Onlara, "Ayetlerimizi yalanlayan topluluğa gidin" dedik. Nihayet o kavmi yerle bir ettik.

فَقُلْنَا اذْهَبَا اِلَى الْقَوْمِ الَّذِينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا فَدَمَّرْنَاهُمْ تَدْمِيرًا

fe ḳulnā ƶhebā ilā l-ḳavmi (e)lleƶīne keƶƶebū bi āyātinā fe demmernāhum tedmīran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَقُلْنَاfe ḳulnāق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededik ki
2اذْهَبَاƶhebāذ ه بgitmek, uzaklaşmak, ayrılmak, almak veya uzaklaşmak, tüketmek, almak, iletmek, ölmek, sona ermekikiniz gidin
3اِلَىilā
4الْقَوْمِl-ḳavmiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkavme
5الَّذِينَ(e)lleƶīneonlar ki
6كَذَّبُواkeƶƶebūك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.yalanlıyorlar
7بِاٰيَاتِنَاbi āyātināا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetlerimizi
8فَدَمَّرْنَاهُمْfe demmernāhumد م رTamamen yok olmak, yok edilmek, mahvolmak.ve onları yok ettik
9تَدْمِيرًاtedmīranد م رTamamen yok olmak, yok edilmek, mahvolmak.yıkılışla

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Derken delillerimizi yalanlayan topluluğa gidin dedik, sonucu, onları tamâmıyla helâk ettik.

Abdulkadir Gölpınarlı

Derken delillerimizi yalanlayan topluluğa gidin dedik, sonucu, onları tamâmıyla helâk ettik.

Adem Uğur

Ayetlerimizi yalan sayan kavme gidin dedik. Sonunda, (yola gelmediklerinden) onları yerle bir ediverdik.

Ahmed Hulusi

Sonra da dedik ki: "Varlıklarındaki işaretlerimizi yalanlayan o topluma gidin ikiniz!" Nihayet onları perişan ettik!

Ahmet Tekin

Onlara: 'Âyetlerimizi, mucizelerimizi yalanlayan kavme gidin.' dedik. Sonunda, yola gelmedikleri için onları yerle bir ettik.

Ahmet Varol

Böylece onlara: 'Ayetlerimizi yalanlayan topluluğa gidin' dedik. Sonuçta onları temelli bir yıkıma uğrattık.

Ali Bulaç

Böylece onlara: "Ayetlerimizi yalanlayan kavme gidin" dedik; sonunda onları (Firavun ve çevresini) kökünden darmadağın ettik.

Ali Fikri Yavuz

“-Haydi âyetlerimizi yalanlıyan o kavme (Firavun’a ve kavmine) gidin.” dedik, (onlarda gittiler, tebliğ ettiler; fakat tekzip edildiler) nihayet onları, (Firavun ve kavmini) tamamen (boğarak) helâk ettik.

Ali Rıza Safa

"Artık, ayetlerimizi yalanlayan topluma gidin!" dedik. Sonunda, onları yıkıma uğrattık.

Bayraktar Bayraklı

Demiştik ki: "Ayetlerimizi yalanlayan o topluma gidiniz!" Sonunda biz onları yerle bir ettik.

Bekir Sadak

«Ayetlerimizi yalanlayan millete gidin» dedik. Sonunda o milleti yerle bir ettik.

Celal Yıldırım

Onlara, âyetlerimizi yalanlayan millete gidin, dedik. (O millet buna rağmen yalanlama ve inkârdan vazgeçmeyince) çok geçmeden onları fena halde yok ettik.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlara, “Âyetlerimizi yalan sayan topluluğun yanına gidin” dedik. Ama sonunda o (söz dinlemeyen) topluluğu yıkıp yok ettik.

Diyanet İşleri

Onlara, "Ayetlerimizi yalanlayan topluluğa gidin" dedik. Nihayet o kavmi yerle bir ettik.

Diyanet İşleri (eski)

'Ayetlerimizi yalanlayan millete gidin' dedik. Sonunda o milleti yerle bir ettik.

Diyanet Vakfi

«Âyetlerimizi yalan sayan kavme gidin» dedik. Sonunda, (yola gelmediklerinden) onları yerle bir ediverdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Haydi âyetlerimizi yalan sayan o kavme gidin» dedik. Sonunda (yola gelmediklerinden) onları yerle bir ettik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Haydi ayetlerimizi yalan diyen o kavme gidin! dedik; sonunda o kavmi yerle bir ederek helak ettik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Haydi ayetlerimizi tekzib eden o kavme gidiniz, dedik, binnetice o kavmi tedmir ederek helak ettik

Erhan Aktaş

Sonra da "Ayetlerimizi yalanlayan o halka gidin." dedik. Sonunda da onları helak ederek yok ettik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra da "Ayetlerimizi yalanlayan o halka gidin." dedik. Sonunda da onları helak ederek yok ettik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra da "Ayetlerimizi yalanlayan o topluma gidin." dedik. Sonunda da onları helak ederek yok ettik.

Fizilal-il Kuran

Onlara «Ayetlerimizi yalanlayan soydaşlarınızı uyarmaya gidin» dedik. Sonra o toplumu kökten yokettik.

Gültekin Onan

Böylece onlara: "Ayetlerimizi yalanlayan kavme gidin" dedik; sonunda onları (Firavun ve çevresini) kökünden darmadağın ettik.

Hamdi Döndüren

“Âyetlerimizi yalan sayan kavme gidin!” dedik. Sonunda yalanlayanları yerle bir ettik!

Hasan Basri Çantay

"(Haydi) ayetlerimizi yalan sayan o kavme gidin" dedik, neticede onları tam bir helak ile imhaa etdik (edeceğiz).

Hasib Asutay

'Ayetlerimizi yalanlayan kavme (14) gidin' dedik. Sonunda (yola gelmediklerinden) onları yerle bir ettik. (14. Firavun ve toplumu.)

Hayrat Neşriyat

'Haydi! Âyetlerimizi yalanlayan o kavme gidin!' dedik. (Fakat onlar elçilerimizi yalanladılar.) Bunun üzerine onları tamâmen helâk ettik.

İbni Kesir

Ayetlerimizi yalanlayan kavme gidin, dedik. Neticede o kavmi yerle bir ettik.

Mehmet Okuyan

(Onlara) “Ayetlerimizi yalanlayan o kavme gidin!” demiştik. Sonunda (inkârcıları) yerle bir etmiştik.

Muhammed Esed

ve onlara: "Siz ikiniz mesajlarımızı yalanlayan (şu toplumu uyarmay)a gidin!" dedik. Ama sonunda, o (günahkar toplumun) insanlarını kırıp geçirdik.

Mustafa İslamoğlu

Ve "Siz ikiniz, ayetlerimizi yalanlayan malum topluluğa gidiniz" dedik. Ancak bundan sonra(dır ki) onları yerle bir ettik.

Ömer Nasuhi Bilmen

O vakit dedik ki: «Bizim âyetlerimizi tekzîp etmiş olan kavme gidin.» Sonra o kavmi tam bir helâk ile helâk ediverdik.

Ömer Öngüt

“Âyetlerimizi yalanlayan o kavme gidin!” dedik. Sonunda onları tam bir helâk ile helâk ettik.

Suat Yıldırım

"Haydi âyetlerimizi yalan sayan o halka gidiniz!" dedik. Sonunda o toplumu yerle bir ettik.

Süleyman Ateş

"Ayetlerimizi yalanlayan kavme gidin," dedik. (Onlara gittiler. Onlar, kendilerine gelen bu elçilerimizi kabul etmeyince biz) de onları yıkıp yok ettik.

Süleymaniye Vakfı

O ikisine: "Ayetlerimiz karşısında yalana sarılan şu topluluğa gidin." dedik. Sonunda onları yerle bir ettik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Ayetlerimiz karşısında yalan söyleyen şu topluma gidin" dedik. İşin sonunda o toplumu yerle bir ettik.

Şaban Piriş

Onlara: -Ayetlerimizi yalanlayan kavme gidin, demiştik; sonra da o kavmi yerle bir etmiştik.

Tefhim-ul Kuran

Böylece onlara: «Ayetlerimizi yalanlayan kavme gidin» dedik; sonunda onları (Firavun ve çevresini) kökünden darmadağın ettik.

Ümit Şimşek

Onlara 'Âyetlerimizi yalanlayan topluluğa gidin' dedik. Sonra da o topluluğu yerle bir ettik.

Yaşar Nuri Öztürk

Ardından şöyle dedik: "Ayetlerimizi yalanlayan topluluğa gidin." Biraz sonra da o topluluğu yerle bir ettik.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlara: “Ayələrimizi yalan sayan bir tayfanın yanına gedin!”- dedik. Sonra Biz o tayfanı yerli-dibli yox etdik.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Və (onlara) dedik: ″Ayələrimizi yalan hesab etmiş bir tayfanın (Firʼon əhlinin) yanına gedin!″ Sonra Biz onları (suda batırmaqla) büsbütün məhv etdik.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir sagten: ʺGeht beide zu den Menschen, die Unsere Zeichen verleugnet haben!ʺ Dann aber vernichteten Wir sie ganz und gar.

Almanca — Der Edle Quran

Da sagten Wir: ʺGeht zu dem Volk, das Unsere Zeichen für Lüge erklärt hat.ʺ Dann zerstörten Wir sie vollständig.

Almanca — M. A. Rassoul

Dann sprachen Wir: ʺGeht beide zum Volk, das Unsere Zeichen verworfen hatʺ: dann zerstörten Wir sie alle vollständig.

Almanca — Muhammad Zaidan

Dann sagten WIR : ʺGeht beide zu den Leuten, die Unsere Ayat ableugneten.ʺ Dann vernichteten WIR sie in kompletter Vernichtung.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And We said to them: Go both of you to the people who have denied Our revelations and treated Our divine authoritative signs as falsehood. We reduced them to a useless form

Abdul Haleem

We said, ‘Go, both of you, to the people who have rejected Our signs.’ Later We destroyed those people utterly.

Abdullah Yusuf Ali

And We command: "Go ye both, to the people who have rejected our Signs:" And those (people) We destroyed with utter destruction.

Abul A'la Maududi

and said to him: "Go the two of you to the people who have given the lie to Our Signs." Thereafter We utterly destroyed them.

Aisha Bewley

We said, ‘Go to the people who have denied Our Signs,’ and We annihilated them completely.

Al-Hilali & Khan

And We said: "Go you both to the people who have denied Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.)." Then We destroyed them with utter destruction.

Ali Quli Qarai

Then We said, ‘Let the two of you go to the people who have denied Our signs. ’ Then We destroyed them utterly.

Amatul Rahman Omar

We said, `Go both of you to the people who have cried lies to Our commandments. Then (when they had accomplished their mission of conveying the Message and were again rejected) We destroyed these disbelievers with an utter destruction.

Arthur John Arberry

and We said, 'Go to the people who have cried lies to Our signs'; then We destroyed them utterly.

Bijan Moeinian

I said to them: "Go to the people who have disregarded My Revelations (as recited to them by Prophet Joseph. )" Eventually, I destroyed them all. What a destruction it was.

E. Henry Palmer

and we said, 'Go ye to the people who say our signs are lies, for we will destroy them with utter destruction. '

Edip-Layth

So We said, "Go both of you to the people who have denied Our signs." So We then destroyed them utterly.

George Sale

And We said unto them, go ye to the people who charge our signs with falsehood. And We destroyed them with a signal destruction.

Hamid S. Aziz

And We did give to Moses the Book, and placed with him his brother, Aaron, as a minister (or Priest);

Mahmoud Ghali

So We said, "Go you (both) to the people who have cried lies to Our signs. " Then We destroyed them an utter destruction.

Marmaduke Pickthall

Then We said: Go together unto the folk who have denied Our revelations. Then We destroyed them, a complete destruction.

Mohamed Ahmed - Samira

Then We told them: "Go to the people who have rejected Our signs. " Then We annihilated them completely.

Muhammad Asad

and We said, "Go you both unto the people who have given the lie to Our messages!" - and thereupon We broke those [sinners] to smithereens.

Mustafa Khattab

We had ordered ˹them˺, "Go to the people who would deny Our signs." Then We annihilated the deniers entirely.

Progressive Muslims

So We said: "Go both of you to the people who have denied Our signs. " So We then destroyed them utterly.

Sahih International

And We said, "Go both of you to the people who have denied Our signs. " Then We destroyed them with [complete] destruction.

Sam Gerrans

And We said: “Go to the people who have denied Our proofs”; then We annihilated them completely.

Shabbir Ahmed

Then We said, "Go you both to the people who defy Our Laws!" Then We annihilated them (the deniers), a complete annihilation.

Syed Vickar Ahamed

And We commanded: "Both of you, go to the people who have rejected Our Signs (verses):" And those (people) We destroyed with total ruin.

Taqi Usmani

So we said, "Go, both of you, to the people who have rejected Our signs" Then We annihilated them totally.

The Monotheist Group

So We said: "Go both of you to the people who have denied Our signs." So We then destroyed them utterly.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Puis Nous avons dit: ʺAllez tous deux vers les gens qui ont traité de mensonge Nos preuvesʺ. Nous les avons ensuite détruits complètement.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Me ji wan re got: Herin bal wî qewmê ku bi ayetên me bawerî neanîn, vêca (piştî ku ew çûn û wan bawerî neanî) me ew ji binî ve qir kirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Wij zeiden: ʺGaat heen naar de mensen die Onze tekenen loochenen.ʺ En Wij vernietigden hen toen geheel.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En wij zeiden tot hen: Gaat tot het volk dat onze teekenen van valschheid beschuldigt. En wij verdelgen hem met eene volslagen vernietiging.

Hollandaca — Siregar

Toen zelden Wij: ʺGaat naar het volk dat Onze Tekenen loochent,ʺ en Wij vernietigden hen met een volledige vernietiging.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И сказали Мы (пророкам Мусе и Харуну): «Идите оба к людям, которые считают ложью Наши знамения [к Фараону и его народу]». (И они пошли к ним, чтобы призвать их к Истинной Вере и Покорности Аллаху. Но они отвергли их призыв) и Мы уничтожили их [Фараона и его народ] полностью.

Rusça — Osmanov

И Мы повелели: ʺСтупайте к народу, который отверг Наши знаменияʺ. А потом Мы искоренили его до основания.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och Vi sade (till dem): ʺGå till dem som har påstått att Våra budskap är lögnʺ - och så förintade Vi dem till sista man.