse geldi diye (Peygamber )yuzunu asip cevirdi.
Celal Yıldırım
(1-2) Kendisine o iki gözü kör geldi diye yüzünü ekşitip çevirdi.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Yüzünü ekşitip başını çevirdi.
Diyanet İşleri
(1-2) Kendisine o ama geldi diye Peygamber yüzünü ekşitti ve öteye döndü.
Diyanet İşleri (eski)
(1-2) Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi.
Diyanet Vakfi
(1-4) (Peygamber), âmânın kendisine gelmesinden ötürü yüzünü ekşitti ve çevirdi. (Resûlüm! onun halini) sana kim bildirdi! Belki o temizlenecek, yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecek.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
(Peygamber) Yüzünü ekşitti ve döndü.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ekşidi (yüzünü ekşitti) ve döndü.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ekşidi ve döndü
Erhan Aktaş
Surat astı ve yüz çevirdi.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Surat astı ve yüz çevirdi.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Surat astı ve yüz çevirdi.
Fizilal-il Kuran
Surat astı ve döndü.
Gültekin Onan
Surat astı ve yüz çevirdi;
Hamdi Döndüren
O yüzünü ekşitti, arkasını döndü.
Hasan Basri Çantay
Yüzünü ekşitib çevirdi,
Hasib Asutay
Yüzünü ekşitti ve döndü;
Hayrat Neşriyat
(1-2) Kendisine a'mâ bir kimse geldi diye (peygamber) yüzünü ekşitti ve döndü.
İbni Kesir
Yüzünü asıp çevirdi,
Mehmet Okuyan
Görme engelli biri ona geldi diye yüzünü ekşitti ve arkasını döndü.
Muhammed Esed
O, suratını astı ve uzaklaştı,
Mustafa İslamoğlu
O (kibirli adam) surat astı ve sırtını dönüp uzaklaştı,
Ömer Nasuhi Bilmen
(1-2) Yüzünü ekşitti ve ardını döndü. Kendisine âmânın gelmesinden dolayı.
Ömer Öngüt
(Peygamber) yüzünü asıp çevirdi.
Suat Yıldırım
(1-2) Yanına görmeyen (âma) biri geldi diye yüzünü ekşitti ve sırtını döndü.
Süleyman Ateş
Surat astı ve döndü;
Süleymaniye Vakfı
(Muhammed) yüzünü ekşitti ve sırtını döndü,
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Yüzünü ekşittin ve sırtını döndün.
Şaban Piriş
(Peygamber) Yüzünü ekşitti ve döndü.
Tefhim-ul Kuran
Surat astı ve yüz çevirdi;
Ümit Şimşek
Yüzünü ekşitti ve döndü:
Yaşar Nuri Öztürk
Yüzünü ekşitti ve öteye döndü;
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
O qaşqabağını sallayıb üzünü yana çevirdi –
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Peyğəmbər) qaşqabağını töküb üzünü çevirdi.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Er runzelte die Stirn und wandte sich ab,
Almanca — Der Edle Quran
Er blickte düster und kehrte sich ab,
Almanca — M. A. Rassoul
Er runzelte die Stirn und wandte sich ab
Almanca — Muhammad Zaidan
Er runzelte die Stirn und kehrte den Rücken,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
He, -the Messenger- frowned and turned away,
Abdul Haleem
He frowned and turned away
Abdullah Yusuf Ali
(The Prophet) frowned and turned away,
Abul A'la Maududi
He frowned and turned away
Aisha Bewley
He frowned and turned away
Al-Hilali & Khan
(The Prophet صلى الله عليه وسلم) frowned and turned away.
Ali Quli Qarai
He frowned and turned away
Amatul Rahman Omar
He (- the Prophet) frowned and turned aside,
Arthur John Arberry
He frowned and turned away
Bijan Moeinian
Mohammad frowned and turned away.
E. Henry Palmer
He frowned and turned his back,
Edip-Layth
He frowned and turned away.
George Sale
The prophet frowned, and turned aside,
Hamid S. Aziz
He frowned and turned his back,
Mahmoud Ghali
He (The prophet) frowned and turned away,
Marmaduke Pickthall
He frowned and turned away
Mohamed Ahmed - Samira
HE FROWNED AND turned away,
Muhammad Asad
HE FROWNED and turned away
Mustafa Khattab
He frowned and turned ˹his attention˺ away,
Progressive Muslims
He frowned and turned away.
Sahih International
The Prophet frowned and turned away
Sam Gerrans
He frowned and turned away
Shabbir Ahmed
Someone frowned and turned away.
Syed Vickar Ahamed
He frowned and turned away,
Taqi Usmani
He (the Prophet) frowned and turned his face,
The Monotheist Group
He frowned and turned away.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Il sʹest renfrogné et il sʹest détourné
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Rûyê xwe tirş kir û berê xwe jê guherand.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Hij fronste en keerde zich af
Hollandaca — Salomo Keyzer
De profeet fronst zijn voorhoofd en wendt zich af.
Hollandaca — Siregar
Hij (Moehammad) fronste en wendde zich af.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Нахмурился он [пророк Мухаммад] и отвернулся
Rusça — Osmanov
Он нахмурился и отвернулся
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
MED BISTER min vände han sig bort