د م ر (D̃MR) kökünün geçtiği ayetler

Sözlük anlamı

Tamamen yok olmak, yok edilmek, mahvolmak.

Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0

İlgili Ayetler (10)

Bu kök Kur'an boyunca 10 kez, 8 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.

Sırala:

تَدْمِيرًا2 kez

İsra 17:16تَدْمِيرًاtedmīrandarmadağın

وَاِذَٓا اَرَدْنَٓا اَنْ نُهْلِكَ قَرْيَةً اَمَرْنَا مُتْرَفِيهَا فَفَسَقُوا فِيهَا فَحَقَّ عَلَيْهَا الْقَوْلُ فَدَمَّرْنَاهَا تَدْمِيرًا

ve iƶā eradnā en nuhlike ḳaryeten emernā mutrafīhā fe feseḳū fīhā fe Haḳḳa ǎleyhā l-ḳavlu fe demmernāhā tedmīran

Biz bir memleketi helak etmek istediğimizde, onun refah içinde yaşayan şımarık elebaşlarına (itaati) emrederiz de onlar orada kötülük işlerler. Böylece o memleket hakkındaki hükmümüz gerçekleşir de oranın altını üstüne getiririz.

Furkan 25:36تَدْمِيرًاtedmīranyıkılışla

فَقُلْنَا اذْهَبَا اِلَى الْقَوْمِ الَّذِينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا فَدَمَّرْنَاهُمْ تَدْمِيرًا

fe ḳulnā ƶhebā ilā l-ḳavmi (e)lleƶīne keƶƶebū bi āyātinā fe demmernāhum tedmīran

Onlara, "Ayetlerimizi yalanlayan topluluğa gidin" dedik. Nihayet o kavmi yerle bir ettik.

دَمَّرْنَا2 kez

Şuara 26:172دَمَّرْنَاdemmernāhelak ettik

ثُمَّ دَمَّرْنَا الْاٰخَرِينَ

ṧumme demmernā l-āḣarīne

Sonra diğerlerini helak ettik.

Saffat 37:136دَمَّرْنَاdemmernākırdık (geçirdik)

ثُمَّ دَمَّرْنَا الْاٰخَرِينَ

ṧumme demmernā l-āḣarīne

Sonra da diğerlerini yok ettik.

وَدَمَّرْنَا1 kez

A'raf 7:137وَدَمَّرْنَاve demmernāve yıktık

وَاَوْرَثْنَا الْقَوْمَ الَّذِينَ كَانُوا يُسْتَضْعَفُونَ مَشَارِقَ الْاَرْضِ وَمَغَارِبَهَا الَّتِي بَارَكْنَا فِيهَا وَتَمَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ الْحُسْنٰى عَلٰى بَنِي اِسْرَٓاءِيلَ بِمَا صَبَرُوا وَدَمَّرْنَا مَا كَانَ يَصْنَعُ فِرْعَوْنُ وَقَوْمُهُ وَمَا كَانُوا يَعْرِشُونَ

ve evraṧnā l-ḳavme (e)lleƶīne kānū yusteD'ǎfūne meşāriḳa l-erDi ve meğāribehā lletī bāraknā fīhā ve temmet kelimetu rabbike l-Husnā ǎlā benī isrāīle bimā Saberū ve demmernā mā kāne yeSneǔ fir'ǎvnu ve ḳavmuhu ve mā kānū yeǎ'rişūne

Hor görülüp ezilmekte olan kavmi (İsrailoğullarını), toprağına bolluk ve bereket verdiğimiz yerin doğu ve batı taraflarına mirasçı kıldık. Rabbinin İsrailoğullarına verdiği güzel söz, onların sabretmeleri karşılığında gerçekleşti. Firavun ve kavminin yaptıklarını ve (özenle kurup) yükselttiklerini yerle bir ettik.

فَدَمَّرْنَاهَا1 kez

İsra 17:16فَدَمَّرْنَاهَاfe demmernāhābiz de orayı yıkarız

وَاِذَٓا اَرَدْنَٓا اَنْ نُهْلِكَ قَرْيَةً اَمَرْنَا مُتْرَفِيهَا فَفَسَقُوا فِيهَا فَحَقَّ عَلَيْهَا الْقَوْلُ فَدَمَّرْنَاهَا تَدْمِيرًا

ve iƶā eradnā en nuhlike ḳaryeten emernā mutrafīhā fe feseḳū fīhā fe Haḳḳa ǎleyhā l-ḳavlu fe demmernāhā tedmīran

Biz bir memleketi helak etmek istediğimizde, onun refah içinde yaşayan şımarık elebaşlarına (itaati) emrederiz de onlar orada kötülük işlerler. Böylece o memleket hakkındaki hükmümüz gerçekleşir de oranın altını üstüne getiririz.

فَدَمَّرْنَاهُمْ1 kez

Furkan 25:36فَدَمَّرْنَاهُمْfe demmernāhumve onları yok ettik

فَقُلْنَا اذْهَبَا اِلَى الْقَوْمِ الَّذِينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا فَدَمَّرْنَاهُمْ تَدْمِيرًا

fe ḳulnā ƶhebā ilā l-ḳavmi (e)lleƶīne keƶƶebū bi āyātinā fe demmernāhum tedmīran

Onlara, "Ayetlerimizi yalanlayan topluluğa gidin" dedik. Nihayet o kavmi yerle bir ettik.

دَمَّرْنَاهُمْ1 kez

Neml 27:51دَمَّرْنَاهُمْdemmernāhumonları yıktık yok ettik

فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ مَكْرِهِمْ اَنَّا دَمَّرْنَاهُمْ وَقَوْمَهُمْ اَجْمَعِينَ

fe nZur keyfe kāne ǎāḳibetu mekrihim ennā demmernāhum ve ḳavmehum ecmeǐyne

Bak, onların tuzaklarının sonucu nasıl oldu: Biz onları ve kavimlerini topyekun helak ettik.

تُدَمِّرُ1 kez

Ahkaf 46:25تُدَمِّرُtudemmiruyıkar mahveder

تُدَمِّرُ كُلَّ شَيْءٍ بِاَمْرِ رَبِّهَا فَاَصْبَحُوا لَا يُرٰٓى اِلَّا مَسَاكِنُهُمْ كَذٰلِكَ نَجْزِي الْقَوْمَ الْمُجْرِمِينَ

tudemmiru kulle şey'in bi emri rabbihā fe eSbeHū lā yurā illā mesākinuhum ke ƶālike neczī l-ḳavme l-mucrimīne

"O, Rabbimin emriyle her şeyi yerle bir eder." Derken evlerinden başka hiçbir şeyleri görünmez hale geldiler. İşte biz, suç işleyen toplumu böyle cezalandırırız.

دَمَّرَ1 kez

Muhammed 47:10دَمَّرَdemmerayıkıp başlarına geçirmiştir

اَفَلَمْ يَسِيرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذِينَ مِنْ قَبْلِهِمْ دَمَّرَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ وَلِلْكَافِرِينَ اَمْثَالُهَا

e fe lem yesīrū fī l-erDi fe yenZurū keyfe kāne ǎāḳibetu (e)lleƶīne min ḳablihim demmera (a)llahu ǎleyhim ve li l-kāfirīne emṧāluhā

Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakmadılar mı? Allah, onları yerle bir etmiştir. İnkar edenlere de bu akıbetin benzerleri vardır.