Andolsun, Biz, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik ve kardeşi Harun'u da ona yardımcı kıldık.
وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَجَعَلْنَا مَعَهُ اَخَاهُ هٰرُونَ وَزِيرًا
ve leḳad āteynā mūsā l-kitābe ve ceǎlnā meǎhu eḣāhu hārūne vezīran
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Andolsun ki biz Mûsâ'ya kitap verdik ve kardeşi Hârûn'u, ona vezîr ettik.
Abdulkadir Gölpınarlı
Andolsun ki biz Mûsâʼya kitap verdik ve kardeşi Hârûnʼu, ona vezîr ettik.
Adem Uğur
Andolsun biz Musa'ya Kitab'ı verdik, kardeşi Harun'u da ona yardımcı yaptık.
Ahmed Hulusi
Andolsun ki, Musa'ya Hakikat bilgisi ve uygulama kurallarını verdik ve Onunla beraber kardeşi Harun'u da yardımcısı kıldık.
Ahmet Tekin
Andolsun, biz, Mûsâ’ya kutsal kitabı verdik. Kardeşi Hârûn’u da ona vezir olarak tayin ettik.
Ahmet Varol
Andolsun biz Musa'ya kitabı verdik ve kardeşi Harun'u onun yanında yardımcı kıldık.
Ali Bulaç
Andolsun, biz Musa'ya kitabı verdik ve onunla birlikte kardeşi Harun'u yardımcı kıldık.
Ali Fikri Yavuz
Gerçekten Mûsa’ya o kitabı (Tevrat’ı) verdik ve ona kardeşi Harûn’u beraberinde vezir (yardımcı) yaptık.
Ali Rıza Safa
Ayrıca, gerçek şu ki, Musa'ya, Kitap verdik ve Onunla birlikte, kardeşi Harun'u yardımcı yaptık.
Bayraktar Bayraklı
Andolsun biz, Musa'ya kitabı verdik, kardeşi Harun'u da ona yardımcı tayin ettik.
Bekir Sadak
And olsun ki Musa'ya Kitap verdik, kardesi Harun'u da kendisine vezir yaptik.
Celal Yıldırım
And olsun ki Musâ'ya kitap verdik ve kardeşi Harun'u maiyetinde (bulunmak üzere) vezîr yaptık.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Gerçek şu ki biz Mûsâ’ya da kitap vermiş, kardeşi Hârûn’u onun yanında yardımcı tayin etmiştik.
Diyanet İşleri
Andolsun, Biz, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik ve kardeşi Harun'u da ona yardımcı kıldık.
Diyanet İşleri (eski)
And olsun ki Musa'ya Kitap verdik, kardeşi Harun'u da kendisine vezir yaptık.
Diyanet Vakfi
Andolsun biz Musa'ya Kitab'ı verdik, kardeşi Harun'u da ona yardımcı yaptık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Andolsun ki Musa'ya kitap verdik, kardeşi Harun'u da ona yardımcı yaptık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Andolsun ki, Musa'ya Kitab'ı verdik, kardeşi Harun'u da yardımcısı yaptık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Celalim hakkı için Musaya o kitabı verdik, biraderi Harunu da maıyyetinde vezir yaptık
Erhan Aktaş
Ant olsun ki Musa'ya Kitap'ı verdik. Ve kardeşi Harun'u da ona yardımcı yaptık.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ant olsun ki Musa'ya kitabı verdik. Ve kardeşi Harun'u da ona yardımcı yaptık.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ant olsun ki Musa'ya kitabı verdik. Ve kardeşi Harun'u da ona yardımcı yaptık.
Fizilal-il Kuran
Andolsun ki, biz Musa'ya Kitabı (Tevratı) gönderdik ve kardeşi Harun'u' da yanına yardımcı olarak verdik.
Gültekin Onan
Andolsun, biz Musa'ya kitabı verdik ve onunla birlikte kardeşi Harun'u yardımcı kıldık.
Hamdi Döndüren
Andolsun biz, Musa’ya kitabı verdik ve kardeşi Harun’u kendisinin yanında vezir yaptık.
Hasan Basri Çantay
Andolsun biz Musaya o kitabı verdik. Biraderi Harunu da maiyyetine vezir yapdık.
Hasib Asutay
Andolsun biz Musa'ya kitabı verdik, kardeşi Harun'u da ona yardımcı yaptık.
Hayrat Neşriyat
Celâlim hakkı için, Mûsâ’ya Kitâb’ı verdik; kardeşi Hârûn’u da berâberinde yardımcı yaptık.
İbni Kesir
Andolsun ki; Biz, Musa'ya kitabı verdik. Kardeşi Harun'u da kendisine vezir yaptık.
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki Musa’ya Kitabı vermiştik; beraberindeki kardeşi Harun’u ona yardımcı yapmıştık.
Muhammed Esed
Gerçek şu ki, (Muhammed'den çok önce) Biz Musa'ya da kitap verdik ve kardeşi Harun'u görevinde o'na yardımcı kıldık;
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu, yine Biz Musa'ya ilahi mesajı gönderdik. Kardeşi Harun'u da onun yanına yardımcı olarak verdik.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve celâlim hakkı için Mûsa'ya kitabı verdik ve O'nun maiyetinde kardeşi Harun'u vezir kıldık.
Ömer Öngüt
Andolsun ki Musa'ya kitap verdik, kardeşi Harun'u da ona yardımcı yaptık.
Suat Yıldırım
Gerçekten Biz, Mûsâ’ya kitabı verdik ve kardeşi Harun’u da ona yardımcı yaptık.
Süleyman Ateş
Andolsun biz Musa'ya Kitabı verdik ve kardeşi Harun'u kendisinin yanında vezir yaptık.
Süleymaniye Vakfı
Musa'ya Kitabı verdik. Kardeşi Harun'u da ona yardımcı yaptık.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Musa'ya Kitabı verdik. Kardeşi Harun'u da ona yardımcı yaptık.
Şaban Piriş
Musa'ya da kitap vermiş, kardeşi Harun'u da ona vezir yapmıştık.
Tefhim-ul Kuran
Andolsun, biz Musa'ya kitabı verdik ve onunla birlikte kardeşi Harun'u yardımcı kıldık.
Ümit Şimşek
Biz Musa'ya da kitap vermiş, kardeşi Harun'u ise ona yardımcı yapmıştık.
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun ki, biz Musa'ya Kitap verdik. Kardeşi Harun'u da onun yanında vezir yaptık.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Həqiqətən, Kitabı Musaya Biz verdik və qardaşı Harunu da ona köməkçi etdik.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Həqiqətən, Biz Musaya kitab (Tövrat) verdik və qardaşı Harunu da ona vəzir (köməkçi) etdik.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir haben Moses das Buch (die Thora) herabgesandt und ihm seinen Bruder Aaron als Helfer zugeordnet.
Almanca — Der Edle Quran
Und Wir gaben bereits Musa die Schrift und bestellten ihm seinen Bruder Harun, (die Last) mitzutragen.
Almanca — M. A. Rassoul
Und wahrlich, Wir gaben Moses die Schrift, und zugleich haben Wir (ihm) seinen Bruder Aaron als Helfer zur Seite gestellt.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und gewiß, bereits ließen WIR Musa die Schrift zuteil werden und machten mit ihm seinen Bruder Harun als einen Assistenten.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
They are not different from those to whom We sent Mussa (Moses). We gave Mussa the Book -AL-Tawrah (The Torah)- and We supported him with his brother Harun (Aaron) whom We appointed a minister to be helpful and conducive to his brother to accomplish his mission.
Abdul Haleem
We gave Moses the Book and appointed his brother Aaron to help him.
Abdullah Yusuf Ali
(Before this,) We sent Moses The Book, and appointed his brother Aaron with him as minister;
Abul A'la Maududi
Verily We granted Moses the Book and appointed his brother Aaron with him as his helper
Aisha Bewley
We gave Musa the Book and appointed his brother Harun with him as a helper.
Al-Hilali & Khan
And indeed We gave Mûsâ (Moses) the Scripture [the Taurât (Torah)], and placed his brother Hârûn (Aaron) with him as a helper;
Ali Quli Qarai
Certainly We gave Moses the Book and We made Aaron, his brother, accompany him as a minister.
Amatul Rahman Omar
And We gave Moses the Scripture and made with him his brother Aaron a sharer of (his) burden.
Arthur John Arberry
We gave Moses the Book, and appointed with him his brother Aaron as minister
Bijan Moeinian
Recall Moses to whom I gave the Scripture, and strengthened him by his brother Aaron whom I appointed as his helper.
E. Henry Palmer
And we did give to Moses the Book, and place with him his brother Aaron as a minister;
Edip-Layth
We gave Moses the book and We made his brother Aaron a minister with him.
George Sale
We heretofore delivered unto Moses the book of the law; and We appointed him Aaron his brother for a counsellor.
Hamid S. Aziz
They who shall be gathered upon their faces into hell, such are worse in plight and further from the path.
Mahmoud Ghali
And indeed We already brought Mûsa (Moses) the Book, and We made with him his brother Harûn (Aaron) as minister.
Marmaduke Pickthall
We verily gave Moses the Scripture and placed with him his brother Aaron as henchman.
Mohamed Ahmed - Samira
We gave Moses the Book, and made his brother Aaron his minister,
Muhammad Asad
AND, INDEED, [long before Muhammad] We vouchsafed revelation unto Moses, and appointed his brother Aaron to help him to bear his burden;
Mustafa Khattab
We certainly gave Moses the Book and appointed his brother Aaron as his helper.
Progressive Muslims
And We gave Moses the Scripture and We made his brother Aaron a minister with him.
Sahih International
And We had certainly given Moses the Scripture and appointed with him his brother Aaron as an assistant.
Sam Gerrans
And We gave Moses the Writ, and appointed with him his brother Aaron as an assistant.
Shabbir Ahmed
Recall that We indeed gave Moses the Scripture, and appointed his brother Aaron as minister to him.
Syed Vickar Ahamed
And indeed, (before this,) We sent Musa (Moses) the Scripture (Torah), and appointed his brother Haroon (Aaron) with him as minister:
Taqi Usmani
Surely We gave Mūsā the Book, and appointed his brother Hārūn as a minister with him.
The Monotheist Group
AndWe gave Moses the Book and We made his brother Aaron a minister with him.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
En effet, Nous avons apporté à Moïse le Livre et lui avons assigné son frère Aaron comme assistant.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Sond be, me kitêb daye Mûsa û me birayê wî Harûn jî ji bo wî kire wezîr û arîkar.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Wij hebben toch aan Moesa het boek gegeven en zijn broer Haroen met hem als medewerker aangesteld.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Wij gaven vroeger aan Mozes het boek der wet, en wij wezen hem Aäron, zijn broeder, tot raadgever aan.
Hollandaca — Siregar
Voorzeker, Wij hebben aan Môesa de Schrift gegeven. En Wij hebben zijn broeder Hârôen aangewezen als rechterhand.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И (Я клянусь, что) уже даровали Мы (пророку) Мусе Писание [Тору] и сделали вместе с ним его брата Харуна помощником (ему).
Rusça — Osmanov
Задолго до этого Мы даровали Мусе писание и сделали его брата соратником.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
OCH VI gav Moses uppenbarelsen och gjorde hans broder Aron till hans medhjälpare